Sandık güvenliği 380 bin personelle sağlanacak
Gündem
Sandık güvenliği 380 bin personelle sağlanacak
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “16 Nisan Pazar günü 55 milyon 319 bin 222 seçmen ülke genelinde kurulacak olan 167 bin 140 sandıkta oy kullanacak. Sürecin güvenliğini temin etmek için 251 bin 788 emniyet, 128 bin 445 jandarma personeli olmak toplam 380 bin 223 personel görevlendirilmiştir" dedi.
IHA
Seçim 2018'in unutulmaması gereken 10 olayı
Gündem
Seçim 2018'in unutulmaması gereken 10 olayı
Türkiye seçimi geride bıraktı, iki aylık seçim süreci boyunca Türk siyasi tarihine geçecek birçok olay yaşandı. Cumhurbaşkanı adaylarının söylemleri, sosyal medyadan ortaya atılan iddialar ve daha sert tartışmalar. Seçim'in akılda kalan ve unutulmaması gereken 10 olayını sizin için derledik.
Yeni Şafak
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oyunu kullandı
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oyunu kullandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için oyunu kullandı. Üsküdar Kısıklı'daki konutundan çıkan Erdoğan eşi Emine Erdoğan, saat 13.30'da oylarını kullanacakları Saffet Çebi Ortaokuluna geldi. Erdoğan ile yanlarında 3 torunu da okula geldi. Burada okulun bahçesini dolduran vatandaşlar, Erdoğan'ı alkışlarla ve "Dik dur eğilme bu millet seninle" sloganıyla. Erdoğan, burada vatandaşlarla fotoğraf çektirdi.
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sandık görevlilerine uyarı
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sandık görevlilerine uyarı
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde 'Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı'na katıldı. Erdoğan, sandığın önemine vurgu yaparak, partililere gece 1'de sandık görevlisini aradığını anlattı.
AA
Bir milyon AK Parti’li sandık nöbetinde
Seçim
Bir milyon AK Parti’li sandık nöbetinde
Tarihi gün için hazırlıklarını tamamlayan AK Parti’de 1 milyon üye sandık nöbeti tutacak. 31 Mart’ta sandık görevlisi ve müşahit olarak görev üstlenecek partililere yönelik eğitimi tamamlayan AK Parti, erken ve kesin sonuç için kurduğu Sonuç Alım Sistemi (SAS)’ni de prova etti. AK Parti, İstanbul için de özel telefon uygulaması geliştirdi.
Yeni Şafak
Muhalefet boşluğu dolar mı?
Muhalefet boşluğu dolar mı?
Oral Çalışlar, benim saygı duyduğum bir yazardır. Sık sık programlarda karşılaşırız. En sevdiğim şeylerden biri, ondan 68 kuşağının anılarını dinlemektir. Her fırsatta bu konuyu açarım. O da en güzide anılarını anlatır hep.Video: Muhalefet boşluğu dolar mı?Solun en uçlarında dolaşmış, en belalı işlere bulaşmış, aynı zamanda tüm bunlardan yeterince ders almış ve aklı selime ulaşmış biri olarak görürüm. Nitekim çözüm sürecinin akil insanlarından biri olarak da seçilmişti.Önceki gün Haber Global’de tartışma programı esnasında yine karşı karşıya geldik Oral Çalışlar’la. Konu muhalefet olunca, CHP’de yaşananları sert bir şekilde eleştirdim. Ana muhalefet partisinin içine düştüğü sarmaldan kurtulamayacağını ve seçimlerde bu nedenle AK Parti’nin rahat kazacağını söyledim.Oral Çalışlar, ‘elimizde bir bu var’ dercesine muhalefete bu kadar yüklenmemi doğru bulmuyor. Ancak o da ülkenin en önemli sorununun muhalefet olduğu konusunda benimle hemfikir.HERKES MUHALEFET BOŞLUĞUNU KONUŞUYORNeredeyse tüm televizyon programlarında karşılaştığım yorumcular, bir araya geldiğim yazarlar ve siyasetçilerin son dönemlerde iktidardan daha çok muhalefeti tartıştığını görüyorum. Ülkede muhalefet boşluğu öylesine büyüdü ki, insanlar bu durumu önemli bir sorun olarak görmeye ve buna bir çare aramaya başladılar.Bizim gibi konuyu politik durum açısından tartışanlar olduğu gibi, siyaset yapanlar da bunu farklı açılardan tartışıyor.Bu nedenle olsa gerek, solda ya da sağda, yeni bir muhalefet hareketi iddiasına karşı herkes kulak kabartmış durumda. En küçük kıpırtı haber oluyor, köşe yazılarına konu yapılıyor.Gittiğim şehirlerde de benzer şeyler yaşıyorum. İktidarın yanlışlarını sıralayan çok insan oluyor ama “ne yapalım, başka kime oy verelim?” diyerek, muhalefetin perişan halini anlatıyor sonunda.SANDIĞA GİTME ORANI DÜŞEBİLİRAlternatifsiz bir siyasi ortam doğdu gibime geliyor. AK Parti ve MHP bu açından mecburi bir adres olarak görülüyor.Muhalefetin bu durumu kendi lehine çevirmesini bırakın, parti içi kavgalarını ortalığa döküp, akla zarar politik hamleler yaparak adeta, ‘bizden alternatif olmaz, siz en iyisi iktidar partisine oy verin’ der gibiler.Muhalefet dediğim CHP, İYİ Parti, Saadet ve HDP, hepsinde çalkantı, kriz, skandal işler, akla zarar politikalar durmuyor bir türlü.Bu nedenledir ki, insanların muhalefetten umudunu kestiğini görüyorum. Bu seçimde sandığa gitme oranı ya da geçersiz oylar yüksek çıkarsa kimse şaşırmasın. Aynı programda bulunan kamuoyu araştırmacısı Murat Sarı, HDP seçmeninin % 25’nin sandığa gitmeyeceğini tespit ettiklerini söyledi. Benzer durumun tüm partilerde olduğunu düşünüyorum.AK Parti, kendi tabanında da benzer bir durumun olduğunu anketlerde tespit etmiştir sanırım. Eleştirisi olan, gidişattan memnun olmayan bir kitle var. Sanırım muhalefete bakıp, ‘bunlara da oy verilmez’ diyerek sandığa gitmeme eğilimine girebilirler. Erdoğan’ın bu seçmen kitlesini ikna etmesine göre durum değişir.2019 DA YENİ PARTİLER VE YENİ SİYASİ HAREKETLER ÇIKARMuhalefet boşluğunu ve alternatifsiz olma halini demokrasi açısından sakıncalı buluyorum. Elbette yıllarını AK Partide geçirmiş herkes gibi, ben de muhalefetin bu haline sevinebilirim. Ancak demokrasi açısından bunun çok sorunlu bir durum olduğunu savundum hep.Zayıf ve alternatif olamayan bir ana muhalefet, hem iktidarın kendini düzeltmesini sağlayamaz hem de demokratik ortamın gelişimine katkı yapmaz.Enteresandır, Cumhurbaşkanı Erdoğan da ülkenin en önemli sorununun, muhalefet sorunu olduğunu söyler. Hatta siyasi hayatımızda pek görülmeyen, ‘kendi kendine muhalefet etme’ işlevini de kendisi görüyor şu anda. Yani muhalefet boşluğunu Erdoğan bizzat kendisi dolduruyor.Lakin bu durumun uzun süre böyle devam etmesinin mümkün olmadığı aşikar. Siyaset bu kadar boşluk kabul etmez.Bu yüzden siyasi hayatımızda partilerde lider değişimlerinin, yeni hareketlerin ve yeni partilerin doğması oldukça yüksek ihtimal. Herkes 1 Nisan sabahında seçim sonuçlarına göre hareket edilecek sanıyor ama ben bu kanaatte değilim. Sonuçlar ne olursa olsun, 2019 yılında siyaset sahnesine muhalefet boşluğunu doldurmaya aday yeni hareketler görülecektir. Hem solda hem de sağda.Ne kadar başarılı olur, ne kadar isabet ederler bilmiyorum. Lakin siyaset, bu kadar büyük muhalefet boşluğunu daha fazla taşıyamaz.
Erdoğan’ın onca uyarısına rağmen…
Erdoğan’ın onca uyarısına rağmen…
Hesaplaşma. Diz çöktürme. Çizik atma. Her ne pahasına olursa olsun sonuç alma. Karmakarışık ittifakın motivasyonu buydu öyle değil mi? 31 Mart seçimlerine giderken her fırsatta “Bu seçimin muhalefet açısından yegane hedefi Erdoğan’a bir çizik atmak” diye cümle kurmamız bundandı.Video: Erdoğan’ın onca uyarısına rağmen…O yüzden HDP ile İyi Parti (İP) aynı safta buluştu. O yüzden Şanlıurfa’da HDP, Saadet lehine seçimden çekildi. O yüzden, CHP’nin İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu seçim boyunca hiç ortalıkta görünmedi. O yüzden, Meral Akşener ile yolları çoktan ayrılan Ümit Özdağ, “1 Nisan’a kadar bana müsaade” diyerek genel merkezdeki odasını kilitleyip arazi oldu.Ekrem İmamoğlu seçim boyunca “uzlaşmacı” hatta “muhafazakar” bir profil sergiledi. O yüzden Mansur Yavaş’ı az konuşturdular.Neticede ne yaptılarsa Cumhur İttifakı’nı yüzde 50’nin altına düşüremediler. Seçmen Cumhur İttifakı’na yüzde 51.66 oy verdi. Türkiye’nin her bölgesinde, her şehrinde her ilçesinde Cumhur İttifakı’na muazzam oranda destek çıktı. Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan Kürtler milli birlik ve hizmete oy verdi. Ağrı, Şırnak, Muş, Bingöl, Bitlis gibi illerde Ak Parti’yi birinci parti yaptı. Diğer yerlerde ikinci parti olurken aradaki farkı açtırmadı.Ne var ki ortada karmakarışık ittifakın göreceli bir başarısı da var. Bunu da görmek gerekiyor. Karmakarışık ittifakın, Ankara’da (itiraz süreci devam ediyor), Antalya’da, Adana ve Mersin’de kazanması uzun süre üzerinde durulması gereken bir meseledir.İstanbul’da yaşanan karmaşa ise başlı başına tartışılmalı, incelenmeli. Hem siyaset biliminin hem sosyolojinin hem de hukukçuların gündeminde uzun süre kalmalı.Zira, “Oy hırsızlığı”ndan tutun da “Örgütlü plan”a kadar bir sürü iddia var. İddiaların bir kısmı adliyenin, bir kısmı Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bir kısmı ise İçişleri Bakanlığı’nın konusu olmalı.Bir de hariçten gazel okuyanlar var ki dikkate değer. Amerika’dan gelen seçime dönük kabul edilmez açıklamalar, Paris belediye başkanının “Ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider …” diyebileceğimiz türden çıkışları İstanbul özelinde bambaşka bir duruma işaret etmektedir.KARMAKARIŞIK İTTİFAKIN MÜŞAHİTLERİ İLE AK PARTİ MÜŞAHİTLERİ ARASINDAKİ FARKCumhur İttifakı’nın taşıyıcı ana omurgasını Ak Parti oluşturuyor. Ak Parti’nin İstanbul özelinde yaşadıkları gelecekte parti içinde de mutlaka tartışılacaktır.Şu anda önemli bir merhale hukuk içinde yürüyor. Oyların bir kısmı yeniden sayılıyor. Geçersiz oylar meselesi var. Bir de sandık birleştirme tutanaklarındaki sehven veya bilinçli yapılan hatalar düzeltiliyor.Herkes gibi biz de takip ediyoruz.Süreci takip ederken insanın aklına deli sorular da gelmiyor değil.Karmakarışık ittifakın yani CHP-HDP-İP ittifakının İstanbul’da seçmenlerini konsolide ettiği muhakkak. Aynı şekilde sandık müşahitleri konusunda da mahirleştikleri görülüyor. Daha ileri bir cümle kuralım, hepsi devlet memuru olan sandık başkanlarının motivasyonu da dikkat çekici! Peki Erdoğan siyasetinin olmazsa olmazı, “Sandığa sahip çıkma” düsturuna İstanbul’da ne oldu?30 yıldır takip ettiğim seçimlerde neredeyse sıfır hata ile sonuçları önceden toplayan yegane siyasal oluşum Erdoğan’ın da içinde bulunduğu siyasi hareketti.Hem YSK’dan hem haber ajanslarından çok daha hızlı çalışan bir sistem kurulmuştu.Buna bizzat 1994 yılındaki yerel seçimlerde Refah Partisi’nin Ankara Balgat’taki Genel Merkezi’nde şahit olmuştum. Refah Partisi’nin seçim koordinasyon merkezi bizlere kendi verilerini vermişti ve daha sonra YSK’nın açıkladığı sonuçlarla birebir örtüşüyordu.Yine biliyoruz ki 2003’ten bu güne kadar Ak Parti’nin her girdiği seçimde kendi sistemi üzerinden yaptığı tespitler ile YSK’nınkiler arasında çok küçücük farklar vardı.Peki bu seçimde ne oldu da Ak Parti özellikle İstanbul’da kendi sistemini işletemedi? Ya da ne oldu da sandık ilk kez bu kadar “sahipsiz” kaldı?Birçok gazeteci gibi bana da onlarca birleştirme tutanağı geliyor. Bu tutanaklarda Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım’ın sandıkta aldığı oyun YSK’ya bildirilecek birleştirme tutanaklarında buharlaştığı görülüyor. Bu maddi hatanın düzeltilmesi için şu anda yoğun bir hukuki mücadele veriliyor.Peki, o tutanak tutulup altına imza atılırken Ak Parti’ni müşahitleri bu maddi hatayı neden göremedi?Bir kasıt aramıyorum. Ama en azından şunu söylememe müsaade edin.21 Mayıs 2017’de Ak Parti 3’ncü Olağanüstü Kongresi ile tekrar partisine dönen Cumhurbaşkanı Erdoğan o gün çok önemli uyarılarda bulunmuştu.O uyarılardan biri, yorulan, yıpranan teşkilatlarda yapılacak yenileştirmelerle ilgiliydi.Diğer bir uyarı ise “Kibirlenmeyin” uyarısıydı.23 Mayıs 2017’de bu köşede şunları yazmıştık:“Ak Parti’de öyle bir zümre oluştu ki “kibir abidesi” hepsi. Yürürken… Trafikte araç kullanırken… Konuşurken… Astıyla iletişim kurarken… Sıradan vatandaş ile ilişki geliştirirken… Öyle bir kibirle yaklaşmalara şahit oluyoruz ki…Bunların “Muhafazakar” insanlar olduğuna inanamıyor insan. Bunların dindar olduğuna inanamıyor insan. Bunların yerli olduğuna inanamıyor insan.(…) Ukalalar, cüretkarlar… Olabildiğine de cahiller!Raconu parayla kesip, unvan ile imzalayıp; yürüyüp gitme eğilimindeler… Bu halleriyle, kırdıkları gönüllerle dolu etraf.(…) Onların cümlesine “Gülü incitme gönül” diyerek mesaj verdi Erdoğan…”O günden bugüne Cumhurbaşkanı Erdoğan “atalet”, yorgunluk ve kibir meselesi konusunda, partisini uyarıyor. Ne var ki bu uyarılara kulak tıkayanların hala var olduğu İstanbul seçimlerinde görülüyor.Yanılıyor muyum?
Anne ve oğulun ölümden döndüğü anlar kamerada
Gündem
Anne ve oğulun ölümden döndüğü anlar kamerada
Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde traktörle bağlantısı ayrılan römork, yol kenarındaki otomobile çarparak durabildi. Kaza sırasında cadde üzerinde yürüyen anne ve oğlu römorkun altında kalmaktan son anda kurtulurken, o anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
IHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.