Doğunun toprakları hepimizi besler
Hasan Öztürk
Doğunun toprakları hepimizi besler
Geçtiğimiz hafta Ağrı ve Erzurum’u kapsayan iki günlük bir doğu ziyareti yaptık. Döndüğümüzde geziyle ilgili sorular soran Ülke Tv Haber Koordinatörü Van’lı Ayhan Yağızer, “Varlık içinde yokluk çekiyoruz” dedi. “Şimdi bizim oralar ne güzel olmuştur” diye devam etti. “Bizim tarlaları ekip biçsek Türkiye’de ne kıtlık olur ne yokluk bolluk içinde yaşarız” dedi. Sonra da önce gözleri daldı ve şöyle dedi, “Abi müsaade et bayramdan sonra bir hafta kaçayım memlekete!”TARLALAR EKİLMEYİ, DOĞU İLLERİ ...
Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan'dan Kılıçdaroğlu'nun fatura provokasyonuna yanıt: Ben yatıracağım
Gündem
Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan'dan Kılıçdaroğlu'nun fatura provokasyonuna yanıt: Ben yatıracağım
3 ay boyunca elektrik faturasını ödemeyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz gün elektriği kesildi. Geceliği 100 bin TL olan otellerde kalan CHP Liderinin 1030 TL'lik faturasını ödememesi büyük bir çelişkiye neden oldu. Kılıçdaroğlu'nun tiyatrosuna ilişkin açıklamada bulunan Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, "Sözleşme numarasını öğrenebilirsem Kılıçdaroğlu'nun elektrik faturasını yatıracağım." dedi. Sayan, "Kılıçdaroğlu şiddeti körüklemek ve milleti şiddete çağırmak için sivil itaatsizlik yapıyor." dedi.
Yeni Şafak
İmamoğlu öğrenciye ulaşım indirimi kararını veto edeceğini açıkladı: Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan'dan rakamlarla yanıt geldi
Gündem
İmamoğlu öğrenciye ulaşım indirimi kararını veto edeceğini açıkladı: Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan'dan rakamlarla yanıt geldi
İBB'nin öğrenci ulaşımına yaptığı yüzde 40'lık zammın, Cumhur İttifakı oylarıyla geri alınması kararını veto edeceğini açıklayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu yine şaşırtmadı. Kendini "Mazot 20 lira olmuş. Şu anda öğrenci kartı 109 liraya çıktı. ‘78 liraya sat’ diyorsunuz" sözleriyle savunan İmamoğlu'na Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan'dan yanıt geldi. Sayan, "Mazot 6 lira iken Ağrı’da öğrenci bilet ücreti 1.5 TL, tam bilet 2.5 lira idi. Mazot şimdi 20 lira, Ağrı’da öğrenci bileti 0.25 kuruş, tam bilet 1.5 TL" dedi.
Yeni Şafak
Ağrı Belediye Başkanı Sayan'dan Kılıçdaroğlu'na: Sözleşme numarasını öğrenebilirsem faturasını ben ödeyeceğim
Gündem
Ağrı Belediye Başkanı Sayan'dan Kılıçdaroğlu'na: Sözleşme numarasını öğrenebilirsem faturasını ben ödeyeceğim
Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, faturasını ödemediği için evinin elektriği kesilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözleşme numarasını öğrenirse elektrik faturasını yatıracağını bildirdi. Sayan, 'Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi karanlığa sürüklemek için sivil itaatsizlik başlatmıştı ama bugün kendisi karanlıkta kaldı. Ben sözleşme numarasını öğrenebilirsem bu gece ya da yarın Kılıçdaroğlu'nun elektrik faturasını yatıracağım. Bunu gündemden düşürelim. Siyasetin bu kadar ayağa düşmesi ve böyle küçük şeylerle uğraşması gerçekten ülkemiz adına son derece üzüntü verici şeyler. Kendisini Gandi'ye benzetiyor. Oysa Gandi şiddeti sonlandırmak için sivil itaatsizlik yapıyordu. Kılıçdaroğlu da şiddeti körüklemek ve milleti şiddete çağırmak için sivil itaatsizlik yapıyor.' dedi.
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ağrı'da PKK tarafından kızları kaçırılan aileyle görüştü
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ağrı'da PKK tarafından kızları kaçırılan aileyle görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yaşındayken kızları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan bir aile ile Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan aracılığıyla video konferans yöntemiyle görüştü.
DHA
İyi Parti çöktü
Gündem
İyi Parti çöktü
HDP ve CHP ile olan ittifaktan rahatsız olan partililer istifalarını bir bir sunuyor. Son 15 günde partiden binden fazla partili istifa etti. Ağrı’da HDP ile ittifaka tepki gösteren Gençlik Kolları Başkanı Emrah Aslan ve beraberindekiler topluca istifa edip, AK Parti adayı Savcı Sayan’a destek vereceklerini açıkladı.
Yeni Şafak
Savcı Sayan: Ağrı'yı yıldız yapacağım
Gündem
Savcı Sayan: Ağrı'yı yıldız yapacağım
Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, mazbata töreninde yaptığı açıklamada "Cumhurbaşkanımız İstanbul'da belediye başkanı olurken su yoktu ya, her tarafta çöp vardı ya... Cumhurbaşkanımız o şehri yıldız şehir yaptı ya... Ben de onun neferiyim. Cumhurbaşkanı'nın talebesiyim. İnşallah ben de burayı yıldız yapacağım" dedi.
AA
Fitneyi uyandıranlar…
Fitneyi uyandıranlar…
Yabancı düşmanlığı ciddi bir insanlık sorunudur. Irkçılığın bir biçimidir ve tipik bir cahiliye geleneğidir. Ortaya çıkışı tamamen cahilce değerlendirmelerle, cahilce duygularla ve insanı insanlığından uzaklaştıran tutumlarla ilgilidir. Başka insanlara, özellikle zayıf insanlara, muhtaç insanlara, neden burada olduklarına dair hiçbir empatisi yok. Aynı şeyin bir gün kendi başına da gelebileceğini unutur. Kendi atalarının mutlaka bir zaman mülteci veya muhacir olduğunu hatırlamaz. Muhacirin kendi rızkından yediğini sanır, kendi konforunu bozduğu vehmine kapılır.Video: Fitneyi uyandıranlar…Yabancı düşmanlığı cehaletten beslenir, çünkü insanoğlu her zaman bir yerde kendini mutlak yerli, bir yerin mutlak sahibi gibi görür, ki değildir. “Dünya bir han gelen göçer”. Hiç kimse bulunduğu yerde ezelden beri mevcut değil, bulunduğu yere ilelebet kazık çakacak da değildir.Peki, bizimkiler Almanya’da, Avrupa’nın birçok ülkesinde yabancı düşmanlığına maruz kaldığında kolaylıkla ikna olabildiğimiz bu argümanlar, bizim ülkemizde yabancılara karşı sergilediğimiz tutumlara karşı bizi ne kadar ikna edebiliyor?İnsani seviyemizin teste tabi olduğu yer tam da budur: Bize yapılmasını istemediğimiz şeyi biz başkasına nasıl yapabiliyoruz?Aslına bakarsanız yabancı düşmanlığı yabancıyla karşılaşan herkesin içinde uykudaki bir fitnedir. Bir potansiyel kötülüktür yani. Onun uyandırılıp uyandırılmaması, uyandırılmamasına karşı toplumların sergilediği olgunlukta farklılık olabiliyor. Ne yazık ki bu fitneyi en fazla kaşıyanlar bunu bir siyasi kâra dönüştürmek isteyen siyasetçiler oluyor.Türkiye 8 yıldır ölümden kaçmak zorunda kalan Suriyeli kardeşlerine kapılarını tereddütsüz açmakla kalmayıp halkıyla devletiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla sergilediği misafirperverlik dolayısıyla bütün dünyanın takdir ve hayranlığını kazanmış durumda. Türkiye’yi dünyada itibarlı kılan en başta gelen mevzulardan biri de bu olmuştur. Türkiye bu itibarı her toplumun içinde bulunabilecek “fitneyi uyandırmamayı başardığı” için kazandı. Türk milleti neresinden bakarsanız bu fitnenin uyanmasına karşı şu ana kadar başarılı bir mücadele vermiştir.Yabancı düşmanlığı ne kadar cahilce ise gelen misafirin rızkıyla birlikte geldiğini bilmek ilmin en derin seviyesidir. Türk halkı bu ilmi seviyeye fazlasıyla sahip. Ancak siyasetçiler bu kışkırtmaları yaptığında maalesef fitne daha hızlı uyanıveriyor. İnsanlardaki cahiliyeye oynamış oluyorlar. İlimden sonra cehalet, bilinçten sonra gaflet ne acı bir son. İstanbul’da mahalli seçimler esnasında sosyal demokrasiye yazılmış olan siyasi partiler en fazla bu cehalete oynadılar, fitneyi kaşıyıp uyandırmaya kalkıştılar. Yazık ki bu fitneyi epey uyandırmayı başardılar. Halbuki bu alan tamamen siyaset dışı kalması gereken bir alandı.Bolu Belediye başkanlığını kazanan CHP adayının seçim vaatlerinden birisinin Suriyelileri Bolu’dan sürmek olduğunu büyük bir dehşet içinde görüyorduk. Maalesef Bolulular bu faşizme dur demek yerine, bu ırkçılık ve yabancı düşmanlığı fitnesini alenen uyandırana tepki göstermek yerine belki bu nedenle belki başka nedenlerle onu başkan seçtiler. Daha önce demiştik. Maalesef demokrasi dediğimiz şey faşizm-uyumlu bir sistemdir. İnsanların en süfli duygularına hitap ettiğinizde de yol kat edebiliyorsunuz.Bütün Suriyelileri bir topluma düşman ederek oy toplamayı hedefleyen başkana muhtemelen bütün Bolulular sadece bundan dolayı oy vermiş değildirler. Ancak insanlık adına, bu ırkçı ve merhametsiz söylemleri dillendirene Boluluların gereken dersi vermesi beklenirdi. Bu söylem felaket bir söylem çünkü. İnsanın hem dünyasını hem ahiretini yakan bir söylem. Herhangi bir partiyle alakası yok, bu mensubu olduğumuz İslam’a da, bütün mukaddes değerlere de ters bir söylem.Üstelik aynı belediyle başkanı göreve başlarken o değerlerimizin emredildiği Kur’an-ı Kerim’i öpüp alnına koymuş. Halbuki o Kitap’ta yazılanlar sadece Suriyeliler için söyledikleri dolayısıyla o Başkanı daha şimdiden mahkum eder. “Kendilerine ‘Allah’ın size verdiği rızıktan (yoksullar için) infak edin denildiğinde, ‘Allah’ın dilemesi halinde zaten doyuracağını (dolayısıyla Allah’ın doyurmadığını) biz mi doyuralım? Ne kadar büyük bir yanlışlık içindesiniz’ derler” (Yasin, 47).Biraz Kur’an’ın ilminden nasibi olan, yoksullar için, insanlık için yapılan harcamaları böyle kem görmez. Görürse ve gösterirse ne olur, bilen bilir.Oysa o Suriyelilerin hiç biri bile isteye, keyif çatmak için Türkiye’ye gelmiş değil. Bunların hepsinin en az bir veya bir çok akrabası öldürülmüş, ya rejimin insanlıktan zerre nasibi olmayan şebihasının veya PKK-PYD’nin veya DAEŞ’in veya diğer terör örgütlerinin musallat olmasıyla yurtlarından zorla kaçırılmış insanlar. Canlarını kurtarmak için kapımızı çalmış insanlara yapılacak en aşağılık şeyi yapmak milletimize yakışmaz. Nitekim milletimiz kendine yakışmayanı yapmadı zaten. Ama millete temsilcilik talebiyle öne çıkan siyasetçilerin bu fitneyi bu şekilde uyandırmaları cehaletten de öte bir insanlık suçu.Bu insanlık suçunun sosyal demokratlık iddiasındaki bir partinin adayından gelmiş olması üstüne tüy diken bir ayıp. Partisinden bu konuda bir tepki beklemenin beyhude olduğunu biliyoruz, çünkü bizzat kendi Genel Başkanı ülkemize sığınmak zorunda kalmış insanlara karşı bu insanlık suçu tahriki bütün seçim kampanyalarında tekrarlıyor.Fitneyi uyandıran bu tavra karşılık onu hala uyutmaya çalışan erdemli siyaseti de tebrik ediyoruz. Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, Bolu Belediyle başkanına “Sana yük oluyorsa Suriyeli kardeşlerimizi, bize gönder, başımız üzerinde yerleri var” diyerek yüreklere su serpti, insani seviyenin daha fazla düşmesine engel oldu.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.