Bakkal defteri gibi hesap tutmuş
Ekonomi
Bakkal defteri gibi hesap tutmuş
Sayıştay Başkanlığı, 2016 yılı kamu idareleri denetimlerinde SPK'nın hesaplarını ‘bakkal defteri’ gibi tuttuğunu belirledi. Hazinenin bankalardan borçlanıp daha fazla faiz ödediği bir dönemde SPK’nın Maliye’ye vermesi gereken parayı bankada tutması dikkat çekti.
Yeni Şafak
Kanuna aykırı yapılan toplu sözleşmeler, memurlar arasındaki maaş farkını açıyor
Ahmet Ünlü
Kanuna aykırı yapılan toplu sözleşmeler, memurlar arasındaki maaş farkını açıyor
Zaman zaman basında yer alan haberlerde memur sendikalarıyla belediyeler arasında yapılan toplu sözleşmeler ile memurlara % 50, % 60 gibi oranlarda zam yapıldığını görüyoruz. Acaba toplu sözleşmelerle bu tür zam yapılması mümkün müdür? Her belediye memur sendikalarıyla yaptığı toplu sözleşmelerle genel zam oranlarının dışında memurlara zam yapabilir mi? İşte bu tür sorulara cevap arayacağız.Yetkili memur sendikası ile hükümet arasında yapılan toplu sözleşmenin veya Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın dışına çıkılabilir mi?1/1/2020-31/12/2021 tarihleri arasında uygulanacak olan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın dışına çıkılarak yapılan toplu sözleşmelerle memurlara ilave ödeme yapılması mümkün değildir. Eğer aksi durum söz konusu olsaydı, her memur sendikası belediye başkanlarıyla toplu sözleşmeye oturur ve toplu sözleşmeyi imzalayarak istediği rakamı alırdı.Ancak, memur sendikalarının toplu sözleşmede nasıl hareket edecekleri, toplu sözleşmede yetkili sendikanın nasıl belirleneceği, hangi sendikanın toplu sözleşme masasına oturacağı, anlaşma sağlanamaması halinde nasıl hareket edileceği, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararları’nın ne anlama geldiği gibi birçok konu 4688 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Bu kanunda belirlenen hükümlerin dışına çıkılması hukuken mümkün değildir. Ancak, özellikle KESK’e bağlı memur sendikaları CHP’li belediyelerle toplu sözleşme imzalayarak çok yüksek oranlı ücret artışları yaptırmaktadırlar. Bu yöntemle adeta “biz toplu sözleşme yapıyoruz siz de bize ne yapacaksanız yapın” denilmektedir.Sayıştay Başkanlığı bu konuda nasıl bir tutum izliyor?Sayıştay Başkanlığı’nın bu konudaki yaklaşımı çok açık olup, ödemeyi yapan ilgililer hakkında tazmin kararı vermektedir. Nitekim Sayıştay 5. Dairesi’nin 26.10.2017 tarihli ve Karar No:273 ve İlam No:26 nolu Kararı’nda özetle; Belediye ile ........Sen arasında 01.12.2015 tarihinde imzalanan ve memurların 01.01.2016-31.12.2017 dönemindeki mali ve sosyal haklarını düzenleyen Sözleşmeye 11.04.2012 tarihinde geçerli olan Sözleşmede unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutarların üzerinde mali hükümler konulması mümkün olmadığı halde buna uyulmaması sonucu ..........TL kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede ilgililer hakkında tazmin kararı verilmiştir.Sayıştay kararında hangi hususlara yer verilmiştir?4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu kanun, devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler …. diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.4688 sayılı Kanun’un 28 ve 29’uncu maddesi uyarınca 2016–2017 döneminde geçerli olacak kamu görevlileri mali ve sosyal haklarına ilişkin yapılan görüşmeler mutabakatla sonuçlanmış ve bu mutabakat 23 Ağustos 2015 tarihli ve 29454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu mutabakatın belediye personeline yapılacak sosyal denge tazminatının miktarını ve süresini düzenleyen “Dördüncü Bölüm-Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” nin “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde; “4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2017” şeklinde uygulanır” denilmektedir. 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü madde hükmünde 15/03/2012 tarihinden önce imzalanan toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasına, sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna ve nihayetinde 31.12.2015 tarihine kadar devam edilebileceği belirtilmiş ise de bu süre yukarıda bahsedilen mutabakat sonucunda 31.12.2017 tarihine kadar uzatılmıştır.“....... Belediyesi ve .....-SEN (....Sendikası) arasında, 01.01.2012 tarihinde 01.01.2012-31.12.2015 dönemi toplu iş sözleşmesi, --.12.2015 tarihinde 01.01.2016-31.12.2017 dönemi toplu iş sözleşmesi” imzalanmıştır.Bu toplu sözleşme gereğince iyileştirme zammı, ikramiye, yemek yardımı, evlenme yardımı, doğum yardımı, öğrenim yardımı, yakacak yardımı, giyecek yardımı, iyileştirme zammı, ulaşım zammı gibi ödemeler öngörülmüştür.4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde belirtilen 15.03.2012 tarihinden sonraki sözleşmelerde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte geçerli sözleşme olan 01.01.2012 tarihinde imzalanan 01.01.2012-31.12.2015 dönemi sözleşmesinde unvanlar itibarıyla belirlenen tutarlar tavan olarak esas alınabilir. Dolayısıyla --.12.2015 tarihinde imzalanan ve 01.01.2016-31.12.2017 dönemi toplu iş sözleşmesinde belirlenen yeni mali hakların ödenmesi mümkün görülmemektedir.Belediyenin savunmasında neler yer alıyor?Savunmada özetle; Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı ve ILO’nun 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerinde kamu çalışanlarının işverenleri ile toplu pazarlık yapıp sözleşme imzalamasının düzenlendiği, Anayasa’nın 90’ıncı maddesine göre temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınması gerektiği belirtilmiştir.Ancak, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılmasının kamu zararının belirlenmesinde esas alınacağı belirtilmiş, sorumluların belirttiği gibi bu hususun sadece mal ve hizmet alımlarına münhasır olduğuna dair bir kayda yer verilmemiştir. Kaldı ki personele yapılan yersiz ve mevzuata aykırı ödemelerin kamu zararı olduğuna ilişkin çok sayıda Sayıştay Kararı bulunmaktadır.Sayıştay; “Kanunsuz toplu sözleşme imzalayanlar sonucuna katlanır” diyorAnayasa’nın 128’inci maddesinde; memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer alan hükümler uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi söz konusu toplu sözleşmelere ilişkin esas ve usulleri belirlemiş, yapılacak sözleşmelerde uyulması gereken kuralları tek tek hüküm altına almıştır. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi bir Anayasa hükmü olduğu gibi 128’inci maddesi de bir Anayasa hükmüdür. Dolayısıyla her iki hükmün beraber değerlendirilerek memurlara toplu sözleşme hakkı verildiği, memurların yapılacak sözleşmelerde yine kanunlarla belirlenen usul ve esaslara uyması gerektiği unutulmamalıdır.Açıklanan nedenlerle, Belediye ile .......Sen arasında 01.12.2015 tarihinde imzalanan ve memurların 01.01.2016-31.12.2017 dönemindeki mali ve sosyal haklarını düzenleyen sözleşmeye 11.04.2012 tarihinde geçerli olan sözleşmede unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutarların üzerinde mali hükümler konulması mümkün olmadığı halde buna uyulmaması sonucu oluşan kamu zararı hesaplanırken, 11.04.2012 tarihinde geçerli olan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği düşüncesinden hareketle 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde zikredilen “Ortalama Aylık Tutar” dikkate alınmadan hesaplanmıştır. “Ortalama Aylık Tutar” ile 2013 ve 2014 yılları TÜFE ve ÜFE oranları da dikkate alınarak yapılan yeni hesaplamada kamu zararı tutarı ......... TL olarak tespit edilmiştir.Dolayısıyla belediye başkanlarının popülist davranarak memur sendikalarıyla toplu sözleşme imzalayarak çalışan memurlara ilave haklar vermeleri hukuken mümkün değildir ve yapılan ödemeler kamu zararı olarak ilgililerden tazmin edilmektedir. Özellikle KESK’e bağlı sendikaların CHP’li belediyelerle bu işe öncülük etmesi de tesadüfi değildir. Özetle işin sonu çıkmaz sokaktır.İslam aleminin mübarek Kurban Bayramı’nı kutlar, akan gözyaşı ve kanların durmasını Cenabı Allah’tan niyaz ederim.
Kurumların lokanta vb. yerlerden memurlara yemek yedirmesi mümkün mü?
Kurumların lokanta vb. yerlerden memurlara yemek yedirmesi mümkün mü?
Bu sorunun cevabına Maliye Bakanlığı’nın (Hazine ve Maliye) vermiş olduğu görüşte rastlıyoruz. Devlet memurlarına yapılan yemek yardımının lokanta veya marketlerden sağlanıp sağlanmayacağı hususunda Maliye Bakanlığı’nın vermiş olduğu görüşte konu açıklığa kavuşturulmuştur.Video: Kurumların lokanta vb. yerlerden memurlara yemek yedirmesi mümkün mü?Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün vermiş olduğu 18.4.2006 tarihli ve 6376 sayılı görüşünde; “Buna göre, kurumlar çeşitli nedenlerde öğle yemeklerini mutfaklarından sağlayamamaları halinde, kurum bütçelerine bu amaçla konulan ödeneğin yukarıda belirtilen Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde oluşturulacak yemek servisine aktarılması ve kurum bünyesinde kurulacak yemekhanede servise sunulacak yemeklerin de söz konusu yemek servisince, bu amaçla bütçeye konulan ödenek ile yemek yiyecek personelden alınacak yemek bedelleri dikkate alınmak suretiyle ihale edilerek piyasadan satın alınmasının mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. Ancak, kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödeneğin lokanta ve benzeri yerlere aktarılması suretiyle personele yemek yedirilmesine imkân bulunmamaktadır” ifadesine yer verilmiştir.* Memurlara yapılan yemek yardımı yemek fişiyle veya yemek kuponuyla yapılabilir mi?Devlet memurlarına yapılan yemek yardımı, yemek fişi veya yemek kuponu alım ihaleleri gerçekleştirmek suretiyle yapılabilir mi?Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 3’üncü maddesinde; yiyecek yardımının sadece yemek verme şeklinde yapılacağı bu yardımın, nakten veya kupon, kart, fiş, bilet ya da bu mahiyette bir ödeme aracı verilmek suretiyle yapılamayacağı ifadesine yer verilmiştir.Ayrıca, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün vermiş olduğu 07.05.2008 tarihli ve 6071 sayılı görüşte konu açıklığa kavuşturulmuştur. Bu görüşte şu ifadelere yer verilmiştir; Yukarıda zikredilen hükümler çerçevesinde, memurlara yemek yardımının yapılabilmesi için öncelikle anılan yönetmelik hükümlerine göre yemekhane kurulmuş olması gerekmektedir. Bu nedenle, devlet memurlarına yemek fişi veya yemek kuponu alım ihaleleri gerçekleştirilmek suretiyle yemek yedirilmesine imkân bulunmamaktadır.Kurumlar çeşitli nedenlerde öğle yemeklerini mutfaklarından sağlayamamaları halinde, kurum bütçelerine bu amaçla konulan ödeneğin yukarıda belirtilen yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde oluşturulacak yemek servisine aktarılması ve kurum bünyesinde kurulacak yemekhanede servise sunulacak yemeklerin de söz konusu yemek servisince, bu amaçla bütçeye konulan ödenek ile yemek yiyecek personelden alınacak yemek bedelleri dikkate alınmak suretiyle ihale edilerek piyasadan satın alınması mümkündür.* Yemekhanesi olmayan kurumlar ne yapacak?Yemekhanesi olmayan kurumların memurlarının öğle yemeği ihtiyacını nasıl karşılayacakları önemli bir sorun oluşturmaktadır. Bu konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı vermiş olduğu bir görüşte sorunun nasıl çözüleceğini izah etmiştir.Verilen görüşe göre, memurlarına yemek yardımında bulunmak isteyen kurum ve kuruluşların, personelinin yeterli sayıda olmaması veya uygun yer bulunmayışı gibi sebeplerle yemekhanelerinde sağlayamadıkları öğle yemeklerini, kurum bütçesine bu amaçla konulan ödeneğin yemek servisinden faydalandıkları kurumun bu amaçla açılmış bulunan hesabına aktarılması ve 14/01/2009 tarihli ve 27110 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan (3) Sıra No’lu 2009 Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği’nde yer alan esaslar çerçevesinde bedeli alınması kaydıyla yemek servisi bulunan kurumların yemekhanelerinden karşılamaları, mümkün bulunmaktadır.Kamu kurumlarının bu yöntemi çok az kullandıklarını ifade etmek isteriz. Çünkü, kurumlar imkanlarını başka kurumlara kullandırma konusunda oldukça kıskanç davranmaktadır. Ne diyelim, imkanların başka kurumlara kullandırılması konusunda kıskanç davranıldığına göre herhalde bir bildikleri vardır.* Hangi personel ücret ödemeden yemek yiyebilir?Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin Ek 1’inci maddesinde; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’ne göre yiyecek yardımından yararlanacak personelden yataklı tedavi kurumlarında (üniversitelerin yataklı tedavi kurumları dâhil) ve yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında görev yapanlar, hastalar ve sosyal hizmet alanlar için oluşturulmuş yemek servislerinden ücret ödemeden yararlanacaklardır.* Bu konuda Sayıştay Başkanlığı ne diyor?Sayıştay 7. Daire Başkanlığı 30.5.2018 tarihli Kararı’nda konuyla ilgili şu kararı vermiştir; …Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü personeline yiyecek yardımının yemek verme yerine “... Tic. Ltd. Şirketi’ne ihale edilerek yemek kartı verilmek suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 212’nci maddesine istinaden çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’ne aykırı yiyecek yardımı yapılması sonucu oluşan toplam ... TL’nin tazmin edilmesi gerektiğine karar verilmiştir.Kararda yer alan şu ifadelerin yol gösterici ve kamu kurumlarının dikkat etmesi gereken bir husus olduğunu düşünüyoruz; İhale dokümanında yer alan bilgilere göre, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanmasının, Kamu İhale Kanunu’nun yukarıda yer verilen hizmet tanımında yer alan “yemek hazırlama ve dağıtım” hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.Kaldı ki 4734 sayılı Kanun, kamu idarelerinin hangi tür harcamaları yapabileceklerini düzenleyen ve bunlara izin veren bir kanun değildir. “Mal” ve “hizmet” alımları ile “yapım” işlerinin ihalelerini kapsayan kanunun 4’üncü maddesinde tanımlanan hizmet kavramı kapsamında “yemek hazırlama ve dağıtım” hizmetinin sayılmış olması, idarelere sınırsız bir şekilde bu hizmeti diledikleri gibi (yiyecek yardımının; restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması şeklinde) ihale ile tedarik edebilecekleri anlamına gelmemektedir. Kanunun 4’üncü maddesindeki tanımlamalarda, idarelerce alım yapılması planlanan ihtiyaçların, hangi alım türünün (mal, hizmet veya yapım) kapsamına girdiği ortaya konulmakta olup, ihtiyaca uygun alım türüne göre ihaleye hazırlık yapılması ve ihalenin gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret edilmektedir. Bir başka deyişle idarelerce, örneğin “yemek hazırlama ve dağıtım” ihtiyacının, bu kanun kapsamında ancak “hizmet” olarak ihaleye çıkarılabileceği; aksine idarelerin bu ihtiyaç için örneğin “mal” veya “yapım” ihalesi yapamayacakları vurgulanmaktadır. İlama konu olayda ihalesi yapılan “yemek yardımının” tedarik yöntemi, kapsamı ve içeriği, 657 sayılı Kanun ve Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nde belirlenmiştir. İdareler bu iki mevzuatta belirlenen içerik ve tedarik yöntemlerine uyulmak kaydıyla, yemek hizmetini 4734 sayılı Kanun çerçevesinde ihale yaparak veya kendi kurumsal imkânlarıyla yemek hazırlayarak karşılayabilecektir.
Sayıştay raporlarına rağmen müdürlüklere sınavsız atama hız kesmiyor
Ahmet Ünlü
Sayıştay raporlarına rağmen müdürlüklere sınavsız atama hız kesmiyor
Bugünkü yazımızda okuyucularımızdan gelen soruları cevaplayacak ve bu çerçevede konuları izah etmeye çalışacağız. Ayrıca, “Görevde yükselmelerdeki sınavsız atamalara acilen müdahale edilmelidir” başlıklı yazımızla görevde yükselmelerde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini sıralamıştık. Bu konuda gelen bir elektronik postanın özetini paylaşarak konuyu izaha çalışacağız.Sınavsız yükselmede fakülte veya yüksekokul sekreteri kadroları kaldıraç yapılıyorSayın Ünlü, yazınız için tüm liyakat sahibi m...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay Başkanı'nı kabul etti
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay Başkanı'nı kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay Başkanı Recai Akyel'i kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen kabul, yaklaşık 1 saat sürdü.
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan görev süresi dolacak Sayıştay Başkanı Baş'ı kabul etti
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan görev süresi dolacak Sayıştay Başkanı Baş'ı kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görev süresi yarın dolacak Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş'ı kabul etti.
AA
Yerel idarelerin işe alımlarda ve görevde yükselmelerde uyması gereken etik ilkeler
Ahmet Ünlü
Yerel idarelerin işe alımlarda ve görevde yükselmelerde uyması gereken etik ilkeler
Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından hazırlanan Yerel Yönetimler Etik Rehberi’nde işe alımlarda ve görevde yükselmelerde nasıl hareket edilmesi gerektiğine ilişkin çok önemli bilgilere ve ilkelere yer verildiğini görüyoruz. Bizim gibi ülkelerde teoriden ziyade pratikte sıkıntılar olduğunu ifade etmek isteriz. Bu yazımızda işe alımlarda uyulması gereken ilkelerden bahsedeceğiz.Adama göre iş değil, işe göre adam istihdamına gidilmeliKamu görevlileri, işe alım süreçlerinde, insan haysiyeti, hak ...
Eski ​YARSAV başkanı gözaltına alındı
Gündem
Eski ​YARSAV başkanı gözaltına alındı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında, aralarında eski Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri Mehmet Oğuz Kaya ile eski YARSAV Başkanı Murat Arslan'ın da bulunduğu 19 Sayıştay denetçisi gözaltına alındı.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.