Emperyal bir dünyada yaşamak istemiyoruz
Emperyal bir dünyada yaşamak istemiyoruz
Erdoğan'ın The Washington Post'ta yayımlanan makalesiyle İslam dünyasında ve genel manada sömürgecilik sonrası bağımsızlık kazanan ülkelerde Batı'ya bağımlı yapıların varlığı en üst seviyede dile getirildi. Bu, önemli bir gelişmedir. Şimdiye kadar Batı'ya, sömürgeci ülkelere bağımlılık ya da bağımlı yapılar, bilinmeyen bir husus değildi. Bağımlı yapılar kendi ülkelerine karşı sömürgeci ülkelerle fiilî ittifakı yıkıcı bir aşamaya getirdiler. Bunun zarurî bir sonucu olarak bağımlı yapılara karşı mücadelelerin başlatıldığı bir aşamadayız. Erdoğan'ın makalesi bu mücadeleyi göstermesi açısından son derece önemlidir.
Yeni Şafak
Dünya beşten büyük mü?
Dünya beşten büyük mü?
Afrika'nın Avrupa devletleri tarafından paylaşılmasını karara bağlayan 1884-1885 Berlin Kongresi yaklaşık dört ay devam etti. Modern sömürgecilik tarihini başlatan bu kongrenin Afrika ülkeleri üzerindeki derin etkisi günümüzde de devam etmektedir. Afrika'nın kuzeyinde sınırlı düzeyde Osmanlı nüfuzu vardı fakat bu, sömürgeci Avrupalı güçlerini durdurabilecek düzeyde değildi.
Yeni Şafak
Herkes barbarları bekliyormuş
Herkes barbarları bekliyormuş
19. yüzyılda Batı Avrupa dışında kalan dünya medenileştirme bahanesiyle işgal edilmiş ve sömürgeleştirilmişti. Günümüzde de terör bahanesi ile ülkeler işgal ediliyor ve sömürgeleştiriliyor. Medenileştirme, Batı'nın kendi halklarına yönelik bir propaganda aracıydı. İşgal ve sömürüye tabi tutulan ülkeler ve halklar üzerinde uygulanan katliam ve soykırım herhangi bir ahlakî endişe ile durdurulmamalıydı. Onun için olası tepkilerin bertaraf edilmesi gerekiyordu. Medenileştirme etkili bir ötekileştirme aracı olarak kullanıldı.
Yeni Şafak
Bizim bayramlarımız
Bizim bayramlarımız
Her bayramın üçüncü günü İkiçeşmelik yolu üzerindeki Selamet Konak'ta öğleden sonra toplanırdık. Köye gitmiş olmama rağmen üçüncü gün mutlaka gelir, bayramlaşmaya katılırdım. Ailem erken ayrılmamı istemezdi. Fakat Türk ve İslam dünyasında bir yılda olup bitenlerle ilgili değerlendirmelerin yapıldığı bayramlaşmalara katılmak için elimden ne geliyorsa yapardım. İbrahim Karagül, Fikri Cumhur, Tayyip Saraç, İsmail Dursun, Serdar Kolbaşı ve Adnan Kebenç gibi arkadaşlar da aynı duygularla birçok defa bu toplantılara iştirak etmiştir.
Yeni Şafak
Birinci Dünya Savaşı neden bitmedi?
Birinci Dünya Savaşı neden bitmedi?
Değişimin Türkiye ile sınırlı olmadığını, küresel ölçekte büyük bir sarsıntının yaşandığını kabul etmek gerekiyor. Eski defterlerin açılmış olmasından da anlaşılacağı gibi yirminci yüz yılda yaşanan iki büyük savaştan sonra galipler ve mağluplar tarafından kabul edilen “dünya sistemi” güvenilir bir gelecek tasarımı sunmuyor.
Yeni Şafak
Amerika-İngiltere, Venezuela’nın maddî varlıklarına çöktü
Amerika-İngiltere, Venezuela’nın maddî varlıklarına çöktü
Amerika ve İngiltere, Venezuela'nın parasına ve altın varlığına çöktü. Çökme sözünü özellikle kullandım, çünkü argoda kullanılan bu kelime mafya düzenindeki bir uygulamaya işaret ediyor. Bugün Amerika ve İngiltere'nin yaptığı da bundan başka bir şey değildir, doymak bilmez bir iştahla koskoca bir ülkenin maddî varlığına çöktüler. Bahane bulmak çok zor değil, elbette hırsızlığı aklî gerekçelerle izah edeceklerdir.
Yeni Şafak
Bağımlılık ilişkisi fikrî bir sapmadır
Bağımlılık ilişkisi fikrî bir sapmadır
Türk basınında başta FETÖ olmak üzere bağımlı yapıların faaliyetleri ve kendi aralarındaki ilişkiler üzerinde ciddiyetle duran fazla bir kalemden bahsedemiyoruz. Bazı yazarların ısrarlı olduklarını biliyoruz fakat onlar da meselelerin “kanıtlanması” bağlamının dışına çıkmıyorlar. Emperyalizmin Türkiye'yi ve coğrafyamızı ilgilendiren adımları üzerine söz söylemeyenler, Türkiye'nin karşı hamlelerini “hukukî” açıdan eleştirmekle muhalif aydın rolünü üstlenmiş oluyorlar. Bu yöndeki çabaları “karartma ve dikkat dağıtma” faaliyeti şeklinde tanımlamamızın sakıncası yok.
Yeni Şafak
28 Şubat korkusunun canlandırılması hayra alamet değil
28 Şubat korkusunun canlandırılması hayra alamet değil
Muhafazakâr-dindar kesime hitap eden bazı yazılarda, mevcut gelişmelerden hareketle 28 Şubat'a dönülüyor şeklinde bir fikrin canlı tutulmaya çalışıldığını söyleyebiliriz. 28 Şubat'ın ağır ve yıkıcı bir tecrübe olduğunu biliyoruz ve o dönemde yaşananlar toplumsal hafızamızda canlılığını muhafaza etmektedir. Fakat o döneme bir dönüşün varlığına dair imaların doğru olmadığı da açıktır.
Yeni Şafak

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.