ABD'den Rusya'yı çıldırtacak hamle: Soğuk Savaş yıllarından bu yana ilk kez görüntülendi
Dünya
ABD'den Rusya'yı çıldırtacak hamle: Soğuk Savaş yıllarından bu yana ilk kez görüntülendi
Dünya koronavirüs salgınına yoğunlaşırken, ABD'den Rusya ile gerginliği arttıracak bir hamle geldi. ABD, ‘Soğuk Savaş’ yıllarından bu yana ilk defa, Rusya’nın Barent Denizi’ne dört savaş gemisi gönderiyor. ABD, donanmanın‘deniz güvenlik operasyonları’ yürüteceğini açıkladı.
DHA
‘Geçmişin günahları’nı çağırmak…
‘Geçmişin günahları’nı çağırmak…

ABD ve Çin “Covid-19”un kaynağı konusunda karşılıklı olarak biribirlerinin aleyhinde suçlamalarda bulundu. Amerikalı Cumhuriyetçiler ise salgının mali faturasını Çin’in ödemesi gerektiği konusunda girişimde bulundular. 22 Cumhuriyetçi vekil Trump yönetiminden “Uluslararası Adalet Divanı”nda Çin’e dava açmasını istedi. Trump da virüsün Wuhan’daki bir laboratuvardan kazara sızmış olabileceğine dair şüpheleri destekleyici açıklamalar yapmıştı.

ABD’de bazı eyalet yönetimleri Çin’e dava açılması için harekete geçtiler. İngiltere başta olmak üzere Avrupa’da Çin’i salgından sorumlu tutmaya yönelik girişimler sözkonusu. Benzer bir girişim Çin’in bölgesel rakiplerinden Hindistan’da da gündemde. Ancak herhangi bir ülkenin herhangi bir salgından hukuken sorumlu tutulmasına imkân sağlayacak uluslararası kuralların eksikliği de ortada. “Dünya Sağlık Örgütü”nün bile bu konuda net bir tanımı yok.

Öte yandan Çin’e dava açmanın ABD aleyhinde “kötü emsal” oluşturabileceğini vurgulayan Amerikalılar da var. Bu görüş daha çok, “The American Convervative” dergisi tarafından dile getiriliyor. Kendisini “Özgürlükçü Muhafazâkâr” olarak konumlandıran derginin yazarları Amerikalıları “geçmişin günahlarını” gündeme getirecek girişimlere karşı uyarıyorlar. Washington merkezli “CATO Enstitüsü”nden Doug Bandow 12 Nisan’da dergide kaleme aldığı yazıda Çin’e dava açılması halinde ABD’nin de onlarca davaya hazır olmasını istiyordu.

Çin aleyhinde açılacak tazminat davaları ABD’nin Çin’e olan borçlarıyla da ilişkilendiriliyor. Bandow’a göre salgınla ilgili suçlamaların Çin borçlarıyla ilişkilendirilmesi küresel ekonomik savaş ilan etmekle eşdeğer. Bandow, Amerikalıların Çin’e dava açmasının yabancıları da geçmişte rol oynadığı yıkımlar sebebiyle ABD’ye dava açmaya sevk edeceğini vurguluyordu.

Bandow ABD aleyhinde açılması muhtemel davaların faturasını da çıkarıyor. Buna göre sadece Iraklıların ABD’den talep edebilecekleri tazminat “1 trilyon dolar”ı geçiyor. Bandow, ABD’nin 1953’te İran’da “Musaddık Hükümeti”ni devirmesinin zamana yayılan yıkım bedelini de en az “1 trilyon dolar” olarak hesaplıyor. Bu hesabın içinde ABD’nin “İran-Irak Savaşı”nda Saddam Hüseyin’i desteklemesinin yol açtığı kayıplar da yer alıyor. Bandow ABD’nin en son Libya’nın oynadığı rolün Libya halkına bedelini ise “102 milyar dolar” olarak hesaplıyor.

Bandow listeye ABD’nin Ortadoğu, Afrika ve Güney Amerika’dan bir çok ülkeyi de dahil ediyor. ABD’nin bu bölgelerde askerî darbeleri desteklemesinin bu ülkelerin halklarına çok pahalıya mal olduğunu vurgulayan Bandow, “ABD hükümeti tarafından zarar gören herkes Amerikalılara dava açtığında ortaya çıkacak bedeli düşünün” diyordu. “Amerikalılar ne istediklerine dikkat etmelidir” diyen Bandow böyle bir durumun ABD için hayal edilenin çok çok ötesinde ağır bir maliyetle sonuçlanacağını ifade etmekten kendisini alamıyordu.

Çin’e dava girişimlerinin “geri tepme” olarak ABD’ye zarar verebileceğine dikkat çeken diğer yazarlarsa 1952’de Sovyetler Birliği, Kuzey Kore ve Çin’in Amerikalı pilotları hastalık yayan böcekleri kırsal alanlara salmakla suçladıklarını hatırlatıyorlar. Çinli uzmanlara göre bu böcekler veba, tifo, tifüs, kolera ve dizanteri başta olmak üzere birçok hastalığın kaynağı olmuştu. Ancak dönemin siyasi koşulları içerisinde bu mesele kesin bir çözüme bağlanamadı.

1918’de başlayan ve on milyonlarca insanın hayatını kaybettiği “İspanyol Gribi”nde kaynak ülkenin ABD olduğu ve Amerikan askerleri tarafından Avrupa’ya taşındığını hatırlatanlar da var tabii. 1972’de Küba yönetimi de “CIA”yı “Domuz Ateşi Virüsü” yaymakla suçlamıştı.

“Soğuk Savaş” döneminde ABD ve “Sovyetler Birliği”nin ‘biyo-teknolojinin askerîleştirilmesi’ bağlamında “biyolojik savaş” programlarına sahip olduklarıysa biliniyordu. Moskova ve Washington bu gizli programlardan adam kapmak için ayrıca yarış halindeydiler. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bu programlarında çalışan birçok biyolog ABD’ye iltica etmişti. Şimdi de küresel güçler “biyo-teknolojik hakimiyet” için kıyasıya mücadele halinde değiller mi?

Trabzon'daki bir balık fabrikasında yangın çıktı
Gündem
Trabzon'daki bir balık fabrikasında yangın çıktı
Trabzon'un Çarşıbaşı ilçesinde balık fabrikasının soğuk hava deposunda yangın çıktı. Çok sayıda itfaiye ekibinin müdahale ettiği yangın yaklaşık 3 saatin ardından kontrol altına alınırken, yangında soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
DHA
Balkanlar'dan soğuk hava geliyor: Sıcaklık 6 ila 12 derece azalacak
Gündem
Balkanlar'dan soğuk hava geliyor: Sıcaklık 6 ila 12 derece azalacak
Meteorolojinin son hava durumu tahminlerine göre, hava sıcaklıkları çarşamba günü ülkenin kuzeybatı kesimlerinde, perşembe günü ise kuzey ve iç bölgelerinde 6 ila 12 derece azalacak. Yurdun büyük bölümünde sağanaklara neden olacak bu sistemin cuma günü ülkeyi terk etmesi bekleniyor.
AA
Kehanet mi, propaganda mı?
Kehanet mi, propaganda mı?

Yeni tür koronavirüsün laboratuvarda üretilmiş olduğuna dair tartışmalar önceki salgınlarda da yaşanmıştı. Aslında insanoğlu, maruz kaldığı kötülüklerin de müsebbibidir. Ahlakî bir iç denetimden yoksun olan insanın neler yapabileceğini zaten tarihten biliyoruz. Hiroşima’yı hatırlayın! “Soğuk Savaş” zamanlarında dünya insanlığı nükleer bir savaş ihtimalinin tüyler ürpertici dehşetiyle yaşadı. Kimyasal ve biyolojik silahların üretilmesi bilimin istismar edilmesinin en çarpıcı örnekleri arasında.

Biyolojik silah olarak virüslerin insan eliyle üretilmesi tabii ki mümkün. Edebiyatta ve sinemada ziyadesiyle işlenen bir konudan söz ediyoruz. ABD menşeli bir romanda, laboratuvarda üretilen bir virüsün sadece “Siyahlar”a etki edecek biçimde geliştirildiğini okumuştum. İsmini hatırlayamadığım romanda “Beyaz-Irkçı” bir örgüt, “Siyah Amerikalılar”ın artan nüfusunun yol açabileceği politik-kültürel değişimi engellemek amacıyla gizli bir laboratuvarda ürettiği virüsü dolaşıma sokuyordu.

Dizginlerinden boşalmış insan zihninin düşünemeyeceği bir kötülük olamaz. Bunu bir kenara not ederek asıl konuya geçmek istiyorum. Hikâye burada ABD Başkanı Trump’ın koronavirüsü “Çin Virüsü” adıyla etiketlemesiyle başlıyor. Kuşkusuz bu virüs, Çin’in Wuhan şehrinde zuhur etti. Ancak bu olgu virüsü “Çin Virüsü” olarak etiketlemeyi haklı çıkarmıyor. Nitekim 1918’de bütün Avrupa’ya yayılan ve on milyonlarca insanın ölümüne sebebiyet veren “İspanyol Gribi”nin menşei de İspanya değildi. ABD’de bir askerî eğitim kampında başlayan grip Avrupa’ya sevk edilen Amerikan askerleri tarafından İspanya’ya sirayet etmiş, oradan da bütün kıtaya ve dünyanın birçok bölgesine yayılmıştı.

“Soğuk Savaş”ı işleyen gerilim romanlarında insan eliyle üretilmiş virüslerin “Sovyet Rusya” kaynaklı olduğu yönünde bir kara propaganda vardı. “Sovyetler Birliği” dağıldıktan sonra ABD’nin yeni Şeytanı “yükselen Çin” oldu. Amerikan casusluk romanlarında ABD’ye yönelik siber saldırıların veya terör saldırılarının arkasında “Çin” vardı. Bu bağlamda yazılmış onlarca roman okudum, film de izledim.

Amerikalı yazar Dean Koontz un 1981’de yayınlanan “Karanlığın Gözleri(Eyes of Darkness)“başlıklı romanı yeni tür koronavirüs salgınıyla tekrar gündeme geldi. Güyâ yazar romanında şimdiki salgını haber vermiş. Roman Çin’de bir askeri laboratuvarda üretilmiş “Wuhan-400 “isimli virüsten bahsediyor imiş. Böylece roman “komplo teorileri”ne esin kaynağı oldu. Sosyal medyada da ‘Koontz’un kehaneti’ hızla yayılıverdi. Birçok yazar ise işin aslını faslını araştırmadan yorum yaptı.

Koontz’un romanında “Wuhan-400” isimli virüsten bahsediliyor. Ancak kitabın 1981’deki baskısında değil, 2008’deki baskısında geçiyor. İlk Koronavirüs ise 2003’te Asya’da görüldü. Virüs Çin’den Hong Kong’a giden ve buradan Singapur ve Kanada’ya geçen havayolu yolcuları tarafından yayılmıştı. Romanın 2008 baskısı yayınladığında dünya koronavirüs salgınını çoktan yaşamış bulunuyordu.

Hakikatte Koontz’un romanının 1981’deki baskısında geçen virüs “Wuhan-400” değil, “Gorky-400”idi. Roman “Soğuk Savaş” döneminin hararetli bir döneminde yazılmıştı. Adından anlaşılacağı gibi “Gorky-400” Rus kaynaklıydı. Gorki Sovyet Rus döneminin büyük yazarlarından biridir ve adı Moskova’nın merkezinde turistlerin uğrak yeri olan bir parka verilmiştir. Ne ki “Sovyetler Birliği”nin dağılmasıyla hem “Soğuk Savaş” dönemi bitti ve hem de “iki kutuplu dünya sistemi” çözüldü. ABD ise yeni şeytanını “Çin” olarak tanımlayarak ‘Yeni tür bir Soğuk Savaş’ başlattı. Koontz da modaya uydu ve kitabının 2008 yılı baskısında “Gorky-400” isimli biyolojik silahı “Wuhan -400” olarak değiştiriverdi.

Dünyada sahte bilgilere inanmaya meyilli milyonlarca insanın yaşadığı bir vakıa. Oysa daha çok sosyal medyada dolaşıma giren yanlış, eksik veya sahte bilgileri sorgulayan (Snopes gibi ) gönüllü gruplar var. Komplo teorileriyle ilgilenen okurlar için bu işlevi gören internet siteleri faydalı olacaktır. Öte yandan “öğrenilmiş çaresizlik sendromu” yaşayan kitlelerin korkuları üzerinden pis emellerini gerçekleştirmek isteyen küresel ticarî, ideolojik veya politik fırsatçılara karşı da tetikte olalım.

Finlandiya'da koronavirüs endişesi yok: 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana tıbbi stok yapılıyor
Koronavirüs
Finlandiya'da koronavirüs endişesi yok: 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana tıbbi stok yapılıyor
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez tıbbi ekipman tedarikine başlayan Finlandiya, uzun zamandır tıbbi malzeme stoklamaya devam ettiği için koronavirüs döneminde tedarik konusunda endişelenmiyor.
DHA
Kars'a nisan karı: Her yer beyaza büründü
Gündem
Kars'a nisan karı: Her yer beyaza büründü
Kars'ta dün etkili olan sağanak, gece saatlerinde yerini kara bıraktı. Sabah saatlerinde de yoğunluğunu artıran yağış nedeniyle kent beyaz örtüyle kaplandı.
AA
Çağ kapatıp çağ açan tehdit COVID19
Hayat
Çağ kapatıp çağ açan tehdit COVID19
COVID19 salgını sonucu, devlet aygıtı ile siyasetin temsilcilerini çok yönlü zorlu bir görevler dizisi bekliyor. Küresel bir krize karşı uluslararası dayanışmanın da yardımıyla ulusal düzeyde mücadele verirken, eş zamanlı doğacak tehditlere yanıt verme kapasitesini edinmek ve salgın sona erdiğinde değişecek dünyaya hazır olmak gibi iç içe geçmiş süreçlerin yönetimi daha önce benzeri görülmemiş sorumluluk alma özverisi ve liderlik kapasitesi gerektiriyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.