Galatasaray Arda Turan ile anlaştı
Spor
Galatasaray Arda Turan ile anlaştı
Medipol Başakşehir ile yollarını ayıran ve Barcelona ile sözleşmesi sona eren Arda Turan, Galatasaray ile anlaştı. Galatasaray ile ön sözleşme imzalayan Arda Turan, maç başına 25 bin 790 euro kazanacak.
Yeni Şafak
Kadın hakları vizyonu
Kadın hakları vizyonu

Bizim fikirlerimizin şekillendiği zamanlar kadın hakları bilincinin güçlendiği zamanlara denk gelir. Ayakları üzerinde duran, kendi kararlarını alabilmeyi ve ekonomik özgürlüğünü önemseyen bir kuşak olarak yetiştik. Bu fikirlerimiz hayat ile de örtüştü. Çağın gidişatı da bu yöndeydi. Hayat da öyle gelişti. Bizim çocuklarımız da elbette bu fikirlerle büyüdüler. Ama bizim dönemimiz geçiş dönemiydi. Her geçiş döneminde olduğu gibi çatışmaları sertti. Biz de öyle bir iklimde yetiştik. Her mahallede engellenmeye direndik. Kendi mahallemiz dâhil!

Bizim gibi ebeveynlerin çocukları ise daha mutedil ortamlarda daha yumuşatılmış tartışmaların içinde büyüdüğü için olsa gerek bizim kadar “ kendisi olmak’’ meselesinde ısrarlı olmadılar… Eh bu noktada ısrarın bedelleri de oldu elbette. Belki bu bedellere tanık oldukları için daha çatışmasız noktalarda durdular. Çok iyi okullarda okuyup mesleğini yapmamak, daha sakin, çatışmasız hayatlara talip olmak gibi bizim kuşağın anlamakta zorlanacağı halleri oldu. Bizim kuşaktaki dünya meselelerini aşırı ciddiye almak temayülüne hiç sahip olmadılar. Elbette fark olacak ancak benim kuşağım ile yeni kuşağın kadın konusuna bakış farklarını bir araya gelerek konuşmak isterim. Belki öyle bir konuşma kadın meselesinde neden anlaşamadığımızı ortaya koyar. Elbette ortalamadan söz ediyorum, marjinal ekiplerden değil…Çünkü onlarda kadınla ilgili değerlendirmelerde müthiş bir geriye gidiş var. Başörtüsü sorunu çözüldü, gerisine önemsiz bir teferruat olarak mı bakıyorlar bilmiyorum! Eğer böyle bakıyorlarsa çok yanılıyorlar, siyaseten çözülse de sivil hayatta toplum başörtüsü üzerinden eskisinden çok ayrışmaya başladı…

KADINLAR HALK FIRKASI…

Kadınlar Halk Fırkası’nı bilirsiniz. Nezihe Muhiddin ve arkadaşlarının Cumhuriyet Halk Partisi’nden önce kurduğu bir kadınlar partisidir. Kadınların birçok kazanımında yazılarıyla etkili olmuş, kamuoyu oluşturmuşlardır. 1935’te kadınların seçme seçilme hakkı kazanmasından sonra artık yapacak bir şey kalmadı diye lağvedilir. Oysa asıl iş ondan sonra başlayacaktır. Halk kesimlerinin bu fikirleri kabul etmesi kolay olmaz… Keşke kalsaydı!

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

İstanbul Sözleşmesi’ni savunan da karşı çıkan da kusurlu görenler üç ayrı kategoride dostlarım var. Bunların içinde mantıklı olan izahları dinlediğimde gördüğüm o ki; sözleşmenin geri çekilmesi Türkiye’de hiçbir şeyi değiştirmeyecek, sadece konuşma malzemesini azaltır. Üzülerek belirteyim ki bu kesimin tepkilerinde rasyonel veriler değil, sübjektif yorumlar hâkim. Ayrıca Türkiye verileri iddiaları desteklemiyor.

Asıl olan İstanbul Sözleşmesi değil hepimizin ihtiyacı olan kanunlar…

Kadına yönelik ayrımcılığı engelleyen, eşit hakları teşvik eden, cinsel tacizden töre cinayetlerine, gebelikten, memur alımına her sahayı düzenleyen kanunların çıkarılmasının AK Parti iktidarı döneminde hızlandığı bir gerçek. Kadın haklarının bilinci bir devlet vizyonu olarak ortaya koyulması bu iktidar döneminde gerçekleşmiştir. Bu ülkede daha az kadın cinayeti olsun, daha az kadın şiddet eziyet görsün, aileler yerle bir olmasın diye uğraşanlardan birisi olarak bu dönemde yapılanların bazılarını not düşeyim istedim.

Bir not olarak Türkiye’de şiddetten cinayete ayrımcılığı belgelendiren ölçüm ve değerlendirmeler 2006’dan bu yana yapılmış, bu veriler ayrımcılığın kayıt dışı boyutunu gözler önüne sermiş, sosyal politikalar konusunda ciddi bir veri tabanı oluşturmuştur. Kısa notlarla yapılanlardan bazıları:

9 Ocak 2003: Aile Mahkemeleri kuruldu

2003: Yeni İş Kanunu’yla işveren işçi ilişkisinde cinsiyet nedenli ayrım suçları yasalaştı. Bu kapsamda; hamilelik ve doğumun iş akdinin feshi için geçerli sebep oluşturamayacağı, işyerinde cinsel tacize ilişkin hükümler düzenledi.

2003: Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, “töre cinayetleri” olarak bilinen durumlarda failin cezasında indirim yapılmasını içeren madde yürürlükten kaldırıldı, cezası ağırlaştırıldı. Evli kadının çalışması hususunada eşinden izin alma şartı kaldırıldı. BM sözleşmelerinden kadın lehine olanlar TBMM tarafından onaylandı.

2004: Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” konulu 10. Madde’sinde yapılan düzenlemeyle, “Kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür” hükmü getirildi. Devlet personel alımlarında kadın-erkek eşitliğinin gözetilmesi Başbakanlık genelgesiyle talimatlandırıldı. Anayasa’nın 90. Maddesi’nde yapılan değişiklikle, CEDAW Sözleşmesi, normlar hiyerarşisi bakımından kendisine aykırı düşebilecek ulusal düzenlemeler karşısında üstün konuma getirildi… Cinsiyet eşitliği ve kadına karşı şiddet konusunda düzenlemeler içeren Yeni Türk Ceza Kanunu kabul edildi

2005: TBMM’nin aldığı kararla, töre ve namus cinayetleri ile kadın ve çocuklara yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılması ve önlenmesi amacıyla bir “Meclis Araştırma Komisyonu” kurulması kararlaştırıldı. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000’i geçen belediyelerin kadınlar ve çocuklar için sığınma evi açmalarının belediyelerin görev ve sorumlulukları arasında olduğuna ilişkin Belediye Kanunu yürürlüğe girdi. Günümüz ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan ve 2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu Tasarısı’nda cinsel suçlar, tecavüz, işkence ve eziyet suçları yeniden düzenlendi. Çocukların cinsel istismarı, kadın ve çocuk ticareti ile ilgili mücadele için düzenlemeler yapıldı. Ayrımcılık suçu düzenlendi.

2006: Kadının insan haklarının korunması ve geliştirilmesi ile kadına yönelik şiddetin önlenmesinin devlet politikası haline getirilmesinin açık göstergesi olan 2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi yayımlandı.

2009: TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kuruldu.

Trabzonsporlu oyuncunun sözleşmesi uzuyor
Spor
Trabzonsporlu oyuncunun sözleşmesi uzuyor
Trabzonspor’un devre arası bedelsiz olarak kadrosuna kattığı savunma oyuncusu Manuel da Costa, lig ve kupada kalan 4 maçın birine ilk 11’de başlaması durumunda sözleşmesindeki 1 yıllık opsiyon maddesi devreye girecek. Faslı savunma oyuncusu Manuel da Costa’nın opsiyon maddesi için de tek maç kaldı. Sözleşmesi gereği 10 maça ilk 11’de başlaması durumunda bir yıllık opsiyonu devreye girecek olan Da Costa, ligde 9, kupada 2, toplam 11 maçta forma giyerken, bunların 9’una ilk 11’de başladı.
DHA
ÖNDER ve TÜGVA: İstanbul Sözleşmesi cinsel yönelim dayatması yapıyor ve eşcinselliği makulleştiren yaklaşımlar var
Hayat
ÖNDER ve TÜGVA: İstanbul Sözleşmesi cinsel yönelim dayatması yapıyor ve eşcinselliği makulleştiren yaklaşımlar var
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasını doğru bulmadığını belirterek, usulüne uygun sözleşmeden çıkılabileceğinin sinyallerini verdi. Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla imzalan sözleşme, suistimaller sebebiyle sık sık gündeme gelmekle beraber, eşcinsel evliliklerin önünü açarak Türk aile yapısının temellerini sarsmasıyla bilenen sözleşmeye bir tepki de ortak bir metin yayınlayan ÖNDER ve TÜGVA'dan geldi. Her iki derneğin sosyal medya hesaplarından yayınlanan yazılı açıklamada, "Sözleşmenin temel ahlaki değerlerimizle örtüşmeyen “toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim” konusundaki dayatmaları kesinlikle kabul edilemez. Sözleşmenin eşcinselliği yaygınlaştırıcı ve makulleştirici yaklaşımına karşı çıkmak insan neslinin korunması açısından vazgeçilmezdir" ifadeleri kullanıldı.
Yeni Şafak
TGTV'den İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması çağrısı: Sözleşmenin 6 yıllık uygulaması neticesinde aile yapısı güçlenmedi
Gündem
TGTV'den İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması çağrısı: Sözleşmenin 6 yıllık uygulaması neticesinde aile yapısı güçlenmedi
TGTV Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hamza Akbulut İstanbul Sözleşmesi'nin 6 yıllık uygulaması neticesinde, aile yapısının güçlenmediğini belirterek "Uluslararası anlaşmalar üzerinden, Batı toplum sosyolojisi içinde üretilen metinler, ülkemizde yapılan yasal düzenlemelerle norm haline getirilmesi toplumsal çatışmalara davetiye çıkarmaktadır" ifadelerini kullandı.
AA
İstanbul Sözleşmesi’yle İstanbul’un fethinin intikamını almak istiyorlar!
İstanbul Sözleşmesi’yle İstanbul’un fethinin intikamını almak istiyorlar!

Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıyor...

Nihayet!

Açıklama, Numan Kurtulmuş Hoca’dan geldi. Tayyip Bey, Sözleşme’den çıkış süreci üzerinde çalışılmasına dâir talimat vermişti.

Bu konuda bir avuç insanla yılmadan mücadele ettik. Halkımızın güçlü desteğiyle iğrenç saldırılara göğüs gerdik. Ankara gerek bizim gayretlerimize gerekse halkımızın isyanına kayıtsız kalmadı ve düğmeye bastı.

Bu pespaye sözleşmeyi topluma dayatanların gerekçesi, bu sözleşmenin kadın cinayetlerini, tecavüzleri koruduğu iddiası!

Bu iddia, iki açıdan tutarsız ve saçma: Her şeyden önce, bu sözleşmeden sonra kadın cinayetleri azalmadı; aksine katlanarak tırmandı! Yazıda birazdan açıklayacağım rakamlar ürpertici!

İkincisi de, biz bu ülkede tecavüzlerle, kadın cinayetleriyle, kadına karşı şiddetle ilgili yasa çıkaramayacak kadar âciz miyiz Allah aşkına!

Türk hukukçularına hakaret bu, bence.

Kimseyi kandırmasınlar! Baronik, masonik şebekelerin bu Sözleşme’yi ölümüne savunmaları boşuna değil: Türk toplumunun en güçlü yanı olan aileyi çökertmek! Aile çökünce bu toplumun güdülmesi kolaylaşacaktır!

İstanbul Sözleşmesi’yle hedeflenen şeyin ne olduğunu ve bu noktaya nasıl geldiğimizi gösteren bir yazımı yeniden paylaşmak istiyorum sizlerle.

SAPKIN GREK TOPLUMU TUZLA BUZ OLDU!

Yeni bir toplum tipi icat etmeye çalışıyorlar!

Eşcinsel sapkınlık biçimlerini eksene alan, ailenin karikatürü sapkın bir “aile” tipi uydurmak, bunu yaygınlaştırmak ve bütün dünyaya dayatmak istiyorlar!

Böyle bir sapkınlığa tarih pek tanık olmadı.

Sapkın eşcinsel ilişki biçimleri yalnızca pagan Grek toplumunda yaygın biraz tarihte.

Bu toplum tipi, dünyaya toplum açısından aslâ model olamaz. Düşünsenize, felsefe tavan yapmış, sanat tavan yapmış; sanat da, spor da bir tür ibadet biçimi olarak işlev görmüş, o yüzden kutsanmış... Adına Büyük İskender denen Makedon kökenli eşcinsel kralın hükümranlığı döneminde Mısır’dan Hindistan’a kadar yayılmış bu imparatorluk!

Ama İskender’den sonra paldır kültür çökmüş, yerle bir olmuş!

Felsefe de bitmiş, sanat da. Sokrat’lar, Eflatun’lar, Aristo’lar çıkmamış bir daha!

Antik Yunan toplumunun ve kurumlarının bir anda tuzla buz olmasını, sapkın cinsel ilişkilere bağlıyor önemli düşünürler. Lewis Mumford, bu konu üzerinde çokça kafa yoran, çağımızın cins kafalarından biri meselâ!

Greklerin topyekûn tarihten çekilişi Lût kavminin kaderini andırıyor!

Koskoca uygarlık, düşünce ve sanat geleneği bitiyor; devlet de, toplum da tarihten siliniyor!

SAPKIN BİR EŞCİNSEL TOPLUM TİPİ İCAT ETMEYE ÇALIŞIYORLAR!

Günümüzde sapkın eşcinsel ilişki biçimlerine dayalı bir toplum icat edilmeye çalışılıyor!

Bunun en önemli enstrümanlarından ya da hazırlayıcılarından biri lanet olası İstanbul Sözleşmesi.

Sapkın bir toplum modeli inşa etmeye çalışıyorlar ve bu konuda kilometre taşlarından biri olacak anlaşmanın adını İstanbul Sözleşmesi koyuyorlar!

Bu adamlar bizden İstanbul’un intikamını almak istiyorlar! Gelecekte kurmak istedikleri sapkın toplum modelini hayata geçirecek sürecin taşıyıcı aktörlerinden biri olan böyle bir sözleşmeye İstanbul Sözleşmesi diyerek, hem İstanbul’un savaşmadan ele geçirilmesi için hem de inşa edilecek sapkın toplum tipinin İstanbul üzerinden inşa edilmesini sağlamak için çırpınıp duruyor, bize inanılmaz bir şekilde meydan okuyor ve hakaret ediyorlar!

İSTANBUL‘UN FETHİNİN İNTİKAMINI ALMAK İSTİYORLAR!

Abartıyor muyum? Aslâ!

Halil İnalcık’ın İstanbul’un fethiyle ilgili bir sözünü hatırlıyorum: “Batılılar, İstanbul’un fethini aslâ unutamıyorlar!”

İstanbul Sözleşmesi’nin anlamına ilişkin yaptığım bu okumaları ve çıkardığım sonuçları hafife almamanızı öneririm.

Adamlar, hiçbir şeyi “laf olsun” diye yapmıyorlar! İstanbul’un fethini unutamayanların, bizden nasıl intikam alacaklarını ve bize nasıl meydan okuyacaklarını biz de unutmayalım.

Bu sözleşme’yle bu toplumun en güçlü yanı ve ruhu olan aileyi çökertmeyi hedefliyorlar.

Aile çökünce toplumun çökeceğini çok iyi biliyorlar! Böylelikle Türkiye’yi savaşmadan içerden teslim alacaklarını düşünüyorlar! İstanbul’un intikamını bu şekilde almak istiyorlar!

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FATURASI ÇOK AĞIR!

Şiddete, tecavüze maruz kalan, hunharca katledilen kadınların haklarını, İstanbul Sözleşmesi’nden başka bir sözleşmeyle garanti altına almak imkânsız mı? Böyle şey olur mu?

Oysa bu sözleşmenin faturası çok ağır oldu.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu son iki buçuk yılda tam 746 bin erkeğin evden atıldığını açıkladı. Kanun kapmasında 2017’de 295 bin, 2018’de 358 bin, 2019’da Nisan ayına kadar ise 92 bin erkek evinden atıldı.

Bu rakamlar şaka değil, gerçek! Ailenin nasıl çökmekte olduğunun ürpertici işaret fişekleri!

Ailenin çöktüğü bir toplum ayakta duramaz. Ailenin çöktüğü bir ülke, sağlam adımlarla geleceğe yürüyemez!

Toplum yapısı, dokusu, manevî değerleri güçlü olan toplumları hiç bir güç yıkamaz, hiç bir güç dize getiremez.

İstanbul Sözleşmesi hem toplumun altını oyan bir belâ hem de dünyada ailenin en güçlü olduğu bir toplumun dünyaya aile konusunda öncülük yapmasını imkânsızlaştıracak bir takoz işlevi görüyor!

Artık bu takozdan kurtulmanın zamanı çoktan geldi de, geçiyor bile!

***

Bunları yazmışım.

Artık bu beladan kurtulacağız.

Rabbime şükrediyorum.

İstanbul Sözleşmesi nedir? Neden imzalandı? Niçin iptal edilmek isteniyor?
Hayat
İstanbul Sözleşmesi nedir? Neden imzalandı? Niçin iptal edilmek isteniyor?
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'un kamuoyunda tartışmalara neden olan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili 'iptal' sinyali vermesi le sözleşmenin kapsamı merak edildi. Kağıt üzerinde kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla 11 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzalan sözleşme, suistimaller sebebiyle sık sık gündeme geliyor. Peki, İstanbul Sözleşmesinin tartışmalı maddeleri neler? Ne zaman, kim imzaladı? İstanbul Sözleşmesini feshetmek kolay mı?
Yeni Şafak
Numan Kurtulmuş: LGBT, İstanbul Sözleşmesi'ndeki bazı maddelerin arkasına sığınıp faaliyet yaptı
Gündem
Numan Kurtulmuş: LGBT, İstanbul Sözleşmesi'ndeki bazı maddelerin arkasına sığınıp faaliyet yaptı
AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, tartışma konusu olan İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Türkiye'nin 2011'de imzalayarak taraf olduğu sözleşmeden çekileceği ve bu yönde bir çalışma yapıldığının sinyalini veren Kurtulmuş, 'Nasıl usulünü yerine getirerek imzalanmışsa, usulünü yerine getirerek sözleşmeden çıkılır' dedi. Kurtulmuş, İstanbul Sözleşmesi'nde Türkiye'ye ile uyuşmayan iki husus olduğuna dikkat çekerek, 'Bunlardan birincisi 'toplumsal cinsiyet' meselesi. Diğeri de 'cinsel yönelim' tercihleri. Bu iki meselenin, LGBT gibi marjinal unsurların arkasına sığınıp faaliyet yaptıkları alanlar olduğu görülüyor' ifadelerini kullandı.
Diğer

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.