Üç tür tabiat
Üç tür tabiat
İnsanlık nereye koşuyor?Uçuruma, yok oluşa doğru koşuyor…TANRI’YA, İNSAN’A VE TABİAT’A SALDIRI…Önce Tanrı fikrine saldırıldı hümanizmle inşa edilen modernlikle birlikte. Yaratıcı, Alem ve İnsan’dan oluşan büyük varlık zincirinin hiyerarşik yapısı yerle bir edildi, insan “tanrı” konumuna yerleştirildi.Ardından hakikat fikrine saldırıldı. Hakikat, fizik gerçekliğe indirgendi. Kabuğa. Bilimsel devrim, hakikati görünen’le sınırladı. Görünmeyen, yok sayıldı!Sonuç: İnsanın dünyaya hâkim olması, azmanl...
Mesaide kavram değişti ‘her yer ofis’ trendi başladı
Ekonomi
Mesaide kavram değişti ‘her yer ofis’ trendi başladı
Dünya çapında ilgi görmeye başlayan ‘Her yer ofis’ modeli Türkiye’de ilk olarak Hapimag Sea Garden Resort Bodrum ev sahipliğinde Workinton ve STH Travel & Mice iş birliğiyle hayata geçiyor.
Yeni Şafak
Bir çağ dönüşümü ân’ı: Aşı savaşları mı, insanın insana karşı savaşı mı?
Bir çağ dönüşümü ân’ı: Aşı savaşları mı, insanın insana karşı savaşı mı?
Dünyada tam anlamıyla küresel bir savaş yaşanıyor: Aşı savaşları! Konvansiyonel silahlar değil, biyolojik ve kimyasal silahlar kullanılarak gerçekleştirilen bir savaş bu. KÜRESEL BİR SAVAŞ YAŞANIYOR…Peki, ne demek bu? Bilimin tepe tepe kullanılarak insanın tepelenmesi, deyim yerindeyse, “çöp” muamelesi, “böcek” muamelesi görmesi, ahlâkın hiçe sayılması, bütün insânî değerlerin rafa kaldırılması, vicdanın sırra kadem basması demek!Kapitalizmden bahsediyoruz… Bilimi, modern bilimi, insanı köleleşt...
Fransız senatörden Macron yönetimine tepki: Müslümanlardan ne istiyorsunuz?
Dünya
Fransız senatörden Macron yönetimine tepki: Müslümanlardan ne istiyorsunuz?
Fransız Senatör Esther Benbassa, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un talebiyle hazırlanan ve "İslam'ın Fransa'nın değerleriyle uyumlu olması” amacı taşıyan "ayrılıkçı" yasa tasarısı destekçilerine tepki gösterdi. Benbassa, "Müslümanların normal şekilde yaşamalarına izin vermiyorsunuz. Sizin için her şey eleştiri ve dışlama konusu. Müslümanlardan ne istiyorsunuz?" dedi.
AA
Pes dedirten hırsızlık: Caminin musluklarını çaldı
Gündem
Pes dedirten hırsızlık: Caminin musluklarını çaldı
İstanbul Beykoz'da bir caminin abdesthanesine giren maskeli, yabancı uyruklu şahıs, muslukları ayağıyla kırarak saniyeler içinde çaldı. 'Pes' dedirten hırsızlık anı güvenlik kameralarına yansıdı. Cami yetkililerinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında polis, şüpheliyi yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
IHA
ABD'de silahlı saldırı gerçekleştiren kişi o anları saniye saniye kaydetti: 3 yaralı
Dünya
ABD'de silahlı saldırı gerçekleştiren kişi o anları saniye saniye kaydetti: 3 yaralı
ABD'nin Arizona eyaleti Glendale kentinde yer alan Westgate eğlence merkezinde silahlı saldırı gerçekleştirildi. Glendale polisi, saldırı sonucu 1'i ağır 3 kişinin yaralandığını bildirdi. Silahlı saldırganın 20 yaşındaki Armando Hernandez olduğu ve saldırıda AR-15 tipi tüfek kullandığı belirtildi. Silahlı saldırganın gözaltına alındığı aktarılırken polisin güvenlik gerekçesiyle bölgeyi kapattığı ifade edildi.
IHA
Nobel ekonomi ödülü ve yoksulluğun azaltılması
Nobel ekonomi ödülü ve yoksulluğun azaltılması

1969 yılından beri her yıl verilen 915 bin dolar nakit para ve diğer hediyeleri içeren Nobel ekonomi ödülü İsveç Kraliyet Akademisi tarafından bu yıl 3 iktisatçıya verilmesi kararlaştırılmıştır.

3 iktisatçının ikisi (Abhijit Banerjee ve Esther Duflo) MIT’de ve diğeri Harvard üniversitesinde görevli (Michael Kremer) profesörler.

Bir başka özellik de Duflo’nun Fransız asıllı, nobeli alan en genç bilim insanı ve ikinci bayan olması.

**

Ödül, “Küresel yoksulluğu azaltma konusundaki deneysel yaklaşımları için” verilmiş.

Bu yılki ödül Kazananlar tarafından yürütülen araştırmalar, küresel yoksullukla mücadele yeteneğini önemli ölçüde artırdığı, deney-temelli yaklaşımların kalkınma ekonomisini değiştirdiği belirtiliyor.

Beraber çalışmış olan üç kazanan, fakir insanların eğitime, sağlık hizmetlerine ve onları yoksulluktan kurtarmaya yönelik diğer programlara nasıl yanıt verdiğine dair pratik bilgiler üreten alan deneyimlerine öncülük ederek kalkınma ekonomisinde devrim yaptılar.

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi ödüllerini kazananların yaptığı çalışmaların “uygulamada yoksullukla mücadele yeteneğimizi önemli ölçüde artırdığını” söyledi.

**

Nobel ekonomi ödülü alan Esther Duflo bir açıklamasında, “amacımız yoksullukla mücadelenin bilimsel kanıtlara dayandığından emin olmaktır” dedi.

“Genellikle, yoksullar karikatürize ediliyor ve hatta onlara yardım etmeye çalışanlar bile onları yoksullaştırmanın derin köklerini anlamıyorlar… biz sorunları mümkün olduğunca bilimsel olarak ele almaya çalışıyoruz.” açıklamasını yaparak çalışmalarının arka planındaki temel felsefeyi açıklamıştır.

“İşimizde yapmaya çalıştığımız şey, belirli sorunların nedenlerini daha iyi anlamak için sorunları tek tek açmak. Ne çalışıyor, ne çalışmıyor ve neden sorularına cevap bulmaktır. ”

“Yoksulluğa karşı önerilen radikal çözümler genellikle işe yaramıyor. Yoksulluğa son vermenin anahtarı elimizde değil. Ama elimizde bilimsel verilerle çözümler üretebiliriz”.

İhtiyaç, “fakirleri çizgi film karakterlerine indirgemeyi bırakıp tüm karmaşıklık ve zenginlikleriyle hayatlarını gerçekten anlamak için zaman ayırmak” gerektiğidir.

“Fakir ülkelerin başarısız oldukları için fakir olmadıkları ya da talihsiz bir geçmişleri olduğu için” başarısızlığa mahkum olmadıklarını, mücadele edilmesi gereken şeyin “cehalet, ideoloji ve atalet” olduğunu söyledi.

**

2000 yılından bugüne küresel yoksullukta yarı yarıya bir azalma olmasına rağmen 700 milyondan fazla insan açlık sınırında yaşıyor. Afrika kıtasında açlık sınırında yaşayanların nüfus içindeki oranı yüzde 42.

Yine her yıl 5milyon 5 yaş altı çocuk tedavi edilebilecek hastalıklardan dolayı gerekli sağlık yardımı alamadığından ölmektedir.

Dünyadaki çocukların yarısı hala temel okuryazarlık ve aritmetik becerileri olmadan okulu bırakıyor.

Bu birkaç veri bile aslında bugün dünyanın yoksullukla mücadele edilmesi zorunluluğunu göstermesi bakımından yeterli.

**

Ödül kazananların araştırma bulguları pratikte yoksullukla mücadele yeteneğini çarpıcı bir şekilde geliştirdi. Çalışmalarından birinin doğrudan sonucu olarak, 5 milyondan fazla Hintli çocuk okullardaki etkili iyileştirici ders programlarından yararlanmıştır.

Bir başka örnek, birçok ülkede tanıtılmış olan koruyucu sağlık hizmetleri için kapsamlı sübvansiyonlar verilmesidir.

Bu örnekler aynı zamanda dünyadaki en kötü durumdaki insanların yaşamlarını daha da iyileştirmek için büyük bir potansiyele sahiptir.

**

Nobel ekonomi Ödülü alan bilim adamlarını yaptıkları çalışmalardan dolayı ödülü hak ettiklerini ve yoksulluğun azaltılmasında etki yapan/yapacak politikaları yönlendirici bir perspektif çizdiklerini de düşünüyoruz.

Fakat yoksulluğun azaltılmasında en önemli etkenlerin başında dünya üzerindeki çatışma alanlarının ortadan kaldırılması, başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin çatışma alanlarını körükleme, kaynakları paylaşma, kendi destekledikleri (yönetebilecekleri) kişileri iktidara taşıma gayretlerine son vermeleridir.

Bu ülkelerin toplumların refahının nasıl artırılacağı, küresel açlık tehlikesinin nasıl ortadan kaldırılacağı, az gelişmiş ülkelerdeki kaynakların nasıl daha adil dağıtılabileceği şeklindeki insani yaklaşımları öne çıkarmaları gerekmektedir.

Bugün akademisyenlerin küresel yoksulluğu dönüştürme ile ilgili çabaları gerçekten anlamlı ama dünyayı yöneten güçlerin aktif desteği olmadan çok da etkili olamayacağını açık olarak söylememiz gerekiyor.

Nobel Ekonomi Ödülü yoksullukla mücadeleye verildi
Nobel Ekonomi Ödülü yoksullukla mücadeleye verildi

Bu yıl Nobel Ekonomi Ödülü, yoksulluk ile ilgili çalışan akademisyenlerden Esther Duflo, Abhijit Banerjee ve Michael Kreme’e verildi. Bu üç iktisatçının ortak özelliği ise yoksullukla mücadele konusundaki yaptıkları önemli çalışmalar oluşturuyor.

Video: Nobel Ekonomi Ödülü yoksullukla mücadeleye verildi


Ayrıca, kalkınma ekonomisinin bir deneysel alana dönüşmesinde, Nobel kazanan bu üç iktisatçının önemli katkılar yaptığını da vurgulamakta fayda var.

PEKİ KİM BU NOBEL ÖDÜLLÜ İKTİSATÇILAR?

Paris doğumlu olan Esther Duflo, halen Massachusetts Teknoloji Üniversitesi’nde (MIT) çalışıyor ve yoksulluğu azaltma ve kalkınma ekonomisi konularında çalışmalarına devam ediyor. Duflo, 1969 yılından beri verilen Nobel ekonomi ödülünü kazanan ikinci kadın bilim insanı olarak Nobel tarihine geçti. İlk Nobel kazanan kadın ise 2009 yılında, Nobel ekonomi ödülünü kazanan Elinor Ostrom olmuştu.

Nobel ekonomi ödülünü paylaşan diğer bir iktisatçı, Hindistan’ın Mumbai kentinde doğan Abhijit Banerjee. Banerjee de yine ABD’de MIT’de ekonomi hocası olarak görev yapmakta. Esther Duflo ve Abhijit Banerjee’nin ortak özelliği ise karı koca olmaları.

Diğer Nobel ödüllü iktisatçı Michael Kremer ise ABD doğumlu ve halen Harvard Üniversitesi’nde yoksulluk ve gelişmekte olan ülke ekonomileri üzerine çalışmalar yapmakta.

NOBEL NEDEN BU İKTİSATÇILARA VERİLDİ?

Son dönemde yaşanan çarpıcı gelişmelere rağmen, insanlığın en acil sorunlarından biri, küresel yoksulluktur. Birleşmiş Milletlere göre dünyada 700 milyondan fazla insan hala günlük 1.90 doların altında gelirle geçiniyor.

BM Kalkınma Programı UNDP’nin “2019 Küresel Çok Boyutlu Yoksulluk” raporuna göre de dünyada 1 milyar 300 milyon yoksul insan var. Yoksul sayısı belirlenirken yoksullar için sadece parasalcı yaklaşım değil ekonomik durumlarının yanında aynı zamanda sağlık, kötü yaşam kalitesi, kötü çalışma koşulları, şiddet riski gibi bir dizi veri de kullanılmış.

Dolayısıyla, bu yıl Nobel Ekonomi Ödülü’nün yoksullukla mücadeleye verilmesi bence çok anlamlı.

YOKSULLUK İLE MÜCADELEDE YENİ YÖNTEM GELİŞTİRDİLER

Nobel ödülü alan iktisatçılar da, küresel yoksullukla mücadele etmenin en iyi yolu olarak yapılan saha çalışmaları ile yoksulluğun sebeplerini yerinde öğreniyor.

Bu yöntemde, yoksullukla mücadelede saha çalışmaları ile birlikte problemler sahada, yerinde belirlenmiş ve eğitim, sağlık, krediye ulaşabilme ve tarım gibi konularda problemler birebir tespit edilerek her problemin ihtiyacına göre farklı ve yerinde çözüm yollarının geliştirilmesinin önemine dikkat çekilmiştir.

Problemlerin yerinde tespitiyle küresel yoksulluk probleminin daha küçük, yönetilebilir ve tespit edilebilir sorunlara bölünmesi ve her probleme has müdahalelerle çözümünün hedeflenmesinin önemli bir katkı olduğu kabul edilmiş.

Michael Kremer’in, 1990’ların ortalarında batı Kenya’daki okullarda eğitim sonuçlarını iyileştirebilecek bir dizi müdahaleyi test etmek için saha deneylerini kullanarak geliştirdikleri yöntemin ne kadar güçlü olabileceğini gösterdiler.

Abhijit Banerjee ve Esther Duflo’da diğer ülkelerde benzer çalışmalar yaptılar.

Nobel ödülü kazanan iktisatçıların araştırma bulgularının pratikte yoksullukla mücadele kapasitesini çarpıcı bir şekilde geliştirdikleri ifade edilmektedir. Çalışmaların doğrudan sonucu olarak, beş milyondan fazla Hintli çocuğun okullarda öğrenmeyi iyileştirici programlardan yararlanmış olması gösterilebilir. Bir başka sonuç da, birçok ülkede koruyucu sağlık hizmetleri için verilen sübvansiyonların sağlıkta iyileşmeler sağladığı dile getirilmektedir.

Bu çalışmalar, Nobel kazanan iktisatçıların geliştirdikleri yeni yöntemin küresel yoksulluğu azaltmada nasıl katkı sağladığını gösteren sadece iki örnek.

Dolayısıyla bu çalışmaların pozitif sonuç vermesi, uygulanacak yöntemin aynı zamanda dünyada çok kötü durumdaki yoksul insanların yaşamlarını daha da iyileştirmek için büyük bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.