İçişleri Bakan Yardımcısı Çataklı gazetecilerle "göç politikalarını" konuştu
Gündem
İçişleri Bakan Yardımcısı Çataklı gazetecilerle "göç politikalarını" konuştu
İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı, Afrika'da Türkiye'ye geliş için vize verilirken parmak izi alınacağını, bu alandaki sistemin kurulduğunu bildirdi. Çataklı, "Medya Temsilcileri ile Göç Buluşması Toplantısı"nda Türkiye'nin göç politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
AA
FETÖ ve Esed parmağı
Gündem
FETÖ ve Esed parmağı
Son haftalarda mültecilere yönelik başlatılan kirli kampanyanın altından Esed ve FETÖ çıktı. Twitter’da Suriyelilere yönelik tahrikleri organize edenlerin FETÖ ve diğer terör örgütlerine yakın hesaplar olduğu belirlendi. Emniyet genel müdürlüğü ırkçı kampanyanın büyümemesi için harekete geçti. Twitter’dan provokatif ‘hashtag’ kaldırıldı.
Yeni Şafak
Hakkını helal et bize
Gündem
Hakkını helal et bize
Eşini, doğmamış bebeğini ve 10 aylık çocuğunu vahşi bir katliam ile kaybeden Suriyeli Halid Al-Rahman şoku üstünden atamadı. Güçlükle ayakta duran Halid taziye evinde “Ben şimdi kime sarılacağım, kiminle sıcak evimde namaz kılacağım” diye gözyaşı döktü.
Yeni Şafak
Suriyeliler sınıfları doldurdu
Gündem
Suriyeliler sınıfları doldurdu
Suriye'deki iç karışıklıktan kaçıp Türkiye'ye sığınan Suriyeliler'in en çok tercih ettiği illerden biri de İzmir oldu. Kentteki sayıları yaklaşık 25 bine ulaşan Suriyeliler'in, hem eğitimlerinde hem de günlük yaşamlarında daha iyi iletişim kurmaları için, Bornova Halk Eğitim Merkezi, Türkçe öğretimi projesini uygulamaya başladı. Artık İzmir'i benimsemeye başlayan Suriyeliler de yediden yetmişe büyük ilgi gösterdikleri kurslara katıldı.
DHA
Umuda yolculuk devam ediyor
Umuda yolculuk devam ediyor
Sırbistan sınırından illegal olarak Macaristan'a giren çoğu Suriyeli sığınmacı, Almanya'ya ve Avusturya'ya gitmek için başkent Budapeşte'deki Doğu Garı'nı kullanıyor.
IHA
Yıldırım ailesinden Suriyelilere ziyaret
Hayat
Yıldırım ailesinden Suriyelilere ziyaret
Başbakan Yıldırım'ın kardeşi, kızı ve gelini Boynuyoğun Geçici Barınma Merkezi'nde kalan Suriyelileri ziyaret ederek Yetim Merkezi'nin açılışını yaptı.
AA
Laylon faşistler!
Laylon faşistler!
Aslında bu konuda yazmayacaktım. Bezdim çünkü bu konuda yazmaktan. Ama bezdiğim başka bir şey varsa o da faşizmin ve yabancı karşıtlığının yükselişidir. O yüzden “yine de bir gayret etmek gerekir” diyerek kalem oynatmayı deneyeceğim.Video: Laylon faşistler!Önce hatırlayalım: Yılbaşı akşamı Taksim Meydanı’nda bir grup Suriyeli mülteci ve bir miktar Arap turist bayrak açıp halay çektiler. Benim açımdan ilginç bir görüntüydü bu. Ülkemizde yerleşik hale gelmiş Suriyelilerin ve Taksim’i merkez üs haline getirmiş Arap turistlerin “yılbaşı” denilen olayı halayla kutlamalarını “ilginç” bulmayayım da ne yapayım? Sosyoloji ilmini, sosyologları ve ülke sosyolojisini düşünmeyi itiyat haline getirenleri bir miktar ilgilendiren bir ilginçlik hem de.Fakat mesele burada kalmadı değil mi? Faşistliğini ve yabancı düşmanlığını Kemalizm, milliyetçilik, solculuk, yerlicilik, millicilik, İslâmcılık ya da liberalizm elbisesinin hemen altına giyinmiş bir takım kimseler bu görüntü üzerinden tabiri caizse “yükselsin faşizmin bayrağı” diyerek salındılar meydan yerinde.Temelde iki tezleri vardı bu grubun. İlk tezleri “efendim, bizim Mehmetçiğimiz Suriye’de can verirken bu Suriyeli mültecilerin burada böyle eğlenmesi kanımıza dokunuyor” idi.Her bakımdan saçma bu tezin saçmalığını kalemimizin döndüğü kadar izah etmeye çalışalım. Öncelikle, Taksim Meydanı’nda açılan bayrağın Özgür Suriye Ordusu’nun kullandığı Suriye bayrağı olduğunu tespitle başlayalım işe. Ardından da Suriye’de Özgür Suriye Ordusu bileşenlerinin Mehmetçiğimizle bazen sırt sırta, bazen omuz omuza, bazen de Mehmetçiğimizin önünde savaştığını hatırlatalım.Diğer yandan, “x’ler savaşırken y’ler burada eğleniyor” kalıbı bir başka bakımdan da saçma. Allah göstermesin elbette, misal Türkiye’ye bir şey olduğunda, ülkemiz bir savaş durumuna geçtiğinde ben ülkem için savaşmayı seçerim. Ancak aramızda ülkemiz için savaşmayı seçmek yerine market kuyruğuna dizileceklerin, ATM sırasına gireceklerin, evlerinin ışıklarını sıkı sıkıya kapatacakların olduğunu da bilirim. Çok da uzağa gitmeme lüzum yok bu gerçeğin böyle olduğunu anlamam için. 15 Temmuz gecesi gayet yeterli bir “delil galerisi” serdi önüme.Gelelim ikinci teze. Bu grup diyor ki “efendim, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar gelsin gelecekse de, genç erkekler toprakları için savaşmak yerine niçin Türkiye’dedirler?”İlk anda neredeyse hak verecek gibi oluyorsunuz bu teze. Doğru yani. “Gencecik adamsın, git savaş” değil mi? Değil tabii ki. İnsanların savaştan kaçma hakları vardır. Göç etme hakları vardır. Hicret etme hakları vardır. Yaşları ya da cinsiyetleri ne olursa olsun böyledir bu.Kaldı ki “Suriyeli genç erkekler” meselesi de tam olarak öyle değil. Hemen hemen 6-7 yaşlı, kadın ve çocuğa bir Suriyeli genç erkek refakat ediyor anladığım kadarıyla. Bu da son derece normal… Ne yani, başka bir ülkeye göç edecek kadını, çocuğu, yaşlıyı bir başlarına mı gönderselerdi? Ekonomileri, korunmaları, barınmaları nasıl olacaktı?Biraz daha ilerletelim mi konuyu?Şu mu: “Yılbaşında eğlenmek, yılbaşı kutlaması yapmak herkesin hakkıdır; ancak sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları kaydıyla. Suriyelilerin, hele Suriyeli genç erkeklerin eğlenmeye hakları yoktur.” İşte yabancı düşmanlığı tam budur, faşizm tam budur. Bunun nitelik olarak Almanya’da Türklere, Fransa’da Mağriplilere yönelen yabancı düşmanlığından, merkez Avrupa’yı kasıp kavuran İslâmofobi’den zerre farkı yoktur.Şunu biliyorum tabii ki. Bu kadar çok mülteci hangi ülkeye gitse orada bir tedirginlik oluşur, mülteciler üzerinden gelişen kimi sorunlar olur. Fakat bir hakkı da teslim etmek gerekir. Türkiye, mülteci yönetimi meselesini büyük bir başarıyla halletmiştir. Ne suç oranı yükselmiştir, ne büyük toplumsal patlamalar yaşanmıştır… Kendisine yakışanı yapmıştır ülkemiz ve bizim bununla gurur duymamız gerekir.“TOKİ Suriyelilere ev dağıtıyor”, “Suriyeliler PTT’den maaş alıyorlar”, “dilencilerin tamamı Suriyeli”, “Suriyelilerin dükkânlarından vergi alınmıyor”, “Suriyeliler istedikleri üniversitede sınavsız okuyorlar”, “Suriyeli hastaların diş protezlerine kadar her şey ücretsiz” gibi devasa yalanları yayarak yabancı düşmanlığını körükleyen faşist pisliklere rağmen Türkiye genel olarak çok önemli, çok kritik bir sınavı başarıyla atlatıyor.Son söz: Suriye, Irak, Afganistan, Ermenistan, Afrika ülkeleri ve benzerlerinden ülkemize gelen mülteci ve göçmen topluluklara nasıl davrandığımız bir çeşit turnusol kâğıdıdır. İnsanı faşistten, hakikiyi “laylon”dan ayıran bir turnusol kâğıdı. Üç beş faşist pisliğin propagandasına alet olup tuzağa düşersek vay insanlığımızın haline…
Cesaretli muhtar gençleri kurtardı
Gündem
Cesaretli muhtar gençleri kurtardı
Çocukları uyuşturucudan kurtarmak için çalışan Zübeyde Hanım Mahallesi Muhtarı Canan Erenözlü, 30 çocuğun tedavi olmasını sağladı. Erenözlü, Kadınlar Günü’nde 'Çalışkan ve Cesaretli Kadın Ödülü'ne layık görüldü.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.