Gırnata’ya veda
Gırnata’ya veda
Fas'ın Fes şehrine hâkim tepelerden birinin üzerinde, kapısı ve penceresi olmayan, adeta terk edilmiş gibi duran bir türbecik yer alır. Etrafındaki geniş mesire alanına piknik yapmaya gelenlerin ilgisizliği, içine savurup attıkları çöpler ve zaman zaman geçirdiği yangınlar düşünüldüğünde hâlâ yıkılmamış olması bile mucize kabul edilebilecek olan bu yapı, İslâm tarihinin en trajik dönemlerinden birine şahitlik ve öncülük etmiş bir hükümdarın muvakkat istirahatgâhıdır: Gırnata [günümüzde Granada] Nasrîlerinin son sultanı On İkinci Muhammed. Künyesi “Ebû Abdullah”tan dolayı İspanyolların “Boabdil” adıyla andığı Sultan, 1533 yılında çalkantılı ömrünün son nefesini verdiği bu şehirde, doğup büyüdüğü ve hüküm sürdüğü topraklardan yüzlerce kilometre uzaklıktaki bu sakin tepenin bir köşesine defnedilmiştir.


Yeni Şafak
Adı Yemen’dir
Adı Yemen’dir
Geçtiğimiz yıl öldürülen Yemen eski Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih, ülkesi iki parçaya ayrılmış bir haldeyken, 1978'de iktidara gelmişti. 1990'a kadar Kuzey Yemen'i yöneten Salih, o tarihten itibaren birleşik Yemen'i kontrolü altına aldı. “Arap Baharı'nın fırtınaları arasında -mecburen- sona eren uzun iktidarı boyunca bölgesel ve uluslararası güçler arasında adeta köşe kapmaca oynayan Salih'in zikzaklarla dolu siyasi serüveni, Ortadoğu'nun kaygan ve değişken zemininin de özeti gibidir.
Yeni Şafak
Ölü yatırım
Ölü yatırım
Filipinler'in kuzeyindeki Marikina kentinde bulunan “ayakkabı müzesi”, ülkenin devrik diktatörü Ferdinand Marcos'un eşi Imelda'nın yüzlerce parçalık ayakkabı koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. 1965'ten 1986'ya kadar Filipinleri yöneten Marcos'un devrildiği halk ayaklanmasında, öfkeli kalabalıklar başkent Manila'daki Malacanang Sarayı'nı bastığında, Imelda Marcos'un gardıroplarında 2 bin 700 çiftten fazla ayakkabı bulunmuştu. Yağmadan kurtarılabilen ve koruma altına alınan ayakkabılardan 800'ü, Marikina'daki müzede sergileniyor bugün. En ucuzu 200 dolardan başlayan ayakkabılar, Imelda Marcos'un saplantılı bir şekilde bağlandığı eşyalar olarak biliniyor. Tutku haline getirilen şeyler için kullanılan “Imelda'nın ayakkabıları gibi” deyimi, Güneydoğu Asya'da oldukça meşhur.


Yeni Şafak
Ölüye ikram
Ölüye ikram
Cezayir devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Huari Bumedyen'in ölümcül bir hastalıkla boğuştuğunu halka ilk kez duyurduğunda, tarihler 18 Kasım 1978'i gösteriyordu. Haberde Cumhurbaşkanı Bumedyen'in haftalık kabine toplantılarına başkanlık edemediği ve hâlen tedavi altında tutulduğu belirtiliyordu. Bu aslında Cezayir'de aylardır herkesin bildiği bir 'sır'dı. Uzun süredir halkın karşısına çıkmayan Bumedyen'deki rahatsızlık, kendisini ilk olarak ciddi bir kilo kaybıyla göstermişti. Henüz 46 yaşındaki Cumhurbaşkanı haftalar içinde aniden zayıflamış, adeta hayalete dönmüştü. Saçları hızla dökülüyor, en ufak bir çarpmada vücudundaki kemikler kırılmaya başlıyordu.
Yeni Şafak
Tebriz’in nabzı
Tebriz’in nabzı
Daracık sokaklarda, adeta yatağının çeperlerine vura vura akan bir ırmak gibi dalgalanan insan seline karışıyoruz. Araba kornaları, davul ve trampet sesleriyle iç içe geçiyor. Göğüslerine ellerini bağlamış, simsiyah kıyafetler içinde yürüyen ve devasa siyah ve kırmızı bayraklar taşıyan bir gruba yol veriyoruz. Sokaklar coşkulu bir cümbüş içinde, ama sevinçli bir cümbüş değil bu. Aksine havada ağır bir yas kokusu var. Her köşe başında mikrofonlardan yükselen ağıtlar ve başımızı her çevirdiğimiz yerde gördüğümüz gözü yaşlı insanlar da bunun teyidi. İran'ın Erdebil şehrindeyiz. Şahit olduğumuz manzara da, Hz. Hüseyin'in şehadetinin 40'ıncı günü münasebetiyle düzenlenen 'Erbaîn' törenleri…
Yeni Şafak
Suriye’yi kazanmak
Suriye’yi kazanmak
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 2011'de kapattığı Şam'daki büyükelçiliğini geçtiğimiz günlerde resmen yeniden açtı. Günlerce öncesinden dünyaya ilân edilen açılışın, Beşşar Esed yönetimi tarafından büyük bir sevinçle ve gururla karşılandığını, “diplomatik zafer” olarak algılandığını söylemeye gerek yok. Esed hükümeti, Arap dünyasının en etkili aktörlerinden birini yeniden yanına çekmeyi başararak, kendi açısından kazanım elde etmiş oldu.
Yeni Şafak
Dört ülke
Dört ülke
Uzun süredir sesi-soluğu çıkmayan Arap Birliği eski Genel Sekreteri Amr Musa, geçtiğimiz günlerde arka arkaya ilginç açıklamalarda bulundu. Önce ülkesi Mısır'dan yayın yapan Dream TV'ye canlı yayında telefonla bağlanan Musa, daha sonra Suudi Arabistan merkezli “Independent Arabiya” sitesine konuştu. Her iki röportajda da benzer ifadelerle aynı şeyleri tekrarlayan Musa, bilhassa Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolüne dair söyledikleriyle dikkatleri çekti.


Yeni Şafak
Dünden bugüne
Dünden bugüne
Arabamızı park edip eski şehrin iç kısımlarına doğru yürürken, bir yandan da sohbet ediyoruz. “Demek, ta Arabistan'dan kalkıp buralara kadar geldiler… Bütün bölgeyi fethedip İslâm'la tanıştırdılar… Ve biz de onlardan yüz yıllar sonra şimdi buraları rahat bir şekilde ziyaret ediyoruz ha!” diyor içimizden biri. Duyduğu hayret, hayranlık ve huzur sözlerine yansımış. “Evet” diye mukabele ediyorum, “Aynen öyle. Onlar o günkü vazifelerini ve üzerlerine düşeni düzgünce yaptılar, sonrasını hesaplamadılar, menfaat derdine de düşmediler. Cihad ruhuyla bu toprakları İslâm'laştırdılar. Onların gayretleri sayesinde, buralarda Müslümanlık kök saldı. Biz de şimdi onların izlerini takip ediyoruz.”
Yeni Şafak

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.