Başucu kaynağı
Yazarlar
Başucu kaynağı
Bugünleri anlamanın ve anlamlandırmanın yegâne yolunun, bugünlere nasıl gelindiğini anlamaktan geçtiğine inandığımız için, meraklı ve ilgili arkadaşlarla uzun yıllardır tarih okumaları yapmaya çalışıyoruz. İslâm'ın ilk yıllarından günümüze, doğudan-batıya, Müslümanların ahvâline dair temel kaynaklar, kronolojiler, biyografiler, hatıratlar, seyahatnameler ilgi ve dikkat alanımızda. Belli periyotlarla bir araya gelip, okunan metinlerin tahlil ve tartışmalarını yaptığımız toplantılarsa, keyifli ve akılda kalıcı birer paylaşıma dönüşüyor. İstanbul içinde ve dışında, çeşitli yaş gruplarından, bu uzun ve sabır gerektiren işe alaka duyanların artışı da, hamd vesilesi.
Yeni Şafak
Nekbe’den sonra
Yazarlar
Nekbe’den sonra
Bu haftamız tamamen Filistin'le geçti. Pazartesi günü bir yandan ABD'nin Tel Aviv'deki büyükelçiliği Kudüs'e taşınırken, aynı anda Gazze sınırında 60'dan fazla Filistinli, İsrail'in açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Bu gelişmelerin yaşandığı 14 Mayıs günü, İsrail'in kuruluş yıldönümüydü aynı zamanda. Ertesi gün, 15 Mayıs'ta ise “Nekbe” yani “Büyük Felâket”in anma törenleri vardı. Malum olduğu üzere Nekbe, İsrail'in kuruluşuyla birlikte Filistinlilere reva görülen soykırım, sürgün, tehcir ve katliamların hepsinin genel adı. Günümüzde hâlâ devam eden, dünyanın dört bir tarafında 10 milyona yakın Filistinli mültecinin içinden atamadığı acılı bir süreç bu.
Yeni Şafak
İki dünya arasında
Yazarlar
İki dünya arasında
Kudüs'ün 12 kilometre kadar güneyinde, Beytullahim ile El Halil kentleri arasında, bir Yahudi yerleşim birimi yer alır: Efrat. Yaklaşık 9 bin 500 Yahudi yerleşimcinin yaşadığı semtte inşaat işleri Filistinliler tarafından yapılır. Günlük olarak Efrat'a gelip çalışan, akşam olduğunda da yeniden yaşadığı bölgeye dönen Filistinli işçi sayısı 1000'i bulmaktadır. Bu Filistinlilerden bazıları Yahudilere ait dükkânlarda veya okul mutfaklarında çalışıyor.
Yeni Şafak
Endülüs’ten birkaç not
Yazarlar
Endülüs’ten birkaç not
Ocak ayı ortasından hiç umulmayacak güzel bir havada, Kurtuba'nın biraz dışındaki Medînetu'z-Zehrâ Sarayı'nı geziyoruz. Burası, 929 yılında üstlendiği 'halife' unvanıyla Endülüs Emevî emirliğini hilâfete dönüştüren 3'ncü Abdurrahman'ın inşa ettirdiği bir saray-şehir. İspanya Turizm Bakanlığı, sarayın kalıntılarını ziyaret etmek isteyen herkesin, biraz aşağıdaki kapalı bir alanda Endülüs sanatı, mimarisi ve siyasetiyle ilgili doyurucu bir kısa filmi izlemesini şart koşuyor. Böylece tarihî eser alanını boş bir zihinle gezmekten kurtuluyor, Endülüs'ün ihtişamını zihninizde kolayca canlandırabiliyorsunuz.
Yeni Şafak
Oruçla savaş
Yazarlar
Oruçla savaş
New York Times gazetesi, 9 Şubat 1964 günü, Tunus'la ilgili ilginç bir habere yer vermiş. Başlık şöyle: “Tunus, ramazan orucunu engellemeyi başaramadı." Haberin ilk paragrafı, bu merak uyandırıcı başlığı biraz daha açıklıyor: “Başkan Habib Burgiba, Tunus'u modern bir ülkeye dönüştürme yolunda, yabancı gözlemcilerin 'nadir bir yenilgi' olarak adlandırdığı bir durumla karşı karşıya. Tunusluların, ramazan orucunu tutmakta, bu yıl hiç olmadıkları kadar titiz ve sıkı davrandığı kaydediliyor." Metnin devamında, ülkede o yıllarda yaşanan aktüel bir gerilimin ayrıntılarına yer veriliyor.
Yeni Şafak
Nasıl izlemeli, ne anlamalı?
Yazarlar
Nasıl izlemeli, ne anlamalı?
Ortadoğu'daki gelişmeleri izlerken, doğru değerlendirmeler yapmaya en fazla engel olan şey, anlık değişen olaylar üzerine kalıcı fikirler bina etmektir. Bir siyasetçinin mikrofonlara sarf ediverdiği söz, atılan ani bir adım, bölgeden yansıyan bir kare, sosyal medyaya düşen video parçaları… Bunlara bakarak yapılacak heyecanlı genellemeler, neredeyse her zaman yanlış ve yanıltıcıdır. Dolayısıyla, bilhassa sıcak gelişmeler olurken, sükûneti korumak ve -çoğu kez yanlış bağlamda kullanılan o ünlü sözdeki gibi- 'resmin tamamı'nı görmeye çalışmak en doğrusudur.
Yeni Şafak
Mağrib notları
Yazarlar
Mağrib notları
Arap dünyasının en batı ucunda yer aldığı için, bizim Fas dediğimiz ülkeye Araplar “Mağrib” ismini vermiş. Mağrib, kelime manası itibariyle “güneşin battığı yer” demek. Fakat İslâm tarihinde sadece tek bir Mağrib yok. Bütün Kuzey Afrika'yı Mağrib olarak adlandıran klâsik dönem İslâm coğrafyacıları bugünkü Mısır ve Libya'ya “Mağrib el Ednâ” (Yakın Mağrib), Tunus ve Cezayir'e “Mağrib el Evsat” (Orta Mağrib), Fas ve Moritanya'ya da “Mağrib el Aksâ” (Uzak Mağrib) demişler.
Yeni Şafak
Gençlerle baş başa
Yazarlar
Gençlerle baş başa
Sıklıkla, İstanbul içinde ve dışında, genç arkadaşlarla bir araya gelip Ortadoğu ve İslâm dünyası hakkında müzakerelerde bulunuyoruz bu aralar. Tarihi geriye doğru okuyarak günümüze dönmek, bugünkü olayların geçmişteki köklerini soruşturmak ve geçmişe bakarak geleceği tasavvura çalışmak, benim için de epey faydalı bir zihin idmanı yerine geçiyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.