Cumhurbaşkanı Erdoğan tarihi projeyi kaleme aldı: TANAP enerjinin ipek yoludur
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarihi projeyi kaleme aldı: TANAP enerjinin ipek yoludur
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gürcistan'da faaliyet gösteren "Diplomat" dergisinin "The New York Times” iş birliğiyle çıkan yeni sayısında "TANAP: Bölgesel Kalkınma ve Barış Projesi" başlığıyla bir makale kaleme aldı. Erdoğan, "TANAP enerjinin İpek Yolu'dur. Güçlü ve sürdürülebilir ekonomisi, barışı hedefleyen dış politikası ve istikrarlı yönetim anlayışının yanı sıra bulunduğu coğrafya itibariyle zengin doğal gaz ve petrol rezervlerine komşu olan Türkiye, bugüne kadar kaynak ülkelerle tüketici piyasalar arasında güvenli bir köprü vazifesi görmüştür ve görmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.
AA
Bakan Dönmez: Ülkemize ilk etapta yıllık 21,75 milyar metreküp doğal gaz getireceğiz
Ekonomi
Bakan Dönmez: Ülkemize ilk etapta yıllık 21,75 milyar metreküp doğal gaz getireceğiz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "TANAP ve TürkAkım ile ülkemize ilk etapta yıllık 21,75 milyar metreküp doğal gaz getireceğiz" dedi.
DHA
TürkAkım Boru Hattı'nın açılışı yapıldı
TürkAkım Boru Hattı'nın açılışı yapıldı

Dün Rusya Devlet Başkanı Putin’in de katıldığı törenle TürkAkım projesinin açılışı gerçekleşti. 2014 yılının sonlarında Putin tarafından ani bir kararla gündeme gelen, 2016 yılında imzalanan ve 2017 yılında yapımına başlanılan proje, artık doğal gaz akışına hazır.

TÜRKAKIM PROJESİ NEDİR?

Rusya’nın Anapa kenti yakınlarından başlayan doğal gaz boru hattının Trakya’daki Kıyıköy beldesine ulaştığı TürkAkım projesinde, iki boru hattı halinde yılda toplam 31.5 milyar metreküp doğal gaz transferi gerçekleşecek. Uzunluğu 1.100 kilometre olacak bu hattın 937 kilometrelik kısmı ise denizden geçiyor.

TürkAkım projesinin bir hattından Türkiye’ye doğal gaz sağlanırken diğer hattından ise Avrupa’ya özelikle de Güney ve Güneydoğu Avrupa ülkelerine doğal gaz taşınması planlanıyor.

Dünyanın en fazla doğal gaz rezervlerine sahip olan Rusya’nın TürkAkım ile doğal gazı doğrudan Türkiye’ye ulaştırıyor olması, başta Türkiye olmak üzere, Güney ve Güneydoğu Avrupa’nın enerji arz güvenliği için stratejik bir önem taşıyor.

TÜRKİYE’NİN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNDE RUSYA’NIN PAYI

Rusya, Türkiye’nin doğal gaz arz güvenliğinde önemli bir paya sahip. Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketiminin yaklaşık olarak 50 milyar metreküp olduğu göz önünde bulundurulduğunda, TürkAkım ile gerçekleşecek olan 15.75 milyar metreküp ve Mavi Akım ile gelen yaklaşık 16 milyar metreküplük doğal gaz miktarı, Türkiye’nin doğal gaz arz güvenliğinde Rusya’nın payının yüzde 50’den daha fazla olduğunu göstermektedir.

Bu arada, Rusya’dan Battı Hattı ile alınan doğal gazın artık TürkAkım ile alınacağını da belirtmekte fayda var.

PEKİ RUSYA TÜRKAKIM İLE AVRUPA’YA DOĞAL GAZ SATACAK MI?

Rusya TürkAkım ile bir yandan Türkiye pazarına ulaşmak isterken diğer yandan da Türkiye üzerinden AB pazarına ulaşmaya çalışıyor.

TürkAkım ilk gündeme geldiğinde 4 hat halinde ve yaklaşık 60 milyar metreküplük doğal gaz taşıma kapasitesinin olacağı düşünülmüştü. Çünkü AB ülkelerinin bu hattan doğal gaz alacakları planlanıyordu. Ancak AB ülkelerinin baştan beri TürkAkım’dan doğal gaz alma konusundaki tereddütleri özellikle de Rusya’ya bağımlı olmama konusundaki çabaları dikkat çekiyor.

AB ülkelerinin özellikle de Doğu Akdeniz’de keşfedilen kaynakların, kendi enerji arz güvenliklerini sağlamada stratejik bir role sahip olduğunun farkında olmaları, Doğu Akdeniz’den beklentilerini yüksek tutmalarına sebep oluyor.

Şimdilik Rus doğal gazının Güney ve Güneydoğu Avrupa ülkelerine yani Yunanistan ve Kuzey Makedonya’ya taşınması öncelik olarak belirlendiği için Bulgaristan ve Sırbistan’a doğal gaz sevkinin bu yıl, Macaristan’a 2021’de ve Slovakya’ya ise 2022’de başlaması planlanıyor. Hatta TürkAkım boru hattını Balkan ülkelerinde BalkanAkım olarak da tanıttıklarını ifade edebiliriz.

YENİ BÜYÜK PROJELER VE SONRASI

Türkiye TANAP ve açılışı yapılan TürkAkım projesiyle uluslararası anlamda enerji arz güvenliğini sağlayacak iki önemli projeye ev sahipliği yapıyor. Türkiye bu projelerle kendi enerji arz güvenliğini sağlayacağı gibi doğal gaz kaynaklarına sahip olan ülkeler ile doğal gaz talep eden ülkeler arasında stratejik bir konuma da ulaşmış olacaktır.

Peki Türkiye’nin doğal gaz kaynaklarına sahip olan ülkelerle doğal gaz talep eden ülkeler arasında köprü veya kavşak olması ya da topraklarından doğal gaz boru hatları geçmesi yeterli mi?

Elbette değil.

Bu yüzden Türkiye’nin yeni büyük projelerle, sahip olduğu coğrafi konum avantajını “Enerjide Ticaret Merkezi” gibi daha ileri hedeflere taşıması gerekmektedir.

Üç süper güç Libya anlaşmasına ne diyor...
Üç süper güç Libya anlaşmasına ne diyor...

İncirlik ve Kürecik’in ABD’ye gösterilmesi, Türkiye’ye yönelik yaptırımların gerçekleşmesi halinde Washington’un neyle yüzleşmek zorunda kalacağını işaretliyor...

Amerikan Kongresi’nin iki kanadı ne derse desin nihayetinde Başkan’ın bir ‘karar’ vermesi gerekecek. Kongre’nin unsurları iç politik çekişmenin tarafı olduğundan, çekişmenin Türkiye aleyhine sonuçlar ürettiği (sözde soykırım tasarısı gibi)/üretebileceği aşikâr.

Ankara, Trump’ın bunu durduracağını düşünüyor. Durduramazsa (!), bugüne kadar ABD ve NATO’ya yönelik saldırıları durdurma üsleri olan İncirlik ve Kürecik bu sefer ABD’yi durduracak!..

Böylesi bir durum, ABD’nin Ortadoğu’daki derinlik algısının tamamen bozulması anlamına geleceği gibi, Rusya’ya karşı NATO kabiliyetleri de boğulur. Suriye ve Irak’ta Amerikan varlığı, İran’a etkisi ‘savunulamaz’ hale gelir. Bir sürü de angarya çıkar; terörist ortakların nasıl savunulacağından, onlarca nükleer silahın taşınması, İsrail’in nasıl etkileneceği gibi.

***

Kaosu derlemek şu an için mümkün gözükmüyor. Ama sıralamak ve eş-zamanlamalar ile kör köşelerin alakasını kurmak mümkün...

Mesela, Libya ile yapılan çifte mutabakat, komşu oyuncular kadar asıl ve ağır oyuncuları nasıl etkiler?

Pekin’in işine yarar mı? Yunanistan’a denizden yüklendiğinizde bu ülkedeki Çin’in stratejik yatırımlarını tehdit etmiş olur musunuz? Çin önemli bir Yunan limanını elinde tutuyor. İsrail-Hayfa limanı da 2021’den itibaren Çin işletmesine geçecek.

Keza, Moskova’nın işine yarar mı? Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden atılmış bir Rusya’ya, ‘Kanal İstanbul’ dediğinizde ne anlar? Suriye ve Akdeniz’deki varlığını/ 300 yıllık hayalini, Libya aynasından ona göstermenizi anlar mı?

Washington’un işine yarar mı?..

Ankara, Akdeniz oyuncularına tek tek baktığında, hepsinin Amerika tarafından Türkiye’ye ikna edilebileceğini düşünüyor!

Libya’daki başıbozuk unsurlar, Mısır, Yunanistan, bağlı olarak GKRK ve.. İsrail! Ama önce ABD’yi buna mecbur etmek lazım. Ediliyor!

Bu yüzden, Yunanistan başta, bölgeye “baskı-davet” uygulanıyor. Atina bunu anlamış durumda. Yunan basınının önüne geleni ısırmaya yaslanan yayın politikasına kulak asmayın. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Başbakanlık durumu anladı. Bu yüzden açıklamaları düşük ve kapıyı açık tutuyorlar.

En önemlisi İsrail. Yerli matbuat İsrail’e ait sismik bir geminin donanmamız tarafından engellenmesini yükseltti ama dış basının gündeminde, Türkiye ile İsrail arasında -doğruluğu yüzde yüz onanmamış olsa da- bir Akdeniz yakınlaşması var...

Gerçekten de önemli konudur; eğer dendiği gibi ve tıpkı Yunanistan özelinde olduğu gibi Ankara, bir yandan bölgedeki baskıyı artırıp bir yandan da, “Bakın bu iş bensiz olmuyor. Bunu siz de biliyorsunuz. Ama ben olduğumda tüm kilitler bir anda açılıyor. Hele siz bir hükümet kurun, enerji bakanı atayın, gerisine bakalım” mesajı gönderdiyse...

Bütün Akdeniz “Mavi Vatan”a dönüşebilir!

***

Mısır kendiliğinden çözülecektir. Öyle ki, Kahire yönetimi tabloyu hızlı gördü. Türkiye ile Yunanistan arasında bir gerilime taraf olmayacağını hemen açıkladı. Libya gelişmesiyle beraber durumu dört gözle izlemeye başladı.

Türkiye’nin “baskı”sını da tarif edebilmeliyiz; üçüncü bir sondaj gemisi arayışı, donanmanın gittikçe daha çok alanı daraltması, Kıbrıs-Geçitkale’ye SİHA konuşlanmaları, bölgeye yaklaşan tüm gemilerin tersyüz edilmesi, uluslararası özel şirketlere yapılan ikaz ve açık davetler (!), ABD uçak gemileri dâhil NATO ülkeleri ile yapılan tatbikatların devam etmesi ve bir seri önlem daha hep bu baptandır...

Sistematik, sürekli ve yükselen bir baskı. ‘Güç, dediğini ifa edebilme iradesidir’ ve Ankara buna hazır olduğunu gösteriyor.

‘Sevr’i tersyüz ettik’, ‘Libya anlaşmasının hattı Girit’in doğusundan geçiyor. Bundan çok rahatsızlar’ ve Montrö göndermeleri içeren, ‘Boğazlarda kendi hukuki haklarımızı bile kullanamıyoruz’ açıklamaları, etkinin her yöne ve yüksek basınçla uygulandığını gösteriyor...

***

Bu bağlamda ‘enerji’ ve ‘yolları’ konuşulacaktır ve ‘ne kadar’ını bilmek gerekiyor...

KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy’un Milliyet’e (16/12) ilk kez açıkladığı ‘rezerv bilgileri’ önemli; “Bölgede şu ana kadar 107 trilyon ayak-küplük (TFC) rezerve ulaşıldı. Yine bölgede toplam 4 katrilyon TFC’lik gaz rezervi saptandı’...”

Bunlar öyle-böyle rakamlar değil. Kullanılır hale gelmeleri ve özellikle Avrupa’ya ulaştırılmaları çoklu işbirlikleri gerektiriyor. Başarıldığı zaman haliyle siyasi sonuçları olacak!..

İsrail özelinde ise TANAP ve Türk Akımı’nın yanında, bir Türkiye-İsrail enerji işbirliğinin -ki böyle bir çalışma zaten vardı ve ilerleme sağlanmıştı- eklenmesi iyice farklı boyutlara ulaşacağı açık.

Ama İsrail’in önce kimi konularda geri adım atması lazım!

***

Akdeniz, Suriye, Irak, İran, Yüzyılın Planı vb. gibi başat başlıkları bulunacak bir özel buluşmanın işareti de yeni geldi. Kremlin, Başkan Trump ile Rusya lideri Putin’in Ocak ayında İsrail’de buluşabileceklerini açıkladı. Asıl dosya “bölge” olacak. Girizgâhı, Beyaz Saray’da Lavrov-Pompeo-Trump arasında yapılmıştı.

Bu satırlar yazılırken Erdoğan-Putin görüşmesi gerçekleşiyordu ve konu Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesiydi.

AB, NATO, Rusya, Çin ve ABD’nin, Libya mutabakatına sessiz kaldıklarını da unutmayalım.

Azerbaycan gazı 2020'de Avrupa'da
Ekonomi
Azerbaycan gazı 2020'de Avrupa'da
Trans Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı Dış İlişkiler Başkanı Vugar Veysalov, projenin yüzde 90,5'inin tammalandığını belirterek, "TAP, Ekim 2020 itibarıyla Şah Deniz gazını Avrupa'ya ulaştırmak üzere hazır olacak." dedi.
AA
NATO zirvesinde Libya kartı: ‘Sizinle mi çalışalım Rusya’yla mı?’
NATO zirvesinde Libya kartı: ‘Sizinle mi çalışalım Rusya’yla mı?’

Türkiye’nin Libya adımının Akdeniz ve ‘içindekiler’ üzerinden okunması doğrudur. Doğal bağlantısını Libya iç dengelerinde görenlerden kimileri Trablus’ta bundan sonra daha istikrarlı bir yönetimin yolda olduğunun işareti saydı, kimileri de, ‘Trablus tamamdır’ diye şimdiden sonucu ilan etti...

Bunlar doğru mudur? Doğrudur. Peki, Libya-Türkiye anlaşmasındaki doğruların ne kadarıdır? Yüzde 30, o da belki...

Bu oran o kadar düşüktür ki, dış politika kıvamınızı tutturamazsanız hepsi “yanlış”a dönüşebilir...

Ne Libya o kadar dar ne Akdeniz o kadar sığ...

***

Türkiye’nin ‘akıl çapı’nı hâlâ anlamıyorlar, hayret...

Akut muhaliflerden en azından ben ümidi kestim. Fakat, Ankara hükümetini destekleyenlerin dahi meseleyi ‘ilk akla gelenler’ irtifasından görmeleri, görmelerine imkân verilmesi Türkiye’ye haksızlık!

‘Oyun kurma/oyun bozma’ metaforunun müellifi olarak tekrar sormak zorundayız; Türkiye’nin yaptığını anladınız mı?..

İyi o zaman;

TANAP ve Türk Akımı ile bunun Bakü ve Moskova ortakları, Libya anlaşmasından bağımsız olabilir mi?

‘Kanal İstanbul’ açıklaması Libya uzlaşısından müstesna olabilir mi?

Almanya-Fransa-İngiltere-Türkiye toplantısı Ankara-Trablus mutabakatından gayrı olabilir mi?

“Tren”, Gürcistan, Bakü dengeleri, Libya anlaşmasından, anlaşmanın “diğer ayakları”ndan ayrı olabilir mi?..

Hele hele, NATO Zirvesi’nin zamanlamasına oturması tesadüfi veya Yunanistan’ın kudurmuş gibi meseleyi Londra’ya taşıyacağı bilindiği halde Ankara tarafından ıskalanmış olabilir mi?..

***

Washington: “ABD, Libya halkı için güvenli ve müreffeh bir gelecek vaat ediyor. Bunun gerçekleşmesi için dış aktörlerin gerçek taahhütlerine ihtiyacımız var. Özellikle Rusya’nın askeri müdahalesi Libya’nın barış, güvenlik ve istikrarını tehdit ediyor”... (26/11)

Anlıyoruz ki, Amerika Libya krizinde vardı ama şimdi göbeğine sahne kuracak. Rusya açısından da öyle; ABD’ye Ukrayna’da diklendi başardı, Suriye’de yendi, şimdi Libya...

Ağırlıkları farklı farklı olmakla birlikte başka ülkeler de var; Fransa, İtalya, S. Arabistan, Katar, Mısır, BAE, Yunanistan, İsrail. Hepsi tek tek veya kümeler halinde farklı dengeleri destekliyor, bir veya birden çok çıkarı kolluyorlar.

Libya liderliğine oynayan General Hafter, sıradan bir CIA karakteri. Çeyrek asırdır onlarla çalışıyor. BBC şöyle anlatıyor; “Hafter yıllarca Libya lideri Kaddafi’yi devirmeye çalıştı. Üstelik bunu Virginia-Langley’de, CIA merkezine yakın sürgün evinden yaptı”... (08/04.)

Hafter’i Kahire de destekliyor. BAE destekledi hatta şimdi Moskova da! Bu ciddi bir hal. ABD yine net değil. Libya’nın eski BAE büyükelçisini sahaya sürdüğü ve bunu Hafter’in Rusya’ya kaymasına yanıt olarak kurduğu iddia ediliyor. Ama yukarıdaki taze açıklama ABD’nin Rusya’daki varlığından kesin biçimde rahatsız olduğunu gösteriyor.

***

Peki, Libya’yı iki hatta üç süper güç için gırtlak gırtlağa getirecek kadar değerli kılan ne?..

Petrol? Evet.

Akdeniz? Evet.

Yeterli mi? Hayır.

Az mı?

Değil ama asıl; Washington Libya’yı, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin merkezi şu an Almanya-Stuttgart’ta bulunan Afrika Komutanlığı’nın üssü haline getirmek istiyor.Rusya’nın Libya’ya abanması ve Türkiye’nin de bu kaotik dengenin arasına kama/terazi sokması o!

Libya’nın ardı Afrika. Akdeniz’i kim bilir kaça katlayacak keşfedilmemiş kaynaklar. Türkiye’nin ve Çin’in Afrika’daki yatırımları, hedefleri malum. Rusya? 23 Ekim’de Soçi’de gerçekleştirilen devasa ‘Rusya-Afrika Zirvesi’ de böylece yerine oturuyor!

Pekin ve Moskova’nın bu kıtadaki mevcudiyetleri bile Batı’ya pahalıya patlıyor. Çünkü Afrika ülkeleri ABD ile masaya yeni pazarlık şartlarıyla oturuyorlar.

Rusya’nın burada ‘askeri işbirliklerini’ öne çıkarmasını da anımsayalım... “Rusya Kuzey Filosu’na bağlı Mareşal Ustinov füze kruvazörü, Çin ve Güney Afrika donanmalarının da katılacağı deniz tatbikatı için Cape Town’a girdi”... (24/11, Sputnik.)

Çin: “Bu tatbikat tarihidir. Üç ülke için türünün ilk örneğidir. Üç ülke arasındaki ilişkinin başlangıç noktasıdır”... (27/11)

***

Libya, NATO’nun Afrika kıtasına girmesi için mükemmel bir kapı. Öte yandan Rusya, Suriye’nin üzerine bir de Libya’ya yerleşirse NATO’nun Akdeniz’deki varlığı sendeler. Rusya ve Libya’nın, Sovyet dönemine dayanan yakın siyasi, askeri ve ekonomik bağları da var. Türkiye’nin de öyle. Artı, tarihi bağ!

Londra-NATO zirvesinin arifesinde gelen Türkiye-Libya anlaşmasının Akdeniz’in bildik sorunlarından beslenen gerekçeleri var ve bunlar kritik ama.. Daha fazlasına ‘giriş’ bunlar işte...

Rusya-Fransa-Mısır üçgenini takip etmeliyiz. Körfez ülkeleri-ABD planlarının nasıl güncellendiğini izlemeliyiz. Türkiye, Akdeniz ve Libya’ya, yani “büyük savaş alanı”nın kapısına yüklendi. Yunanistan’ın hırsla, “bu anlaşmanın içeriği nedir” sorgusunu merak etmeliyiz, çünkü o sormuyor!

Şimdi; NATO’da Türkiye elindeki kozlara bir yenisini eklemiş oldu. Peki, ‘kiminle birlikte’? Rusya’yla mı Amerika’yla mı Çin’le mi?

Tek başına!

Peki, Libya’da onu yanına almak isteyen olmaz mı?

NATO zirvesi o işte.

Herkes Türkiye’yi izliyor olacak. Siz de gözünüzü ayırmayın. Çünkü ne yapacağı, hatta yaptıklarının gerçek nedenleri bile belli olmuyor...

TANAP’ta bir hazımsız
Gündem
TANAP’ta bir hazımsız
Azerî doğalgazını Avrupa’ya taşıyacak TANAP Projesi’nin İpsala’daki açılış töreni Yunan protestosuna sahne oldu. Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Doğu Akdeniz’ ve ‘Libya’ mesajlarından rahatsız olan Yunan Bakan Yardımcısı İkonomu, şov yaparak salonu terk etti.
Yeni Şafak
TANAP Avrupa’ya bağlandı
TANAP Avrupa’ya bağlandı

Geçen yıl Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin (TANAP) tamamlanması ile beraber bu boru hattı üzerinden Türkiye’ye ticari gaz akışı başlamıştı. Cumartesi günü Edirne’nin İpsala ilçesinde gerçekleşen tören ile de TANAP’ın, devamı niteliğindeki Trans Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı (TAP) ile bağlantısı gerçekleşmiş oldu.

Yani TANAP ile gelen doğal gazın Avrupa’ya TAP üzerinden taşınması hazır hale gelmiş oldu. TANAP’tan TAP’a biz hazırız mesajı verilmiş oldu.

GÜNEY GAZ KORİDORU’NUN TAMAMLANMASINA AZ KALDI

TANAP, Güney Gaz Koridoru’nun en önemli ve stratejik halkasıdır. Bilindiği üzere Güney Gaz Koridoru, Güney Şahdeniz’den başlayıp İtalya’da son buluyor. Bu koridor şu üç boru hattında oluşmakta; Güney Kafkasya Doğal Gaz Boru Hattı (SCP), TANAP ve TAP.

Güney Gaz Koridoru’nun başlangıç hattı olan Güney Kafkasya Doğal Gaz Boru Hattı, Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye sınırına ulaştırılarak TANAP ile birleştirildi. TAP projesinin tamamlanmasıyla da ilk defa Azerbaycan gazı Türkiye üzerinde Avrupa’nın içine ulaştırılmış olacak. Yani Hazar Havzası ile Avrupa pazarları birleşmiş olacak.

Şimdi sırada Türkiye-Yunanistan sınırında TANAP’a bağlanacak olan TAP’ın tamamlanması ve dolayısıyla Güney Gaz Koridoru’nun hayata geçirilmesi var.

NE KADAR DOĞAL GAZ TAŞINACAK?

Türkiye’nin TANAP ile 2020 yılının Haziran ayı itibariyle hedeflediği yıllık 6 milyar metreküp doğal gazı alması bekleniyor. TAP’ın tamamlanlanması ile beraber Azerbaycan gazı, Güney Gaz Koridoru vasıtasıyla gelecek yıldan itibaren Avrupa pazarlarına da ulaşmış olacak.

Hedeflenen toplam doğal gaz miktarı 16 milyar metreküp olup, bu miktarın 10 milyar metreküpünün Avrupa’ya ve 6 milyar metreküpünün ise Türkiye’ye ihraç edilmesi planlanmaktadır.

Sonrasında da TANAP’ın doğal gaz taşıma kapasitesinin 16 milyar metreküpten 31 milyar metreküpe çıkarılması planlanıyor.

TANAP’IN TÜRKİYE VE AZERBAYCAN İÇİN ÖNEMİ NE?

TANAP ile birlikte Azerbaycan, Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde Rusya’dan sonra ikinci ülke konumuna yükselecek.

Türkiye TANAP ile doğal gazda enerji arz güvenliğinde, kaynak ve ülke çeşitliliği sağlamış olacak.

Avrupa’ya gaz vermeye hazır duruma gelen TANAP, Türkiye, Ortadoğu ve Avrupa’nın en uzun ve en geniş çaplı uluslararası doğal gaz boru hattı olma özelliğine sahip bir proje.

TANAP, bölgede Türkiye ve Azerbaycan’ın enerji alanındaki stratejik iş birliğini sağladığı gibi Türkiye için enerji arz güvenliğini, Azerbaycan için de enerji talep güvenliğini sağlayan simge bir proje haline geldi.

TANAP, bölgede diğer ülkelerin Türkiye ile gerçekleştirecekleri projeler için ilham verici ve yeni projelerin gerçekleştirilmesi açısından da simge bir proje.

ANKARA BU KADAR SAHİPSİZ Mİ?

Bu Pazar, sabahın erken saatlerinde yolum AŞTİ’ye düştü.AŞTİ’deki karmaşayı, kuralsızlığı, vurdumduymazlığı ilk defa gördüm desem yanlış olmaz. Yol üstünde park eden araçları mı, çalışmayan ödeme noktalarını mı, oluşan kuyrukları mı ve insanları çileden çıkaran karmaşayı mı söylesem.

Terminale girmek ve yolcuyu alıp çıkmak için 35 dakika ücretsiz süre var ama bu sürede çıkmak neredeyse imkansız. Terminalden çıkmak için bir saatten fazla zamana ihtiyacınız var. Dolayısıyla AŞTİ yönetiminden kaynaklanan aksaklıklar yüzünden ücretsiz ödeme zamanı geçirdiğinizden dolayı ödediğiniz haksız park ücretleri de cabası.

Ankara’nın merkezinde Hindistan’daki tren istasyonları canlandı kafamda. Hiç yakışmıyor Ankara’ya bu görüntüler.

Çok mu zor bir ödeme yazılımı yazmak? Çok mu zor koca terminalde sorumlu kişileri görmek? Hiç mi denetleyeni yok bu koca terminalin?

Mansur Bey, sabah bir ziyaret edin de bakın başkentin otobüs terminalinde neler var?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.