99 yazardan 8 ciltlik dev eser
Hayat
99 yazardan 8 ciltlik dev eser
Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay'ın editörlüğünde hazırlanan "Tanzimat'tan Günümüze Türk Düşünürleri" eserinde 99 yazar dönemin siyasi, idari, sosyal, bilim felsefesi, ahlaki, edebi, dini ve tasavvufi düşünür ve düşüncelerini ele aldı.
AA
Hakikatle vazifeli olanlar FETÖ’den sonra nal topluyor
Hayat
Hakikatle vazifeli olanlar FETÖ’den sonra nal topluyor
Tasavvuf tarihimizin 40 ismine yer verdiği kitabı “Tanzimât’tan Cumhuriyet’e Derviş Tekke ve Hüzün”de Prof. Dr. Mustafa Kara, birçok meseleye de ışık tutuyor. Dinî hayatı, hakikatin peşinde olan bir cihat olarak tanımlayan Kara, “Bazı cemaatların parsa toplama peşinde olduğu, hakikati görüp bütün çıplaklığıyla ifade etme vazifeleri olanların da nal topladığı görülmektedir” diyor.
Yeni Şafak
24 Nisan’a nasıl gelindi?
Düşünce Günlüğü
24 Nisan’a nasıl gelindi?
1829’dan sonra Hristiyanlar üzerinde hamilik hakkını kendinde göre Rusların bu faaliyetlerine mukabil İngiliz ve Fransızlar da iktisadi ve politik çıkarları gereği Ermenilere yakınlaşmada, Ruslarla adeta bir yarış içine girerler. Bu yarış Ermeni etnikçiliğini doğurur ve tedrici olarak kiliseler, patrikhaneler, okullar, cemiyetler ve son tahlilde terör komiteleri vasıtasıyla Türkler ile karşı karşıya getirir.
Yeni Şafak
Entelektüel sürgünler
Ayşe Böhürler
Entelektüel sürgünler
Edward Said’e göre entelektüel sürgün, marjinal ve yabancıdır. Said “marjinal” nitelemesini “toplumsal otoritelere karşı hakikati söyleyebilme gücü” anlamında kullanır. İktidara ve toplumsal otoritelere ait olamama haliyle de entelektüeli yabancı olarak tanımlar. O bağımsız fikirler ileri sürebilen bireydir.Cemil Meriç ise entelektüeli “daima gergin bir şuur, itiraz ve isyan” halinde görür. Bu hal de yapısı gereği otoriteyle mücadeleyi beraberinde getirdiği için entelektüeller için gönüllü veya ...
Çağımızın karşıtlıkları çok daha derin talepler üzerinden kurulacak
Selçuk Türkyılmaz
Çağımızın karşıtlıkları çok daha derin talepler üzerinden kurulacak
Tanzimat sonrasında ortaya çıkan ve günümüze kadar ulaştığını zannettiğimiz fikir hareketleriyle ilgili olarak devamlılıklardan mı bahsetmeliyiz yoksa dönemleri kendi içinde mi değerlendirmeliyiz? Eğer dönemler kendi içinde değerlendirilirse ortaya çıkan devamlılık ve sürekliliklerle birlikte yaşanan büyük farklılıklar sağlıklı bir değişime mi işaret ediyor? Ya da artık yeni bir durum mu geçerlidir? Bu sorular örneklerle açıklanmazsa fazla bir anlama sahip olmayacaktır. Örneğin Batılılaşma sürec...
Tarihlerden bugün: Islahat Fermanı ilan edildi
Özgün Haberler
Tarihlerden bugün: Islahat Fermanı ilan edildi
Rusya'nın Ukrayna'yı ve gündemi işgal eden girişimi ardından bugün, 28 şubat Kırım Harbi’nin son yıllarına doğru hazırlanan Islahat Fermanı'nı akıllara getirdi. Osmanlı İmparatorluğu içinde Müslüman olmayanlara verilen haklar açısından büyük önem taşıyan bu fermanı gelin hep birlikte tekrar hatırlayalım.
Yeni Şafak
Kakofoni ahenge karşı
Kakofoni ahenge karşı
Kakofoni, ses uyumsuzluğu...Her kafadan bir ses çıkması...Ancak o sesler birbirine uymaz... O sesler kendi arasında bir melodi yaratmaz... Dahası, kimin ne dediği anlaşılmaz...Video: Kakofoni ahenge karşıKakofoni kimi sözlüklerde çıkakları yakın seslerin art arda gelmesi sonucu söyleyişin kulağı rahatsız etmesi olarak tanımlanıyor.Bu durum, tek kişinin ağzından çıkan uyumsuz ve anlaşılmaz hecelerden veya sözcüklerden oluşabileceği gibi; çok kişinin bir arada konuşup çığrışmasından da meydana gelebilir. Televizyon ekranlarında sergilenen tartışma programlarında sıkça karşılaştığımız tablolar cümlesindendir bu durum...Acaba neden aynı olay, aynı kelime aynı bağlam bütünlüğü içinde kavranamıyor ve kakofoniye yol açıyor? Çünkü daha başta aynı kelime farklı bağlamlarda kullanılır olmaya başladı. Sözlükte aynı kelimeye kimileri yerli kültürün öngördüğü bağlamla ilintili bir anlama yüklerken, kimileri aynı kelimeye Batı kökenli bir anlam yakıştırmaya çaba gösteriyor. Talihsizlik şurada: aslında o kelimeye yüklenen anlam ne tam olarak Batı kültüründe bir karşılık buluyor, ne de yerli kültürümüzde o kelimeye yüklenmek istenen anlam mevcut... Böylece iki cami arasında kalmış beynamazın durumu ortaya çıkıyor...Sonuç şu: insanlar birbirine kızıyor, birbirine yumruk sallıyor, birbirini anlayışsızlıkla suçluyor, kendinden başka kimsenin haklı olabileceğini kabul etmiyor... İşte tam da kakofoni hali... Hoşgörüsüzlüğün, birbirini anlamayı reddedişin onmaz girdabı...Çaresi var mı? Var elbet... Aynı kültürün ortak terimlerinde buluşmak... Ortak terimlerden uzaklaşmamız için bir Tanzimat fiskesi yetti. Aynı terimlere ortak çıkmamız için farklı bir Tanzimat hareketine mi ihtiyaç bulunuyor, bilemiyorum.Tenafür-ü kulûb halinin müellefetül kulûba dönüşmesi o kadar kolay başarılabilir mi, emin değilim...
Beklenen, beklenen’i öncü kuşaklarla gerçeğe dönüştürebilir…
Yusuf Kaplan
Beklenen, beklenen’i öncü kuşaklarla gerçeğe dönüştürebilir…
Bu ülkede devlet ele geçirildi devletin omurgasını oluşturan milletin ruhunun düşmanları tarafından.Azgın bir azınlık, makul çoğunluğa hükmediyor her alanda iki asırdır.Türkiye, gücünü Tanzimat’la birlikte kaybetmeye başladı; Meşrûtiyetlerle birlikte güçten kuvvetten düştü; yönünü kaybetti. Cumhuriyet’le birlikte İslâmî yönünü ve yörüngesini terketti; “at”tan düştü, tarihten sürüldü, yolunu şaşırdı, yörüngesini kaybetti, tarih yapan bir aktörden tarihte tatil yapan bir figürana, Batı tarihinin b...

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.