Tasavvuf, tevil ve felsefe
Tasavvuf, tevil ve felsefe
Tasavvuf ilk başta olduğu gibi, takva, zühd, nefs tezkiyesi, ahlak ve duygu eğitimi olmaktan çıkar, Kitabın ve Sünnetin sınırlarını zorlarsa ya batıni tevillere ya da felsefeye kayar. Bu da ucu bucağı olmayan tehlikeli bir deryaya dalmak demektir, sahili selameti de yoktur. Kendi muhayyile dünyalarında ‘Tanrı’nın, dinin ve varlığın kendilerince açıklamalarını yaparlar. Karanlık bir dünya olduğu için de hiçbirinin tevili ve felsefesi öbürüne benzemez. Hepsi hayal mahsulü bablar, makamlar, mertebe...
Tasavvufun afetlerinden
Tasavvufun afetlerinden
Afet, bela ve musibet gibi kötü şeyler demektir. Ama nimetlerin kötüye kullanılmalarına da afet denir. Mesela gözün afetlerinden söz edilir. Harama bakmak onun bir afetidir. Kulak öyledir, kalp öyledir. İlmin bile afetleri olur. Onu kötüye kullanma, onu Allah’tan başkası için talep etme ilmin afetlerindendir. Tasavvufun afetleri denince de onun doğru anlaşılmaması halinde sebep olacağı zararlar kastedilir.Önceki yazımızda bazı tasavvuf erbabının çok zayıf ya da asılsız sözleri hadis diye naklede...
Tasavvuf ve Hadis
Tasavvuf ve Hadis
Tasavvuf üzerinde neden bu kadar çok duruyoruz? Çünkü en başta söylediğimiz gibi tasavvuf küçük bir mesele değildir, gönülleri fethetmek suretiyle İslam’ın çok geniş coğrafyalara yayılmasının şerefini omuzlarında taşıdığı gibi, bozulmuş haliyle İslam ümmetinin fırkalara bölünüp parçalanmasının, büyük bir kısmının Batınilik sapıklığına duçar olmasının, takdis ile kulun kula kul edilmesinin, ümmetin meskenet ve geri kalmışlığının da günahını sırtında taşımaktadır. O halde müslümanlar onu doğru anl...
Tasavvuf ve tefakkuh
Tasavvuf ve tefakkuh
Tasavvufla ilgili yazılarımızın geri dönüşlerinden yazıların maksadına ulaştığı anlaşılıyor. Kısaca yapmak istediğimiz şey tasavvuf düşmanlığı değil. Çünkü kategorik olarak tasavvufa düşmanlık etmenin tasavvufu da İslam’ı da anlamamak olduğunu hep söylüyoruz. Karşı olduğumuz bazı tarikatların tasavvufun gücünü kullanarak insanları sömürmesi, akletmelerine engel olması, İslam’ın muhkem nasları dururken uydurma sözlere tutunarak batıni garabetlere ve bidatlere tutunmaları, takdis etmeleri ve edilm...
‘Tasavvufu niçin eleştiriyorsunuz’?
‘Tasavvufu niçin eleştiriyorsunuz’?
Bu yazı serisinde tasavvuf ehli başta olmak üzere beklemediğim kadar tebrik ve teşekkür, aksine beklediğimden çok daha az tepki ve suçlama aldım. Bunu hayra yoruyorum. Demek ki, işin ehli meselenin farkında, ancak kimse risk almak istemiyor.Kalemine sağlık diyenlerin yanında neden tarikat ‘eleştirisi’ yapıyorsun diyenler de az da olsa var. Cevap vereyim, sonra devam ederiz: Eleştiri, elemekten gelir. Bir insan eleştiri yapıyorsa demek ki, eliyor ve iyilerle kötüleri birbirinden ayırmak istiyor. ...
Tarikatlar eleştirilebilir mi, eleştirilmeli mi?
Tarikatlar eleştirilebilir mi, eleştirilmeli mi?
Tasavvufla ilgili olarak şimdiye kadar söylediklerimizin özeti şu:Tasavvuf denince ilk zamanlarda anlaşılan zühd, takva, bunun daha da ileri derecesi olan vera’, ihsan düzeyinde ibadet, tezkiye-i nefs yani duyguların eğitimi, imandan doğan sevgi ve İslam kardeşliği, dayanışması ve bunlar için çabalamak İslam’ın bizden istediği şeylerdir, hatta bunlar İslam’ın özüdür ve her birerlerini tek tek saymak yerine hepsine birden ‘tasavvuf’ demenin bir sakıncası yoktur. Hiçbir mümin bu saydıklarımıza kar...
Tasavvuf fıkhu’l-bâtın ya da İhsan olabilir mi?
Tasavvuf fıkhu’l-bâtın ya da İhsan olabilir mi?
Tasavvufun tanımlamaya devam edelim. Bilindiği gibi bazıları ona ‘fıkhu’l-bâtın’, yani iç dünyamızın, duygularımızın fıkhı derler. Onu en güzel anlatan tariflerden birisi budur. Çünkü biz sadece etimizden kemiğimizden ve zahir/dış duyularımızdan ibaret değiliz. İç/batın duygularımız bundan çok daha fazladır ve karmaşıktır. Onların da düzenli çalışıyor olması gerekir. Gönlümüz, tasavvurlarımız, hayallerimiz, zanlarımız, hissedişlerimiz düzensiz, ölçüsüz olabilir mi? Kaldı ki, zahir eylemlerimiz d...
Tasavvufu nasıl anlamalıyız?
Tasavvufu nasıl anlamalıyız?
Tasavvufu konuşurken duygusal ve ideolojik lehtarlık ya da aleyhtarlıktan uzak olmaya çalışacağız.İslam’ın lehinde ve aleyhinde bu kadar çok konuşulan başka bir alanı olmadığına göre aklı başında bir müminin bu konuda hakikati araması ve inandığına ikna olması gerekir. Allah bizden bunu talep ediyor; ‘Aklınızı kullanmıyor musunuz?’, ‘yaşayan da bir delille yaşasın, ölen de bir delille ölsün’ gibi ayetler bu talep için ne bir konu sınırlaması ne de şöyle değil de böyle insanlar sınıflaması yapar....

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.