Karantina günlerinin gizli kahramanları!
Karantina günlerinin gizli kahramanları!

Dünyanın her yerine her türlü ürünün satıldığı ve alındığı bir dönemde salgının herkesi eve hapsetmesi lojistiğin geleceğin sektörü ve mesleği olacağını gösterdi.

Salgın günlerinde herkes hayatını eve sığdırırken, lojistikçiler gıdadan sağlık malzemelerine kadar birçok ürünü taşıyarak karantina günlerinin gizli kahramanları oldular.

**

Yeni koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle hayatımızda birçok şey değişti ve dönüştü.

İşimizi, okulumuzu, hayatımızı evde sığdırsak da sağlık, güvenlik ve lojistik hizmetleri devam etti.

Yurt içinde ve yurt dışında taşımacılık ve lojistik hizmetleri verenler, salgın döneminde sokağa çıkma yasağından muaf tutuldular.

Hükümetler tarafından da ‘temel hizmetler’ içinde değerlendirilen lojistik hizmetleri, her ne koşul altında olursa olsun dünyada ve Türkiye’de kesintisiz sürdü.

Özellikle gıda ürünlerinin ve maske, siperlik vb. kişisel korunma ekipmanlarının dağıtımında kritik rol oynayan lojistik sektörü salgın döneminde en yoğun mesai harcayan sektör oldu.

İnsanların daha fazla evde kaldığı salgın döneminde e-ticarette de artış gözlemlendi ve bu da yeni iş modellerinin doğmasını tetikledi.

**

“Lojistik öyle bir meslek ki; dün vardı, bugün var ve gelecekte de var olacak. Gelişecek, değişecek, dönüşecek ancak hep bir şekilde var olmaya devam edecek. Lojistik; iyi günde, kötü günde, hastalıkta, sağlıkta her daim tüm insanların gereksinimlerini karşılamak üzere çalışan, dinamik bir sektör olarak büyümeye devam edecek. Böyle bir sektörün içerisinde yer almak geleceğe yatırım değil midir?”

Beykoz Üniversitesi Lojistik Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ezgi Uzel Aydınocak’ın söyledikleri bu sözler, meslek seçiminde kararsız kalan, mezun olduğunda kolay iş bulmak isteyen, bu alanda yetenekli olduğunu düşünen, maddi ve manevi alanda doyum sağlayabileceğine inanan gençlere fikir verebilir!

Lojistiğin varsa satarsın

Türkiye, taşımacılık sektöründeki yaklaşık 18 milyar dolar cirosuyla dünyada ilk 20 ülke arasında yer alıyor.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi haklı bir şekilde diyor ki; Dünyanın en iyi ürününü de yapsanız eğer profesyonel bir servis ağınız yoksa ürününüzü satamazsınız.

Zaten hali hazırda Türk Ticaret Merkezleri (TTM) ürünlerin tanıtılması, depolanması, lojistik ve finansal olarak hizmet vermek ve pazara girişlerini kolaylaştırmak için 7 ülkede faaliyet gösteriyor.

TTM’ler ABD, İngiltere, Almanya, İtalya, Rusya, Kenya, BAE’de konumlanmış durumda.

En son Dubai’de Ticaret Bakanlığı desteğiyle mobilya sektörüne yönelik bir TTM kuruldu.

**

ABD ve Çin gibi ülkelerin ekonomilerini desteklemek için aldığı korumacılık önlemlerinin salgınla birlikte daha da artış gösterdiği bu dönemde lojistik sektöründe her yaşanan gelişme ihracatçıların ve hedef ülkelerle ikili ticaretin lehine olacak.

Bu süreçte neye ihtiyacımız var?

Türkiye’nin dünya geneline hizmet sunan bir e-ticaret merkezi haline gelmesi yolundaki süreci hızlandıracak lojistik merkezlerine ve e-ticarette iş birliklerine. Bunun için ne yapılmalı?

Yeni nesil ticaret köprüleri oluşturulmalı.

Ticaret Bakanlığı İhracatçı Birlikleri ve lojistik sektörüyle bir araya gelmeli, hedef pazarlara erişimi kolaylaştıracak, var olan pazarların büyümesini sağlayacak lojistik merkezleri bir an önce hayata geçirilmeli.

Lojstik merkezleri bize ne tür kazanç getirecek?

Tedarik üsleri, e-ihracatta hızlı teslimat ve iade maliyetlerinin azaltılmasında büyük rol oynayacak.

**

Eskiden müşteri çok, mal azdı o yüzden alıcı satıcının ayağına giderdi.

Şimdi mal çok hem de aşırı çok, alıcı ise az ve gelir bozukluğuyla da gittikçe azalıyor.

Artık satıcı müşterinin ayağına gitmek ve alıcının gelir durumuna göre mal üretmek zorunda.

Devir, ürünü müşteriye en kolay ve en hızlı ulaştırma devri.

Bunun yolu da bugün e-ticaretten ve lojistik sektöründen geçiyor.

**

Dijital teknoloji, ticaret modellerini çok hızlı değiştiriyor değiştirmeli de.

Çünkü değişim kaçınılmazdır.

Normal olan değişime ayak uydurmaktır.

Ancak pergelin diğer ayağı hiç değişmemelidir; O da dürüstlüktür…

Bakan Varank'tan Satın Alma Yöneticileri Endeksi değerlendirmesi: Pek çok ülkeden pozitif ayrıştık
Ekonomi
Bakan Varank'tan Satın Alma Yöneticileri Endeksi değerlendirmesi: Pek çok ülkeden pozitif ayrıştık
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi'ndeki (PMI) artışa ilişkin, "Şubat 2011'den bu yana endekste en yüksek seviyeyi görerek pek çok ülkeden pozitif ayrıştık. Üretim cephesinde beklentiler olumlu" ifadelerini kullandı.
AA
Milli elektronik kelepçe eylülde Adalet Bakanlığına teslim edilecek
Ekonomi
Milli elektronik kelepçe eylülde Adalet Bakanlığına teslim edilecek
Yerli ve milli elektronik kelepçe geliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sanayi İşbirliği Projeleri (SİP) kapsamında millileştirilen elektronik kelepçelerin eylül ayından itibaren test amaçlı olarak Adalet Bakanlığına teslim edilmeye başlanacağını belirterek, "Artık kimseye muhtaç olmadan bu ürünü kendi ihtiyacımızı görecek şekilde kullanabileceğiz. Yurt dışından bu ürüne dönük talepler var. Burada da ihracat potansiyeli var." ifadelerini kullandı.
AA
Yerli otomobil sonrası cazibe merkezi oldu: Çok sayıda şirket teker teker ofis açıyor
Ekonomi
Yerli otomobil sonrası cazibe merkezi oldu: Çok sayıda şirket teker teker ofis açıyor
Geçtiğimiz günlerde fabrika inşaatının temeli atılan yerli otomobilin merkezinin yer aldığı Bilişim Vadisi cazibe merkezine dönüşüyor. Yerli otomobilin üretim süreçlerinde yer almak isteyen çok sayıda uluslararası teknoloji firması, Kocaeli'de yer alan vadiye gelerek teker teker ofislerini açmaya başladı. Konuyla ilgili konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise, "Otomotiv sektörüne hizmet veren uluslararası teknoloji şirketleri için Bilişim Vadisi bir cazibe merkezi olmaya başladı. Otomotiv endüstrisinde önemli bir konuma sahip EDAG, vadide yerini aldı. Yine uluslararası şirketlerden FEV ile sözleşme imzalandı" dedi.
DHA
Çocukların gülüşlerini satın alan adam
Çocukların gülüşlerini satın alan adam

Alışveriş Merkezi’nin birinde kasada sıra beklerken iki sıra önümdeki çocuğun parasının aldığı şeye yetmediğini duydum.

Kasadaki kız “İçlerinden birini seçmek zorundasın” dedi.

Çocuk bir elindeki çikolataya bir de ucuz colaya baktı, çikolatayı bıraktı, colayı alıp göğsüne bastırdı.

Çikolatası belki 50 kuruş bile değildi. Hiç seslenmedim. Kasadan geçtim dışarıda çocuğu yakaladım.

“Bu cola öyle kuru kuru içilir mi gel bir şeyler alalım yanına” dedim.

Tuttum elinden, daldık tekrardan alışveriş merkezine.

“Kucağına doldurabildiğin kadar çikolata alabilirsin” dedim.

-“Kucağım küçük koynuma koyuyum mu” dedi.

“İyi fikir neden olmasın” dedim.

Gördüğü ne varsa aklına düşen, ikişer tane aldı.

Kasaya gittik, yürüyen bandın üzerine oturttum, kasadaki kıza bandı yürütmesini istedim.

Elinde cola ile bandın sonuna kadar gülerek geldi.

Ayağa kalktı karnını açtı, çikolataları tezgâha düştü.

Kız güldü.

Çocuk güldü.

Dünya güldü.

Neyse hesabı ödedik, poşet alıp ne aldıysak koyduk içine.

Dışarı çıkınca bana boynunu geriye atarak baktı.

“Keşke iki tane de bardak olsaydı” dedi.

-“Ne yapacaksın colayı, beraber mi içicez, sağol ben içmem cola. Haydi şimdi doğru evine” dedim.

-“Yok sana değil. Her şeyden iki tane ama cola bi tane. Kız kardeşim ağlar” dedi.

Bir daha daldık markete, bir cola daha aldık.

Bir daha güldük.

Bir daha mutlu olduk.

Çocuk arkasına bakmadan koşarak eve gitti.

Market kapısının önünde, arkasından bakarken kasadaki kız yanıma geldi.

-“Tanımıyorsunuz di mi bu çocuğu” dedi.

-“Yoo” dedim.

- “Neden boyle bir şey yaptınız o zaman” dedi.

-“Çünkü çok zenginim ben” dedim.

-“Haa o zaman tamam” dedi. “Size dokunmaz. Ne iş yapıyorsunuz” dedi.

-“Çocukların gülüşlerini satın alıyorum” dedim.

Sosyal medyada dolaşırken ilgimi çeken ve okuyup hoşuma giden bir hikayeydi bu.

Yaşanmış olsun ya da olmasın önemli değil.

Belki de birçok insanın yapmak isteyip de başına gelmediği için veya göremediği için yapamadığı bir şey olduğu için hoşuma gitmişti.

Öncelikler farklı olunca birçok güzellikleri ıskalarsın hayatta.

O yüzden arada bir önceliklerimizi gözden geçirmemiz lazım.

Herkes çoluk çocuk, ya da zengin veya yoksul; yoksulun ihtiyaçları maddi, zenginin manevidir yani herkes ihtiyaç sahibidir aslında.

Ve herkes bu ihtiyaç sahiplerini mutlu edecek kadar para ya da gülücük sahibidir.

Çalışıp ter dökmeden doğuştan verilen bir zenginlik bu.

Kullanmazsan yazık olur.

Hem koşuyoruz hem korkuyoruz

İnka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yeli rehberle yola koyuluyor.

Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.

Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola koyuluyorlar, sonunda tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına geliyorlar.

Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor,

- “Hiç anlayamadım, niye yolun ortasında oturup saatlerce yok yere bekledik? “

Yaşlı rehberin cevabı;

-”Çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetişmesini bekledik...”

Teknoloji asrında hız tutkusu bizi birçok hazdan mahrum ediyor ve biz hayatın güzelliklerinin farkına bile varamıyoruz.

Hayatı yaşarken sanki otobanda gider gibiyiz.

Otobanın sonundaki duraktan hem korkuyoruz, hem de acele etmekte ısrar ediyoruz.

“Bu ne yaman çelişki anne” mi diyordu Ahmet Kaya.

İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir

Bir bilgeye zehrin ne olduğunu sormuşlar.

Demiş ki, “İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir.

Fazla güç, fazla dinlenmek, fazla yiyecek, fazla ihtiras, fazla korku, fazla sakinlik, fazla öfke, fazla neşe, fazla nefret hatta fazla iyi niyet.”

Yaşamın özü ve şifası dengede kalabilmektir.

Her insan mutlu olamaz

Ne demişti meçhul yabancı;

Her insan mutlu olamaz.

Çünkü gereğinden fazla özler dünü,

Hakettiğinden fazla düşünür yarını.

Ve hiç haketmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü.

Her insan mutlu olamaz.

Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları,

Hakettiğinden daha büyük umutlarla bekler hayatına girenleri.

Ve asla göremez yanı başındakileri.

Uzmandan, modernite şişmanlığa davetiye çıkarıyor eleştirisi geldi
Teknoloji
Uzmandan, modernite şişmanlığa davetiye çıkarıyor eleştirisi geldi
Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken birçok işi de efor sarfetmeden yapmamıza olanak sağlıyor. Bu konuda ise uzmanlardan uyarılar geliyor.
IHA
Gaziantep'ten çıktılar: 134 ülkeye teknoloji transferi yaptılar
Teknoloji
Gaziantep'ten çıktılar: 134 ülkeye teknoloji transferi yaptılar
Antepli bir grup girişimci gencin geliştirdiği teknoloji 134 ülkede kullanılıyor. GAÜN Teknopark'ta faaliyet gösteren yazılımcı gençlerin tasarladığı mobil uygulamalar 100 bini aşkın kullanıcı tarafından akıllı telefonlarına indirildi. Uygulamalar günlük yaşama ve sorunların çözümüne katkı sağlıyor.
AA
Türkiye elektrikli otomobilde şarja bastı: Türkiye’nin enerjisini yeniliyor
Teknoloji
Türkiye elektrikli otomobilde şarja bastı: Türkiye’nin enerjisini yeniliyor
Yerli otomobilin şarj altyapısının kurulması için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kolları sıvadı. Türkiye 2022’de banttan inecek seri üretim ilk yerli otomobillerin heyecanını yaşarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da şarj istasyonlarının kurulması için çalışmalara başladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Enerji politikalarımızı hem üretim-tüketim hem de teknoloji noktasında eşgüdüm halinde yürütüyoruz. Enerji portföyümüzde yerli ve yenilenebilir enerjinin payını artırarak hem Türkiye’nin enerjisini yeniliyor hem de konjonktürel gelişmelere karşı daha dirençli bir altyapı oluşturuyoruz" dedi.
IHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.