Libya'da Hafter güçleri safkan at çiftliğini de yağmaladı
Dünya
Libya'da Hafter güçleri safkan at çiftliğini de yağmaladı
Libya'nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter, başkenti ele geçirmek amacıyla başlattığı saldırı sırasında ünlü safkan atları barındıran çiftliği de yağmaladı. Eş-Şaab Safkan At Yetiştirme Çiftliğinin kurucusu İmad eş-Şaab:- "Çiftliğin kapılarını arabalarla kırarak içeri girmişler. Atlar, insanlık dışı biçimde taşınarak çalınmış. Bazılarının bacaklarına ateş açılmış. Çiftliği mezbahaya çevirmişler. Atların kanı adeta sel olup akmış." ifadelerini kullandı.
AA
Libya'da hükümet güçlerinden Sirte kentine geniş çaplı askeri sevkiyat
Dünya
Libya'da hükümet güçlerinden Sirte kentine geniş çaplı askeri sevkiyat
Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı güçler, Sirte kentini darbeci General Hafter'e bağlı milislerden temizlemek için kente geniş çaplı askeri sevkiyat gerçekleştirdi. Yüzlerce askeri araçtan oluşan konvoylar Sirte'ye doğru hareket etti.
AA
Bakan Akar'dan Libya açıklaması: Kardeşlerimiz bu sıkıntılardan en kısa sürede kurtulacaktır
Dünya
Bakan Akar'dan Libya açıklaması: Kardeşlerimiz bu sıkıntılardan en kısa sürede kurtulacaktır
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya temasları sırasında açıklamalarda bulundu. Akar, 'Libya Libyalılarındır diyoruz. Libyalı kardeşlerimizin bir an önce sıkıntılarından kurtulması en samimi dileğimizdir' dedi.
IHA
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya Başbakanı Serrac ile görüştü
Dünya
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya Başbakanı Serrac ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es-Serrac ile bir araya geldi. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası kapsamında yapılan faaliyetleri yerinde incelemek üzere geldiği Libya'nın başkenti Trablus'taki temaslarını sürdürüyor.
IHA
Milli Savunma Bakanı Akar, Libya'da
Dünya
Milli Savunma Bakanı Akar, Libya'da
Mutabakat Muhtırası' kapsamında yapılan faaliyetleri yerinde incelemek üzere Trablus'a gitti. Bakan Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in ziyareti dolayısıyla Mitiga Havaalanı'nda askeri tören düzenlendi. Libya Savunma Bakan Yardımcısı Selahaddin Abdullah en-Nemruş, Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed eş-Şerif, Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Abdulhakim Abuhalia ile Türkiye'nin Trablus Büyükelçisi Serhat Aksen ve diğer Türk ve Libyalı yetkililer tarafından karşılanan Bakan Akar, tören kıtasını selamladı.
DHA
Deniz Kuvvetleri Komutanı Özbal Trablus'ta incelemelerde bulundu
Dünya
Deniz Kuvvetleri Komutanı Özbal Trablus'ta incelemelerde bulundu
Türkiye'nin verdiği destekle darbeci Hafter güçlerinden temizlenen Trablus'ta, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal denetimlerde bulundu. Oramiral Özbal, Busetta Deniz Üssü'nde Libyalı mevkidaşı ile bir araya gelerek son durumu değerlendirdi.
Yeni Şafak
Denizlere hâkim olan cihana hâkim olur
Denizlere hâkim olan cihana hâkim olur

Türkler’in Denizler Fatihi Barbaros Hayrettin Paşa’nın ünlü sözüdür, “Denizlere Hakim Olan Cihana Hakim olur”. Gerçekten Osmanlı’nın Cihana hakim olduğu dönemler denizlere hükmettiği dönemlere denk gelmektedir. Günümüzde de ABD ve İngiltere gibi ülkeler deniz hakimiyeti sayesinde, dünyanın her coğrafyasında etkilerini sürdürmektedirler. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye ise yakın zamana kadar bırakın dünyayı kendi etrafındaki denizlerde bile ses seda çıkarmazdı. Ancak, 2000’li yıllardan sonra hem siyasi olarak hem ekonomi olarak güçlenen Türkiye’nin, Ege ve Akdeniz’deki gelişen olaylara paralel olarak buralarda kendini hissettirmeye başladığını görüyoruz.

Özellikle zengin enerji yataklarının keşfedilmesiyle 2000’li yıllarda Doğu Akdeniz bölgesine olan ilgi daha da artırdı. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’in en uzun anakara kıyısına sahip olması ve KKTC ile birlikte bu bölgedeki haklarına sahip çıkması birçok ülkeyi rahatsız etti. Özellikle Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de son yıllarda yaptığı askeri, siyasi ve diplomatik hamleler, başta Yunanistan olmak üzere bu bölgede emelleri olan birçok ülkenin tepkisini çekti.

Türkiye’nin hem bu rahatsızlıklara karşı haklılığını savunması hem de bizim alanlarımız içinde kalan enerji yataklarındaki aramalara müsaade etmemesiyse, Türkiye’nin denizde de güçlü bir konuma geldiğini göstermektedir.

Bunun son örneği, 27 Kasım 2019’da gerçekleştirilen Türkiye – Libya deniz sınırları mutabakat muhtırasıdır. Türkiye, BM’nin tanıdığı Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile yaptığı anlaşma ile Akdeniz’de yepyeni bir dönemi başlattı. Bu anlaşma Doğu Akdeniz’de enerji jeopolitiğini değiştirmesi açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.

Öncelikle, bu anlaşma ile Türkiye ile Libya arasındaki iş birliği gittikçe derinleşiyor. Bunun için UMH hükümetini sonuna kadar desteklememiz gerekmekte. Çünkü Türkiye’nin Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve enerji politikası açısından önemi yüksek olan bu anlaşma, Libya’nın ve diğer bölge ülkelerinin de faydasına. Şöyle ki;

Yunanistan’ın Doğu Akdeniz stratejisini engellemesi ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki yasal ve siyasi haklarını savunabilmesi için bu anlaşma çok yerinde olmuştur. Nitekim, Yunanistan’ın telaşa kapılarak 1977’den beri kabul etmediği İtalya deniz yetki anlaşmasını 9 Haziran’da imzalaması, anlaşmanın ilk önemli etkisidir. Böylece Yunanistan, baştan beri savunduğu adaların karasuları olması temel tezinden vazgeçmiştir.

Bu anlaşma sadece Türkiye’nin değil, Libya’nın da Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarının korunmasını sağlamıştır. Bu anlaşma ile Libya, daha önce Yunanistan’a kaptırdığı yaklaşık 36 bin kilometrekarelik bir bölgeyi geri kazanmıştır.

Bilindiği üzere, Libya’da önemli ve siyasi-ekonomik hayatta etkili bir Türk nüfusu bulunmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye’nin Libya’nın yeniden yapılanma sürecinde kilit rol oynaması bir zorunluluktur. Bu amaçla da geçen hafta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın önderlik ettikleri bir heyet Libya’nın başkenti Trablus’a gitti.

Görüşmelerde enerji, inşaat ve bankacılık alanında iş birliği konuları ele alındı. Bu görüşmelerin ardından;

Türkiye, dokuz yıldır süren savaşın yol açtığı yıkımın giderilmesinde Libya için neler yapabileceğini belirtti. Ülkenin çoğu bölgesi yıkıntı halinde. Ciddi bir altyapı ve üstyapı ihtiyacı var. Türk şirketleri bu çalışmaları hızlı bir şekilde yapabilecek tecrübeye sahip. Özellikle kentlerin tekrar imarı için müteahhitlik hizmetlerine hemen başlayabilecektir. Böylece Türk firmalarının geçmişteki alacaklarının tahsil edilmesi de mümkün olacaktır.

Petrol sahalarında sondaj faaliyetlerinin güvenliği için Türk gemileri destek verecek. Halen petrolünü çıkaramadığı için önemli ekonomik zorluklar yaşayan Libya’da Türkiye sadece deniz yetki alanlarında değil, karada da petrol çıkarma faaliyetlerine katkı sunacak. Türkiye savaş öncesi petrol ihtiyacının %20’sini bu ülkeden karşılıyordu. Petrol ithalatı açısından Libya, Rusya ve İran’a karşı ciddi bir alternatif ülkedir.

Türkiye’nin Trablus’ta banka sisteminin yeniden kurulmasına yardımcı olmak amacıyla Türk danışmanlar gönderilmesi konusunda da mutabık kalındı. Türkiye bu konuda tecrübeli bir ülke. Azerbaycan bağımsızlığına kavuştuğunda, oradaki Merkez Bankasının ve bankacılık sektörünün alt yapısının kurulmasında önemli çalışmalar yapmıştır. Aynı şeyi Libya’da da başarılı bir şekilde yapabilir.

Libya'nın başkenti Trablus'ta, Sisi'ye karşı Libya ve Türk bayraklı gösteri: Türk halkına ve hükümetine teşekkür ediyoruz
Dünya
Libya'nın başkenti Trablus'ta, Sisi'ye karşı Libya ve Türk bayraklı gösteri: Türk halkına ve hükümetine teşekkür ediyoruz
Mısır'ın darbeci Cumhurbaşkanı Sisi'yi protesto eden göstericiler Libya ve Türk bayrakları taşıdı. Trabluslu hemşire Leyla Aşur: "Türk halkına ve hükümetine, Libya'nın güvenlik ve istikrarında yanımızda durduğu için teşekkür ediyorum. Sisi'nin sözleri bizim için hiçbir anlam ifade etmiyor"
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.