Mimarlar Odası’na Danıştay'dan ret
Gündem
Mimarlar Odası’na Danıştay'dan ret
Danıştay, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ankara Şubesi’nin Ulus Tarihi Kent Merkezi’nde Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarıyla ilgili açtığı davayı reddetti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek: “Mimarlar odası ve diğer odalar, artık şehirlerin gelişmesi önünde takoz olamayacak” dedi.
Yeni Şafak
Türk sineması ata ocağında
Hayat
Türk sineması ata ocağında
Türkler, yüzlerce yıl önce ayrıldıklarıı anavatanlarına dizi ve sinemalarıyla dönüyor. Dünyada çıkışını sürdüren Türk dizi ve filmlerine ilgi ata yurdu Özbekistan’da bir tarifsiz. Bunun son örneği, 14. Uluslararası Taşkent Film Festivali’nde Türk oyuncu ve yapımlarına gösterilen ilgide kendini gösterdi. Oyuncu Celal Al, Orta Asya’daki teveccühü “Kan çekiyor” sözleriyle özetlerken, Yönetmen Nazif Tunç ise, “Türk sinemasının yönü, Batı’ya dönüktü. Oysa bizim özlemimiz kültür havzamıza dönük bir sinema yapmak” diyor.
Yeni Şafak
"İstanbul'dan Sevgilerle" sergisi açıldı
Hayat
"İstanbul'dan Sevgilerle" sergisi açıldı
Ressam Devrim Erbil'in "İstanbul'dan Sevgilerle" isimli sergisi, Arnavutluk'un başkenti Tiran'da sanatseverlerle buluştu.
AA
Tarihi Kentler Birliği’nden Fatih Belediyesi’ne iki ödül
Gündem
Tarihi Kentler Birliği’nden Fatih Belediyesi’ne iki ödül
Fatih Belediyesi’nin Tarihi Kentler Birliğinin düzenlediği “Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması”na katıldığı iki proje ‘Süreklilik Ödülü’ne layık görüldü.
Yeni Şafak
Kültürel miras ödülleri belli oldu
Hayat
Kültürel miras ödülleri belli oldu
Tarihi Kentler Birliği’nin (TKB) 21’incisini düzenlediği Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması’nın sonuçları belli oldu. Yarışmaya bu yıl 34 üye belediye, toplam 67 projeyle katıldı.
Yeni Şafak
Safranbolu Kent Müzesi'ne "elektronik rehber"
Hayat
Safranbolu Kent Müzesi'ne "elektronik rehber"
UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesindeki Kent Tarihi Müzesi'nde "elektronik rehber" uygulaması hayata geçirildi.
AA
Göbeklitepe'den Efes Antik Kenti'ne kadar Türkiye'nin 7 bölgesinden en popüler tarihi noktalar
Hayat
Göbeklitepe'den Efes Antik Kenti'ne kadar Türkiye'nin 7 bölgesinden en popüler tarihi noktalar
Coğrafyası ve tarihi ile cennet olan Türkiye toprakları, çağlar boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Bu kadim kültürlerin izlerini taşıyan tüm bu zengin tarihsel ve kültürel miras, binlerce yerli ve yabancı turistin tatil planlarını şekillendiriyor. Göbeklitepe'den Efes Antik Kenti'ne, Aspendos Tiyatrosu'ndan Tarihi Yarımada'ya, Çatalhöyük'ten Ani Harabeleri'ne kadar Türkiye'nin yedi bölgesindeki en iyi tarihi ve turistlik mekanları keşfe çıkmaya ne dersiniz? İşte, Türkiye'nin yedi bölgesinden en popüler tarihi noktalar:
Yeni Şafak
Lidiro’nun köpeği
Lidiro’nun köpeği
Bu aralar okuduğum kitaplar arasında beni en fazla mutlu edeni, tarihçi Ali Gümrah hocanın bizim toprakları anlattığı ‘Taşkent (Pillonda) Tarihi ve Pillondalılar’ isimli kitabı oldu.Video: Lidiro’nun köpeğiHeyecan duyarak, altını çize çize okuyorum.Çocukluğumun geçtiği sokakların, ayakkabılarımın eskilerinin kaldığı dağların, bağların hikayelerini…Ali Hoca, çocukluğumda yaşayıp da “Acaba buralarda nasıl bir hayat vardı, insanlar ne yaparlar, neler düşünürler, nelerle uğraşırlardı” diye meraklandığım sorulara Osmanlı belgeleri üzerinden çalışmış, 200 yıl, 300 yıl öncesini canlandırarak cevaplar sunmuş kitabında.Üstelik, daha fazlasına, daha eskiye, kuruluş dönemlerine kadar gidebiliyoruz.Çocukken isimlerini ezbere bildiğimiz ama neden öyle dendiğini merak etmediğimiz mekanların hikayeleri mesela.Bizim köyde adına Tur Hasan dediğimiz bağlık bölgeyi iyi bilirdik ama ismi nereden gelmiş onun pek arkasını aramazdık.Meğer Tur Hasan, Türklerin Anadolu’daki fetihlerinde ciddi başarılar elde eden büyük bir Selçuklu komutanı imiş.Bozkır, Aladağ, eski adıyla Pillonda şimdiki adıyla Taşkent, yani bizim topraklar onun tarafından fethedilmiş.Bizim oraya aşağı yukarı 300 kilometre uzakta, Aksaray’daki Hasan Dağı’na adını verenin de aynı kişi olduğunu düşündüğümüzde Tur Hasan’ın, Orta/Güney Anadolu’da efsaneleşen, halk tarafından sevilen, saygı duyulan namı yürümüş, bu nedenle de, Anadolu Türklerinin ‘Buldukları yere’ ismini verdikleri birisi olduğu ortaya çıkıyor.YOKLUK VE AÇLIK YILLARININ KALAN HATIRALARINesilden nesile aktarılan şifahi kültür hala güçlüdür bizim oralarda. Bayram ziyaretleri sırasında imkan oldukça köyün yaşlılarıyla sohbet edip, gözleriyle gördükleri eski günleri ve kulaklarıyla dinledikleri daha eski dönemlere ait hatıraları anlattırıyorum.Rahmetli babama Taşkent’ten Konya’ya giderken Goçaş isimli köyün yanından her geçişimizde aynı hikayeyi bildiğim halde tekrar tekrar anlattırırdım.Benim dedemin babası, yani babamın ismini taşıdığı kendi dedesi bu köyde 4 sene imamlık yapmış.Buğday karşılığı, yani karın tokluğuna…Yokluk, hatta açlık zamanları…1930’lar, ama özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı dönemler demeliyim.Babaannem dört-beş çocuğunu çocuk yaşta iken kaybetmiş.Yetersiz beslenme, gıdasızlık, bakımsızlık, çaresizlik…Artık ne derseniz deyin.Son çocuğunu kaybettiğinde o kadar dayanılmaz acılar yaşamış ki babaannem, taze mezarı tırnaklarıyla eşelerken köylüler tarafından alınıp evine götürülmüş.Yokluk, kıtlık yılları dedik.Bu bayramda sohbet ettiğim 90 yaşına merdiven dayamış yaşlılarımızdan Mehmet Ali ve Hayri ‘Emmiler’ anlatıyor:Eskiden sonbahar geldi mi bizim oralardan kuru üzüm, kuru armut, kuru elmaları yüklenenler (Elma hakı, armut hakı diyorlar bizim oralarda)Konya’nın yolunu tutarlarmış.Karşılığında yine buğday almak için.Eskilerin anlattıkları ortak bir hikayeden söz edeyim.Sözünü ettiğim yıllarda Muğla’nın Fethiye ilçesinde bir maden ocağı varmış.Taşkent’ten yürüyerek yola çıkıyorsun, günlerce yürüyorsun, bugün akıllı telefonumun verdiği bilgiye göre 475 kilometre yürüdükten sonra buraya ulaşıyorsun.Ramazan’dan çıktık, şöyle düşünelim.İftar saatine kadar aç kalabildik ama o saat geldiğinde ya da o saatin geleceğini bildiğimizde bu bizim sabır anımızın son raddelerine denk geliyor.Peki, açlık çekip de kendisinin, ailesinin, çocuklarının karnının ne zaman nasıl doyacağını bilmeyen, ölçemeyen insanlar ne yapıyordu acaba?Dağlar aşarak 475 kilometre yürümeyi göze almanın mantık çerçevesini ancak böyle bir akıl yürütme ile çizebiliriz.Bizim memleketten bir sürü insanın çalışmaya gittiği Fethiye’deki maden ocaklarından birinin sahibi bir İtalyan firması imiş.İtalyalı patron ‘Lidiro’nun bir köpeği varmış.Lidiro, ocakta çalışanları küçük ücretler ve protein değeri düşük yemeklerle geçindirirken yanında bulundurduğu köpeği kendi yedikleriyle beslermiş.Bize şöyle anlatıldı:Orada çalışan bizim köylülerden biri bu duruma o kadar alınmış, o kadar gücenmiş ki, “Keşke Lidiro’nun köpeği olsaydım” diye kendi kendine yazıklanırmış.Açlık yılları, kıtlık yılları, ufaktan toparlanma yılları…Gele gele bolluk yıllarına geldik.Ne kadar şükretsek az değil mi?Herkese güzelliklerle dolu bir bayram diliyorum.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.