‘Rutubet’ Venedik’te gösterilecek
Hayat
‘Rutubet’ Venedik’te gösterilecek
İtalya’da bu yıl 79. kez düzenlenecek Uluslararası Venedik Film Festivali’nde gösterilecek filmler belli oldu. Dünyanın en eski film festivalinde bu yıl “Ufuklar” kategorisi kısa film yarışma dalında, Türk yönetmen Turan Haste’nin “Rutubet” isimli filmi de gösterilecek.
Yeni Şafak
Che'nin günlüğü film oluyor
Hayat
Che'nin günlüğü film oluyor
Efsanevi gerilla lideri Ernesto Che Guevera'nın Güney Amerika kıtasında yaptığı seyahat boyunca tuttuğu günlük, Brezilyalı yapımcı Walter Salles ile yapımcı ve yönetmen Robert Redford tarafından beyaz perdeye taşınıyor.
Yeni Şafak
Venedik Film Festivali'nde yarışacak filmler belli oldu
Hayat
Venedik Film Festivali'nde yarışacak filmler belli oldu
74'üncü kez düzenlenmesi planlanan Venedik Film Festivali’ndeki en büyük ödül olan Altın Aslan için yarışacak yapımlar belirlendi.
Diğer
İsrail'in tepkisini çeken 'Foxtrot' ödül aldı
Hayat
İsrail'in tepkisini çeken 'Foxtrot' ödül aldı
74. Venedik Film Festivali sona erdi. Festivalde en iyi filme verilen Altın Aslan ödülünü, "The Shape of Water" filmi alırken, Gümüş Aslan ödülünü ise İsrail Devleti tarafından tepkiyle karşılanan Foxtrot filmi aldı. Samuel Maoz'un filmi, İsrail askerlerini kötü gösterdiği gerekçesiyle İsrail Kültür Bakanı Miri Regev tarafından eleştirilmişti.
Diğer
Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Guillermo del Toro'nun oldu
Hayat
Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Guillermo del Toro'nun oldu
Dünyanın en eski film festivali olan Venedik Film Festivali'nin 74.sü, 30 Ağustos – 9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirildi. Festivalin en iyi ödülü Altın Aslan Guillermo Del Toro'nun soğuk savaş döneminde geçen fantastik filmi "Shape of Water"a gitti.
Diğer
Ödüllü filmlerin festivali
Hayat
Ödüllü filmlerin festivali
Sinemaseverlerin dört gözle beklediği 18. Filmekimi başladı. Cannes, Venedik gibi festivallerden ödülle dönen yapımlar başta olmak üzere 63 film izleyiciyle buluşacak. Direktör Kerem Ayan, “Seyirci sezona girmeden ödüllü filmleri izlemek istiyor. Biz de Filmekimi özelinde önümüzdeki sonbahar kış sezonunun filmlerinin ön gösterimini yapıyoruz” diyor.
Yeni Şafak
Teröre kırmızı halı serildi
Dünya
Teröre kırmızı halı serildi
İtalya’da bu yıl 73’üncüsü düzenlenen Venedik Film Festivali’nde teröre kucak açıldı. Terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD’nin silahlı kanadı olan YPG’nin festivalde propaganda yapmasına göz yumuldu. Örgüte katılan 3 teröristin hikayesinin anlatıldığı filmde rol alan oyuncular örgüt kıyafetleri ve bayraklarıyla kırmızı halıda yürüdü.
Yeni Şafak
Sırlı buluşmaların gizli ‘Sevgili’si
Sırlı buluşmaların gizli ‘Sevgili’si
Bazen gayet esrarengiz buluşmalar yaşanır. Hiç tanımadığınız, tanışmayacağınız kişiler size umulmadık bir gerçeğin içinde kendinize ait bir sır verir. Ya da siz onlara verirsiniz. Neyin paylaşıldığını anlamak için kuşkusuz tefekkür etmek gerekecektir ardından.Video: Sırlı buluşmaların gizli ‘Sevgili’siYarım asrı geride bıraktığım hayatımda hepimize olduğu gibi bana da rastlamıştır böyle sırlı anlar. İşte birkaç mini hikâye.***Ramazan. Yıl 2006. Şehirde, evdeyim. Hava sıcak, eşim Semih film çekimi için başka bir şehirde. İftardan sonra teravihe gitmek için hazırlanıyorum. Yalnızım. Fakat içimde bir tenhalık var. Kabuğuma çekilmek, sessiz kalmak, içimde kalmak istiyorum. Issız, ücra bir alemde ama kendi içimde yeterince kalabalığım.Bir yandan da vücudumun ibadete, kıpırdamaya, cemaatle omuz omuza saf tutmaya ihtiyacı var. İftar sonrası oluşan rahatlık, ancak teravih ile gönlü mutmain ediyor. Epey bir kararsızlık çekip son anda koştura koştura varıyorum camiye.Tabii cemaat iyice doldurmuş içerisini. Zar zor yer buluyorum hanımlar arasında. Ve zaten gelir gelmez ellerini bağlıyor imam! Teravih bitene kadar huşu bulmuşuz hep beraber. Nihayet herkes birbirine selam veriyor, getirilen ikramlar dağıtılıyor, “Allah kabul etsin” sözcükleri uçuşuyor havada.Kimi su dağıtıyor, kimi tatlı. Kimi tebessüm ediyor. İşte böyle sıcak bir anda, birlikte saf tuttuğumuz genç kızla bakışıyoruz ve ne olduğunu anlamadan sarılıyoruz ansızın birbirimize. Kız yüzüme bakıp ismimi söylüyor.Şaşırıyorum. Yanında annesi var. Evet sizinle tanışmış mıydık demeye kalmadan, “Anne bak, günlerdir okuduğum kitabın yazarı burada” diyor. Çok etkilendim, çok çok derken sözleri içine gidiyor, gözleri doluyor kızın.Bu sefer annesi gelip sarılıyor. Bir süre birlikte gözyaşı döküyoruz. Başka bir şey konuşamadan dağılıyoruz cemaatle birlikte. Herkes yoluna gidiyor. Eve dönerken hala yaş akıyor gözlerimden. Ne güzel, ne kutlu bir buluşmaydı diyorum. Gittim sarıldım döndüm. Bunun içinmiş! Ne müthiş hediye.***Venedik Film festivalindeyiz, yıl 2008. Filmimiz yarışmada. Biz heyecanla bir filmden diğerine kalabalık bir sinefil topluluğuyla birlikte dalgalanıp duruyoruz. Bir film çıkışında, iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalığın ortasındayız. Kitlenin en dış cephesinde, insan selinin ta ucunda, bir rahibe kadın huşu içinde yürüyor.Nasıl oluyorsa Semih’le birlikte ona takılıyor gözümüz. Her şeyden bağımsız, bir ara alemde, kendi aurası içinde, ibadet eder gibi yürüyor rahibe. Bunca dekolte ve mini etek arasında ful tesettürlü. Öylesine güzel görünüyor ki.Birden nasıl olduğunu anlamadan, kadın metrelerce ötede duruveriyor, dönüp bize bakıyor ve kalabalığı yararcasına kararlı adımlarla bize doğru yaklaşmaya başlıyor. Biz etrafa bakıyoruz, ansızın ne gördü de bu yana doğru geliyor diye anlamaya çalışıyoruz.Rahibenin önünde sanki bir boşluk açılmış, mekân ona yardım ediyor ve zarif hareketlerle yanımıza geliyor. Derken bana bakıyor ve kollarını açıp sarılıyor! Donakalıyorum. Ben de ona sarılıyorum. İngilizce “bana bakıyordunuz” diyor. “Evet” diyorum. “Çok dikkatimizi çekti haliniz. Çok güzelsiniz!”Yine sarılıyor. Uzun uzun kucaklaşıyoruz. Nasıl fark ettiniz diye sorar gibiyim, ama soruyor muyum acaba, belki sormuyorum bile. Sarılmamız bitince rahibe bir anda yine kalabalığın arasına dalıp yok oluyor!2016. Yayınevimin (H yayınları) yeni dükkanından çıkıp Üsküdar-Eyüp motoruna biniyorum. Kış vakti. Açık bir hava var. Güneşli bir deniz yolculuğu yapıp Eyüp’te iniyor ve Eyüp Sultan’a gidiyorum. Bir niyetim var. Hallediyorum. Sonra güzelce dua ediyorum. Vakit namazından sonra halkın arasına karışıp caminin yanındaki hazireye doğru ilerliyorum.Görkemli bir an. Eyüp el Ensari’yi, fetih ile işgal arasındaki ayrımı, gazayı, gerçeğe şahit olmanın manalarını düşünüyorum. Derken arkamdan gür bir ses ismimi söylüyor. Dönüp bakıyorum ama göze çarpmaktan haz etmeyen benim için zor bir an. İçimde hızla sorular. Tüh nasıl tanıdı beni, kim bu diyerek merakla.Karşımda benden daha yaşlı, kibar bir bey. “Sizi az önce gördüm” diyor. Derviş selamıyla selamlıyor beni, büyük bir kibarlıkla “yazılarınızı takip ediyorum” diyerek bana dualar ediyor. Bir şey dememe imkân vermeden geldiği gibi ansızın camiye doğru seyirtip yok oluyor.***İsmini cismini bilmediğiniz kişilerle, ezeli bir tanışıklığın getirdiği aşinalıkla, tam bir güven ve teslimiyet içinde, sarılmak için bir araya gelmek nasıl da müthiş bir ikram. Bulmak buluşmak! Nasıl da tatmin ediyor gönlü, böylesine sözsüz bir sır paylaşmak.Yakınlarınla gece gündüz bir araya gelir, hasbıhal edersin, istihare eder, bazen dedikodu yaparsın. Yine de kalp kalbe bitişmez bir türlü, paylaşamazsın, idare edersin zaruret miktarınca. Ama bir de böyle anlar var. Hadi son bir buluşmayla bitireyim:Kabe’nin duvarına yüz sürmüşken, onlarca dilde yükselen duaların ortasında insan-ı kamil’in anlamına yaklaşır gibi olmuşken ezan başlıyor. Bir anda biz hanımları oradan uzaklaştırıp da kadınlar tarafına doğru bir an önce yönlendirmekle görevli trafikerler peyda olmuş.Ezan bitene binlerce kişilik kalabalığı aşmak kolay olmayacak, nitekim bu cemaati yararak kadınlar tarafına belli bir sürede geçemeyeceğimi fark ediyorum. İşte o an kamet bitip namaz başlayana kadar geçen kısa sürede benim ayaklarım yerden kesilmiş.Kimseye çarpmadan koca koca adamları aşarak uçuyor uçuyorum, nihayet bir kadının önüne iniveriyorum. Kadın ellerini bağlamak üzereyken çok büyük bir güçle beni çekip alıyor karambolün ortasından. Yer açıyor. Ve ben olmayan yere sığıveriyorum.Namazdan sonra bir baktım kadın Türk. Boynundaki kimlik kartında Fatma yazıyor. “Benim de ilk adım Fatma” diyorum. Birbirimize sıkıca sarılıyoruz, gözlerimiz yaşlı. Kadın bütün bu sırlı buluşmalarımızın tabiri olacak tek cümlede özetliyor durumu: “Burada herkes Fatma!”Burada orada şurada, evet aşk ile bulup buluşunca, canında canan olmanın anlamını yakalayıverirsiniz. Bir an. Daimi an.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.