ABD'de bir posta görevlisinin aracında teslim edilmemiş oy pusulaları bulundu
Dünya
ABD'de bir posta görevlisinin aracında teslim edilmemiş oy pusulaları bulundu
ABD'de bir posta görevlisi aracında teslim edilmemiş oy pusulaları bulunması üzerine gözaltına alındı. Postaların önce kendisine ve annesine ait olduğunu söyleyen Wilson, daha sonra postaları göndermeyi unuttuğunu iddia etti.
Diğer
Siyah Amerikalılar ve 4 Temmuz..
Siyah Amerikalılar ve 4 Temmuz..

Amerika Birleşik Devletleri 4 Temmuz 1776’da 13 İngiliz kolonisinin İngiltere’den ayrılma kararıyla birlikte kuruldu. Bu yüzden “4 Temmuz” ABD’nin kuruluş günü olarak kutlanıyor. Amerika’nın zenginleşmesinin en büyük kaynağıysa 1600’lü yıllardan itibaren Afrika’dan zorla koparılarak köleleştirilen “Siyahlar” idi. Topraktan elde edilen kazancın her bir kuruşunda Siyahlar’ın emeği var. 2016’da yapılan bir çalışmaya göre, yaklaşık 250 yıl süren köleci sistem içerisinde Siyahların Amerikan ekonomisine emek katkısı trilyonlarca dolara tekabül ediyor. Hatta bazı analizcilere göre “sistemik kölelik” olmadan ABD’nin icadı bile düşünülemezdi.

ABD’de kölelik 4 Temmuz 1776’dan yaklaşık 90 yıl sonra, 1865’te kaldırıldı. “Sivil haklar hareketi”nin eylemleri sonucunda Siyahlar oy kullanma hakkınıysa 1965’te kazandılar. Ne ki Siyahların maruz kaldığı “Beyaz Irkçılık” hep devam etti. Beyaz Amerikalılar ise Siyahlarla aynı haklara sahip olduklarını bir türlü içselleştiremediler. Siyahî Amerikalı George Floyd’un 25 Mayıs’ta Beyaz bir polis tarafından nefessiz bırakılarak öldürülmesi ülke çapında protesto gösterilerine yol açtı. “COVİD-19” adıyla bilinen virüs salgınının en kalabalık mağdurlarının, yüzlerce yıl süren eşitsizliğin savunmasız bıraktığı Siyahlar olması ‘öfke’nin diğer sebebiydi.

Bugün itibariyle ABD’de 40 milyon civarında Afrika kökenli Siyah Amerikalı yaşıyor. 4 Temmuz Beyaz Amerikalılar için mutlu bir gün. Ancak Siyahlar için durum farklı. Siyahlar 4 Temmuz’un köleci-ekonomi politiği 90 yıl daha devam ettirdiğinin hep bilincindeydiler. Bu yüzden Siyah Amerikalılar 4 Temmuz kutlamalarını çoğun uzaktan izlemeyi veya izlememeyi tercih ettiler.

Bu yılki 4 Temmuz kutlamaları sönük geçecek gibi görünüyor. Virüs salgınının yanısıra, Siyah Amerikalılar ve diğer Beyaz olmayan Amerikalılara yönelik ayrımcı uygulamalara yönelik isyanın da bunda payı var. “Siyah Hayatlar Değerlidir” hareketinin öncülük ettiği protestolar köleci ve ırkçı kimlikleriyle temayüz etmiş isimlere ait anıtlar ve diğer simgeleri de içeriyordu.

Bizim “Milli Mücadele” günlerimizde aşina olduğumuz, sözde ‘ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı’nı da kapsayan “Wilson Prensipleri”nin mimarı olan ABD Başkanı Woodrow Wilson’ın ismi de en prestijli üniversitelerden Princeton Üniversitesi’ndeki kürsülerden çıkarıldı. Liberal Amerikan Müdahaleciliği’nin fikir babalarından biri olarak kabul edilen Wilson ırklar arasındaki eşitliğe inanmayan ve bunu her fırsatta açıkça dile getiren bir siyasetçiydi.

Siyahlara yönelik ırkçı uygulamalarıyla bilinen Wilson, ABD Başkanı olmadan önce, sekiz yıl Princeton Üniversitesi’nin rektörlüğünü yapmıştı. Wilson’ın üniversiteye Siyah öğrencilerin alınmasına engel olduğu biliniyor. 2016’da üniversite öğrencileri Wilson isminin kürsülerden çıkarılması için girişimde bulunmuşlar, ancak üniversite yönetimi olumlu cevap vermemişti. Haziran ayı sonlarında üniversite yönetimi Wilson’ın isminin kürsülerden çıkarıldığını resmen ilân etti. Kurumun ilk koleji olan “Wilson Koleji”nin ismi de “First College” olarak değiştirildi. Üniversite yönetimi bu kararın alınmasında George Floyd ve diğer Siyah Amerikalılara yönelik ırkçı şiddetin rol oynadığını itiraf ediyor, öte yandan Wilson’ın ırkçılığını da ilân ediyordu.

Wilson’dan önce ABD Başkanlığı yapan Theodore Roosevelt’in yanısıra daha birçok önemli isme ait anıt ve heykeller de keza aynı sebeplerle hedefteler. An itibariyle ABD siyaseten ve kültürel olarak fena halde parçalanmış bir durumda gözüküyor. Roosevelt de, Wilson da, ‘Amerikan Yüzyılı’ olarak nitelenen 20. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinin sembol isimleri arasındaydılar.

Salgından bu yana ABD medyasında ‘Amerikan Yüzyılı’nın son bulduğuna ilişkin yorumların ardı arkası kesilmiyor. Ve birçok Amerikalı yazar ‘yeniden inşa zamanı’ başlıklı makaleler kaleme alıyorlar. ‘Amerikan Yüzyılı’ bittiyse yerine ne geliyor? Dünya insanlığı ABD’nin de sorunun parçası olduğu karmaşadan kendisine düzgün bir yol bulabilecek, daha adil, daha sürdürülebilir, daha insanî bir sisteme kavuşabilecek mi? Yoksa ‘yeni’ olan ‘eski’nin işe yaramaz bir mutasyonu olarak mı karşımıza çıkacak? Yanıt bulması gereken soru budur.

Dünya ünlü oyuncu Tom Hanks üçüncü kez plazma bağışında bulundu
Hayat
Dünya ünlü oyuncu Tom Hanks üçüncü kez plazma bağışında bulundu
Oscar ödüllü aktör Tom Hanks, eşi Rita Wilson ile mart ayında koronavirüsüne yakalanmış ve tedavi sonucunda sağlığına tekrar kavuşmuştu. Çift, korona aşısı geliştirme çabalarına yardımcı olmak için kan ve plazma bağışı gönüllüsü olduklarını açıklamışlardı. Hanks, üçüncü kez plazma bağışında bulundu.
Yeni Şafak
Karşı şeride giren TIR otomobili biçti: 1 ABD'li öldü, 4 kişi yaralandı
Gündem
Karşı şeride giren TIR otomobili biçti: 1 ABD'li öldü, 4 kişi yaralandı
Aydın'ın Söke ilçesinde, karşı şeride geçen TIR'ın otomobille çarpıştığı, ABD uyruklu Karya Wilson'un yaşamını yitirdiği, 3'ü ağır 4 kişinin yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.
DHA
Kurbanın getirdiği merhamet kâfirin gaddarlığına karşı
Kurbanın getirdiği merhamet kâfirin gaddarlığına karşı

Yıllar önce İngiltere’den gelip İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir konferans veren Angus Wilson adında, roman yazdığı söylenen bir zatı dinlemiştim. Konuşmasına başlarken “İstanbul’a gelir gelmez hemen bir hayvanat bahçesine gitmek istedim. İstanbul’un hayvanat bahçesini görmek istiyordum. Çünkü bir ülkenin uygarlığının göstergelerinden biri de onun hayvanat bahçesidir” kabilinden bir şeyler söylemişti.

Video: Kurbanın getirdiği merhamet kâfirin gaddarlığına karşı

Adamın bu cümlesi, onu dinleyen bu ülkenin “aydınlarını” utançtan yerin dibine batırmaya yetmişti. Çünkü o tarihte İstanbul’da hayvanat bahçesi yoktu. Gülhane Parkı’nın bir köşesini bir çitle çevirmişler, oraya da birkaç kedi ile birkaç köpeği hapsetmişler, hayvanat bahçesi olarak teşhir ediyorlardı. Bizimkiler utanmıştı ama kimse de bu adamın sözleri üstünde düşünüp bu hükmü nerden çıkardığını sormamış, sormayı akıl etmemişti.

Bu söz, belki farklı bir bağlamda beni de etkilemiş olmalı ki, bunca yıl sonra (nerdeyse 60 yıl oluyor) hâlâ hatırlıyorum.

Evet, bence de hayvanat bahçesi uygarlığın göstergelerinden biridir. Fakat o İngiliz’in kastı doğrultusunda değil, tam tersi yönde uygarlığın göstergelerinden biri olarak kabul edilmelidir: uygarlığın geldiği vahşet bağlamında...

Hayvanın doğal ortamından koparılıp demir parmaklıklar arkasında tutsak edilmesi barbarlık değilse, nedir?

Boğa güreşlerinde şişlenerek öldürülen hayvanları haz çığlıklarıyla kutsamak neyin nesidir?

Boks ringlerinde birbirine öldürücü yumruklar savurarak yere seren ve kimin kimi yere sereceğine dair müşterek bahse tutuşan insanların cinnet halini neyle açıklamalıyız?

Futbol topunun hınçla tekmelendiğini seyrettikten sonra hırsını alamayan kalabalıkların sokaklara taştıkları andan başlayarak masum insanların otomobillerini yakmaya teşebbüs etmesi, havaya sıkılan başıboş kurşunlarla bilmedikleri tanımadıkları insanların ölümüne sebep olmaları hangi gerekçeyle açıklanmalı?

İmdi...

Çocukları kurban ritüelinden uzak tutmaya çalışan zihniyet, aslında, tam da hayvanları hayvanat bahçesinde tutsak etmeye çalışan tutumdaki şarlatanlığa denk düşüyor.

Hayvanların (boğaların) şişlenerek öldürülmesini ağzı sulanarak, üstelik para verip coşkuyla izlemeye gidenler, kurban ritüeli karşısında birer şefkat meleği kesiliyor. Acaba neden?

Prof. Ali Murat Daryal’ın ilginç gözlemini aklımızda tutmamız gerekiyor. O, kurban kesen milletlerle kurban kesmeyen milletlerin sporlarını incelediği tezinde, kurban kesmeyen milletlerin sporlarının kan dökmeye eğilimli, kurban kesen milletlerin sporlarınınsa munis ve şefkate açık olduğu tespitini yapıyordu.

Muhafazakâr çizgide kendine yer edinmek isteyen bir başka entel zümre de, kurbanı mazur gösterme adına, konuya bir başka yanlış açıdan bakıyor. Şu tür sorularla kurban kesmeye karşı olanları yanlış bir kıyasla açmaza sokmak istiyorlar: “Sen et yemiyor musun? Peki, et yemiyorsun, balık da mı yemiyorsun? Peki, balık da yemiyorsun, elma da yemiyor musun?” Elmayla et veya balık arasında bir kıyas birimi yoktur. Bu tür saçma sapan argümanlarla kurbanı sözüm ona temize çıkarma gayreti yerine, kurbanı asal anlamına yerleştirerek olaya bakmak gerek...

Mesele kurban dolayımından bir şefkat ve merhamet düzlemine girmekse, bunun şah yaşantısını bize kurban ritüeli sunuyor. İnsanlar her gün yedikleri etin nereden geldiğini sorgulamazken senede bir defa olsun bu işin hakikatine vakıf olması az şey midir? Her gün kasap vitrininde gördükleri etin ağaçtan koparıldığını sananların, senede bir gün olsun şefkat ve merhamet duygusuyla o vitrine bakma bilincine ermesi, kurbanın işlevi açısından kutsanmaya değmez mi?

Kaldı ki, hayvanlara merhamet etme pozunda duranlar bilmeli ki, hayvan kesilinceye kadar kesileceğini, kesildikten sonra da kesilmiş olduğunu bilmez. Gerisi lafügüzaf...

Nancy Wilson hayatını kaybetti
Hayat
Nancy Wilson hayatını kaybetti
Cazın divalarından Nancy Wilson, 81 yaşında California'nın Pioneertown kasabasındaki evinde hayatını kaybetti. Wilson, 1950'li yıllarda jazz-pop vokalisti yetenekleriyle donanmış, 1960 ve '70'li yıllarda ise pop-soul müzikte diva olmuş, 3 kez Grammy ödüllerini kazanmıştı.
Diğer
Scott Wilson yaşamını yitirdi
Hayat
Scott Wilson yaşamını yitirdi

Tüm dünyada ilgiyle izlenen AMC dizisi The Walking Dead'in usta oyuncusu Scott Wilson 76 yaşında hayata veda etti.

Diğer
Avustralya’da çocuk istismarını gizleyen başpiskopos istifa etti
Dünya
Avustralya’da çocuk istismarını gizleyen başpiskopos istifa etti
Avustralya Newcastle Yerel Mahkemesi, rahip Jim Fletcher'ın çocuklar yönelik taciz bulunmasını örtbas etmekten yargılandığı davada Başpiskopos Wilson'ın suçlu olduğunu hükmetti. Katolik dünyasında cinsel istismardan suçlu bulunan en üst düzeylerden biri olan Wilson, istifasını sundu.
Diğer

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.