Güven, hukuk, etik ve Suriye
Güven, hukuk, etik ve Suriye
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir süreden bu yana ısrarla altını çizdiği konuların başında Türkiye'nin neden kendi göbeğini kendisinin kesmesi olduğudur. Zira Türkiye başta bölgesinde olmak üzere kâğıt üzerindeki müttefiklerinden destek almak bir yana müttefiklerinin Türkiye'ye zarar veren yapılara açıktan destek verdiği bir dönemi yaşıyor. Hemen belirtelim bu durum Türkiye'nin bir politika hatasından değil, önceki dönemlerin aksine biçilen rolü oynamak yerine kendi güvenliğini ve uzun vadeli çıkarlarını ön plana koymasından kaynaklanıyor.


Yeni Şafak
70 yıl sonra
70 yıl sonra
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde attığı bir tweette (“yaptığı bir açıklamada” diyebilsek iyi olurdu, ama…), ülkesinin Ortadoğu'ya girişini, “Amerikan tarihinde alınmış en berbat karar” olarak tanımladı. Kastettiği, Irak'ın 2003'teki işgaliydi. ABD'nin Ortadoğu'ya yaptığı sürekli müdahaleler oldukça eski tarihlere uzanmasına rağmen, Trump'ın böyle yakın bir döneme işaret etmesi dikkat çekiciydi. 2017'de Katar'a yönelik Arap ablukası başladığında, ABD'nin Katar'da askerî üssünün bulunduğunu bilmediği ortaya çıkan bir Amerikan başkanı için, belki de çok şaşırılacak bir şey değildi bu. Neyse, konumuz Trump'ın tarih bilgisinin sınırları değil. Bu vesileyle, “Ortadoğu'ya Amerikan müdahalelerinin başlangıcı” sadedinde, tam 70 yıl önce, 1949'un ilkbaharında Suriye'de sahnelenen bir CIA tezgâhını hatırlayalım:


Yeni Şafak
Türkiye yapar, birileri de ileri-geri konuşur
Türkiye yapar, birileri de ileri-geri konuşur
Türkiye'nin üç gün önce başlattığı Barış Pınarları harekatı konusunda haklılığı tartışılmaz. Yıllardır mustarip olduğu, ülkesinin siviline, askerine, çoluğuna çocuğuna yıllardır silah sıkan bir terör örgütünün sınırının hemen yanıbaşında bir devlete yetecek kadar silahla donatılarak konuşlanmasına hiçbir ülke göz yumamaz. Böyle bir oluşumun Türkiye için gerçek bir tehdit olduğu apaçık ve Türkiye kendi ülke bütünlüğünü, istikrarını ve güvenliğini korumak için kendini savunma hakkını kullanıyor, bu tartışılamaz.


Yeni Şafak
Savaşa hayır beybi!
Savaşa hayır beybi!
Sadece “savaşa hayır” değil, “savaş felakettir” de diyen dallamalarla doldu ortalık. Leş gibi suratlarıyla aslında şunu demek istiyorlar: “Alfabede harf kalmayana kadar kurulan terör örgütleri istediklerini yapabilir, diledikleri gibi silah kullanabilir, insan öldürebilir. Ama sıra Türkiye'ye geldiğinde savaşa hayır, savaş felakettir.”
Yeni Şafak
* Barış Pınarı Harekâtı: Siyasi tarihin en ciddi jeopolitik müdahalesi. * “ABD, Avrupa ne der” diyenin defteri dürüldü, “iç işgalci cephe” çöktü. * Dışarıda çaresizlik, içeride dayanışma.. * Allah, Erdoğan’a güç, ordumuza zafer versin..
* Barış Pınarı Harekâtı: Siyasi tarihin en ciddi jeopolitik müdahalesi. * “ABD, Avrupa ne der” diyenin defteri dürüldü, “iç işgalci cephe” çöktü. * Dışarıda çaresizlik, içeride dayanışma.. * Allah, Erdoğan’a güç, ordumuza zafer versin..
Kim ne dersen desin, ne anlarsa anlasın Türkiye; “Barış Pınarı Harekâtı” ile siyasi tarihinin en büyük jeopolitik müdahalesini başlattı. İran sınırından Akdeniz'e uzanan “güneyden çevreleme”ye dönük bütün hesapları sıfırladı, yüz yıl sonra kurulan yeniden paylaşım masasını devirdi.
Yeni Şafak
Bu ülkede kaç Abdullah Ağar var?
Bu ülkede kaç Abdullah Ağar var?
Barış Pınarı Harekâtı, uzmanlar tarafından, ülkemizin Kurtuluş Savaşı'ndan sonra giriştiği en büyük askeri operasyon olarak tanımlanıyor. Başka söze gerek var mı?
Yeni Şafak
Kooperatifçiliğimizin durumu
Kooperatifçiliğimizin durumu
Yusuf Üstün Bey bugün de misafirimiz olarak yazıyor: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda, en üst düzeyde kooperatifçiliğin geliştirilmesi benimsenmiştir. Anayasamızın 171. maddesi, devlete, milli ekonominin yararlarını dikkate alarak öncelikle üretimin artırılması ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alma görevini vermiştir. Oysa diğer ülke sistemleri ve uygulamaları ile karşılaştırıldığında, ülkemiz kooperatifçiliğinden kendi potansiyeline göre beklenen performansın elde edilemediği bilinen bir gerçektir.
Yeni Şafak
Millî bağımsızlık ekonominin ‘ısı kalkanı’dır
Millî bağımsızlık ekonominin ‘ısı kalkanı’dır
Millî bağımsızlığın ne demek olduğunu, ağırlığını ve önemini unutup “Batı'dan gelen ne varsa kabulümdür” cümlesini motto edinenler için öğretici bir süreç başladı.

ABD Başkanı Trump'ın Twitter'dan yaptığı paylaşımlar ve bunların ekonomi üzerindeki etkisi, daha doğrusu ekonomimize etki edemeyişi, laftan anlamayanlar için uygulamalı bir eğitim programı gibi…

Yeni Şafak

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.