Bağdat Demiryolu’ndan İstanbul Havalimanı’na
Bağdat Demiryolu’ndan İstanbul Havalimanı’na
Osmanlı Devleti'nin tarih olmasının üzerinden yüz yıl geçti. Coğrafyamız bu süreçte büyük dönüşümlere, değişimlere sahne oldu. Devletler kurulup, devletler yıkıldı; üstüne ikinci bir dünya savaşı yaşandı ama hala I. Dünya Savaşı'nın gölgesinden çıkamadı. Bugün Türkiye dahil, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan problemlerin büyük çoğunluğunun kaynağı o meş'um Büyük Savaş'tır.
Yeni Şafak
Diplomasi tarihimizden dersler
Diplomasi tarihimizden dersler
Türkiye uzun bir devlet mirasına sahip olmasına rağmen, modern diplomaside aynı geleneğe sahip değildir. Askeri gücü ile asırlarca dünya siyasetinde aktör olan Osmanlı Devleti, 'kadim dost' olarak bildiği Fransa'nın 1798'de Mısır'ı işgali akabinde modern diplomasi ile tanışmıştır. Daha doğrusu Avrupa devletlerinin 17. yüzyıldan beri takip ettikleri diplomasi yöntemlerini Osmanlı Devleti, 19. yüzyılın başından itibaren, ilk defa, Fransa'ya karşı İngiliz ve Ruslar ile kurduğu üçlü ittifakta kullanmaya başlamıştır. Tarihi devlet geleneğinin sağladığı avantajı kullanan Osmanlı devlet adamlarının, modern diplomasiye de müthiş bir kıvraklıkla adapte olduklarını söylemek mümkündür. Daha ilk yıllardan itibaren bugüne ders olacak pek çok örnekler sergilemişlerdir. Gerçi, öğrendikleri ve uygulamaları çöküşü önleyememiştir ama diplomasi ile devletin ömrünü en az bir yüzyıl daha uzatabilmişlerdir.
Yeni Şafak
Misyonerlik suç mu?
Misyonerlik suç mu?
The Muslim World (İslâm Dünyası) dergisi 1911 yılından beri çıkmaktadır. İslâm dünyasını tarihi, dini, sosyal, siyasi bakımdan ele alan derginin başlığı sizi yanıltmasın. Amerikalı misyonerlerin dergisidir. Özellikle 1938 yılına kadar çıkan sayıları, misyonerlerin eski Osmanlı topraklarında ve sonrasında Türkiye başta olmak üzere yeni oluşan devletlerdeki faaliyetleri ile ilgili ilginç misyonerlik hikâyeleri, taktikler, umutlar ve hayal kırıklıklarını anlatan yazılar ile doludur.

Yeni Şafak
Yüzyıl sonra Ortadoğu’da sınırlar ve bayraklar
Yüzyıl sonra Ortadoğu’da sınırlar ve bayraklar
Birinci Dünya Savaşı Osmanlı Devleti için 30 Ekim'de, savaşan diğer taraflar için de 11 Kasım 1918 tarihinde fiilen sona erdi. Aradan yüzyıl geçmesine rağmen savaşın müsebbibi Avrupa, kendi sorunlarını çözmüş görünüyor olsa da etkisinden kurtulamadı.


Yeni Şafak
Eğitim tarihimizden manzaralar ve bugünkü halimiz
Eğitim tarihimizden manzaralar ve bugünkü halimiz
Türkiye'de örgün eğitimin Sultan II. Mahmut zamanında yayımlanan bir genelge ile başladığı kabul edilmektedir. İlköğretimi zorunlu yapan bu genelge hemen meyvesini vermemiş olsa da kısa zamanda Osmanlı toplumu geleneksel eğitim tarzından uzaklaşmaya başlayarak, modern eğitim kurumları, daha doğrusu zihniyeti ile tanışmıştır.


Yeni Şafak
Irak’ı kazanma hamlesi
Dünya
Irak’ı kazanma hamlesi
Mukteda Sadr'ın Suudi Arabistan tarafından davet edilmesi, bölge gündeminde artçı sarsıntılar oluşturdu. Riyad'ın Irak'taki Tahran etkisini geriletme çabası çerçevesinde gerçekleşen temas, bölgede yenilenen ittifakları, denge arayışını gündeme getirdi.
Yeni Şafak
Trump, Muhammed bin Selman ve  Cemal Kaşıkçı
Trump, Muhammed bin Selman ve Cemal Kaşıkçı
ABD Başkanı'nın BM'nin 73. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmasını değerlendirdiğim yazımda “küreselleşmeye karşı çıkan Donald Trump'ın Körfez'in yakasından elini çekmeyeceğini” söylemiştim. Uzun sürmedi Trump Mississippi'deki seçim konuşmasında Suudi kralına hitaben “biz olmazsak iki hafta bile iktidarlarını koruyamaz” diyerek, bunun bedelini ödemesi gerektiğini ilân etmesi, beni de doğruladı. Esasında, Suudi Arabistan başta olmak üzere ABD'nin Körfez monarşileri ile olan ilişkileri ve onları korkutarak sömürmesi bilinen bir gerçek olduğundan bu ifadelerde yeni bir şey yoktu. Ama yine de her türlü nezaketten uzak, uluslararası hukuka aykırı ve bir devletin egemenliğini hedef alan bu sözler, değerlendirmeye ve tartışılmaya değerdi.
Yeni Şafak
Irak izlenimlerinden dörtlü zirveye mesaj
Irak izlenimlerinden dörtlü zirveye mesaj
Cumartesi günü İstanbul'da yapılan dörtlü zirve Suriye'nin ve Ortadoğu'nun geleceği için atılmış önemli bir adımdır. Türkiye başta olmak üzere bölge ile doğrudan ilgisi olan ABD dışındaki aktörler müşterek bir irade beyan ederek hem Astana sürecini teyit etmişler ve hem de Suriye'nin geleceği için yeni bir yol haritası çizmişlerdir. Kuşkusuz kayıp ve yıkımlardan sonra Suriye'nin geleceğini belirleme konusunda alınan bu mesafede, Türkiye ve Rusya'nın daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in büyük katkıları olmuştur.
Yeni Şafak

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.