Baykal'a 2. hançer dostlar için
Gündem
Baykal'a 2. hançer dostlar için
2010 yılında kaset kumpasıyla CHP Genel Başkanlığından indirilen Deniz Baykal’ın bu kez kendisine yakın isimlerle birlikte partiden tasfiyesi için düğmeye basıldı. Sık sık “dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” diyen Kılıçdaroğlu’nun, bu dostluğa engel gördüğü Baykal’ı ve diğer ulusalcıları gözden çıkardığı belirtiliyor.
Yeni Şafak
Deniz Baykal'dan Zülfü Livaneli çıkışı: Gerçek dışı iddiaları beni ciddi şekilde üzdü
Gündem
Deniz Baykal'dan Zülfü Livaneli çıkışı: Gerçek dışı iddiaları beni ciddi şekilde üzdü
Eski CHP milletvekili ve sanatçı Zülfü Livaneli’nin eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la ilgili, “Kürtleri, Alevileri, ezilenleri sevmez. Bunu çok sefer kendisi de söyledi. Basında çıktı” sözleri tartışma yarattı. Baykal'ın yakın çevresine, “Livaneli’nin iddialarına ilişkin, ‘Zülfü Livaneli’nin gerçekdışı iddiaları beni ciddi şekilde üzdü. Böyle bir haksızlığa muhatap olduğum için gerçekten çok üzülüyorum’” dediği öğrenildi.
Diğer
8 gün izne çıkan İmamoğlu 3 ayda 3. kez Zülfü Livaneli konserine gitti
Gündem
8 gün izne çıkan İmamoğlu 3 ayda 3. kez Zülfü Livaneli konserine gitti
Tekrarlan seçimlerin sonucunda 27 Haziran'da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı görevine başlayan Ekrem İmamoğlu, başkanlığının üçüncü haftasında 8 gün izne ayrıldı. Tatil için Bodrum’a giden İmamoğlu burada Zülfü Livaneli konserini izledi. İmamoğlu, son üç ayda üçüncü kez Livaneli konserine katılmış oldu.
Yeni Şafak
Merhametten maraz doğmaz!
Merhametten maraz doğmaz!
Merhamet üzerine daha önce de yazılar yazdık, bir erdem olarak öneminden, vazgeçilmezliğinden bahsettik. “Modernliğin aklı ve bilimi önceleyen yanına elbette sahip çıkmalıyız ama araçsal aklın hakimiyetini, kapitalizmin ve tüketimin inanç ve değerleri yok edici, maneviyat düşmanı yanını reddetmeliyiz.Video: Merhametten maraz doğmaz!Küreselleşen ve tek başına kurtuluşun imkânsız hale geldiği bir dünyada, gidilen yolun çıkmaz sokak olduğunu, buradan ne insanlığa ne kendilerine mutluluk çıkmayacağını söyleyen batılı düşünürlerin görüşlerinin eşliğinde, insanlığa kavramlarımızı yeniden hatırlatmalı ve geleneğin ihyası için bir teklif götürmeliyiz” dedik. Hatırlatılacak kavramlardan birisi de “merhamet” idi. Ki zaten “merhamet”in Pozitif Psikoloji çevrelerinde gündeme gelme sıklığı artmaya başlamıştı. Lakin merhameti künhüne vakıf olarak idrak edebilmek çok zordu.Bu zorluk nedeniyle, Zülfü Livaneli “Huzursuzluk” romanında “merhamet zulme merhem olamaz” de(dirt)miş, biz de her ne kadar “zulme karşı mücadelede merhamet pekâlâ sağaltıcı bir merhem olabilir” diye itiraz etsek de Livaneli’nkine benzer bir yanılsamayla, fazla merhametin adaletin tecelli etmesine mani olacağı fikrinden vazgeçememiştik.Merhametin ne kadar temel bir erdem olduğunu ancak Kur’an’daki “kalb” kavramının manasını araştırırken anlayabildim. Kalb, içimizdeki manevi merkezi simgeliyordu. Fıtratında iyilik ve temizlik vardı. Bir insanın kalbi doğal saflığını, selim fıtratını koruyor ise doğruyu kolayca bulabiliyordu. Ama kötü davranışlarda ısrar edenlerin giderek kalpleri kararıyor en nihayetinde mühürleniyordu. Merhamet, doğrudan doğruya kalpten gelen, bir kalbimiz olduğunu bize gösteren bir duygu idi. Başlangıçta herkeste potansiyel olarak vardı, aile terbiyesiyle gelişip güçlenebiliyordu ama kötü davranışlarla kalbi karardıkça insan, merhametini yitirebiliyordu. Bunu idrak edince, neden merhametin Kur’an’daki temel kavramlardan olduğunu ve her işin başında Besmele’nin geldiğini kolayca görebiliyordunuz. “Rahman”, Allah’ın zati sıfatlarından, insan için kullanımı söz konusu olamazdı ama “Rahim” öyle değildi. Merhamet, anne rahminde başlıyor, Allah’ın “Rahim” sıfatı, kalbi olması hasebiyle insanda da yankılanıyordu. Ne ki, o kalbi hep iyilikle beslemek, körelmesine mâni olmak gerekiyordu.Tüm bunlar muvacehesinde, bizim medeniyetimiz ancak ve ancak bir merhamet medeniyeti olabilirdi. Bugün başımıza menfi manada ne geldiyse bu idealden uzaklaşmakla ilgiliydi. Adaleti ve siyaseti öne çıkarıp, merhameti ve kişiliği geri planda tutmakla hata yapıyorduk. Bir an önce tüm dikkatimizi merhametin hâkim olduğu ilişkiler ve merhametli nesiller için çabalamaya hasretmemiz şarttı. Adalet elbette çok mühimdi. “Adalet nedir? Bir şeyi lâyık olduğu yere koymak. Zulüm nedir? Lâyık olmadığı yere koymak…” diyen Mevlâna haklıydı. Adil insan olmadan adaletin uygulanamayacağını düşünenler doğru düşünüyordu. Lakin merhametli olmadan nasıl adil olunacaktı? Hem canavarca suç işlemiş dahi olsa bir insana işkence etmemek hem de onun en kısa sürede hak ettiği cezaya çarptırılmasını sağlamak ancak merhamet sayesinde mümkün olabilirdi. Hem suçluya hem mağdura ve hem de topluma merhamet lazım olduğundan bir an önce adaletin tecellisi gerekiyordu. Merhamet, hiç de sanıldığı gibi suça teşvik manasına gelemezdi…Lütfen dağarcığınızdan atın bu sözü! Merhametten maraz doğmaz. Maraz doğacaksa bizim gösterdiğimiz merhametten değil, marazi kişinin kişiliğindeki merhametsizliktendir. Peki ya, “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” hadisi? Bu hadis de asla merhamet aleyhine kullanılamaz. “Kula merhamet etmeyene Allah merhamet etmez” manasındadır Hz. Peygamber’in bu ifadesi. Merhamet olunabilmemiz için bizi, başkalarına merhamet etmeye teşvik edici mahiyettedir…“İmanı hikmetsiz! Hikmeti adaletsiz! Adâleti merhametsiz! Merhameti muhabbetsiz! Muhabbeti belden yukarısını bilmez!..” diye geçenlerde sosyal medyadan uyarıyordu üstat Sait Başer. Kanaatimce bu sözleriyle erdemlerin birbirleriyle kopmaz ilişkisini, birisini yitirdiğimizde hangi kılığa girersek girelim alacağımız hali kast ediyordu. Tek bir insanı, daha doğrusu insan olamamış halimizi, beşerliğimizi anlatmaya çalışıyordu…Müsaade ederseniz böylece bitirelim sözlerimizi hem merhametle ilgili olanları hem altı yıldır hiç ara vermeden bu köşeden haftanın iki günü sizlere yaptığımız hitabımızı. Ara vermek, arada durup bakmak iyidir. Biz de ara verelim, kitaplarımıza dönelim, okuyup çalışalım, sözler, düşünceler biriktirelim. Nasipse tekrar görüşelim. Allah’a ısmarladık. Allah’a emanet olun. Yazılarımıza gösterdiğiniz dikkat ve sabrınızdan doğan haklarınızı helal edin.
Eski CHP vekili Zülfü Livaneli: Kimse bana 'FETÖ' dedirtemez
Gündem
Eski CHP vekili Zülfü Livaneli: Kimse bana 'FETÖ' dedirtemez
Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'la ilgili sözleriyle gündeme gelen, bir dönem CHP'de siyaset yapan sanatçı Zülfü Livaneli, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) için “Gülen hareketi” dedi.Halk TV'de bir programda konuşan Livaneli, FETÖ'den bahsederken “Bu Fetullah meselesinde benim ağzıma kimse FETÖ falan gibi o tabirleri takamaz. Bu Gülen hareketinin kiminle ilişkili olduğunu kimin kime şefaat ettiğini gazeteciler lütfen araştırın. Ön yargıyla hareket etmesin kimse” ifadelerini kullandı.Livaneli'nin eski Başbakan Bülent Ecevit'i ima ederek söylediği sözleri sırasında sunucu Şirin Payzın'ın apar topar araya girerek konuyu değiştirmesi de dikkatlerden kaçmadı.
Diğer
Zülfü Livaneli'nin Selahattin Demirtaş paylaşımı olay oldu: Edebiyatımızın usta kalemi
Gündem
Zülfü Livaneli'nin Selahattin Demirtaş paylaşımı olay oldu: Edebiyatımızın usta kalemi
Bir dönem CHP’de siyaset yapan sanatçı Zülfü Livaneli, Twitter hesabından yaptığı paylaşımla sosyal medyada gündem oldu. Terör soruşturmalarından cezaevinde bulunan HDP'nin eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Efsun adlı kitabını paylaşan Livaneli, "Edebiyatımızın usta kalemi" ifadelerini kullandı. Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, Livaneli'yi topa tuttu.
Yeni Şafak
Seranad, bir dizi etkinlikle yayınlandı
Hayat
Seranad, bir dizi etkinlikle yayınlandı
Zülfü Livanelinin Serenad romanı, İsveçin başkenti Stockholmde bir dizi etkinlik eşliğinde yayınlandı.
DHA
Zülfü Fuller, Graham Livaneli!
Tamer Korkmaz
Zülfü Fuller, Graham Livaneli!
Kılıçdaroğlu, baktı ki “suskunluk” aleyhlerine yazacak; “Atatürk’ten bu yana CHP’de genel başkanlık yapmış herkesin başımızın üstünde yeri vardır” diyerek yasak savma kabilinden bir açıklama ile mevzuyu geçiştirdi.Açıkça söyleyemez elbette; amma velakin Livaneli’nin Baykal’a ateş etmesinden dolayı aslında pek mutludur.Livaneli’nin Baykal’a yönelik saldırısı, bir anlamda İkinci Kaset Operasyonu gibidir.CHP yönetiminin “elini güçlendirmeye” ayarlı bir çıkıştır.Artık ne kadar kalmışsa; CHP’deki Bay...

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.