Gündem ABDye güvenli bölge uyarısı Münbiç benzeri oyalamaya müsaade etmeyiz

ABD'ye güvenli bölge uyarısı: Münbiç benzeri oyalamaya müsaade etmeyiz

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kalın, "Mülteci meselesi sadece Türkiye'nin meselesi değil uluslararası bir konudur" dedi. ABD'ye güvenli bölge uyarısında bulunan Kalın, "Münbiç'teki benzer bir oyalamaya müsaade etmeyiz. Sürecin hızlandırılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi Yeni Şafak
İbrahim Kalın
İbrahim Kalın

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fırat'ın doğusundaki gelişmelere ilişkin ABD yönetimini uyardı. Kalın, "Münbiç'tekine benzer bir oyalama, bir dikkat dağıtıma, bir hedef saptırma türü yola başvurulmasına tabii ki müsaade etmeyiz" değerlendirmesinde bulundu.

Kalın'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey'in icraat programıyla ilgili bir sunum oldu. Konulan hedeflere yüzde 95'ler oranında ulaşıldığı tespit edildi. Cumhurbaşkanlığı sistemi vatandaş odaklı, rasyonel odaklı bir sistem. Halk oylamasıyla kabul edilen bu sistem 1 yılını tamamladı. 1 yıllık yeni sistemde hangi alanlarda başarılı olduk, hangi alanlarda yeni adımlar atılması gerekiyor bununla ilgili sayın Cumhurbaşkanımız değerlendirmelerini yapacak.

"Annelerimizin cesareti göstermesi önem arz ediyor"

Terörle mücadele kararlılıkla devam ediyor. Güvenli bütüncül yaklaşımı esas alır. Ekonomi, siyaset, askeri, sosyal ve psikolojik tedbirlere yayarak bir insicam içerisinde başarıya ulaşmamız mümkün olacaktır. TSK, polisimiz, jandarmamız, Milli İstihbarat Teşkilatımız büyük bir uyum içerisinde çalışmalarını yürütmektedir. Her ülkenin bir güvenlik riski her zaman vardır. Bu ileri gelişmiş sanayi toplumları için de böyledir. Burada güvenlik tedbirlerini kapsamlı, tutarlı şekilde hayata geçirmektir önemli olan. Son günlerde Diyarbakır'da çocukları dağa kaçılan annelerin başlattığı direniş, feryat dalga dalga topluma yayıldı. Bugün itibarıyla ailelerin saylısı 20'ye yaklaşmış durumda. Annelerimizin cesareti göstermesi önem arz ediyor. Yaklaşık 13-14 gündür devam eden bu son; derece önemli hadiseye uluslararası basının duyarsız kalması son derece dikkat çekicidir. Uluslararası basın kuruluşların sessizlik ve kasıtlı bir ihmal içerisinde olması dikkat çekici. Bu bizim kararlılığımızı, duyarlılığımızı hiçbir şekilde etkilemeyecektir.

REKLAM

"Güvenli bölge konseptini doğru anlamak lazım"

Fırat'ın doğusunda yaşanmakta olan hadiseler öncelikli gündem maddesi olarak yer alıyor. ABD ile adımlar hızlı bir şekilde atılıyor. Bildiğiniz gibi kara devriyesi yapıldı daha önce helikopterlerle hava devriyesi yapılmıştı. Güvenli bölge konseptini doğru anlamak lazım. Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamak ikincisi de mültecilerin gönüllü ve güvenli bir şekilde kendi köylerine ve kasabalarına dönecekleri yerler anlamında güvenli bölgeyi kastediyoruz.

"İnsanlar umut kapısı bulamıyorlarsa o dünyaya karanlık çökmüştür"

Türkiye, kurumlar, STK'lar insanlığı yüz akı bir performans sergilemiştir mülteciler konusunda. Bu politikada değişiklik yok. Fakat mülteci meselesi sadece Türkiye'nin meselesi değildir. Bu konuda uluslararası toplumun harekete geçme vakti çoktan geçmiştir. Artık Batı'nın elini taşının altına koyması gereklidir. İnsani açıdan baktığımızda mağdurun, mazlumun umudunu yitirmemesi son derece önemlidir. İnsanlar umut kapısı bulamıyorlarsa o dünyaya karanlık çökmüştür. Dolayısıyla güvenli bölgeyle ilgili yaklaşımımız daha kapsamlı, mültecilerin oraya dönebileceği şekilde gerçekleştirmektir.

Münbiç'teki gibi bir oyalamaya müsaade etmeyiz

  • Adımlar hızlı bir şekilde atılıyor. Amacımız bütün bölgeyi terörden arındırmak. Hedef Fırat'ın doğusundan Irak'a kadar. Mültecilerin dönebileceği bir yer olmalı. Türkiye bugüne kadar açık kapı politikası uyguladı. Sadece Türkiye'nin meselesi değil, uluslararası bir konu. Güvenli bölgenin tesisi, güvenliği için çalışılmakta. Münbiç'teki benzer bir oyalamaya müsaade etmeyiz. Sürecin hızlandırılması gerekmektedir.

"Yeni bir göç dalgasını önlemek için sorumluluğun yerine getirilmesi gerekir"

Uluslararası toplum İdlib kaynaklı yeni bir göç dalgasının önlenmesini istiyorsa hem siyasi hem insani hem finansal alanlarda üzerine düşen sorumlulukları mutlaka yerine getirmek durumundadır. Aksi halde tek başına Türkiye'nin bu sorumluluğu taşımasını beklemek ne doğrudur ne hakkaniyetlidir ne de adil bir yaklaşım olacaktır.

"Sanatçıların, ailelerin bütün toplumun bunun önünde durması gerekiyor"


  • Diyarbakır'da çocuklarının geri dönmesi için oturma eylemi yapan annelere selam ediyorum ellerinden öpüyorum. Son yıllarda örgüte katılım oranlarında çok ciddi bir oranda azalma var. Fakat bu konular sadece devletin tedbirleriyle önlenecek bir olay değildir. Sanatçıların, ailelerin bütün toplumun bunun önünde durması gerekiyor. Sanatçılar konusunda annelerimize destek veren sanatçılarımıza teşekkür ediyoruz. Fakat böylesine asil bir mücadeleye siyasi gerekçelerle uzak durulması sessiz kalınması son derece üzücü bir durumdur.

"Nispi iyileşme oldu ama biz kalıcı hale gelmesini talep ediyoruz"

Geçen yıl vardığımız İdlib mutabakatı sayın Cumhurbaşkanlığımız tarafından yapılan bir dizi toplantıda temin edilmişti. Sınır iç tarafının kimin, dış tarafının kimin koruyacağıyla ilgili detaylı mutabakat elimizde var. Bu mutabakatın aynen uygulanmasını istiyoruz. Burada özellikle rejimin ihlallerine son vermesi büyük önem arz ediyor. Orada terörü bahane göstererek sivillere yönelik saldırıları kabul etmemiz mümkün değildir. Bildiğiniz gibi sayın Cumhurbaşkanımızın Moskova ziyaretinde sayın Putin'le detaylı görüşme oldu. Nispi iyileşme oldu ama biz kalıcı hale gelmesini talep ediyoruz. Türkiye bu konuda üzerine düşeni yapmaya devam edecektir. Sayın Bolton'un görevden alınmasına hayırlı uğurlu olsun diyelim. Sayın Başkan'ın takdiridir. Halefiyle yakında temas kurarız.

REKLAM

F-35'le ilgili resmi bildiri yapılmadı

Türkiye'ye bu konuda ulaşan resmi yazı, mektup yok. Kısmi adımlar atıldı. Pilotlarımızın eğitimine son verilmesi gibi. Tamamen resmi olarak F-35 programından çıkarıldığına dair resmi bir tebligat söz konusu değil. Muhtemelen BM'de yapılan görüşmelerde bu konu gündeme gelecek. Türkiye F-35'in müşterisi değil ortağıdır. Bu konuda tek taraflı olarak atılan adımların kongreyle ilişkilendirilerek 'yapacak bir şey yok' demek çok inandırıcı değil. Daha yaratıcı formüller üretebiliriz. Sayın Trump'ın bu konuda bir iradesi olduğunu biliyoruz. Bizim teklifimiz hala geçerlidir. Bütün meseleyi teknik konuya indirgemek çok inandırıcı gelmiyor. Arkasında siyasi ve ekonomik değerlendirmelerin olduğu akla geliyor. Biz F-35 programından vazgeçmiş değiliz. Türkiye'yi çıkarmak o kadar kolay da değildir. Ülkemize geleceği konusunda bir endişemiz yok. Bu tümsekleri ortadan kaldıracak adımları atmak için ortak çalışma yapmamız gerekiyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.