Gündem Annesi öldü babası bakmadı Engelli Sunayı 4üncü çocukları olarak sahiplendiler

Annesi öldü babası bakmadı: Engelli Suna'yı 4'üncü çocukları olarak sahiplendiler

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde 2 yıl önce annesi ölen engelli Suna Eser'e (13), komşuları 3 çocuk annesi Hadiye Tuna sahip çıktı. 2 yıldır Suna’ya evinde bakan Tuna, "Suna bize geldiğinde hiçbir tepki vermiyordu. Özel eğitime götürerek, devamlı konuşarak tepki vermesini sağladık. Şimdi konuştuğumu da anlıyor, gülüyor, tepki verebiliyor. Gönüllü olarak evladım olarak kabul ettim, ailemizin bir parçası oldu. 3 çocuğum vardı, Suna'yla birlikte artık dört evladım var" dedi.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi DHA
Annesi öldü babası bakmadı: Engelli Sunayı 4üncü çocukları olarak sahiplendiler
Engelli Suna'yı 4'üncü çocukları olarak sahiplendiler.

Çorlu'nun Nusratiye Mahallesi'nde mobilya ustası Mehmet ile Ayşe Eser'in tek çocukları Suna, 2 yaşındayken havale geçirince ailesi tarafından hastaneye kaldırıldı. Uzun süre tedavi gören Suna, konuşamaz, hareket edemez ve tepki veremez hale geldi. Annesi Ayşe Eser 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybedince, Suna, babası Mehmet Eser ile baş başa kaldı. Kızına bakmakta zorlanınca Tuna ailesine giden Mehmet Eser, "Ben artık kızıma bakamıyorum. Size getirdim" dedi. Mehmet Eser, Suna’yı kabul eden aileye noterden, hastanelerdeki sağlık işlemlerini, tedavilerini yaptırmaları yönünde vekalet verdi. Eser, kızını aileye teslim ettikten sonra mahalleden taşınıp, kayıplara karıştı. Hadiye ve Ramazan Tuna çifti, engelli Suna'ya sahip çıkıp, tüm ihtiyaçlarını gönüllü olarak karşılayarak bakımını üstlendi.


SUNA, 4'ÜNCÜ ÇOCUKLARI OLDU


Suna'ya annesini kaybedene kadar da ellerinden gelen desteği verdiklerini belirten Hadiye Tuna, artık onun da kendisinin bir evladı olduğunu, 3 çocuğundan ayırt etmediğini ifade etti. Hadiye Tuna, "Suna bize ilk geldiğinde hiçbir tepki vermiyordu. Biz Suna'yı gerek özel eğitime götürerek, gerek devamlı konuşarak tepki vermesini sağladık. Şimdi konuştuğumu da anlıyor, gülüyor, tepki verebiliyor. Annesini iki yıl önce kaybettik. Suna'nın hiç kimsesi yoktu. Gönüllü olarak ben evladım olarak kabul ettim. Artık büyüdüğü için bakımı biraz zor. Yaşı büyüdü, kilo aldı, kronik hastalığı var, tıkanma yapıyor, astım bronşiti var. Suna bizim ailemizin bir parçası oldu artık. Üç çocuğum vardı, Suna'yla birlikte artık 4 evladım var. Hepimiz çok seviyoruz. Bedensel olarak hiçbir ihtiyacını karşılayamıyor maalesef, konuşamadığı için de ağladığı zaman yemek istediğini anlayabiliyorum artık. Her ihtiyacını da severek, isteyerek, gönülden yapıyorum" dedi.


'KARDEŞİM OLDU'


Geçirdiği iş kazası sonucu bir eli zarar gören tekstil işçisi Ramazan Tuna, Suna'ya tüm aile olarak sahiplendiklerini belirterek, "O artık bizim çocuğumuz oldu" dedi.
Tuna ailesinin oğulları vatani görevini yapan Serdar, eğitimlerini sürdüren Bilge ve Feyza da Suna'yı kardeşleri gibi sahiplendi. Ailenin küçük kızı Feyza Tuna (16), Suna'nın gelmesiyle evlerindeki mutluluğun daha arttığını belirterek, "Suna ile aramız çok iyi, iyi ki evimize geldi öz kardeşim gibi. Benim kardeşim oldu. Çok seviyorum onu. Eve geldiğim de onunla zaman geçiriyorum. Konuşuyorum ve o da çok mutlu oluyor, gülerek bana tepki veriyor" diye konuştu.

Viking Kralı Ragnar Diyarbakır’da doğdu: 'Viking ailesi olarak Türkiye'de bir ilk olduğumu düşünüyorum'
FOTOĞRAF 9
Title
Kentte, mobilya sektöründe çalışan Güven Arslan ile Sibel Aslan (26) çiftinin geçen hafta erkek bir çocukları dünyaya geldi. Çocuklarının cinsiyetini öğrendikten sonra Rüzgar adını vermeyi düşünen çiftten Güven Arslan, bu kararından vazgeçip, oğluna Vikingler dizisinin başkarakteri, geleneksel kaynaklara göre Danimarka ve İsveç kralı olan Ragnar Lodbrokun ismini koydu.
Title
Diziyi çok sevdiğini ve başkarakter Ragnar Lodbrokun gerçek hayatının kendisini etkilediğini belirten Arslan, bu durumda çok mutlu olduğunu söyledi.
Title
Güven Arslan, Eskiden beri Viking filmlerini, çizgi filmlerini izliyordum. Çok hoşuma gidiyordu. Ragnarın filmdeki karakteri, hayatı çok hoşuma gitmişti. Harikaydı, çok beğenmiştim. Aynı zamanda çok yakışıklıydı. İzlerken de hayal ediyordum. Acaba benim de böyle bir oğlum olsaydı, karizma olsaydı diye düşünüyordum. Ağabeyim ile isim konusunu konuşuyorduk. Ragnara müsaade edilse ismini Ragnar bırakabileceğimi söyledim, o da olabileceğini belirtti. Daha sonra ağabeyim nüfus memuru olan bir arkadaşını aradım. O da W, X ve Q harfi olmadığı sürece sıkıntı olmayacağını söyledi. Bu haberi alınca çok sevindim dedi.
Title
NORVEÇTE RAGNAR İSMİ ÇOK POPÜLERNüfus Müdürlüğü dönüşü eşinin bu duruma inanmadığını ifade eden Arslan, Şok oldu. Geçici kimliği gösterince inandı ama kendisinin çocuğa Rüzgar diye sesleneceğini söyledi. Hatta büyük kızım da annesinin etkisiyle Rüzgar diyor. Ragnar, gerçek bir karakter. İki eşi olmuş, ilk eşi Lagerta. O da Ragnar gibi büyük bir savaşçı. En büyük kadın savaşçılardan biriymiş. Norveçte Ragnar ismi çok popüler. Ama herkese bu isim verilmiyormuş. Devletten izin alınması gerekiyormuş. Bir Viking hayranıydım. Viking ailesi olarak Türkiyede bir ilk olduğumu düşünüyorum. Çok mutluyum diye konuştu.
Title
BAŞTAN BERİ RÜZGAR İSMİNİ VERMEYİ DÜŞÜNÜYORDUK2’si kız 3 çocuk annesi Sibel Arslan da Ragnar ismini ilk duyduğunda çok şaşırdığını belirterek, Çünkü baştan beri Rüzgar ismini düşünüyorduk. Rüzgar demek istediğimi söyledim. Kimlikte görünce şok oldum. Sen çok sevdiğin için Ragnar olarak koyabilirsin dedim. Diziyi ben de arada çocuklardan vakit kalınca eşimle izliyorum. Çok güzel bir dizi ama eşim hayranı olduğu için tekrar tekrar izliyor ifadelerini kullandı.
Title
Title
Yeni doğan bebeğine Viking Kralı Ragnarın ismini verdi
Title
Title
Viking Kralı Ragnar Diyarbakır’da doğdu: 'Viking ailesi olarak Türkiye'de bir ilk olduğumu düşünüyorum'
Diyarbakırlı Güven Arslan (34), yeni doğan oğluna, hayranı olduğu, bölümlerini tekrar tekrar izlediği 'Vikingler' dizisinin başkarakteri Ragnar Lodbrok'un ismini verdi. Küçük yaşlardan beri Vikingler ile ilgili bütün filmleri izlediğini belirten Arslan, "Ragnar'ın filmdeki karakteri, hayatı çok hoşuma gitmişti. Harikaydı, çok beğenmiştim. İzlerken de hayal ediyordum; acaba benim de böyle bir oğlum olsaydı, karizma olsaydı. Viking ailesi olarak Türkiye'de bir ilk olduğumu düşünüyorum" dedi.

Atık çamur solucanlar tarafından sindirilerek organik gübreye dönüşüyor
FOTOĞRAF 7
Title
Sivas Valiliği İl Özel İdaresi Buruciye A.Ş, Sivas Belediyesi, SİDAŞ, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Ticaret ve Sanayi Odasının ortaklığıyla kurulan SORTAŞ Solucan Gübresi Üretim Tesisinde, Sivas Belediyesi su artıma tesislerinden çıkan atık çamur solucan mamasına dönüştürüyor.
Title
Solucanların yedikleri çamur mamasından elde edilen dışkı ile organik gübreye dönüşüyor. Böylelikle atık çamurunu yok etmek için yapılan harcamanın önüne geçildiği gibi çevre kirliliği de önlenmiş oluyor. Yurt dışından ithal edilen kimyasal gübrelerin yansıması olan yüksek döviz kayıplarının ise organik gübreyle sonlanacağı düşünülüyor.
Title
Çevre kirliliğinin önüne geçilecekSivas Cumhuriyet Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uğur Tutar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Belediyelerin arıtma tesislerinden çamur çıkıyor. Belediyeler bu çamuru bertaraf etmekte zorlanıyorlar. Büyük tesislerde bu çamuru yaktırıyorlar fakat bu da çevre kirliliğine neden oluyor. Bunun için ciddi bir miktarda para ödüyorlar ya da bunları vahşi depolama yoluyla depoluyorlar ki bu da çevre kirliliğine neden oluyor. İçerisindeki toksin maddeler, ağır metaller çevreye önemli ölçüde zarar veriyor. Biz bunu solucanları kullanarak nasıl bertaraf ederiz diye bir proje geliştirdik. Yaklaşık 2 senedir arıtma çamurlarını solucanlar için mama formuna nasıl dönüştürebileceğimizi çalıştık. Son 6 aydır da solucanlara bu çamuru rehabilite ettikten sonra yedirdik. Çıkan solucan gübresinin analizlerine baktık. Gördük ki yüzde 72 oranında ağır metalleri ortamdan ayırdığını, ayrıca içerisindeki yüksek oranda azot, fosfor, potasyum organik madde iktifa ettiğini analiz sonuçlarında gördük. Kimyasal gübrelerin bir kısmını hem hammadde olarak hem de ithal yoluyla yurt dışından temin ediyoruz dedi.
Title
Artıma çamurları önemli bir fosfor kaynağıDoç. Dr. Tutar, arıtma tesislerinden çıkan çamurun yüzde 6 fosfor içerdiğini belirterek, Kimyasal gübre üretim miktarımız çok az. Fosfor açısından biz tamamen dışa bağımlıyız fosfor kayaçlarımız bu anlamda yeterli değil. Buna bağlı olarak yüzde 6 civarında fosfor içermesi sebebiyle artıma çamurları önemli bir fosfor kaynağı ve bunun tarımda kullana bilirliği yapmış olduğumuz çalışmaları göstermiş oldu. Hem çevreye zarar veren önemli bir atığı değerlendirmiş oluyoruz. Hem de çok önemli bir organik gübre girdisi sağlamış oluyoruz. Yapmış olduğumuz çalışmanın en son aşaması mikro biyolojik analizleriyle geçen hafta itibariyle akarette bir laboratuvarda bunun sonuçlarını da aldık. Gördük ki Solucanlar sadece ağır metalleri ve toksin maddeleri bertaraf etmiyor aynı zamanda içerisindeki patojen mikro organizmaları da yok ederek güvenli bir gübre haline getiriyor. Dolayısıyla yapmış olduğumuz çalışmanın sonuçları tatmin edici. Bizim belki de topraklarımızın gübrenin tamamını karşılayabilecek diye konuştu.
Title
Önemli bir döviz kaybını ortadan kaldıracağızDoç. Dr. Tutar, kimyasal gübre kullanmadan sadece arıtma çamurlarından elde edilen gübreyle tarım yapılabileceğini dile getirerek, “Çok önemli bir döviz kaybını ortadan kaldıracağız. Topraklarımızı organik madde bakımından zenginleştireceğiz ve uygun fiyatlı çiftçiye ulaştırabileceğimiz içinde hem çiftçi kazanacak hem çevremiz kazanacak. Her belediyenin çok yüksek bir artıma çamuru çıktısı var. 350 bin nüfuslu Sivas Belediyesi örneğini vereyim bizim günlük 85 ton arıtma çamurumuz çıkıyor. Türkiye geneli ve büyükşehirleri düşünün milyonlarca ton arıtma çamurunun doğal yollarla organik gübreye dönüştürülmesi ve bunun tarımda güvenli bir şekilde kullandırılması söz konusu olabilecek. Bununla ilgi prototip çalışmalar ve sonrasında endüstriyel yatırımların yapılması gerekmektedir ifadelerini kullandı.
Title
Title
Atık çamur solucanlar tarafından sindirilerek organik gübreye dönüşüyor
Artıma tesislerinden çıkan atık çamur mama formuna dönüştürülerek solucanlara yediriliyor, ortaya çıkan organik gübre ise tarımda kullanılıyor.


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.