Gündem Antalya Aksekideki yangından etkilenenlerin anlattıkları alevlerin büyüklüğünü ortaya koyuyor Cehennem çukuru gibiydi

Antalya Akseki'deki yangından etkilenenlerin anlattıkları alevlerin büyüklüğünü ortaya koyuyor: Cehennem çukuru gibiydi

Antalya'nın Akseki ilçesindeki orman yangınında, alevlerin bir anda sarması sonucu tahliye edilen Kepezbeleni Mahallesi'nin sakinleri yaşadıklarını anlattı. Mahalle sakinlerinden Ayşe Şen "Baktım alevler çok hızlı geliyor. Evden çıktık, karşıya geçtik. Döndüm bir baktım, evimize alevler ulaşmış, yanıyor. Sabah döndüğümde evimin enkazı vardı"dedi. Mahalle sakinlerinden Ali Yiğit "Bizim mahalleden Aygır Deresi'ne sıçrayan alevler 10 dakika sürmedi. Dağın tepesinden Manavgat'a sıçradı, oranın da mahallelerini yaktı. Hayatımda böyle bir yangın görmedim. Alevler ağaçların tepesinde uçuyordu, cehennem çukuru gibiydi" diye konuştu. Kepezbeleni Mahalle Muhtarı Mehmet Uyar ise "Kendimizi hiç yalnız hissetmedik, devletimiz tüm birimleriyle gece gündüz yanımızdalar, hizmet ediyorlar" dedi.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi AA
Antalya Aksekideki yangından etkilenenlerin anlattıkları alevlerin büyüklüğünü ortaya koyuyor: Cehennem çukuru gibiydi
Yangından etkilenen Kepezbeleni Mahallesi'nin sakinleri yaşadıklarını anlattı.

Mahallede 29 Temmuz'da çıkan ve rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayılan alevler, havadan ve karadan 9 gün süren müdahale sonucunda söndürüldü. Soğutma çalışmalarının devam ettiği bölgede, bir yandan da yaraların sarılması için devletin tüm kurumları çalışmalarını sürdürüyor. Hasar tespiti tamamlanan yerlerde enkaz kaldırma sürerken evi yanan vatandaşlar için de konteynerler kuruluyor.

Ekipler bölgedeki çalışmaları drone ile havadan görüntüledi. Akseki Kaymakamı Volkan Hülür, İlçe Belediye Başkanı İbrahim Özkan ve İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Onur Yaldırak da tahliye edilen vatandaşlarla yakından ilgileniyor.

AA

"Jandarmamız, mahalleliyi, yolun kenarlarına su tutarak, alevlerin içinden çıkardı"

Mahalle sakinlerinden Ayşe Şen (63) yangın olduğunu duyunca uyandıklarını, o geceyi Akseki ilçe merkezinde geçirdiklerini söyledi.

"Baktım alevler çok hızlı geliyor. Evden çıktık, karşıya geçtik. Döndüm bir baktım, evimize alevler ulaşmış, yanıyor. Sabah döndüğümde evimin enkazı vardı" diyen Şen, "Mahallenin meydanında ağabeyimi gördüm. 'Ağabey, yengemi al çık, eşyaları alacağım diye uğraşma' dedim. Kısa süre sonra askerler geldi. Allah razı olsun jandarmamız, mahalleliyi, yolun kenarlarına su tutarak, alevlerin içinden çıkardılar. Her yeri alev kaplamıştı." ifadesini kullandı.

İki evinin yandığını anlatan Şen, anılarının, emeklerinin kül olduğunu dile getirdi.

Ömrünün sahip olduğu evleri yaptırabilmek için çalışmakla geçtiğini anlatan Şen, "Hasat ettiğimiz buğdayımız da yandı. Ama herkes yardım getiriyor. Devletimiz evlerin yenisini yaptırıyor. Konteyner evler veriyorlar. Türkiye'nin dört bir köşesinden yardım geliyor. Biz bu afeti gördük, Allah başka kimseye göstermesin." diye konuştu.

AA

"Cehennem çukuru gibiydi"

Mahalle sakinlerinden Ali Yiğit ise bağ evinde eşiyle üzümleri korumak için domuz nöbetindeyken alevlerin ağaçların tepesine çıktığını gördüğünü söyledi.

Koşarak mahalleye ulaştıklarını aktaran Yiğit, şöyle konuştu:

  • "Kıvılcımlar rüzgarla uçuyordu. Bir yerde alevlerden korunmak için eğilerek geçtik. Üç dakika sürmedi alevler mahalleyi sardı. Arazözler, ekipler vardı. Kontrol altına alınacak gibi değildi. Konağın arkasına kadınları topladık, araçlara doldurduk Kepez'e sevk ettik. Jandarma geldi, bizi Kepez'e taşıdı. Allah razı olsun, bizi alevlerden kurtardılar. Bizim mahalleden Aygır Deresi'ne sıçrayan alevler 10 dakika sürmedi dağın tepesinden Manavgat'a sıçradı, oranın da mahallelerini yaktı. Hayatımda böyle bir yangın görmedim. Biz çok yangın gördük, tırmıklarla da söndürürdük ama bu öyle değildi. Alevler ağaçların tepesinde uçuyordu, cehennem çukuru gibiydi. Ayağımızda bir pantolon, ayakkabıyla kaldık, ağaç motorum her şeyimiz yandı. Alevlerden alamadık."

AA

Devletin tüm imkanlarıyla yangının söndürüldüğünü belirten Yiğit, kendilerine içinde eşyaların olduğu konteynerlerin verildiğini, evlerinin de yenisinin yapılacağını söyledi.

Mahalle sakinlerinden 82 yaşındaki Hasan Ali Yüksel'in o gece vefat ettiğini hatırlatan Yiğit, "Hanımını arabaya bindirdim. 'Amca nerede?' dedim, 'Evin önüne inmişti.' dedi. Herkes kendi canının derdine düşmüştü. Allah rahmet eylesin, amcayı kaybettik. Bakanlarımız, devletin tüm kurumları, Türkiye'nin dört bir tarafından duyarlı vatandaşlar geldi. Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, her şeyi getirdiler." ifadesini kullandı.

AA

"Kaymakamı arayıp, 'Bizi kurtarın' dedim"

Kepezbeleni Mahalle Muhtarı Mehmet Uyar ise poyrazın etkisiyle o gece alevlerin çok kuvvetli olduğunu, kaymakamı arayarak "Bizi kurtarın." dediğini kaydetti.

Jandarma ekiplerinin kendileri için seferber olduğunu belirten Uyar, "Komutanlar, yaşlıları kucaklayarak arabalara taşıdılar. Köyü boşalttık. 86 ev yandı, cami ve 4 ev kaldı." dedi.

Mahallenin yeniden kurulacağını aktaran Uyar, "Evlerimizin yenisi yapılana kadar içinde her şey olan konteynerlerin anahtarlarını teslim ettiler. Kendimizi hiç yalnız hissetmedik, devletimiz tüm birimleriyle gece gündüz yanımızdalar, hizmet ediyorlar." diye konuştu.

Orman yangınında hayatını kaybeden Hasan Ali Yüksel'in oğlu: Bu ülkenin bütünlüğünü bozamayacaklar
OYNAT 00:49
Orman yangınında hayatını kaybeden Hasan Ali Yüksel'in oğlu: Bu ülkenin bütünlüğünü bozamayacaklar
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Antalya'nın Akseki ilçesindeki yangında hayatını kaybeden Hasan Ali Yüksel'in ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Yüksel'in oğlu, Bakan Kurum'a “Bizim inancımız tam. Şunu bilsinler ki ormanlarımızı yaksınlar her şeyi yapsınlar ama bu ülkenin bütünlüğünü bozamayacaklar. Bunu idrak edemediler ama edecekler. Allah'ın izniyle bu ülkenin çocukları, gençleri ve yöneticileri onlara pabuç bırakmayacaktır. Herkese sizin nezdinizde teşekkür ediyorum. Acımızı paylaşan herkesten Allah razı olsun. “ dedi.

Allah'a emanet edip mahallesini terk etti: Hüznü ve mutluluğu bir arada yaşadı
FOTOĞRAF 15
Title
Manavgat ilçesinde 10 gün önce, 4 farklı noktada aynı anda çıkan yangının ilk gününde en fazla etkilendiği Kalemler Mahallesi’nden alevlerin esiri oldu. Mahallede değim yerindeyse yeşil hiçbir şey kalmadı. Yangın evler kadar, hayvanları da etkiledi.
Title
Arıcılığa da elverişli olan bölgede bir çok arı kovanları da yandı. Kalemler Mahalle merkezinin hemen yakınında 100 kovanlı arılığı bulunan Güven Karagöl’de yangına mesai de yakalandı. Haber alır almaz iş yerinden arılarının yanına gelen Karagöl, alevlerin 50 metre kadar arılığına yaklaştığını görünce bölgeyi üzüle üzüle terketmek zorunda kaldı.
Title
Kısa sürede alevlerin arılığına girdiğini gören, kovanlarının yanışını karşı yoldan izledi. Arılarını Allah’a emanet edip, mahalleden çıkan Karagöl, ertesi sabah umutsuz şekilde simsiyah olan arılığına geldi.
Title
100 kovanından 80’inin yandığını gören ve büyük üzüntü yaşayan Karagöl, 20 kovanından arıların girip çıktığını görünce büyük sevinç yaşadı. Hüznü ve mutluluğu aynı anda yaşayan Karagöl, alevlerin sardığı arılığında 20 kovanının sağ kalmasını Allah’ın bir nimeti olarak nitelendirdi.
Title
Sevdamı kaybetmiş gibi üzüldüm <br><br> Turizm sektöründe çalışan 47 yaşındaki Güven Karagöl, olay günü mesaide olduğunu ve bölgeden dumanların yükseldiğini görünce hemen arılığının yanına gelmeye çalıştığını söyledi.
Title
Arı kovanlarını götürmek için arkadaşlarını kamyonetle gelmesi için aradığını anlatan Karagöl,“ Ama yangın 15 dakikada, 2 kilometreden buraya geldi. Kendimi zor kurtardım, burayı zor terkettim. Arılarımı bırakmak zorunda kaldım. Bir kişi sevdasını kaybettiğinde nasıl üzülürse bende öyleyim. Etrafımda hem doğa hem arılarım kayboldu” diye konuştu.
Title
Arılığım alevler içinde kaldı <br><br> Yangının arılığına 50 metre yaklaşıncaya kadar bölgeden gitmediğini anlatan Karagöl, “Hemen buradan çıktım karşıya geçip arılığıma baktım, yangın geliyordu. Allah’a emanetsiniz dedim. Yapacağım bir şey yoktu. Kısa süre içinde alevler geldi arılığım yanıyordu, sadece seyredebildim...
Title
6 senelik birikimim, bu seneki emeğim yandı. 100 kovanımdan 80’i arılı şekilde kovanıyla yandı. Ama ben yangının altı bölümüne insem de bölgeden gidemedim hep arılığıma baktım. Yangın geçer mi, arılığıma girer mi girmez mi diye düşündüm. Ama ben arılığıma alevlerin girdiğini görmüştüm. Hepsi yandı bu iş bitti dedim. Alana girmemize izin vermediler ve ayrılmak zorunda kaldım” dedi.
Title
Allah’ın takdiri <br><br> Ertesi gün sabah erkenden arılığına koştuğunu dile getiren Karagöl, ”Gün yeni ağarıyordu. Baktım birkaç kovanımdan arı çıkıyor. İçinde yanmayanları vardı. Baktığımda 20 kovanım bana kalmış, ama 80’i içinde arı ve balıyla olduğu gibi yanmıştı. Simsiyah bir doğanın içinde bu iş bitti demiştim artık yapamam, umutlarım bitti demiştim..
Title
O alevleri gördükten sonra burada hiçbir şeyin canlı kalamayacağını düşünmüştüm. Umudum bitmişti. Bu 20 kovan bana umut oldu. Bu Allah’ın takdiri. Bu doğanın katledilmesi, bu kadar canlının ölmesinin hesabını kim verecek” diye konuştu.
Title
Umut olacak <br><br> Yanan kovanlarının metallerini gözyaşları içinde temizleyip aktardığını ifade eden Karagöl, “İçimde bir üzüntü vardı. Metal yığını oldu gitti hepsi. Bu yanan alandan sağ çıkan 20 kovan arım bana yeniden umut olacak” dedi. Öte yandan, arılığın yanmadan önceki doğası ve yeşil hali Karagöl’ün cep telefonu kamerasında hatıra olarak kaldı.
Title
Yangının vurup geçtiği Kalemler Mahallesi’nde 100 arı kovanından, 80’i yandı
Title
Yangının vurup geçtiği Kalemler Mahallesi’nde 100 arı kovanından, 80’i yandı
Title
Yangının vurup geçtiği Kalemler Mahallesi’nde 100 arı kovanından, 80’i yandı
Title
Yangının vurup geçtiği Kalemler Mahallesi’nde 100 arı kovanından, 80’i yandı
Allah'a emanet edip mahallesini terk etti: Hüznü ve mutluluğu bir arada yaşadı
Antalya'nın Manavgat ilçesindeki yangında en büyük yıkımı yaşayan Kalemler Mahallesi'nde arılığı alevler içinde kalan Güven Karagöl'ün 80 arı kovanı yandı, 20'si alevlerin arasında sağ kaldı. Simsiyah doğa içinde 20 kovanının yanmamasının Allah'ın bir nimeti olarak niteleyen Karagöl, “80 kovanımın demirlerini gözyaşları içinde yanarak topladım, kalan 20 kovan umudum olacak” dedi.

Alevlerle 220 saatlik savaşın kahramanları
FOTOĞRAF 19
Title
Antalya'da 28 Temmuz'da çıkan orman yangınları, 10'uncu günde kontrol altına alındı. Manavgat'ta başlayan yangın, Akseki, İbradı, Gündoğmuş ve Alanya sınırlarındaki mahallelerde de etkili oldu. Bölgede 8 uçak, 2 İHA, 19 helikopter, 1 insansız helikopter, 1832 araç ve 6 bin 511 personelle günde ortalama 1650 sortiyle havadan su atılan yangında; 5 ilçedeki 48 mahalle büyük zarar gördü.
Title
1352'si ağır hasarlı olmak üzere 2 bin 164 bina da hasar aldı. Yangından 770 kişi ve görevli etkilendi; 763'ü tedavi edildi, 7 kişinin tedavisi devam ediyor. 2'si ormancı 7 kişi yaşamını yitirirken, 1 kişi de 'yangın çıkarmak'tan tutuklandı. Manavgat merkezli büyük yangın, dün saat 15.30 sıralarında tamamen kontrol altına alındı. Ekipler, 220 saatte söndürülen yangınların ardından soğutma çalışmalarına başladı.
Title
ALEVLE MÜCADELENİN KAHRAMANLARI <br><br> Yangına destek için Diyarbakır'dan Yalova'ya ülkenin dört bir yanından Orman Genel Müdürlüğü'ne bağlı çalışan orman işçileri, ailelerini, yaşamlarını geride bırakıp söndürme çalışmalarına katılmak için arazözleriyle bölgeye geldi.
Title
Orman işçileri, yangının en yoğun olduğu noktalarda gözlerini kırpmadan, canlarını hiçe sayarak, günlerce uykusuz ve yorgun, kilolarca ağırlıkta hortumları kucaklayıp alevlerin arasına girdi.
Title
ARAZÖZLERİ EVLERİ GİBİ <br><br> 220 saat alevlerle savaşan orman işçileri; 3,5, 5, 9 ve 12 ton su kapasiteli ve uçurumların kenarından dahi korkusuzca geçtikleri arazözlerini de evleri olarak kullandı. Günün büyük bölümünde çalışan işçiler, gece saatlerinde boşluk olursa arazözün üzerinde veya buldukları taşın üzerinde az da olsa uyuyup dinlenmeye çalıştı. Yangına müdahale ile geçen gecenin ardından sabahın ilk ışıklarıyla yanlarındaki kumanyalarla arazözün üzerinde kahvaltılarını yapan kahramanlar, duş almak veya kıyafetlerini yıkamak için arazözün içerisindeki suyu kullandı.
Title
2 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ <br><br> Karabük'ten müdahale için gelen Cihan Toşur'un yangında yaralanan kolunu sarıp görevine dönmesi, işçilere büyük motivasyon kaynağı oldu. Yangına müdahale sırasında yanan arazözün içinde kalarak hayatını kaybeden Erdal Tovka ve Yaşar Cinbaş için ise büyük üzüntü yaşandı. Ancak yaşadıkları üzüntü, orman işçilerini mücadelelerinden vazgeçirmedi.
Title
'GEÇİCİ İŞÇİ' OLARAK ÇALIŞIYORLAR <br><br> Zaman zaman kendilerini merak eden aileleriyle yangının devam ettiği dağların zirvesinde cep telefonları çektiği takdirde görüşebilen işçiler, o anlarda yakınlarını teselli etti. Yangınlarda büyük kahramanlık ve fedakarlık göstererek mücadele eden işçilerin en büyük sorunu ise 'geçici orman işçisi' sıfatıyla çalışıyor olmaları.
Title
Yangına müdahale eden işçilerin çoğu 5620 sayılı kanuna göre 'geçici işçi' sıfatıyla 9 ay 29 gün çalışıyor. Çalışmadıkları süre zarfında ailelerini geçindirebilmek için gündelik işlere giden işçilerin en büyük isteği ise kadrolu olarak 12 ay boyunca çalışmak.
Title
'1 AĞACI KURTARMAK BİZİM İÇİN MUTLULUK' <br><br> Yangına müdahale için Isparta'dan gelen Servet Ünal, “Ben 3 gündür buradayım. Diğer arkadaşlarım daha önce buraya gelmişlerdi. Yoruldukları için onları dinlendirmek için biz geldik. Yoğun bir şekilde mücadele verdik. Uyku durumumuz 3 günde en fazla 1,5 saat oldu. Sabaha kadar ateşe müdahalede bulunduk. 1 ağacı kurtarmak bizim için büyük bir mutluluk. Ateşin büyümesini engelleyince gurur duyuyoruz dedi.
Title
'GÜNLERİMİZ UYKUSUZ VE YORGUN GEÇTİ' <br><br> Gölhisar'dan görev için Manavgat'a gelen İbrahim Avcı da “8 gündür burada yangınla mücadele ettik. Günlerimiz genelde uykusuz, yorgun geçti. 1 ağaç, 1 can kurtarmak için elimizden geleni yaptık. 10 dakika, yarım saat, bazen 1 saat uyuyabildik, o kadar. Ailemizden uzaktayız. Onlar da televizyonlardan takip edebildikleri kadarıyla biliyor. Ailelerimizde endişe ve korku hakim. Bazı yerlerde telefon çekmiyor, haber alamayınca telaşlanıyorlar. Fırsat buldukça mücadele ne kadar el verirse onları da aramaya çalıştık diye konuştu.
Title
SESİ TİTREYEREK AİLESİYLE GÖRÜŞTÜ <br><br> Kızıldağ'daki yangın sırasında arazözün üzerinde oturan orman işçisi Hüseyin Özyalçın, uzun süredir görüşemediği ailesini arayarak, hasret giderdi.
Title
Özyalçın, eşine ve çocuklarına nasıl olduklarını sorduktan sonra eşi yangının ne zaman biteceğini sorunca sesi titreyerek, İnşallah bir an önce biter cevabını verdi. Özyalçın, bu görüşmeden kısa süre sonra ise yangının bittiğini müjdeledi. Özyalçın, telefonu kapatmadan önce de ailesine onları çok özlediğini söyledi.
Title
'SÜREKLİ TETİKTEYİZ' <br><br> Orman işçisi Hakan Çetin de “10 gündür uyuduğumuz 2-3 saat uyku ama görevimiz bu tabi ki. Gece sürekli tetikte oluyoruz, rahat yatma gibi bir durumumuz yok. Yatabilirsek arazözün üzerinde veya taşın kenarında yatıyoruz. Özel bir yatma yerimiz yok, dağın başındayız zaten dedi.
Title
Alevlerle 220 saatlik savaşın kahramanları Ek fotoğraflar
Title
Alevlerle 220 saatlik savaşın kahramanları Ek fotoğraflar
Title
Alevlerle 220 saatlik savaşın kahramanları Ek fotoğraflar
Title
Alevlerle 220 saatlik savaşın kahramanları Ek fotoğraflar
Title
Alevlerle 220 saatlik savaşın kahramanları Ek fotoğraflar
Title
Alevlerle 220 saatlik savaşın kahramanları Ek fotoğraflar
Alevlerle 220 saatlik savaşın kahramanları
Antalya'nın Manavgat ilçesinde, 28 Temmuz'da başlayan orman yangınlarına müdahale için ülkenin dört bir yanından gelen orman işçileri, 220 saatte söndürülen yangın boyunca canlarını hiçe sayarak, alevlerle mücadele etti. Günlerce uykusuz ve yorgun kalan, ağır hortumları sırtlayıp, alevlerin arasına giren işçiler, taşın toprağın, arazözlerin üzerinde uyuyabildi, sabahın ilk ışıklarında arazözün üzerinde kahvaltılarını yaptı. Orman işçileri, duş almak, kıyafetlerini yıkamak için arazözdeki suyu kullandı.

Kahraman ormancı dehşet anını anlattı: Bir cesaret geldi koşmaya başladım
FOTOĞRAF 10
Title
Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı kırsal Yayla Mahallesi’nde, 2 Ağustos’ta çıkan orman yangını, 12 saatte güçlükle kontrol altına alınarak, söndürüldü. Yangın söndürme çalışmalarında görev alan 30 yıllık orman muhafaza memuru, evli ve 2 çocuk babası Yaşar Kozakbaş, etrafını saran alevlerin arasında kalarak yaralandı.
Title
Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kozakbaş, daha sonra vücudundaki ciddi yanıklar nedeniyle Eskişehir Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek yanık tedavi merkezine alındı. Yapılan incelemede alevlerin arasında kalan ormancı Kozakbaş’ın yüzde 40 oranında ve 3'üncü derece yanıklar olduğu tespit edildi.
Title
Şehir Hastanesi’nde 2 kez ameliyata alınan Yaşar Kozakbaş’ın tedavisi sürüyor.
Title
YAŞADIKLARINI ANLATTI<br><br> Eskişehir Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi’nde bulunan Yaşar Kozakbaş, yangın söndürme çalışmaları sırasında yaşadıklarını anlattı. Bir anda alevlerin arasında kalarak yaralandığını dile getiren Kozakbaş, “Denizli’nin Buldan ilçesi Üçyol Orman İşletme Şefliği'nde orman muhafaza memuruyum. Yangın ihbarı verildi. Yangın bizim bölgede değil, güneydeydi. Bize 'Haydi yangına gidiyoruz' dediler. Gittik, bana üç yol ayrımında 'Burada kal' dediler...
Title
‘Gelen araç, işçi, köylü ne varsa onları buradan sevk et’ dediler. Ben orada gelenleri sevk ederken aşağı tarafa bir baktım, yangın alt taraftan geçmiş, beni çevirmiş. Bu sefer yukarı koştum, yukarıyı da çevirmiş. Yapabileceğim hiçbir şey yok. Ya oturup yanacağım ya da 100 metrelik bir kekik tarlası var orayı çıkarsam kendimi kurtarırım. Orada bir cesaret geldi. Bir koştum, bir zaman sonra yığıldım yere. Tekrar kalktım koştum, o kekik tarlasını geçtim..
Title
Şefimi arayıp hemen telefon ettim, 'Ben yandım, hemen yetiş' dedim ama onlar da ateşi geçip gelememişler aşağıdan. Daha sonra arabayla Türlübey köyüne çıktık. Birkaç bardak su attılar üstüme. Apar topar ambulansa aldılar. Ambulansa aldıktan sonra Denizli'ye oradan da Eskişehir’e getirdiler. Sağ olsun Denizli Orman Müdürü'müz yardımcı oldu. Eskişehir Bölge Müdürü ile irtibata geçmişler. Eşim ve oğlum misafirhanedeler” dedi.
Title
Sağlık durumunun şu anda iyi olduğunu ve yanıkları nedeniyle kollarını kaldırmakta güçlük çektiğini anlatan Kozakbaş, “Şu anda sağlık durumum iyi de kollarım kalkmıyor. Bacaklarım çok kötü. 30 yıldır ormancılık yapıyorum ben. Çok aşırı rüzgar vardı, aşırıydı yani yangın bu nedenle çok büyüdü” diye konuştu.
Title
‘YANIK ORANI YÜZDE 40, 2 KEZ AMELİYAT GEÇİRDİ’ <br><br> Eskişehir Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi sorumlusu Dr. Bülent Çağlar Bilgin de orman muhafaza memuru Yaşar Kozakbaş’ın tedavisinin iyiye gittiğini söyledi. Alevlerin arasında kaldığı için ciddi yanıkları olduğunu kaydeden Dr. Bilgin, “Denizli Buldan'daki orman yangınına müdahale eden bir hastamız. Görev başındayken dumana ve aleve maruz kalan bir hastamız. Önce Denizli Buldan'a, Oradan Denizli'ye, daha sonra da Eskişehir'e sevk edildi...
Title
Geldiği gece hastaya ilk cerrahi müdahalesini yaptık sonrasında 2 kez daha ameliyat ettik. Yoğun bakıma yatışının 4’üncü günü. 1 hafta daha yoğun bakım süreci olacak gibi. Hastamızın vücudunda yüzde 40 yanığı var. Gerekli tedavileri devam ettiriyoruz. Cerrahi tedavileri, ilaç ve medikal tedavileri devam edecek. Daha sonrasında da psikolojik ve fizik tedavi süreçleri devam edecek. Yüzde 40'ın üzerindeki yanık, yaşı ile beraber hayati tehlikesi olan bir yanık düzeyiydi. 2-3 gündür tedavisi iyi gidiyor. Her şey yolunda” dedi.
Title
Ormancı Yaşar, alevlerin çevresini sardığı dehşet anını anlattı
Kahraman ormancı dehşet anını anlattı: Bir cesaret geldi koşmaya başladım
Denizli'nin Buldan ilçesinde çıkan orman yangınını söndürme çalışmaları sırasında alevlerin arasında kalıp, yaralanan orman muhafaza memuru Yaşar Kozakbaş (50), Eskişehir Şehir Hastanesi yanık merkezinde tedavi altına alındı. Vücudunda yüzde 40 oranında ve 3'üncü derece yanıklar bulunan Kozakbaş, “Yangın her taraftan beni çevirmiş. Yapabileceğim hiçbir şey yok. Ya oturup yanacağım ya da 100 metrelik bir kekik tarlası var, oraya çıkarsam kendimi kurtaracaktım. Orada bir cesaret geldi. Bir koştum, bir zaman sonra yığıldım yere. Tekrar kalktım koştum, o kekik tarlasını geçtim" diye konuştu.


İngiltere Başbakanı Johnson istifa etti
Dünya

İngiltere Başbakanı Johnson istifa etti

İngiltere Başbakanı Boris Johnson istifa etti. "Yeni bir lider seçilene kadar göreve devam edeceğim." diyen Johnson, dünyanın en iyi görevini bıraktığı için çok üzgün olduğunu dile getirdi. İngiltere’de bakanlar da dahil 50’den fazla hükümet görevlisinin art arda istifa etmesi siyasi krize neden olmuştu. Johnson Başbakanlık Ofisi 10 Numara'da Kovid-19 salgını sırasında karantina kurallarını ihlal eden partiler düzenlenmesi nedeniyle uzun süredir eleştiri ve istifa baskısı altındaydı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan doktor Ekrem Karakaya için başsağlığı
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan doktor Ekrem Karakaya için başsağlığı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konya'da görev yaptığı hastanede uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden doktor Ekrem Karakaya’nın ailesiyle telefonda görüşerek taziyelerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, doktor Ekrem Karakaya’nın menfur bir saldırı sonucu vefat etmesinden büyük üzüntü duyduğunu ifade ederek, merhuma Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile ortak aşı geliştirme çabaları içindeyiz
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile ortak aşı geliştirme çabaları içindeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı İsmail Sabri Yakub ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ortak basın toplantısı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerde ekonomi, yatırımlar, savunma sanayii, teknoloji, sağlık ve iletişim gibi çeşitli alanlardaki ilişkilerimizi kapsamlı şekilde ele aldık. Salgına rağmen ticaret hacmimiz geçen yıl 3.5 milyar dolar seviyesini aşmıştır. Bu yılın ilk 6 ayındaki rakamlar da istikrarlı artışın devam ettiğini gösteriyor. 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimizi kısa zamanda yakalayacağımızı gösteriyor. Hedeflerimize daha hızlı adımlarla ilerleme imkanına da kavuşacağız. Yerli ve milli aşımız Turkovac'ın Malezya'da kullanımına sunulması dahil, aşı teknoloji transferi gibi konularda müşterek çalışmalar yürütmeyi planlıyoruz" dedi.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.