Gündem Kripto örgütü

Kripto örgütü

Devletin zirvesini kripto telefonlardan dinleyen paralel örgüt üyelerine ilişkin hazırlanan fezlekede 28 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Casusluk kayıtları için TİB ile TÜBİTAK'ın işbirliği içinde çalıştığına dikkat çeken fezleke, çarpıcı ayrıntıları ortaya döktü.

Osman Özgan Yeni Şafak
Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı, devletin zirvesinin kullandığı kriptolu telefonları dinlemesiyle ilgili soruşturmayı tamamladı. 'Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak', 'siyasal veya askeri casusluk', 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' ve 'haberleşmenin gizliliğini ihlal' suçlarından aralarında TİB eski Başkanvekili Osman Nihat Şen ve TÜBİTAK eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz'ın da bulunduğu 28 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istenen 93 sayfalık fezlekede, kripto casusluğa ilişkin çarpıcı ayrıntılara yer verildi. Şen'in 'örgüt lideri' olarak gösterildiği fezlekede, IMEI numalarının kriptolu telefonların yazılımını yapan Hasan Palaz ve ekibi tarafından TİB'e bildirildiği, dinlemelerin ise 'KUBİK' ve 'HİTAP' veritabanlarına kaydı yapılmadan gerçekleştiği kaydedildi. O dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu devletin zirvesinin kriptolu telefonlardan yaptığı konuşmaları montajlayarak yaymak amacıyla TİB ve TÜBİTAK bünyesinde örgüt kurulduğu belirtilen fezlekede, “Sanki devletin üst düzey yetkili ve görevlileri tarafından konuşma yapılmış gibi yeni bir konuşma türetilerek 17-25 Aralık 2013 tarihlerinde ve 2014 yılı mahalli idareler seçimlerinden önce internet, görsel ve yazılı basında kamuoyuna servis edildiği tespit edilmiştir” denildi.

DİNLEMEYE HAZIR ÜRETİM

Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcısı Ali Çalık'ın imzasını taşıyan fezlekede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Ali Babacan, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu devlet zirvesinin, 'kurulan suç örgütünce' dinlendiği anlatıldı. Yazılımları TÜBİTAK tarafından hazırlanan ve K-1 ile K-2 şeklinde iki model olarak üretilen kriptolu telefonlar, fezlekeye göre 'dinlemeye hazır' şekilde düzenlendi. Fezlekede, Hasan Palaz'ın da içinde bulunduğu 6 kişilik TÜBİTAK ekibinin, kripto telefonların IMEI numaralarını 'casusluk amacıyla' TİB'deki suç örgütü üyelerine bildirdiğine dikkat çekildi.

DEPODAN ÇIKARIP MONTAJLADILAR

Kripto telefonların hiçbir mahkeme kararı olmaksızın dinlendiğine işaret edilen fezlekede, gizli görüşmeleri IMEI numaraları üzerinden dinleyen TİB ekibinin, mevzuattaki aşamaları da takip etmedikleri ifade edildi. Buna göre casusluk kayıtları, 'hedef bilgisi', 'talep eden kurum bilgisi', 'takip periyodu' bilgilerinin girildiği sistem olan 'KUBİK' ile hedef bilgilerinin işletmeci sistemlerine tanımlanmasını sağlayan sistem olan 'HİTAP' veritabanlarına kayıt yapılmaksızın oluşturuldu. Kriptolu telefonlara ait ses kayıtlarını korsan şekilde depolayan örgütün bu kayıtları kullanarak yeni montaj kayıtlar oluşturduğu ve seçimler öncesi bunları 'yeni bir kayıtmış gibi' servis ettiği belirtildi.

AMAÇ: KAOS VE KARGAŞA

Montajlanarak sahte olarak üretilen ve kamuoyuna servis edilen ses kayıtları ile halk arasında kaosa sebebiyet vermek amacıyla devletin birliğini bozmaya çalışıldığı kaydedilen fezlekede, şu ifadelere yer verildi: “Bu suç ögütünün diğer amacının da devletin güvenliği ile iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek olduğu tespit edilmiştir. Yine siyasi, idari, adli ve iş adamı kimliği taşıyan kişilerin telefonla yaptıkları konuşmalardan elde edilecek bazı bilgileri gerektiğinde kullanabilmek için bu kişilerin de telefon konuşmalarının dinlenip kayda alındığı tespit edilmiştir.”

Devlet zirvesinin kullandığı 31 kriptolu telefonun bu yöntemlerle toplamda 363 kez dinlendiği tespit edilmişti.

Arşivi dışarı taşıdılar

Soruşturmanın şüphelilerinden TİB Koordinatör İletişim Uzmanı Hamza Demirezen'in, kendisine ait kullanıcı hesabıyla sisteme girerek 'bash-history' dosyalarını sildiği bilgisi de fezlekede yeraldı. Ancak bazı sunucularda tamamen silinen kayıtlardan bazıları kurtarıldı. Örgüt üyeleri, sözkonusu silme işlemini TİB arşivini dışarıda depoladıktan sonra gerçekleştirdi. Fezlekede bu olay şu ifadelerle anlatıldı: “TİB Başkanlığı'nda görevli olan suç örgütünün yönetici ve üyelerinin devletin üst düzey yetkili ve görevlilerinin konuşmalarından elde ettikleri ses kayıtlarını kendileri başka bir yerde depoladıktan sonra TİB veri tabanından silinmesi gerçekleştirildi, fakat Gölbaşı Başsavcılığı tarafından TİB'deki bilgisayarların veri tabanlarında yapılan incelemede silinmiş haldeki bir kısım dosya kurtarıldı.”

Zaman ayarlı dijital bomba

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda (TİB) depolanan ses ve log kayıtlarının silme işlemini Osman Nihat Şen, İlhan Elieyioğlu, Barış Yaslan, Adil Biçer ve Halil Biçer'in gerçekleştirdiği belirtilen fezleke, paralel örgütün dijital saatli bomba saldırısını da açığa çıkardı. 17 Aralık sonrası TİB'de görevden almalar başladığında Ali Osman Tekin'in (Veri İşlemleri Koordinatör İletişim Uzman Yardımcısı) sistemlerde kullanılan 'tib_utils.jar' program parçacığına 26 Nisan 2014 tarihinde gerçekleşmek üzere zaman ayarlı virüs yerleştirdiği belirtildi. Sisteme 26 Nisan'da aktive olmak üzere saatli bomba yerleştiren Tekin'in, bununla yazılım ve uygulamaların işlem göremez hale gelmesi, silinmesi, değiştirilmesi ya da bozulmasını amaçladığı kaydedildi. Diğer görevli Yunus Şahin (Veri İşlemleri Koordinatör İletişim Uzman Yardımcısı) ise TİB arşiv sunucusunda usûlsüz birçok işlem yaptı.


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.