HayatAvrupada aşırı sağ tehdidi

Avrupa’da aşırı sağ tehdidi

Haber MerkeziYeni Şafak

Sibel Karabel • BİLGESAM

2017 Avrupa’nın genelinde seçimlerle dolu bir yıl olarak yerini aldı. Bu seçimleri ortak paydada buluşturan güçlü bir unsur ise; sağ partilerin yükselmesi buna mukabil ana akım siyasetin kan kaybetmesi olarak ifade edilebilir.

Aslında Avrupa’da sağın yükselmesi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra döngü halinde tekrarlanan birtakım dinamiklerle doğrudan ilişkilendirilebilir. Bu açıdan bakıldığında; göç, ırkçı-İslamofobik söylemlerin radikalleştirilmesi ve ekonomik kriz/gerilemenin tetiklediği bir döngünün Avrupa sahnesindeki siyaseti çeşitli yönlerden şekillendirdiği gözlemlenmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrası ekonomisi çökmüş ve işgücü ihtiyacı akut halde olan bir Avrupa’da bile gelen göçmenlere ‘geçici’ olarak bakılmış ve göç politikası gerek nitelik gerekse nicelik olarak kapsayıcı olmakta eksik kalmıştır.

GÖÇ-IRKÇILIK-İSLAMOFOBİ

Günümüze geldiğimizde ise, Suriye iç savaşından kaçan yaklaşık 1,2 milyon göçmen Avrupa’da oluşturduğu baskının yanı sıra, 2008 yılındaki Ekonomik Krizin negatif etkilerini tam anlamıyla atlatamamış bir Avrupa durmaktadır. Nitekim, krizden bu yana AB ilk defa bu sene ekonomik büyüme kaydetti. Dolayısıyla, ekonomik sorunlar Avrupa’da özellikle radikalleşmiş sağ partilere uygun zemin hazırlamaktadır. Bu partilerin en önemli argümanlarından birini de göçmenler ve kendi ülkelerine ekonomik ve güvenlik alanlarında vereceklerini düşündükleri zararlar üzerinden şekillenmektedir. Belçika, Fransa ve İngiltere’de düzenlenen terör saldırıları da AB’yi mülteci meselesini ve özellikle Suriyeli mültecileri ‘güvenlikleştirme’ kapsamında değerlendirmesine sebep oldu. Böylece, göç/göçmenler iç politika malzemesi haline getirilmiş bir konumda karşımıza çıkmaktadır.

Göç-Irkçılık-İslamofobi denklemine dair Avrupa’daki son seçimlere atıf yapıldığında birçok ortak söylem bulmak mümkün. 18 Eylül’deki Almanya Federal Meclis (Bundestag) seçimlerinde henüz yeni kurulmuş bir parti olan AfD (Almanya için Alternatif)’nin, %12.6’lık oyla 94 sandalyeyle meclise girmesi Avrupa’da yükselen sağ trendine verilebilecek geçerli örneklerden biridir. Bir önceki seçimlerde yüzde 5’lik barajı aşamamış olan AfD kurulduğu 2013’te Almanya’nın çıkarlarını zedelediği gerekçesiyle Euro Bölgesi politikalarına karşı bir duruş sergilemiştir. İlerleyen zamanda ise Avrupa Birliği’ne bütünüyle karşı çıkmış ve sonrasında da ‘İslam’ın Almanya’da yeri olmadığını’ savunmaya başlamıştır.

Angela Merkel’in özellikle ikinci döneminden sonra ‘göçmen’ politikasındaki sürdürdüğü pragmatik tutumun ve liderliğini yaptığı CSD/CDU’nun (Hristiyan Demokrat Parti) genel yaklaşımının bu bağlamda farklılaşmasının, AfD’nin yükselmesine zemin hazırladığı bir gerçek. Ancak, söylemler ve oyların zaman içinde hızlıca yükselmesi de oluşturulmak istenen algının karşılık bulduğunun bir işareti olarak okunabilir.

AVUSTURYA VE ÇEKYA SEÇİMLERİ

15 Ekim’deki Avusturya seçimlerindeki tabloda ise; ülkenin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Parlamentosundaki en geniş sağ bloka sahip olduğu görülmektedir. Sebastian Kurz’un liderliğindeki Avusturya Özgürlük Partisi (ÖVP) yüzde 31.5’la en yüksek payı alırken yine sağ tandanslı FDÖ yüzde 26 oy oranına sahip olmuştur. Partilerin her ikisinin de ortak argümanı; göç karşıtlığı ve Orta Doğu’dan gelen göçün sınırlandırılması ve ‘siyasal İslam’ temaları olduğunun altını çizmek gerek.

Çekya’da 23 Ekim’de gerçekleşen Parlamento seçimlerinde ise temel mesele doğrudan AB karşıtlığı değil ancak AB’nin göçmen politikalarının sınırlandırılması olmuştur. Burada ülkeler arası dinamiklerin farklılıkları da dikkat çekicidir. Nitekim Çekya, AB içinde %2’lik enflasyon ve % 3 işsizlik oranlarıyla nisbeten refah açısından istikrarı yakalamış bir üye devlettir. Ancak, yine ‘göç’ ve göçün güvenlikleştirilmesinden dolayı iç politika argümanı haline dönüştürülmesi Avrupa siyasetinde sağın yükselmesine ivme kazandırmıştır.

Bu durum ise, Avrupa’nın ve Avrupa Birliği’nin üzerine kurulduğu ve kurucu anlaşmalarıyla da resmi olarak deklare edilen ve tüm üye ülkelerce ortak olduğu savunulan değerlerle ters düşmektedir. Bu değerler; insan onuruna saygı, özgürlük, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve azınlıklar da dahil insan haklarına saygıdır. Bu değerlerin; çoğulculuğun hakim olduğu, ayrımcılık yapılmayan, eşitlik, adalet ve birliğin olduğu bir toplumda üye ülkelerce ortak olarak tanımlandığını belirtmekte fayda vardır.

MERKEZİYETÇİ ÇİZGİDE

ALTERNATİF ARAYIŞI

Eş zamanlı olarak Avrupa siyaset sahnesinde beliren bir görüntü de, seçmenin geleneksel sağ-sol fraksiyon arasında seçim yapma tercihini merkeziyetçi çizgideki altenatiflere yönlendirmiş olmasıdır. Fransa 2017 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde; Ulusal Cephe (FN) lideri Marine le Pen’in Avrupa Birliği (AB)’nden çıkmak, Euro bölgesinden çekilmek ve ‘siyasal İslam’ gibi iddialı söylemleri seçim süreci boyunca zemin bulsa da; siyasi geçmişi bulunmayan merkeziyetçi ‘En Marche’ hareketinin lideri Emmanuel Macron Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Fransa özelindeki beklenti kronikleşmiş hale gelen işsizlik sorunu ve ekonomik problemlerin önceki hükümetler tarafından karşılanmamış olmasıdır.

Benzer şekilde Hollanda’daki son genel seçimlerde; Avrupa sağının en radikal söyleme sahip lideri Geert Wilders 2006 seçimlerinde %5 oy potansiyelini bulmuşken oy oranını %13’lere çıkarmıştır. Fakat, Mark Rutte’nin önderliğindeki merkez sağ ilk sırayı almış ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker sonuçları ‘aşırılıkçılığa karşı ve Avrupa’ya dair’ olarak değerlendirmiştir.

Sonuç itibarıyla, Fransa ve Hollanda örneğinde olduğu gibi aşırı söylemler belli dönemlerde popüler destek bulsa da seçim sonuçları bizi farklı bir gerçeklikle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu da Avrupa’nın siyasal zemininde sağ yükselişteyken bir yandan da ana akım siyasetinin ağırlığının azalmasıdır. Tüm bunların ışığında, Avrupa’da sağın yükselmesi belirli bir sürecin zaman zaman nüksetmesi olarak değerlendirilebilir.

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Emekliler dikkat! Son 10 gün
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, kamuda 30 yılın üstünde hizmeti olan 233 bin emekliye toplam 1 milyar liradan fazla ödeme yapıldı. Yaklaşık 450 bin emekliyi ilgilendiren imkandan yararlanmak isteyenlerin 29 Ocak'a kadar başvurmaları gerekiyor.
Sıfır rakamını ilk o kullandı: El Harizmi
Cebirin temelini atan ve geliştiren, 'X' bilinmeyenini ilk kullanan Müslüman Alim El Harizmi'nin hayatını bu haftaki Bilime Yön Veren Müslüman Alimler serimizde ele aldık.
İsrail zindanından acı bir çığlık: İsra Ceabis
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te yaklaşık iki yıl önce otomobilindeki tüpün patlaması sonucu vücudunun yüzde 60'ı yanan, ancak olayda yakındaki bir İsrail askerinin de yaralanması nedeniyle 11 yıl hapis cezasına çarptırılan Filistinli tutuklu İsra Ceabis yazdığı mektubunda, özel bakım ve tıbbi yardıma muhtaç olmasına rağmen İsrail makamlarınca ihmal edildiğini bildirdi.



Nas ve Kevser Surelerini Filistinli Yusuf’tan dinleyelim
Filistinli minik Yusuf'un, Mescid-i Aksa'nın avlusunda Nas ve Kevser Surelerini okuduğu anlar izleyenleri gülümsetti.
PKK'nın korkulu rüyası mavi bereliler sınırda
Türk Silahlı Kuvvetlerinde, karargahlara verilen emir kapsamında sınır birlikleri, olası Afrin operasyonuna yönelik en üst hazırlık seviyesine getirildi. Afrin ve Münbiç'i terörden süpürme harekatına katılacak komandolar uçaklarla Hatay'a sevk ediliyor. Bölgeye sevk edilen birlikler arasında TSK'nın gözde birliklerinden Kayseri Hava İndirme Tugayı ile Kırklareli 55. Mekanize Piyade Tugayı var.




Afrin’e süpürme harekâtı
ABD'nin PYD-YPG ile Suriye'de oluşturmaya çalıştığı terör koridorunun en önemli merkezlerinden Afrin, Türkiye'nin operasyon menzilinde. Türkiye, Fırat Kalkanı ardından kritik bir müdahaleye daha hazırlanıyor. Türkiye'nin operasyona hazırlandığı Afrin'in önemi nedir ve operasyonun nasıl gerçekleşecek?


Öğrenme güçlüğü çekti milyar dolarlar kazandı
67 yıllık hayatına birçok başarıyı sığdıran Richard Branson'a disleksi 5.1 milyar dolar kazandırdı. Branson'ın hayatını Dönüm Noktası'nda ele aldık...


Bu makine şeritleri kendi kendine boyuyor
Şerit boyama makinesi üreten Stim firmasının Kontur 700 isimli modeli herhangi bir sürücüye ihtiyaç duymadan şeritleri boyuyor.
Bunu Gördünüz Mü? Böyle duran top organizasyonu görülmedi
Dünyanın en saçma duran top organizasyonu, Dortmund'lu yıldızın oğlunu ağlatması ve daha fazlası... Tuğçe'nin sunumuyla 'Bunu Gördünüz Mü?'


Katar Şeyhi esir alındı!
Haziran ayından bu yana Katar'a karşı büyük bir ambargo başlayan Arap ülkelerinin arasında bulunan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar'daki kraliyet ailesinden Şeyh Abdullah El-Sani'yi esir aldı. El-Sani yayınladığı videoda, başına bir iş gelirse sorumlusunun Abudabi Veliahtı olduğunu söyledi.
ABD’li uzman: Dünyanın yeni katilleri biziz
ABD'li medya uzmanı ve aktivist Jerry Day, Amerika'nın özellikle Ortadoğu ülkelerine yaptığı müdahalesine ve bu müdahalelerin hiçbir yasal gerekçeye dayanmadığına dikkat çekerek, ''ABD, uluslararası tüm anlaşmaları ihlal etti, Müslüman ülkeleri bombaladı, insanları öldürdü. Bu yüzden gittikçe yalnızlaştı. Bir gün sonumuz, İkinci Dünya savaşı sonrası Almanlar gibi olacak. Dünyanın yeni katilleri biziz'' şeklinde konuştu.
Filistinli çocuktan en samimi ‘İsrail’ boykotu
Kudüs'te yaşayan Filistinli küçük bir çocuk, markette alışveriş yaparken babasının şaşırtmacasına rağmen İsrail üretimi ürünleri almıyor. İsrail ürünlerini boykot eden sevimli çocuk, “Hayır o İsrail malı” diyerek diğer ürünü alıyor.
'Sakallı olduğu için' saldırıya uğradı!
Kolombiyalı bir adamın 'sakallı olduğu için' hakaret ve saldırıya uğraması, ABD'de yükselen İslamofobiyi gözler önüne serdi.

Kritik yıl 2019 öncesi milli adım
Cumhurbaşkanlığı sistemi Türk siyasetini yeniden şekillendiriyor. Bunun ilk işareti de AK Parti ile MHP arasındaki 'Milli İttifak' görüşmeleri oldu.
Yaralı Yüz: Franck Ribery
2 yaşında geçirdiği ve hayatı boyunca yüzünde izini taşıyacağı kaza, 23 yaşında Müslüman oluşu... Bilinmeyen yönleriyle Fransız yıldız Ribery'nin hayatındaki dönüm noktaları...


Filistinli Emel artık özgür...
İsrail'in hapse attığı 17 yaşındaki Filistinli Emel'in 1,5 yıllık hapis cezasının ardından özgürlüğe ve ailesine kavuştuğu o anlar…
"Karşınızda ne Osmanlı'nın hasta adamı ne Cumhuriyetin çömez devleti var!"
43. Muhtarlar Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden tüm dünyaya mesaj verdi.
Muhalifler 20 Esed askerini esir aldı
Türkiye, İran ve Rusya'nın girişimiyle ilan edilen 'çatışmasızlık' bölgelerinden İdlib'de yoğun çatışmalar yaşanıyor. Muhalifler, çatışmalar sırasında Esed rejimi saflarındaki 20 Şii milisi esir aldı.
İsrail zulmünün kurbanı: 15 yaşındaki Muhammed
İsrail askerlerinin başından yaraladığı Filistinli Muhammed Tamimi, yaşadıklarını anlattı. 6 saat ameliyatta kalan Tamimi, 6 ay boyu okula gidemeyecek. Muhammed Tamimi, Filistin direnişinin sembollerinden Ahed'in kuzeni...


İzinsiz aldıkları ekmeklerin parasını bırakıp helallik istediler
Bilecik'te, bir bakkalın dolabından izinsiz ekmek alan öğrencilerin daha sonra para bırakıp yazdıkları notla helallik istemeleri, iş yeri sahibine duygulu anlar yaşattı.