Hayat Başkanlık Sisteminin ekonomik avantajları

Başkanlık Sistemi''nin ekonomik avantajları

Siyasal rejimlerin ekonomik performansı üzerine yapılan çalışmalarda Başkanlık, Sistemleri''nin, Parlamenter Sistemler''le kıyaslandığında, ekonomik performansı ve istikrarı doğrudan artırıcı etkilerde bulunduğunu gösteren çok sayıda bulgu vardır.

Prof. Dr. Enver Alper Güvel Yeni Şafak
Başkanlık Sistemi''nin ekonomik avantajları
Başkanlık Sistemi''nin ekonomik avantajları
Siyasal rejimin sınırlarının son derece dar tanımlandığı canlı ve dinamik toplumlarda sosyo-ekonomik ve teknolojik ilerlemelere bağlı olarak siyasal ihtilafların yaşanması gayet doğaldır. Nitekim, siyasal rejim tartışmaları, Tanzimat''tan itibaren ülkemiz gündeminin odak noktalarından biri olmayı sürdürmektedir. Önümüzdeki süreç muhtemelen bu yöndeki karşıt görüşlerin çatışması ile karakterize edilecektir.

Gelecekteki tartışmaların içeriği hakkında kesin bir öngörüde bulunabilmek mümkün değildir. Ancak, geçmişe bakıldığında siyasal rejim tartışmalarında ''tematik bir açık'' olduğu gözlenmektedir. Bu, tematik açık, ''siyaset-ekonomi ilişkisi''dir. Bir diğer ifade ile siyasal rejimin yapısı ile ekonomik istikrar programları, yapısal reformlar, iktisat politikalarının başarımı ve büyüme performansı arasındaki ilişkidir.

EKONOMİ HER ŞEY MİDİR

Öyle ki herhangi bir siyasal rejimin fiili meşruiyeti, neredeyse, ekonomik başarımına bağlıdır. Bu alandaki yönelik ilk çalışmalarda ''ekonomik istikrarı ve büyümeyi sağlayabilecek iktidar modeli''nin ''otoriter iktidar modeli'' olduğu ileri sürülmüştür. Ancak, çağdaş dünyada, bütün eksikliklerine ve kusurlarına karşılık, ''insan aklının düşünebildiği en iyi siyasal rejim'' olarak nitelendirilen demokrasinin ''ekonomik istikrar ve performans için de vazgeçilemez olduğu'' yönünde artık güçlü bir konsensus gözlenmektedir. Otoriteryen rejimlerin demokratik rejimlere göre çok daha düşük bir performansa sahip olduğu artık herkesçe kabul edilmektedir. Türkiye''deki darbe heveslilerine referans olabilecek kuramsal ve ampirik temeller çökmüştür. Çağdaş araştırmalar, artık, ''demokrasilerin'' daha iyi işlemesi, demokrasilerde ekonomik istikrarın ve büyümenin sağlanması, demokratik hükümetlerin yol açabileceği ekonomik tahrifatların önlenmesi için ne tür bir kurumsal yapılanmalar ve anayasal düzenlemeler gerektiği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Tam bu noktada iki yüzyıla kök salan ''İngiliz usulü Parlamenter Sistem mi? A.B.D. usulü Başkanlık Sistemi mi?'' tartışması bütün canlılığıyla sürmektedir.

Ancak, Parlamenter Demokrasi ile Başkanlık Sistemi arasındaki kurumsal farklılıkların zaten teorik ölçekte konuyla ilgilenen herkesçe bilindiği noktasından hareket eden çağdaş araştırmacılar, ''demokrasilerin daha iyi işlemesi için en iyi kurumsal yapıyı geliştirme'' arayışlarında, yüzyıllardır nihai bir teorik sonuca bağlanamamış kuramsal açıklamalardan birine tutkuyla taraftar olmak yerine, bu sistemlerin ''uygulamadaki ekonomik performansları''nı değerlendirerek bir sonuca ulaşmaya çalışmaktadırlar.

Parlamenter Demokrasi ile Başkanlık Sistemi arasındaki kurumsal farklılıklar zaten kuramsal ölçekte herkesçe bilindiğine göre, bu rejimlerin ''uygulamadaki başarıları''ndan hareketle karşılaştırılması, kanaatimce de ''başkanlık sistemi ve/veya parlamenter sistem teorisyenleri''nin ''totolojik'' ve pür-normatif iddialarından daha anlamlı olacaktır. Bu çerçevede, öncelikle, Türkiye''de militer otokrasi karşısında Başkanlık Sistemi gibi, yürürlükteki Parlamenter Sistem tıkandığında başvurulabilecek alternatif bir demokratik seçenek olmasını ''sosyal refah'' açısından olumlu bir gelişme olarak anlamak gerekir

Siyasal rejimlerin ekonomik performansı üzerine yapılan çalışmalarda Başkanlık Sistemleri''nin, Parlamenter Sistemler''le kıyaslandığında, ekonomik performansı ve istikrarı doğrudan artırıcı etkilerde bulunduğunu gösteren çok sayıda bulgu vardır: Buna göre Parlamenter Sistemler''in malî disiplini bozucu etkilerine karşılık Başkanlık Sistemleri''nde Kamu Harcamaları''nın GSYİH''ya Oranı, genel olarak Parlamenter Sistemler''den daha düşüktür. ''Tam güçler ayrılığı'' ilkesi, Başkanlık Rejimleri''nde kamu kesimin daha küçük olmasına yol açmaktadır. Başkanlık Sistemi''nin ''ekonomik istikrarı'' artırdığı yönünde bulgular da söz konusudur. Kamu kesiminin küçüklüğü ile paralel olarak, iyi işleyen demokrasilerde uygulanan Başkanlık Sistemleri''nin Parlamenter Sistemler''e nispeten çok daha düşük ''yolsuzluk ve yozlaşma'' oranlarına sahip olduğu görülmektedir.

KALİTELİ DEMOKRASİ İÇİN

Kötü işleyen demokrasilerde ise Başkanlık Sistemi uygulansa dahi kamu harcamaları tam olarak denetlenemeyecek, ekonomik istikrar sağlanamayacak, yolsuzluk ve yozlaşma azaltılamayacaktır. Buna göre, Başkanlık Sistemi''nin ekonomik performans üzerindeki negatif etkilerinin kaynağı doğrudan ve bizzat ''başkanlık rejimi''nin yapısal özellikleri değil, daha ziyade güçlü ve doğrudan seçilmiş bir yöneticinin (başkanın), keyfî uygulamaları sınırlandırmayan zayıf bir kurumsal çevre içinde karar almasıdır. Ekonomik Özgürlükleri tehdit eden bu ''Güçlü Başkan-Zayıf Kurumsal Çevre'' bileşimi, ''doku sertleşmesi''ne ve ''statükoculuğa'' yol açarak Başkanlık Sistemleri''nde ekonomik performansı azaltıcı rol oynayabilecektir. Bu noktadan bakıldığında, ülkeye özgü sosyolojik, ekonomik, politik ve tarihsel faktörlerin de Başkanlık Sistemi''nin ekonomik performansını etkileyeceği öngörülebilecektir.

Öyleyse, Başkanlık Sistemi tartışmalarında sorulması gereken temel sorulardan biri de şudur: Söz konusu ülkenin sosyolojik, ekonomik, politik ve tarihsel özellikleri, ''demokrasi kalitesi''nin iyileştirilmesini desteklemekte midir? Bu sorunun cevabı ''evet'' ise, toplumda ''demokratik kurumların kalitesi''nin iyileştirilmesi yönünde bir mutabakat sağlanmışsa Başkanlık Sistemi''nin ''kilitlenme riski''ni azaltıcı ve ''ekonomik performansı''nı artırıcı bir altyapı oluşmuş demektir. Geride bıraktığımız 10 yıllık süreçte ülkemizde yaşananlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kanaatimce bu temel sorunun cevabı ''evet''tir; yani Türkiye''mizde demokrasinin kalitesi Başkanlık Sistemi''nin en avantajlı şekilde işlemesini sağlayacak seviyeye ulaşmıştır.

İşte Meral Hanımın PKKlıları

İşte Meral Hanımın PKKlıları

​İYİ Parti listelerinde PKK ile doğrudan irtibatlı 30'a yakın isim var.
Modern haçlılar silahlanıyor

Modern haçlılar silahlanıyor

​Ordo Militaris Catholicus isimli organizasyon, Hristiyanları silahlanmaya çağırıyor.
Kandile kıskaç

Kandile kıskaç

​Türkiye'de bitme noktasına gelen PKK, sınır ötesinde de kıskaca alınıyor.
Tespih çekmiyorterlik üretiyorlar

Tespih çekmiyorterlik üretiyorlar

​Cezaevlerindeki atölyeler birer üretim merkezi gibi çalışıyor.
O mesaj bizeydi

O mesaj bizeydi

​Rakkalı ve Deyrizorlu Suriyeliler katliam hakkında Yeni Şafak'a konuştu.
Kod adı Zübeyir

Kod adı Zübeyir

​Zübeyir kod adlı FETÖ'cünün YARSAV'ın eski Başkanı Murat Arslan olduğu ortaya çıktı.
BDDKinceleme başlattı

BDDKinceleme başlattı

​Döviz kurunda manipülasyon yapan bankalar incelenecek.
Mansur Yavaşasert tepki

Mansur Yavaşasert tepki

Erdoğan: Bu adam Ankara'nın başına gelirse ne tür sahte senetler düzenler.
Veri uyarısı!

Veri uyarısı!

Dolardaki yükseliş sonrası yeniden gündemde.
Galatasaray seçime gidiyor

Galatasaray seçime gidiyor

​Başkan büyük bir şok yaşadı, aday olamayacak.
Uçurumdanönce son çıkış

Uçurumdanönce son çıkış

MHP lideri Bahçeli Cumhur İttifakı'nın ortak mitinginde konuştu.
Londradabinler sokağa çıktı

Londradabinler sokağa çıktı

​İngiltere halkı, yeniden Brexit referandumu istiyor.
Ramazan ayının olmazsa olmazları

Ramazan ayının olmazsa olmazları

Alan doldu taştı

Alan doldu taştı

​Cumhur İttifakı'ndan Ankara'da gövde gösterisi.
Yazıklar olsun sana

Yazıklar olsun sana

Özhaseki'den CHP'nin adayı Mansur Yavaş'a tepki.
Güneşinerittiği kadın

Güneşinerittiği kadın

Elini de kaybetti, tedavisi bulunamıyor.
Miting alanı saatler öncesinden doldu

Miting alanı saatler öncesinden doldu

​Cumhur İttifakı'ndan Ankara'da dev miting.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.