Hayat Bilinç akışı romanları için yeni rehber

Bilinç akışı romanları için yeni rehber

Kuşkusuz iyi bir biyografide, bir yazarın yaşam tecrübesi, yazdıklarının kaynakları ve yazarlık tutumu bir bütünlük ve akışkanlık içerisinde hikâye edilir. Lyndall Gordon “Virginia Woolf / Bir Yazarın Yaşamı” adlı kitabında bunu başarıyor.​

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Bilinç akışı romanları için yeni rehber
NECİP TOSUN

Lyndall Gordon, “Virginia Woolf / Bir Yazarın Yaşamı” adlı kitabında, Virginia Woolf'un günlüklerinden, anılarından, mektuplarından, romanlarından hatta bazen fotoğraflarından yola çıkarak bir biyografi oluşturur. Gordon, yazarın hayatını üç faz hâlinde görür. Birincisi çocukluk sahneleridir: Mekânlar, insanlar ve Victoryen gelenekler. İkincisi kendini yazar olarak eğittiği ve romanlarına biçim verecek düşünceleri tasarladığı fazdır. Üçüncü faz, üçüncü bir eylem ve başarı sürecidir. Lyndall biyografi boyunca yaşam ve eser arasında gider gelir ama sonuçta kararını eser üzerinden verir.

AYNI KADIN FARKLI İMGELER

Gordon kitapta Woolf'un kariyerinin biçimini ortaya sermek ister. Bunu yaparken de romanlarında gizli duran yaşam görüşlerini takip eder. Çünkü onun yaşamını ortaya koymak için doğum, evlilik ve ölüm gibi geleneksel nirengiden değil, sıradan bir günün, sıradan bir olayın ardına gizlenmiş noktalarından yola çıkmak gerekir. Sonuçta hayat ve eser ilişkisinin giderek örtüşmüşlüğünün şaşırtıcı sonuçlarını sergiler. Yazar, Virginia Woolf'a kendi gözüyle değil, Woolf'un gözüyle bakar. Daha açıkçası Lyndall Gordon, Woolf'un gözünden Woolf'u yorumlar. Aradığı herkesçe bilinen gerçeklerin arkasındaki hakikati ortaya koymaktır. Woolf'un eserlerinin yazılış serüvenlerine eğilir, tanıklar bulur, mekânlarda gezinir ve kurgusal dünyanın gizlerini gözler önüne serer. Yazar, kurgusal dünyayı irdelerken bir yandan da kişisel serüvenin tüm izlerini takip eder.
Kitabın en temel özelliklerinden biri, hayata ilişkin sorusunu intihar faturasıyla ödeyen ve tüm yaşamını edebiyata, eserlerine ayıran bir yazarı medyanın, kamunun deli / intihar eden bir kadın imgesine dönüştürüp istismar etmesini gün yüzüne çıkarmasıdır. Yazar, Woolf'un 1920'lerde modernist bir imge, 1960'larda ise feminist bir imge olarak algılanışının nedenlerini irdeler. Gordon, dahi kadınlara reva görülen çalkantılı hayat / deli kadın sunumunu reddeder ve metin merkezli bir biyografi okumasına girişir. Çünkü Virginia Woolf otuz beş yıl boyunca her gün yazmıştır. Gordon'un da dediği gibi büyük medya onu büyük yazar olarak anmaktan çok deli kadın, feminist kadın gibi yaftalarla anmayı seçmiştir.

Virginia Woolf “Mrs. Dalloway”, “Dalgalar”, “Deniz Feneri” romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir. Woolf'un uyguladığı bilinç akışı hem biçimsel anlamda gelenekle hesaplaşmanın adıdır hem de modern insanın yeni konumunu yansıtmada bir araçtır. Bilinç akışının doğuşu, biçimin, tekniğin bizzat kendisinin amaç olduğu bir zaman dilimine denk düşer. Bu yüzden bilinç akışı romanlarında, öykülerinde geleneksel düzyazı biçimleri eleştirilir. Biçimsel arayışların altı çizilirken, kendilerinden önceki düzyazı teknikleriyle, roman anlayışlarıyla hesaplaşılır.
Woolf, bilinç akışı romanının öncülerinden olurken, yenilikçi, yol açıcı bir işlev de görmüştü. İşte bu biyografide, yenilikçi, yol açıcıların zamanlarında nasıl anlaşılmadıklarına, hangi mücadeleden geçtiklerine ilişkin belgeler sunulur, bu kitapların oluşumunun arkasındaki ruh hâllerine, onları doğuran anılara, fotoğraflara, mekânlara bakılır.

Kitapta, Virginia Woolf ve Katherine Mansfield ilişkisi yeni boyutlarla irdelenir. Woolf ve Mansfield ilişkisi, tüm edebiyatçılara örnek olacak dramatik, öğretici ve oldukça ibretlik bir ilişkidir. İkisi de büyük edebiyatçı olmasına ve birbirlerinin büyük yazar olduklarını bilmelerine karşın, pek çok nedenlerden dolayı kırgın, uzak, sorunlu ilişkileri olmuştur. Bu anlamda kitabın belki de en ilginç ve öğretici bölümü Virginia Woolf ve Katherine Mansfield ilişkisinin anlatıldığı bölüm olsa gerektir. Woolf, Mansfield için bir yandan “Sanki kendi karakterimden kesilip çıkarılmış bir şekil, karşımdaki bir gölge gibi” diyecek ama içten içe de ona büyük bir öfke duyacaktır. Öyle ki Mansfield'ın “Prelude” kitabını kendi yayınevlerinde bastıracak hatta kitabının dizgisini ve cildi bizzat Woolf tarafından yapılacaktır. Lyndall Gordon bu kitabın Woolf'u etkilediğini düşünür: “Çocukluğunun hüzünlü romanı 'Deniz Feneri' kısmen 'Prelude'den etkilenmiş olabilir.” Çünkü Woolf, Mansfield'ın kitapları için, “Hayatımda kıskandığım tek yazı tarzı bu” demiştir. Lyndall Gordon günlüğünden alıntılar yaparak Woolf'un Mansfield'ı nasıl kıskandığını örnekler.

HER ŞEY YIKILMALI

Modernist hareket, pek çok alanda olduğu gibi kültürel alanda da on dokuzuncu yüzyılın bitişini haber verir. Her şey yıkılmalı yeniden yapılmalıydı. Bunu da yeni çağın dayattığı, gerekli gördüğü yeni bir dille, biçimle, anlayışla yapmak gerekirdi. Nesnelere artık daha öncekilerin hiç bakmadığı bir biçimde bakmak gerekiyordu. Bu düşüncelerin edebiyattaki ilk yansıması, biçimsel yaratıcılık, seçkincilik ve gerçeğin algılanışındaki değişim oldu. Bireyin iç dünyasına eğilme, iç zenginliğini yansıtma temel tercihti. Yaşanan gerçeklikler, görünürdeki yanıltıcı kaba olaylardan / olgulardan değil bireyin iç dünyasında olup bitenlerden çıkarılabilirdi. Çünkü görünür gerçek her zaman yanıltıcı olabilirdi. Yaşanan “hız”la birlikte zaman algısının değişmesi, krizler, şoklar, bölünmüş benlikler, huzursuzluk ve tutarsızlık, insanın birey olarak önemini ortaya çıkarmıştı.

Bu anlamda modernist hareketin düzyazıda bilinç akışı ile dışlaştığını söylemek mümkündür. Ancak bilinç akışına yöneltilen en temel eleştiri, kapalı ve anlaşılmaz bir yöntem olmasıydı. Kitap Virginia Woolf'un intihara kadara giden çalkantılı hayatını merak edenler kadar, onun bilinç akışı yönteminin başyapıtları sayılan eserlerini zor, anlaşılmaz bulanlar için de önemli bir rehber olma özelliği taşıyor.



• • •
Virgina
Woolf-Bir Yazarın Yaşamı
Lyndall Gordon
Çev.: Süha Sertabiboğlu
Alfa Yayınları
Aralık 2015
488 sayfa

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.