Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Hayat Tarlasını sürerken Roma dönemine ait lahit buldu
Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00

Tarlasını sürerken Roma dönemine ait lahit buldu

Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde çiftçi Nevzat Soysaldı, traktörüyle tarlasını sürerken, 2 bin 200 yıllık olduğu tahmin edilen Roma dönemine mermer lahit buldu.

Haber Merkezi DHA
Roma dönemine ait lahit
Roma dönemine ait lahit

Nevşehir'in Gülşehir ilçesi Alemli köyünde yaşayan çiftçi Nevzat Soysaldı, dün kendisine ait tarlayı traktörle sürmeye başladı. Çalışma sırasında traktörün pulluğu takıldı.

Soysaldı, traktörden inerek taşa takıldığını sandığı pulluğun bulunduğu yeri kazdı. Mermer lahitle karşılaşan Soysaldı, jandarmaya haber verdi.

2 bin 200 yıllık olduğu belirlendi

Jandarma ekipleri de belediye ve müze müdürlüğü yetkililerine durumu bildirdi.Lahit, Gülşehir Belediyesi ve Nevşehir Müze Müdürlüğü ekipleri tarafından yaklaşık 2 saat süren çalışmayla çıkarıldı.

Kepçeyle kamyona konulan lahit, Nevşehir Müze Müdürlüğü'ne götürüldü. Yapılan ilk incelemede lahitin, 2 bin 200 yıllık olduğu ve Roma döneminden kaldığı belirlendi.

'Meyveleri yıkanmış yiyebilirsiniz' notuyla okul duvarına bıraktı
HAYAT
'Meyveleri yıkanmış yiyebilirsiniz' notuyla okul duvarına bıraktı

Cihan padişahını titreten mektup
FOTOĞRAF 6
Title
Avrupalıların, Büyük Türk ve Muhteşem Süleyman lakaplarını verdiği, Kanuni Sultan Süleyman Han, büyük âlim ve velî Beşiktaşlı Yahya Efendi'yle sütkardeşti. Bu mübarek zat bir gün atıyla giderken iki papaz yolunu keser. Atın yularını tutup, şöyle derler: “Yahya Efendi, Yahya Efendi! Söyle bakalım, sizin dininizde ölmüşlerden vergi almak var mıdır?” Mübarek, şaşırmış bir hâlde cevap verir: “Hayır böyle bir şey yoktur.”
Title
Papaz cevap verir: “Ama sizin sultanınız bizim ölülerimizden bile cizye alıyor bu nasıl oluyor?..” Bunun üzerine Yahya Efendi hemen padişaha bir mektup yazar. Mektupta çok ağır ifadeler vardır: “Oturduğun o taht sana haram olsun, başına geçsin. Zulmün ölülere bile ulaşmış da haberimiz yok. Bu yaptığın zulüm nedir? Derhal o tahtı terk et!”
Title
Koskoca “Cihan Sultanı” bu mektubu alır almaz derhal yanındakilerle beraber yola çıkıp Yahya Efendi'nin Beşiktaş'taki dergâhına gelir. “Hayırdır ağabey! Ne suç işlemişim acaba? diye sorar.” Yahya Efendi hâlâ celallidir: “Daha ne olsun! Memurların gayrimüslim vatandaşların ölmüşlerinden bile cizye alıyormuş! Böyle zulüm olur mu?”
Title
Padişah hemen yanında bulunanlara sorar ve bir ihmal olduğunu, kayıtların beş senedir yenilenmediğini anlar. Rengi sapsarı olur. Derhal kayıtları yenilettirir. Fazla alınan vergilerin hepsini iade ettirir ve helallik diler...
Title
Kanuni Sultan Süleyman Han, bu arada tahta da oturmaz. “Memurlarımın bir hatasıdır” diye bir mazerete de sığınmaz ve doğruca Yahya Efendi'ye gidip; “Dediklerini hallettim, şimdi tahtıma oturabilir miyim, ağabey? diye sorar. Bir “Gönül Sultanı” bir “Cihan Sultanı”na emreder: “Git artık nasıl oturursan otur! Sen bir cihan sultanısın, bunun gereğini hakkıyla yerine getir!”
Title
Koca Kanunî dergâhtan ayrılırken, ülkesinde, kendisini ikaz edecek böyle âlimler bulunduğu için şükreder ve gözyaşlarını da tutamaz!..
Cihan padişahını titreten mektup
Kanunî Sultan Süleyman, sütkardeşi büyük âlim ve velî Beşiktaşlı Yahya Efendi'den gelen mektup ile şaşkına döner ama dergâha yanına gittikten sonra ülkesinde, kendisini ikaz edecek böyle âlimler bulunduğu için şükreder ve gözyaşlarını da tutamaz. Yahya Efendi'nin Kanunî'ye mektup yazdıran konu ise şöyle gelişir:


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.