Çocuklar şiirle büyüsün

Küçük büyük herkesin ruhuna hitap eden şiirler, en çok da çocukların hayal dünyasında yer eder. Çocuklarımıza yapacağınız en büyük iyiliklerden biri, onları şiirle tanıştırmaktır. Ninni, şiirlerle büyüttüğümüz çocuklarımızın kütüphanelerinde de şiir kitapları için esaslı bir yer açmalı.

Kayıp yüzyıl

Nuri Pakdil, başını alıp giden yirminci yüzyılı kişileştirir adeta. Onu, kendini yarı yolda bırakan bir dava arkadaşının yerine koyar ve yakasından tutup sarsmak, hesap sormak ister. Yüzleşmekten kaçınmaz. Onu yoğun bir biçimde eleştirir.

Sözdeki hikmetler

Büyüyenay Yayınları arasından çıkan Nuhbetü’l-Emsâl -Mesel Kitabı, deneyimlerle sabit kılınan olayların kısa ve öz bir şekilde cümle halini alma hikayesini anlatıyor. Uğur Boran’ın hazırladığı çalışmada Türk ve Arap kültürüyle ilgili ipuçları da yer alıyor.

Çağın dilini öykü yansıtır

Yıllarını öykücülüğe adayan Necip Tosun, “Öyküyü Sanat Yapanlar”ile karşımıza çıkıyor. “Farklı izleklerde, farklı biçimlerde, farklı coğrafyalarda giderek zenginleşen, gelişen, kendini yenileyen modern öykü, artık bir ‘ara tür’algısını çoktan geride bırakmış, şiir ve romanın yanında işlevsel bir tür olarak edebiyattaki saygın yerini almıştır” diyor.

Niyetimiz Tanpınar okurlarına bir yol haritası çizebilmek

Prof. Dr. Handan İnci, Tanpınar Merkezi’ndeki seminerlerin felsefe, resim, sinema, edebiyat, eleştiri, İstanbul gibi anabaşlıklar altında Tanpınar’ın mevcut ya da müstakbel okurlarına bir yol haritası çizebilmek niyeti taşıdığını söylüyor.

Binbir Gece Masalları’nın keşfi

Binbir Gece Hikâyeleri'ne ait bir nüsha yaklaşık bir asırdır yurdumuzun en önemli yazma eser kütüphanesinde muhafaza edilirken Türkler'in değil Alman tarihçilerin ilgisini çekmesi hayli üzücüdür. Bir Alman şarkiyatçı tarafından keşfedilen, Alman ve İngiliz şarkiyatçılar tarafından Almanca ve İngilizceye tercüme edilen bu eserin Türkçe'ye kazandırılması en büyük temennimizdir.

Şairin sorumluluğu ayna olmaktan vazgeçmemek

Şiiri hayatına temel olarak gören A. Ali Ural, Mara ve Öteki Şiirler’de hem yeni şeyler deniyor hem de kadim izleri takip ediyor. Her mısrayı nefesi tükenene kadar su altında kalmaya benzeten Ural, “Şairin sorumluluğu ayna olmaktan vazgeçmemek. Kırılsa bile” diyor.

Yapay tarihin esiri oluyoruz

Sarayla ilgili en tartışmalı konulardan biri haremdir. Prof. Dr. Ali Akyıldız, “Haremin Padişahı/Valide Sultan” kitabında somut bir bakış sunuyor. Bireysel ve toplumsal kimliğin geçmişteki başarılar üzerine inşasının ‘tarihe sığınma’yı gerektirdiğine değinen “Birey veya toplum kendi yarattığı “yapay tarih”in hem esiri hem de muhafızı oluyor” diyor.

Hasretten doğan‘dönüş edebiyatı’

Nekbe yani Büyük Felaket... 1948 yılında topraklarından sürgün edilen Filistinliler dünyanın dört bir yanına dağıldılar. Filistinliler için direniş ve sürgün kadar geri dönüş umutları da ete kemiğe büründü. Yazılan tüm şiir, roman ve hikayeler Filistin büyük göçünden bugüne kadar devam eden dönüş edebiyatının bir parçası oldu. Genç nesil dönüş edebiyatı temsilcilerinden Semir Atiye, “Tam bağımsız bir Filistin’e dönüş hayalini yazmayı bırakmayacağız”diyor.

Destanımızıkadınlar yazdı

İlknur Bektaş, ‘Millî Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları’nda bacıyân-ı Rumların torunlarını anlatıyor. Kitapta, Kastamonu’dan Kosova’ya, Aydın’dan Van’a tam 37 kadın kahramanın hayatı, görsellerle zenginleşerek okuyucu ile buluşuyor.

Kahramanlar sineması olarak Yeşilçam

Türk Sinemasında Kahramanlar kitabı, mağrur ve mağdur kahramanların hikâyesi eşliğinde bir toplumsal analiz sunuyor okura. Beyaz perdeye yansıyan; kadın / erkek / anne / baba / doğru / yanlış değişirken, fonda koca bir toplumun zemininin nasıl evrildiğini takip ediyoruz.

Kurtların yiyemeyeceği tek kitap

Osmanlılarda kütüphaneler ve sahaflığa dair eserleriyle tanıdığımız Prof. Dr. İsmail E. Erünsal, Batı ve Doğu dillerindeki mevcut literatürün yanında yüzlerce elyazmasının incelenmesiyle kaleme aldığı Orta Çağ İslam Dünyasında Kitap ve Kütüphane ile karşımızda.

Anlamların kaybı

Behçet Ulaş Alıcıoğlu’nun ilk kitabı “Güzel Susuşların Adamı”, raflarda yerini aldı. Ölüm duygusunun yoğun olarak hissedildiği kitapta 10 öykü bulunuyor.

İlk Oğuzlar’ın izinde

Tarihçi Osman Karatay, “Türklerin Kökeni”, “Hırvat Ulusunun Oluşumu”, “İran ile Turan”, “Hazarlar: Yahudi Türkler, Türk Yahudiler ve Ötekiler” adlı kitaplarından sonra kalemini “İlk Oğuzlar” için oynatıyor. Kitabında, Selçuklu’nun köklerine dair yeni fikirler öneren Karatay, akademik üslubu terkisinde bulunduran bir okuma zevki sunuyor.

Kutsalın sanat formları

İslam coğrafyasına, Hint'e, Afrika sanatlarına yönelen araştırmacıların hemen tamamı daima referanslarının ilk sıralarına Titus Burckhardt’ın çalışmalarını koyar. Yazar, “Doğu’da ve Batı’da Kutsal Sanat” adlı kitabında ise “kutsal” olarak değerlendirilen sanatların anlamlarını ve manevi yansımalarını ele alıyor.

Halit Ziya’nın ‘Kırk Yıl’ı ve bizde hatıra yazma geleneği

Halit Ziya Uşaklıgil’in çocukluk yıllarından II. Meşrutiyet’e kadar, hayatının yaklaşık kırk yılını içine alan hatıralarını topladığı kitabı “Kırk Yıl”, Abdullah Uçman’ın bazı notlar ve başına koyduğu bir yazıyla zenginleştirdiği yeni bir baskı ile Yapı Kredi Yayınları'ndan çıktı.

Anadolu’dayalnızlıkhüküm sürer

Yazar Berat Demirci’nin kaleme aldığı “Şey Alırlar Şey Satarlar” kitabı okuyucuyla buluştu. Demirci’nin denemelerinden oluşan kitap, Anadolu’nun Fethullahçı Terör Örgütü ile olan beş yıllık mücadelesini anlatıyor.

Yeni Şafak Kitap’ın soruşturması: Öncü yazarlar / büyük romanlar

Yapılan farklı farklı önermeler topluca değerlendirildiğinde şöyle bir tablo çıkıyor karşımıza: En başta Tanpınar; 11 soruşturmacının tercihi ile. Ardından Peyami Safa, 8 kişinin tercihi ile ve üçüncü sırada da 7 kişinin tercihi ile Oğuz Atay!.. Dolayısıyla bu sonucu, soruşturmacılar ve edebiyatımız açısından önemsemek icabediyor. Sonra hemen arkadan da Halit Ziya geliyor.

Medeniyat kapısı

Kültür tarihçisi Beşir Ayvazoğlu’nun “Altın Kapı” adlı kitabında resim, musiki, şiir üzerine yazılar bir araya geliyor. Ayvazoğlu, bir devrin ışığında medeniyetin kapısını aralıyor.

Fahri Celâl’i hatırlamak

Yazar ve ‘ruh hekimi’ Fahri Celâl yıllar sonra yeniden çıkageldi. Yapı Kredi Yayınları arasından çıkan çalışmada, bize keyifli, mizah yüklü, insan odaklı hikayeler anlatıyor. Sahi neden unutmuştuk biz “Kedinin Kerameti”ni?

“Akif’e Mersiye”üzerine

Yeni Şafak Kitap Eki’nin Aralık sayısında yayınlanan “Akif’e Mersiye” başlıklı dosyada, bendenizin hatâen ve sehven “Hamdi” diye transkribe ettiğim imzanın “Vahyî” olduğunu görünce bizi haberdâr ettiler. Biz de âcilen bir telâfi ve özür yazısının yayınlanmasını rica ettik.

Sarı Saltuk Meselesi ve eleştiri ahlakı

Şenol Korkut ile Osman Özbahçe’nin hazırladığı “Sarı Saltuk Meselesi” Atlas Yayınları arasından çıktı. Kitapta Prof. Dr. Yusuf Ziya Yörükân’ın eleştirisi ve M. Tayyip Okiç’in cevabı bulunuyor.

Sezai Karakoç’u anlama denemesi

Davut Bayraklı, edebiyat ve fikir dünyamıza yaptığı katkılarla kendinden sonraki nesillere yol gösteren Üstad Sezai Karakoç’un şiirlerine odaklanıyor. “Sezai Karakoç’un Şiir ve Şair Anlayışı” adlı çalışmada 85 yaşındaki Karakoç’un II. Yeni Akımı ve İslam etkili mısraları inceleniyor.

Batının önyargısı

Fransa’dan Avrupa’ya bakan deneyimli bir gazeteci ve Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı Saadet Oruç’un Batı’da yükselen sağ ve ırkçı söylem, göçmen politikaları, islamofobi gibi hastalıklarına dair şahitlikleri ve tespitlerinden oluşan yazıları, “Sırt Çantalı Nicolas” adıyla kitaplaştı.

Yenilmez Türk ruhunun vücut bulmuş hali: Hüsamettin Arslan

Prof. Dr. Hüsamettin Arslan çalışkanlık ve dürüstlük abidesiydi. Büyük bir vatanseverdi elbet ama yurdumuza, dilimize, milletimize, kültürümüze olan aşkı vatanseverlikten daha ötedeydi. Tanıyor, biliyor ve gurur duyuyordu.

BizimZarifoğlu

Cahit Zarifoğlu’nu Mavera ekolünden gelen 30 yazar kaleme aldı. Kitapta Zarifoğlu’da dair hiç bilinmeyen anılar ve mektupların yanında daha önce yayınlanmamış aile albümünden fotoğraflar da yer alıyor.

Akif’e mersiye

Elmalılı Hamdi Yazır’ın daha önce hiç yayınlanmamış şiirleri gün yüzüne çıktı. Yakın dostu Mehmet Akif’in 26 Aralık 1936 yılında vefat etmesi üzerine iki uzun mersiye yazan Elmalılı Hamdi Yazır ayrıca Akif’in vefatından sonra dörtlü kıtalardan oluşan bir başka şiir daha kaleme almış. Biri tarihsiz ikisi ise 1937 yılının Mart ayında kaleme alınan şiirler Yeni Şafak Kitap’ta ilk kez okurla buluşuyor.

Bir ressamın gözünden Osmanlı’yı okumak

İstanbul’da ailesiyle birlikte 19 yıl yaşayan ve sarayda görev yapan İtalyan ressam Fausto Zanoru’nun hayatını kaleme alan Fatma Ürekli’nin “Sarayın Son Başressamı: Fausto Zonaro İkbalden İbdara” kitabı İş Bankası yayınları arasında çıktı. Kitap, Zanora’nın hayatı üzerinden Osmanlı’nın çalkantılı son dönemini anlatıyor.

Tarih ile sosyolojiyi biraraya getirmek

Gerard Delanty ve Engin F. Işın’ın editörlüğünde hazırlanan Tarihsel Sosyoloji: Temeller ve Tartışmalar Islık Yayınları arasından çıktı. Farklı disiplinlerin çatışmalarını ve detaylarını bu çalışamada bulabiliyoruz.

İslam Düşünce Atlası’yla Kendi hikâyemizi yazıyoruz

İlmi Etüdler Derneği’nin hazırladığı İslam Düşünce Atlası hem kitap hem de web sitesi olarak hizmete sunuldu. Proje danışmanı Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, “İslam Düşünce Atlası, kendi hikâyemizi yazmayı ve geçmişimizle geleceğimizle karşılamayı mümkün kılmak adına bize ‘bilme’ ve ‘anlama’ modeli sunuyor” diyor.

Kendini bilmek

Yazının başına aldığımız beyitte Nuri Pakdil, “kendini bil” yerine “kendinle tanış” der. Tanışmak, tanış olmak belki de kendini bilmenin bir üst basamağıdır. “Bilme”de bir eylem söz konusu değildir.

Osmanlılar Paris’te ‘Türk Modası’nı başlattı

Fransa Sefaretnamesi’ni yayın hazırlayan Prof. Dr. Abdullah Uçman, Mehmed Efendi ile birlikte Fransa’ya giden Osmanlı heyetinin kıyafetlerinin kısa zamanda Paris’te kadınlar arasında giyim-kuşamda bir “Türk modası”nın ortaya çıkmasına yol açtığını söylüyor.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.