<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="https://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Yeni Şafak</title>
    <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/spor</link>
    <description>Türkiye'nin Birikimi</description>
    <copyright>(c) 2026, Yeni Şafak</copyright>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 20:00:00 GMT+3</lastBuildDate>
    <pubDate>Thu, 14 May 2026 20:00:00 GMT+3</pubDate>
    <item>
      <title>Geleceğe miras bırakılan takım: Trabzonspor!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/gelecege-miras-birakilan-takim-trabzonspor-4824020</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/gelecege-miras-birakilan-takim-trabzonspor-4824020" rel="standout" />
      <description>Bir sezon düşünün… Şampiyon olamasa bile geleceğe umut bırakan bir sezon. İşte Trabzonspor tam olarak böyle bir hikâyenin içinde yol alıyor...Bordo-mavililer, Süper Lig’de zirvenin birkaç adım gerisinde kalmasına rağmen ortaya koyduğu futbol aklı ve gençleşen kadro yapılanmasıyla sezonun en çok saygı duyulan ekiplerinden biri haline geldi. Özellikle ekonomik dengelerin giderek daha kırılgan hale geldiği Türk futbolunda, yüksek maliyetli yıldız transferleri yerine sürdürülebilir bir yapı tercih edilmesi</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir sezon düşünün… Şampiyon olamasa bile geleceğe umut bırakan bir sezon. İşte Trabzonspor tam olarak böyle bir hikâyenin içinde yol alıyor...Bordo-mavililer, Süper Lig’de zirvenin birkaç adım gerisinde kalmasına rağmen ortaya koyduğu futbol aklı ve gençleşen kadro yapılanmasıyla sezonun en çok saygı duyulan ekiplerinden biri haline geldi. Özellikle ekonomik dengelerin giderek daha kırılgan hale geldiği Türk futbolunda, yüksek maliyetli yıldız transferleri yerine sürdürülebilir bir yapı tercih edilmesi camiada yeniden güven ortamı oluşturdu.</p><p>Taraftarın en çok önemsediği detaylardan biri ise “geleceğe miras bırakılan takım” düşüncesi oldu. Çünkü bu sezon ortaya çıkan tablo, kısa vadeli başarı uğruna savrulan bir kulüp görüntüsünden çok; plan yapan, sabreden ve gelişen bir organizasyonu işaret ediyor. Bordo-mavililer, belki şampiyonluk kupasını kaldıramadı ancak önümüzdeki sezon için ciddi bir umut inşa etmeyi başardı.</p><p>Bir diğer önemli başlık ise Fatih Tekke... Trabzonspor efsanelerinden biri olarak göreve gelen teknik adam, yalnızca saha sonuçlarıyla değil oyun anlayışı ve oyuncularla kurduğu iletişimle de olumlu bir izlenim bıraktı. Takımın zaman zaman yaşadığı kırılmalara rağmen mücadele kimliğini kaybetmemesi, Tekke adına haneye yazılan önemli artılar arasında gösteriliyor.</p><p>Ve şimdi gözler Türkiye Kupası finalinde…</p><p>Trabzonspor için bu kupa yalnızca bir sezonu başarıyla tamamlama fırsatı değil; aynı zamanda yeniden ayağa kalkışın sembolü olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/gelecege-miras-birakilan-takim-trabzonspor-4824020</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 20:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Umut kaybolduğunda en yüksek ses tribünden gelir</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/umut-kayboldugunda-en-yuksek-ses-tribunden-gelir-4823042</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/umut-kayboldugunda-en-yuksek-ses-tribunden-gelir-4823042" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş cephesinde yaşananlar artık yalnızca bir teknik direktör tartışması değil, kulübün son yıllarda biriken kırılganlığının dışa vurumu haline geldi. Sergen Hoca'nın maç sonrası yaptığı açıklamalar da tam olarak bunu gösteriyor. Yalçın, mağlubiyetten çok psikolojik atmosferi konuştu; taraftarın sabrının tükendiğini, takımın ise bu baskının altında ezildiğini anlattı. Aslında söyledikleri, sezonun özetiydi: Kırılmış bir özgüven, sürekli ertelenen yeniden yapılanma ve her kötü sonuçta büyüyen</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş cephesinde yaşananlar artık yalnızca bir teknik direktör tartışması değil, kulübün son yıllarda biriken kırılganlığının dışa vurumu haline geldi. Sergen Hoca'nın maç sonrası yaptığı açıklamalar da tam olarak bunu gösteriyor. Yalçın, mağlubiyetten çok psikolojik atmosferi konuştu; taraftarın sabrının tükendiğini, takımın ise bu baskının altında ezildiğini anlattı. Aslında söyledikleri, sezonun özetiydi: Kırılmış bir özgüven, sürekli ertelenen yeniden yapılanma ve her kötü sonuçta büyüyen öfke.</p><p>Yalçın’ın en dikkat çeken cümlesi ise “Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olmadığım bir işin bedelini ödüyorum” sözleri oldu. Bu ifade, teknik adamın kendisini mevcut kadro mühendisliğinin dışında konumlandırdığını açık biçimde ortaya koyuyor. Bir anlamda hem yönetimi hem de geçmiş planlamayı işaret ediyor. Ancak futbol kamuoyunda taraftarın en az kabul ettiği şeylerden biri mazeret dilidir. Çünkü Beşiktaş tribünü bugün sonuçtan çok umut görmek istiyor. Yalçın’ın anlattığı ekonomik disiplin ve uzun vadeli proje söylemi kağıt üzerinde mantıklı görünse de sahadaki dağınık görüntü, bu projeye olan inancı zedeliyor.</p><p><br></p><p>Buna rağmen Yalçın’ın tamamen haksız olduğunu söylemek de kolay değil. Beşiktaş gerçekten son yıllarda sık sık teknik adam değiştiren, plansız transferlerle kadro şişiren ve ekonomik olarak büyük yük altına giren bir yapı görüntüsü verdi. Bu nedenle tecrübeli çalıştırıcının “eksilerek güçlendik” vurgusu önemliydi. Çünkü Yalçın kısa vadeli başarıdan çok sürdürülebilir bir yapı kurmaya çalıştığını anlatıyor. Fakat büyük kulüplerde yeniden yapılanma söylemi yalnızca sabırla değil, aynı zamanda sahadaki gelişim işaretleriyle desteklenirse karşılık bulur. Şu an tribünlerin en büyük problemi de tam olarak bu: Geleceğe dair güçlü bir ışık görememeleri.</p><p><br></p><p>Öte yandan maç sırasında Orkun Kökçü’nün gol sonrası kulübeye giderek Sergen Yalçın’a sarılması oldukça sembolik bir görüntüydü. Takımın teknik direktörünün arkasında durduğu mesajı verildi. Ancak tribünün bir bölümü çoktan kararını vermiş gibi görünüyor. Beşiktaş’ta artık mesele yalnızca kazanıp kaybetmek değil; güven duygusunun yeniden inşa edilmesi. Eğer yönetim ve teknik heyet bu süreci doğru yönetemezse, sezon sonunda yaşanacak ayrılık sürpriz olmayacaktır. Çünkü büyük camialarda sabır, umutla beslenir; umut kaybolduğunda ise en yüksek ses tribünden gelir.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/umut-kayboldugunda-en-yuksek-ses-tribunden-gelir-4823042</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Etkisi büyük bir hikaye: Mauro Icardi! </title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/etkisi-buyuk-bir-hikaye-mauro-icardi-4822806</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/etkisi-buyuk-bir-hikaye-mauro-icardi-4822806" rel="standout" />
      <description>Mauro Icardi… Bazı futbolcular gol atar, bazıları kupa kazandırır. Bazılarıysa bir kulübün ruhuna dokunur. Icardi, Galatasaray için tam olarak üçüncü kategori oldu. Galatasaray’ın üst üste gelen dördüncü şampiyonluğu elbette tarihe geçecek. Ama bu büyük başarının ortasında insanların en çok konuştuğu şey kupalar değil, bir vedanın ihtimali oldu. Çünkü bazen bir oyuncunun ayrılığı, kazanılan şampiyonluğun bile önüne geçer. Icardi’nin vedası da işte tam böyle bir his bırakıyor. Onun hikâyesi sadece</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mauro Icardi…</p><p>Bazı futbolcular gol atar, bazıları kupa kazandırır. Bazılarıysa bir kulübün ruhuna dokunur. Icardi, Galatasaray için tam olarak üçüncü kategori oldu.</p><p>Galatasaray’ın üst üste gelen dördüncü şampiyonluğu elbette tarihe geçecek. Ama bu büyük başarının ortasında insanların en çok konuştuğu şey kupalar değil, bir vedanın ihtimali oldu. Çünkü bazen bir oyuncunun ayrılığı, kazanılan şampiyonluğun bile önüne geçer. Icardi’nin vedası da işte tam böyle bir his bırakıyor.</p><p>Onun hikâyesi sadece attığı gollerle anlatılamaz.</p><p>Çünkü Icardi, uzun yıllardır özlenen “aidiyet” duygusunu yeniden hatırlattı bu taraftara. Saha içinde yıldızdı ama onu unutulmaz yapan şey sadece yıldız olması değildi. Yağmur altında da oynadı, sakat sakat da mücadele etti, en baskılı anlarda sorumluluk almaktan hiç kaçmadı. Tribünlerin sevgisini “kariyer durağı” gibi değil, gerçek bir bağ gibi taşıdı.</p><p>Galatasaray taraftarı uzun zamandır bir futbolcuyu kendinden biri gibi sahiplenmemişti. O yüzden Antalyaspor maçının ardından kameralara yansıyan bakışlar bu kadar konuşuldu. Çünkü insanlar bazen kelimelerden önce gözleri anlar. O bakışlarda bir teşekkür vardı sanki. Bir veda ihtimali… Belki de sadece derin bir düşünce. Ama taraftarın içi ilk kez gerçekten ürperdi.</p><p>32 yaşındaki bir yıldızın sözleşmesinin hâlâ uzatılmaması doğal olarak söylentileri büyütüyor. Ve herkes aynı soruyu soruyor: “Gerçekten gidiyor mu?”</p><p>Belki futbol böyle bir oyun. Gelenler olur, gidenler olur. Hiç kimse sonsuza kadar kalmaz. Ama bazı oyuncular vardır ki ayrıldıktan sonra bile statta isimleri yaşamaya devam eder. Icardi artık tam olarak o noktada.</p><p>Çünkü Galatasaray taraftarı onun attığı gollerden çok, hissettirdiklerini unutmayacak.</p><p>Derbilerdeki özgüvenini…</p><p>Kritik dakikalarda topu ayağına istediği anları…</p><p>Gol attıktan sonra tribünlerle kurduğu bağı…</p><p>Ve en önemlisi, Galatasaray formasını gerçekten taşıyan biri gibi görünmesini…</p><p>Modern futbolda yıldızlar artık çok hızlı geliyor ve çok hızlı gidiyor. Ama bazı isimler kısa sürede bile “efsane” olmayı başarabiliyor. Icardi’nin hikâyesi tam da böyle. Süresinden bağımsız, etkisi büyük bir hikâye…</p><p>Eğer bu gerçekten son sezonuysa, Galatasaray sadece büyük bir golcüyü değil; taraftarın kalbinde yeniden futbol sevgisini büyüten bir karakteri uğurlayacak. Ve belki de bu yüzden insanlar şampiyonluğu kutlarken bile biraz hüzünlü...</p><p>Çünkü bazı vedalar, şampiyonluğun yaşattığı sevinç haykırışlarının bile sesini kısar.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/etkisi-buyuk-bir-hikaye-mauro-icardi-4822806</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 22:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kaçan fırsatlar ve kaybolan bir sezon daha</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/kacan-firsatlar-ve-kaybolan-bir-sezon-daha-4822710</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/kacan-firsatlar-ve-kaybolan-bir-sezon-daha-4822710" rel="standout" />
      <description>Bir sezonu kaybetmek bazen tek bir maça, tek bir hataya ya da tek bir ana bağlanır. Ama Fenerbahçe’nin bu sezon yaşadığı tablo, bir kırılma anından çok, kaçırılan fırsatların toplamı olarak okunmalı. Sarı-lacivertliler belki de son yılların en ulaşılabilir şampiyonluklarından birini elinin tersiyle itti. Çünkü sezon boyunca yarışın yönünü değiştirebilecek birçok eşik önüne geldi ve bu eşiklerin hiçbirinde gereken reaksiyon verilemedi. Özellikle Kasımpaşa, Çaykur Rizespor, Antalyaspor ve Fatih Karagümrük</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir sezonu kaybetmek bazen tek bir maça, tek bir hataya ya da tek bir ana bağlanır. Ama Fenerbahçe’nin bu sezon yaşadığı tablo, bir kırılma anından çok, kaçırılan fırsatların toplamı olarak okunmalı. Sarı-lacivertliler belki de son yılların en ulaşılabilir şampiyonluklarından birini elinin tersiyle itti.</p><p>Çünkü sezon boyunca yarışın yönünü değiştirebilecek birçok eşik önüne geldi ve bu eşiklerin hiçbirinde gereken reaksiyon verilemedi. Özellikle Kasımpaşa, Çaykur Rizespor, Antalyaspor ve Fatih Karagümrük karşılaşmaları, sadece puan kaybı değil; şampiyonluk yarışında kırılma anlarıydı. Bu maçlar Tedesco'ya ve oyunculara yazar.</p><p>Ancak faturayı yalnızca kulübeye kesmek de eksik olur. Sezon başındaki kadro mühendisliği, yönetimsel kararlar ve transfer planlaması da bu tablonun önemli parçaları. Ali Koç döneminde yapılan oyuncu tercihleri ve seçim sürecindeki zamanlama hataları, sezonun temelini zayıf attı.</p><p>Devre arasında ise kadronun en net ihtiyacı olan golcü takviyesinin yapılmaması, sorunun çözülememesine sebebiyet verdi. Bu noktada Sadettin Saran yönetiminin transfer dönemindeki süreci de önemli bir kırılma olarak kayda geçti. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/kacan-firsatlar-ve-kaybolan-bir-sezon-daha-4822710</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Erzurum’da ki önemli ders</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/erzurumda-ki-onemli-ders-4821120</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/erzurumda-ki-onemli-ders-4821120" rel="standout" />
      <description>Geçen hafta içinde kardeşim, meslektaşım Trabzon Büyük Şehir Basın dairesi başkanı Ahmet Yoloğlu ile birlikte Erzurum’a gittik. Erzurum bir başka güzel, bir başka coşkulu ve bir o kadarda gururluydu. Palandöken bile eteklerine kadar yağan kar ile birlikte bir başka heybetle karşıladı bizi. Süper Lig'e çıkmanın haklı sevinciyle kentin dört bir yanı bu başarıyı kutluyordu. Erzurumspor Kulüp Başkanı Ahmet Dal’ın bizi karşılayıp kulüp binasına geçişimiz, şahsımıza ve Yeni Şafak Gazetesi'ne özel Erzurumspor</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta içinde kardeşim, meslektaşım Trabzon Büyük Şehir Basın dairesi başkanı Ahmet Yoloğlu ile birlikte Erzurum’a gittik. Erzurum bir başka güzel, bir başka coşkulu ve bir o kadarda gururluydu. Palandöken bile eteklerine kadar yağan kar ile birlikte bir başka heybetle karşıladı bizi.</p><p>Süper Lig'e çıkmanın haklı sevinciyle kentin dört bir yanı bu başarıyı kutluyordu. Erzurumspor Kulüp Başkanı Ahmet Dal’ın bizi karşılayıp kulüp binasına geçişimiz, şahsımıza ve Yeni Şafak Gazetesi'ne özel Erzurumspor forması takdiminden sonra çayın en güzelinin Doğu Karadeniz’de yetiştiği ama en güzelinin Erzurum’da demlendiğini bir kez daha test edip şölenlerin akışına yol aldık.</p><p>Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Sekmen’in heyecanla çıktığı şampiyonluk turu atılacak otobüste ki gözlerinin ışıl ışıl parıltısı Palandöken’den bile görünüyordu. Tek düze protokol titizliği şampiyonluğa aylar öncesinden hazırlığın en net görüntüsüydü. Bu hengamede birazda ıslak gözle takip ettiğimiz törenlerin ilk ayağında başta Mustafa Yumlu’nun, “Burada ne işin var” der gibi gözlerinin içi gülen şaşkın bakışıyla, Murat Cem Akpınar’ın ‘Ağabey hoş geldin’ diyerek boynuma sarılması eşsiz bir mutluluktu benim için.</p><p>Başkan Ahmet Dal’ın, “Bu camia artık antrenmanlı. Öyle büyük paralara transfer kapısını kapattık. Önce ligde tutunup ardından kendi değerlerimizle yeni bir marka üretmeye çalışacağız” söylemindeki kararlılık içimizi daha da ısıttı.</p><p>Mustafa Yumlu’nun takım kaptanı olarak lige çıkması ile Zeki Yavru’nun Samsunspor kaptanı olarak lige çıkışlarını harmanladım ve şu anda alt yapıdan bir oyuncunun Trabzonspor takımıyla sahada yer almamasının hüznünü yaşadım. Yumlu ile Yavru, futbolun nankör yüzünü tüm çıplaklığıyla gözümüzün önüne sererken, rahmetli Ahmet Suat Özyazıcı’nın, yine rahmetli Özkan Sümer’in alt yapıdan A takıma gönderdiği futbolcular için, ‘Acaba oynayabilirler mi’ sorularına; ‘Oynayamasalar da faul bile yapamazlar mı?’ Sorusu geldi aklıma.</p><p>Geçen sezon Avrupa’ya damga vurmuş kadrodan A Takım seviyesinde hamle oyuncusu bile bulunmazken ve yaprak dökümü olarak tarihe geçen geleceğin Trabzonspor’unu yaşarken geleceği altyapıdan gelecek oyuncularla inşa edeceğiz söylemi çokta itibar edilir gibi durmuyor.</p><p>Fatih Tekke’nin altyapı konusunda ki soruma verdiği cevapta, “Oynayabilecek oyuncu varsa gönderin” söylemi yine altyapıdaki eğitimcilere bıraktığı gerçeğini gözler önüne sermeye yetiyor. Çünkü o çocukların yeterliliğine karar verecek, o çocukları üste taşıyacak anlayış ve bilgi birikimin olmadığından hareketle gelecekte imha olacak ve yeni gelecekte yaprak dökümüne uğrayarak savrulup gidecek.</p><p>Trabzonspor’un tek çatı altına toplanamayan anlayışı yetersizlik ile bilgisizlik ikilemi içinde kendi gelişimini tamamlayamayan insanların bu çocukların gelişimini tamamlayamayacağı gerçeği ile yüzleşmeden düzelmez.</p><p>Trabzonspor A takım ile altyapının bütününün aynı formasyonda uygunluğu dikkate alınarak, parayı değil başarılı olmayı hedef olarak benimseyen bir organizasyonla Trabzonspor, uzun vadede kendi kendine yetecek, eksikleri dışarıdan tamamlayacak bir anlayışı inşa etmek zorundadır.</p><p>Başkalarına fazlasıyla yeten oyuncuların kendi memleketinin takımına yetememesinin sorumlusu bunca yükü körpecik omuzlarına yüklenen çocuklar olmamalı.</p><p>Parayı hedefleyen ailelerle, konforu benimseyen çocukların yokluk derecesine bakmaksızın önceliği en pahalı telefon, anneye bir ev, konforlu bir araba ve onların bu köhne ideallerine yol veren sosyal çevreleri olduğu sürece yetersizlikleri hiçbir zaman tamamlanamaz.</p><p>Yaşama dair bu gerçeği kimse yadırgamasın. Çünkü bu sadece Trabzonspor’un değil tüm ülkenin sorunu.</p><p>Gelin Trabzon’da yetişip Hazal yaprağı gibi savrulan gençlerimiz için Erzurum ile başladık, ayrılıklar üzerinden Erzurumlu İbrahim Erkal ile bitirelim.</p><p>“Çare gelmez, ağlamaktan</p><p>Ayrılır mı et tırnaktan?</p><p>Başka yol yok, ayrılmaktan</p><p>Farz et sevgi yalan yarim…”</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/erzurumda-ki-onemli-ders-4821120</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Skor var oyun yok</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/skor-var-oyun-yok-4821144</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/skor-var-oyun-yok-4821144" rel="standout" />
      <description>Gaziantep deplasmanında skor tabelası Beşiktaş adına net görünse de oyunun perde arkasında bambaşka bir hikaye vardı. Sahadaki mücadele, yalnızca taktiksel bir üstünlükten ibaret değildi; motivasyon ve odak problemi, sezonun bu bölümünde futbolun en belirleyici unsuru olarak bir kez daha kendini gösterdi. Gaziantep FK'nın son vuruşlardaki beceriksizliği maçın sonucunu doğrudan etkiledi. Sergen Hoca'nın oyuncuları lig maçlarına konsantre etmekte zorlandığı aşikar. Bu da sahaya ister istemez dalgalı</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep deplasmanında skor tabelası Beşiktaş adına net görünse de oyunun perde arkasında bambaşka bir hikaye vardı. Sahadaki mücadele, yalnızca taktiksel bir üstünlükten ibaret değildi; motivasyon ve odak problemi, sezonun bu bölümünde futbolun en belirleyici unsuru olarak bir kez daha kendini gösterdi. Gaziantep FK'nın son vuruşlardaki beceriksizliği maçın sonucunu doğrudan etkiledi.</p><p><br></p><p>Sergen Hoca'nın oyuncuları lig maçlarına konsantre etmekte zorlandığı aşikar. Bu da sahaya ister istemez dalgalı bir performans olarak yansıyor. Kafasında Türkiye Kupası olan Sergen Yalçın, rotasyonlu bir kadroyu sahaya sürdü. Bu tercih de oyunun kalitesinde zaman zaman düşüş yaşanmasına neden oldu.</p><p><br></p><p>Sonuç olarak siyah-beyazlılar, Gaziantep FK’nın adeta “dünyaları kaçırdığı” bir maçta gol yemeden kazanmayı başardı. Bu galibiyet haneye üç puan olarak yazılsa da, Beşiktaş adına asıl belirleyici olanın önümüzdeki kupa mücadelesi olacağı açık. Beşiktaş adına ligin son iki haftası, alınacak sonuçlardan çok kalacak ve gidecek oyuncuların durumunu belirlemesi açısından önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/skor-var-oyun-yok-4821144</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bu mağlubiyet bir ruh halinin dışa vurumu!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/bu-maglubiyet-bir-ruh-halinin-disa-vurumu-4820835</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/bu-maglubiyet-bir-ruh-halinin-disa-vurumu-4820835" rel="standout" />
      <description>Şampiyonluk bazen sahada kazanılmaz; zihinlerde kaybedilir. Galatasaray’ın, kaderini kendi elleriyle şekillendirebileceği bir gecede Samsunspor karşısında aldığı 4-1’lik yenilgi tam olarak böyle bir kırılma anıydı. Bu sadece bir mağlubiyet değil. Bu, bir ruh halinin dışa vurumu. Çünkü büyük takımlar için bazı maçlar vardır: Kazanırsanız tarih yazarsınız, kaybederseniz uzun süre hafızalardan silinmez. Galatasaray için o maçlardan biriydi bu. Ancak sahadaki görüntü, şampiyonluğa yürüyen bir takımın</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şampiyonluk bazen sahada kazanılmaz; zihinlerde kaybedilir. Galatasaray’ın, kaderini kendi elleriyle şekillendirebileceği bir gecede Samsunspor karşısında aldığı 4-1’lik yenilgi tam olarak böyle bir kırılma anıydı.</p><p>Bu sadece bir mağlubiyet değil. Bu, bir ruh halinin dışa vurumu. Çünkü büyük takımlar için bazı maçlar vardır: Kazanırsanız tarih yazarsınız, kaybederseniz uzun süre hafızalardan silinmez. Galatasaray için o maçlardan biriydi bu. Ancak sahadaki görüntü, şampiyonluğa yürüyen bir takımın kararlılığından çok uzaktı.</p><p><br></p><p>Taraftarın “maç seçiyorlar” tepkisi, Türkiye’de sık duyulan ama çoğu zaman abartılan bir eleştiridir. Fakat bu kez, eleştirinin zemini tamamen boş değil. Sezon boyunca yüksek tempoyla, güçlü oyunlarla gelen bir takımın böylesine kritik bir virajda bu kadar dağılması; sadece taktikle, sadece form durumuyla açıklanamaz. Bu, odak problemidir. Bu, zihinsel bir kopuştur.</p><p><br></p><p>Futbol gerçekten de “ciddi bir oyun.” Bu cümle klişe gibi görünür ama içi doludur. Çünkü futbol, en çok ciddiyetsizliği affetmeyen spordur. Rakip kim olursa olsun, maçın önemi ne olursa olsun, bir anlık rehavet bile sizi geri dönülmez bir yola sokabilir. Galatasaray’ın Samsunspor karşısında yaşadığı tam olarak buydu: Rehavetin faturası.</p><p><br></p><p>Şampiyonluk, sadece büyük maçları kazanmakla değil; “kazanılması gereken” maçlarda hata yapmamayla gelir. Büyük takımları ayıran da budur. Motivasyonun zirve yaptığı derbilerde herkes oynar. Asıl mesele, sıradan görünen ama aslında kader belirleyen maçlarda aynı disiplini koruyabilmektir.</p><p><br></p><p>Bu yenilgi, Galatasaray için bir son değil. Ama ciddi bir uyarı. Şampiyonluk hâlâ mümkün olabilir, ancak artık mesele sadece puan tablosu değil. Takımın kendi içinde vereceği reaksiyon belirleyici olacak. Oyuncular bu eleştirileri bir kırılma noktası mı yapacak, yoksa bir motivasyon kaynağı mı?</p><p><br></p><p>Çünkü futbol, hataları affedebilir… Ama aynı hatada ısrarı asla.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/bu-maglubiyet-bir-ruh-halinin-disa-vurumu-4820835</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tek suçlu Tedesco muydu?</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/tek-suclu-tedesco-muydu-4820168</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/tek-suclu-tedesco-muydu-4820168" rel="standout" />
      <description>Fenerbahçe’de Domenico Tedesco dönemi kapandı. Gelişi sessiz oldu fakat gidişinde taraftar ikiye bölündü. ‘Gitsin’ diyen de oldu, ‘En suçsuz adam gitti’ diyen de. Tedesco ilk geldiğinde diğer takımlardan neden kovulduğunu anlatmıştım; sürekli taktik değiştirmesi, oyunculara çok taviz vermesi ve artan baskıyı kaldıramaması vs. Fenerbahçe’ye baktığımızda derbi performansı iyi olan ama diğer maçlarda takozlayan bir Tedesco gördük. Çünkü derbilerde merkezi 3’lü sağlam tutup, Asensio’yu ekstra önlerine</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe’de Domenico Tedesco dönemi kapandı. Gelişi sessiz oldu fakat gidişinde taraftar ikiye bölündü. ‘Gitsin’ diyen de oldu, ‘En suçsuz adam gitti’ diyen de.</p><p>Tedesco ilk geldiğinde diğer takımlardan neden kovulduğunu anlatmıştım; sürekli taktik değiştirmesi, oyunculara çok taviz vermesi ve artan baskıyı kaldıramaması vs.</p><p>Fenerbahçe’ye baktığımızda derbi performansı iyi olan ama diğer maçlarda takozlayan bir Tedesco gördük.</p><p>Çünkü derbilerde merkezi 3’lü sağlam tutup, Asensio’yu ekstra önlerine koyunca skoru aldı. Biz de alkışladık.</p><p>Fakat aynı şeyi nispeten kendinden küçük ve kapanan takımlara yaptığında, bu sefer merkez üretemedi, rakibi açamadı ve sorunlar yaşandı. Bu sefer de bunu eleştirdik.</p><p>Günün sonunda zaman zaman güçlü bir oyundan emareler sunan fakat hava toplarında, hızlı defansif reaksiyonlarda sorun yaşayan bir takım gördük. Bir de sakatlıklar yaşandı, forvetsiz kaldı, bazı yöneticiler PR peşinde koşunca takım olumsuz etkilendi…</p><p>Peki burada tek suçlu Tedesco mu? Bence sıralama yapsak, onun ismi en altlara yazılır. </p><p>Kendi kurmadığı bir kadro, onu getirmek istemeyen bir başkan, her maça final havasında çıkılması, PR işleri kovalayan sportif direktör, galibiyetlerde konuşan sarılmalı kafa tokuşmalı videolar atan ki altını çizeyim başta Asensio olmak üzere birçok oyuncu mennun değil bu davranışlardan….</p><p>Neyse, yenilgilerde kaybolan bir yönetim, transfer döneminde göz göre göre milyonlarca euronun yanlış yere saçılıp bir forvet bir de kreatif bir oyuncu alamayan, kulübün medya sorumlusunu gönderip yerini dolduramayan ve ayrılık açıklamalarıyla suçu diğer yönetimler gibi başkasına atan Saran yönetiminin hiç mi suçu yok? Tedesco açıkça söyledi; kulüpten dışarıya bilgi sızıyor. </p><p>Fenerbahçe’de adamcılığın zirveye çıktığı dönemleri yaşıyoruz. Herkes bir menfaat peşinde. Ayrıca Guendouzi’nin hırsı sözde bazı oyuncuları olumsuz etkilemiş, takım içerisinde gruplaşma var. Ederson bilerek kırmızı görüyor vs… </p><p><br></p><p>Günün sonunda Fenerbahçe bir yılını daha yaktı. Onları da daha sonra konuşuruz...</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/tek-suclu-tedesco-muydu-4820168</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ne oynadı!..</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ne-oynadi-4819121</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ne-oynadi-4819121" rel="standout" />
      <description>Süper ligde görev yapan teknik adamlar her fırsatta Trabzonspor’un oyun formasyonunu, formasyon değişikliklerini ağız birliği yapmışçasına yere göğe sığdıramıyor. Doğrudur. Teknik adam gözü ile bakıldığında daha detaylı bir fotoğraf çekebilirsiniz. Fakat bizim pencereden bakıldığında anlık pozisyonlar, konumlanmalar, alan ve adam paylaşımı ile kompakt oyun anlayışının formasyonun içinde ne kadar yer aldığından da bahsetmeleri gerektiğini düşünüyorum. Son TÜMOSAN Konyaspor maçında dar alanda oyunu</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper ligde görev yapan teknik adamlar her fırsatta Trabzonspor’un oyun formasyonunu, formasyon değişikliklerini ağız birliği yapmışçasına yere göğe sığdıramıyor. Doğrudur. Teknik adam gözü ile bakıldığında daha detaylı bir fotoğraf çekebilirsiniz. Fakat bizim pencereden bakıldığında anlık pozisyonlar, konumlanmalar, alan ve adam paylaşımı ile kompakt oyun anlayışının formasyonun içinde ne kadar yer aldığından da bahsetmeleri gerektiğini düşünüyorum.</p><p>Son TÜMOSAN Konyaspor maçında dar alanda oyunu tartışılan Lovik’in geniş alanı kontrol etmekte sıkıntı yaşayacağı bilinmeliydi mesela. İlk yarıda Nwaiwu ile Lovik’in adam ve alan paylaşımındaki çaresizliği zincirin ikinci bölgeden sonraki en zayıf halkası olmasının yanı sıra set savunması yapan rakibi karşılamayı sadece Folcarelli’nin oyun gücüne bırakıp, aklı hücumda olan Oulai’den oyunu iki yönlü oynamasını beklemenin ne kadar yanlış olduğunu öngörmek gerekirdi.</p><p>Hücum iştahı nedeniyle önde oynamayı seven Pina’nın arkasında Bardhi ile Berkan destekli bizim Kazım’ın geçişlerine nasıl önlem alınmalıydı? Bir de Visca gibi kenar bekine yardım etme alışkanlığı olmayan Zubkov’u yakalayınca Konya ekibinin artan coşkusu ‘ne oynadılar’ övgüsünü getirirken, Trabzonspor için ‘ne oynadı ki’ anlamında kullanıldı. </p><p>Son yarım saatte aile boyu hücumda olup, üç uzunla pozisyon bulup skor üretilememesi sanırım Fatih Tekke’nin bir numaralı dersi olacaktır. Savunmada ve hücumda konumlanma sıkıntısı, final paslarında belirsizlik, ikinci bölgedeki çaresizlik ilk yarının kabus olmasının en önemli nedeniydi. Sonrasının analizi yok zaten. Biri yüklendi, diğeri savundu... İlk yarıda coşku ve skoru yakalayan üç puanın sahibi oldu. Kimse kimseyi suçlamasın. Trabzonspor bu noktaya hiç hesapta yokken geldi ve ligin zirvesinde. Bu takım takviyelerle gelecek yıl mutlaka bir başka hikayenin içinde olacaktır. Şu anda olan; maç golsüz devam ederken Onuachu’nun boş pozisyonda fantezi ye kaçmayıp Muçi’ye topu dokunsa öne geçeceği bir yerde merkezdeki kalabalığa vurması. Bu da gösteriyor ki Trabzonspor’da şu andaki en önemli sıkıntı fiziksel yorgunluğun yanı sıra mental yorgunluk. Önce mental yorgunluktan, sonrasında da buna bağlı karmakarışık duygulardan arınacak bu oyuncu topluluğu ağırlıklarından kurtulduğu takdirde teknik adamların beğenisini kazanacaktır mutlaka. </p><p>Trabzonspor’u bu pencereden yorumlarken arka bahçede güneşlenen beyleri de unutmamak gerekir. O baylar güneşlenirken ne mi yapıyor? Sistemi ve programı olmayan bir yapının içinde el yordamı ile futbolu dizayn etmeye çalışan bu beyler, ev sahibi takıma beş günlük dinlenme ve tekrar yapma fırsatı tanırken, deplasmana çıkan takım için bu süre sadece bir gün. Kötü organizasyonlar Trabzonspor gibi böylesi kısır kadrolu takımların sadece bir maçını değil, tüm geleceğini değiştirebilir.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ne-oynadi-4819121</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hedef kaybı sahaya yansıyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/hedef-kaybi-sahaya-yansiyor-4819579</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/hedef-kaybi-sahaya-yansiyor-4819579" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş, sezon boyunca zaman zaman reaksiyon gösterse de istikrar sorununu aşamadı. Siyah-beyazlıların hücumdaki kırılgan yapısı dikkat çekiyor. Beşiktaş’ın Karagümrük karşısında tarihindeki ikinci golsüz maçını oynaması da bunun en net göstergelerinden biri oldu. Dolmabahçe’de taraftarın beklentisi yalnızca mücadele değil, aynı zamanda baskılı ve dominant bir oyun görmek. Ancak mevcut tabloda takımın temposu ve özgüveni bu seviyenin uzağında olduğunu gösterdi. Hedefsiz kalınca işler zorlaşıyor.</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş, sezon boyunca zaman zaman reaksiyon gösterse de istikrar sorununu aşamadı. Siyah-beyazlıların hücumdaki kırılgan yapısı dikkat çekiyor. Beşiktaş’ın Karagümrük karşısında tarihindeki ikinci golsüz maçını oynaması da bunun en net göstergelerinden biri oldu. Dolmabahçe’de taraftarın beklentisi yalnızca mücadele değil, aynı zamanda baskılı ve dominant bir oyun görmek. Ancak mevcut tabloda takımın temposu ve özgüveni bu seviyenin uzağında olduğunu gösterdi.</p><p><br></p><p>Hedefsiz kalınca işler zorlaşıyor. Şampiyonluk yarışından erken kopan, ligde yalnızca sıralama hedefi kalan takımların motivasyon kaybı yaşaması futbolun doğal gerçeklerinden biri. Ancak Beşiktaş gibi büyük kulüplerde hedef hiçbir zaman tamamen bitmez. Siyah-beyazlı ekip için sezonun geri kalanındaki en büyük anlam artık Türkiye Kupası olmuş durumda. Teknik heyetin de odağını kupaya çevirdiği net şekilde hissediliyor.</p><p><br></p><p>Bundan sonrası Beşiktaş adına yalnızca sonuç değil, gelecek sezonun temelleri açısından da büyük önem taşıyor. Kadro planlaması, hangi oyuncularla devam edileceği ve takımın oyun karakterinin nasıl şekilleneceği kritik başlıklar olacak. Karagümrük karşısındaki durağan futbol, yaz döneminde ciddi kararların alınması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Sergen Hoca'nın yeniden yapılanma sürecinde nasıl bir yol haritası çizeceği ise büyük merak konusu.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/hedef-kaybi-sahaya-yansiyor-4819579</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Avantajlar ve dezavantajlar!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/avantajlar-ve-dezavantajlar-4818566</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/avantajlar-ve-dezavantajlar-4818566" rel="standout" />
      <description>Süper Lig’de sezonun düğümü bu gece oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisiyle çözülebilir ya da iyice içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Türkiye’de deplasmanda derbi kazanmanın zorluğunu düşündüğümüzde, Galatasaray’ın cebindeki dört puanlık avantaj onu hâlâ birkaç adım öne çıkartıyor. Fenerbahçe, sezon boyunca yakaladığı fırsatları yeterince değerlendiremedi. Şimdi karşı karşıya oldukları risk sadece şampiyonluğu kaybetmek değil; Şampiyonlar Ligi biletini de tehlikeye atmak. Çünkü arkadan sessizce</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Lig’de sezonun düğümü bu gece oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisiyle çözülebilir ya da iyice içinden çıkılmaz bir hal alabilir. </p><p>Türkiye’de deplasmanda derbi kazanmanın zorluğunu düşündüğümüzde, Galatasaray’ın cebindeki dört puanlık avantaj onu hâlâ birkaç adım öne çıkartıyor. </p><p>Fenerbahçe, sezon boyunca yakaladığı fırsatları yeterince değerlendiremedi. Şimdi karşı karşıya oldukları risk sadece şampiyonluğu kaybetmek değil; Şampiyonlar Ligi biletini de tehlikeye atmak. Çünkü arkadan sessizce gelen Trabzonspor’un bu hedefe Fenerbahçe’den daha odaklı olacağı açık.</p><p>Sarı-lacivertlilerde kronikleşen üretkenlik sorunu hâlâ çözülmüş değil. Asensio’nun yokluğu yaratıcılığı daha da sınırlıyor. Orta sahadaki Kante–İsmail–Guendouzi üçlüsü direnç katabilir ama net bir golcünün eksikliği ve Kerem Aktürkoğlu’nun yaşayacağı baskı hücumları törpüleyebilir.</p><p>Galatasaray cephesinde işin psikolojik tarafı ağır basıyor. Kazanmak zorunda olmayan bir takımın rahatlığı büyük avantaj. Osimhen’in kolunun hala koruma altında olması önemli bir sorun ama Barış Alper ile Sane’nin, risk almak zorunda kalacak Fenerbahçe savunmasının arkasında bulacağı alanlar maçın kaderini belirleyebilir.</p><p>Yazıyı Okan Buruk özelinde tamamlayayım. 3 sezonun şampiyonu olsa da ciddi eleştiriler alan bir teknik adam Okan Buruk. Bu sezon Beşiktaş deplasmanı dışında derbi galibiyeti yok. Genel olarak bu sezon ligde oyun sorunları yaşadığı da açık. Bu karşılaşma onun için yine, yeniden bir ispat maçı. Kaybedip şampiyon olsa bile bu hiçbir Galatasaraylıyı tatmin etmeyecektir. Bence o da bunun farkında. Okan Buruk için Galatasaray'daki sürecini de belirleyecek bir maç olarak görüyorum bu geceyi. Ayrıca birçok Galatasaraylı futbolcu için de finale yaklaşılıyor. Ayrılma olasılığı güçlü oyuncular için manevi anlamları olan bir maç bizleri bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/avantajlar-ve-dezavantajlar-4818566</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 10:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fenerbahçe kimliğini kaybeti</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/fenerbahce-kimligini-kaybeti-4818713</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/fenerbahce-kimligini-kaybeti-4818713" rel="standout" />
      <description>Fenerbahçe bu sezon hakikaten garip bir yıl yaşıyor. Yani bir şeyler olacakmış gibi oluyor ama olmuyor. Bu sadece oyunsal bir şey değil aslında, tamamen zihinsel kırılmalar. Yani kritik Galatasaray derbisi öncesinde hem ligde son dakikada gol yemek hem kupada maçın uzatmalara gitmesi yani takımın yorulması ve üstüne bir de son dakikalarda yenilen golle elenmek… ‘Bu hangi takım başına gelir’ deseler, büyük çoğunluk ‘Fenerbahçe’ der. Camia da alıştırıldı artık. Çünkü takım da tepki vermiyor. Feyenoord,</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br></p><p>Fenerbahçe bu sezon hakikaten garip bir yıl yaşıyor. Yani bir şeyler olacakmış gibi oluyor ama olmuyor. Bu sadece oyunsal bir şey değil aslında, tamamen zihinsel kırılmalar.</p><p>Yani kritik Galatasaray derbisi öncesinde hem ligde son dakikada gol yemek hem kupada maçın uzatmalara gitmesi yani takımın yorulması ve üstüne bir de son dakikalarda yenilen golle elenmek… ‘Bu hangi takım başına gelir’ deseler, büyük çoğunluk ‘Fenerbahçe’ der. </p><p>Camia da alıştırıldı artık. Çünkü takım da tepki vermiyor. </p><p>Feyenoord, Alanya, Paşa, Rize, Kupa’daki Beşiktaş ve Konya maçları hep son dakikalarda yenilen goller. </p><p>Kadroya baksan, baskıyı kaldırabilecek çok isim var ama Fenerbahçe forması giydiklerinde tamamen değişiyorlar.</p><p>Tedesco da bu seviyede baskıyı daha önce yaşamamış bir hoca. Bu seviyede şampiyonluğa hiç oynamadı.</p><p>Her sene, ‘Hoca gitsin, o oyuncu gitsin, bu gelsin’ tartışmaları var.</p><p>Değişen ne? Hiçbir şey.</p><p>Fenerbahçe’nin en rahat şampiyonluğa gidebileceği bir sezondu.</p><p>Rize maçına bakalım. Kazansalar lider olacaklar ama o psikoloji yönetemiyorlar.</p><p>Yıllar içerisinde kimliğini kaybetti Fenerbahçe. Rakipleri ne Kadıköy’de ne de deplasmanda korkmuyor Fenerbahçe’den.</p><p>Artık Fenerbahçe’nin bir akla ihtiyacı var. Derbi öncesi kovulma ihtimali var diye pr haberleri yaptıran bir akıldan bahsetmiyorum.</p><p>Oyuncuların stresini azaltacak, taraftarla kulüp arasındaki bağı yapacak, hocaya kulüple ilgili bilgiler verecek, doğru kadroyu kuracak, konsantrasyon kaybını engelleyecek bir akıldan bahsediyorum.</p><p>Daha iletişimcisi bile olmayan bir kulüp burası. Öyle maç önü oyunculara sarılarak olmuyor bu işler.</p><p> Doğru zamanda doğru iletişimin yine kurulamadığı bir süreci yaşıyor Fenerbahçe.</p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/fenerbahce-kimligini-kaybeti-4818713</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mesaj yine alınmadıysa!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/mesaj-yine-alinmadiysa-4817370</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/mesaj-yine-alinmadiysa-4817370" rel="standout" />
      <description>Trabzonspor’un, Galatasaray maçından sonra yaklaşık 35 bin taraftarı ceza aldı. Bir sonraki iç saha maçı olan Başakşehir maçında, yeni çıkartılan 22 bin passolig kartı ile tribünler yine doldu. Bu isyan, bu haykırış ve bu tepki ve mesaj belli ki İstanbul’da doğru algılanmadı. Galatasaray maçını kazandığı için adeta cezalandırılan Trabzonspor, Alanya’daki hakem hatasından sonra Başakşehir maçında da iki önemli pozisyonda mağdur edildi. Bu iki maçta yapılanlar hatadan öte kasıttır ve bana bunun aksini</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor’un, Galatasaray maçından sonra yaklaşık 35 bin taraftarı ceza aldı. Bir sonraki iç saha maçı olan Başakşehir maçında, yeni çıkartılan 22 bin passolig kartı ile tribünler yine doldu. Bu isyan, bu haykırış ve bu tepki ve mesaj belli ki İstanbul’da doğru algılanmadı. </p><p>Galatasaray maçını kazandığı için adeta cezalandırılan Trabzonspor, Alanya’daki hakem hatasından sonra Başakşehir maçında da iki önemli pozisyonda mağdur edildi. </p><p>Bu iki maçta yapılanlar hatadan öte kasıttır ve bana bunun aksini kimse anlatamaz. </p><p>Yok kafadan ele geldi, yok ayağını uzattı gibi safsatalarla geçiştirilemeyecek ve rakibe avantaj sağlayan iki pozisyonda hakem kasıtlı olarak karar vermedi, VAR da bu iki pozisyonu kasıtlı olarak geçiştirdi. </p><p>Merhum Özkan Sümer’in 36 yıl önce “Bayraklı gangster” olarak tanımladığı hakemler; sistemin en önemli parçası olduğu içgüdüsel kompleksiyle hata yapmıyor, kararlı olarak ahlak dışı eylemleriyle takımlar üzerinden güç gösterisi yapıyor. </p><p>Klasmanın ilk iki sırasını mülkü olarak paylaşan takımların sanal gücünün etkisinde kalan ve bu iki takımın altında ezilen hakemlerin özellikle son iki sezondur Trabzonspor üzerinden güç gösterisi yaptığı artık alenen ortaya çıkmıştır. </p><p>Aba altından sopa göstermeyi bırakıp alenen Trabzonspor’u yalnızlığa terk etmeye çalışan anlayış, piramidin tepesinden tabanına kadar nüfus kağıdına bakmaksızın herkesin ortak paydası olmuş. </p><p>Galatasaray ve Başakşehir maçında camianın kenetlenerek verdiği mesajı alması gerekenler bu inat karşısında hata yapmıyor, kasıtlı davranıp suç işliyor. </p><p>Bu gerilim, bu yok sayılma, bu ikinci sınıf muamele ve üzerinden güç gösterisi yapılma sevdası karşısında Trabzonspor camiasının sabrı sınanıyorsa da bir iyilik yapıp ‘sakın ha’ diyeyim. Aslında hata yaptığı söylenenler bana göre anayasal suç işliyor. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216. maddesinin “Halkı kin ve düşmanlığa, tahrik veya aşağılama suçu” olarak düzenlendiğinden yola çıkarsak hakemlerin yaptıkları tam da burada mevcut. Çünkü hakemlerin hal ve hareketleri içinde; tahrik var, taciz var, tehdit var ve tüm bunlar anayasal suçun en önemli bölümünü kapsıyor. Dünya Kupası’na gidilecek olmanın rehavetinde, büyük görev başarmışçasına bu yapılanları yok sayanlar, futbolu yönetiyor olmalarının aczi içinde elbette yapılan yanlışları anlayamıyorlar. Çünkü çevreleri; başta MHK olmak üzere yapılan yanlışı normalleştiren insanlarla dolu.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/mesaj-yine-alinmadiysa-4817370</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cengiz Ünder çıkmazı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/cengiz-under-cikmazi-4816912</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/cengiz-under-cikmazi-4816912" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş’ın Samsunspor deplasmanında aldığı 2-1’lik mağlubiyet, takımın oyun kimliği ve bireysel performansları üzerine yeniden düşünülmesi gereken bir tabloyu ortaya koydu. Özellikle ilk 11’de sahaya çıkan Cengiz Ünder’in etkisiz görüntüsü, siyah-beyazlıların hücumdaki üretkenlik sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. Büyük beklentilerle sahaya çıkan bir oyuncunun oyuna bu kadar az dokunması, teknik heyetin planlamasını da tartışmaya açıyor. İlk yarıda oyunu kontrol eden Beşiktaş’ın, ikinci</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş’ın Samsunspor deplasmanında aldığı 2-1’lik mağlubiyet, takımın oyun kimliği ve bireysel performansları üzerine yeniden düşünülmesi gereken bir tabloyu ortaya koydu. Özellikle ilk 11’de sahaya çıkan Cengiz Ünder’in etkisiz görüntüsü, siyah-beyazlıların hücumdaki üretkenlik sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. Büyük beklentilerle sahaya çıkan bir oyuncunun oyuna bu kadar az dokunması, teknik heyetin planlamasını da tartışmaya açıyor.</p><p><br></p><p>İlk yarıda oyunu kontrol eden Beşiktaş’ın, ikinci yarıda fiziksel temas ve baskı karşısında geri düşmesi, modern futbolda sadece teknik kapasitenin yeterli olmadığını bir kez daha gösterdi. Samsunspor’un agresif oyununa karşılık veremeyen siyah-beyazlılar, özellikle orta sahada direnç kaybı yaşadı ve bu durum skor tabelasına doğrudan yansıdı.</p><p><br></p><p>Cengiz Ünder özelinde açılan tartışma ise daha derin bir soruna işaret ediyor. Sergen Hoca'nın "Cengiz'i ligin yıldızı yaparım" yönündeki özgüveni biliniyor, ancak her oyuncunun aynı sistem içinde parlayamayacağı gerçeği de ortada. Futbol, yalnızca bireysel yetenekleri parlatma oyunu değil; doğru rol dağılımı ve takım dengesi kurma meselesi. Eğer bir oyuncu sistem içinde kayboluyorsa, sorun sadece oyuncuda değil, onu konumlandıran yapıda da aranmalı.</p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/cengiz-under-cikmazi-4816912</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Her şeye rağmen Fatih Tekke...</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/her-seye-ragmen-fatih-tekke-4817016</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/her-seye-ragmen-fatih-tekke-4817016" rel="standout" />
      <description>TAM EŞİTLEME HESAPLARININ YAPILDIĞI HAFTADA GELEN BU BERABERLİK, TRABZONSPOR ADINA SADECE BİR PUAN KAYBI DEĞİL; AYNI ZAMANDA FUTBOLUN NE KADAR ACIMASIZ VE ÖNGÖRÜLEMEZ OLDUĞUNUN DA BİR HATIRLATICISI OLDU. UZATMA DAKİKALARINDA YAPILAN HATANIN BEDELİ AĞIRDI. OYSA SAHADAKİ OYUN, ÖZELLİKLE İKİNCİ YARIDA, ÇOK DAHA FAZLASINI HAK EDİYORDU. FUTBOLUN DEĞİŞMEYEN BİR GERÇEĞİ VAR: 1-0 ÖNE GEÇTİĞİNİZ BİR MAÇTA TOPUN KONTROLÜNÜ ELİNİZDE TUTMAK ZORUNDASINIZ. TRABZONSPOR BUNU ZAMAN ZAMAN BAŞARSA DA, KRİTİK ANLARDA</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TAM EŞİTLEME HESAPLARININ YAPILDIĞI HAFTADA GELEN BU BERABERLİK, TRABZONSPOR ADINA SADECE BİR PUAN KAYBI DEĞİL; AYNI ZAMANDA FUTBOLUN NE KADAR ACIMASIZ VE ÖNGÖRÜLEMEZ OLDUĞUNUN DA BİR HATIRLATICISI OLDU. </p><p>UZATMA DAKİKALARINDA YAPILAN HATANIN BEDELİ AĞIRDI. OYSA SAHADAKİ OYUN, ÖZELLİKLE İKİNCİ YARIDA, ÇOK DAHA FAZLASINI HAK EDİYORDU.</p><p><br></p><p>FUTBOLUN DEĞİŞMEYEN BİR GERÇEĞİ VAR: 1-0 ÖNE GEÇTİĞİNİZ BİR MAÇTA TOPUN KONTROLÜNÜ ELİNİZDE TUTMAK ZORUNDASINIZ. TRABZONSPOR BUNU ZAMAN ZAMAN BAŞARSA DA, KRİTİK ANLARDA OYUNU SOĞUTAMAMASI VE RAKİBE ALAN BIRAKMASI SONUCU SKORU KORUYAMADI.</p><p><br></p><p>YİNE DE BU KARŞILAŞMA, SKORUN ÖTESİNDE ÇOK DAHA ÖNEMLİ BİR GERÇEĞİ ORTAYA KOYUYOR: FATİH TEKKE YÖNETİMİNDEKİ TRABZONSPOR, UZUN SÜREDİR HASRET KALDIĞI BİR KİMLİĞİ YENİDEN İNŞA EDİYOR. </p><p><br></p><p>EKSİKLER ELBETTE VAR, HATTA BU EKSİKLER ZAMAN ZAMAN SONUÇLARA DOĞRUDAN ETKİ EDİYOR. ANCAK SAHADA GÖRÜLEN BİRLİKTELİK, MÜCADELE VE OYUN İŞTAHI; GELECEĞE DAİR GÜÇLÜ SİNYALLER VERİYOR.</p><p><br></p><p>BU HİKÂYEYİ SADECE “LİGİ ÜÇÜNCÜ BİTİRME HEDEFİ” İLE AÇIKLAMAK YETERSİZ KALIR. SON YILLARDA ŞAMPİYONLUK YARIŞININ UZAĞINDA KALAN VE TARAFTARIYLA ARASINDAKİ BAĞI ZAYIFLATAN TRABZONSPOR, ARTIK ÇOK DAHA FARKLI BİR NOKTADA DURUYOR. </p><p><br></p><p>GENÇ, DİNAMİK VE ORTALAMA YAŞI 23-24 OLAN BU KADRO; “EMEĞİN SAVAŞI” MOTTOSUYLA SADECE BUGÜNÜ DEĞİL, YARINI DA İNŞA EDİYOR.</p><p><br></p><p>SONUÇ HAYAL KIRIKLIĞI OLABİLİR. AMA BAZEN FUTBOL, TABELADAN ÇOK DAHA FAZLASINI ANLATIR. </p><p><br></p><p>VE BU TRABZONSPOR, UZUN ZAMAN SONRA YENİDEN HAYAL KURDURUYOR. ŞAMPİYON OLUR YA DA OLMAZ, BU AYRI BİR MESELE. ANCAK GÖRÜNEN O Kİ; FATİH TEKKE VE EKİBİ, SADECE BİR SEZONUN DEĞİL, YENİ BİR DÖNEMİN HABERCİSİ.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/her-seye-ragmen-fatih-tekke-4817016</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 23:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Oğlum Reşit!..</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/oglum-resit-4815304</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/oglum-resit-4815304" rel="standout" />
      <description>Güzel bir atasözümüz vardır; Oğlum Reşit, kendin söyle kendin işit… Birileri tam da bu sözün girdabında ve çıkmak gibi de bir niyetleri yok. Geçen hafta Yeni Şafak, ligin kalan altı haftasına dikkat çekerek hakemlerin bu son altı hafta maçlarında sezona bedel bir performans sergileyerek hakkaniyet içinde ligin tamamlanmasına katkı vermesi gerektiğine dikkat çekmişti. Çekmişti de ne oldu. Atasözündeki gibi, kendimiz yazdık, kendimiz okuduk. Trabzonspor kazansa şöyle olurdu, Trabzonspor kazansa böyle</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güzel bir atasözümüz vardır; Oğlum Reşit, kendin söyle kendin işit… Birileri tam da bu sözün girdabında ve çıkmak gibi de bir niyetleri yok. Geçen hafta Yeni Şafak, ligin kalan altı haftasına dikkat çekerek hakemlerin bu son altı hafta maçlarında sezona bedel bir performans sergileyerek hakkaniyet içinde ligin tamamlanmasına katkı vermesi gerektiğine dikkat çekmişti. Çekmişti de ne oldu. Atasözündeki gibi, kendimiz yazdık, kendimiz okuduk. Trabzonspor kazansa şöyle olurdu, Trabzonspor kazansa böyle olurdu. Galatasaray puan kaybetti, Fener kazandı, yarış alevlendi, Beşiktaş arkaya takıldı gibi beylik laflarla bir hafta daha geride kaldı. Hakem eskileri kendi çalıp kendi oynadı, esti gürledi. Nalıncı keseri gibi geldi kendilerine yonttu. Allah’tan Burak Yılmaz çıktı konuştu ve biraz olsun perdeyi araladı ama üç-beş saniyede geçiştirildi. Herkesin ipliğinin pazara çıktığı bu haftalarda Burak Yılmaz, açıklamalarında Ferhat Gündoğdu’yu merkeze koydu, Futbol Federasyonu üyelerinin de neleri kovaladığını açıkladı. Şimdi konuya Trabzonspor, Alanyaspor maçından bakalım. Penaltıydı değildi onu tartışmıyorum. Trabzonspor iyi oynar, kötü oynar. Oyuncusu formsuz olur, Onuachu yoktur, oynayan yetersiz kalmıştır. Alanyaspor kalabalık savunma ile puan için oynamıştır. Trabzonspor, oyunun uzatma bölümünde bile formasyona sadık kalmış, oynamaya çalışmıştır. Bu sadece Trabzonspor’un iç işidir ve kimseyi ilgilendirmez. Bu sezon sıkışanın Trabzonspor üzerinden güç gösterisi yapmayı alışkanlık haline getirdiğinden yola çıkarsak, hakem Mehmet Türkmen’in faul tespitinde çaldığı düdükten sonra ilk yarıyı sonlandırmasının nasıl bir açıklaması olabilir? Korkmayın, panik yapmayın. Trabzonspor daha yarım takım bile değil. Trabzonspor, oyununu geliştirme adına henüz yüzde ellilere bile ulaşmadı. Bu takım Şampiyonluk baskısından arınmış, Avrupa’ya giderek kalitesini test etme adına derece elde etmeye çalışan bir takım. Geleceğe dönük beş yılın ilk eşiğinde kimse bu Trabzonspor ile uğraşıp yalandan yere enerjisini harcayarak veresiye defterine borç yazdırmasın</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/oglum-resit-4815304</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şampiyonluğu belirleyecek psikolojik eşik</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/sampiyonlugu-belirleyecek-psikolojik-esik-4815106</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/sampiyonlugu-belirleyecek-psikolojik-esik-4815106" rel="standout" />
      <description>Süper Lig’de yarış yeniden şekillenirken, Fenerbahçe’nin puan farkını 2’ye indirmesi sadece tabelayı değil; oyunun psikolojik dengesini de sarı-lacivertliler lehine çevirdi. Artık mesele puan hesabından çok, “psikolojik eşik yönetimi”. Bu tip kırılma anlarında belirleyici olan; oyun planı kadar, o planın baskı altında ne kadar sürdürülebilir olduğudur. Kasımpaşa ve Karagümrük karşılaşmalarında bu eşik aşılamadı. O maçlar sonrasında Fenerbahçe, mental direnç anlamında sınıfta kaldı. Bu da teknik</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Lig’de yarış yeniden şekillenirken, Fenerbahçe’nin puan farkını 2’ye indirmesi sadece tabelayı değil; oyunun psikolojik dengesini de sarı-lacivertliler lehine çevirdi. Artık mesele puan hesabından çok, “psikolojik eşik yönetimi”. </p><p>Bu tip kırılma anlarında belirleyici olan; oyun planı kadar, o planın baskı altında ne kadar sürdürülebilir olduğudur. Kasımpaşa ve Karagümrük karşılaşmalarında bu eşik aşılamadı. O maçlar sonrasında Fenerbahçe, mental direnç anlamında sınıfta kaldı. Bu da teknik ekipten, oyuncu grubuna, yönetime kadar herkesin sorgulanmasına neden oldu ki bu da oldukça doğruydu.</p><p>Şimdi ise benzer ama daha kritik bir test kapıda: Çaykur Rizespor maçı. Bu karşılaşmada belirleyici olacak unsur, özellikle tempolu ve iştahlı bir oyun, sadece üç puanı değil, psikolojik üstünlüğün kalıcı hâle gelmesini de sağlar. Çünkü maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturmak, doğrudan Galatasaray üzerinde baskı oluşturacaktır.</p><p>Her ne kadar kağıt üzerinde Gençlerbirliği maçı kolay görünse de, Galatasaray adına saha içi dinamikler farklı sinyaller veriyor. Oyuncuların sorumluluk alma konusundaki dalgalanmaları ve Icardi'nin durumu takım içi dengeyi etkiliyor. Oyun tarafında ise belirgin bir geriye gidiş söz konusu. Özellikle Osimhen yokken...</p><p>Bu tablo bize şunu söylüyor: 30. hafta ve hemen ardından oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi, sezonun kader anı. Daha önce ipler Galatasaray’ın elindeydi, Fenerbahçe rakibinin hata yapmasını bekliyordu. Şimdi ise denklem değişti. Fenerbahçe tüm maçlarını kazandığı takdirde şampiyonluğa ulaşabilecek bir pozisyonda. Artık senaryoyu yazan değil, doğrudan sahada belirleyen taraf.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/sampiyonlugu-belirleyecek-psikolojik-esik-4815106</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sahanın lideri Orkun Kökçü</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/sahanin-lideri-orkun-kokcu-4814860</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/sahanin-lideri-orkun-kokcu-4814860" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş’ın Antalyaspor karşısında aldığı 4-2’lik galibiyet, skor tabelasının ötesinde bazı gerçekleri yeniden hatırlattı. Siyah-beyazlılar uzun süredir dalgalı bir performans sergilerken, bu maçta özellikle hücum hattındaki iştah ve bireysel performanslar ön plana çıktı. Maçın yıldızı şüphesiz kaptan Orkun Kökçü oldu. Hem gol atıp hem asist yaparak oyunun yönünü belirleyen milli oyuncu, liderlik vasfını sahaya yansıttı. Devre arası transferi Hyeon-gyu Oh da attığı iki golle 'neden alındığını' net</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş’ın Antalyaspor karşısında aldığı 4-2’lik galibiyet, skor tabelasının ötesinde bazı gerçekleri yeniden hatırlattı. Siyah-beyazlılar uzun süredir dalgalı bir performans sergilerken, bu maçta özellikle hücum hattındaki iştah ve bireysel performanslar ön plana çıktı. </p><p><br></p><p>Maçın yıldızı şüphesiz kaptan Orkun Kökçü oldu. Hem gol atıp hem asist yaparak oyunun yönünü belirleyen milli oyuncu, liderlik vasfını sahaya yansıttı. </p><p><br></p><p>Devre arası transferi Hyeon-gyu Oh da attığı iki golle 'neden alındığını' net şekilde gösterdi. Bitiriciliği, pozisyon takibi ve fizik gücüyle Beşiktaş hücumuna farklı bir boyut katıyor. Eğer istikrarını sürdürürse, sadece bu sezonun değil, gelecek sezonun da kilit isimlerinden biri olabilir. </p><p><br></p><p>Sergen Hoca'nın sözleri, galibiyetin gölgesinde daha büyük bir gerçeği ortaya koyuyor: Beşiktaş ligde hedefsiz kalmış durumda. Bu durum, oyuncu motivasyonundan kadro tercihlerine kadar birçok şeyi doğrudan etkiliyor. Siyah-beyazlılar için artık mesele, kalan haftalarda alınacak sonuçlardan çok, gelecek sezonun doğru inşası. Bu galibiyet, bir umut ışığı olabilir ama asıl sınav, yaz aylarında yapılacak planlamada verilecek.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/sahanin-lideri-orkun-kokcu-4814860</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sorunumuz yabancı sınırı mı?</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/sorunumuz-yabanci-siniri-mi-4814510</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/sorunumuz-yabanci-siniri-mi-4814510" rel="standout" />
      <description>TÜRK FUTBOLUNDA YILLARDIR TARTIŞILAN YABANCI KURALI YİNE DEĞİŞİYOR. ŞAMPİYONLUK YARIŞININ ZİRVEYE ÇIKTIĞI GÜNLERDE… TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU’NDAN DİKKAT ÇEKEN BİR HAMLE GELDİ. SÜPER LİG’DE SON 6 HAFTAYA GİRİLİRKEN… GALATASARAY 64 PUANLA LİDER, FENERBAHÇE VE TRABZONSPOR ONU YAKINDAN TAKİP EDİYOR. GÖZLER SAHADAKİ YARIŞTA AMA MASADA DA OYUN YENİDEN KURULUYOR. TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU, GELECEK SEZON İÇİN YABANCI KURALINI DEĞİŞTİRME KARARI ALDI. MEVCUT SİSTEMDE KULÜPLER 14 YABANCIYI KADROLARINA YAZABİLİYOR…</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRK FUTBOLUNDA YILLARDIR TARTIŞILAN YABANCI KURALI YİNE DEĞİŞİYOR.</p><p>ŞAMPİYONLUK YARIŞININ ZİRVEYE ÇIKTIĞI GÜNLERDE…</p><p>TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU’NDAN DİKKAT ÇEKEN BİR HAMLE GELDİ.</p><p>SÜPER LİG’DE SON 6 HAFTAYA GİRİLİRKEN…</p><p>GALATASARAY 64 PUANLA LİDER, FENERBAHÇE VE TRABZONSPOR ONU YAKINDAN TAKİP EDİYOR.</p><p>GÖZLER SAHADAKİ YARIŞTA AMA MASADA DA OYUN YENİDEN KURULUYOR.</p><p>TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU, GELECEK SEZON İÇİN YABANCI KURALINI DEĞİŞTİRME KARARI ALDI.</p><p>MEVCUT SİSTEMDE KULÜPLER 14 YABANCIYI KADROLARINA YAZABİLİYOR… BUNLARIN 2’SİNİN 2003 VE SONRASI DOĞUMLU OLMASI ZORUNLU.</p><p>PLANLANAN YENİ MODELDE İSE 2026-27 SEZONUNDA BU SAYI 4’E ÇIKACAKTI. ANCAK KULÜPLERDEN GELEN TALEPLER,FEDERASYONU GERİ ADIM ATMAYA YÖNELTTİ.</p><p>YENİ DÜZENLEMEYE GÖRE 14 YABANCININ SADECE 2’Sİ 2004 VE SONRASI DOĞUMLU OLACAK. YANİ GENÇ YABANCI ZORUNLULUĞU ESNETİLİYOR.</p><p>RESMİ AÇIKLAMA HENÜZ YOK AMA KARARIN KISA SÜRE İÇİNDE DUYURULMASI BEKLENİYOR.</p><p>2015’TEN BU YANA SÜPER LİG’DE YABANCI KURALI SÜREKLİ DEĞİŞTİ.</p><p>14 YABANCI SERBESTLİĞİYLE BAŞLAYAN SÜREÇ…</p><p>SAHADA YABANCI SINIRI, YERLİ OYUNCU ZORUNLULUĞU, KADRO KRİTERLERİ DERKEN HER SEZON YENİ BİR FORMÜLE EVRİLDİ.</p><p>KİMİ ZAMAN SERBESTLİK. KİMİ ZAMAN KISITLAMA ÖN PLANDA OLDU.</p><p>VE ŞİMDİ SORU YİNE GÜNDEMDE;</p><p>TÜRK FUTBOLUNUN ÇIKMAZI, GERÇEKTEN YABANCI KURALI MI?</p><p>ALTYAPI EKSİKLİĞI, PLANLAMA HATALARI VE EKONOMİK DENGESİZLİKLER. YABANCI KURALI DEĞİŞİYO AMA TARTIŞMA AYNI KALIYOR.</p><p>TÜRK FUTBOLU YİNE AYNI SORUNUN FARKLI CEVABINI ARIYOR.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/sorunumuz-yabanci-siniri-mi-4814510</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İhtiyaç iş ahlakında</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ihtiyac-is-ahlakinda-4813138</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ihtiyac-is-ahlakinda-4813138" rel="standout" />
      <description>Türk Milli Takımı 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılırken, beraberinde tek bir hakemin gidememesinin doğal karşılandığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Bıraktık Dünya Kupası’nı, hakem konusunda Avrupa şampiyonalarının üst düzey karşılaşmalarında bile semtimize bakmıyorlar. Avrupa ülkeleri uluslararası organizasyonlara kaç hakem gönderdiklerinin yarışını yaparken biz ne yapıyoruz? Çelik çomak oynuyoruz! At izinin it izine karıştığı bir yapının figüranları olmaktan öte fazla bir varlığı olmayan, sadece</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Milli Takımı 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılırken, beraberinde tek bir hakemin gidememesinin doğal karşılandığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Bıraktık Dünya Kupası’nı, hakem konusunda Avrupa şampiyonalarının üst düzey karşılaşmalarında bile semtimize bakmıyorlar. Avrupa ülkeleri uluslararası organizasyonlara kaç hakem gönderdiklerinin yarışını yaparken biz ne yapıyoruz? Çelik çomak oynuyoruz! At izinin it izine karıştığı bir yapının figüranları olmaktan öte fazla bir varlığı olmayan, sadece vicdanları ile cüzdanları arasında sıkışmış duyguları ile büyüklere biat eden bir yapının olduğu Hakem Kurulu merkezli hakemler, ligin kalanını nasıl yönetecek? Klasman hakemlerinin kalan altı haftada uykularının kaçacağı gerçeğinden hareketle, atanmayanın daha mutlu olacağı haftalara giriyoruz. Cüneyt Çakır ile avanelerinin Türk futbolunu imha ettiği dönemlerden günümüze kadar geçen süreçte, hakemler isim olarak değişse de yapı değişmediği için güce endeksli eylemleri de değişmiyor. Ferhat Gündoğdu’nun başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu, takımlar gibi kaderlerini hakemlerin çalacağı düdüklere bağlayınca ne kadar değişim ve gelişim uğraşı içinde olunursa olunsun bu çöreklenmiş yapının değişme şansı olmaz. Hakemin iki kez siyah-beyaz pozisyon hatası yaptığını raporuna yazdığında, hakem değil de raporu yazan gözlemci ceza alıyorsa, son oynanan Fenerbahçe- Beşiktaş karşılaşmasının yardımcı hakemi olarak Hakem İşleri Müdürü Abdullah Bora Özkara görev yapıyorsa ve bu maçı daha önce klasman düşürülen Yasin Kol yönetiyorsa oturup düşünmek gerek. O tecrübeye ulaşamayan VAR hakemi Abdullah Taşkınsoy’u saymıyorum bile. Trabzonspor camiasında infial yaratan Cihan Aydın’ın, Galatasaray maçına verilmesi de ayrı bir komedi. Şimdi çıkıp bana bu atamaları gerçekten Merkez Hakem Kurulu yaptı diyebilir misiniz? Bu sadece yeni ve son yaşanan iki net örnek. Geçmişe dönsek böylesine onlarca çelişkili atama ve raporlama örneklerini sayabiliriz. El yordamıyla ilerleyen MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun yok saydığı Cüneyt Çakır’ın kötü bir kopyası olan Halil Umut Meler ve bazı tecrübeli hakemlerin yerine veliaht olarak gösterilenler, kalan maçların altından nasıl kalkacak hep birlikte göreceğiz. Cihan Aydın, Ali Yılmaz, Oğuzhan Çakır ve Mehmet Türkmen gibi genç ve idealist hakemlere, güçlünün değil haklının yanında olmaları gerektiği ve kendilerine sahip çıkılacağının garantisi verilmediği içindir ki bu isimler yapıya biat etmek ve güçlünün yanında olmak zorunda bırakılıyorlar. İzmir grubuydu, Antalya grubuydu, İstanbul grubuydu derken artık iş, yönetilmesi gerekenlerin yönetici olduğu döneme evirildi. Bunun en büyük nedeni de hiç kuşku yok ki Ferhat Gündoğdu’nun emir komuta zincirinin hiçbir yerinde olmamasıdır. Ve bu nedenledir ki sığınacak liman bulamayan hakemler de, güçlü olan kulüplerin limanına sığınmak zorunda kalıyor. Son altı haftanın merkezine yine hakemler oturtulacak. Çünkü zincirin en zayıf halkaları onlar ve düdüğü güçlü olandan yana çalmak zorunda kalacaklar!.. Acaba bu genç ve idealist isimler tarihe not düşmek için milat deyip inadına haklının yanında olur mu?</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ihtiyac-is-ahlakinda-4813138</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kadıköy'de kritik galibiyet</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/kadikoyde-kritik-galibiyet-4812591</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/kadikoyde-kritik-galibiyet-4812591" rel="standout" />
      <description>Lider Galatasaray’ın Trabzon deplasmanından mağlup ayrılması sonrasında, Fenerbahçe - Beşiktaş maçı sarı lacivertli camianın yeninden şampiyonluk ümitlerini yeşertebileceği bir mücadeleye dönüşmüştü. Tribünlerin de tamamının dolduğu maça Fenerbahçe, 11 yabancı oyuncuyla başladı ve bu bakımdan da tarihi bir maç oldu. Karşılaşmaya da iyi başlayan bir Fenerbahçe vardı. Daha 30. saniyede Nene müsait pozisyonda golü bulamadı. Başlangıç 11’ine baktığımızda Tedesco, topa sahip olmayı, oyunu üçüncü bölgede</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lider Galatasaray’ın Trabzon deplasmanından mağlup ayrılması sonrasında, Fenerbahçe - Beşiktaş maçı sarı lacivertli camianın yeninden şampiyonluk ümitlerini yeşertebileceği bir mücadeleye dönüşmüştü. Tribünlerin de tamamının dolduğu maça Fenerbahçe, 11 yabancı oyuncuyla başladı ve bu bakımdan da tarihi bir maç oldu.</p><p>Karşılaşmaya da iyi başlayan bir Fenerbahçe vardı. Daha 30. saniyede Nene müsait pozisyonda golü bulamadı. Başlangıç 11’ine baktığımızda Tedesco, topa sahip olmayı, oyunu üçüncü bölgede oynamayı ve rakibi geniş alanda savunmaya zorlamayı hedefledi.</p><p>Beşiktaş ise geçiş oyununu ligin en efektif kullanan ekiplerinden birisi. Özellikle orta sahada kapılan toplar sonrasında, ilk pası öne atıp, Orkun Kökçü’den çıkacak paslarla Cerny ve Oh ile geçiş kovalandı.</p><p>Temposu yüksek, iki takımın da planlı geçişlerle pozisyona girdiği, özellikle merkezde geniş alanların kaldığı bir karşılaşma oldu. Kante'nin performansıyla da yıldızlaştığı bir geceydi. Hem defans geçişleri hem sahipsiz top kazanımı konusunda çok iyiydi.</p><p>Sarı lacivertlilerde Asensio’nun 25’de sakatlanıp çıkması ise Fenerbahçe’nin oyununu olumsuz etkiledi. Boş alanları, birebirleri bulan ve kanat organizasyonlarıyla pozisyona giren ama ceza sahası içerisine çevrilen toplarda ve son vuruşlarda başarısız olan bir Fenerbahçe izledik. </p><p>Bu kadar net pozisyonlara girilen bir maçta, gol beklediğin oyuncuların fileleri havalandıramıyorsa, sorun yaşarsın. Nene'nin Cherif'in 2 tane, Kerem'in yüzde 99'luk gol pozisyonlarında; takımda net bir golcü olsa, bugün çok daha farklı bir maçı konuşuyor olabilirdik. O yüzden bence tebrik edilmesi gereken isim Tedesco. Son vuruşlar başarılı olsa, Tedesco yere göğe sığdırılamıyor olurdu. Bir de şu ana kadar derbilerde bileği bükülmedi. 13 puan topladı.</p><p>İşin sonu şampiyonluğa gider mi, bilmem. Fakat forvetsiz Fenerbahçe, bu maçlarda yaşadığı bitiricilik problemini diğer maçlarda da yaşamaya devam edecektir. Bu da yönetime yazar...</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/kadikoyde-kritik-galibiyet-4812591</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Derbide cevapsız kalan soru: VAR neredeydi?</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/derbide-cevapsiz-kalan-soru-var-neredeydi-4812652</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/derbide-cevapsiz-kalan-soru-var-neredeydi-4812652" rel="standout" />
      <description>Kadıköy’de oynanan derbi uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Fenerbahçe'nin son dakikada kazandığı penaltı ve Kerem Aktürkoğlu’nun 90+11’de attığı gol, sarı-lacivertlilere hayati bir galibiyet getirdi. Ancak bu galibiyetin gölgesinde kalan en büyük tartışma, hakem Yasin Kol’un verdiği o kritik penaltı kararı oldu. Futbolun doğasında hata vardır ama bu denli belirleyici bir pozisyonda yapılan hata, oyunun önüne geçer. Maçın genelinde Fenerbahçe’nin daha istekli ve baskılı oynadığı açık. Özellikle</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadıköy’de oynanan derbi uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Fenerbahçe'nin son dakikada kazandığı penaltı ve Kerem Aktürkoğlu’nun 90+11’de attığı gol, sarı-lacivertlilere hayati bir galibiyet getirdi. Ancak bu galibiyetin gölgesinde kalan en büyük tartışma, hakem Yasin Kol’un verdiği o kritik penaltı kararı oldu. Futbolun doğasında hata vardır ama bu denli belirleyici bir pozisyonda yapılan hata, oyunun önüne geçer.</p><p>Maçın genelinde Fenerbahçe’nin daha istekli ve baskılı oynadığı açık. Özellikle ikinci yarıda kurdukları oyunla galibiyeti isteyen taraf olduklarını net şekilde gösterdiler. Buna rağmen, böylesine kritik bir derbide sonuca doğrudan etki eden tartışmalı bir penaltı, “hak edilmiş galibiyet” algısını zedeliyor. Futbolun adaleti, sadece kimin daha iyi oynadığıyla değil, sonucun nasıl belirlendiğiyle de ilgilidir.</p><p><br></p><p>Beşiktaş cephesinden yükselen tepkiler de bu yüzden yabana atılacak türden değil. Sergen Yalçın’ın maç sonu açıklamalarında vurguladığı gibi, pozisyonun ceza sahası dışında olduğu iddiası ve VAR’ın bu karara müdahale etmemesi, tartışmayı daha da büyütüyor. VAR sisteminin amacı hataları minimize etmek iken, böylesi bir pozisyonda devreye girmemesi sistemin güvenilirliğini sorgulatıyor.</p><p><br></p><p>Sonuç olarak Fenerbahçe üç puanı hanesine yazdırdı ve şampiyonluk yarışında kritik bir adım attı. Ancak bu derbi, skordan çok hakem kararlarıyla hatırlanacak gibi duruyor. Türk futbolunun en büyük ihtiyacı olan güven duygusu ise bu tür tartışmalarla her geçen gün biraz daha aşınıyor. Eğer futbolun sahada kazanılması isteniyorsa, adaletin de aynı sahada sağlanması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/derbide-cevapsiz-kalan-soru-var-neredeydi-4812652</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir adam geldi ve 24 yıllık hasreti bitirdi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/bir-adam-geldi-ve-24-yillik-hasreti-bitirdi-4812191</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/bir-adam-geldi-ve-24-yillik-hasreti-bitirdi-4812191" rel="standout" />
      <description>24 yıl… Bir neslin büyüdüğü, umut ettiği, hayal kırıklıkları yaşadığı uzun bir bekleyiş. Ve şimdi, o bekleyişin sonunda yeniden dünya sahnesine çıkıyoruz. Türkiye, yıllar sonra FIFA Dünya Kupası bileti alırken, bu hikâyenin başrolünde tek bir isim var: Vincenzo Montella. Bu sadece bir teknik direktör başarısı değil. Bu, bir zihniyet değişimi. Montella geldiğinde herkesin aklında soru işaretleri vardı. Ama o, gürültü yapmadı. Büyük laflar etmedi. Sahaya konuşan, planı olan, ne yaptığını bilen bir</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 yıl… Bir neslin büyüdüğü, umut ettiği, hayal kırıklıkları yaşadığı uzun bir bekleyiş. Ve şimdi, o bekleyişin sonunda yeniden dünya sahnesine çıkıyoruz. Türkiye, yıllar sonra FIFA Dünya Kupası bileti alırken, bu hikâyenin başrolünde tek bir isim var: Vincenzo Montella.</p><p>Bu sadece bir teknik direktör başarısı değil. Bu, bir zihniyet değişimi. Montella geldiğinde herkesin aklında soru işaretleri vardı. Ama o, gürültü yapmadı. Büyük laflar etmedi. Sahaya konuşan, planı olan, ne yaptığını bilen bir takım inşa etti.</p><p>Belki en önemlisi, kaybolan o “aidiyet duygusunu” geri getirdi. Oyuncular artık sadece forma giymiyor, o formayı taşıyor. Sahada sadece koşmuyor, mücadele ediyor. Çünkü bir teknik adam, sadece taktik vermez; bir inanç aşılar. Montella’nın yaptığı tam olarak buydu.</p><p>24 yıl boyunca kaç jenerasyon geldi geçti… Kaç umut yarım kaldı… Ama bu kez farklıydı. Çünkü bu takım, zor anlarda da oyunun içinde kalmayı bildi. Çünkü bu takım, sadece yetenekle değil, akılla oynadı.</p><p>Ve şimdi dönüp baktığımızda görüyoruz ki bu başarı tesadüf değil. Bu, sabrın, planın ve doğru liderliğin sonucu.</p><p>Belki yıllar sonra bu süreci anlatırken skorlar unutulacak, maçlar silikleşecek. Ama bir şey hep hatırlanacak:</p><p>Bir adam geldi ve 24 yıllık hasreti bitirdi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/bir-adam-geldi-ve-24-yillik-hasreti-bitirdi-4812191</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Derbiyi 'Uğurcan Çakır ikilemi' çözer!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/derbiyi-ugurcan-cakir-ikilemi-cozer-4812028</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/derbiyi-ugurcan-cakir-ikilemi-cozer-4812028" rel="standout" />
      <description>Milli Takım araları Galatasaray için büyük risk. Sarı Kırmızılılar milli takımlara gönderdiği oyuncuların geri dönüşlerinde sorunlar yaşayabiliyor. Bu milli aranın en büyük eksisi de Gabriel Sara oldu. Brezilyalı futbolcu, milli takım arasından sakat döndü. Osimhen'in eksikliğine Sara'nın eklenmesiyle Galatasaray'ın oyun iskeletinde aksaklıklar olması çok doğal. Sarı Kırmızılılarda Icardi'nin 11 senaryosunda olacağı yeni bir dönem daha başlıyor. Bakalım Arjantinli yıldız, Trabzonspor maçıyla birlikte</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Takım araları Galatasaray için büyük risk. Sarı Kırmızılılar milli takımlara gönderdiği oyuncuların geri dönüşlerinde sorunlar yaşayabiliyor. Bu milli aranın en büyük eksisi de Gabriel Sara oldu. Brezilyalı futbolcu, milli takım arasından sakat döndü. Osimhen'in eksikliğine Sara'nın eklenmesiyle Galatasaray'ın oyun iskeletinde aksaklıklar olması çok doğal. Sarı Kırmızılılarda Icardi'nin 11 senaryosunda olacağı yeni bir dönem daha başlıyor. Bakalım Arjantinli yıldız, Trabzonspor maçıyla birlikte bu beklentilere karşılık verebilecek mi? </p><p>Galatasaray adına Trabzonspor maçının kritik noktalarından biri de Icardi olacak...  Trabzonspor evinde büyük bir baskı ortamı oluşturacak. Fatih Tekke ve ekibi, zirve iddiasında olabilmek için bu fırsatı değerlendirmek isteyecektir. Bu arada Trabzonspor'da Batagov ve Oulai gibi çok önemli iki oyuncu yok. Ev sahibi ekip adına bu isimlerin yerine oynayacak oyuncuların belirleyici olacağını söylemek gerekiyor. Öte yandan karşılaşmanın öznesi Uğurcan Çakır olmuş vaziyette. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ın söylemleri ile birlikte milli kaleci maçın şimdiden gündemi oldu. Maç içerisinde bu durum kime zarar verir onu kestirmek zor. Uğurcan Çakır psikolojik olarak etkilenir mi ya da Trabzonspor tribünü Uğurcan'a odaklanıp maç temposunu arka plana mı atar? Bunu maç saatinde yaşayıp göreceğiz. </p><p>Hak edenin kazanacağı bir mücadele olsun. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/derbiyi-ugurcan-cakir-ikilemi-cozer-4812028</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>24 yıl sonra yeniden</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/24-yil-sonra-yeniden-4812022</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/24-yil-sonra-yeniden-4812022" rel="standout" />
      <description>A Milli Takımımız, Kosova deplasmanında sadece bir maçı kazanmadı; yılların özlemini, yarım kalan hayalleri ve bir neslin bekleyişini de sonlandırdı. Tam 24 yıl sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine çıkacak olmak, futbolun ötesinde bir anlam taşıyor. 2002’de yazılan o destanı hatırlayanlar için bu başarı, bir 'dejavu' gibi. O günlerde sokaklara dökülen insanlar, bayraklarla donatılan şehirler ve kalplerde hissedilen tarifsiz gurur… Şimdi aynı hikâye, yeni bir kadro ve yeni bir ruhla yeniden yazılmaya</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Takımımız, Kosova deplasmanında sadece bir maçı kazanmadı; yılların özlemini, yarım kalan hayalleri ve bir neslin bekleyişini de sonlandırdı. Tam 24 yıl sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine çıkacak olmak, futbolun ötesinde bir anlam taşıyor. </p><p>2002’de yazılan o destanı hatırlayanlar için bu başarı, bir 'dejavu' gibi. O günlerde sokaklara dökülen insanlar, bayraklarla donatılan şehirler ve kalplerde hissedilen tarifsiz gurur… Şimdi aynı hikâye, yeni bir kadro ve yeni bir ruhla yeniden yazılmaya hazırlanıyor. Üstelik bu kez sahada sadece yetenek değil; sabır, disiplin ve “gol yemeden kazanma” alışkanlığı var. Bu takım, zor maçları oynamayı öğrenmiş bir takım.</p><p>Teknik direktör Vincenzo Montella’nın sözleri de bu başarının arkasındaki ruhu özetliyor: Aidiyet duygusu, mücadele ve birlikte kazanma arzusu… Bu takım artık sadece bireysel yıldızlardan oluşan bir topluluk değil; gerçek anlamda bir “takım”. Sahaya çıkan herkesin aynı hedef için koştuğu, aynı hayali paylaştığı bir yapıdan bahsediyoruz.</p><p>Şimdi önümüzde yeni bir yol var: Dünya Kupası… Belki 2002’deki destan yeniden yazılacak, belki de sahneye yepyeni kahramanlar çıkacak. Ama en değerlisi, bu ülkenin yeniden milli takımına ve kendi potansiyeline güven duymaya başlaması.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/24-yil-sonra-yeniden-4812022</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ay Yıldız göndere çekilecek</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ay-yildiz-gondere-cekilecek-4810914</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ay-yildiz-gondere-cekilecek-4810914" rel="standout" />
      <description>Dünya üçüncüsü olduğunda, “Dünya şampiyonu olamadığımız için Türk halkından özür dileriz” diyen Şenol Güneş anlayışından, “Biz bitti demeden bitmez” diyen, Fatih Terim dirayetine paralel olarak bir yeni başarıyı daha tarihimize yazdık. Pivot santraforu yok diye mide bulantısına varacak rahatsızlığı bünyesinde hisseden Montella’nın teknik direktörlüğünde Avrupa şampiyonasını gözyaşları içinde bitiren Ay Yıldızlı Millilerin bu inadı ve inanmışlığı dünya kupası vizesinin en önemli belgesiydi. Aslında</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya üçüncüsü olduğunda, “Dünya şampiyonu olamadığımız için Türk halkından özür dileriz” diyen Şenol Güneş anlayışından, “Biz bitti demeden bitmez” diyen, Fatih Terim dirayetine paralel olarak bir yeni başarıyı daha tarihimize yazdık. Pivot santraforu yok diye mide bulantısına varacak rahatsızlığı bünyesinde hisseden Montella’nın teknik direktörlüğünde Avrupa şampiyonasını gözyaşları içinde bitiren Ay Yıldızlı Millilerin bu inadı ve inanmışlığı dünya kupası vizesinin en önemli belgesiydi. </p><p>Aslında konu 24 yıllık serüven değil, 24 yılın hazımsızlığı ve başaramamanın verdiği ezikliğin dışa vurumu. Bu ezikliği yaşayanların 24 yılda Türk futbolunun içinde bulunan kısır döngünün içinden çıkamamasının aczi devam ederken aslında acı veren en önemli gerçeğin; Milli takımın çoğunluğunun gurbetçi olduğu gerçeği ile yüzleşmeleri. </p><p>Villa muhabbetiyle işin şekline değiştirmeye çalışanların karakterli takım muhabbetine inat, kaptan Hakan Çalhanoğlu’nun Milli takımın bünyesini oluşturan geçmiş dönem Milli takım oyuncuları ile Amerika’ya gitmek istediklerini açıklaması geçmişte krize dönen jip muhabbetini günümüzde villa muhabbetine dönüştürmeden bitirdi. </p><p>Tarihin en karakterli oyuncu grubunu tüm zamanlara yayan Çalhanoğlu’nun basın toplantısında ki özgün açıklamaları gösterdi ki bizim çocukların istek ve arzusu bu dünya kupasına gidecekti ve dedikleri de oldu. Geçmiş dönemlerde Ay Yıldızlı forma ile mücadele eden oyuncuların en karakterli takım iddiasına söyleyecek bir şeyleri vardır diyerek maça dönersek; her hakkı ile Dünya kupasını hak eden bir takımımız vardı sahada. Alman disipliniyle bezenmiş kardeş ülke Kosova karşısında; kim nasıl oynadı, nasıl mücadele etti, neler kurtarıldı, neler kaçırıldı bir yana, Türk Milli takımın zaferi hepsinin önüne geçti ve Ay Yıldızlı bayrağımız dünyanın bu ucunda savaşla beslenen, dünyanın öbür ucunda şovla yaşayan ABD’ de tüm asaleti ve inancıyla göndere çekilecek.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/ay-yildiz-gondere-cekilecek-4810914</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir şarkı istiyoruz sizden... Son bir şarkı!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/bir-sarki-istiyoruz-sizden-son-bir-sarki-4810613</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/bir-sarki-istiyoruz-sizden-son-bir-sarki-4810613" rel="standout" />
      <description>“Bir şarkı istiyorum senden. Son bir şarkı…” repliği çınlıyor kulağımda iki gündür. Futbolun zirvesi olan bu turnuvaya en son 24 yıl önce gitmiştik. Bu takımda forma giyen bir çok oyuncu, o gün henüz doğmamıştı bile… Aradan 5 Dünya Kupası geldi geçti. Türkiye oralarda olmadığı için kendimize yakın takımlar bulup birini destekledik. Ama artık Dünya Kupası’nda kendi ülkemizin takımını destekleyeceğimiz zamanlar geldi. Rakip Kosova… Gönül ister ki; kardeşimiz Kosova’yı yanımıza alıp turnuvaya birlikte</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Bir şarkı istiyorum senden. Son bir şarkı…” repliği çınlıyor kulağımda iki gündür. Futbolun zirvesi olan bu turnuvaya en son 24 yıl önce gitmiştik. Bu takımda forma giyen bir çok oyuncu, o gün henüz doğmamıştı bile… Aradan 5 Dünya Kupası geldi geçti. Türkiye oralarda olmadığı için kendimize yakın takımlar bulup birini destekledik. Ama artık Dünya Kupası’nda kendi ülkemizin takımını destekleyeceğimiz zamanlar geldi. Rakip Kosova… Gönül ister ki; kardeşimiz Kosova’yı yanımıza alıp turnuvaya birlikte gidelim ama olmuyor. Futbolda Milli maçlar, kulüp maçlarına benzemez… Temsil noktasında önemli başlıklar içerir. Sahaya çıkan futbolcular da bunun bilincinde çıkar. Sadece kendileri için değil, dünyada o millete mensup herkes adına çıkarlar sahaya. Prim ve hediye tartışmaları konusu sevimsiz duruyor. Çocukların böyle bir talebi yokken bunu gündeme getirmek negatif etki yapmaz umarım. Biz; kalitemizi ve neler yapabileceğimizi biliyoruz. Duyguya akıl katmış bir Milli Takım izliyoruz. Önceleri duygumuz ağır basar, bu da zaman zaman bize zarar verirdi. Elbette duygu bu oyunun yarısıdır ancak bir o kadar da soğukkanlılık ve oyun aklı katarsanız, bu yeteneklerin hakkını verirsiniz. Kosova ise kendini dünyaya göstermek adına ciğerde, zihinde, yürekte ne varsa duygu yoğunluğu ile sahaya koyacak. Bu durum, sakin kalan ve oyunun her bölümünde favori olduğunu unutmayan, geçiş oyununu Avrupa’da en iyi oynayan milli takımımız için fırsatlar doğuracaktır. Aslında bu saatten sonra iyi oyun değil derdimiz, doğru oyun… Tam; '1-0 olsun, bizim olsun’luk bir maç. Haydi çocuklar! “Bir şarkı istiyoruz sizden. Son bir şarkı!”</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/bir-sarki-istiyoruz-sizden-son-bir-sarki-4810613</link>
      <subcategory>Ergin  Aslan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya Kupası'nı hak ediyoruz</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/dunya-kupasini-hak-ediyoruz-4810049</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/dunya-kupasini-hak-ediyoruz-4810049" rel="standout" />
      <description>A Milli Takımımız, Salı günü yakın tarihin en önemli maçlarından birine çıkacak. Ay-Yıldızlılar, Kosova karşısında galibiyet elde etmesi halinde Dünya Kupası'na katılacak ve 24 yıllık hasrete son verecek. Tabii bu çok da kolay olmayacak. Slovakya'yı deplasmanda 4-3 yenen Kosova, oldukça formda ve motive. Maçın Kosova'da olması da işi zorlaştıran bir başka neden... Elemelerde yer aldığı grubu 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle tamamlayan Kosova, 11 puanla ikinci sırayı alarak play-off’a</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Takımımız, Salı günü yakın tarihin en önemli maçlarından birine çıkacak. Ay-Yıldızlılar, Kosova karşısında galibiyet elde etmesi halinde Dünya Kupası'na katılacak ve 24 yıllık hasrete son verecek. Tabii bu çok da kolay olmayacak. Slovakya'yı deplasmanda 4-3 yenen Kosova, oldukça formda ve motive. Maçın Kosova'da olması da işi zorlaştıran bir başka neden... </p><p>Elemelerde yer aldığı grubu 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle tamamlayan Kosova, 11 puanla ikinci sırayı alarak play-off’a yükseldi. Bu süreçte İsveç ve Slovenya karşısında aldığı kritik galibiyetler, takımın çıkışının en önemli göstergeleri oldu. 2025–2026 dönemine ait genel performans verilerine bakıldığında Kosova’nın hücum gücü öne çıkıyor. Maç başına ortalama 2.2 gol atan ekip, kalesinde ise 1.3 gol görüyor. Toplamda 22 gol atıp 13 gol yiyen takımın maçları ortalama 3.5 gol gibi yüksek bir skora sahne oluyor.</p><p>A Milli Takımımız'da durum nasıl, gelin biraz da bizden bahsedelim.</p><p>Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella uzun süredir forvetsiz sistemle olumlu sonuçlar alıyor. Ay-Yıldızlılar buna rağmen 2.3'lük bir gol ortalamasına sahip. İtalyan teknik adamın Kosova maçına da çok farklı çıkmasını beklemiyorum. İdealden çok uzaklaşan bir teknik adam olmadığını biliyoruz. Romanya karşılaşmasında sabırlı bir oyunla rakibe de çok fırsat vermeden istediğimiz sonucu aldık. Kosova Milli Takımı'na göre çok daha fazla üst seviyede oyuncuya sahibiz ve bu noktada sahneye çıkmalarını bekliyoruz. Romanya maçında olduğu gibi...</p><p>Gelelim medya okumasına... Romanya maçı öncesinde kamuoyu, milli takımın farklı kazanmasını bekliyordu. Ancak bu maçların ne kadar zor olabileceği konusunda yeteri kadar bilgi sahibi olunmadığını düşünüyorum. Romanya maçı öncesinde eleştirdiğim fikre sahip olan birçok kişi Slovakya-Kosova maçını da Slovakya'nın kazanacağını söylüyordu. Ortaya çıkan tabloda Kosova bizim rakibimiz oldu. Şimdi de "Kosova çok iyi takım, Kosova bizi eler" diyorlar. Anlaşılan bunun sonu pek yok gibi. </p><p>Ben A Milli Takımımıza güveniyorum. Bu bizim çocuklara güveniyorum. Başaracaklarına inanıyorum. Kosova'dan daha iyi olduklarını düşünüyorum. Hak ettiğimizi hissediyorum. </p><p>Vurduğunuz gol olsun, dönüşünüz zaferle olsun...</p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/dunya-kupasini-hak-ediyoruz-4810049</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 10:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>24 yıllık hasrete son 90 dakika: Kosova nasıl bir takım ve nasıl eleriz?</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/24-yillik-hasrete-son-90-dakika-kosova-nasil-bir-takim-ve-nasil-eleriz-4810101</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/24-yillik-hasrete-son-90-dakika-kosova-nasil-bir-takim-ve-nasil-eleriz-4810101" rel="standout" />
      <description>Bu, sadece bir maç değil… Futbolun ötesinde 24 yıllık özlemin giderildiği bir an olabilir. Peki Kosova nasıl bir oyun sergileyecek? Biz Kosova'yı nasıl eleriz? Kosova, Romanya’dan farklı bir profil çiziyor. Daha az savunma, daha fazla hücum. Vedat Muriqi ve Fisnik Asllani gibi bitiricilerle ceza sahasında etkinler. Ama asıl kilit, bağlantı oyununu yöneten Muslija. Orta sahayı bypass edip uzun ve direkt oyunla forveti bulduklarında, ikinci toplarla rakibi boğabiliyorlar. Bu yüzden mesele sadece savunmak</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu, sadece bir maç değil… Futbolun ötesinde 24 yıllık özlemin giderildiği bir an olabilir. Peki Kosova nasıl bir oyun sergileyecek? Biz Kosova'yı nasıl eleriz?</p><p>Kosova, Romanya’dan farklı bir profil çiziyor. Daha az savunma, daha fazla hücum. Vedat Muriqi ve Fisnik Asllani gibi bitiricilerle ceza sahasında etkinler. Ama asıl kilit, bağlantı oyununu yöneten Muslija. Orta sahayı bypass edip uzun ve direkt oyunla forveti bulduklarında, ikinci toplarla rakibi boğabiliyorlar.</p><p>Bu yüzden mesele sadece savunmak değil; ikinci topları domine etmek. Çünkü Kosova, baskıyı doğru anlarda yapabilen, topu kazandığında hızla yön değiştiren bir ekip. Özellikle kenarlardan gelen ortalar ve duran toplar en büyük silahları. Sağ kanatta Vojvoda bindirmeleriyle genişlik sağlıyor, ortalarla ceza sahasına servis yapıyorlar.</p><p>Ama bu maçın kırılma noktası, bizim neyi ne zaman yaptığımız olacak. Kosova’nın en zayıf anı: top kaybı sonrası yerleşim. Eğer kazandığımız topları hızlıca üçüncü bölgeye taşıyabilirsek, savunma organizasyonlarını kuramadan yakalayabiliriz. Yani bu maçın anahtarı: geçiş hücumlarını doğru oynayıp, sakin kalmak.</p><p>Sol kanatları savunma anlamında kırılgan. Ferdi Kadıoğlu – Kenan Yıldız hattı burada adeta bir “matkap” görevi görebilir. Sürekli tekrar eden koşular, half-space koşuları ve çizgiye inen aksiyonlarla o bölgeyi aşındırmak, savunma dengesini bozacaktır.</p><p>Ancak bu maç sadece taktik değil, psikoloji maçı da. Kosova pes etmeyen, oyunun içinde kalmayı bilen bir takım. Skor ne olursa olsun vazgeçmiyorlar. Bu yüzden Türkiye’nin en büyük hedefi şu olmalı: Maçı 75. dakikaya kalmadan kırmak.</p><p>Çünkü süre uzadıkça, umut büyür. Umut büyüdükçe direnç artar. Direnç arttıkça oyun kaosa döner. Ve kaos, bu tarz fiziksel oynayan takımların en sevdiği zemin. Sertlik dozunu artıracaklar, oyunu durduracaklar, sinirleri test edecekler. Burada soğukkanlı kalınıp, oyunu kontrol etmek şart.</p><p>Başlangıç da kritik olacak. Kosova maça yüksek tempoyla, ön alan baskısıyla girecektir. İlk 15 dakikayı doğru oynamak, o baskıyı kırmak ve topa hükmetmek, oyunun geri kalanını şekillendirecek.</p><p>Sonuç olarak bu maç, kaliteyle değil; doğru plan, doğru tempo ve doğru zihinle kazanılır. Türkiye teknik kapasite olarak fersah fersah önde. Ama bunu sahaya yansıtmak için disiplinli bir oyun, doğru geçişler ve erken gelen bir gol şart.</p><p>Çünkü bu maçın sonunda sadece bir galibiyet yok…</p><p>24 yıl sonra yeniden yazılacak bir hikâye var...</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/24-yillik-hasrete-son-90-dakika-kosova-nasil-bir-takim-ve-nasil-eleriz-4810101</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sözün bittiği yerdeyiz: 24 yılın hasreti sahaya çıkıyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/sozun-bittigi-yerdeyiz-24-yilin-hasreti-sahaya-cikiyor-4810115</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/sozun-bittigi-yerdeyiz-24-yilin-hasreti-sahaya-cikiyor-4810115" rel="standout" />
      <description>A Milli Takımımız için artık sözün bittiği yerdeyiz. Bir yanda yılların özlemi, diğer yanda tek bir maç… 2002’de dünyaya kendini hayran bırakan o ruh, şimdi yeniden sahneye çıkmak için bekliyor. O turnuvada yazılan hikâye hâlâ hafızalarda; Brezilya’ya kafa tutan, Japonya’yı geçen, Senegal’i eleyen ve Güney Kore karşısında üçüncülüğe uzanan bir milletin gururuydu o takım. Şimdi ise aynı gururu yeniden yaşatacak bir fırsat kapıda. Aradan geçen 24 yıl çok şey değiştirdi. O gün sahada olanların bir</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Takımımız için artık sözün bittiği yerdeyiz. Bir yanda yılların özlemi, diğer yanda tek bir maç… 2002’de dünyaya kendini hayran bırakan o ruh, şimdi yeniden sahneye çıkmak için bekliyor. O turnuvada yazılan hikâye hâlâ hafızalarda; Brezilya’ya kafa tutan, Japonya’yı geçen, Senegal’i eleyen ve Güney Kore karşısında üçüncülüğe uzanan bir milletin gururuydu o takım. Şimdi ise aynı gururu yeniden yaşatacak bir fırsat kapıda.</p><p>Aradan geçen 24 yıl çok şey değiştirdi. O gün sahada olanların bir kısmı bugün teknik adam, yorumcu ya da hatıraların kahramanı. Hatta bugünkü kadroda yer alan bazı gençler, 2002’deki o tarihi başarı yaşandığında henüz dünyaya bile gelmemişti. Ama futbolun en güzel yanı da bu değil mi? Nesiller değişir, formalar değişir ama hayaller aynı kalır. Ay-yıldızlı formayı sırtına geçiren herkes, o mirası taşır.</p><p><br></p><p>Vincenzo Montella için de bu maç ayrı bir anlam taşıyor. 2002’de futbolcu olarak o atmosferi yaşayan bir isim, şimdi Türkiye’nin başında o hikâyenin yeni bölümünü yazmak istiyor. Bu sadece bir teknik direktör hikâyesi değil; bu, geçmişle bugünün kesiştiği bir kader anı. Sahaya çıkacak oyuncular için ise bu maç, kariyerlerinin en özel gecelerinden biri olabilir.</p><p><br></p><p>Rakip kim olursa olsun, bu maçın adı artık sadece futbol değil. Bu, bir ülkenin yeniden dünya sahnesine çıkma arzusu. 24 yılın hasreti, milyonların duası ve tek bir hedef: yeniden Dünya Kupası. Belki de bir neslin ilk kez yaşayacağı o heyecan, sadece 90 dakika uzağımızda. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/sozun-bittigi-yerdeyiz-24-yilin-hasreti-sahaya-cikiyor-4810115</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 02:59:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuklar kafaya koydu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/cocuklar-kafaya-koydu-4809524</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/cocuklar-kafaya-koydu-4809524" rel="standout" />
      <description>Geçmişinde ezber bozmayı maharet haline getiren Lucescu’nun takımı Romanya, aslında fazla bir şey yapmadı. Savunmasını kalabalık tutup, kenarları ikili oyuncu grubuyla kapatıp, merkezden gelecek Hakan, Arda tehlikesini de ikili sıkıştırmalarla kalesinden uzak tutarak hem ekonomik oynadı, hem de sıkıntı yaşamadı. Buna karşın özellikle ilk yarıda pas bağlantıları ile savunma arkasında Kerem’i buluşturmayı amaçlayan Türk Milli takımı topa ve oyuna hakim olmasına rağmen bunu beşe iki antrenmanları boyutundan</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçmişinde ezber bozmayı maharet haline getiren Lucescu’nun takımı Romanya, aslında fazla bir şey yapmadı. Savunmasını kalabalık tutup, kenarları ikili oyuncu grubuyla kapatıp, merkezden gelecek Hakan, Arda tehlikesini de ikili sıkıştırmalarla kalesinden uzak tutarak hem ekonomik oynadı, hem de sıkıntı yaşamadı. Buna karşın özellikle ilk yarıda pas bağlantıları ile savunma arkasında Kerem’i buluşturmayı amaçlayan Türk Milli takımı topa ve oyuna hakim olmasına rağmen bunu beşe iki antrenmanları boyutundan öteye taşıyamadı. İkinci yarıda bu formasyonu Arda ile mükemmel uygulayan Millilerimiz sürpriz bir ismi, Ferdi’yi kale alanında buluşturdu ve skoru buldu.</p><p>İlk yarıda Ay-Yıldızlı Milliler belki çok koştu, topa en fazla hakim olan taraf oldu ama bu sadece yorulmalarına yol açtı.</p><p>Bu tür final maçları ayrı bir motivasyon ister doğru. Fakat, bu doğru, sonuç üretmek için yeterli olur mu? İşte ortaya çıkan tablo gösterdi ki değil. Ön alan baskısı yaptık, rakip çıktı. Hakan ve Arda ile oyunu iki yönlü ve çabuk oynadık; rakip kapandı. Kenan ve Barış ile çizgiye indik rakip yine karşıladı. Dış şut teşebbüslerimiz ise evlere şenlikti.</p><p>Türk Milli takımının Romanya karşısında en önemli görüntüsü vazgeçmemesiydi. Başladığı gibi devam eden Ay yıldızlı Millilerimiz sadece hücum organizasyonlarında isim değişikliğine gitti. Bu tür maçlarda alan ve adam paylaşımı yapılıyorsa mutlaka gol bölgesinde sürpriz bir isim bulunduracaksın ki Milli takımın bu organizasyonu sonucu da beraberinde getirdi.</p><p>Montella’nın, Orkun’u oyuna alması çalışılan dersin en önemli parçasıydı. İsmail Yüksek’in savunmanın ortasında değerlendirilmesi ne kadar doğruysa Orkun ile Hakan ve Arda’nın yükünün hafifletilmesi de o kadar doğruydu. Her şeye rağmen istek ve arzusu ile alkışlanmaya değer bir takımımız var.</p><p>Sonuç olarak bizim çocuklar kafaya koydu. Amerika’ya gidecekler…</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/cocuklar-kafaya-koydu-4809524</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hem fizik hem zihin</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/hem-fizik-hem-zihin-4808822</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/hem-fizik-hem-zihin-4808822" rel="standout" />
      <description>Yıllar sonra Dünya Kupası’nın eşiğindeyiz. Yakaladığımız iyi hava ve iyi kadro bize çok şey vadediyor. Dünyanın en önemli takımlarında oynayıp o takımların en önemli oyuncuları durumuna gelen yıldızlarımız var. Birçoğu da formlarının zirvesindeler. Romanya maçı görece olarak kolay görünse de, oynanmamış bir maç henüz kazanılmamıştır. Hele ki bu maç tarihin en iyi teknik direktörlerinden birisi olan Mircea Lucescu’nun takımına karşı yapılıyorsa… Bu durumda iki kere düşünüp her ihtimal için 2 kere</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar sonra Dünya Kupası’nın eşiğindeyiz. Yakaladığımız iyi hava ve iyi kadro bize çok şey vadediyor. Dünyanın en önemli takımlarında oynayıp o takımların en önemli oyuncuları durumuna gelen yıldızlarımız var. Birçoğu da formlarının zirvesindeler. Romanya maçı görece olarak kolay görünse de, oynanmamış bir maç henüz kazanılmamıştır. Hele ki bu maç tarihin en iyi teknik direktörlerinden birisi olan Mircea Lucescu’nun takımına karşı yapılıyorsa… Bu durumda iki kere düşünüp her ihtimal için 2 kere önlem almanız gerekiyor. Bu demek değil ki çekinerek oynayalım. Elbette iyi olan biziz, favori olan biziz, seyirci avantajına ve takım kalitesine sahip olan biziz… Ancak oyunun 90 dakika (belki uzatmalarla 120 dakika) olduğunu unutmadan, gerçeklikten ve ciddiyetten kopmadan, rakibe saygı duyarak, mental olarak da bu maça sağlam hazırlanmalıyız. Romanya’nın seviye olarak bize yakın rakiplerle deplasmanda oynadığı 2 maçı seyrettim. Avusturya’ya karşı ilk yarı boyunca direndiler, Bosna-Hersek’e karşı ise öne geçtikleri maçı ikinci yarıda verdiler. Yani dirençli başlayıp arka boşluklara hızlı koşular yapıyorlar. O yüzden dirençlerini kırmak için erken bulacağımız bir gol yolumuzu çok genişletir. Ancak gol gecikse bile, hem tribünlerin hem teknik heyetin hem de sahadaki futbolcularımızın telaşa kapılıp gerçeklikten kopmaması gerekiyor. O gol öyle ya da böyle gelecek. Çünkü bu maçın ilk dakikasında favori biz isek, skor olarak ortada giden maçın 80. dakikasında hala favori biziz… Yeter ki maç içinde telaş, panik, kırılma yaşamayalım. Montella’nın Dünya Kupası hayaliyle belki uykuları kaçan genç oyuncularımızı, fiziğin yanında zihin olarak bu maçlara çok iyi hazırlaması gerekiyor…</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/hem-fizik-hem-zihin-4808822</link>
      <subcategory>Ergin  Aslan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Anfield gerçeği</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/anfield-gercegi-4807976</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/anfield-gercegi-4807976" rel="standout" />
      <description>Galatasaray, Şampiyonlar Ligi son 16 turunda rakibi Liverpool’u, kendi evinde 1-0 mağlup etse de Anfield gerçeği ile İngiltere’de yüzleşti. Sarı-kırmızılılar, defansta savunamadı, orta sahada karşılayamadı ve hücumda ise üretemedi. Maçı enine boyuna konuşmanın pek bir anlamı yok çünkü Galatasaray alıştırdığı oyununu oynayamadı, Liverpool kalite farkıyla buna müsaade etmedi. Aslan, kanatlarda Sane ve Barış’la başlamalıydı. Ocak ayında kreatif bir on numara alınmalı diye defalarca söyledik. İki maçta</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, Şampiyonlar Ligi son 16 turunda rakibi Liverpool’u, kendi evinde 1-0 mağlup etse de Anfield gerçeği ile İngiltere’de yüzleşti. Sarı-kırmızılılar, defansta savunamadı, orta sahada karşılayamadı ve hücumda ise üretemedi. Maçı enine boyuna konuşmanın pek bir anlamı yok çünkü Galatasaray alıştırdığı oyununu oynayamadı, Liverpool kalite farkıyla buna müsaade etmedi. </p><p>Aslan, kanatlarda Sane ve Barış’la başlamalıydı. Ocak ayında kreatif bir on numara alınmalı diye defalarca söyledik. İki maçta da Galatasaray’ın orta saha özelinde efektifliği sıfırdı. İlk maçta Sallai, bek pozisyonunda gayet iyiydi. Neden kanat tercih edildiği anlaşılamadı. Osimhen’in erken sakatlığıyla yarım saati neredeyse 10 kişi oynayan Galatasaray, yüksek tempo oyuna direnemedi. </p><p>Savunma, ciddi anlamda ağır kaldı; orta saha da aynı şekilde tempoya ayak uyduramadı. Liverpool oyuncuları neredeyse her hücumda rahat şekilde pozisyon bulup şut çekebildi. Üstelik dönen topların tamamını toplamaları da kontrolü tamamen onlara verdi. Boey, ilk yarıda inişli-çıkışlı bir performans sergilerken Okan Buruk’un onu çıkarıp Sallai’yi sağ beke çekmesi dengeleri iyice bozdu. Sallai’nin savunma yönü zayıf; nitekim o kanattan iki gol yendi. Barış Alper, önceki maçların yıldızıydı ama bu maçta sahada yok gibiydi. Brezilya Milli Takımı’na çağrılan Sara ise beklentilerin çok uzağında kaldı, neredeyse olumlu bir katkı veremedi. Bu durum Liverpool’un yoğun baskısından mı kaynaklandı yoksa sarı-kırmızılıların kötü gününe denk gelmesi mi, orası biraz soru işareti. Her şeye karşın G.Saray’a bu sezon Şampiyonlar Ligi’ndeki temsiliyeti için teşekkür ediyoruz.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/anfield-gercegi-4807976</link>
      <subcategory>Oğuz Altay</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Liverpool ve İngiliz lobisi! </title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/liverpool-ve-ingiliz-lobisi-4808130</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/liverpool-ve-ingiliz-lobisi-4808130" rel="standout" />
      <description>Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’ne son 16 turu rövanş maçında veda etti. Liverpool’a karşı kazanılan ilk maçın avantajı ikinci maçta kullanılamadı ve açıkçası işler maçın ilk düdüğünden son düdüğüne kadar hep ters gitti. Mücadelenin sonunda yaşanan sakatlık ise gündem oldu. Noa Lang’ın reklam panolarına sıkışan parmağı gecenin en çok konuşulan olayı haline geldi. Yıllardır tartışılan saha ölçüleri meselesi yeniden gündeme geldi. Ayrıca saha kenarlarına konulan reklam panolarının da futbolcu sağlığını</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’ne son 16 turu rövanş maçında veda etti. Liverpool’a karşı kazanılan ilk maçın avantajı ikinci maçta kullanılamadı ve açıkçası işler maçın ilk düdüğünden son düdüğüne kadar hep ters gitti.</p><p>Mücadelenin sonunda yaşanan sakatlık ise gündem oldu. Noa Lang’ın reklam panolarına sıkışan parmağı gecenin en çok konuşulan olayı haline geldi. Yıllardır tartışılan saha ölçüleri meselesi yeniden gündeme geldi. Ayrıca saha kenarlarına konulan reklam panolarının da futbolcu sağlığını ne kadar riske attığı net bir şekilde görüldü. Maçın kaybedlişi, Galatasaray’ın elenişi derken bu yaşananlar bizleri oldukça sinirlendirdi. Aynı olayın Liverpoollu bir futbolcunun başına İstanbul’da geldiğini düşünün… UEFA’nın bugün Galatasaray’a neler yapacağını kestiremiyorum bile. Yıllardır orta seviye takımlara cezalar keserken cömert davranan UEFA malesef bu denli kulüpler işin içine girdiğinde sessizleşiyor ve gerekenler yapılmıyor. Ancak bu noktada susmamak ve bu durumu dillendirmek gerekiyor.</p><p><br></p><p>Konuyla ilgili birçok hukuçuyla konuştum. UEFA’nın işleyişine oldukça hakim olan Anıl Dinçer, bu sakatlığın net olarak UEFA ve Liverpool’un sorumluluğunda olduğunu söylüyor. Haliyle Galatasaray’ın tazminat davası açmak hakkı. Tabii o noktaya gelene kadar Liverpool ya da UEFA gerekenleri yapmazsa… Şahsi fikrim; Yapacak gibi gözükmüyorlar. En azından Liverpool'un bu tavırda olmadığı çok açık. İngilizler, yaşanan bu skandalın üstünü örtmek için Konate'ye gösterilen tepki mesajlarını ırkçılık olarak değerlendirip bir açıklama bile yayınladılar. Stadyumlarında parmağı kopan bir oyuncu için 'geçmiş olsun' mesajı yayınlamayı bırakın bir de bu demagojilerle akıl oyunları peşindeler. İngiltere için 'futbolun beşiği' deriz ancak İngilizler bunu güç zehirlenmesi ile başka bir boyuta taşımayı başarmışlar!</p><p><br></p><p>Galatasaray için Şampiyonlar Ligi bitse de buraları tecrübe etmenin hazzı ve maddi getirisi muhteşem bir sonuç… Sarı Kırmızılılar Şampiyonlar Ligi’nde mart ayını görmekle kalmadı 60 milyon Euro’ya yakın geliri de kasasına koymayı başardı. Bu da takımın devamlılığını sağlamak açısından oldukça kıymetli. Şimdi hedef, istikrarı koruyarak Devler Ligi’nde buraları yeniden oynamak, gelişmek ve daha iyi bir seviyeye ulaşmak olacak. Hatta belki bir de Türk lobisini UEFA'da inşaa etmek. Kulağa hiç de fena gelmiyor...</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/liverpool-ve-ingiliz-lobisi-4808130</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 10:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İki ayrı perde</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/iki-ayri-perde-4807183</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/iki-ayri-perde-4807183" rel="standout" />
      <description>Süper Lig’in 27. haftasında Fenerbahçe sahasında Gaziantep FK’yı konuk etti. Galatasaray’ın 7 puan gerisine düşen, oyun olarak sorunlar yaşayan ve geçtiğimiz günlerde ‘acil kodla’ bütün unsurlarının toplantı yaptığı sarı lacivertlilerde, özellikle ilk yarıda pozitif olarak sahaya yansıyan bir şey olmadı. Tribünlerin boş kaldığı maçta, Tedesco çift santrafordan vazgeçerek, kanatlarda Nene ve Musaba ile hareketlilik sağlamaya çalıştı. Aradığı golü de 41’de geçiş hücumundan buldu. Gaziantep’in kullandığı</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Lig’in 27. haftasında Fenerbahçe sahasında Gaziantep FK’yı konuk etti. Galatasaray’ın 7 puan gerisine düşen, oyun olarak sorunlar yaşayan ve geçtiğimiz günlerde ‘acil kodla’ bütün unsurlarının toplantı yaptığı sarı lacivertlilerde, özellikle ilk yarıda pozitif olarak sahaya yansıyan bir şey olmadı. Tribünlerin boş kaldığı maçta, Tedesco çift santrafordan vazgeçerek, kanatlarda Nene ve Musaba ile hareketlilik sağlamaya çalıştı.</p><p>Aradığı golü de 41’de geçiş hücumundan buldu. Gaziantep’in kullandığı kornerde Cheriff topu kendi sahasından rakip kaleye kadar taşırken, müsait pozisyonda Nene fileleri havalandırdı. 52’de ise VAR izlemesinin ardından kazanılan penaltıda Gaziantep FK Maxim ile eşitliği yakaladı. Bu gole hızlı cevap veren Fenerbahçe, 60’da Kante’nin ceza sahası dışından attığı golle skoru 2-1’e getirdi.</p><p>İkinci yarı tamamen geçiş hücumlarına dönen sarı lacivertliler, merkezden, savunma arkasına koşu yapan Nene’yi bularak, arka arkaya fileleri havalandırdı. Önce 68’de Guendouzi’nin sonra da 78’de Asensio harika paslarında Nene golü buldu: 4-1. Set oyununda pozisyon üretmekte zorlanan ve kontrollü geçişlerle skora giden Fenerbahçe karşılamadan galip ayrıldı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/iki-ayri-perde-4807183</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 23:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üç puan geldi soru işaretleri kaldı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/uc-puan-geldi-soru-isaretleri-kaldi-4806497</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/uc-puan-geldi-soru-isaretleri-kaldi-4806497" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş, Süper Lig’in 26. haftasında deplasmanda Gençlerbirliği’ni 2-0 mağlup ederek üç puanı hanesine yazdırdı. Skor tabelası siyah-beyazlılar adına olumlu görünse de oyunun tamamına bakıldığında ortaya çıkan tablo pek de parlak değildi. Henüz 18. dakikada rakibin 10 kişi kalması, Beşiktaş’ın maçı çok daha rahat ve baskılı bir şekilde oynamasını gerektiriyordu. Ancak siyah-beyazlılar uzun süre bu üstünlüğü sahaya yansıtmakta zorlandı. Maçın en dikkat çekici anı ise kuşkusuz Orkun Kökçü’nün attığı</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş, Süper Lig’in 26. haftasında deplasmanda Gençlerbirliği’ni 2-0 mağlup ederek üç puanı hanesine yazdırdı. Skor tabelası siyah-beyazlılar adına olumlu görünse de oyunun tamamına bakıldığında ortaya çıkan tablo pek de parlak değildi. Henüz 18. dakikada rakibin 10 kişi kalması, Beşiktaş’ın maçı çok daha rahat ve baskılı bir şekilde oynamasını gerektiriyordu. Ancak siyah-beyazlılar uzun süre bu üstünlüğü sahaya yansıtmakta zorlandı.</p><p><br></p><p>Maçın en dikkat çekici anı ise kuşkusuz Orkun Kökçü’nün attığı frikik golüydü. Neredeyse sıfır açıya yakın bir noktadan gelen bu gol, hem estetik hem de zorluk derecesi bakımından haftanın en özel anlarından biri olarak kayıtlara geçti. Beşiktaş’ın hücum üretkenliğinin sınırlı kaldığı bir maçta bu bireysel kalite farkı, skoru açan ve oyunun yönünü belirleyen kritik dokunuş oldu.</p><p><br></p><p>Beşiktaş’ın daha güçlü rakipler karşısında bu oyunla yetinmesi mümkün görünmüyor. Eksik kalan bir rakibe karşı oyunu daha erken koparmak ve daha üretken bir futbol ortaya koymak gerekir. Kazanmak elbette önemli, fakat hedefi yukarıda olan bir takım için oyun kalitesinin de aynı ölçüde yükselmesi şart. Siyah-beyazlılar bunu başarabilirse hem ligde hem kupada hedeflerini gerçekleştirebilir.</p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/uc-puan-geldi-soru-isaretleri-kaldi-4806497</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ekilen tohumların meyveleri</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/ekilen-tohumlarin-meyveleri-4805552</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/ekilen-tohumlarin-meyveleri-4805552" rel="standout" />
      <description>Hem Süper Lig hem Şampiyonlar Ligi’nde durdulamayan bir Galatasaray ve Okan Buruk var. Onların arkasında da dağ gibi duran taraftar ve üstüne düşeni fazlasıyla yapan bir yönetim de var. Bu gibi kenetlenmeler her camia için son derece önemlidir. Öncelikle Beşiktaş maçı özelinden başlarsak... Sarıkırmızılılar, yarım saat 10 kişi oynadığı bir derbiyi kazandı. Ezeli rakip karşısında bu, çok kolay birşey değil. Galatasaray, yarım saat 1 kişi eksik oynadığı ve yüksek tempolu geçen derbinin hemen ardından</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hem Süper Lig hem Şampiyonlar Ligi’nde durdulamayan bir Galatasaray ve Okan Buruk var. Onların arkasında da dağ gibi duran taraftar ve üstüne düşeni fazlasıyla yapan bir yönetim de var. Bu gibi kenetlenmeler her camia için son derece önemlidir. Öncelikle Beşiktaş maçı özelinden başlarsak... Sarıkırmızılılar, yarım saat 10 kişi oynadığı bir derbiyi kazandı. Ezeli rakip karşısında bu, çok kolay birşey değil. Galatasaray, yarım saat 1 kişi eksik oynadığı ve yüksek tempolu geçen derbinin hemen ardından ise Liverpool maçına çıktı. Savaşan, isteyen sarıkırmızılılar kazanmasını bildi. Aslan, Premier Lig'in son şampiyonu olan, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde rakiplerine en en az pozisyon veren ve en çok gol pozisyonuna giren Liverpool’u, biri lig aşamasında olmak üzere bu sezon yaptığı iki maçta da kalesinde gol görmeden yendi. Özellikle son maçta, teknik direktör Okan Buruk'un değişiklikleri, hatalarına rağmen Barış Alper’i oyunda tutma cesareti ve akan oyun içinde pozisyon değişikliklerine gitmesi takdire şayan. Tabii ki sahadaki 11'in ve kenardan gelenlerin de hakkını vermek lazım. Sarı-kırmızılılarda vizyon değişiyor, misyon değişiyor ama Galatasaray eski Galatasaray. Aslan, daha önce de 'Avrupa Fatihi'ydi şimdi de 'Avrupa Fatihi'. Hem ligde hem Avrupa'da hem de Türkiye Kupası’nda sürdürülebilen bu başarının tohumlarını başkan Dursun Özbek, göreve ilk geldiği günden atmaya başladı. Şimdi de o tohumların meyveleri toplanmaya başlanıyor. Sarı-kırmızılıların, Süper Lig'deki doğal rakiplerinden neredeyse hiçbiri bu seviyede değil. Aradaki makas açılıyor. Galatasaray, bu sezon da ipi göğüslediği takdirde 4 sene üst üste şampiyon olarak kendi rekorunu egale etmiş olacak. Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılım sağlayanacak. Bu başarılardan dolayı da loca ve VIP kombine satışları hız kesmeden devam edecektir. Bu da önü alınamaz bir kartopu etkisine dönüşecektir.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/ekilen-tohumlarin-meyveleri-4805552</link>
      <subcategory>Oğuz Altay</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Liverpool'u aynı sezonda iki kez yenmek! </title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/liverpoolu-ayni-sezonda-iki-kez-yenmek-4805277</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/liverpoolu-ayni-sezonda-iki-kez-yenmek-4805277" rel="standout" />
      <description>Bir futbol izleyicisine "Galatasaray, Liverpool’u aynı sezon içerisinde iki kez yenecek” deseydiniz buna büyük ihtimalle inanmayacaktı. Ancak Okan Buruk ve öğrencileri, futbol için imkansız denileni gerçekleştirdi. Sarı Kırmızılılar, dün gece ilk 5 dakikasında büyük sorunlar yaşadığı karşılaşmada Mario Lemina’nın kafa golüyle kendine geldi ve son dakikaya kadar Liverpool’a kafa tuttu. Farkındaysanız direndi demiyorum, kafa tuttu. Çünkü Galatasaray, Liverpool maçında farkı açabilecek pozisyonları</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir futbol izleyicisine "Galatasaray, Liverpool’u aynı sezon içerisinde iki kez yenecek” deseydiniz buna büyük ihtimalle inanmayacaktı. Ancak Okan Buruk ve öğrencileri, futbol için imkansız denileni gerçekleştirdi. Sarı Kırmızılılar, dün gece ilk 5 dakikasında büyük sorunlar yaşadığı karşılaşmada Mario Lemina’nın kafa golüyle kendine geldi ve son dakikaya kadar Liverpool’a kafa tuttu. Farkındaysanız direndi demiyorum, kafa tuttu. Çünkü Galatasaray, Liverpool maçında farkı açabilecek pozisyonları elde etti. Cesaretli oynadığı sekansları bize gösterdi. Total futbolun tüm gerekliliklerini yerine getirdi. Bu anlamda bir futbolcu bile eksi yazmadı. Tüm takımın yüzde yüzüyle oynadığı zaman Galatasaray’ın tam bir Şampiyonlar Ligi kulübü haline dönüştüğüne şahit olduk. Muazzam bir geceydi ve unutulması da mümkün değil…</p><p>Okan Buruk yönetiminde Galatasaray, çok kötü Avrupa sınavları vermedi değil. FC Kopenhag, Young Boys, Sparta Prag ve Az Alkmaar maçları bunlara örnek. Frankfurt maçı da var ancak o maçın hikayesi bunlarınkinden çok daha farklı. O dönemlerdeki kadro yapısıyla şu dönemki kadro yapısı arasında çok net farklılıklar var. Büyük zaferler elde edebilmek için büyük mağlubiyetler yaşamak sözü tam olarak yerini bulmuş gözüküyor. Hoca, Avrupa’da mücadele edebilmek için değişimin şart olduğunu bu maçlarla anladı. Atletizmini yükseltmesi gerektiğini fark etti. Sadece teknik kapasitenin bu kulvarda sonuç vermediğini öğrendi. Atletik oyunculara yöneldi. Mevcut kadroya baktığımızda atletizm seviyesinin çok iyi olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Artık Liverpool ile oynadığın bir maçta rakibinden daha çok ikili mücadele kazanabiliyor ve onlardan daha fazla koşabiliyorsun. Tüm bu veriler tecrübelerin sonucunda gelen değişimle yaşandı. </p><p><br></p><p>Beşiktaş maçı öncesine gitmek istiyorum. O günlerde herkes zorlu fikstürden bahsediyordu. Doğal olarak Galatasaray’ın kafasının Liverpool maçında olacağından bahsediliyordu. O maç öncesindeki yazımda da belirtmiştim. Beşiktaş, Liverpool maçı öncesi Galatasaray için en iyi rakipti. Çünkü savunmasını test edeceği bir karşılaşmaydı. Galatasaray o maçta çok iyi savunma yaptı ve geçişleri iyi oynamaya çalıştı. Ayrıca bunu 30-40 dakika 10 kişi yapmaya çalıştı. Anlayacağınız zorlu fikstür Galatasaray için avantaja dönüşmüş durumda. Çünkü hem futbolcular çok sıcak hem de kadro genişliği buna çok müsait. İsim isim belirterek çok zaman almak istemiyorum ancak Uğurcan Çakır, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakçı, Jakobs, Singo, Barış Alper Yılmaz ve Gabriel Sara’yı da ayrıca takdir edeyim. Hepsi şu anda muhteşem bir seviyede ve böyle devam etmeleri halinde sezon sonunda Galatasaray’ın kapısını çok kulüp çalacak gibi gözüküyor. </p><p><br></p><p>Victor Osimhen konusuna gelelim. Nijeryalı yıldızın önceki günlerde geçmişiyle ilgili verdiği röportaj Galatasaray camiası içerisinde büyük ses getirmişti. Anne özleminden bahsettiği ve zorluklarla mücadelesi ona olan saygının daha da artmasına neden oldu. Galatasaray tarafatar grubu da bu duruma eğilmek ve ona olan sevgilerini göstermek istedi. Yapılan koreografinin tek bir futbolcu özelinde olması dışarıdan bakıldığında rahatsız edici olsa da altındaki metin çok daha önemliydi, “Biz bir aileyiz…” Bu ana stadyumda şahit olduğum için çok şanslıyım. Çünkü o anda oluşan atmosfer çok derindi. Birçok taraftarın duygulandığını gördüm. Belki de birçoğu annesini düşündü. Açıkçası anlatılmaz, yaşanır bir andı. Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum. Osimhen sezon sonunda Galatasaray’ın belki de en ciddi teklifleri alacak oyuncusu olacak. Daha şimdiden birçok haber çıktığını görüyoruz. Bu koreografi bir röportaj sonrasında planlanmış olsa da Galatasaraylıların Osimhen’e bir mesajıydı. Sarı Kırmızılı taraftarlar yıldızlarına, “Biz senin aileniz ve hiçbir yere gitme” dedi. Bence bu durum Osimhen’in yeni sezon planlarında da etkili olacak. Çünkü o sevilmek istiyor. Galatasaraylılar da sevmesini biliyor...</p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/liverpoolu-ayni-sezonda-iki-kez-yenmek-4805277</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 10:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dalgalanmalar ve sistem değişikliğiyle gelen çöküş</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/dalgalanmalar-ve-sistem-degisikligiyle-gelen-cokus-4804366</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/dalgalanmalar-ve-sistem-degisikligiyle-gelen-cokus-4804366" rel="standout" />
      <description>Fenerbahçe son maçlarda aynı şeyi yaşıyor. 3’lü formasyon ile maça başlayıp, skor olarak geriye düştükten sonra, 4’lüye geçip Guendouzi’yi orta sahaya kaydırıp, elmasın ön kısmında Asensio’ya özgürlük tanıyarak oyunu çevirmeye çalışıyor. İlk yarıya baktığımızda uzun bir takım boyu, oyunda kopukluklar, dağınık baskı, pas opsiyonlarının oluşmaması, Samsunspor’un ön alan baskısını kırmakta zorlanan bir Fenerbahçe gördük. Aynı zamanda topu üçüncü bölgeye taşıdığında da, orada top tutamayan ve gelen</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe son maçlarda aynı şeyi yaşıyor. 3’lü formasyon ile maça başlayıp, skor olarak geriye düştükten sonra, 4’lüye geçip Guendouzi’yi orta sahaya kaydırıp, elmasın ön kısmında Asensio’ya özgürlük tanıyarak oyunu çevirmeye çalışıyor.</p><p>İlk yarıya baktığımızda uzun bir takım boyu, oyunda kopukluklar, dağınık baskı, pas opsiyonlarının oluşmaması, Samsunspor’un ön alan baskısını kırmakta zorlanan bir Fenerbahçe gördük. Aynı zamanda topu üçüncü bölgeye taşıdığında da, orada top tutamayan ve gelen kayıplar sonrasında sürekli geriye koşan bir takım halindeydi sarı lacivertliler. </p><p>Ayrıca Tedesco’nun da söylediği gibi, haftalardır her açılan orta, Fenerbahçe kalesinde ekstra bir gol tehdidi oluşturuyor. Samsunspor da bu şekilde hem gol buldu hem de son maçlarda üretemediği pozisyonları, Fenerbahçe deplasmanında üretti.</p><p>Genele baktığımızda sistemin değişmesi ile maçın geri dönüş ışıkları da yandı ama son 2 maçta Fenerbahçe’nin gol aradığı dakikalarda Kerem’in oyundan çıkması doğru bir tercih değildi. Galibiyetin en önemli nedenlerinden birisi de kesinlikle Guendouzi ve Asensio’nun ekstra çabaları ve ekstra oyunlarıdır. </p><p>Fenerbahçe’yi ve Tedesco’yu adeta ipten alan da bu oyuncular. Evet, sakatlıklar var. Oyunda düşüşler de meydana gelebilir ama Fenerbahçe’nin bu dalgalanma ritimlerindeki fark çok yüksek. Bu kadar fark olması doğal olarak teknik heyetin oynatmak istediği oyundan kaynaklı ve bu problemin çözülmesi gerekiyor.</p><p>Son paragrafta şuna da değinmek lazım; çok kötü bir hakem performansı gördük. Çaldığı çalmadığı, verdiği vermediği bütün fauller ve kartlar tamamen futboldan uzak birisinin yapabileceği müdahalelerdi. Bu kadar kötü performansla bu seviyede maçlar yönettirmek de bu MHK’ye yakışırdı.</p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/dalgalanmalar-ve-sistem-degisikligiyle-gelen-cokus-4804366</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Derbiyi hakem gölgeledi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/derbiyi-hakem-golgeledi-4804730</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/derbiyi-hakem-golgeledi-4804730" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş için Galatasaray derbisi sadece bir maç değildi; hem iç saha avantajının hem de son haftalardaki form grafiğinin sınandığı kritik bir sınavdı. Siyah-beyazlılar, favori gösterildiği mücadelede sahadan 1-0 mağlup ayrıldı. Oysa Tüpraş Stadı’ndaki geçmiş derbiler Beşiktaş’ın üstünlüğünü açık şekilde gösteriyordu. Yenilenen statta oynanan önceki karşılaşmalarda siyah-beyazlılar çoğu kez gülen taraf olurken, bu kez tablo değişti ve Galatasaray Dolmabahçe’de ikinci galibiyetini aldı. Maçın oyun</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş için Galatasaray derbisi sadece bir maç değildi; hem iç saha avantajının hem de son haftalardaki form grafiğinin sınandığı kritik bir sınavdı. Siyah-beyazlılar, favori gösterildiği mücadelede sahadan 1-0 mağlup ayrıldı. Oysa Tüpraş Stadı’ndaki geçmiş derbiler Beşiktaş’ın üstünlüğünü açık şekilde gösteriyordu. Yenilenen statta oynanan önceki karşılaşmalarda siyah-beyazlılar çoğu kez gülen taraf olurken, bu kez tablo değişti ve Galatasaray Dolmabahçe’de ikinci galibiyetini aldı. </p><p>Maçın oyun tarafına bakıldığında Beşiktaş’ın özellikle ilk yarıda istediği oyunu sahaya yansıtamadığı görüldü. Orta sahada kurulan baskı nedeniyle siyah-beyazlılar topu sağlıklı şekilde ileri taşıyamadı. İkinci yarıda ise tablo değişti; Beşiktaş, 10 kişi kalan Galatasaray karşısında daha agresif, daha baskılı bir oyun ortaya koydu ve rakip yarı sahaya yerleşti. Ancak yakalanan fırsatlar değerlendirilemeyince derbilerde sık görülen senaryo tekrarlandı: Golü atan kazandı.</p><p><br></p><p>Karşılaşmanın ardından en çok konuşulan konu ise hakem Ozan Ergün ve VAR ekibinin kararları oldu. Teknik direktör Sergen Yalçın başta olmak üzere Beşiktaş cephesi, özellikle ilk yarıdaki bazı pozisyonlarda kırmızı kart çıkmamasını sert sözlerle eleştirdi. Maçın kırılma anı 28. dakikadaki Sane'nin pozisyonuydu. Çünkü kırmızı görmesi gereken Alman yıldız, tartışılan pozisyondan 10 dakika sonra derbideki tek golün asistini yaptı. Elbette bir mağlubiyeti sadece hakem kararlarıyla açıklamak kolaycılık olur, ancak futbolun adalet duygusu da tartışmaya açıldığında sahadaki mücadele geri planda kalıyor.</p><p><br></p><p>Sonuç olarak Beşiktaş derbiyi kaybetti ama ortaya çıkan tablo yalnızca skorla açıklanamaz. Siyah-beyazlı ekip hâlâ bir yapılanma sürecinde ve kadronun tam anlamıyla oturması zaman alacak gibi görünüyor. Ancak bu süreçte en az skor kadar önemli olan şey, futbolun adil ve tartışmasız bir ortamda oynanması. Çünkü derbiler sadece üç puanı değil, futbolun güven duygusunu da belirler.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/derbiyi-hakem-golgeledi-4804730</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 02:01:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray için sezonun maçı! </title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/galatasaray-icin-sezonun-maci-4804095</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/galatasaray-icin-sezonun-maci-4804095" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş-Galatasaray derbisi sezonun belirleyici  maçlarından biri olmaya aday. Özellikle Galatasaray adına galibiyetle noktalanacak bir mücadele şampiyonluk yolunda sarı kırmızılı camiayı iyiden iyiye havaya sokacaktır. Aksi bir sonuçta ise lig yarışı yeniden kızışacak. Okan Buruk’un kariyerinde en zorlandığı takımlardan biri Beşiktaş. Teknik direktör olarak Sergen Yalçın da listede üst sıralarda. Bu anlamda ciddi bir rekabet bizleri bekliyor. Ben, Galatasaraylıların tamamen Beşiktaş maçına odaklandığını</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş-Galatasaray derbisi sezonun belirleyici  maçlarından biri olmaya aday. Özellikle Galatasaray adına galibiyetle noktalanacak bir mücadele şampiyonluk yolunda sarı kırmızılı camiayı iyiden iyiye havaya sokacaktır. Aksi bir sonuçta ise lig yarışı yeniden kızışacak. </p><p>Okan Buruk’un kariyerinde en zorlandığı takımlardan biri Beşiktaş. Teknik direktör olarak Sergen Yalçın da listede üst sıralarda. Bu anlamda ciddi bir rekabet bizleri bekliyor. </p><p>Ben, Galatasaraylıların tamamen Beşiktaş maçına odaklandığını ve Liverpool’a bir sonraki adım olarak baktığını düşünüyorum. Ayrıca Liverpool ile oynamadan önce Beşiktaş gibi havasını yakalamış bir takımla karşılaşmak mükemmel bir test. Bu sebeple Liverpool maçının taktiksel provasını da izleyeceğiz. </p><p>Galatasaray için sezonun maçı olabilir. Alınacak sonuç milli araya kadarki süreci çok net etkiler. </p><p>Beşiktaş adına Orkun’un, Galatasaray adına da Osimhen’in performanslarının etkili olacağını tahmin ediyorum. İyi bir sonuç almak için eksik kalmamak da şart. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/galatasaray-icin-sezonun-maci-4804095</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 10:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Toparlama görevi Tedesco'nun omuzlarında</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/toparlama-gorevi-tedesconun-omuzlarinda-4802573</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/toparlama-gorevi-tedesconun-omuzlarinda-4802573" rel="standout" />
      <description>Evet. Kasımpaşa maçı dakika 90+5, puan farkı 0. Antalya maçı sonu puan farkı 4. Tabiri caizse Fenerbahçe başladığı yere geri döndü. Tedesco’yu iyi işler yaptığında övdük. Peki, formsuz olduğunda konuşmayacak mıyız? Mesela Trabzon maçında tutan sistemi, Nottingham maçıyla bozması, daha güçlü bir ekibe karşı merkezi boşaltmasını konuşmayacak mıyız? Ya da son maçlara 3’lü başlayıp 4’lü bitirmelerini veya 4’lü başlayıp 3’lü bitirmelerini de mi konuşmayacağız? Bunlar sakatlıkla bağlantılı değil, oyunla</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evet. Kasımpaşa maçı dakika 90+5, puan farkı 0. Antalya maçı sonu puan farkı 4. Tabiri caizse Fenerbahçe başladığı yere geri döndü. Tedesco’yu iyi işler yaptığında övdük. Peki, formsuz olduğunda konuşmayacak mıyız? Mesela Trabzon maçında tutan sistemi, Nottingham maçıyla bozması, daha güçlü bir ekibe karşı merkezi boşaltmasını konuşmayacak mıyız? Ya da son maçlara 3’lü başlayıp 4’lü bitirmelerini veya 4’lü başlayıp 3’lü bitirmelerini de mi konuşmayacağız?</p><p>Bunlar sakatlıkla bağlantılı değil, oyunla ilgili değişiklikler. Ne oldu da takım boyu uzadı? Avrupa’nın en çok presle top kazanıp pozisyon üreten takımlarından birisi olan Fenerbahçe, artık bunları yapamıyor. İsmail Kartal zamanında Dzeko, Tadic, İrfan, Szymanski topu aldıklarında sete yerleşiyorlardı ve top kaybında da takım zaten önde olduğu için şok presle topu kazanıp, atak sürekliliği sağlanıyordu. Takım boyu kısaydı. Mourinho geldi, takımı hızlandıracağım diyerek Maximin’i aldı. O topu vurup gitti, dönüp arkasına baktığında diğer oyuncular ona yetişemediği için takım boyu uzadı. Top kaybında geri koşmalar başladı. Tedesco aslında ikisinin de ortasını bulmaya çalışıyordu kabaca. Hem geçişi hem set oyununu da başarılı uyguladı ligin bir bölümünde.</p><p>Fakat baskı arttıkça kendi oyunundan çok, rakibi engelleyelime döndü olay. Tamam rakip analizi önemli ama asıl öncelik Fenerbahçe’nin kendi oyununun rakiplerine empoze etmesi. Bunda da herhalde Tedesco’nun daha önce şampiyonluğa oynayan bir takımda görev yapmamasının payı yüksek. Ederson konusu ayakları iyi ama eller de problem var. Gün sonunda o da soru işareti. Kasımpaşa maçı sonrasında gol sonrasında takımın geri çekilmesini hocaya sorduğumda, ‘Biz geri çekilmedik, ortaları engelleyemiyoruz’ dedi. İyi de hocam kaç maç oldu, hala mı çözüm bulunamadı? Bir de Skriniar olmayınca Fenerbahçe’nin defans hattı çöküyor, ileriye çıkamıyor. Takım boyu uzuyor. Rakip takımlar, Fenerbahçe’ye karşı cesaretli oynayabiliyor. Çünkü çok pozisyona girebileceklerini biliyorlar.</p><p>Bu arada forvetsizliğe de katılıyorum. Cheriff gelecekte iyi olabilir ama şu anda bu takımın tek forveti olacak seviyede değil. Yönetim hatası. O parayı veriyorsan daha iyisine de gidebilirsin. Tamam penaltı da verilmedi ama oyunu konuşuyorum. Şu anda takım ışık vermiyor diyorum. Şampiyonluk yarışında en tehlikeli şey de puan kaybından çok, oyuna inancın gitmesi. Tedesco nasıl takımı ilk aldığında beklenilenden iyi toparladıysa şu anda da aynısını yapması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/toparlama-gorevi-tedesconun-omuzlarinda-4802573</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mücadele eden kazanır</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/mucadele-eden-kazanir-4802508</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/mucadele-eden-kazanir-4802508" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş deplasmanda Kocaelispor karşısında aldığı 1-0’lık galibiyetle yalnızca puan değil, kimlik kazandığını da gösterdi. Sezonun ilk yarısındaki gelgitli ve zaman zaman kontrolsüz oyun anlayışından uzaklaşan siyah-beyazlılar artık daha akılcı, daha sabırlı ve ne oynadığını bilen bir takım görüntüsü veriyor. Bu değişim skor tabelasından çok oyunun ritminde hissediliyor; panik yok, plansızlık yok, gereksiz risk yok. Hücumda bu kez suskun kalan Hyeon-gyu Oh bile takımın genel dengesini bozmadı.</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş deplasmanda Kocaelispor karşısında aldığı 1-0’lık galibiyetle yalnızca puan değil, kimlik kazandığını da gösterdi. Sezonun ilk yarısındaki gelgitli ve zaman zaman kontrolsüz oyun anlayışından uzaklaşan siyah-beyazlılar artık daha akılcı, daha sabırlı ve ne oynadığını bilen bir takım görüntüsü veriyor. Bu değişim skor tabelasından çok oyunun ritminde hissediliyor; panik yok, plansızlık yok, gereksiz risk yok.</p><p>Hücumda bu kez suskun kalan Hyeon-gyu Oh bile takımın genel dengesini bozmadı. Bu da Beşiktaş’ın artık bireysel performanslara bağımlı olmayan bir yapıya evrildiğini gösteriyor.</p><p><br></p><p>Bu dönüşümün arkasındaki akıl ise teknik ekipte saklı. Yardımcı antrenör Murat Kaytaz’ın sözleri, sistemsel değişimin bilinçli bir tercih olduğunu ortaya koyuyor. Ön alan baskısını yeniden tasarlamaları, ikinci bölgede daha agresif ama daha kontrollü savunma yapmaları; daha önce Başakşehir ve Göztepe maçlarında denenen planın artık oturduğunu kanıtlıyor. Kısacası Beşiktaş’ın ayakları artık yere daha sağlam basıyor; ne zaman hızlanacağını, ne zaman oyunu soğutacağını bilen bir takım var sahada.</p><p><br></p><p>Son haftalardaki istikrarlı grafik ve yükselen fiziksel veriler, teknik heyetin sıkça vurguladığı Sergen Yalçın prensibini doğrular nitelikte: Çok koşan ve mücadeleden kaçmayan takım kazanır. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/mucadele-eden-kazanir-4802508</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Turu geçti ama...</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/turu-gecti-ama-4801277</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/turu-gecti-ama-4801277" rel="standout" />
      <description>Galatasaray, Juventus karşısında ilk maçta aldığı 5-2’lik tarihi galibiyetin ardından TÜMOSAN Konyaspor’a yenilirken İtalya’da 45 dakika 10 kişi kalan Juventus’a ağırlığını kabul ettiremedi. Sarıkırmızlıların, önceki akşamdan ders çıkarması gerekiyor. Futbolcular ve camia, İstanbul’da 5-2’lik skoru alınca, “Turu geçtik şimdi gözleri bir sonraki tura çevirelim” deyince TÜMOSAN Konya ve Juventus rövanş maçlarında hezimet geldi. Tur gelse de oyun memnun etmedi. Barış Alper’in, Osimhen ile anlaşmazlığı,</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, Juventus karşısında ilk maçta aldığı 5-2’lik tarihi galibiyetin ardından TÜMOSAN Konyaspor’a yenilirken İtalya’da 45 dakika 10 kişi kalan Juventus’a ağırlığını kabul ettiremedi. Sarıkırmızlıların, önceki akşamdan ders çıkarması gerekiyor. Futbolcular ve camia, İstanbul’da 5-2’lik skoru alınca, “Turu geçtik şimdi gözleri bir sonraki tura çevirelim” deyince TÜMOSAN Konya ve Juventus rövanş maçlarında hezimet geldi. Tur gelse de oyun memnun etmedi. Barış Alper’in, Osimhen ile anlaşmazlığı, orta sahada kurulamayan pas trafiği, kademe hataları ve gereksiz müdahaleler ile skor bir anda 3-0’a geldi. Ama kafaya takmış bir Nijeryalı, uzatmalarda dahi 120 dakika sağ bekte, sok bekte, stoperde, orta sahada ve ön alanda tüm müdahalelerde ve baskılarda koşarak savaşarak takımı diri tuttu ve golle de turda pay sahibi oldu. Süper Lig’deki Alanyaspor maçı ise belki de sezonun kırılma maçı. İtalya’da 120 dakika yorulmuş bir Galatasaray var ama şampiyonluk yolunda yeni bir seri başlatmak isteyen Galatasaray’ın dinlenmeye tahammülü yok. Bu arada şubat ayının başında herkesin maaşı ve bonservis ücretleri yatırıldı ve UEFA’dan borçsuzluk kağıdı alındı. Galatasaray’ın bu sezon özelinde Şampiyonlar Ligi toplam geliri 50 küsür milyon avro oldu. Osimhen’in bonservisi tek sezonda kazanılmış oldu, satılan Osimhen kutuları, mağazacılık geliri, kombine gelirleri, loca satışları ve projeleriyle diğer takımlarla mesafesini günden güne arttırıyor. Önce Alanyaspor sonrasında 10 Mart ve 17 Mart’ta Tottenham veya Liverpool’dan biriyle çeyrek final için mücadele edilecek. Sakatlık durumlarına da dikkat edilmeli.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/oguz-altay/turu-gecti-ama-4801277</link>
      <subcategory>Oğuz Altay</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlk maçın bedeli ağır oldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ilk-macin-bedeli-agir-oldu-4801719</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ilk-macin-bedeli-agir-oldu-4801719" rel="standout" />
      <description>Fenerbahçe, ilk maçtaki 3-0’lık mağlubiyetin psikolojik yükünü taşıdı. Rövanşı 2-1 kazanmak reaksiyon açısından değerliydi ancak tur, ilk 90 dakikada kaybedildi. Buna rağmen özellikle ilk yarı özelinde sahada oyun planına sadık, önde baskıyı doğru tetikleyen ve geçişleri iyi kovalayan bir Fenerbahçe vardı. Eksiklere rağmen takım ön alan presini organize yaptı. Savunma arkası koşular, bek-stoper arasına yapılan diagonal sprintler ve üçüncü bölge koşu zamanlamaları savunmayı zorladı. İlk yarı 3-0’a</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe, ilk maçtaki 3-0’lık mağlubiyetin psikolojik yükünü taşıdı. Rövanşı 2-1 kazanmak reaksiyon açısından değerliydi ancak tur, ilk 90 dakikada kaybedildi. Buna rağmen özellikle ilk yarı özelinde sahada oyun planına sadık, önde baskıyı doğru tetikleyen ve geçişleri iyi kovalayan bir Fenerbahçe vardı.</p><p>Eksiklere rağmen takım ön alan presini organize yaptı. Savunma arkası koşular, bek-stoper arasına yapılan diagonal sprintler ve üçüncü bölge koşu zamanlamaları savunmayı zorladı. İlk yarı 3-0’a gelebilecek net fırsatlar üretildi fakat bitiricilik ve son pas kalitesi skoru belirledi. Rest-defence yerleşimi de fena değildi; ikinci toplar çoğunlukla toplandı.</p><p>Artık odak lig olmalı. Kasımpaşa maçı unutulup diğer maçlara odaklanılmalı. Eleştirilen Kante’nin performans artışı dikkat çekici: 12 sahipsiz top kazanma, 14’te 9 ikili mücadele üstünlüğü, 3 pas arası ve 94 topla buluşma. Bu veriler merkezdeki dengeyi ve oyun içi agresifliği net gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ilk-macin-bedeli-agir-oldu-4801719</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da zafer İtalya'da türbülans: Her şeye rağmen son 16!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/istanbulda-zafer-italyada-turbulans-her-seye-ragmen-son-16-4801478</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/istanbulda-zafer-italyada-turbulans-her-seye-ragmen-son-16-4801478" rel="standout" />
      <description>Galatasaray, 5-2 kazandığı Juventus maçının rövanşında 90 dakika kabusu yaşadı. Karşılaşmanın İlk yarısını 1-0 geride tamamlayan sarı kırmızılılar, 10 kişi kalan rakibi karşısında ‘rahatladı’ derken her şey daha da kötüye gitti. 3-0’a gelen maçta Okan Buruk’un yedek kulübesinden yaptığı hiçbir dokunuş fayda sağlamadı. Ta ki uzatma bölümlerindeki Singo hamlesine kadar! Skor bu noktaya gelene kadar elde edilen pozisyonların değerlendirilememesi de rakibi maça daha güçlü bir şekilde motive etti ve</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, 5-2 kazandığı Juventus maçının rövanşında 90 dakika kabusu yaşadı. Karşılaşmanın İlk yarısını 1-0 geride tamamlayan sarı kırmızılılar, 10 kişi kalan rakibi karşısında ‘rahatladı’ derken her şey daha da kötüye gitti. 3-0’a gelen maçta Okan Buruk’un yedek kulübesinden yaptığı hiçbir dokunuş fayda sağlamadı. Ta ki uzatma bölümlerindeki Singo hamlesine kadar! Skor bu noktaya gelene kadar elde edilen pozisyonların değerlendirilememesi de rakibi maça daha güçlü bir şekilde motive etti ve temsilcimizdeki panik havası net bir şekilde hissedildi.</p><p><br></p><p>Sezon başından bu yana olduğu gibi Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki maçlarının yıldızı olan Victor Osimhen uzatmalarda attığı golle Juventus’un umutlarını yıkan adam oldu. İlk golde asisti yapan Barış Alper Yılmaz son dakikalarda attığı golle son sözü söyledi. İki Juve maçına genel olarak baktığımızda milli oyuncunun rakibin 3 oyuncusunu cezalı duruma düşürmesi ve bu maçta 1 asist yapıp 1 gol atmış olması da büyük bir mesajdı. </p><p><br></p><p>İlk maçta atılan 5 gol ve görkemli oyundan sonra Okan Buruk’a yapılan tüm övgüler bu maçta tamamen tersine döndü. Hoca ile ilgili ‘B  planı yok’ eleştirisi sürekli konuşulan bir şeydi. Zamanı öldürmek üzerine kurgulanan oyunda rakibin kırmızı kartı bile Galatasaray’ı kendine getiremedi. Tam bu noktada yedek kulübesi ve sahanın bağlantısının koptuğunu hissettik. Aynı TÜMOSAN Konyaspor maçında olduğu gibi. Galatasaray için bundan sonrasında halledilmesi gereken bölüm tam olarak burası. Felaket anlarında, işler iyi gitmediğinde Galatasaray’da teknik direktör ve saha arasında bağlantı kopuyor. Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon oynanan Frankfurt maçında da buna benzer sekansların yaşandığını hatırlatayım. </p><p><br></p><p>Bireysel performanslar açısından ele alırsak Galatasaray’da Lucas Torreira için büyük bir parantez açmak gerekiyor. Uruguaylı, Juventus maçının saha içerisindeki sorumlularından biriydi. Yaptırdığı anlamsız penaltı ve orta sahadaki olumsuz oyunu Juventus’un fizikli bölge oyuncularına davetiye çıkardı. Okan Hoca’nın ona bu denli sabretmesi de tartışma konusu. O bölgeye uzatma bölümlerinde giren ve fiziksel olarak sahadaki birçok oyuncudan güçlü durumda olan Singo’nun oluşturduğu fark belki de turu getirdi. </p><p><br></p><p>Kötü performanslara Leroy Sane’yi de ekleyelim. Özellikle 10 kişi kalan rakibe karşı sahaya atılabilecek en iyi isimdi. Ancak yaptığı top kayıpları büyük hayal kırıklığı yaşattı. Sezon başındaki ısınma dönemine geri döndü. Sane’nin acilen toparlanıp yeniden sorumluluk alması gerekecek. </p><p><br></p><p>Her şeye rağmen bir Türk takımı Şampiyonlar Ligi’nde mart ayını gördü ve son 16’da. Galatasaray bu turdan çok büyük dersler çıkartarak yoluna devam etmeli. Liverpool mu, Tottenham mı derseniz. Tabii ki Tottenham. Liverpool’u lig aşamasında yendik ama o denklemin içinde Anfield yoktu. Gerçekçi olmakta fayda var.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/istanbulda-zafer-italyada-turbulans-her-seye-ragmen-son-16-4801478</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:59:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Samimiyetsizlik!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/samimiyetsizlik-4800588</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/samimiyetsizlik-4800588" rel="standout" />
      <description>Süper ligde son viraja girdik… Takımların hata yapma şansları yok diyeceğim ama gelin görün ki biri hata yaptı mı arkası çorap söküğü gibi geliyor. Önceki hafta ilk iki şansını mucizelere bırakan Trabzonspor, geride kalan hafta saçını başını yoldu. Galatasaray’ın mağlubiyeti ve Fenerbahçe’nin beraberliği düşüncelerde yoktu ama hayatın birde gerçekleri var ve bu gerçeklerle yüzleşmek ağır gelir, açıkçası her iki camiaya da ağır geldi. Bundan sonrasının Galatasaray için buruk acı, Fenerbahçe için</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper ligde son viraja girdik… Takımların hata yapma şansları yok diyeceğim ama gelin görün ki biri hata yaptı mı arkası çorap söküğü gibi geliyor. </p><p>Önceki hafta ilk iki şansını mucizelere bırakan Trabzonspor, geride kalan hafta saçını başını yoldu. </p><p>Galatasaray’ın mağlubiyeti ve Fenerbahçe’nin beraberliği düşüncelerde yoktu ama hayatın birde gerçekleri var ve bu gerçeklerle yüzleşmek ağır gelir, açıkçası her iki camiaya da ağır geldi. </p><p>Bundan sonrasının Galatasaray için buruk acı, Fenerbahçe için ise kahır mektubu niteliğinde geçeceğinden yola çıkarsak, oyun istikrarının her hafta değişken olduğu Trabzonspor’da bundan sonrası için artık sayısal eksiklik mazeretinin yaz transfer dönemine kadar rafa kalkması gerekiyor. En azından mübarek ramazan ayında temcit pilavı gibi her hafta önümüze koyulmasının bir anlamı da yok kazancıda. Trabzonspor sezon başından beri göz ucu ile takip ettiği ilk iki sıradan artık vaz geçtiğine göre bundan sonrasını yapılandırma ve itilerek ardından gelenlere yer vermemek üzerine hedef koymalı. </p><p>Üçüncülük Trabzonspor için belki bir başarı değildir ama gelecek sezonlarda başarılı olunması için atılacak temeller adına önemli bir mihenk taşıdır. Sezonun bundan sonraki bölümü için yarışırken yapılanmasını sürdürmek zorunda olan Trabzonspor, yere sağlam basan bir anlayışın temelini atma mecburiyetini her zaman üzerinde hissetmeli. Gelecekte olmayacak bir oyuncu için sistemi ve yapıyı değiştirip tartışmanın merkezine yerleşmek planlamaya vurulacak en önemli darbe olur. Hep söylediğim gibi; Oyuncu bütünlüğü, düşünce bütünlüğü ve bu ikisine paralel yakalanacak düşünce bütünlüğü takımları başarıya getiren en önemli argümanlardır. Bu nedenle; bir oyuncu değiştirmek, bu oyuncu değişikliği ile oyun formasyonunu değiştirmek, yarar sağlamadığı gibi farklı konuları gündeme getirerek yoktan yere tartışmaya neden oluyor. Ve bu tartışma da maalesef camiada ayrışmaya kadar büyüyor. İşin şekli bir atasözümüzde dediği gibi; “Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır” şeklinde olsa tamam da değil ama. Transfer artık yok. Transfer dönemi de bitti. Trabzonspor camiası artık bu kayıkçı kavgasından vaz geçmeli, körün gördüğü, dilsizin söylediği, sağırın duyduğu gerçeği artık kabul etmeli. Bu saatten sonra transfer diye haykırmak iyi niyetten uzak, imha etme psikolojisi ile sahip olma psikolojisinin harmanlandığı düşünce zehrinin dışa vurum şeklidir. Bu zehrin daha fazla zarar vermemesi için camia bütünlüğünün sağlanarak herkesin öte yandan değil, gerçekten samimiyetini göstermesi gerekiyor. Öyle yandan çarklı muhabbet içinde destek söylemlerinin karşılığı olmadığı gibi samimiyeti de yok.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/samimiyetsizlik-4800588</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Marifet iltifata tabidir</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/marifet-iltifata-tabidir-4800103</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/marifet-iltifata-tabidir-4800103" rel="standout" />
      <description>Geçen hafta Beşiktaş’ın Başakşehir galibiyetinin ardından yazımın başlığını “Öz güven tuğlaları” şeklinde atmıştım. Bunu hissettiren ise hem yeni transferlerin takıma hızlı uyumu hem de Sergen Yalçın’ın maç öncesi verdiği demeçte, değiştirdiklerini söylediği oyun planını sahada da uygulamasıydı. Göztepe maçı öncesi de planlarını anlatan Sergen Hoca, kendinden emin ve ne yaptığını bilen bir havadaydı. Peki neydi oyunu bu kadar değiştiren yeni plan? Hemen filmi 2 hafta geriye saralım; Alanyaspor’la</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta Beşiktaş’ın Başakşehir galibiyetinin ardından yazımın başlığını “Öz güven tuğlaları” şeklinde atmıştım. Bunu hissettiren ise hem yeni transferlerin takıma hızlı uyumu hem de Sergen Yalçın’ın maç öncesi verdiği demeçte, değiştirdiklerini söylediği oyun planını sahada da uygulamasıydı. Göztepe maçı öncesi de planlarını anlatan Sergen Hoca, kendinden emin ve ne yaptığını bilen bir havadaydı. Peki neydi oyunu bu kadar değiştiren yeni plan? </p><p>Hemen filmi 2 hafta geriye saralım; Alanyaspor’la Dolmabahçe’de berabere kalınan maçı, yenilen golleri ve verilen pozisyonları hatırlayalım. O maçtan sonra ise “Kırmızı halı serseydiniz” diye başlık atmıştım yazıma… Çünkü orta saha Alanya stoperleri tarafından 50 metre top sürerek geçiliyordu! Rakip yarı alanda kalabalık bir şekilde şuursuzca yapılan bire bir baskı, rakip yarı alana gönderilen stoper ve kenar bekleri, dönen her topun pozisyon ya da golle sonuçlanması! Bu uzun süre böyle devam etti. </p><p>Son 2 maçtır ise, 2 stoperin de duran toplar dışında çakılı kalması, gerektiğinde topun arkasına geçip, orta sahayı kalabalık tutarak kapılan toplarla hızlıca rakip kaleye inme planı. Yani ayaklar yere daha sağlam bastığı gibi, hücumu büyük riskler alarak değil, arkadan kontrollü kurgulayarak yapmak… </p><p>Bu durumu sadece iyi transferlerin gelmesi ile açıklayamayız. Elbette o çok önemli bir faktör; Ancak en önemli değişim, Sergen Hoca ve ekibinin, uzun süredir yapmadıklarını yapıp, tekdüzelikten çıkarak yeni ve sağlam kurgularla, rakibe göre planlarla yeni bir oyuna geçmeleri…</p><p>İşte bu gelişim ve değişim; gelecek adına umut olur ve yarına dair hayaller kurdurur. Uzun süre sonra iyi oyunculara imza attırmak yönetimin; yeni oyun planıyla bunlardan kısa sürede iyi verim almak teknik heyetin marifetidir. Marifet de iltifata tabidir…</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/marifet-iltifata-tabidir-4800103</link>
      <subcategory>Ergin  Aslan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Siyah - beyaz dönüşüm</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/siyah-beyaz-donusum-4800112</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/siyah-beyaz-donusum-4800112" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş, Göztepe karşısındaki 4-0'lık galibiyetle sadece 3 puan almadı; aynı zamanda bir kimlik kazandığını da ilan etti. Sezonun ilk bölümünde savrulan, hedefini erkenden kaybeden bir takım görüntüsünden; ne yaptığını bilen, planlı ve sabırlı bir yapıya evrilen bir ekip izliyoruz artık. Bu dönüşümün mimarı kuşkusuz Sergen Yalçın. Derbide Fenerbahçe’ye kaybedilen maçtan sonra gelen 12 maçlık yenilmezlik serisi, teknik direktörün söylemlerinin sahaya yansıdığını gösteriyor. Özellikle Tüpraş Stadı’ndaki</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş, Göztepe karşısındaki 4-0'lık galibiyetle sadece 3 puan almadı; aynı zamanda bir kimlik kazandığını da ilan etti. Sezonun ilk bölümünde savrulan, hedefini erkenden kaybeden bir takım görüntüsünden; ne yaptığını bilen, planlı ve sabırlı bir yapıya evrilen bir ekip izliyoruz artık.</p><p><br></p><p>Bu dönüşümün mimarı kuşkusuz Sergen Yalçın. Derbide Fenerbahçe’ye kaybedilen maçtan sonra gelen 12 maçlık yenilmezlik serisi, teknik direktörün söylemlerinin sahaya yansıdığını gösteriyor. Özellikle Tüpraş Stadı’ndaki dirençli performans, bir takımın özgüven kazanmasının en somut göstergesi. Artık bu stat sadece bir saha değil; rakipler için psikolojik eşik.</p><p><br></p><p>Beşiktaş 12 maçtır kaybetmiyor. Üstelik bu seri, yıldızların bireysel parlamasından çok kolektif üretimle geldi. Son haftalarda skor yükünü çeken Orkun Kökçü bu kez direğe takılsa da oyunun aklını temsil etti. Savunmadan gelen katkıyı artıran Amir Murillo ve jeneriklik gollere imza atan Hyeon-gyu Oh'la siyah-beyazılar farklı bir kimliğe büründü. Orta sahada dengeyi kuran Wilfred Ndidi performansı da bu yapının sigortası niteliğinde.</p><p><br></p><p>Sonuç olarak tablo net: Bu takım şampiyonluk yarışına geç kalmış olabilir ama kimlik yarışını kazanmaya başlamış durumda. Eğer bu oyun disiplini korunur ve gençleşen kadronun gelişimi sürerse, bugün 'yeniden yapılanma' diye tarif edilen süreç yarın doğrudan zirve mücadelesine dönüşebilir. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/siyah-beyaz-donusum-4800112</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Beşiktaş'ın havasını değiştiren adam</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/besiktasin-havasini-degistiren-adam-4800055</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/besiktasin-havasini-degistiren-adam-4800055" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş'ın devre arasında kadrosuna kattığı Hyeon-gyu Oh, siyah beyazlıların çehresini değiştirdi. Dün akşam oynanan karşılaşmada Göztepe'ye harika bir gol atan Güney Koreli yıldız kulüp tarihine de geçti. Beşiktaş'ta ilk 3 maçında 3 gol atan Hyeon-gyu Oh bu alanda kulüp tarihinin en etkili ilk dönem performansını sağlamış oldu. Bu işin istatistik kısmıydı. Güney Koreli yıldız, Beşiktaş'a sadece skor katkısı sağlamadı. Psikolojik olarak tribünlerdeki olumsuz havayı dağıtan golcü oyuncu, ülkesinin</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş'ın devre arasında kadrosuna kattığı Hyeon-gyu Oh, siyah beyazlıların çehresini değiştirdi. Dün akşam oynanan karşılaşmada Göztepe'ye harika bir gol atan Güney Koreli yıldız kulüp tarihine de geçti.</p><p>Beşiktaş'ta ilk 3 maçında 3 gol atan Hyeon-gyu Oh bu alanda kulüp tarihinin en etkili ilk dönem performansını sağlamış oldu. </p><p>Bu işin istatistik kısmıydı. Güney Koreli yıldız, Beşiktaş'a sadece skor katkısı sağlamadı. Psikolojik olarak tribünlerdeki olumsuz havayı dağıtan golcü oyuncu, ülkesinin birçok markasını da Türkiye'ye çekebilir. Göztepe maçını Güney Kore televizyonlarında yayınlatan Hyeon-gyu Oh, belki de yaz transfer döneminde Beşiktaş'a sponsor çekme noktasında ciddi katkılar sağlayacaktır.</p><p>Asya pazarının futbol piyasasındaki etkileri biliniyor. Japonya ve Güney Kore bu noktada Türk takımları açısından bir madene dönüşebilir. Beşiktaş, Hyeon-gyu Oh'un performansını ticari anlamda da bir zafere dönüştürebilir.</p><p>Dünya Kupası'nda da boy gösterecek olan yıldız oyuncu şu ana kadar devre arasında yapılmış transferler arasında etki alanı en büyük oyuncu oldu. Böyle devam ederse Beşiktaş için çok daha fazla anlamlar teşkil edecek bir isimden bahsediyor olabiliriz. </p><p>Bekleyip, göreceğiz..</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/besiktasin-havasini-degistiren-adam-4800055</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 23:50:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Marka mı etiket mi?</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/marka-mi-etiket-mi-4798683</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/marka-mi-etiket-mi-4798683" rel="standout" />
      <description>Ülkemizde marka kavramı, ne yazık ki çoğu zaman bilimsel ve stratejik içeriğinden koparılarak, kişisel kanaatler ve dar bakış açılarıyla ele alınmaktadır. Marka, yalnızca bir isim ya da bir logo değil; bir amaca hizmet eden, ihtiyaca karşılık veren ve gerçek bir değer üreten sistemli yapıdır. Futbolda gerçek anlamda değer üreten dünya ülkelerinin aksine ülkemizde kolaycılığı seçip, ekonomiyi merkeze oturtarak üretimden çok, tüketim kültürünü geliştirerek topu değil, futbolun ekonomik tarafını çevirmeye</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde marka kavramı, ne yazık ki çoğu zaman bilimsel ve stratejik içeriğinden koparılarak, kişisel kanaatler ve dar bakış açılarıyla ele alınmaktadır. Marka, yalnızca bir isim ya da bir logo değil; bir amaca hizmet eden, ihtiyaca karşılık veren ve gerçek bir değer üreten sistemli yapıdır. Futbolda gerçek anlamda değer üreten dünya ülkelerinin aksine ülkemizde kolaycılığı seçip, ekonomiyi merkeze oturtarak üretimden çok, tüketim kültürünü geliştirerek topu değil, futbolun ekonomik tarafını çevirmeye çalışıyoruz. Markalaşma başlığı altında ortaya atılan birçok tanım ve isimlendirme, çoğunlukla mikro ölçekli yaklaşımlarla sınırlandırılmakta; yerel vurgular öne çıkarılmaya çalışılırken işin özü gözden kaçırılmaktadır. Bu yaklaşım, daha doğarken engelli kalan ya da doğduktan kısa bir süre sonra hayatta kalamayan “marka” girişimlerine zemin hazırlamaktadır. Çünkü marka, iyi niyetle değil; doğru yöntemle inşa edilir. Marka kavramının asıl hizmet etmesi gereken amacı doğru şekilde hayata geçirebilmek için, kanaatlerimizi merkeze koymak yerine bilgiyi, veriyi ve uzmanlığı merkeze almamız gerekir. Gerçek markalar, rastlantıyla değil; akılla, disiplinle ve ortak akılla doğar. Konuyu Trabzonspor penceresinden ele alırsak; belki veriyi değil ama bilgiyi ve uzmanlığı merkeze alarak geçmişte marka değerini yükselten bir Trabzonspor gerçeği varken, bugün bilimselliği de verilerle birlikte kullanma akılcılığı ile daha büyük hedeflere ulaşma şansını yakalayabilecek bir potansiyel var karşımızda. Son şampiyonluktan sonraki süreci yönetemeyen ve istikrarı bir türlü yakalayamayan bir kulüp varlığından yola çıkarsak, geçen sezon başında 14 oyuncu, ara transferde de 4 oyuncu daha alarak 18 transferle sezonu geçiren Trabzonspor’un Avrupa kupalarına katılamamasının nedenleri sezon bitimiyle birlikte halının altına süpürüldü. Her şeyin transferle çözülmediğini ve transferin hedef koyma kriteri olmayacağını anlamadan, mevcudu imha etme kültürüyle işin özünü kaçırdığımızı ya fark etmiyoruz ya da işimize gelmiyor. Genç bir ekip olduğu gibi takım olgusunu oluşturmak adına sayısal eksikliği de bulunan Trabzonspor, yıllardır yarışırken yapılanmasını da sürdüren rakipleri karşısında kasada ve sahada marka değerini yükseltecek potansiyele sahip bir camiadır. Bugün, sadece sonuca takılı kalarak haftalık yaşayan toplum bireyleri olarak negatif duyguların öfkeye dönüşmesine dikkat etmeden sadece topun üç direk arasından geçip geçmediğine yoğunlaştığımız için emekleme dönemindeki çocuktan koşmasını bekliyoruz. Bu nedenle; strateji, konumlandırma, hedef kitle analizi, değer önerisi ve uzun vadeli vizyon gibi unsurlar hesaba katılmadan yapılan her isimlendirme ya da tanımlama, marka değil; olsa olsa geçici bir etiket üretir. Ve bu markalaşma inatlaşmayla değil, omuz omuza vermekle gerçekleşir. Tabi ki saygı sınırlarını aşmadan.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-kemal-yazici/marka-mi-etiket-mi-4798683</link>
      <subcategory>Ali Kemal Yazıcı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öz güven tuğlaları</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/oz-guven-tuglalari-4798050</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/oz-guven-tuglalari-4798050" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş’ın yeni transferleri bireysel olarak geçer not alacaklar gibi duruyor. Ancak takım oyunu olan futbol öyle boyacı küpü gibi ‘sok çıkar rengi değişsin’ minvalinde bir spor değil. İdeal oyuna ulaşmak için birlikte oynama süresi ve sık antrenman tekrarı gerekir. Henüz bunlar için vakit bulamamış olan Sergen Yalçın, Başakşehir maçı öncesinde ön emareleri vermişti; “Bugün daha dengeli, savunmayı önceleyen ve topun arkasına geçen bir Beşiktaş göreceksiniz…” Nitekim öyle de oldu; geldiği günden</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş’ın yeni transferleri bireysel olarak geçer not alacaklar gibi duruyor. Ancak takım oyunu olan futbol öyle boyacı küpü gibi ‘sok çıkar rengi değişsin’ minvalinde bir spor değil. İdeal oyuna ulaşmak için birlikte oynama süresi ve sık antrenman tekrarı gerekir. Henüz bunlar için vakit bulamamış olan Sergen Yalçın, Başakşehir maçı öncesinde ön emareleri vermişti; “Bugün daha dengeli, savunmayı önceleyen ve topun arkasına geçen bir Beşiktaş göreceksiniz…” Nitekim öyle de oldu; geldiği günden beri birkaç maç dışında bu oyunu çok tercih etmemişti. Rakibe göre oyun oynamayı tercih etmek, tek düze oyuna saplanıp kalmamak bir teknik adam açısından pozitif bir durumdur. Sergen Hoca’nın bu konuda eksikleri de vardı. Bir hafta önceki Alanyaspor maçının başlangıcı bunun net göstergesi. Ancak Beşiktaş camiasının moral motivasyon olarak çok sıkıntılı dönemlerden geçtiği aşikarken, mümkün olduğu kadar pozitifi görüp, olumluyu öne çıkarmak da gerekiyor. Çünkü camiada herkesin pozitif havaya ihtiyacı var. Bölünmüşlük görüntüsü fayda sağlamadı, sağlamayacak. </p><p><br></p><p><strong>HATALARA RAĞMEN! </strong></p><p>Başakşehir maçında belirgin zafiyetler de vardı. Yine savunmada bireysel hatalar, fazlaca verilen pozisyonlar, oyunu geniş bir zaman diliminde rakibe bırakmak, gol katkısı vermelerine rağmen galipken 2 hücum oyuncusunu oyuna almak vs… Bunlar oluşacak olumsuz bir skorda öne çıkardı. Kenarda sinyal olarak dursun! Özellikle akan oyunda tercih hataları oluyor. Sergen Hoca’nın, ekibine kendi belirleyeceği isimleri takviye etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun ayıbı günahı yok. Hem kendisine, hem ekibine hem de takıma faydası olacaktır. </p><p><br></p><p><strong>KELEBEK ETKİSİ </strong></p><p>Başakşehir çok iyi takım ve zor deplasman. Futbolda bazen günü kurtarmak önemlidir. 1 gol sizin sezonun geri kalanındaki seyrinizi belirleyebilir. 1 gol kelebek etkisi yapabilir. Bazı maçlar oyundan ziyade skor maçlarıdır. Göztepe maçına da öyle bakıyorum. Yıllardır süregelen sıkıntılar siyah-beyazlıları kaygı bozukluğu sahibi yaptı. Bundan çıkmanın en önemli kriteri ise kendine olan güveni geri kazanıp ve kulübün hedefinin ne olması gerektiğini yeniden idrak etmek. Böyle kırılma maçlarından alınacak her galibiyet öz güven inşasına bir tuğla koymak demektir!</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/oz-guven-tuglalari-4798050</link>
      <subcategory>Ergin  Aslan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ezber bozan Tedesco</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ezber-bozan-tedesco-4797838</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ezber-bozan-tedesco-4797838" rel="standout" />
      <description>Fenerbahçe’nin Trabzonspor maçında oynadığı oyun çok değerli. Çünkü bu oyunu hem Avrupa maçlarında hem büyük maçlarda hem de gelecek sezon göreceğiz ve sistem oturursa Avrupa’da o beklenilen başarı da gelebilir. Fenerbahçe artık klasik bir 9 numaralı oyun tercih etmiyor. Elde bu tarz bir oyuncu olmayınca, ön hatta hareketlilik var. Son 2 maçta gördük ki, bu durum Kerem’e yaradı. Çünkü 9 numaralı oyunda önceden çizgiye hapsolan Kerem, bu sefer savunma arkası koşularını yapıp, half space’lere yani</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe’nin Trabzonspor maçında oynadığı oyun çok değerli. Çünkü bu oyunu hem Avrupa maçlarında hem büyük maçlarda hem de gelecek sezon göreceğiz ve sistem oturursa Avrupa’da o beklenilen başarı da gelebilir.</p><p>Fenerbahçe artık klasik bir 9 numaralı oyun tercih etmiyor. Elde bu tarz bir oyuncu olmayınca, ön hatta hareketlilik var. Son 2 maçta gördük ki, bu durum Kerem’e yaradı. Çünkü 9 numaralı oyunda önceden çizgiye hapsolan Kerem, bu sefer savunma arkası koşularını yapıp, half space’lere yani gol ve asist bölgelerine girebiliyor. Artık kendisine alan buluyor. Tedesco ön bölgede bağlantı kurabilecek, hareketli ve savunmayı sürekli karar vermeye zorlayan bir oyuncu istiyordu. Lookman olmayınca, eldeki oyuncularla yeni bir sisteme geçildi. </p><p>Trabzonspor maçına bakalım. Önde Talisca’yı çiftleyen Kerem, arkalarında Asensio, Kante, Guendouzi, İsmail gibi elmas şeklinde dizilmiş, baskı, pres, ikinci topları alma, oyuna enerji katma, hem hücum hem savunma geçişlerini çok doğru yapan oyuncular var. Alvarez de döndüğünde kesicilik seviyesi daha da yukarı çıkacak.</p><p>Mesela Trabzonspor’un merkezi güçlü. Görüyoruz ki merkezi kapatan, Trabzonspor’u zayıf olan kanatlara yönlendiren ve Asensio’nun merkeze yaklaşarak rakibine sayısal üstünlük kuran bir Fenerbahçe vardı. Ekstra bindirmeler de sorun çıkardı. Gol de öyle geldi. Oosterwolde öne çıkıp topu aldığında, Trabzonspor doğru adam paylaşımı yapamadı. Talisca’nın tekte oynayıp müthiş bir pas atması ve şiir gibi gol.</p><p>Kısacası bu oyun ilerledikçe daha iyi olacak. Bunlar da hep ezber bozan ve rakip analizlerini doğru yapan Tedesco’nun başarısı. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ezber-bozan-tedesco-4797838</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pes etmeyen Kartal</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/pes-etmeyen-kartal-4798247</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/pes-etmeyen-kartal-4798247" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş, zorlu Başakşehir deplasmanından santrası olmayan bir golle galip ayrıldı. Bu sadece üç puan değil, bir kimlik göstergesiydi; vazgeçmeyen, son ana kadar kovalayan ve Avrupa hedefini zihninden çıkarmayan bir takım refleksi. Üç puanı getiren golü Mustafa Hekimoğlu atsa da bu maçın kahramanı kuşkusuz Orkun Kökçü'ydü.  Üst üste dördüncü lig maçında ağları bulması tesadüf değil. İlk haftalarda 'nerede bu yıldız?' diye soranlar, şimdi onun liderliğe soyunduğunu görüyor. Futbol bazen sabır oyunudur</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş, zorlu Başakşehir deplasmanından santrası olmayan bir golle galip ayrıldı. Bu sadece üç puan değil, bir kimlik göstergesiydi; vazgeçmeyen, son ana kadar kovalayan ve Avrupa hedefini zihninden çıkarmayan bir takım refleksi.</p><p><br></p><p>Üç puanı getiren golü Mustafa Hekimoğlu atsa da bu maçın kahramanı kuşkusuz Orkun Kökçü'ydü.  Üst üste dördüncü lig maçında ağları bulması tesadüf değil. İlk haftalarda 'nerede bu yıldız?' diye soranlar, şimdi onun liderliğe soyunduğunu görüyor. Futbol bazen sabır oyunudur ve Orkun bu sabrın ödülünü almaya başlamış durumda.</p><p><br></p><p>Ara transfer döneminin dikkat çeken hamlelerinden Hyeon-gyu Oh da kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. İki maçta iki gol, istatistikten öte mesaj taşır: Adaptasyon sorunu yaşamayan, sorumluluktan kaçmayan bir forvet profili. Beşiktaş’ın hücum hattında uzun süredir eksik olan özgüven hissi yeniden filizleniyor gibi.</p><p><br></p><p>Maçın öne çıkan isimlerinden biri de Ersin Destanoğlu oldu. 4 net kurtarış yaparak galibiyetin mimarlarından olan genç eldiven, tepkilere rağmen güçlü bir irade ortaya koydu. </p><p><br></p><p>Yeni transferleriyle daha derli toplu bir görüntü veren siyah-beyazlılar, bunu sürdürür ve geliştirebilirse sezon sonunda sadece Avrupa bileti değil, yeni bir dönemin temelini de cebine koyabilir.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/pes-etmeyen-kartal-4798247</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ritim kontrolü ve alan yönetimi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ritim-kontrolu-ve-alan-yonetimi-4797586</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ritim-kontrolu-ve-alan-yonetimi-4797586" rel="standout" />
      <description>Maçın ilk 25 dakikasında ön alan baskısını doğru zamanlamayla uygulayan, rakibi ikinci bölgede hataya zorlayan ve oyunun kontrolünü eline alan bir Fenerbahçe izledik. Topa sahip olma süresi kadar, topu geri kazanma süresi de sarı-lacivertlilerin lehineydi. Ancak bu sekansın ardından Trabzonspor oyuna denge getirdi; geçiş hücumlarını daha hızlı oynayarak Fenerbahçe’yi geri koşulara mecbur bıraktı. Trabzonspor’un planı netti: Merkezi kalabalık tutmak, kenar ortaları ve ikinci toplar üzerinden tehdit</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Maçın ilk 25 dakikasında ön alan baskısını doğru zamanlamayla uygulayan, rakibi ikinci bölgede hataya zorlayan ve oyunun kontrolünü eline alan bir Fenerbahçe izledik. Topa sahip olma süresi kadar, topu geri kazanma süresi de sarı-lacivertlilerin lehineydi. Ancak bu sekansın ardından Trabzonspor oyuna denge getirdi; geçiş hücumlarını daha hızlı oynayarak Fenerbahçe’yi geri koşulara mecbur bıraktı.</p><p><br></p><p>Trabzonspor’un planı netti: Merkezi kalabalık tutmak, kenar ortaları ve ikinci toplar üzerinden tehdit üretmek. Nitekim hava toplarından skor da buldular. Buna karşın merkezdeki sayısal ve fiziksel üstünlük Fenerbahçe’deydi. Kante–İsmail–Guendouzi üçlüsü hem şiddetli pres hem de ikinci top organizasyonlarında ciddi üstünlük sağladı. Tempoyu belirleyen, oyunun ritmini ayarlayan yapı burasıydı.</p><p><br></p><p>Elmas yerleşimde Asensio, en uçta ama aslında serbest oyun kurucu rolünde takımın beyni gibi oynadı. Forveti çiftleyen Kerem ise savunma arkası koşular, doğru pozisyon alma ve zamanlama becerisiyle hem gol hem asist katkısı verdi. Bu sistemde beklerin rolü kritik; genişliği sağlayan ve hücumda derinlik veren Mert ile Semedo iki yönlü oyunu çok doğru oynadı.</p><p><br></p><p>Asensio’nun golü ise tam anlamıyla organize bir geçiş hücumu örneğiydi: Orta sahada kazanılan top, Talisca’nın tek dokunuşu, Kerem’in doğru tercihleri…</p><p><br></p><p>Fenerbahçe şu an hem geçiş hem set oyununu akıllı ve usta ayaklarla oynayan, planı net bir takım görüntüsünde. Bu oyun şampiyonluk yolunda belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/ritim-kontrolu-ve-alan-yonetimi-4797586</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor için derbinin şifresi belli!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/trabzonspor-icin-derbinin-sifresi-belli-4797473</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/trabzonspor-icin-derbinin-sifresi-belli-4797473" rel="standout" />
      <description>Sezon başında kurduğu genç ve dinamik kadro ile Süper Lig’de zirve yarışının içinde yer alan Trabzonspor, ezeli rakiplerinden Fenerbahçe ile çok çok önemli bir maça çıkacak. İstanbul takımlarının aksine potansiyelli futbolcuları keşfedip, onlarla birlikte yarışmayı seçen bordo-mavililer şimdiye kadar hiç de fena iş çıkarmadı. Peki bu takımın seviyesi tam olarak ne, şampiyonluk yarışının içinde olabilir mi? Fenerbahçe maçı bu soruların cevabını verebilir. Fatih Tekke’nin dar rotasyonlu iyi bir 11’i</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sezon başında kurduğu genç ve dinamik kadro ile Süper Lig’de zirve yarışının içinde yer alan Trabzonspor, ezeli rakiplerinden Fenerbahçe ile çok çok önemli bir maça çıkacak. İstanbul takımlarının aksine potansiyelli futbolcuları keşfedip, onlarla birlikte yarışmayı seçen bordo-mavililer şimdiye kadar hiç de fena iş çıkarmadı. Peki bu takımın seviyesi tam olarak ne, şampiyonluk yarışının içinde olabilir mi? Fenerbahçe maçı bu soruların cevabını verebilir. Fatih Tekke’nin dar rotasyonlu iyi bir 11’i var ancak Domenico Tedesco’nun sahibi olduğu kadar geniş ve pahalı bir kadrosu yok. Maç, yedek kulübelerinin kilidi çözmesine kalırsa gidişat Fenerbahçe’nin avantajına olur. Bu yüzden Trabzonspor’un geriye düşmemesi ve oyunun kontrolünü elinde bulundurması gerekiyor. Geriye düşenin zor kazanacağı hatta puan bile alamayacağı bir maç izleyebiliriz. Trabzonspor her şeyini ortaya koyacaktır. Stadyum atmosferinin de oyunun enerjisini yükseltmesi doğal. Bazı maçlar, bir hikayenin başlangıcıdır. Trabzonspor için bugün oynanacak Fenerbahçe maçı onlardan bir tanesi. Trabzonspor adına Onana ve Onuachu'nun kilit oyuncular olmasını bekliyorum.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/trabzonspor-icin-derbinin-sifresi-belli-4797473</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 12:01:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kırmızı halı serseydiniz!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/kirmizi-hali-serseydiniz-4795786</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/kirmizi-hali-serseydiniz-4795786" rel="standout" />
      <description>Transferin son günlerinde takıma katılan isimlerle beraber ligin ikinci yarısı için heyecanlanmıştı Beşiktaşlılar. Ara transferde hazır oyuncu almak çok mühimdir. Yoksa fizik olarak ideal seviyeye gelmesini bekleyip bir de takım/taktik uyumunu beklersen lig biter. Gelir gelmez takıma giren oyuncu bir tane ise bu durum diğerleri tarafından tolere edilir. Ancak bu sayı 3 olursa, takım koordinasyonu dediğin şey sırıtır. Böyle durumlarda, en sağlıklı olanı maça kontrollü başlayarak olup biteni tartmak…</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Transferin son günlerinde takıma katılan isimlerle beraber ligin ikinci yarısı için heyecanlanmıştı Beşiktaşlılar. Ara transferde hazır oyuncu almak çok mühimdir. Yoksa fizik olarak ideal seviyeye gelmesini bekleyip bir de takım/taktik uyumunu beklersen lig biter. Gelir gelmez takıma giren oyuncu bir tane ise bu durum diğerleri tarafından tolere edilir. Ancak bu sayı 3 olursa, takım koordinasyonu dediğin şey sırıtır. Böyle durumlarda, en sağlıklı olanı maça kontrollü başlayarak olup biteni tartmak… Hem yeni oyuncuların reaksiyonunu hem takımın yeni oyunculara gösterdiği reaksiyonu hem de rakibi gözlemlersin.</p><p>Ancak Beşiktaş; Alanyaspor maç başlangıcında ne yapmaması gerekiyorsa yaptı. Maç başlangıcı, tercihler ve oyun anlayışı tamamen Alanyaspor’un ekmeğine yağ sürdü. Joao Pereira Hoca ilk yarının sonunda Sergen Yalçın’a teşekkür etse yeriydi. Alanyaspor’un böyle maçları nasıl oynadığını analiz etmeniz için 2 maçını izlemeniz yeterli. Daha fazlasına gerek yok. Maç başlangıcında Alanyaspor’a karşı ne yapılmaz denilse; iki bekle birlikte stoper rakip yarı alana gönderilmez. Zaten Olaitan ve Orkun rakip alanda konuşlanmışken, Ndidi ve Emirhan’ın bu hızlı çıkılarla baş etmesi göle yoğurt mayalamak gibidir… Alanyaspor’a 30 metre boşluklar bu kadar kolay verilmez. Hele kalecinin güven problemi varsa hiç verilmez… Alanyaspor stoperinin 60 metre top sürdüğü yerde, ortalık podyuma dönmüştü. Orta sahada Alanyasporlu futbolcuların geçişi için bir kırmızı halı eksikti!</p><p><br></p><p><strong>CENGİZ SEVDASI! </strong></p><p>Ön alan baskısı ile dengesiz, kontrolsüz ve şuursuzca yapılan adam adama baskıyı birbirine karıştırmayalım. Beşiktaş ikincisini yapıyor. Ve dikkat edin, aldığı bu riskler büyük oranda pozisyon ve gol olarak kalesine dönüyor. Ve hep aynı şey oluyor. Hadi maça yanlış başladın, akan oyunda müdahale edip bunu değiştirirsin! Bu kadar çok gol yiyen, bu kadar çok puan kaybeden takımın, bırakın şampiyonluk hayali kurmasını, Avrupa hayali kurması bile zor! Sergen Hoca’nın acilen bu konuda anlayış değişikliğine gitmesi şart.  </p><p>Öte yandan Cengiz Ünder’i “ligin en iyisi yapma sevdası!” oyuna da takıma da zarar veriyor. Cengiz’in niyeti iyi olabilir ancak beyninin düşündüğünü ayakları yapamıyor! Hal böyleyken neredeyse bütün maç oyunda tutmak; sırf bu yüzden Cerny’nin yerini değiştirip, oyundan da sürekli ilk onu almak, yarın öbür gün başka sorunlara neden olacaktır. </p><p><br></p><p><strong>STANDARTSIZLIK!</strong></p><p>Yeni transferlerin enerjisini ve katkısını beğendim. Diğer isimlerin de katılımıyla kalite daha yukarı çıkacaktır elbette. Devre arası 50 milyon avro harcamış bir takımdan ikinci yarıda üst sıralara tırmanmasını, daha güçlü futbol oynamasını, Avrupa hedefini tutturmasını beklemek herkesin hakkı… </p><p>Öte yandan maçın hakeminin Beşiktaş’ın süresinden çalması ve ekibiyle birlikte vermediği penaltı kulübün içinden geçtiği süreçten aldığı cesaretten olsa gerek… Başka statlarda bu kararları böyle kolay veremiyorlar!</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/ergin-aslan/kirmizi-hali-serseydiniz-4795786</link>
      <subcategory>Ergin  Aslan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 03:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dolmabahçe’de ıslıkla alkış arasında</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/dolmabahcede-islikla-alkis-arasinda-4795892</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/dolmabahcede-islikla-alkis-arasinda-4795892" rel="standout" />
      <description>Beşiktaş - Alanyaspor maçı, skordan çok siyah-beyazlıların kronik sorunlarını bir kez daha yüzümüze vurdu. Tüpraş Stadı’nda 16 dakikada 2-0 geriye düşen bir Beşiktaş’tan söz ediyoruz. Sergen Yalçın’ın da dediği gibi Beşiktaş adına sezonun en kötü ilk 20 dakikası oynandı; sadece skor değil, tribün de psikoloji de o dakikalarda kaybedildi. Beşiktaş bu sezon iç sahada beşinci kez puan kaybı yaşarken, Dolmabahçe’nin artık eskisi kadar 'korkulan' bir deplasman olmaması en düşündürücü tablo. Maçın bir</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş - Alanyaspor maçı, skordan çok siyah-beyazlıların kronik sorunlarını bir kez daha yüzümüze vurdu. Tüpraş Stadı’nda 16 dakikada 2-0 geriye düşen bir Beşiktaş’tan söz ediyoruz. Sergen Yalçın’ın da dediği gibi Beşiktaş adına sezonun en kötü ilk 20 dakikası oynandı; sadece skor değil, tribün de psikoloji de o dakikalarda kaybedildi. Beşiktaş bu sezon iç sahada beşinci kez puan kaybı yaşarken, Dolmabahçe’nin artık eskisi kadar 'korkulan' bir deplasman olmaması en düşündürücü tablo.</p><p>Maçın bir diğer fotoğrafı tribünlerdi. Ersin Destanoğlu’na maç öncesi verilen destek, iki golün ardından protestoya, ikinci yarıda ise yeniden alkışa dönüştü. Bu gelgit, aslında Ersin’den çok Beşiktaş’ın ruh halini anlatıyor. Genç bir kalecinin böylesine sert dalgalanmalar yaşaması kolay değil. Sergen Yalçın’ın “Ersin gibi bir oyuncunun ön plana çıkmasını doğru bulmuyorum” sözleri de bu yüzden önemli. Sorun tek bir oyuncu değil.</p><p><br></p><p>İkinci yarıda ise başka bir Beşiktaş vardı. Baskı kuran, pozisyon bulan ama bitiremeyen bir takım… Orkun Kökçü’nün gollere devam etmesi, Hyeon-gyu Oh’un ilk maçında siftah yapması ve Olaitan'ın orta sahadaki direnci ve Murillo’nun sahneye çıkması, geleceğe dair küçük ama değerli notlar. Buna karşın VAR incelemeleri, oyunun uzun süre durması ve sadece 6 dakikalık uzatma, Beşiktaş cephesinde haklı bir serzenişe neden oldu. Topun oyunda kalma süresi meselesi, bu ligin değişmeyen yarası olmaya devam ediyor.</p><p><br></p><p>Sonuçta 2-2’lik beraberlik tabelada bir puan yazdırdı ama Beşiktaş için alarm zilleri hala çalıyor. Yeni transferler, yeniden yapılanma ve 'inşa' söylemi doğru olabilir; fakat Dolmabahçe’de maçlara bu kadar kötü başlamak, ne projeyle ne sabırla açıklanabilir. Beşiktaş’ın önce ilk 20 dakikayı kazanmayı öğrenmesi gerekiyor. Çünkü o dakikalar kaybedildiğinde, geri dönüş her zaman mümkün olmuyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/selman-agrikan/dolmabahcede-islikla-alkis-arasinda-4795892</link>
      <subcategory>Selman Ağrıkan</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 02:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzon'daki Fenerbahçe maçı hikayenin başlangıcı olabilir</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/trabzondaki-fenerbahce-maci-hikayenin-baslangici-olabilir-4795672</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/trabzondaki-fenerbahce-maci-hikayenin-baslangici-olabilir-4795672" rel="standout" />
      <description>Trabzonspor, sezon başından bu yana bir kadro inşaası için mücadele ediyor. Yaz transfer döneminde bunun bir kısmı halledilmiş gibi gözükse de kış transfer dönemi istenildiği gibi geçmedi. Kurulan genç ve dinamik kadroya deneyimli isimler eklenilmek istenilse de bu doğrultudaki hedefler gerçekleşmedi. Bordo-Mavili camia buna rağmen Samsunspor deplasmanından farklı bir galibiyet çıkardı ve Fenerbahçe maçı öncesinde bir kenetlenme sağladı. Bu dakikadan sonra yapılması gereken de buydu. Ocak ayında</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor, sezon başından bu yana bir kadro inşaası için mücadele ediyor. Yaz transfer döneminde bunun bir kısmı halledilmiş gibi gözükse de kış transfer dönemi istenildiği gibi geçmedi. Kurulan genç ve dinamik kadroya deneyimli isimler eklenilmek istenilse de bu doğrultudaki hedefler gerçekleşmedi. </p><p>Bordo-Mavili camia buna rağmen Samsunspor deplasmanından farklı bir galibiyet çıkardı ve Fenerbahçe maçı öncesinde bir kenetlenme sağladı. Bu dakikadan sonra yapılması gereken de buydu. Ocak ayında transfer şarttı. Ancak transferler gerçekleşmedi diye mevcut takıma destek vermemek olmaz. Trabzonspor'un mevcut takımının en çok ihtiyacı olan şey onlara omuz verecek bir taraftar kitlesi.</p><p>Trabzonspor, sezonun kalan kısmında zorlu bir savaş verecek. Rakiplerinin pahalı ve geniş kadrolarının yanında daha mütevazi ve dar bir kadroyla hedefe yürümeye çalışacak.</p><p>Bu noktada Fatih Tekke hoca için müthiş bir referans sezonunu yaşayacağız gibi gözüküyor. Hoca, ciddi paraların harcandığı bir dönemde eldeki kadroyla iyi bir derece yapabilirse müthiş bir hikaye yazmış olacak.</p><p>Fenerbahçe maçını işaret ederek tamamlayalım. Çünkü böyle maçların futbolda ne anlama geldiğini biliyoruz. </p><p>Trabzon'da kazanılacak bir Fenerbahçe karşılaşması Trabzonspor'un mevcut sezondaki gidişatını bambaşka bir seviyeye çıkartacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-goksel/trabzondaki-fenerbahce-maci-hikayenin-baslangici-olabilir-4795672</link>
      <subcategory>Mustafa Göksel</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 22:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Omurga tamam golcü eksik: Planlama sınıfta kaldı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/omurga-tamam-golcu-eksik-planlama-sinifta-kaldi-4795286</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/omurga-tamam-golcu-eksik-planlama-sinifta-kaldi-4795286" rel="standout" />
      <description>Fenerbahçe, kağıt üzerinde güçlü görünen ama saha içi planlama açısından soru işaretleri barındıran bir transfer dönemi geçirdi. Kante, Musaba, Guendouzi gibi kalite ve tempo getiren isimlerin yanına, potansiyeli yüksek Cherif’in eklenmesi “iyi transfer” algısını doğurdu. Ancak mesele sadece iyi oyuncu almak değil, doğru oyuncuları doğru planın içine yerleştirmek. Asıl problem forvet hattında başlıyor. Mevcut santrforlarını gönderip, onların yerini dolduracak net bir golcü almıyorsan burada ciddi</description>
      <category>Yazarlar</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe, kağıt üzerinde güçlü görünen ama saha içi planlama açısından soru işaretleri barındıran bir transfer dönemi geçirdi. Kante, Musaba, Guendouzi gibi kalite ve tempo getiren isimlerin yanına, potansiyeli yüksek Cherif’in eklenmesi “iyi transfer” algısını doğurdu. Ancak mesele sadece iyi oyuncu almak değil, doğru oyuncuları doğru planın içine yerleştirmek.</p><p>Asıl problem forvet hattında başlıyor. Mevcut santrforlarını gönderip, onların yerini dolduracak net bir golcü almıyorsan burada ciddi bir planlama hatası vardır. Cherif yüksek tavanlı bir oyuncu olabilir, müthiş de patlayabilir; ama bu tamamen bir belirsizlik. Şampiyonluk hedefi olan bir takım için papatya falı açmak değil, daha net bir bitirici profile yönelmek gerekirdi.</p><p>Şu an tablo net: Fenerbahçe adeta “forvetsiz şampiyonluk” denemesi yapıyor. Kalede tutanı var, orta sahada gücü var, oyunu yönlendirecek isimleri var, kreatif ayakları var. Ederson’dan başlayıp Skriniar, Kante ve Asensio’ya uzanan güçlü bir omurga kurulmuş durumda. Ancak bu omurganın ucunda olması gereken, tabelayı değiştirecek santrfor eksik.</p><p>Eski yönetimde de futbol yapılanması sorunluydu; denge bir türlü tutmuyordu. Bu yönetim de transfer döneminde benzer bir planlama sıkıntısı yaşadı. Sağlam parçalar var ama tamamlayıcı son dokunuş eksik.</p><p>Bundan sonrası tamamen Tedesco’nun sistemine ve çözüm üretme becerisine kalıyor. Ancak futbolun değişmeyen bir gerçeği var: Şampiyonluk, atanın ve tutanın net olduğu takımların işidir. Fenerbahçe’nin tutanı var, omurgası var; ama golcüsü yok. Golcün olmadan, bu ligde mutlu sona ulaşmak çok zor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-celikbasli/omurga-tamam-golcu-eksik-planlama-sinifta-kaldi-4795286</link>
      <subcategory>Ömer Çelikbaşlı</subcategory>
      <dc:creator />
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>