<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="https://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>Yeni Şafak - 15 Temmuz Darbe Girişimi </title>
    <link>https://www.yenisafak.com/15temmuz-darbe-girisimi</link>
    <atom:link href="https://www.yenisafak.com/rss-feeds?category=15temmuz-darbe-girisimi" rel="self" type="application/rss+xml" />
    <description>Türkiye'nin Birikimi</description>
    <copyright>(c) 2026, Yeni Şafak</copyright>
    <lastBuildDate>Sat, 14 Mar 2026 15:55:43 GMT+3</lastBuildDate>
    <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 15:55:43 GMT+3</pubDate>
    <language>tr-TR</language>
    <image>
      <title>Yeni Şafak</title>
      <url>https://www.yenisafak.com/assetsNew/img/logorss.png</url>
      <link>https://www.yenisafak.com/</link>
    </image>
    <item>
      <title>Muğla merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 4 zanlı yakalandı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/mugla-merkezli-12-ilde-dolandiricilik-operasyonu-4-zanli-yakalandi-4805976</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/mugla-merkezli-12-ilde-dolandiricilik-operasyonu-4-zanli-yakalandi-4805976" rel="standout" />
      <description>Muğla merkezli 12 ilde düzenlenen dolandırıcılık operasyonunda gözaltına alınan 13 şüpheliden 4'ü tutuklandı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "Nitelikli dolandırıcılık (yatırım dolandırıcılığı)" suçuna yönelik çalışma başlattı.</p><p>İnternette bir siteye giriş yaparak, WhatsApp üzerinden irtibata geçen kullanıcıların, çeşitli yabancı ülke borsalarından hisse alacakları vaadiyle banka hesaplarına 21 milyon 500 bin lira gönderen müştekilerin şikayeti üzerine ekipler harekete geçti.</p><p>Muğla merkezli İzmir, İstanbul, Antalya, Çanakkale, Ankara, Van, Adana, Kırklareli, Yalova, Şanlıurfa ve Şırnak’ta eş zamanlı düzenlenen operasyonda 13 şüpheli yakalandı.</p><p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı, 4’ü hakkında ev hapsi kararı verildi. Hakimlikçe 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 4 zanlı ise tutuklandı.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4805941" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/3/14/9bde7ec5-vrvq96b5ymr3guniz779c.webp" data-title="Çöp evde 7 yıl hapis: Alman anneden kaçırılan çocuk harabe evde bulundu" data-url="/foto-galeri/gundem/cop-evde-7-yil-hapis-alman-anneden-kacirilan-cocuk-harabe-evde-bulundu-4805941" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Çöp evde 7 yıl hapis: Alman anneden kaçırılan çocuk harabe evde bulundu</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4805948" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/3/14/287e9fad-ggp52r1dby772f1zzrrop7.webp" data-title="Afyonkarahisar'da devrilen TIR'da 27 ton havuç ziyan oldu" data-url="/video-galeri/gundem/afyonkarahisarda-devrilen-tirda-27-ton-havuc-ziyan-oldu-4805948" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Afyonkarahisar'da devrilen TIR'da 27 ton havuç ziyan oldu</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4805971" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/3/14/34b53df1-ki7hpggnf2p3caa715z3y5.webp" data-title="Adana merkezli 6 ilde 'yasa dışı bahis operasyonu': 28 şüpheli yakalandı" data-url="/gundem/adana-merkezli-6-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-28-supheli-yakalandi-4805971" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Adana merkezli 6 ilde 'yasa dışı bahis operasyonu': 28 şüpheli yakalandı</span></span></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/mugla-merkezli-12-ilde-dolandiricilik-operasyonu-4-zanli-yakalandi-4805976</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/3/14/24726412-qgg9q3r50rbi57qnfvt6e.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 15:55:43 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bodrum'da turizmciler bayram hazırlıklarına başladı: Rezervasyonlar yüzde 50'yi aştı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/bodrumda-turizmciler-bayram-hazirliklarina-basladi-rezervasyonlar-yuzde-50yi-asti-4805884</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/bodrumda-turizmciler-bayram-hazirliklarina-basladi-rezervasyonlar-yuzde-50yi-asti-4805884" rel="standout" />
      <description>Muğla'nın Bodrum ilçesinde, Ramazan Bayramı ve ara tatil öncesi hazırlıklar tamamlandı. Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Ömer Faruk Dengiz, bayram süresince 290'ın üzerinde otelin hizmet vereceğini belirtip, "Şimdiden yüzde 50’nin üzerinde bir rezervasyon rakamına ulaşıldı" dedi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından Bodrum'da turizm sektörü temsilcileri, yaklaşan Ramazan Bayramı, okulların ara tatili ve Paskalya Bayramı'nın birleşmesi ile sezonun erken başlayacağını söyledi. </p><p>Hava sıcaklıklarının 20-25 derecelere ulaştığı ilçede, işletmeler sahilleri ve tesislerini misafirleri için hazırladı. Bayramda Bodrum'da 290’ının üzerinde otelin açık olacağını belirten Bodrum Otelciler Derneği Başkanı Ömer Faruk Dengiz, <em>"İyi bir izlenim yakalıyoruz. Sezona erken gireceğimiz gibi, rezervasyon almaya devam ediyoruz. Bizim için bu moral olacaktır. Genele baktığımız zaman şimdiden yüzde 50’nin üzerinde bir rezervasyon rakamına ulaşıldı. Bunu yanı sıra eğlence noktalarında konserler ve canlı müzikler olacak. Eğlence mekanlarında da doluluklar var. Kış aylarında 2 senedir, haftada 2 gün İngiltere ve İrlanda’dan direkt uçuşlar vardı. Paskalya tatilini değerlendirmek isteyen İngilizler ve İrlandalılar, buraya gelecekler. Bunun yanı sıra Bodrum'da yazlık sahibi olanlar da bu bayramda da burada tatil yapacaklar"</em> dedi.</p><h2>FİYATLAR 1000 LİRADAN BAŞLIYOR</h2><p>Bodrum Otelciler Derneği Başkan Yardımcısı Alişir Şahin ise Bodrum'da bayramda güzel bir havanın tatilcileri beklediğini söyledi. Şahin, her bütçeye uygun tatil fırsatı olduğunu belirterek, "Tatil anlamında, 'Ege havası alayım' derseniz Bodrum, yıllardır iç pazarda çok sevilen bir destinasyon. Fiyat anlamında makul rakamlara hizmet veren otellerimiz var. Otellerimizde fiyatlar, verilen hizmete göre kişi başı günlük 1000 liradan başlıyor 6 bin liraya kadar çıkabiliyor" diye konuştu. Bayramda yazlıkçıların da ilçeye geleceğini öngördüklerini kaydeden Şahin, <strong>"Bodrum'da bayram sorasında da hareketlilik sürer. 01-30 Nisan tarihleri arasında otellerin çoğu açılmış olacak. Mart, nisan ve mayıs ayları düşük sezon oluyor" </strong>dedi.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4803849" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/3/7/96f6d228-7pkjjz6vc0grwt6t9kurd.webp" data-title="Kaçakçılara geçit yok! Türkiye’nin tarihi mirası sınırda kurtarıldı" data-url="/gundem/kacakcilara-gecit-yok-turkiyenin-tarihi-mirasi-sinirda-kurtarildi-4803849" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Kaçakçılara geçit yok! Türkiye’nin tarihi mirası sınırda kurtarıldı</span></span></p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4804992" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/3/11/bcf18fa1-j36egfvnlli76q3hi9a2k9.webp" data-title="Tarihin sıfır noktası! 4 milyonu aşkın insan görmek için bölgeye akın etti" data-url="/foto-galeri/hayat/tarihin-sifir-noktasi-4-milyonu-askin-insan-gormek-icin-bolgeye-akin-etti-4804992" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Tarihin sıfır noktası! 4 milyonu aşkın insan görmek için bölgeye akın etti</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4805616" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/3/13/236f3370-adip65l2vhbydbpo3m51jb.webp" data-title="Bakan Ersoy: Kültür tarihimizdeki ustaları yaşatmak minnet ve vefa borcumuzdur " data-url="/hayat/bakan-ersoy-kultur-tarihimizdeki-ustalari-yasatmak-minnet-ve-vefa-borcumuzdur-4805616" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Bakan Ersoy: Kültür tarihimizdeki ustaları yaşatmak minnet ve vefa borcumuzdur </span></span></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/bodrumda-turizmciler-bayram-hazirliklarina-basladi-rezervasyonlar-yuzde-50yi-asti-4805884</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/3/14/922861c0-hydww2c9ghrmcjli4n4d1f.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 10:37:45 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>15 Temmuz gecesinde Yeni Şafak'ın hikayesi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gecesinde-yeni-safakin-hikayesi-4730400</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gecesinde-yeni-safakin-hikayesi-4730400" rel="standout" />
      <description>Yeni Şafak'ın 15 Temmuz şehidi Mustafa Cambaz anısına düzenlediği fotoğraf yarışmasında ödüller sahiplerini buluyor. Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Albayrak Grubu yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Programda Yeni Şafak'ın 15 Temmuz gecesinde yaptıkları ve oynadığı önemli role ilişkin bir film yayınlandı. İşte o film.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gecesinde-yeni-safakin-hikayesi-4730400</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/19/a2ae76d7-3y70wg4cmkumzlldclsbz.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Sat, 19 Jul 2025 21:58:19 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şehitler için 90 bin camide dua edildi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/sehitler-icin-90-bin-camide-dua-edildi-4729369</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/sehitler-icin-90-bin-camide-dua-edildi-4729369" rel="standout" />
      <description>Diyanet İşleri Başkanlığınca 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programları kapsamında düzenlenen ‘Sabah Namazı Buluşması'nda tüm camilerde 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle tüm camilerde sabah namazı buluşması düzenlenerek, şehitler, gaziler ve millet için dualar edildi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da Hacı Bayram-ı Veli Camii'nde gerçekleştirilen sabah namazı buluşmasında Ankaralılarla bir araya geldi. Programda sabah namazını kıldıran ve Kur'an-ı Kerim okuyan Erbaş, okunan tesbihatlar ve getirilen salavatların ardından şehitler için dua etti.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/16/4d16e05a-hhbelm9w9gn8nwt5adyynb.jpeg" data-card-width="1203" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/16/4d16e05a-hhbelm9w9gn8nwt5adyynb.jpeg"></p><p><br></p><p>Başkan Erbaş, duasında şu niyazda bulundu:</p><p><br></p><p><strong>"İlahi Ya Rabbi. Bundan 9 yıl önce, 15 Temmuz gecesi, vatanımızı işgal etmeye kalkışan dahili ve harici hainlere karşı, canlarını siper ederek fedai can eden bütün şehitlerimizin ruhlarına hediye eyledik, vasıl eyle Ya Rabbi! Kabirlerini cennet bahçelerinden bir bahçe eyle Ya Rabbi. Kur'an-ı Kerim'in nuruyla kabirlerini pür nur eyle Ya Rabbi! Mekanlarını cennet, makamlarına ali eyle Ya Rabbi. İlahi Ya Rabbi Biz biliyoruz ki şehitlik, peygamberlikten sonra en büyük mertebedir. Allah'ın Resulü Hz. Muhammed Mustafa (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) bize böyle buyurmaktadır. İlahi Ya Rabbi. Uzaktan yakından gelmiş duamıza ‘amin' diyen şuradaki mümin kullarını şehitlerimizle birlikte Peygamber Efendimizin Livaü'l-hamd sancağı altında cümlemizi haşr-u cem eyle. İlahi Ya Rabbi. O gece tankların önünde durarak devletimizi, milletimizi, vatanımızı, ezanımızı, bayrağımızı, ırzımızı, namusumuzu korumak için mücadele eden ve yaralanan, gazi mertebesine ulaşan kardeşlerimiz oldu. Cümle gazilerimize şifalar ihsan eyle Ya Rabbi. Hayırlı ömürler nasip eyle Ya Rabbi! Uzun ömürler nasip eyle Ya Rabbi! Şehitlerimizin yakınlarına annelerine, babalarına, kardeşlerine, evlatlarına, yakınlarına, akrabalarına sabr-ı cemil ihsan eyle Ya Rabbi. İlahi Ya Rabbi. Devletimize düşmanlık yapan hainleri kahrı perişan eyle. Milletimizi, devletimizi ilelebet payidar eyle Ya Rabbi! Birliğimizi, dirliğimizi, beraberliğimizi daim eyle Ya Rabbi. Cümle kötülere, şerlilere fırsat verme Ya Rabbi.  Allah'ım buyuruyorsun ki ‘Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız. Ayrılıp bölünmeyiniz.' İlahi Ya Rabbi! Bu ayet-i kerimenin sırrına ve emrine göre hareket ederek vatanımıza, milletimize sahip çıkmayı, hepimize nasip eyle Ya Rabbi."</strong></p><p><br></p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4729098" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2025/7/16/359c49ef-l1jtlgp8pu0wet3py86v0f.jpeg" data-title="Diyanet İşleri Başkanı Erbaş 15 Temmuz için sela okudu" data-url="/video-galeri/gundem/diyanet-isleri-baskani-erbas-15-temmuz-icin-sela-okudu-4729098" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false">Diyanet İşleri Başkanı Erbaş 15 Temmuz için sela okudu</span></span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/sehitler-icin-90-bin-camide-dua-edildi-4729369</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/16/7435c41a-en0tuzb04wjr0daio6r6ia.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 16 Jul 2025 17:03:06 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alnından öptüğü gencin görüntüleri yeniden gündem oldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gecesi-cumhurbaskani-erdoganin-alnindan-optugu-gencin-goruntuleri-yeniden-gundem-oldu-4729011</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gecesi-cumhurbaskani-erdoganin-alnindan-optugu-gencin-goruntuleri-yeniden-gundem-oldu-4729011" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz hain darbe girişiminde arkadaşlarıyla Atatürk Havalimanına koşan Ahmet Onay, verdikleri mücadele sırasında yaralandı. Kanlar içinde yerde yatarken, havalimanına gelen Başkan Erdoğan'ın alnından öptüğü Onay'ın görüntüleri tekrar gündem oldu.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><br></h2><h2>'Ayağa kalk bize yakışmaz' dedi</h2><p>Verdiği bir röportajda yaralı bir haldeyken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanına gelerek alnından öptüğü anları anlatan Onay, "Naçizane ufakta olsa yaralanmak bize de nasip oldu. Şehitlik nasip değilmiş. Daha yaşayacağımız günler verdiğimiz mücadeleler varmış. 8 yıl oldu. O günden bugüne çok mücadeleler verdik. Önümüzde çok uzun yıllar var. Belki bu mücadeleler vereceğimiz diğer mücadelelerin yanında hiçbir şey olarak göreceğiz uzun yıllar sonra. İnandığımız davada o gece Türkiye'nin de tarihine not düşecek bir an yaşadık. O inanılmaz bir andı. Hayal olan bir an gerçekleşmiş oldu. Ölebilirdim ama nasip olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımızı çok seviyordum. Hala da seviyorum. Şartsız, koşulsuz seveceğiz. Bir gencin hayaline ulaşması ne demek bunu herkes çok iyi bilir. Ölüm anında buluşmuş oldum liderimle. Yaralandığımda yanıma getirdiler. Eğildi ve alnımdan öptü. 8 yıl sonra tabii bunları daha oturaklı düşünerek, 'vay be bunları yaşamışım' diyor insan. 'Bize eğilmek yakışmaz oğlum ayağa kalk' dedi. O anda gücüm yoktu kalkamadım ama şu an da dimdik ayaktayız ve yanındayız. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gecesi-cumhurbaskani-erdoganin-alnindan-optugu-gencin-goruntuleri-yeniden-gundem-oldu-4729011</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/e16fcbe4-2uh3yahp1jhsvmu4qmv68o.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 16:07:44 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'deki 15 Temmuz programında konuştu: FETÖ elebaşının tuzağı milletimizin duruşuyla darmadağın oldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/cumhurbaskani-erdogan-tbmmdeki-15-temmuz-programinda-konustu-feto-elebasinin-tuzagi-milletimizin-durusuyla-darmadagin-oldu-4729009</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/cumhurbaskani-erdogan-tbmmdeki-15-temmuz-programinda-konustu-feto-elebasinin-tuzagi-milletimizin-durusuyla-darmadagin-oldu-4729009" rel="standout" />
      <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı'na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda yaptığı konuşmada 15 Temmuz’un milli birlik ve beraberliğin en güçlü göstergesi olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün hain darbe girişiminin halkın kararlı duruşuyla bozulduğunu belirterek, “Bu destan, milletçe bir ve beraber olduğumuzda ne denli iri, diri, güçlü ve yenilmez olduğumuzun en son örneğidir. Son nefesini 60 bin kilometre ötede vatansız olarak verdikten sonra, tam da cibiliyetine yakışır şekilde bir çukura atılan FETÖ elebaşının kurduğu tuzak; 15 Temmuz gecesi milletimizin dik duruşuyla, cesur duruşuyla, kahramanca direnişiyle darmadağın olmuştur” dedi. FETÖ'nün Türkiye’yi sürüklemek istediği karanlık bataklığın o gece ebediyen kurutulduğunu söyleyen Erdoğan, “Milletimiz göğsünü kurşunlara siper ederek sadece hain darbeyi boşa çıkarmadı, aynı zamanda bir işgal girişimini de püskürttü” ifadelerini kullandı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/cumhurbaskani-erdogan-tbmmdeki-15-temmuz-programinda-konustu-feto-elebasinin-tuzagi-milletimizin-durusuyla-darmadagin-oldu-4729009</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/d0a6438c-t25jzzdowosis4nbmknkj.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 16:00:14 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Zekai Aksakallı Ömer Halisdemir'le arasında geçen son konuşmaları o ifadelerle anlatmıştı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/zekai-aksakalli-omer-halisdemirle-arasinda-gecen-son-konusmalari-o-ifadelerle-anlatmisti-4728949</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/zekai-aksakalli-omer-halisdemirle-arasinda-gecen-son-konusmalari-o-ifadelerle-anlatmisti-4728949" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz hain darbe girişiminin seyrini değiştiren en sembol anlardan biri de Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın, koruma Astsubayı Ömer Halisdemir’e verdiği talimattı. Ankara’daki ÖKK binasına girmek isteyen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’yi, Aksakallı’nın verdiği emirle alnının ortasından vurarak etkisiz hâle getiren Halisdemir, aldığı 30 kurşun ile şehit oldu. Zekai Aksakallı, Ömer Halisdemir'le arasında geçen son konuşmaları anlatmıştı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/zekai-aksakalli-omer-halisdemirle-arasinda-gecen-son-konusmalari-o-ifadelerle-anlatmisti-4728949</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Muhammed Furkan Uğurlu,Mehmet Kağan Özdemir</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/311b4a88-oca1wxiiibcl5ybava86o.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:45:44 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>15 Temmuz gazisi Müezzin Mehmet Kuzgun o geceyi anlattı: Kanımızın son damlasına kadar bu memleket</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gazisi-muezzin-mehmet-kuzgun-o-geceyi-anlatti-kanimizin-son-damlasina-kadar-bu-memleket-4728945</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gazisi-muezzin-mehmet-kuzgun-o-geceyi-anlatti-kanimizin-son-damlasina-kadar-bu-memleket-4728945" rel="standout" />
      <description>Hain darbe girişimi gecesi Kutlu Yalvaç Camii'nde sela okuduktan sonra 3 kişi tarafından darp edilen ve sonrasında Devlet Övünç Madalyası ve gazilik beratı alan emekli müezzin Mehmet Kuzgun, o gece yaşadıklarını anlattı. Darbe girişimini öğrendikten sonra sela okumak için evden ayrıldığını söyleyen Kuzgun, “Darbeden kurtulmak için sela vermeye gittik. Ben de o gün 01.40'ta sela vermeye gittim. Sela verdikten sonra iki kadın bir erkek ‘Ne için sela veriyorsun?' dediler bana. Ben de memleketimizde darbe olayı var biz de sela vererek halkımızı sokağa davet ediyoruz. Bu darbeden kurtulmak için sela veriyoruz' dedim. Bu selayı veremezsin bu darbe gerçekleşecek, dediler. Biz yine selalarımıza devam ederken erkek olan şahıs boşluğuma yumruk vurdu. Kadının elinde de kaldırım taşıyla beni darp ettiler. 1 ay yatakta kaldım" dedi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>‘KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR BU MEMLEKET’</h2><p>Darbecileri önlemek için elinden geleni yaptığını kaydeden Kuzgun, "Caminin camlarını kırdılar. Cami demek Allah'ın mescitleri demektir. Sadece Mehmet hocaya değil tüm halkımızı darp ettiler. Biz de elimizden geldiği kadar darbecileri önlemek için selalarımızı verdik. Onlar bize ne kadar darp etmeye kalksa da bizler kanımızın son damlasına kadar bu memleket ve vatanımız için vermeye hazırız" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-gazisi-muezzin-mehmet-kuzgun-o-geceyi-anlatti-kanimizin-son-damlasina-kadar-bu-memleket-4728945</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/32307799-81v55yuc9l7vgciv4ie7r.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:24:28 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>15 Temmuz gazisi doktor boynundaki şarapnel parçasından 9 yıl sonra kurtuldu: Onu bir şekilde muhafaza edeceğim</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/gundem/15-temmuz-gazisi-doktor-boynundaki-sarapnel-parcasindan-9-yil-sonra-kurtuldu-onu-bir-sekilde-muhafaza-edecegim-4728942</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/gundem/15-temmuz-gazisi-doktor-boynundaki-sarapnel-parcasindan-9-yil-sonra-kurtuldu-onu-bir-sekilde-muhafaza-edecegim-4728942" rel="standout" />
      <description>Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde vücuduna isabet eden şarapnel parçaları nedeniyle gazi olan doktor Mehmet Celal Almaz, 9 yıl sonra geçirdiği başarılı ameliyatla boynundaki metal parçadan kurtuldu. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/gundem/15-temmuz-gazisi-doktor-boynundaki-sarapnel-parcasindan-9-yil-sonra-kurtuldu-onu-bir-sekilde-muhafaza-edecegim-4728942</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/91e363db-n5nrof4sj2rr3k5suegzgq.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:10:01 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-sehitleri-dualarla-anildi-4728927</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-sehitleri-dualarla-anildi-4728927" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz’da milletin direnişiyle bastırılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Hain darbe girişimi, Türk milletinin direnişi ile bertaraf edildi. Devlet kurumlarını ve milleti hedef alan hain bir kalkışma niteliğindeki bu darbe girişiminde, 253 vatandaşımız şehadet mertebesine ulaşırken 2 bin 740 vatandaşımız ise yaralanarak gazi oldu. 15 Temmuz 2016 gecesi şehit olanlar, darbe girişiminin 9. yılında 15 Temmuz Şehitler Anıtı'nda dualarla anıldı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/15-temmuz-sehitleri-dualarla-anildi-4728927</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/e04fc78c-f8fi48ioy9842mb2u027e5.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:26:02 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konakladığı Marmaris'teki otelde çatışmanın izleri ilk günkü gibi: 9 yıldır temizlik dahi yapılmadı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-konakladigi-marmaristeki-otelde-catismanin-izleri-ilk-gunku-gibi-9-yildir-temizlik-dahi-yapilmadi-4728920</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-konakladigi-marmaristeki-otelde-catismanin-izleri-ilk-gunku-gibi-9-yildir-temizlik-dahi-yapilmadi-4728920" rel="standout" />
      <description>Muğla'nın Marmaris ilçesinde 15 Temmuz darbe girişimi sırasında FETÖ üyesi askerler tarafından basılan 5 yıldızlı Turban Grand Yazıcı Otel, o gecenin izlerini taşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çalışma ofisi olarak kullandığı oda ile şehit olan koruma polisi Mehmet Çetin'in kaldığı oda kapalı tutulup, o geceki haliyle korunuyor. İki odanın pencereleri kırık halde muhafaza edilirken, duvar ile içerideki tüm eşyalarda kurşun izleri görülüyor.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-konakladigi-marmaristeki-otelde-catismanin-izleri-ilk-gunku-gibi-9-yildir-temizlik-dahi-yapilmadi-4728920</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/4b1bc8b4-askke27bt0f5p9yld3ho68.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:10:41 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Zekai Aksakallı 15 Temmuz kahramanı şehit Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret etti</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/zekai-aksakalli-15-temmuz-kahramani-sehit-omer-halisdemirin-kabrini-ziyaret-etti-4728901</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/zekai-aksakalli-15-temmuz-kahramani-sehit-omer-halisdemirin-kabrini-ziyaret-etti-4728901" rel="standout" />
      <description>FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında Özel Kuvvetler Komutanı olan emekli Korgeneral Zekai Aksakallı, 15 Temmuz kahramanı şehit Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret etti. Aksakallı, "Eğer Semih Terzi öldürülmeseydi Ankara'daki ve Türkiye sathındaki önemli operasyonları yönetecekti. Felaket bir geceydi, çok kötü bir hal alabilirdi. Ömer Halisdemir'in şehadeti bunu önledi." dedi. 15 Temmuz'da ülkenin bağımsızlığına, birlik ve beraberliğine kastedildiğini belirten Aksakallı, "O gecede önemli kırılma noktaları vardı. Bu kırılma noktalarının başında Cumhurbaşkanımızın halkı sokağa davet etmesi, halkımızın direnmesi, Ömer Halisdemir'in FETÖ'cü general Semih Terzi'yi öldürmesi, önemli kritik dönüm noktalarından birisiydi. Eğer Semih Terzi öldürülmeseydi Ankara'daki ve Türkiye sathındaki önemli operasyonları yönetecekti. Felaket bir geceydi, çok kötü bir hal alabilirdi. Ömer Halisdemir'in şehadeti bunu önledi." şeklinde konuştu.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/zekai-aksakalli-15-temmuz-kahramani-sehit-omer-halisdemirin-kabrini-ziyaret-etti-4728901</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/2810c3e8-e10gsp50vbmgqpgfzihdfk.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 09:56:10 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Kurum’dan 15 Temmuz mesajı: ‘Zaferin adı Türkiye’</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/bakan-kurumdan-15-temmuz-mesaji-zaferin-adi-turkiye-4728886</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/bakan-kurumdan-15-temmuz-mesaji-zaferin-adi-turkiye-4728886" rel="standout" />
      <description>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 15 Temmuz hain darbe girişimine ilişkin paylaşımda bulundu. Bakan Kurum, söz konusu paylaşımında  "Milletimiz, Türkiye'nin o en karanlık ve uzun gecesinde, tanklara, mermilere, bombalara göğsünü siper etmiş, milli mücadele şuuruyla, Türkiye'yi hain bir kalkışma ve işgal girişiminden kurtarmıştır." ifadelerini kullandı. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kurum, sosyal medya hesabından "Zaferin adı Türkiye" başlığıyla yaptığı paylaşımda, 15 Temmuz'u unutmadıklarını ve unutmayacaklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p><strong>"Milletimiz, Türkiye'nin o en karanlık ve uzun gecesinde, tanklara, mermilere, bombalara göğsünü siper etmiş, milli mücadele şuuruyla, Türkiye'yi hain bir kalkışma ve işgal girişiminden kurtarmıştır. Bu uğurda şehit düşen tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyor, gazilerimize minnetlerimi sunuyorum. Allah bir daha milletimize böyle bir gece yaşatmasın." </strong></p><p>Kurum, paylaşımında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Bir taraftan PKK, bir taraftan FETÖ, bir taraftan DEAŞ, bir taraftan PYD, bir taraftan YPG, topunuz gelin. Allah'ın izniyle bu milleti aşamayacaksınız. Rabbimin izniyle bu milleti aşamayacaksınız." sözlerinin yer aldığı, 15 Temmuz gecesine ait görüntülerle hazırlanan videoya da yer verdi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/bakan-kurumdan-15-temmuz-mesaji-zaferin-adi-turkiye-4728886</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/a22ba162-014hqdshr7y1i4gw59vvtgg.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 09:20:56 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Şafak 'darbe geliyor' dedi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/yeni-safak-darbe-geliyor-dedi-4727371</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/yeni-safak-darbe-geliyor-dedi-4727371" rel="standout" />
      <description>Yeni Şafak, 2012 yılından itibaren millet iradesini hedef almaya başlayan FETÖ’nün kumpaslarına ışık tuttu. Özellikle TSK içerisindeki FETÖ’cülerin attığı her adımı gün gün manşetlerine taşıyarak darbenin ayak seslerini kamuoyuyla paylaştı. Darbeden saatler önce atılan “TSK bile pes etti” manşeti de FETÖ’nün ordu içindeki yapılanması ile ilgiliydi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Şafak, İstanbul ve Ankara’daki FETÖ’cü darbe girişimini bir ay öncesinden günbegün duyurdu. Gazete manşetleri üzerinden FETÖ’cülerin içinde bulunduğu planlar ve darbe girişimine doğru attığı adımlar vatandaşlarla tüm detaylarıyla paylaşıldı. FETÖ’cü askerlerin İstanbul ve Ankara’da 15 Temmuz gecesi başlattığı darbe girişimi kısa sürede püskürtüldü. Polis ekipleri ile darbe karşıtı askerler ve vatandaşın büyük bir kurtuluş mücadelesi vermesi de tarih sayfalarına kazındı. İstanbul’da ve Ankara’da darbe girişiminin başlatıldığı anlarda ihanet anlarını Yeni Şafak ilk olarak tüm dünyaya duyurdu. Yeni Şafak, “Fetullah Gülen Örgütü FETÖ mensubu paralel subaylar darbe girişiminde bulundu. Yeni Şafak Paralel Yapı mensubu askerlerin ihanet girişimine dair çarpıcı bilgiler elde etti” ifadeleriyle ilk bulguları yayınladı. Yeni Şafak Gazetesi, FETÖ’cü darbe girişimini günler öncesinde manşetten sık sık duyurdu.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/2658f63f-cnw6dayilxfe3kev78ih6.jpeg" data-card-width="800" data-card-height="1241" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/2658f63f-cnw6dayilxfe3kev78ih6.jpeg"></p><h2>Bir ay önce manşetlerden darbe uyarısı</h2><ol><li data-list="bullet"> 21 Haziran 2016’daki “500 pilot sahte sağlık raporuyla saf dışı bırakıldı” haberiyle vatandaşları uyardı.</li><li data-list="bullet"> 22 Haziran 2016’daki “Harbiye FETÖ’nün kumpası” başlıklı haberde, PDY’nin tasfiye için akılalmaz yöntemlere başvurduğu yönünde elde edilen bilgiler paylaşıldı.</li><li data-list="bullet"> 24 Haziran 2016 tarihinde çıkan “FETÖ’nün infaz timi” manşetinde ise; “Gazeteci Haydar Meriç’in FETÖ tarafından öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 9 şüpheli tutuklandı. Kararda, Meriç’in Gülen hakkında sansasyonel bir açıklama yapacağının duyulması üzerine şüpheliler tarafından takibe alındığı ifade edildi. İstihbaratçıların Meriç’i DHKP-C’li diye dinledikleri belirlendi” bilgileri yer buldu.</li><li data-list="bullet"> 25 Haziran 2016, “GATA’da FETÖ kıyımı” haberinde ise örgütün yapılanmasına ilişkin net bilgiler paylaşıldı.</li><li data-list="bullet"> 10 Temmuz 2016, “FETÖ’nün amiralleri” İzmir’deki casusluk davasına ilişkin detaylar duyuruldu.</li><li data-list="bullet"> 13 Temmuz 2016, “Gerilim artsın, Mehdi gelsin”, “Bahriyenin derin kulağı” başlıklı haberler de ilk sayfadan açıklandı.</li></ol>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/yeni-safak-darbe-geliyor-dedi-4727371</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/76e7bde8-u1mudf8h019b3ojwy7jmu.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Takiyyeden tanka: Hainliğin 60 yılı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/takiyyeden-tanka-hainligin-60-yili-4727374</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/takiyyeden-tanka-hainligin-60-yili-4727374" rel="standout" />
      <description>FETÖ’nün 60 yıllık karanlık serüveni bir dini cemaat kisvesiyle başladı. Devletin kılcal damarlarına sinsice yerleşen yapı, 15 Temmuz’da silahlandı, halkın üzerine bomba yağdırdı. Gülen’in ölümünün ardından FETÖ, çözülme ve hizipleşme sürecine girdi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak kazınan FETÖ, küçük bir cami kürsüsünden başlayıp devletin kalbine kadar sızan bir yapılanmanın adı oldu. 1970’li yıllarda dini cemaat kisvesiyle şekillenen yapı, zamanla eğitim, medya, yargı ve emniyet gibi kritik alanlarda örgütlü bir kadrolaşmaya yönelmiş, mahrem yapılar, takiyye ve sınav hırsızlıklarıyla devlet içinde gizli bir hiyerarşi kurdu. Yurt içinde meşru görünüm altında büyürken yurt dışında da “diyalog” ve “eğitim” maskesiyle uluslararası ağlar oluşturmuş, en nihayetinde 15 Temmuz 2016’da silahlı darbe girişimiyle gerçek yüzünü gösterdi.&nbsp; FETÖ’nün ilk temelleri 1966’da atıldı. Elebaşı Fetullah Gülen’in öldüğü 2024 ekimi sonrasında dağılmamak için çırpınışları ve yeni yapılanma arayışlarında kritik dönemeçler ve tarihler özetle şöyle.</p><p><strong>1966 </strong>- Fetullah Gülen, İzmir Kestanepazarı’nda vaizlik görevine başladı. Bu süreç, daha sonra “ışık evleri” olarak kurumsallaşacak hücre tipi örgütlenmenin ilk nüvesi oldu. Gülen’in etrafında toplanan çekirdek kadro, ilerleyen yıllarda FETÖ’nün ilk çekirdek yapısını oluşturdu. “Hizmet” söylemi bu dönemde ortaya çıktı.</p><p><strong>1971 </strong>- 12 Mart Muhtırası sonrası Gülen hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Örgüt mensupları tarafından 6 yıl boyunca saklanan Gülen, örgüt içi sadakat zincirinin ilk sınavını verdi. Bu dönem hususi hizmetler olarak da bilinen ‘mahrem yapı’nın ve gizlilik esasına dayalı örgütsel disiplinin yerleştiği evre oldu. Ev sohbetleri ve ışık evleri, cemaatin derinleştiği zeminler haline geldi. “Devlete sızacağız ama görünmeyeceğiz” anlayışı bu dönemde yerleşti.&nbsp;</p><p><strong>1976 </strong>-&nbsp; Örgütsel bir birliktelik “Altın Nesil”&nbsp;</p><p>Gülen, vaazlarında ilk kez “Altın Nesil” kavramını açıkça kullanmaya başladı. Işık evlerinde yetiştirilen öğrencilerin sadece dindar değil, devlet kademelerinde görev alacak şekilde yetiştirilmesi hedeflendi. Kadro mühendisliği bu dönemde sistematik hale getirildi. Gençlerin hem akademik hem örgütsel eğitimden geçtiği evler, cemaatin kadrolaşma üsleri oldu. Bu model, 1980’lerden itibaren kamunun her kademesine nüfuzun anahtarı haline geldi.</p><p><strong>1979 </strong>- FETÖ’nün ilk yayın organı Sızıntı dergisi çıkarıldı. Dergi, hem örgüt içi ideolojik sevkiyat hem de kamuoyuna yönelik propaganda amacıyla kullanıldı. Bu dönem örgütün medya yapılanmasının temellerinin atıldığı evredir.</p><p><strong>1984 </strong>-&nbsp;İzmir’de Yamanlar Koleji’nin açılmasıyla örgüt, eğitim sektöründe büyük adım attı. Ardından Türkiye genelinde Fatih Kolejleri ve FEM Dershaneleri kuruldu. Bu kurumlar, hem örgütün insan kaynağını yetiştirdi hem de ekonomik kaynak oluşturdu. “Sınav başarısı” üzerinden toplumsal meşruiyet kazanan yapı, binlerce öğrenciyi örgütsel hiyerarşiye göre şekillendirdi. Devletin sınav sistemine paralel bir hazırlık ağı kuruldu.</p><p><strong>1986 </strong>- Zaman gazetesi yayın hayatına başladı. Medya, FETÖ’nün algı yönetimi için en güçlü araçlarından biri haline geldi. Zamanla gazete üzerinden siyasi, yargısal ve bürokratik operasyonlar için zemin oluşturuldu. Bu hamle, örgütün “devletin kamuoyunu yönlendirme” hedefinin parçasıydı.</p><p><strong>1991-92 </strong>-&nbsp;Sovyetler’in dağılmasıyla Orta Asya’da bağımsızlığını kazanan ülkeler FETÖ için yeni hedef sahasına dönüştü. Türkmenistan ve Azerbaycan’da açılan ilk okullarla yurt dışı eğitim ağı kuruldu. Türkiye’nin dış politika söylemi arkasına alınarak “Türk okulu” algısı yaratıldı. Ancak bu okullar, yerel elitlerin çocuklarını örgütsel hiyerarşiye bağlama projesiydi. </p><p><strong>1996 </strong>- Bank Asya kuruldu ve doğrudan Fetullah Gülen adına hesap açıldı. Banka, hem örgütün finansal merkezine dönüştü hem de “örgüt sadakati”nin test edildiği bir mekanizma oldu. Üyelerden bankada hesap açmaları, kredi çekmeleri ve düzenli para yatırmaları istendi. Bu dönem, “ekonomik örgütlenme”nin merkezileştiği evredir.</p><p><strong>1997 </strong>- 28 Şubat sürecinde diğer İslamcı gruplar baskı altındayken, FETÖ devlete sadakat gösterisi yaptı. Gülen, dönemin MGK kararlarını destekleyen açıklamalar yaptı ve bir mektupla orduya bağlılığını bildirdi. Bu süreçte örgüt, hem siyasi iktidarı hem de laik rejimi ikna etmeye yönelik çift yönlü strateji yürüttü. Aynı dönemde MGK belgelerinde ilk kez FETÖ doğrudan tehdit olarak tanımlandı.</p><p><strong>1999</strong> – Fetullah Gülen hakkında açılan soruşturma sonrası ABD’ye kaçtı. Örgüt içinde bu kaçış “hicret” olarak kutsandı, liderliğin merkezi Pensilvanya’ya taşındı. Aynı yıl televizyonlara çıkarak “ağlayan hoca” profiliyle imaj çalışması yürüttü. Gülen, laikliğe ve Cumhuriyet değerlerine bağlı olduğunu iddia etti. Oysa perde arkasında yapı, yargı ve emniyet kadrolarına sistemli sızmaya devam ediyordu.&nbsp;</p><p><strong>2007-11</strong>- Ergenekon, Balyoz, KCK gibi operasyonlarla FETÖ, TSK’yı, yargıyı ve medyayı hedef aldı. Delil üretimi, sahte dijital belgeler ve özel yetkili mahkemeler aracılığıyla yüzlerce kişi tutuklandı. Medya üzerinden algı operasyonları yürütüldü. Bu süreç, örgütün “yargı görünümlü darbe” planlarının uygulamaya konduğu dönem oldu. Kamuoyunda “vesayetle mücadele” görüntüsü altında muhalifler tasfiye edildi.</p><p><strong>2010-</strong> KPSS ve Adalet Bakanlığı sınavlarında soruların örgüt tarafından önceden ele geçirildiği tespit edildi. On binlerce FETÖ mensubu sınav hilesiyle kamu kurumlarına yerleştirildi. Özellikle yargı ve emniyette “bizden olmayan ilerleyemez” mantığıyla yapılanma kuruldu</p><p><strong>2012 (7 Şubat)- </strong>MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılmasıyla FETÖ, doğrudan siyasi iktidarı hedef aldı. Bu olay, devletin güvenlik yapısına yönelik açık bir müdahale olarak değerlendirildi. Başbakan Erdoğan ilk kez “devlet içinde paralel yapı var” söylemini kullandı. Bu kriz, FETÖ’nün devleti içeriden kuşatma planının görünür hale geldiği eşik oldu. Devletin FETÖ’ye karşı refleksi ilk kez yasal zemine oturdu.</p><p><strong>2013 (17/25 Aralık)</strong> FETÖ’ye bağlı savcı ve emniyet mensupları, yolsuzluk operasyonları bahanesiyle doğrudan hükümeti hedef aldı. Yargı ve emniyetteki kadroları hızla tasfiye edilmeye başlandı.</p><p><strong>2016 </strong>(15 Temmuz) FETÖ’nün TSK içindeki mahrem kadroları, darbe girişimiyle yönetime el koymak istedi. 252 kişi hayatını kaybetti, TBMM bombalandı, Cumhurbaşkanı’na suikast girişimi düzenlendi. Darbe girişiminin merkezi Akıncı Üssü olurken, emirler sivil imamlar aracılığıyla iletildi. Darbeciler halkın üzerine ateş açtı, özel harekât karargâhı bombalandı. Bu girişim sonrası FETÖ, resmen “silahlı terör örgütü” ilan edildi.</p><p><strong>2016 (20 Temmuz) </strong>15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’de üç ay süreyle Olağanüstü Hâl (OHAL) ilan edildi. Bu karar, devletin FETÖ ile mücadelesinde en kapsamlı adımları atmasının önünü açtı. Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile FETÖ ile bağlantılı kamu görevlileri ihraç edildi. Örgüte ait okullar, yurtlar, dernekler ve medya organları kapatıldı. 130 bine yakın kişi kamudan ihraç edilirken, on binlerce kişi hakkında adli işlem başlatıldı.</p><p><strong>2017/2020</strong> - Fetullahçılar yargı önünde</p><p>FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimiyle ilgili davalar görülmeye başlandı. Akıncı Üssü, Genelkurmay Karargâhı, İstanbul Boğaz Köprüsü ve Gölbaşı Özel Harekât gibi kritik dosyalar üzerinden binlerce sanık yargılandı. Birçok FETÖ mensubu hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve ömür boyu hapis cezaları verildi. ByLock uygulaması, dijital örgüt bağlantılarını deşifre eden en önemli delil oldu. Bu süreçte yurt dışına kaçan üst düzey örgüt üyeleri hakkında da kırmızı bültenler çıkarıldı.</p><p><strong>2021–2023</strong> - Yargı kararlarında FETÖ’nün “silahlı terör örgütü” olduğu hükme bağlandı ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi bu tanımı pekiştirdi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), ankesörlü telefonlar, ardışık aramalar ve HTS analizleriyle binlerce mahrem imamı tespit etti. Örgütün Türkiye içindeki yapısı büyük oranda çözüldü; faaliyetleri dijital mecralara ve yurtdışındaki STK’lara kaydı. “FETÖ 2.0” olarak adlandırılan yeni nesil yapı, sosyal medya, Telegram ve Signal üzerinden örgüt içi sadakati sürdürmeye çalıştı. Örgüt, Batı kamuoyunda “mağdur eğitim hareketi” imajını yeniden inşa etmeye yöneldi.</p><p><strong>Aralık 2024 </strong>- Fetullah Gülen, 2024 yılı sonunda ABD’de hayatını kaybetti. Ölüm haberi, örgüt içinde liderlik boşluğu ve otorite krizini tetikledi. Fethullahçı çevreleri tarafından güç mücadelesi, “hicretin tamamlandığı”, “emanetin devredildiği” yönünde çeşitli açıklamalar ile örtülmek istendi. Miras ve vasiyet tartışmaları hızla yayıldı. Gülen’in “emaneti” bıraktığı iddia edilen Ali Heyet adlı grup öne çıkarken, bu yapıya karşı örgüt içinden farklı klikler de itiraz etti. Miras tartışmaları yeni dönemin başlangıcını işaret etti.</p><p><strong>2025 </strong>Gülen’in ölümü sonrası örgüt içinde üç ana klik öne çıktı. Mali ağı yöneten Mustafa Özcan, Gülen’in yıllarca özel kalemi olan Cevdet Türkyolu ve dijital diasporaya yakınlığıyla bilinen Eyüp Ensar. Bu üç isim etrafında şekillenen hizipler, hem mali kaynaklar hem de örgütsel yön çizgisi konusunda ayrıştı. “FETÖ 2.0” olarak adlandırılan yeni yapılanma, klasik hiyerarşi yerine ağ tipi, seküler söylemli ve Batı’ya uyumlu kimlikle kendini tanımlamaya yöneldi. Ancak örgüt tabanında çözülme hızlandı, sadakat zayıfladı ve iç hesaplaşmalar büyüdü. FETÖ, 2025 itibarıyla merkezi kontrolünü kaybetmiş dağınık bir diaspora yapısına dönüştü.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/takiyyeden-tanka-hainligin-60-yili-4727374</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Oğuzhan Ürüşan </editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/4506bb54-e1dj4ohrtg8b5fhbcwebdv.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kırmızı Kitap'a alındı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/kirmizi-kitapa-alindi-4727376</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/kirmizi-kitapa-alindi-4727376" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi Türkiye’yi derinden sarsarken, hükümetin FETÖ’nün karanlık planlarına karşı mücadelesi darbe öncesinde başlamıştı. Devlet içindeki kripto yapılanmaya karşı ilk ciddi adımlar, 2012’den itibaren ardı ardına atıldı. Darbe öncesinde Paralel Devlet Yapılanması olarak tanımlanan örgüt 2015 yılında devletin gizli anayasası konumunda olan ve kamuoyunun ‘Kırmızı kitap’ olarak nitelediği Milli Güvenlik Strateji Belgesi’ne alındı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016’da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi, Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Ancak bu karanlık yapılanmaya karşı mücadelenin temelleri, darbe girişiminden yıllar önce atılmıştı. Hükümet, FETÖ’nün devleti ele geçirme çabalarını erken fark etmiş, özellikle yargı, emniyet ve eğitim alanındaki örgütlenmeye karşı stratejik hamlelerle süreci yönlendirmişti.</p><p>İlk ciddi kırılma noktalarından biri, 7 Şubat 2012’de yaşandı. Dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılmasıyla açığa çıkan yapı, hükümetin dikkatini çekti. Bu gelişme, FETÖ’nün devletin en kritik kurumlarını hedef aldığına dair somut bir işaret oldu. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın “Bu bir devlet krizi değil, bir örgüt operasyonudur” şeklindeki çıkışı, o dönemde hükümetin pozisyonunu netleştirdi.</p><h2>HSYK YAPISI DEĞİŞTİRİLDİ</h2><p>2013’teki 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi ise mücadelenin seyrini tamamen değiştirdi. Hükümet, FETÖ’cü unsurların yargı ve emniyet içindeki etkisini kırmak için büyük çaplı operasyonlara başladı. Paralel yapı ile bağlantılı oldukları tespit edilen yargı mensupları ve polis müdürleri görevden alındı; HSYK’nın yapısı değiştirildi.</p><h2>DERSHANELERİNE KİLİT</h2><p>FETÖ’nün maskesini düşüren adımlardan biri eleman devşirdiği ve devasa gelirler sağladığı dershane sektörü oldu. 15 Temmuz öncesinde buradaki boşluk giderilip dershaneler kapatılırken Türkiye’de faaliyette olan FETÖ’ye bağlı 985 okul 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında kilit vuruldu. Bu yapıya ait özel öğretim kurumlarında çalışan yaklaşık 20 bin öğretmenin çalışma izinleri valiliklerce iptal edildi, bin 400 civarında özel öğretim kurumu ile 800 civarında özel öğrenci yurdu kapatıldı.</p><h2>MGK GÜNDEMİNDE KIRMIZI KİTAB’A GİRDİ</h2><p>Yargı ve eğitimde örgüte karşı bu adımlar atılırken 2014 yılında Paralel Devlet Yapılanması olarak tanımlanarak devlette tehdit unsuru olarak Milli Güvenlik Siyaset Belgesine dahil edildi. 30 Ekim 2014’te toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun 10 saatlik toplantısında Paralel Devlet Yapılanması’nın Kırmızı Kitap olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi›ne ulusal güvenliği tehdit eden unsur olarak kaydedilmesine yönelik tavsiye karar alındı. MGKJ’da alınan tavsiye kararı tekrar Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği›ne gönderildi. Paralel Devlet Yapılanması bir tehdit unsuru olarak resmen Kırmızı Kitap›ta yerini aldı.</p><h2>MEDYA ALGILARI ENGELLENDİ</h2><p>Darbe girişiminin ardından FETÖ olarak nitelenen PDY’nin medya yapılanması da unutulmadı. Zaman gazetesi ve Samanyolu TV gibi yayın organlarına el konularak örgütün kamuoyu algısını yönetme çabaları engellendi. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalarla örgüte ait özel okullara yönelik denetimler artırıldı; kapatma süreçleri başlatıldı.</p><h2>TSK İÇERİSİNDEKİ KRİPTO FETÖ</h2><p>Ayrıca TSK içerisindeki kripto FETÖ yapılanmasıyla ilgili olarak 2014’ten itibaren YAŞ kararlarında dikkatli bir tutum benimsendi. Terfi edecek personelin güvenlik geçmişleri detaylı şekilde incelenmeye başlandı. </p><p>Aynı dönemde, Emniyet’teki “paralel yapı” temizlik süreci hızlandı; binlerce personelin görev yeri değiştirildi ya da ihraç edildi.</p><h2>ÖNEMLİ HAMLERLERİLE FETÖ KENDİSİNİ ELE VERDİ</h2><p> Tüm bu adımlar, 15 Temmuz öncesinde FETÖ’nün devleti ele geçirme planlarını bozan önemli hamleler oldu. Bu nedenle darbe girişimi, örgüt için bir “erken final” niteliği taşırken, hükümetin kararlı duruşu ve halkın direnişiyle bertaraf edildi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/kirmizi-kitapa-alindi-4727376</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/e4880481-1weee78igla0zdgg2yr4v8a.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Darbenin ağı böyle örüldü</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/darbenin-agi-boyle-oruldu-4727378</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/darbenin-agi-boyle-oruldu-4727378" rel="standout" />
      <description>FETÖ’nün 15 Temmuz gecesi için planladığı uzun soluklu darbe hevesinin planları, sadece başkentte ‘sivil imamların’ katılımı ile organize edilen villa toplantıları ile değil kalkışma dakikalarında bile Pensilvanya’ya da uzanan trafikle hazırlandı. Darbe planları, WhatsApp’tan değil, örgütün kripto mesajlaşma uygulamaları olan Eagle, ByLock ve FaceTime üzerinden aktarıldı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz gecesi Ankara Akıncı Üssü’nde kurulan “darbe karargâhı”nda FETÖ’nün askerî değil, sivil mensupları yer aldı. Sivil görünümlü bu isimler arasında sonrasında ömür boyu hapse çarptırılan Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Harun Biniş ve 9 yıldır aranan Adil Öksüz yer aldı. Kimi ihracatçı, kimi eğitimci, kimi iş adamı görünümlü elebaşılar Pensilvanya’dan gelen plana sadıktı.</p><h2>ASKERE YÖN VEREN&nbsp;SİVİL GÖLGELER</h2><p>Darbeden aylar önce FETÖ’cü sivil imamlar ev ev dolaştı. Kod isimli toplantılar, sadakat yeminleri, darbe provasına dönüşen görüşmeler yapıldı. FETÖ’nün 15 Temmuz’daki kanlı darbe girişimi, bir gecede tasarlanmış bir ihanet senaryosu değildi. Darbeden haftalar, hatta aylar önce örgüt tarafından sahada hummalı bir hazırlık yürütüldü. İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve Malatya gibi merkezlerde kurulan hücre evlerinde, TSK mensuplarıyla sivil imamlar arasında kritik buluşmalar gerçekleştirildi. Bu toplantılar sıradan “sohbet” buluşmaları değil, örgütsel bağların güçlendirildiği, darbe planlarının şekillendirildiği gizli organizasyonlardı.</p><p>FETÖ’nün sivil imamları, rütbeli subaylarla kamuya açık bir mekânda değil, aylar öncesinden kiralanan özel dairelerde, örgüte sadakat yemini ettirerek temas kurdu. Tanık beyanlarına göre, bazı imamlar her hafta farklı birliklerde görevli 4-5 askeri, aynı evde sırayla ağırlıyor, “abi” olarak anıldıkları bu görüşmelerde katılımcılara darbe hazırlıklarına dair dolaylı mesajlar veriyordu. İstanbul’da Ataşehir ve Bahçelievler, Ankara’da Batıkent ve Keçiören, İzmir’de ise Karşıyaka ve Gaziemir, bu ev toplantılarının en yoğunlaştığı yerler arasında öne çıktı. Bazı toplantılarda, örgüt imamlarının Kur’an ayetlerini çarpıtarak darbe planlarını meşrulaştırdığı ifade edildi.</p><h2>İMAMLAR SÜREKLİ TAŞINDI, TOPLANTILAR ŞİFRELİYDİ</h2><p>Sivil imamlar, takibe yakalan-mamak için her hafta farklı semtlerde toplantılar düzenledi. Görüşmelerin yeri ve saati, asla doğrudan söylenmiyor, çoğu zaman Signal, FaceTime ve Eagle gibi uygulamalardan gönderilen şifreli ifadelerle bildiriliyordu. İfadelerde yer alan ve daha sonra gün yüzüne çıkan ifade tutanaklarına göre, “Misafirliğe geleceğiz” mesajı, toplantıya katılım çağrısı anlamına geliyordu. “Yemek var” kodu, imamın bizzat toplantıya katılacağını işaret ediyordu. Toplantıların ardından bazı subaylara kriptolu flaş bellekler, kitaplar ve harita görselleri de verildiği tespit edildi.</p><h2>İHANETIN KARARGÂHI: PENSİLVANYA CHESTNUT RETREAT CENTER&nbsp;</h2><p>15 Temmuz gecesi Ankara’da darbeyi yöneten imamlar, günler öncesinden Pensilvanya’ya giderek darbe senaryosunun detaylarını bizzat Fethullah Gülen’le görüştü. Tanık beyanlarına göre, ABD’de yapılan toplantılarda darbenin zamanlaması, yedek planlar ve uluslararası medya stratejileri de masaya yatırıldı. Akıncı Üssü’ndeki planlamalarda kullanılan dijital belgelerin bir kısmı İngilizce metinler içeriyor, bu da talimatların dış kaynaklı olduğunu açıkça gösteriyor.</p><h2>PENSİLVANYA HATTINDA İKİ İMAM</h2><p>FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sadece Türkiye’de değil, dış merkezli küresel bir kurgunun sahadaki operasyonuydu. Darbenin sivil ayağını oluşturan örgüt imamları, aylar öncesinden ABD’ye seyahat etti. Bu seyahatlerin neredeyse tamamı Fethullah Gülen’in yaşadığı Pensilvanya çevresinde yoğunlaştı. Akıncı Üssü’ndeki darbe karargâhında yer alan isimlerin birçoğunun öncesinde defalarca ABD’ye gidip geldiği tespit edildi. Plan, Türkiye’de çizilmedi. Talimat, Pensilvanya’daki örgüt merkezinden geldi.</p><h2>AYNI UÇAKTA, FARKLI TARİHLER</h2><p>Darbe gecesinin kilit isimlerinden Adil Öksüz, kalkışmadan yalnızca iki gün önce ABD’den döndü. 11 Temmuz’da İstanbul’a giriş yaptığı saatten yalnızca dakikalar sonra, bir başka sivil imam olan Kemal Batmaz da aynı uçuşla Türkiye’ye giriş yaptı. Her iki ismin de son 1 yılda 5’ten fazla kez ABD’ye gidip geldiği belirlendi. Batmaz, “ihracatçı iş adamı” kılıfı altında yolculuk yaparken, Öksüz “ilahiyatçı akademisyen” pasaportu taşıyordu. Ancak ortak noktaları New Jersey-Saylorsburg hattında buluşmalarıydı.</p><h2>İFADELER SİVİL İMAMLARI İŞARET ETTİ DARBEYİ ‘ONLAR’ YÖNETTİ</h2><p>Darbe girişiminin ardından açılan Akıncı Üssü ve Genelkurmay çatı davalarında yargılanan askerlerin ifadeleri, kalkışmanın emir-komuta zinciri dışından, FETÖ’nün sivil yapılanması tarafından yönetildiğini ortaya koydu. Sanık ifadeleri, HTS kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri ve dijital materyallerle desteklenen deliller, Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek gibi isimlerin örgütsel liderlik pozisyonunu netleştirdi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/darbenin-agi-boyle-oruldu-4727378</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Oğuzhan Ürüşan </editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/b766c917-dzp0z2c0rwi8jfxc0ow1e4.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>50 noktada püskürtüldü</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/50-noktada-puskurtuldu-4727381</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/50-noktada-puskurtuldu-4727381" rel="standout" />
      <description>50’den fazla çatışma noktası, yüzlerce kahramanlık öyküsü... 15 Temmuz gecesi şehitlerin can verdiği, gazilerin yaralandığı her yer, direnişin kanla yazılan haritası oldu.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yarım asrı aşan sini hevesini 15 Temmuz gecesi açığa vurarak devleti ele geçirmek isteyen FETÖ, bunun için kritik kurumları seçti. Genelkurmay’dan TRT’ye, Boğaz Köprüsü’nden Marmaris’e çeşitli adreslerde kontrolü ele almak için militanlarını harekete geçiren örgüte 50’den fazla noktada sokağa çıkan halk ‘dur’ dedi.&nbsp; 15 Temmuz gecesi vatanı uğruna canını ortaya koyan kahraman gazilerin beyanlarına göre, hain darbe girişimi sırasında Türkiye’nin dört bir yanında kanlı çatışmalar yaşandı. Ancak en yoğun ve en şiddetli saldırılar, başkent Ankara ve İstanbul’da gerçekleşti. Gazilerin aktardığına göre 50’den fazla noktada çatışma çıktı, silah sesleri yankılandı, tank paletleri sokaklara kazındı.</p><h2>ANKARA’NIN DÖRT BİR YANI HEDEFTİ</h2><p>Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Yenimahalle MİT, AK Parti Genel Merkezi, Ankara Valiliği, TBMM ve TRT Oran Tesisleri gibi devletin kalbini hedef alan noktalarda direniş kanla yazıldı. Akköprü, Sıhhiye, Meclis Köprüsü, Türk Patent Enstitüsü, Afet Koordinasyon Merkezi, Mamak Caddesi ve Mamak AK Parti Teşkilatı Önü gibi çok sayıda farklı noktada da vatandaşlar hainlere geçit vermedi.</p><h2>81 İLDE DİRENİŞ&nbsp;</h2><p>Saldırılar sadece bu şehirlerle sınırlı kalmadı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bulunduğu Marmaris, İzmit-Sakarya yolu, Malatya İkinci Ordu Komutanlığı, Sakarya Valiliği gibi farklı bölgelerde de gaziler yaralandı, çatışmalar yaşandı. O gece, Türkiye’nin 81 ilinde ve yüzlerce ilçesinde millet iradesi tanklara, tüfeklere ve bombalara karşı dimdik ayakta durdu. Gazilerin yaralandığı her bir yer, birer direniş noktası olarak tarihe geçti. Her biri bu toprakların nasıl savunulduğunu, hangi bedellerle ayakta tutulduğunu hatırlatmaya devam edecek.</p><h2>KRİTİK GÜZERGAHLARI KAPATTILAR</h2><ol><li data-list="bullet">İstanbul’da ise 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Saraçhane İstanbul Büyükşehir Belediyesi Önü, Taksim Meydanı, Harbiye TRT Binası, Çengelköy, Acıbadem, Vatan Caddesi, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanları, Borsa İstanbul güzergâhı, Şişli, İstinye, Sütlüce AK Parti İl Başkanlığı, Kartal Köprüsü, Acıbadem Telekom önü, İkitelli, Sancaktepe Karakolu ve Pendik gibi çok sayıda alanda halk direnişin ön cephesinde yer aldı. Kuleli Askeri Lisesi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı alt geçit ve civarı, Çengelköy Karakolu, Orhanlı Gişeleri ve Basın Ekspres Yolu da hedef alınan kritik yerler arasında.</li></ol>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/50-noktada-puskurtuldu-4727381</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Merve Safa Akıntürk</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/0cbf4599-fakpbwil4x41ajeipxny6n.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tarihin akışını değiştiren gece</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/tarihin-akisini-degistiren-gece-4727385</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/tarihin-akisini-degistiren-gece-4727385" rel="standout" />
      <description>Başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere devletin kılcal damarlarına kadar sızan FETÖ, topyekûn işgal planını hayata geçirmek için 15 Temmuz 2016’da düğmeye bastı. Ancak iradesine sahip çıkan millet, sokak sokak direnerek ihanet girişimini bertaraf etti. İşte tarihin akışının değiştiği o gece…. 1960’lı yıllardan itibaren devlet içerisinde sessiz sedasız örgütlenen FETÖ, kendini gücünün zirvesinde gördüğü 2010 yılından itibaren yönetimi fiilen ele geçirmek için harekete geçti. “7 Şubat”, “MİT Tırları” ,”17-25 Aralık” gibi bir çok müdahale girişiminde bulunan terör örgütü, hiç birisinde de başarılı olamayınca TSK’da yuvalanan yapılanmasını devreye soktu. 15 Temmuz gecesi 03.00’te yönetime el koymayı planlayan üniformalı hainler, bir ihbarla hesapları bozulunca darbeyi öne çekti. Ancak planlar hainlerin istediği gibi gitmedi. Sokaklara dökülen millet, 24 saatte tüm darbecileri bertaraf etti. İşte o gece yaşananlar…</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>14.45</strong>: MİT Karargahı’na gelen bir subay, Kara Havacılık Okulu’nda görevli bazı askerler tarafından MİT Başkanı Hakan Fidan’a yönelik bir operasyon olacağına ilişkin bilgiler verdi. Bu istihbarat enine boyuna değerlendirildi ve Hakan Fidan harekete geçti.</p><p><strong>15.22: </strong>FETÖ’cüler ilk adımı,&nbsp;ele geçirdikleri TSK mesaj sistemi üzerinden attı. Darbeci askerler, Genelkurmay’dan TSK’nın mesaj sistemine girerek kontrollerinde olan birliklere “Harekat Yıldırım Planı” başlığı ile 20 maddelik sıkıyönetim talimatı gönderdi. Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve kurmay albay Cemil Turhan imzalı bildirinin eklerinde sıkıyönetim komutanlıkları, sıkıyönetim mahkemelerinde görevlendirilecek personel listeleri, Ankara ve İstanbul Asayiş ve Takviye Planı yer aldı. Talimatta, saat 03.00 itibarıyla yönetime el konulacağı belirtildi. Sokağa çıkma yasağının ise 06.00’da başlayacağı kaydedildi.</p><p><strong>16.03: </strong>MİT Başkanlığı,&nbsp;Binbaşı O.K.’nın verdiği bilgileri Genel Genelkurmay Başkanlığına kriptolu faksla gönderdi. MİT tarafından verilen bilgi, Genelkurmay’da, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve Genelkurmay 2’nci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler tarafından değerlendirildi.</p><p><strong>16.30: </strong>MİT Müsteşar Yardımcısı Genelkurmay Karargahı’na giderek 2’nci Başkanı Yaşar Güler ile görüştü.</p><p><strong>18.15: </strong>Genelkurmay, tüm birliklere acil emirler gönderdi.</p><p><strong>18.30: </strong>MİT Müsteşarı Hakan Fidan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile görüşmek üzere karargaha gitti.</p><p><strong>19.20:&nbsp;</strong>Karargahta yapılan toplantılarda birliklere acil kodlu üç emrin geçilmesi kararlaştırıldı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın imzasıyla ordunun tüm </p><p>kuvvetlerine, “Türk hava sahasında ikinci bir emre kadar hiçbir askeri hava aracı havalanmayacak. Havada bulunanlar derhal üslerine dönecek.&nbsp; Tank ve zırhlı araçlar başta olmak üzere tüm araçların hareketleri durdurulacak” emirleri gönderildi.</p><h2>APAR TOPAR HAREKETE GEÇTİLER </h2><p><strong>21.00:&nbsp;</strong>MİT ve Genelkurmay arasında yaşanan hareketlilikle darbeciler planlarının deşifre olduğunu anladı. Gece yarısı yapılması planlanan darbe için düğmeye basıldı. Örgüt üyeleri ‘Harekat Yıldırım Planı’nı başlattı.</p><p><strong>22.00:&nbsp;</strong>Karargahta silah sesleri duyuldu. FETÖ’cülerin kullandığı helikopterden Genelkurmay’ın önünde bekleyen halkın üzerine ateş açıldı.</p><p><strong>22.28:&nbsp;</strong>İstanbul’da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri FETÖ’cüler tarafından kapatıldı.</p><h2>İLK REST: BEDELİNİ ÖDEYECEKLER </h2><p><strong>23.02: </strong>Dönemin başbakanı Binali Yıldırım televizyona bağlanarak, “Milleti temsil eden hükümet iş başındadır. Bu kalkışmayı yapanlar, bu çılgınlığı yapanlar, bu kanunsuz eylemin içerisinde olanlar en ağır şekilde bedelini ödeyeceklerdir” dedi. Aynı dakikalarda dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar darbeci bir grup asker tarafından rehin alınarak, Akıncı Üssü’ne götürüldü.</p><p><strong>00.00: </strong>Güvenlik kaynakları “Askeri kalkışma, ordu içerisindeki Fetullahçı Terör Örgütü mensubu bir grup subay tarafından yapılmaya çalışılmaktadır” değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/29bcab32-5yykd9vx40ihww97vrxq76.jpeg" data-card-width="638" data-card-height="360" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/29bcab32-5yykd9vx40ihww97vrxq76.jpeg"></p><h2>MEYDANLARA İNİN</h2><p><strong>00.11:&nbsp;</strong>Ailesiyle birlikte Marmaris’te bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’na doğru yola çıktı.</p><p><strong>00.13:&nbsp;</strong>TRT’yi işgal eden askerler tarafından canlı yayında korsan darbe bildirisi okutuldu.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/1295b256-1eaxcjrrxol2fc9ymkxp07.jpeg" data-card-width="1000" data-card-height="562" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/1295b256-1eaxcjrrxol2fc9ymkxp07.jpeg"></p><p><strong>00.26: </strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan CNN Türk canlı yayınına katılarak “Kesinlikle bu darbecilerin başarılı olacağına inanmıyorum. Tüm halkı sokaklara meydanlara davet ediyorum” ifadeleri ile halkı meydanlara çağırdı.</p><p><strong>01.01: </strong>Ankara Emniyeti, savaş uçağı ve helikopterlerin saldırısına uğradı.</p><p><strong>02.00: </strong>Darbe girişiminde bulunan FETÖ’cü askerler gözaltına alınmaya başlandı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/32a6dd77-moxub7w0ucix5d51ieku9.jpeg" data-card-width="875" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/32a6dd77-moxub7w0ucix5d51ieku9.jpeg" data-card-caption="Ömer Halisdemir"></p><h2>DARBECİLERİN TETİKÇİSİNİ VURDU </h2><p><strong>02.16: </strong>Darbeci general Semih Terzi helikopterle Özel Kuvvetler Komutanlığı’na geldi. Cuntacıların arasına karışan Astsubay Ömer Halisdemir, Terzi’yi binaya girmek üzereyken ateş ederek öldürdü. Halisdemir, darbeciler tarafından 30 kurşunla şehit edildi.</p><p><strong>02.20:&nbsp;</strong>FETÖ’cüler Ankara’da Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığını ve TÜRKSAT’ı bombaladı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/637a58d5-2aonnsnx2tfk1iirnpq77.jpeg" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/637a58d5-2aonnsnx2tfk1iirnpq77.jpeg"></p><h2>MECLİS İHANETE DİRENDi</h2><p><strong>02.30:&nbsp;</strong>Cumhurbaşkanlığı Külliyesine sızmaya çalışan 3’ü rütbeli 13 asker gözaltına alındı.</p><p><strong>02.42:&nbsp;</strong>Darbeciler milletin Meclisi’ni bombaladı. Bazı polis memurları ve Meclis görevlileri yaralandı.</p><p><strong>03.00:&nbsp;</strong>Darbecilerin ele geçirdiği TRT yeniden normal yayınına döndü. TRT Genel Müdürlüğü binasını ele geçirmeye çalışan FETÖ mensubu askerler gözaltına alındı.</p><p><strong>03.20:&nbsp;</strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan ailesiyle birlikte Marmaris’ten İstanbul’a indi.</p><p><strong>04.00:&nbsp;</strong>Darbe girişiminde bulunan terör örgütü FETÖ irtibatlı yargı görevlileri ve sözde “Yurtta Sulh Komitesi” mensubu askerler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltı kararı verildi.&nbsp;</p><p><strong>06.30:&nbsp;</strong>FETÖ mensupları tarafından kullanılan ve TÜRKSAT’ı bombalayan askeri helikopter Gölbaşı’nda düşürüldü.</p><p><strong>06.40:&nbsp;</strong>Darbe girişiminde ilk teslimler başladı. Boğaziçi Köprüsü’nü kapatan darbeci askerler teslim oldu.</p><p><strong>06.52:&nbsp;</strong>1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar vekaleten Genelkurmay Başkanlığı’na atandı.</p><p><strong>07.28:&nbsp;</strong>3’üncü Ordu Harekat Kurmay Başkanı Tuğgeneral Ekrem Çağlar Erzincan’da gözaltına alındı.</p><p><strong>07.50:&nbsp;</strong>FETÖ üyesi 29 albay ve 5 general, görevden uzaklaştırıldı.</p><p><strong>08.32:&nbsp;</strong>Ankara Akıncı 4’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’na operasyon düzenlendi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar darbecilerin elinden kurtarıldı.</p><p><strong>08.36:&nbsp;</strong>Jandarma Genel Komutanlığı Özel harekat polisleri tarafından ele geçirdi.</p><p><strong>09.40:&nbsp;</strong>Genelkurmay Başkanlığı’ndan çıkan 200’e yakın silahsız er ve erbaş polise teslim oldu. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı orgeneral Akın Öztürk ile Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Muhabere ve Destek Eğitim Komutanı Korgeneral Metin İyidil hakkında “vatana ihanet” suçundan işlem yapıldı.</p><p><strong>10.07: </strong>Genelkurmay Başkanlığından çıkan 700’e yakın silahsız er ve erbaş polise teslim oldu.</p><p><strong>10.15: </strong>Bingöl 49’uncu Komando Tugay Komutanı tuğgeneral Yunus Kotaman ile Bolu 2’inci Komando Tugay Komutanı tuğgeneral İsmail Güneşer yakalandı.</p><p><strong>10.37:&nbsp;</strong>Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar’ın kurtarıldığını ve Çankaya’daki kriz merkezinde görevinin başında olduğunu açıkladı.</p><p><strong>10.59:&nbsp;</strong>Sahil Güvenlik Komutanı tümamiral Hakan Üstem görevden alındı.</p><p><strong>12.04:&nbsp;</strong>Jandarma Genel Komutanlığı binasında 200’e yakın darbeci gözaltına alındı.</p><p><strong>12.57: T</strong>ümgeneral Suat Murat Semiz 1’inci Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Dursun Pak ile JFAC Komutanı tümgeneral Recep Ünal gözaltına alındı.</p><p><strong>13.00:&nbsp;</strong>Başbakan Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde Genelkurmay Başkanı ve İçişleri, Adalet, Milli Savunma bakanlarıyla birlikte kameraların karşısına geçerek, “Bu kalkışma bastırılmıştır. Bir belayı büyük milletimiz basiretiyle defetmiştir” açıklamasını yaptı.</p><p><strong>20.02:</strong> Akıncı 4’üncü Ana Jet Üssü’ndeki FETÖ darbesine yönelik operasyon sona erdi.</p><p><strong>20.50:&nbsp;</strong>Akıncı 4’üncü Ana Jet Üssü’nde yürütülen FETÖ darbesine yönelik operasyonda Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi kurtarıldı.</p><p><strong>21.57:</strong>  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tüm Ağır Ceza Cmhuriyet Başsavcılıklarına yazı gönderdi. Aynı örgüte üye oldukları değerlendirilen idari ve adli yargıda görev yapan toplam 2 bin 745 hakim ve savcının gözaltına alınması ve haklarında soruşturma yapılması istendi.</p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/tarihin-akisini-degistiren-gece-4727385</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/3eeb0997-uycnncwmb5bngpxrwjaqi.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>O gece hesapları bozan kritik anlar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/o-gece-hesaplari-bozan-kritik-anlar-4727389</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/o-gece-hesaplari-bozan-kritik-anlar-4727389" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz gecesinin seyrini değiştiren kritik anlar, FETÖ’nün devleti ele geçirme planını bozdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halkı meydanlara çağırması, Ömer Halisdemir’in darbeci general Semih Terzi’yi vurması ve yargının kararlı adımları kalkışmayı akamete uğrattı. TSK içindeki birçok komutan, emir-komuta zinciri dışında hareket eden darbecilere karşı durdu. O gece millet, ordu ve devlet iradesiyle darbecilere geçit verilmedi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yer alan 15 Temmuz 2016 gecesi, sadece bir darbe girişiminin değil, aynı zamanda milletin iradesiyle yazılmış bir direnişin gecesiydi. FETÖ’nün yıllarca devletin kılcal damarlarına sızarak hazırladığı darbe planı, o gece halkın, askerî iradenin ve yargının kararlı duruşuyla bozuldu. Gecenin seyrini değiştiren kritik dakikalar, FETÖ’nün sinsi planlarının çöktüğü anlar olarak hafızalara kazındı.</p><p>Darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren devletin zirvesinden gelen açıklamalar, halkın sokağa inmesiyle sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı meydanlara davet etmesi, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın net ve kararlı mesajları, TSK içindeki emir komuta zincirinin kalkışmayı reddetmesi ve yargının süratle harekete geçmesi darbe girişimini akamete uğrattı.</p><h2>Meydanlara gelin</h2><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Bu hareket, silahlı kuvvetlerimizin içerisindeki bir azınlığın kalkışma hareketidir. Malum yapı olan paralel yapıya ait bir kalkışma hareketidir. Ülkemizin birliği beraberliği ve bütünlüğüne karşı yapılan bu harekete inanıyorum ki, milletçe vereceğimiz güzel bir cevapla bunlar gerekli olan cezayı alacaktır. Şu anda bu milletin imkânları ile ortaya konmuş olan tankı, topu, helikopteri kullanarak milletin üzerine gelmenin bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Bu konuda gerek Cumhurbaşkanı olarak, gerek Başbakanımız, hükümetimiz olarak bizler atılması gereken adımlar ne ise bu adımları atacağız. Buradan milletime çağrı yapıyorum. Milletimizi illerimizin meydanlarına, havalimanlarına davet ediyorum. Milletçe meydanlarda toplanalım ve bunların, o azınlık grubun tanklarıyla toplarıyla gelsinler, halkın gücünün üzerinde bir güç ben tanımadım bugüne kadar. Bunlar emir komuta zincirini askıya almış ve çiğnemişlerdir. Bu bulanık havayı meydana getirenler bunun bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Milletime çağrı yapıyorum. Meydanlara gelin ve bunlara gereken cevabı hep birlikte verelim. Tarih boyunca darbeciler başarılı olamamışlardır. Er ya da geç yok olmuşlardır. Bu da böyle bilinsin.” </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/b659905d-su2tt10h26n7vl7zpr8lja.jpeg" data-card-width="914" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/b659905d-su2tt10h26n7vl7zpr8lja.jpeg"></p><h2>“Türkiye bir cinnete şahit olmuştur”</h2><p>Dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar: “Türkiye’nin muhtelif şehirlerinde emir komuta zinciri dışında bir hareketlilik başlamıştır. Genelkurmay karargâhında ve diğer görevlerdeki çok sayıda komutan darbe teşebbüsünde bulunan kişiler tarafından ele geçirilerek ilk anda bilinmeyen yerlere götürülmüşlerdir. Darbe teşebbüsü TSK emir ve komuta zinciri tarafından ilk andan itibaren reddedilmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız, Bakanlarımız, TBMM üyelerimiz, TSK ile tam bir dayanışma içerisinde demokrasinin ve hukuk devletinin yanında yer alarak bu darbe girişimini önlemişlerdir. Türkiye maalesef kendi meclisini, kendi kurumlarını bombalayan, kendi vatandaşına kurşun sıkan bir grubun cinnetin şahit olmuştur. Türkiye darbeler ve cuntalar dönemini bir daha açılmamak üzere kapatmıştır.”</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/09643e6c-7rdz8cgx0rxnoytvzv2kfc.jpeg" data-card-width="663" data-card-height="307" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/09643e6c-7rdz8cgx0rxnoytvzv2kfc.jpeg"></p><h2>“Ömer, bunun sonunda şehadet var”</h2><p>Darbe girişiminin seyrini değiştiren en sembol anlardan biri de Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın, koruma astsubayı Ömer Halisdemir’e verdiği talimattı. Ankara’daki Özel Kuvvetler Komutanlığı binasına girmek isteyen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’yi, Aksakallı’nın verdiği emirle vurarak etkisiz hâle getiren Halisdemir, bu cesur hareketiyle kalkışmanın komuta yapısına büyük darbe indirdi.</p><h2>Tümgeneral Zekai Aksakallı:</h2><p>“Ömer, Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür. Bunun sonunda şehâdet var. Hakkını helâl et.” Ömer Halisdemir, Terzi’yi vurarak şehit oldu ancak o kurşun, darbe zincirine saplanan en kritik halkalardan biri olarak tarihe geçti. İşte o cesaret ve kahramanlık Ankara’da her şeyi değiştirdi. Halisdemir, Terzi’yi öldürdükten sonra aldığı 30 kurşun ile şehit oldu.</p><h2>YARGI HAREKETE GEÇTİ</h2><p>Sivil iradenin yanı sıra, o gece yargı da darbeye karşı açık bir tavır aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’yle bağlantılı darbeci askerler hakkında hızla gözaltı kararları çıkardı. Yalnızca Ankara’da değil, Anadolu’nun dört bir yanında savcılıklar harekete geçerek sözde “Yurtta Sulh Konseyi” mensuplarına yönelik işlemleri başlattı. Yargının bu kararlılığı, darbenin meşruiyet zeminine oturmasını engelleyen en önemli adımlardan biri oldu. Bu tavır, “hukukun üstünlüğü” ilkesinin, darbe şartlarında dahi terk edilmediğini gösterdi.<img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/a37bcf43-xhkqpaw7r4ors62k0xdk9.jpeg" data-card-width="1151" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/a37bcf43-xhkqpaw7r4ors62k0xdk9.jpeg"></p><p><br></p><h2>“Ölüm de olsa gereken yapılacak”</h2><p>Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım: “Bir kalkışma üzerinde duruyoruz. Emir komuta zincir olmadan kanunsuz eylemi söz konusu. Kim olduğu, hangi amaçla hareket ettiklerini kısa sürede anlayacağız ve gereğini yapacağız. Milletimiz rahat olsun, asla ve asla yasa dışı, demokrasiyi kesintiye uğratacak faaliyetlere müsamaha göstermeyeceğiz. Bazı önemli binalara abluka gözlendi. Emniyet güçlerimiz harekete geçti. Misliyle karşılık verilecek. Bu girişeme izin verilemeyecek. Bunu yapanlar en ağır bedeli ödeyecekler. Demokrasiye ve milli iradeye kalkışma var. Demokrasiden asla taviz verilmeyecek. Hükümet iş başındadır. Milletimiz rahat olsun, müsamaha gösterilmeyecek. Ucunda ölüm dahi olsa gereken yapılacak.” </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/o-gece-hesaplari-bozan-kritik-anlar-4727389</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Merve Safa Akıntürk</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/553783b4-0y15qjvtw33s4ptwo8784og.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hep darbe yanlısıydı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/hep-darbe-yanlisiydi-4727398</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/hep-darbe-yanlisiydi-4727398" rel="standout" />
      <description>FETÖ’nün kurucusu ve ilk elebaşısı Fetullah Gülen her ne kadar 27 Mayıs 1960 Darbesi ile arasına bir mesafe koymayı tercih etse de 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta demokrasinin karşısında bir tavır sergileyerek askeri rejimleri alkışladı. 27 Mayıs sonrasına rastlayan askerlik yıllarında işlediği bazı vukuatlarsa ordu içinde 27 Mayıs sonrasına şekillenen bir grup tarafından korundu.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016 akşamı orduya sızdırdığı mensupları aracılığıyla devleti ele geçirmeye çalışan FETÖ ve elebaşı Gülen için askeri darbeler, yabancısı oldukları bir yöntem değil. Gülen, 12 Eylül, 12 Mart ve 28 Şubat’ta askeri ara rejimlerce arananlar listesine alınsa da hatta bir dönem hapis bile yatsa el altından her daim askeri darbeleri destekledi. 1970’lerden itibaren TSK içinde örgütlenen FETÖ’cü subaylar, 12 Eylül ve 28 Şubat’tı en az zararla atlatarak, 15 Temmuz’da millete karşı silaha sarıldı.</p><p>Gülen’in uzun hayat çizgisi vesayetle örtüşüyor. Askerlik yaptığı 1961-63 arasında, izinli olarak geldiği memleketi Erzurum’da vaaz vererek, cemaati galeyana getirip bir sinema salonunu bastırması ve acemiliğini yaptığı dönemde Hatay’da üzerinde o dönem askerlerin çarşı izinlerinde giydiği üniforma ile camilerde vaaz vermesi görmezden gelindi. Bu olaylarda, ABD destekli Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin kurucularından olmasının etkili olduğu ifade edilse de Gülen’in bu tarihlerden itibaren koruma altına alındığı açık göstergesi olarak okundu.</p><h2>TALAT AYDEMİR’İN EMRİNDE</h2><p>Acemi eğitiminden sonra 11 Kasım 1961’de Ankara’ya gelen Gülen’in, usta birliği Mamak’tadır. Gülen, 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963’te darbe girişiminde bulunan ve başarısız olup yakalandıktan sonra idam edilen Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir’in askeriydi. Gülen, Aydemir’in ilk ve en tehlikeli darbe girişimi olan 22 Şubat hareketinde 15 bin askerle birlikte silah kuşandı. Gülen, o gece yaşananları, “Radyo Evini bir onlar, bir bizim taraf teslim alıyordu. Önce ihtilâl ilan ediliyor, ardından ‘asiler bastırıldı’ deniyordu. 28’inci Tümen hükümet tarafındaymış. Tabii ki, biz bunun farkına daha sonra vardık. Üzerimize uçaklar uçmaya başladı. Niyetleri Mamak’ı ortadan kaldırmakmış. Bizim taraf teslim oldu” diye anlatmıştı.</p><h2>12 MART’TA GÖSTEMELİK DAVA</h2><p>İlk kez İzmir Tepecik’te 1966 yılında ‘Nur Evleri’ni kuran ve “Altın Nesil” projesini başlatan Gülen, 1970’li yıllardan itibaren TSK içinde de örgütlenme çalışmalarına başladı. Bu süreçte devletin yakın takibinde olan Gülen, öğrencileri “Nur Medreseleri”ndeki toplantılara götürmesi gerekçesiyle Ocak 1971’de görevinden uzaklaştırıldı. 12 Mart muhtırasından sonra Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından 4 Mayıs 1971 tarihinde İzmir’de tutuklandı. İzmir Sıkıyönetim Mahkemesi’nde açılan 54 sanıklı “Nurculuk” davasında 9 Kasım 1971 tarihinde tahliye edildi. Mahkeme, Gülen’e 1972’de üç yıl hapis cezası verdi. Ancak bu ceza 1974’te Askeri Yargıtay tarafından bozuldu.</p><h2>DARBE DEĞİL İKAZDIR</h2><p>Fethullah Gülen, her ne kadar bu dönemde tutuklansa da askerlerle karşı karşıya gelmekten özellikle kaçındı. Bir konuşmasında 27 Mayıs için “sol güdümlü hareket” diyen Gülen, “12 Mart, bir ihtilal ve darbe değildir. Hükümeti belli konularda uyaran bir ikazdır” diyerek muhtırayı övmeyi ihmal etmedi. Serbest kaldıktan sonra Edremit, Manisa ve İzmir’de vaizlik yapmayı sürdürdü. Özellikle 1970’li yıllarda sağ-sol çatışmasının zirveye çıktığı dönemi kendi lehine kullanarak din odaklı “üçüncü yol” yaratmaya çalıştı.</p><h2>12 EYLÜL ÖNCESİNDE DARBE İSTEDİ</h2><p>Örgüt, 1978’de yayımlanmaya başlayan “Sızıntı” dergisi ile basın yayın ve propaganda alanında yeni bir güç kazandı. İçinde bulunduğu güç dengesine ve şartlara göre tutum ve davranışlarını değiştiren Gülen, hakkında arama kararı bulunmasına rağmen, 12 Eylül askeri darbesinin hemen öncesinde, darbelere yönelik destek içeren değerlendirmelerde bulundu.</p><h2>KENAN EVREN’LE GÖRÜŞMEK İSTEDİ</h2><p>Gülen, 12 Eylül darbesinden sonra Sızıntı Dergisi’nin Ekim 1980 tarihli sayısında “M. Abdülfettah Şahin” adıyla kaleme aldığı, “Son Karakol” başlıklı yazısında “Ümidimizin tükendiği yerde hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz” diyerek 12 Eylül’ü de övdü. Darbenin lideri Kenan Evren ile görüşmek istedi ancak bu süreçte olumsuz yanıt aldı.</p><h2>BU NASIL KAÇAK HAYATI</h2><p>12 Eylül 1980 askeri darbesinde gözaltına alınacaklar listesinde Fethullah Gülen de vardı. 1981 yılında vaizlik görevinden istifa eden Gülen, sıkıyönetim komutanlığının hakkında çıkardığı yakalama kararına rağmen altı yıl boyunca kaçmayı başardı. 1986 yılında Burdur’da kardeşine ait kimlikle yakalandı ancak bir gün sonra serbest bırakıldı. Gülen’in yakalandığı sırada kendisiyle birlikte hareket eden diğer 13 kişi daha sonra Gülen yapılanmasında önemli yerlere gelecekti.</p><h2>12 EYLÜL’ÜN GÖLGESİNDE BÜYÜDÜ</h2><p>Gülen serbest kaldıktan sonra darbenin yarattığı boşluğu fırsata çevirdi. 1989’den itibaren İzmir ve İstanbul’da Diyanet İşleri Başkanlığından bağımsız şekilde gönüllü olarak vaazlarını sürdürdü. İstanbul Üsküdar’da Yeni Valide Külliyesi’ni merkez olarak kullandı ve 62 hafta boyunca vaazlar verdi. 1992 yılına kadar bu vaazlar sürdü.&nbsp;&nbsp;</p><h2>DARBECİLERİN MESAİ ARKADAŞI</h2><p>15 Temmuz Ana Davası iddianamesinde, Gülen’in 1980 darbesi dönemindeki faaliyetleriyle ilgili şu tespite yer verilir: “Fetullah Gülen, 80’li yıllardaki ‘fiili’ mesai arkadaşı Kenan Evren’i yıllar sonra ‘cennetlik’ ilan etmiş, 31 Ocak 2005’te Milliyet’e verdiği demeçte, ‘Evren Paşa, seçmeli din derslerini mecburi yapmakla yararlı bir iş yapmıştır. Gençlerin çoğu onun bu icraatı vesilesiyle din eğitiminden nasiplerini almışlardır. Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir, hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir.’ demiştir.”</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/187775e9-2vgjmu8nfvy3b8ce1g95ze.jpeg" data-card-width="320" data-card-height="240" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/187775e9-2vgjmu8nfvy3b8ce1g95ze.jpeg"></p><h2>28 ŞUBAT HAYIRLI OLSUN</h2><p>1980’ler ve 90’lar dönümünde askeri vesayetin emrinde bulunan Gülen, örgütünün TSK içindeki yapılanmasının palazlanması için gerekli koşulların oluşmasını bekliyordu. Bu çerçevede 28 Şubat Post-modern darbesiyle ilişkilerini güçlü tutar. 1997’de Refahyol hükümetinin baskıyla ve postmodern bir darbeyle görevden uzaklaştırılması sonrası Gülen örgütünün medya organı Zaman gazetesi, darbecilerin tayin ettirdiği darbe hükümetini “Hayırlı Olsun” manşetiyle karşılıyordu.</p><h2>Önce destek sonra yuhalama</h2><ol><li data-list="bullet">Ergenekon, Balyoz ve diğer darbe iddialarına ilişkin davalar başladığı dönemden beri Gülen örgütü medyası, 28 Şubat için “28 Şubat postmodern darbesi”, “28 Şubat darbesi” veya “28 Şubat askeri müdahalesi” ifadelerini kullandı. Oysa Fethullah Gülen, 28 Şubat darbesinden sonra kendisiyle yapılan röportajlarda 28 Şubat’a değil darbe, muhtıra dahi denemeyeceğini açık ve net bir şekilde ifade eder. 28 Şubat’ın en fazla bir tavsiyename olduğunu söyledikten sonra bu tavsiyenamenin de “Milli Güvenlik Kurulu Sosyal Mutabakat Metni” şeklinde algılanması gerektiğinin ısrarla altını çizer ve 28 Şubat’a muhtıra demenin askeri suçlamak olacağını defalarca belirtir.</li></ol><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/5bf7222d-fsz102lrot4gk4ykp24lqs.jpeg" data-card-width="640" data-card-height="359" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/10/5bf7222d-fsz102lrot4gk4ykp24lqs.jpeg"></p><h2>Darbecilerle arasını hep iyi tuttu</h2><ol><li data-list="bullet">Darbelerden etkilenmemek ve sempati kazanmak adına her askeri müdahale öncesi ve sonrası ordu lehine sürekli açıklamalar yapan Gülen’in, özellikle Genelkurmay başkanları ve TSK hakkında övücü sözler sarf etmeye özen gösterdiği, bu sayede suç örgütünün ülkede gerçekleşen hiçbir ihtilalden olumsuz etkilenmediği, tersine her askeri darbeden sonra daha da büyüyerek güçlendiği 15 Temmuz sonrası hazırlanan iddianamelerde dikkat çekti.</li></ol><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/hep-darbe-yanlisiydi-4727398</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Uğur Duyan</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/25c8f3d5-4lnxub2pbgwzmfs6ahpte.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Omuz omuza Vatan savunması </title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/omuz-omuza-vatan-savunmasi-4727399</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/omuz-omuza-vatan-savunmasi-4727399" rel="standout" />
      <description>FETÖ’cü hainler darbe gecesi Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nü işgal ederek polisten gelecek olası bir direnişin önüne geçmek istedi. Ancak vatansever polisler halkla omuz omuza vererek bu planı bozdu. Hainler kuşatmaya çalıştıkları Vatan Caddesi’nde derdest edilip gözaltına alındı.    </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz gecesi darbecilerin işgal girişiminde bulunduğu kritik noktalardan birisi de Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü oldu. Emniyet Müdürlüğü önüne ulaşan 67 darbeci asker, polisin ve halkın direnişi karşısında başarılı olamadı. İstanbul Emniyet Müdürlüğünü 4 tank ve bir sikorsky ile kuşatan darbeciler, zırhlı araçları çevreleyen vatandaşların da sayesinde polis tarafından gözaltına alındı. Tanklardan birinin içinden vatandaşlarca çıkarılan ve darbeci askerlerle birlikte hareket ettiği anlaşılan 4. Sınıf Emniyet Müdürü Mithat Aynacı da yakalandı.</p><p>FETÖ’nün darbe girişimini yönettiği sözde ‘Yurtta Sulh Konseyi’nin’ WhatsApp yazışmaları da Aynacı’nın yakalanmasıyla deşifre edildi. Konseyin mesajlarının çözüşmesiyle darbe girişiminin seyrini değişti. Dönemin polis amirlerinden olan ve darbecilere karşı verilen gözaltı kararını telsizden anons geçen bir başkomiser, yaşadıklarını Yeni Şafak’a anlattı. </p><h2>SIRA DIŞI BİR HAREKETLİLİK VAR </h2><p>Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli olan Başkomiser, FETÖ’cü askerlerin o dönem ki adıyla Boğaz Köprüsü olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü kapatmadan önce saat 20.20 civarında Beylerbeyi Polisevi’nin karşısındaki trafik polislerini derdest etmeye çalışmalarıyla darbe girişimi olduğunu sezdiğini anlattı. Başkomiser, “Polisevinde yemek yiyen arkadaşlarımız beni arayarak durumu haber verdi. Ben de ‘Muhtemelen darbe girişimi var’ diyerek tepki verdim. Ben de büromuzdan bir amirimizi aradım ve bilgi istedim. Bir yandan da sosyal paylaşım ağlarından ‘darbe’ diye arattırdım ve bir şey bulamadım. Kısa bir süre sonra amirlerimiz ‘Sıra dışı bir hareketlilik var’ diyerek bizi uyardı” dedi. Başkomiser şunları kaydetti: </p><h2>ZIRH DELİCİ MERMİ DURDURDU </h2><p>“Daha sonra durumu dönemin emniyet müdürlerine bildirdik. Güvendiğimiz, kendisinden emin olduğumuz arkadaşlarımızı emniyete çağırdık. Bu girişime hangi askerler katılabilir diye bir ön çalışma yaptık. Zaten o dönem FETÖ’nün soru çalma soruşturmaları vardı. Biz de o konulara çalışıyorduk ve elimizde kısıtlı da olsa veri vardı. Hepsini değerlendirdik ve önlem alınması gereken yerler konusunda çalışma yaptık. İlerleyen saatlerde darbe girişimi açığa çıktı, emniyete helikopterle inmeye çalışan FETÖ’cüler vardı. TEM Şubede operasyon timinde görevli arkadaşlar emniyetin çatısına çıktı ve zırh delici silahla ateş açtı. O helikopter kurşun alınca 66. Mekanize Piyade Tugayı’na indi. İçinde yaralı FETÖ’cüler vardı. İşte onları bizim ekipler vurarak püskürttü.” </p><h2>YAPILANMA TEK TEK DEŞİFRE EDİLDİ </h2><p>“FETÖ’nün emniyeti teslim almaya gelen imamı eski emniyet müdürü Mithat Aynacı ve darbeci eski yarbay Osman Akkaya’yı da arkadaşlarımızla birlikte derdest ettik. Aynacı ve Akkaya kardeş gibi birbirlerine benziyorlar. Tankın içinden askeri kamuflajla çıkan Osman Akkaya. Mithat Aynacı o da tankta ama o sivil olarak bulunuyor. Organize Şube Müdürlüğü’nde görevli emniyet amirlerimiz Aynacı ve Akkaya’yı gözaltına aldı. Biz de o andan sonra TEM Şube olarak gözaltılara başladık. Biz hemen darbeci yapıyı çözmek ve deşifre etmek için sorgulamalara başladık. Mithat Aynacı’ya ‘Sen kendi meslektaşlarına nasıl silah çekiyorsun?’ diye sordum. Mithat Aynacı bana ‘Ben görevimi yapıyorum’ dedi. Osman Akkaya’nın üzerinden çıkan cep telefonunun şifresi yoktu. Oradan biz bütün darbeci yapıyı öğrendik ve tek tek deşifre ettik. Böylece FETÖ’nün Yurtta Sulh Konseyi yapılanması da  deşifre oldu.”</p><h2>TELSİZDEN GÖZALTINA ALIN ANONSU </h2><p>İlk yakalamalardan sonra olayın acil bir şekilde adli bir ağa dökülmesi için dönemin İstanbul Adliyesi Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay’ı aradım. Can Bey, Savcı Hikmet Pak’la birlikte adliyeye gelmişler. Kendilerine durumu anlattım ve gözaltı kararı verilmesini istedim. Ben talep yazısı bile göndermedim. Bize hemen darbeciler hakkında gözaltı kararı gönderildi. Akabinde ben üst amirlerime ve müdürlerime hiç sormadan o gelen gözaltı yazısını ‘TEM Şube Müdürü adına’ imzaladım ve bütün şubeler ile ilçe emniyet müdürlüklerine gönderdim. Çünkü o an hızlı karar alınması gerekiyordu. Hemen ardından telsizden de tüm İstanbul polisine gözaltı kararını okudum. Polis arkadaşlarımızın özgüveni arttı ve devletin bu girişimi sonlandıracağı mesajını verdik.”</p><h2>HAİNLERİN AJANI DEŞİFRE OLDU  </h2><ol><li data-list="bullet">Darbe girişimi gecesinde yaşadığı enteresan bir olayı da paylaşan Başkomiser, FETÖ’cülere takviye gelebilecek darbeci kuvvetleri engellemek için emniyetin dışarısına çıktığını söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Emniyetin önünde toplanan duyarlı kalabalık arasında elimde megafonla anons yaparken kendimi birdenbire omuzlarda buldum. Vatandaşları bilinçlendirmeye çalışırken, hatta aranızda bu darbeci hainlerden olabilir dikkatli olun derken, dikkatimi çeken biri oldu. Gayet sakin bir şekilde etrafı izliyordu. Yanımda bulunan polis arkadaşlara etrafı izleyen kişiyi gözaltına aldırdım. O kişi jandarma istihbarattan çıktı. Oraya gözlem yapmaya gelmiş ve durumu FETÖ’cülere bildiriyordu”.</li></ol><h2>FETÖ’CÜLER BÖYLE TUZAK KURDU </h2><ol><li data-list="bullet">Darbe girişiminden önce FETÖ’nün soru çaldığı konulara ilişkin soruşturmalara baktıklarını ve uzun süren çalışmalar yürüttüklerini de anlatan Başkomiser, FETÖ’nün kendilerine kurduğu tuzağı anlattı: “13 Temmuz çarşamba günü dosyaya bakan savcımız beni aradı ve ayladır istediğimiz evrakları Genelkurmay’ın vereceğini söyledi. Ben ve dosyaya bakan polis arkadaşları 15 Temmuz Cuma günü için Genelkurmay Başkanlığına davet ettiler. Genelkurmay Başkanlığı Hukuk Müşavirliği’nden aradılar. Ben de yeğenimle beraber 14 Temmuz akşamı Fatih Çarşamba’da bir arkadaşımızın restoranına yemeğe gittik. Orada da geç saatlare kadar oturduk. Oradan kalktık yeğenimle beraber Aziz Mahmud Hüdai camine gittik. Orada sabah namazı kıldık. Sonra orada ballı su, simit falan dağıtıyorlardı onları da yedik. Sonra sabah 7’de eve gittik ve uyuduk. Aklımdan çıkmış Ankara olayı. Telefonu da kapatmışım. O gün Ankara’ya gidemedik. Bizi darbe günü derdest etmeye çağırdıklarını düşünüyoruz.”</li></ol>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/omuz-omuza-vatan-savunmasi-4727399</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/3e5f604c-ubcttkru5j2iw1cxfvq89.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Darbeyi üniformasız hainler yönetti</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/darbeyi-uniformasiz-hainler-yonetti-4727401</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/darbeyi-uniformasiz-hainler-yonetti-4727401" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz’da kalkışmasını örgütün TSK’ya sızdırıp kumpaslarla terfi ettirdiği askerler değil, sözde sivil imamlar Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş yönetti. 11 Temmuz’da ABD’ye uçan hainler, elebaşı Fetullah Gülen’den  emir alıp 13 Temmuz’da yurda döndü. 15 Temmuz’da ise düğmeye basıldı.  </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz kalkışmasında devleti ele geçirmek isteyen FETÖ, TSK’ya&nbsp;sızdırdığı rütbeli elemanları yanı sıra onlara hükmeden ‘sivil imamları’ da sahaya sürdü.</p><p>FETÖ’nün sivil imamları Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş, Akıncı Üssü’nden darbe girişimini yönetti. &nbsp;Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, FETÖ’nün ihanet girişiminin yönetildiği ana karargah olarak kullanıldı. Örgütün sivil imamları Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş, elebaşı Gülen’in talimatının ardından darbe planını uygulamak için Akıncı Üssü’ne gitti.</p><h2>ÖKSÜZ SIRRA KADEM BASTI</h2><p>Söz konusu sivil imamlar, darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine kaçmaya çalıştıkları sırada yakalandı. Gözaltına alınan darbe girişiminin kilit ismi Adil Öksüz, mahkemece serbest bırakılmasının ardından sırra kadem bastı. Batmaz, Çiçek, Oruç ve Biniş ise yargılandıkları Akıncı Üssü davasında yönetici sıfatıyla bütün eylemlerden sorumlu tutularak 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 901 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. İşte sivil aktörler ve kalkışmadaki rolleri ile akıbetleri:</p><h2>DEFALARCA ANKARA’YA GELİP PLANI HAZIRLADI</h2><p>Örgütün “TSK imamı” Adil Öksüz, örgütle 1985’te Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde eğitim gördüğü sırada tanıştı. FETÖ elebaşı Gülen’in özel olarak ilgilenip yetiştirdiği Öksüz, “Namık” kod adıyla örgütün askeri mahrem yapılanmasının her kademesinde faaliyet yürüttü. Öksüz, terörist başı Gülen tarafından darbeyi organize edecek kişilerin başında görevlendirildi. Öksüz’ün darbeye hazırlık faaliyetleri kapsamında yaptığı seyahatler ortaya çıkartıldı. Buna göre Öksüz, 34 SIR 49 plakalı aracıyla 27 Aralık 2015, 9 Ocak, 16 Ocak, 30 Ocak, 20 Şubat, 29 Şubat, 14 Mart, 30 Mart, 5 Mayıs, 27 Mayıs, 4 Haziran ve 15 Haziran 2016’da Ankara’ya geldi. Öksüz’ün, 27 Aralık 2015’ten itibaren Ankara’da Türkiye’nin her yerinden gelen örgüte bağlı üst düzey askerlerin katıldığı darbe toplantılarına liderlik ettiği belirlendi.</p><h2>ÖNCE ASKERLERLE SONRA GÜLEN’LE…</h2><p>Öksüz ile örgütün Akıncı Üssü çevresinde yakalanan bir başka mahrem imamı Kemal Batmaz’ın darbe teşebbüsünden hemen önce 11 Temmuz 2016’da aynı uçakla ABD’ye gittiği, 13 Temmuz 2016’da yine aynı uçakla Türkiye’ye döndüğü tespit edildi. Darbeye hazırlık kapsamında Öksüz, 6-7-8-9 Temmuz 2016’da Ankara’da örgüte bağlı Türkiye’nin her yerinden gelen üst düzey askerlerin katıldığı darbe toplantılarına liderlik etti. 15 Temmuz’da Akıncı Üssü’nde FETÖ’cü askerlere talimatlar veren Öksüz, darbenin başarısız olduğunun anlaşılması üzerine kaçarken tarlada yakalandı. Gözaltına alındığında jandarmaya “tarla satın almak” için bölgede bulunduğunu söyleyen Öksüz, 16 Temmuz gecesini Kışla Jandarma Karakolunun nezaretinde geçirdi. Öksüz, Akıncı Üssü çevresinde gözaltına alınan diğer kişilerle birlikte 17 Temmuz sabahı Ankara Batı Adliyesine getirildi. Mahkemece serbest bırakılan Adil Öksüz’ün, darbe girişiminden 3 gün sonra Ankara’dan uçakla İstanbul’a gittiği, 19 Temmuz’da Sakarya’nın Akyazı ilçesine geçtiği belirlendi. Firari Öksüz, İçişleri Bakanlığının “Terörden Arananlar Listesi”nde “kırmızı” kategoride yer alıyor.</p><h2>DARBEDEN 4 GÜN ÖNCE ABD ZİYARETİ</h2><p>Darbe girişimini Akıncı Üssü’nden yöneten sivil imamlardan Kemal Batmaz, darbe girişimine kadar FETÖ’nün “Hava Kuvvetleri imamı” olarak faaliyetlerine devam etti. Ankara Başsavcılığınca yapılan soruşturmada, Batmaz’ın darbe girişimiyle ilgili hazırlıklar kapsamında birçok kez ABD’ye giderek elebaşı Gülen ile görüştüğü tespit edildi. 1 Ocak 2016’da ABD’ye girişi sırasında Newark Havaalanı gümrük görevlilerince şüphe üzerine mülakata alınan Batmaz, Yavuz Ulusoy isimli arkadaşıyla Pensilvanya’da “İmam Muhammed Fetullah Gülen”in yanında kalacağını belirtti.</p><h2>O DA ARSA BAKMAYA GİTMİŞ</h2><p>Batmaz, darbe girişiminden hemen önce Adil Öksüz ile ABD’ye gitti. 11 Temmuz’da İstanbul’dan New York’a aynı uçakla seyahat eden Batmaz ve Öksüz, örgütün elebaşı Gülen’den son talimatları alıp 13 Temmuz’da yine aynı uçakla Türkiye’ye döndü. Darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü’nde vurulacak hedeflerin belirlenmesi ve bu yerlerin bombalanması yönünde diğer sivil imamlarla birlikte FETÖ’cü askerlere emirler verdi.</p><p>Batmaz’ın faaliyetleri, Akıncı Üssü’ndeki güvenlik kameralarına da yansıdı. Üs komutanı eski tuğgeneral Hakan Evrim’in baş selamı vermesi, Batmaz’ın yapılanmadaki konumunu göz önüne serdi. Darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra Akıncı Üssü’nden diğer sivil imam Harun Biniş ile kaçarken yakalanan Batmaz, savcılık ifadesinde tıpkı Öksüz gibi “arsa bakmaya” gittiğini iddia etti.</p><h2>TARLADA YAKALANDI </h2><p>Sivil imamlardan Hakan Çiçek, Gülen’in Türkiye’den kaçmadan önce hem ev hem de ofis olarak kullandığı kapatılan FEM Dershanesinin Altunizade şubesinin kantinini işletiyordu. Çiçek’in, yıllar içinde milyonlarca liralık mal varlığı edindiği MASAK raporlarıyla ortaya çıktı. Kapatılan Anafartalar Kolejini satın alan Çiçek, örgütsel faaliyetlerini kamufle edebilmek için Balyoz ve Ergenekon davalarında yargılanmış kimi askerlerin çocuklarını bu okulda burslu olarak okuttu. Çiçek, darbe hazırlıkları kapsamında ilk olarak 28 Aralık 2015’te ABD’ye gitti ve 6 Ocak 2016’da İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Türkiye’ye döndü. 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü’nde olan Çiçek, darbe girişimi başarısız olunca kaçmaya çalışırken tarlada yakalandı. Yargılama devam ederken darbe planının Pensilvanya’da hazırlatılıp onaylatıldığına dair yeni deliller dava dosyasına girdi. Çiçek’e ait cep telefonunun dijital analizini içeren raporda Çiçek’in ABD numaralı GSM hattının ilk kez 7 Mart 2016’da FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in kaldığı Pensilvanya’daki çiftlik evinde aktive edildiği ortaya çıktı.</p><h2>6 ayda 7 defa ABD’ye gidip geldi </h2><p>FETÖ’nün jandarmadan sorumlu sivil imamı Nurettin Oruç, darbeye hazırlık kapsamında kendisine bağlı bölge imamlarına Pensilvanya’dan aldığı talimatları iletti. Oruç, Ocak 2015’ten Haziran 2016’ya kadar 7 defa ABD’ye gitti. Ankara’daki villada yapılan darbeye hazırlık toplantılarında aktif görev alan Oruç, toplantılara katılan jandarma personeline darbe girişimi sırasındaki görevlerini anlattı. 15 Temmuz gecesi Oruç’un da Akıncı Üssü’nde bulunduğu filonun kamera kayıtlarına yansıdı. Darbe girişimi başarısız olunca üsten kaçarken tarlada yakalanan Nurettin Oruç, “Hayvan yetiştiriciliğiyle ilgili belgesel çekimi için görüşme yapmaya gittim” yalanına sarıldı. Adli Tıp uzmanları, 143. Filo koridorundaki görüntüler ile Oruç’un Jandarma karakolunda kaydedilen görüntülerini inceledi ve koridorda görülen şahsın Nurettin Oruç olduğunu kemer ve ayakkabılarına varıncaya kadar tespit etti.</p><h2>Erdoğan’ın uçağını takip etti </h2><p>Akıncı Üssü’nde yakalan sivillerden Harun Biniş, bir dönem Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) çalıştı. Biniş, örgüt tarafından darbe teşebbüsünü organize edecek sivil yöneticilerden biri olarak görevlendirildi. Yargılandığı usulsüz dinleme davası kapsamında aranması olduğundan yurt dışına çıkış yapamayan Biniş, firari Adil Öksüz’ün Pensilvanya’dan aldığı talimatlar doğrultusunda darbeye hazırlık toplantılarının düzenlendiği evlerde görevlendirildi. Akıncı Üssü 143. Filo güvenlik kamera görüntülerinde Biniş’in FETÖ’cü askerlerle birlikte hareket ettiği belirlendi. Biniş’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağının bulunması için radar iz kayıtlarını incelediği ortaya çıktı. 16 Temmuz sabahı Akıncı Üssü’nden kaçarken tarlada yakalanan Biniş, ilk ifadesinde “arsa bakmaya” geldiğini iddia ederek, “Bende vertigo var. Ankara’daki bombaları duymadım” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/darbeyi-uniformasiz-hainler-yonetti-4727401</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/10911aee-tfa181ofvrsfygbep91u.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Devletin yenilenen bağışıklık sistemi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/devletin-yenilenen-bagisiklik-sistemi-4727402</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/devletin-yenilenen-bagisiklik-sistemi-4727402" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz sonrası başlatılan reformlarla devletin savunma mekanizması yenilendi, FETÖ benzeri yapıların kamuda yeniden örgütlenmesinin önüne geçildi. TSK’dan emniyete kadar birçok kurumda yapılan yapısal değişikliklerle güvenlik bürokrasisi yeniden şekillendirildi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FETÖ’nün TSK içindeki yapılanmasını 15 Temmuz 2016’da akamete uğratılan darbe girişimiyle ortaya çıkarılsa da devletin içindeki FETÖ yapılanmasına karşı başlatılan temizlik operasyonları, 2013’ün son günlerine kadar uzanıyordu. 12 yıl içinde atılan adımlarla kamuda FETÖ benzeri yapıların ortadan kaldırılması için ciddi bir reform süreci başlatıldı. Devletin savunma mekanizması yenilenirken, FETÖ ve benzeri oluşumların kamuda kendilerine yer bulmalarının önüne geçecek adımlar atıldı. Kamuda FETÖ’nün sızmaya çalıştığı birimlerin yapısı yeni düzenlemelerle elden geçildi. Bu kapsamda atılan adımlar şöyle:</p><h2>YENİLENEN GÜVENLİK BÜROKRASİSİ</h2><p>FETÖ ile izlenen mücadelede Türkiye güvenlik bürokrasisinde izlenen yöntemler de ciddi değişim yaşandı. 15 Temmuz sonrası olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerle ordunun yapısında, askeri mekanizmaların işleyişinde ve eğitim sisteminde önemli değişiklikler yapıldı. FETÖ’nün güvenlik birimlerindeki etkisini kırmak amacıyla yapılan bu düzenlemeler uzun süredir tartışılan, tedricen de gerçekleştirilen reformlar yapıldı. 2018›de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinin ardından çıkarılan kararnamelerle de vesayetin ortadan kaldırılması yönündeki düzenlemeler yeni sisteme uyumlu hale getirildi.</p><h2>TSK’DA İDARİ REFORM</h2><p>Ordunun idari yapılanması açısından en önemli değişiklik, kuvvet komutanlıklarının ayrı ayrı Milli Savunma Bakanlığı’na (MSB) bağlanmasıydı. Bu durum, Genelkurmay Başkanı’nın statüsünde de bir değişiklik anlamına geliyordu. Daha önce Genelkurmay Başkanı doğrudan başbakana bağlı durumda bulunuyor, devlet protokolünde Milli Savunma Bakanı’nın önünde yer alıyordu. 2018’de yayımlanan 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Genelkurmay Başkanı da kuvvet komutanları gibi doğrudan Milli Savunma Bakanı’na bağlandı. Aynı zamanda Genelkurmay’ın pozisyonu daha çok kuvvet komutanlıkları arasında eşgüdüm sağlamakla sınırlandırıldı.</p><h2>EMNİYETTE YENİ DÖNEM</h2><p>Personel politikaları açısından ilk önemli değişiklik, 15 Temmuz darbe girişimine katılan veya FETÖ’yle bağları olduğu tespit edilen çok sayıda asker ve polisin kamu görevinden ihraç edilmesiydi. Polis Akademisi tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ihtiyaçları doğrultusunda çok sayıda amir ve memur yetiştirilerek kolluk hizmetinde bir zaaf yaşanmaması sağlandı.</p><h2>Boşluk kısa sürede dolduruldu</h2><p>Emniyette FETÖ yapılanması daha çok yönetici pozisyonlarının ele geçirilmesine yönelik bir strateji izlediği için ihraçlar sonunda önemli bir polis amiri ihtiyacı doğmuştu. Kısa süre içinde gerek meslek içinden yükseltmeler gerekse sivil üniversite mezunlarından alımlarla amir sınıfı üçte iki oranında yenilenerek bu açık kapatıldı. Darbeden hemen sonra Silahlı Kuvvetler tarafından yürütülen sınır ötesi operasyonlar ve ülke içinde kolluk birimlerinin terörle mücadeledeki başarısı, sayısal anlamdaki ciddi azalmaya rağmen güvenlik hizmetinde bir eksiklik yaşanmadığını gösterdi. Zaten kısa süre içinde personel sayısı da eski oranına yükseltildi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/devletin-yenilenen-bagisiklik-sistemi-4727402</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/10/9bb4c9e7-s5icnuajodprwg3yr534.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fatih Koleji: Okuldan darbeye</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/fatih-koleji-okuldan-darbeye-4727404</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/fatih-koleji-okuldan-darbeye-4727404" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz hain darbe girişiminin perde arkasında, FETÖ’nün yıllar süren eğitim odaklı sinsi yapılanması vardı. Özel okulların sadece akademik başarıyla değil, genç zihinleri ideolojik birer militan haline getirmek için kurulduğu bu karanlık ağ, Türkiye’nin devlet kadrolarına sızarak milletin iradesine yönelik en büyük tehdidi oluşturdu. Eğitim üzerinden örülen bu sistem, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dokusunda derin yaralar açtı ve 15 Temmuz’u sadece bir gecelik kalkışma 
olmaktan çıkarıp yılların planlı ihanetinin sembolü haline getirdi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbe girişimine değil, yıllar süren örgütsel bir yapılanmanın vardığı en kanlı sonuca tanıklık etti. FETÖ’nün gerçekleştirdiği bu kalkışma, klasik darbelerden çok farklı bir boyutta seyretti. Silahlı kuvvetlerin ötesinde eğitimden yargıya, emniyetten medyaya kadar pek çok alanda örgütlenmiş bir yapının saldırısıydı bu. FETÖ, özellikle özel ortaöğretim kurumları üzerinden sistemli bir kadrolaşmaya gitti, toplumun dini değerlerini istismar etti ve genç beyinleri birer örgüt mensubuna dönüştürerek mankurtlaştırtı.</p><h2>EĞİTİMLE YÜKSELEN TEHLİKE</h2><p>FETÖ, kuruluş aşamasında “cemaat” kimliğiyle toplumda yer edinmeye başladı, ardından eğitim faaliyetlerini kullanarak devletin kritik noktalarına sızdı. Bu yapılanma evrilerek tam teşekküllü bir terör örgütüne dönüştü. İlk adımlarını “ışık evleri” ile atan örgüt, bu evlerde örgütsel ideolojiye bağlı öğrenciler yetiştirerek kamuya kadro temin etti. 1980 sonrası dönemde okullaşma atağı başlatan FETÖ, hem yurt içinde hem yurt dışında özel okullar aracılığıyla örgütlenmesini genişletti.</p><h2>MODERN OKULLARIN ARDINDAKİ YAPILANMA</h2><p>FETÖ’nün açtığı okullar, hem fiziki şartları hem akademik başarıları sayesinde toplumun geniş kesimlerinin güvenini kazandı. Ancak bu okullar yalnızca eğitim kurumu değil, ideolojik biçimlendirme, personel yetiştirme ve propaganda sahası olarak işlev gördü. Öğrencilere “paralel öğretim programları” uygulanarak, örgütün dünya görüşü ve hiyerarşisi içselleştirildi. Dini söylemler üzerinden sempati toplanırken, asıl amaç mutlak itaati esas alan bir zihin yapısı oluşturmaktı. “Dini eğitim” algısı istismar edildi, çocuklar ve gençler FETÖ’nün “biz ve ötekiler” anlayışına göre şekillendirildi. Öğrencilere toplu namaz, sohbet, hizmet toplantıları gibi uygulamalarla dini değerler üzerinden örgütsel sadakat aşılandı.</p><h2>KADROLAŞMANIN ANA ÜSSÜ</h2><p>Örgütün eğitim kurumları, aynı zamanda insan kaynağı ve ekonomik kaynak oluşturma aracı olarak da kullanıldı. Zengin hayırseverlerden alınan yardımlar, Bank Asya ve holdingleşme adımlarıyla büyüyen ekonomik yapı sayesinde yeni okullar, yurtlar ve dershaneler açıldı. Sınav sorularının çalınması, üyelerin devlet kadrolarına sızdırılması, öğretmen atamalarında liyakat dışı yöntemlerle kadro alınması gibi faaliyetler bu yapı üzerinden gerçekleştirildi. Özellikle 17-25 Aralık süreci sonrası bile bu okullara olan ilgi bitmedi, halk nezdinde eğitimdeki başarı algısı “dini hassasiyet” ile birleşti.</p><h2>KOD ADI, SAKLI KİMLİK, ÇİFTE YAŞAM</h2><p>FETÖ’nün en tehlikeli yönlerinden biri de bireylerini mutlak bir gizlilik içinde yetiştirmesiydi. Kod adları kullanmak, aileden dahi gizli yürütülen örgütsel faaliyetler, sahte kimlikler, çifte yaşamlar, tümü “gizli hücre tipi yapılanma” modelinin temeliydi. Bu model, uygun ortam oluştuğunda harekete geçecek sadık militanlar yarattı.</p><h2>DARBE GİRİŞİMİNİN AYAK SESLERİ</h2><p>15 Temmuz Darbe Girişimi’nin sadece askeri değil, eğitim, yargı, emniyet, medya gibi çok yönlü bir kuşatmanın sonucu olduğu bugün net biçimde görülüyor. FETÖ’ye ait eğitim kurumlarında yetişmiş öğrenciler, öğretmen kisvesi altında örgüt mensubu olarak kamuya yerleştirildi. Örgüt bu kişiler aracılığıyla sadece kadro değil, aynı zamanda istihbarat, finansman ve psikolojik harekat zemini oluşturdu. Bu kapsamda, özel okullar yalnızca bilgi aktarımı değil, propaganda, aidiyet ve sadakat üretimi için kullanıldı. “Hizmet” adı altındaki bu sistem, son kertede darbeye zemin hazırlayan eğitimsel bir seferberliğe dönüştü.</p><h2>TÜRKİYE’NİN KIRILMA NOKTASI</h2><p>FETÖ’nün eğitim yoluyla yürüttüğü bu örgütlenme, Türkiye tarihinde hem pedagojik hem toplumsal hem de siyasal açıdan büyük bir kırılma noktası oldu. 15 Temmuz, yalnızca bir gecede yaşanmadı. Yıllar süren bir planlama, eğitimle yürütülen beyin inşası, sistematik kadrolaşma ve büyük bir aldatmacanın sonucuydu.  ANKARA</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/fatih-koleji-okuldan-darbeye-4727404</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Merve Safa Akıntürk</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/0ae6a92b-lsa5d2v3buka0u6a1nvbj.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>40’tan fazla üniversiteye denklik yasağı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/40tan-fazla-universiteye-denklik-yasagi-4727405</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/40tan-fazla-universiteye-denklik-yasagi-4727405" rel="standout" />
      <description>Örgüt bağlantılı üniversitelere yurt içinde kilit vurulurken Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından, FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu tespit edilen yurt dışındaki üniversiteleri tanımama ve bu okullardan mezun olanlara denklik vermeme kararı aldı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik gerçekleştirilen FETÖ/PDY merkezli darbe girişimi yalnızca siyasi ve askeri alanlarda değil, eğitim ve akademi cephesinde de derin izler bıraktı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu süreçte devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde hareket ederek FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu tespit edilen çok sayıda yurt dışı yükseköğretim kurumunu tanımama ve mezunlarına denklik vermeme kararı aldı.</p><h2>AKADEMİK MASKENİN ALTINDAKİ YAPI</h2><p>Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), eğitim kurumları aracılığıyla uluslararası meşruiyet kazanma ve örgüt mensuplarını sistemin içerisine sızdırma stratejisini yıllar boyunca sürdürdü. Bu amaçla yurt dışında kurulan veya iş birliği yapılan üniversiteler, örgütün propaganda üssü haline getirildi. 15 Temmuz sonrasında YÖK, bu ağın deşifresi için yoğun bir çalışma başlattı.</p><h2>DENKLİK REDDİYLE ENGELLENEN YAPILANMA</h2><p>YÖK’ün kararına göre bazı üniversiteler, FETÖ/PDY terör örgütüyle doğrudan kurumsal bağları bulunduğu gerekçesiyle tamamen tanınmıyor. Bu üniversiteler, örgütün küresel ölçekte kadro yetiştirme, finansal kaynak sağlama ve propaganda faaliyetleri yürüttüğü merkezler arasında yer alıyor. ABD, Arnavutluk, Avustralya, Azerbaycan, Afganistan, Bosna-Hersek, Gürcistan, Irak, Kamboçya, Kırgızistan, Kazakistan, Kosova, Nijerya, Polonya ve Romanya’da bulunan 29 üniversiteyi YÖK tanımıyor. ABD’deki North American University, Nijerya’daki Nile University of Nigeria, Azerbaycan’daki Qafqaz University, Irak’taki Ishik University ve Türkmenistan’daki International Turkmen-Turkish University gibi kurumlar doğrudan örgütün kontrolünde kurulan yapılardı. Bu kurumların mezunlarının denklik başvuruları, özellikle 15 Temmuz 2016 öncesi mezunlar için kesin olarak reddediliyor. Bu üniversiteler, örgütün eğitim kisvesi altında sistematik biçimde uluslararası yapılanmasını sürdürdüğü alanlar olarak tanımlanıyor.</p><h2>GÖLGE AKADEMİLERDE ÖRGÜT FAALİYETİ</h2><p>Bazı üniversitelerde ise sadece FETÖ iltisaklı olduğu tespit edilen enstitü, merkez ya da kürsüler tanınmıyor. Bu yapıların faaliyetleri genellikle ev sahibi üniversitenin çatısı altında yürütülüyor, ancak içerik ve kadro bakımından doğrudan örgütle bağlantılı akademisyenler tarafından idare ediliyor. Bu statüde bulunan 13 enstitü, merkez ve kürsü bulunuyor. ABD’deki University of Houston bünyesindeki Gülen Institute, Avustralya’daki Deakin University’de kurulan Research Chair in Islamic Studies and Intercultural Dialogue ya da Kolombiya’daki Universidad del Rosario çatısı altındaki Centro de Estudios de Turquía bu kapsamda yer alıyor. Kanada’daki University of Waterloo ve Conrad Grebel University College’da yürütülen “Master of Peace and Conflict Studies” ve “Master of Theological Studies” gibi programlar bu kapsamda yine. Benzer şekilde, Fransa’daki INALCO (Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Ulusal Enstitüsü) bünyesindeki Kürtçe Bölümü de tanınmayan programlar arasında yer alıyor. </p><h2>YÜKSEKÖĞRETİMDE MİLLİ GÜVENLİK ÖNCELİĞİ</h2><p>YÖK’ün bu adımı, Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit eden yapılarla mücadelede eğitim ve yükseköğretim alanında da kapsamlı bir temizlik yapıldığını gösteriyor. FETÖ’nün bilim ve akademi üzerinden oluşturduğu imaj ve kadrolaşma stratejileri bu liste ile çökertilmeye çalışılıyor. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ’nün yurt dışı eğitim yapılanması büyük ölçüde çökertildi. YÖK’ün hazırladığı tanınmayan üniversiteler listesi, yalnızca bugünün değil, gelecekte bu yapılara kapı aralayabilecek benzeri oluşumlara karşı da bir uyarı niteliği taşıyor. </p><h2>DENKLİĞİ SORGULA ÖYLE GİT </h2><ol><li data-list="bullet">Belgede, 2016–2017 eğitim öğretim yılı öncesinde bu kurumlardan mezun olan bireylerin denklik başvurularının doğrudan reddedileceği vurgulandı. Bu tarihten sonra eğitime başlayanlar için ise her bir başvurunun detaylı bir incelemeye tabi tutulacağı ifade edildi. YÖK, yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilere önemli bir uyarıda bulundu. Adayların e-Devlet sistemi üzerinden “YÖK Okul Tanıma Belgesi Sorgulama” ekranını kullanarak tercih edecekleri üniversitelerin tanınıp tanınmadığını mutlaka kontrol etmeleri istendi.</li></ol><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/40tan-fazla-universiteye-denklik-yasagi-4727405</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Merve Safa Akıntürk</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/65493d75-yuqsr0b24ovd882unt5o.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kumpas üstüne kumpas</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/kumpas-ustune-kumpas-4727410</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/kumpas-ustune-kumpas-4727410" rel="standout" />
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1970’ten bu yana devlet içinde sinsice yapılanan FETÖ, 2010 yılında yönetimi topyekûn ele geçirme hedefiyle harekete geçti. Örgüt, varlığı için stratejik öneme sahip kurumları dizayn etmek için 15 Temmuz’dan önce de sayısız kumpasa imza attı. ‘Askeri Casusluk’, ‘7 Şubat MİT Krizi’, ‘MİT Tırları Kumpası’, ‘Şike Davası’, ‘17-25 Aralık Yargı Darbe Girişi’ onlardan sadece birkaçı. İşte, FETÖ’nün kumpas serisi… </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/5156e72a-l58j02j8fmjs1ujd2zfp2r.jpeg" data-card-width="743" data-card-height="419" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/5156e72a-l58j02j8fmjs1ujd2zfp2r.jpeg"></p><h2>Milyonların geleceğini çaldılar</h2><p><strong>KPSS SORULARINI ÇALDILAR:</strong> Örgüt, kamu personeli olmak için gece gündüz emek veren yüzbinlerce gencin geleceğini çaldı. 2010 yılında yapılan KPSS sınavında FETÖ’nün soruları önceden ele geçirip binlerce üyesine verdiği ortaya çıktı. Etkin pişmanlıktan yararlanan birçok örgüt üyesi, sınavdan birkaç gün önce kendilerine ezberletilen soru ve cevapların sınavda çıktığını itiraf etti. Örgütün 2010 yılından önce yapılan kaç sınavda aynı taktiğe başvurduğu muamma olarak kaldı.   </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/7b57abff-h4w482dct47yf1ba9lmmxp.jpeg" data-card-width="642" data-card-height="355" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/7b57abff-h4w482dct47yf1ba9lmmxp.jpeg"></p><h2>Devlet sırrı bırakmadılar</h2><p><strong>KOZMİK ODA HADİSESİ: </strong>Dönemin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a sahte bir ihbarla “suikast girişimi” yapılacağı iddiası ortaya atıldı. FETÖ, açılan soruşturmayı, Genelkurmay Başkanlığı’ndaki kozmik odaya girmek için kullandı. Devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgeler FETÖ’nün eline geçti. MOSSAD ve CIA başka olmak üzere bir çok istihbarat örgütüne taşeronluk yapan örgütün bu bilgileri ne zaman kime servis ettiği hala belirsizliğini koruyor. </p><h2>İtibarsızlaştırma operasyonları</h2><p><strong>İZMİR ASKERİ CASUSLUK DAVASI: </strong>TSK içinde ele geçirmek istediği kadroları boşaltmak için kumpasları sıkça kullanan örgütün bir diğer kumpası da İzmir’deki askeri casusluk davası oldu. 10 Ağustos 2010’da İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne gelen  düzmece ihbar maili üzerine başlatılan soruşturmada aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 sanık ve üst düzey askeri yetkililer, devletin gizli bilgi ve belgelerini yabancı istihbarat servislerine vermekle suçlandı. İlerleyen yıllarda davanın FETÖ kumpası olduğu ortaya çıktı sanıklar beraat etti. </p><h2>Gizli belgeler için hayali örgüt</h2><p><strong>SELAM TEVHİT DOSYASI: </strong>Devletin gizli bilgilerini ele geçirmeyi amaçlayan FETÖ, hayali bir Selam Tevhid (Kudüs Ordusu) terör örgütü bahanesiyle soruşturmalar başlattı. Çok sayıda kişi terör örgütüyle ilişkilendirilerek dinlemeye alındı. Aralarında gazetecilerin, yazarların ve siyasetçilerin de olduğu yüzlerce kişinin düzmece kararlarla dinlendiği ortaya çıktı. </p><h2>Yargı eliyle darbe girişimi </h2><p><strong>17-25 ARALIK KUMPASI:</strong> MİT kumpasında başarısız olan FETÖ, bu kez 17-25 Aralık kumpası için düğmeye bastı. 17 ve 25 Aralık 2013’te iki ayrı operasyonla bakan çocukları, Halkbank Genel Müdürü ve iş adamlarının da içinde çok sayıda kişi gözaltına alındı. Soruşturmada delil olarak gösterilen düzmece ses kayıtları ve belgeler basına servis edildi. Hükümeti itibarsızlaştırmak için hayata geçirilen kumpasın ardından emniyet ve yargıdaki FETÖ üyeleri meslekten uzaklaştırıldı. </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/c7bc1aeb-aqx1sdrtwyna1zo8evh3ft.jpeg" data-card-width="800" data-card-height="1142" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/c7bc1aeb-aqx1sdrtwyna1zo8evh3ft.jpeg"></p><h2>Dink’in kanı ellerinde </h2><p><strong>HRANT DİNK’İN ÖLDÜRÜLMESİ:</strong> 2007 yılında Gazeteci Hrant Dink, suikaste uğrayarak hayatını kaybetti. Katili FETÖ üyelerinin yönlendirdiği ve delilleri kararttığı ortaya çıktı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/5dcbd166-am0zizcvuxjns1f87rkhjc.jpeg" data-card-width="650" data-card-height="505" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/5dcbd166-am0zizcvuxjns1f87rkhjc.jpeg"></p><h2>Kulüplere de el attılar</h2><p><strong>ŞİKE DAVASI:</strong> Emniyette, TSK’da, iş dünyasında, sivil toplum kuruluşlarında söz sahibi olan örgüt, futbol camiasında da varlık göstermek, milyonları yönlendirmek istedi. Şike davası ile Fenerbahçe yönetimini ele geçirmeye teşebbüs etti. Bu amaçla dönemin Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım dahil bir çok kişiyi ‘terör örgütü” bahanesiyle illegal şekilde dinlemeye aldı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/f9f3bc7a-ht3zx5at8q8119206trvpc.jpeg" data-card-width="864" data-card-height="486" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/f9f3bc7a-ht3zx5at8q8119206trvpc.jpeg"></p><h2>Kasetle dizayn</h2><p><strong>SİYASİ PARTİLERE KUMPAS:</strong> FETÖ, CHP ve MHP genel merkez santrallerini dinledi. Partilerin sırlarını ele geçirdi. Parti teşkilat ve yöneticilerini usulsüz şekilde takip etti. İllegal ses ve görüntü kaydı aldı. Özellikle seçim öncesi dönemlerde bu ses ve görüntüleri kamuoyu ile paylaşarak siyasetçileri istifaya zorladı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/59073ea1-ibrhwo5gcqkhc6tetkb1.jpeg" data-card-width="640" data-card-height="359" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/59073ea1-ibrhwo5gcqkhc6tetkb1.jpeg"></p><h2>Kaos planları</h2><p><strong>FETÖ’NÜN EYLEM PLANLARI:</strong> Teröre çözüm bulmak için yürütülen çözüm sürecinin başarıya ulaşmamasının sebeplerinden bir FETÖ’nün yaptığı sabotajlardı. FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’da darbe girişimi esnasında PKK, askerlere karşı eylemlerini geçici olarak durdurdu. PKK, darbeye müdahale eden polislere karşı eylem yapılması talimatı verdi. FETÖ üyeleri, ayrıca DEAŞ ve PKK/KCK ile Türkiye’de kaos ve iç savaş ortamı oluşturacak eylemler planladı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/194e9a06-az3uge00vysgifu2mjm6s.jpeg" data-card-width="864" data-card-height="486" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/194e9a06-az3uge00vysgifu2mjm6s.jpeg"></p><h2>MİT’e FETÖ operasyonu</h2><p><strong>7 ŞUBAT MİT KUMPASI: </strong>FETÖ’nün Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı açıktan giriştiği ilk operasyon. Emniyet ve yargı kurumlarının içine sızan FETÖ’cüler, Türkiye Cumhuriyeti’nin “Çözüm Süreci”nde yürüttüğü politikalardan dolayı, MİT’i, terör örgütü PKK ile ilişki içindeymiş gibi gösterme bahanesiyle 7 Şubat 2012’de, Hakan Fidan’ın da aralarında bulunduğu bazı görevlilerini ifadeye çağırdılar. O dönem başbakan olan Tayyip Erdoğan’ın yönlendirmesiyle Fidan ve MİT görevlileri, savcıların çağrılarına yanıt vermeyince kumpas bertaraf edildi.  </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/03da47b8-h5ny4hn07vcmlvasfcinbl.jpeg" data-card-width="1279" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/03da47b8-h5ny4hn07vcmlvasfcinbl.jpeg"></p><h2>Ekonomik darbe </h2><p><strong>HALKBANK HAVASI KUMPASI: </strong>FETÖ’nün 17-25 Aralık 2013’te sahnelediği kumpas ve kurgu davalar, ABD’de yeniden Türkiye’ye karşı sahneye sürüldü. 15 Temmuz’daki başaramadıklarını Halkbank üzerinden kesecekleri para cezaları ile halkın parasını gasp edip Türkiye’de ekonomik darbe yapmayı amaçladılar. Bu amaçla ABD’de görülen Halkbank davası, çoğu FETÖ tarafından kurgulanan pek çok şaibeli iddia ve delile dayanıyordu. FETÖ ile ilişkili hâkim, savcı ve bilirkişi tarafından yürütüldü. Hukuki temelden yoksundu.</p><p><br></p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/kumpas-ustune-kumpas-4727410</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/c05f8ffe-nl5d36w1crf2jv496yprha.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gazi Meclis 15 Temmuz’da yeniden tarih yazdı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/gazi-meclis-15-temmuzda-yeniden-tarih-yazdi-4727412</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/gazi-meclis-15-temmuzda-yeniden-tarih-yazdi-4727412" rel="standout" />
      <description>FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminde hedef aldığı Meclis, milletvekillerinin kararlı duruşuyla tarih yazdı. O gece Meclis bombalandı, tutanak tutulamadı, vekiller sığınakta ortak bildiri hazırladı. Gazi Meclis, milli iradeye sahip çıkarak darbeye geçit vermedi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde hedef aldığı yerlerden biri de millet iradesinin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. O gece Meclis, hem bombalandı hem de tarihinde ilk kez tutanak tutulamayan bir oturuma sahne oldu. Ancak tüm tehditlere rağmen milletvekilleri Meclis’e koştu, darbecilere geçit vermedi.</p><h2>SON OTURUM 02.24’TE SONA ERDİ</h2><p>TBMM Genel Kurulu, darbe girişiminden bir gün önce, 14 Temmuz’u 15 Temmuz’a bağlayan gece saat 02.24’e kadar çalışarak 75 maddelik yatırım ortamının iyileştirilmesine ilişkin tasarıyı yasalaştırdı. Görüşmelerin ertesi güne sarkma ihtimali göz önünde bulundurularak Genel Kurul’un 15 Temmuz günü de çalışması kararlaştırılmıştı. Bu karar sayesinde, Meclis’in o gece boş kalması önlenmiş oldu.</p><h2>HEMEN MECLİS’E GİTME KARARI</h2><p>Genel Kurul’un kapanmasının ardından birçok milletvekili seçim bölgelerine dönerken, bir kısmı Ankara’da kaldı. Başkent semalarında savaş uçaklarının görülmesi üzerine, AK Parti milletvekilleri ‘AKGRUP’ isimli WhatsApp grubundan mesajlaşarak gelişmeleri takip etmeye başladı. Kısa sürede bir kalkışma olduğu anlaşıldı. Milletvekilleri Meclis’e gitme kararı aldı.</p><h2>MECLİS’E İLK ULAŞANLAR</h2><p>TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 15 Temmuz Cuma akşamı 21.30’da makamından ayrılarak konutuna geçti. Bir süre sonra darbe girişiminden haberdar oldu. Meclis’e ilk ulaşan vekiller arasında Ahmet Gündoğdu, Aydın Ünal, Jülide Sarıeroğlu, Ayşe Sula Köseoğlu, İlknur İnceöz, Lütfiye Selva Çam, Mustafa Şahin, Orhan Atalay, Ayşe Keşir, Sema Kırcı ve Bennur Karaburun vardı. TBMM İdare Amiri Ahmet Gündoğdu’nun odasında toplandılar.</p><h2>GENEL KURUL AÇILDI, KRİZ MASASI KURULDU</h2><p>Saat 23.26’da Meclis’e gelen Başkan Kahraman, Genel Kurul’un açılması talimatını verdi. Ardından 23.45’te kriz masası kurulan Çankaya Köşkü’ne geçti, saat 01.20’de tekrar parlamentoya döndü. Meclis’in bazı kapıları tamamen, bazıları ise kontrollü olarak trafiğe kapatıldı. O gece Meclis’e toplam 106 milletvekili ulaştı. Bunların 80’i AK Parti, 16’sı CHP, 10’u ise MHP mensubuydu.</p><h2>TUTANAKSIZ TEK BİRLEŞİM</h2><p>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan Meclis geleneğinde her birleşim tutanak altına alınır. Ancak 15 Temmuz gecesi stenografların ulaşamaması nedeniyle, Meclis tarihinde ilk kez tutanak tutulamayan bir Genel Kurul gerçekleşti.</p><h2>BOMBALAR VE DİRENİŞ</h2><p>Jetler saat 02.33’te Meclis bahçesine, 03.20’de Başbakanlık makam odasının yanındaki koridora ve 03.33’te Ana Bina’ya bomba attı. Genel Kurul salonu tozla kaplandı. Milletvekilleri alkışlarla protesto ederken 03.25’te sığınağa geçildi ve çalışmalar orada sürdü. AK Partili Hacı Bayram Türkoğlu ile ailesi, bombalı saldırıda yaralanarak hastaneye kaldırıldı.</p><h2>ORTAK BİLDİRİYİ BİRLİKTE YAZDILAR</h2><p>Sığınakta dört siyasi partinin ortak deklarasyonu hazırlandı. Metin, sabah saatlerinde darbe girişiminin püskürtüldüğü haberi geldiğinde, milletvekilleri tarafından okunmak üzere tamamlandı. Meclis, yeniden yukarıya çıkılarak çalışmalarına devam etti.</p><h2>AVİZELERE KADAR İZ BIRAKTI</h2><p>Darbe girişiminde zarar gören Meclis avizelerinin, 1938-61 arasında İtalya menşeli “Venini” firması tarafından üretildiği belirlendi. Bombalı saldırılarla parçalanan bu tarihi avizeler, onarım için Çekya’ya gönderildi. Çekya, kristal merkezi olması nedeniyle bu onarımı karşılıksız üstlendi.  </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/gazi-meclis-15-temmuzda-yeniden-tarih-yazdi-4727412</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Uğur Duyan</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/dba94855-2euroswlmvvsgrbhodb9v.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>86 milyonun cebinden çaldılar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/86-milyonun-cebinden-caldilar-4727789</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/86-milyonun-cebinden-caldilar-4727789" rel="standout" />
      <description>2013 yılında 951 milyar dolarlık ekonomik büyüklükle gelişmiş ülke kategorisine dâhil olmaya hazırlanan Türkiye, ardı ardına gelen FETÖ kumpasları yüzünden hedefine ulaşamadı. 
15 Temmuz’un doğrudan ve dolaylı etkileri yüzünden 1 trilyon dolar barajı 10 yıl sonra, 2023 yılında aşıldı. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Temel hedefi Türkiye’nin büyümesini ve müreffeh bir ülke olmasını engellemek olan 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Hain kalkışmanın ekonomiye etkisi konusunda bugüne kadar çok değişik rakamlar telaffuz edilse de bu konuda net bir analize rastlamak pek mümkün değil. Ancak kimsenin itiraz etmeyeceği bir gerçek var ki; o da iç karışıklık yaşayan her ülkenin hem enerji hem zaman kaybı yaşadığıdır. 60 yılı aşkın sürede Türkiye’de yapılan bütün askeri müdahalelerin ortak özelliği, zamanımızı ve enerjimizi çalıp büyüme potansiyelimizi törpülemeleri oldu. </p><h2>BORÇ YÜKÜMÜZ ARTTI</h2><p>Yapma imkânımız olduğu halde darbelerin kargaşa ortamından dolayı yapamadığımız işlerde rakiplerimizden geri kaldık. Potansiyelimizi kullanamadığımız için dezavantajlı konuma düştük. Ertelenmek zorunda kalınan yatırımlar oldu. Yurt dışından Türkiye’ye gelme ihtimali olan doğrudan yatırımları başka ülkelere kaptırdık. Üretimimiz aksayınca, daha fazla ithalat yapmak zorunda kaldık. İhtiyaç duyduğumuz paranın önemli bir kısmını borçlanmak zorunda kaldık. Türkiye’deki yatırım ortamına ilişkin yürütülen karalama kampanyalarının etkisiyle oluşan enflasyonist ortamda 86 milyon insanımızın refahından çalındı.</p><h2>Göstere göstere kur saldırısı</h2><p>Son 10 yılda Türkiye’nin maruz kaldığı saldırılar, en çok ekonomiyi etkiledi. Günlük yaşamımızı pek sarsmasa da geriye dönüp baktığımızda; terör ve iç karışıklıkların bizi yıllarca geriye götürdüğünü görüyoruz. Gezi olayları, 17-25 Aralık kumpası, 15 Temmuz hain darbe girişimi ve 2018’de ABD’nin göstere göstere yaptığı kur saldırısı gibi gizli ve açık her türlü engelle karşılaştı Türkiye. Bu olaylar zinciri olmasaydı, bugün 1 trilyon dolarlık ekonomi olmayı değil; 1,5 trilyon dolarlık ekonomi olmayı konuşuyor olurduk. Bizi sarsan ancak yıkamayan bu olumsuzlukların neticesinde her birimiz ya fakirleştik ya da daha müreffeh bir yaşama erişimimiz gecikti.</p><h2>Kişi başı gelirde 13 bin doları aştık</h2><p>Ekonomik büyümesi geciken Türkiye’de yaşanan refah kaybı, milli gelirden kişi başına düşen payda da net olarak görülüyor. 2010 yılında ilk kez 10 bin dolar sınırını aşan Türkiye, 2013 yılında bu rakamı 12 bin 480 dolara çıkardı. Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü, sonraki yıllarda yurt içinde karşı karşıya kaldığı iç karışıklıklar ve darbe girişiminin etkisiyle geriledi. GSYH küçülünce, kişi başına düşen rakam da geriledi. 2020 yılında 8 bin 599 dolara kadar düşen rakam, 2022 yılında yeniden 10 bin dolar sınırını aştı. 2023’te 13 bin 100 dolara ulaşılırken geçen yılda 15 bin dolar barajı aşıldı.</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/86-milyonun-cebinden-caldilar-4727789</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/2c9cf5fe-bvwtp4h1gid9mwe5aqyq6.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Örgütün yıllık geliri 11 milyar dolar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/orgutun-yillik-geliri-11-milyar-dolar-4727790</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/orgutun-yillik-geliri-11-milyar-dolar-4727790" rel="standout" />
      <description>Eğitim faaliyetleriyle başlayıp hızla holdingleşen FETÖ, yayıncılıktan, finansa, turizmden, sanayiye kadar hemen har alanda faaliyet göstererek milyarlarca dolara hükmetti. Resmi tespitlere göre FETÖ’nün darbe yılında sadece Türkiye’deki geliri 11 milyar dolardı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FETÖ, okul, dershane ve banka gibi farklı alanlarda faaliyet yürüterek para akışını sağladı. Yurt içinde yapılanmasını en ince ayrıntısına kadar planlayan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen 1973 yılında Nur talebeleri içinden ayrılarak kendi cemaatini kurdu. Örgüt elebaşı Gülen, cemaatini emir komuta zinciri ile hiyerarşik bir düzene göre oluşturdu. </p><h2>‘ALTIN NESİL’DEN HOLDİNGLEŞMEYE </h2><p>Nihai hedefe ulaşmak için her yolu mubah gören örgüt ve elemanları yalan, hile, iftira, takiye gibi etik dışı yöntemlere başvurmaktan kaçınmadı. Örgüt bu yöntemleri ile bürokrasiden ekonomiye, eğitimden din işlerine her alanda kendisine yeni alanlar açtı. Kendi ruhani liderliğinde bir rejim kurmayı hayal eden örgüt elebaşı Gülen, 1975-76’da&nbsp;örgütlenme için ‘altın nesil’&nbsp;tanımını&nbsp;kullanmaya başladı. Buradan&nbsp;hareketle günden güne daha ileriye yürüdü.</p><h2>PARANIN MERKEZİ BANK ASYA </h2><p>Soru hırsızlıkları ve kumpaslarla kamuya sızan FETÖ,&nbsp;Bank Asya’yı açtıktan sonra gözünü iş dünyasına çevirdi. 2005 yılında Gülen’e bağlı iş adamlarının bir araya getirildiği TUSKON adlı sivil toplum örgütü kuruldu. TUSKON çatısı altında bulunan 150 iş insanı,hem derneği hem de dernek bünyesinde faaliyet gösteren&nbsp;bin&nbsp;200 iş insanını temsil ediyordu. </p><h2>FİNANSAL ALT YAPI 1990’LARDA OLUŞTU </h2><p>FETÖ, 2000’li yıllara gelindiğinde güçlü bir finansal altyapı oluşturmuştu. 1980’lerden itibaren açtığı basın-yayın kurumları ve medya şirketleri üzerinden büyük bir gelir elde etti. 1990’lı yıllarda orta ölçekli firmalar, elde ettikleri kârlarının artması ile holdingleşmeye başladı. Ve artık cemaat olarak bilinen yapının yerini holdingleşmiş bir düzen almaya başladı.&nbsp;Sadece Türkiye’de son 40 yıllık süreçte başta okul, dershane, kolej, medya, finansal şirketler ve banka olmak üzere birçok alanda etkin bir yapılanmaya erişen FETÖ, bu kurum ve kurulular sayesinde 11 milyar dolarlık bir gelire ulaştı. Dünyadaki yapılanması göz önünde bulundurulduğunda ise servetinin azımsanmayacak derecede olduğu anlaşılabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/orgutun-yillik-geliri-11-milyar-dolar-4727790</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/6147608d-4ez0usitfqvvy7bd9mijnd.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Direnişin sesi sosyal medyadan yükseldi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/direnisin-sesi-sosyal-medyadan-yukseldi-4727791</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/direnisin-sesi-sosyal-medyadan-yukseldi-4727791" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz gecesi başlayan eşsiz toplumsal direnişin ilk kıvılcımları sosyal medyada atıldı. Vatandaşların cep telefonlarıyla kaydettiği görüntüler, milyonları sokaklara dökerken, yaşananlar anbean hem ülke içinde hem de dünyaya duyuruldu. O gece iletişim kanallarının gücü, demokrasinin zaferinde kritik rol oynadı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p> FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi, dijital çağın en etkili iletişim araçlarından biri olan sosyal medyanın gücünü tüm açıklığıyla ortaya koydu. Milyonlarca insan, c</p><p>ep telefonları üzerinden anlık olarak haberleşti, olup biteni saniye saniye birbirine aktardı. O gece yaşananlar, sadece sokaklarda değil; aynı zamanda ekranlarda ve mobil uygulamalarda da yazıldı. Vatandaşlar, darbenin ilk anlarından itibaren sosyal medyada örgütlenerek tepkilerini göstermeye başladı. Gelişmelerin, televizyonlardan önce sosyal medya kanallarından duyulması dikkat çekt.</p><h2>CEP TELEFONLARI MÜCADELENİN TANIĞI OLDU</h2><p>Yollar kapatılsa da, her mahallenin ve sokağın tanığı cep telefonlarıydı. Tankların önüne yatanlar, silahlı darbecilere direnenler e o gece şehit düşenler; tüm bu kareler anbean sosyal medyada paylaşıldı. Kameralar birer kayıt aracı olmanın ötesine geçerek, halkın direnişine şahitlik etti. #DarbeyeHayır ve MilletçeMeydanlardayız etiketleriyle başlatılan dijital hareket, meydanlarda somut karşılık buldu. İnsanlar yaşadıklarını sadece göstererek değil, birbirine cesaret aşılayarak da aktardı.</p><h2>DÜNYADA EŞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR DİRENİŞ</h2><p>WhatsApp grupları, Twitter akışları ve Facebook üzerinden yayılan çağrılar, milyonların eş zamanlı ve bilinçli biçimde harekete geçmesini sağladı. İstanbul ve Ankara’dan gelen görüntüler, Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlar için bir cesaret kaynağı oldu. Sosyal medya, o gece sadece bir haberleşme kanalı değil; aynı zamanda psikolojik direncin toplumsallaştığı bir platforma dönüştü. Her paylaşım bir diğerini cesaretlendirdi, meydanlar saatler içinde halkla dolup taştı.</p><h2>FACETIME İLE MİLLETE ÇAĞRI</h2><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FaceTime üzerinden CNN Türk ekranına bağlanarak yaptığı çağrı, 15 Temmuz gecesinin kırılma anlarından biri oldu. Darbenin seyrini değiştiren bu bağlantıyla birlikte, milyonlar sosyal medyada birbirine ulaşmaya, haberleri yaymaya ve meydanlara çağrı yapmaya başladı. Erişim engellerinin kaldırılmasıyla birlikte, hem resmi kurumlar hem de bireyler, sosyal medya hesaplarından aktif biçimde süreci yönlendirdi. Erdoğan’ın “demokrasiye sahip çıkın” çağrısı, halkın meydanlara akın etmesiyle vücut buldu. O gece Türkiye, dijital çağın araçlarıyla sokakta verilen bir mücadeleyi birlikte yazdı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/direnisin-sesi-sosyal-medyadan-yukseldi-4727791</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/ef8ab094-egl22jyd4ei3492utf8ic7.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Korku o gece hiç yanımıza uğramadı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/korku-o-gece-hic-yanimiza-ugramadi-4727793</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/korku-o-gece-hic-yanimiza-ugramadi-4727793" rel="standout" />
      <description>28 Şubat sürecinde gördüğü ağır baskılara rağmen milli iradenin yanında saf tutan Albayrak Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak, 15 Temmuz gecesi de kimseyi beklemeden direnişe öncülük ettiklerini söyledi. O gece yaşananları anlatan Albayrak, “Bizim aklımızdan korkmak çekinmek hiçbir zaman geçmedi. Korku o gece yanımıza hiç uğramadı. Her seferinde ‘Allah bize yardım edecek’ diye düşündük ve gerçekten de Allah bu millete yardım etti” dedi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>* TSK içerisindeki FETÖ’cülerin darbe yapabileceği ya da bir kalkışmaya yelteneceklerine ilişkin beklentinin olduğu dönemde, Yeni Şafak ve Albayrak Medya olarak hassas yayınlar yaptığınız süreçte 15 Temmuz’u yaşadık. 15 Temmuz öncesinde ne yaşadınız? </strong></p><p>Türkiye’de FETÖ’nün bu tür çalışmalar içinde olduğu, bir şeyler yapacakları ile ilgili bilgiler Yeni Şafak olarak bizlere geliyordu. Hatta Gezi olaylarından önce İstanbul Adliyesi’nden ve Bakırköy Adliyesi’nden bazı savcı kardeşlerimiz geldi ve bize “Bunlar çok azıttılar bir şeyler yapacaklar, bunlara müdahale edilmesi gerekiyor’’ dedi. Bunun gibi görevde olan subay ve emniyetteki arkadaşlarımız zaman zaman gelip bizlere bunları söylüyorlardı. Arkadaşlarımıza da söylüyorlardı bunları. O günün şartlarında Yeni Şafak, TVNET bizim yayın organlarımız bu süreçle ilgili çok ciddi yayınlar yaptılar ve sürekli FETÖ tehlikesini gündeme getirdi. Darbeden 15-20 gün önce böyle bir şeyin olabileceği ihtimaliyle FETÖ ile ilgili çok ciddi bir yayına başlamıştık. En son 15 Temmuz günü Yeni Şafak’ın manşeti “TSK pes etti” şeklindeydi, o gün de zaten darbe oldu.</p><p><strong>* Kalkışma olduğu saatlerde neredeydiniz? </strong></p><p>Balıkesir’de kâğıt fabrikasındaydım, 15 Temmuz günü. Oradan dönüşte saat 18.30 sularında Bursa Orhangazi civarlarındayken bizim koruma ekibi beni arayarak Rami’de askeriyede hareketlilik olduğu ve bir darbe girişimi olabileceği ile ilgili bilgi verdi. “Gündüz 18.30’da darbe mi olur?” düşüncesiyle kardeşim Kâzım’ı aradığımda ondan da aynı şeyleri duydum. Bu görüşmeleri yaparken Osmangazi Köprüsü’nü geçmiş, Çamlıca turnikelerine geldiğimizde saat 21.05’ti ve yollar kapatılmıştı. Araçtan indiğimde iki trafik polisi aracından “Sakın silahla müdahale etmeyin ama hiçbiriniz teslim olmasın” anonsunu duyduğumda darbenin olduğuna kanaat getirdim. </p><h2>‘BİR ŞEYLER YAPMAMIZ LAZIM’ DEDİM</h2><p>Orada vatandaşlarla görüşmelerim oldu. ‘Ne yapabiliriz?’ düşüncesiyle birkaç arkadaşımı aradım. Gazetedeki arkadaşları aradım, Ankara’da Hüseyin Bey’i (Likoğlu) aradım, milletvekili arkadaşlarımızı aradım hatta bir iki bakanı aradım. Zaman o kadar hızlı geçti ki saat 22.15’e geldi ve ben kimseye ulaşamadım. Bu sırada Sayın Cumhurbaşkanımızı aradım, telefonu çaldı ama cevap vermedi. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ı aradığımda telefon çaldı ama yine cevap gelmedi. Hiçbir yerden tepki alamayınca darbe olduğunun tam kanaatine vardım ve ‘Ne yapabiliriz?’ düşüncesiyle gazetedeki arkadaşlarımızı aradım. Bu duruma çok acil müdahale etmemiz gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız herhalde müsait değil, bir açıklama da yapamıyor. Bununla ilgili bir şey yapmamız lazım. ‘Nasıl bir şey yapabiliriz?’ diye sorduğumda ‘Herhangi bir bilgi yok, şu an bir şey yapamayız’ dediler. Bunun üzerine ben de “Hayır şöyle bir başlık atın:  Paralel subaylar çıldırdılar. ABD destekli bir darbeye giriştiler’’ dedim. Bu konuşmamızın ardından Türkiye’de yaşanan bu olağanüstü olayların darbe girişimi olduğunu arkadaşlarımız 22.36 gibi internetten yayınladılar. Bu haberin ardından ortalıkta bir hareketlenme oldu ve daha sonra yine arkadaşlarla görüşmemizde saat 23.00’e doğru geliyordu. “Yine bir manşet atın: Tayyip Bey, milleti sokağa çağırıyor.” dedim. Bu sefer arkadaşlar “Yok” dediler, “Öyle bir şey yok” dediler. “Biz bunu atamayız daha sonra herhangi bir olay olur, çok mesul bir duruma düşeriz” dediler. Bu konuşmalarımız sırasında “Şöyle atsak olur mu?” dediler: “Darbeye karşı millet sokağa döküldü”, “Olur” dedik. Arkadaşlarımız bu haberi yayınladıklarında saat 22.50 civarıydı ve yeniden bir hareketlenme başladı. Herkes sokağa çıktı ve millet darbecilere karşı bu işi halletti.</p><p><strong>* Darbenin başarılı olup olmayacağı, toplumun darbeye karşı direnip direnmeyeceği henüz belli değilken bir anda halkı sokağa çağırma kararında sizi etkileyen bir şey oldu mu? Bir şeyden esinlendiniz mi? </strong></p><p>O esnada tamamen hislerimle hareket ettim. Boğaz Köprüsü’nden bilgi aldım. Köprü kapatılmış ve FETÖ’cü askerler halka ateş açmaya başlamışlar. Daha sonra kardeşimle görüştüm, Rami’de askerler dışarıya çıkmaya, Vatan Caddesi’nde tanklar yürümeye başladı. Bütün bu olanlar darbe girişimini açıkça gösteriyordu ve bir şeyler yapılması gerekiyordu. Ben de bir vatandaş olarak “Ne yapabiliriz? Bu süreçte milleti nasıl ayaklandırırız?” sorularını sorduğumda böyle bir başlangıç yapmış olduk.</p><h2>ALLAH BİZE YARDIM EDER DEDİK</h2><p><strong>* O gece bazı televizyon kanalları ve medya organları TRT’deki korsan bildiriyi yayınlarken Albayrak Grubu bunu görmedi. Bu özel bir inisiyatif miydi? </strong></p><p>Bizim burada ben olayım diğer kardeşlerim olsun, Mustafa Albayrak, Muzaffer Albayrak o gece Trabzon’dan İstanbul’a geldiklerinde saat 23.00’tü. Televizyona, gazeteye baskın yapılır diye düşünmeden İstanbul’a geldikleri gibi Medya Grubu binasına geçtiler. Oradaki arkadaşlarımızla beraber olmak için. </p><p>Tabii o anda o uçakların uçuşu, sonik patlamalar, sanki o zamana kadar bunu duymamıştık. Sanki bomba atıyorlardı. Biz Ümraniye’de askerlerin sokaklarda yaptıkları çevirmeler nedeniyle ara sokaklardan ilerlerken sonik patlamalar oldu. İnsanın aklından kırk tane şey geçiyor ama bizim aklımızdan korkmak çekinmek hiçbir zaman geçmedi. O gece korku yanımıza hiç uğramadı. Her seferinde Allah bize yardım edecek diye düşündük ve gerçekten de Allah bu millete yardım etti.</p><p>O gece bu kalkışma başladığında dijital medyanın yöneticisi Ömer Karaca Bey’i aradım ve herhangi bir baskında alternatif yayın yapmamız gerektiğini söyledim. Ömer Bey, Bayrampaşa’daki eski serverın devreye alındığını ve bir baskınla karşılaştığımızda oradan yayın yapabileceğimizi söyledi.</p><h2>Cambaz dik duruşumuzun şahididir</h2><p><strong> 15 Temmuz gecesi bir şehit verdiniz. Mustafa Cambaz kurumun verdiği mücadelenin şahidi oldu diyebilir miyiz? </strong></p><p>15 Temmuz gecesi basından verilen ilk şehitti. Bütün arkadaşlarımız gibi çok samimiydi çok iyi niyetliydi. Dik duruşumuzun bir şahididir. O akşam Erol Olçok ve oğlu da şehit oldu. Erol’la aynı sitede otururduk evlerimizin arasında 20 metre bir mesafe var. Gece oraya gittiğimizde artık karşıdan bu tarafa geçmeyi düşündüm. Köprünün kapalı olduğunu duyunca ‘Ne yapabiliriz’ diye düşündüğümde işte oradan oturduğum siteye geldim ve orada bazı arkadaşlarla görüşmelerimiz oldu. Tabii gelen arkadaşlar köprüye çok yakın silah sesleri geldiğini söyledi. Erol’un ve oğlunun şehit olduğunu orada duyduk. Ama yine de Allah’ın izniyle bu işin başarılacağından şüphe duymadık. Yine o gece yarısı savcı arkadaşlar aradılar ve tutuklamaların başladığını söylediler. Çok hızlı bir şekilde harekete geçildi. Emniyetin o geceki çalışması takdire şayan bir çalışmaydı. O gece çok dik durdu. Şimdi inşallah bundan sonra zaten böyle bir şeye kalkışamazlar. Ankara’da bir dostumla görüşmede, “Ya ne yapabilirler, olabilir mi bu saatten sonra böyle bir şey” diye sorduğumda “Yok, bundan sonra böyle bir şey olmaz emniyet olsun jandarma olsun şu an çok güçlü bir grup, bunlar ölüm fermanlarını imzalarlar” dedi.  Ama şimdi başka yönlerden çalışmalar yapıp Türkiye’deki bazı siyasileri ve bazı ajanları satın alarak Türkiye’nin içini karıştırmaya çalışıyorlar. Avrupa’nın Amerika’nın İsrail’in amaçları Irak gibi Suriye gibi Libya gibi parçalamak bölmek ama ben şuna inanıyorum ki: Bu milleti bitiremeyecekler çünkü Allah bu millete yardım ediyor, etmeye devam edecektir.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/f0419366-spicyez2cf8i179clxejsd.jpeg" data-card-width="1157" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/f0419366-spicyez2cf8i179clxejsd.jpeg"></p><h2>Akın Öztürk’ten bayram tebriği geldi</h2><p><strong> Burada Yeni Şafak’ın 15 gün öncesinden bu tehlikeyi görüyor olması ve sürekli manşetlerden duyuruyor olmasının bir etkisi var mı? </strong></p><p>Daha öncesinde de devamlı bir şekilde bu manşetlerimiz vardı. Hatta bir yıl öncesinde 18 subay, İzmir’de FETÖ’cü paşa tutuklanmasıyla ilgili o günkü manşetlerimiz arasındaydı. FETÖ’cüler arasında büyük bir tedirginlik vardı. Aslında bunlar darbe girişimini biraz daha geç yapacaktı. FETÖ’cü subayların darbe hazırlıklarında olduğuna dair haberler yayınlamaya başladıktan sonra bir de 30 Ağustos’ta Yüksek Askeri Şura’da ihraçlar olacak ve zayıflayacaklar düşüncesiyle bunu biraz erken başlattılar. Bu nedenle kalkışma başlayınca elleri ayaklarına dolaştı ve bocaladılar. Erken başlatmalarına da biz sebebiz. Sadece darbe gecesi değil, önceki yayınlarımız da buna sebep oldu. Biz bu FETÖ haberlerini yapmaya başlayınca darbeci Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk ne tanırım ne bilirim, bana bir bayram için tebrik gönderdi. O da bir gün onu da açıklarız diye herhalde bize dostluk olsun diye böyle bir şey yaptı.</p><p><strong> Yeni Şafak ve Albayrak Medya darbe öncesi, darbe sırasında ve darbe sonrasında çok net ve kesin yayınlar yaptı. Darbe küçük bir ihtimal de olsa başarılı olsaydı hiç hedef olabileceğinizi düşündünüz mü? </strong></p><p>Mesele Türkiye meselesi olunca Albayrak Grubu’ydu, Yeni Şafak’tı bunlar düşünülmez. Burada millet ve devlet meselesi vardır. Hiç aklımın ucundan başarılı olurlar da bunlar ne olur öyle bir şey geçmedi. Biz şuna inandık; Allah bizimledir Allah bize yardım edecek biz burada başarılı olacağız.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/b986ca64-tj5eqh4zlp5hdl5ohd47.jpeg" data-card-width="1005" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/b986ca64-tj5eqh4zlp5hdl5ohd47.jpeg"></p><h2>Ekibimizin inancı tamdı</h2><p><strong> Albayrak Medya’nın bu yayınları sırasında diğer medya kurumları da bu kararlılığı gösterseydi bu darbe girişimi daha erkenden bastırılabilir miydi? Medyanın genel olarak ağır hareket ettiğini düşünüyor musunuz? </strong></p><p>Evet, medya biraz ağır davrandı. Biz de biraz fazla hızlı davrandık. Hatta Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız bir konuşma yollamıştı, onlar onu bile yayınlamadılar, bir şekilde yayınlayamadılar. Bu bir ekip meselesidir, yani ekibin bu işe inancı nedir? Bizim gruptaki arkadaşlarımız bu işe tam inandı. Biz biraz gayret gösterince onların da kendi gayretleriyle güzel bir netice alındı. Bütün medya bir anda bu işe yüklenseydi daha erken müdahale edilmiş olacaktı. Ama aradan az bir zaman geçtikten sonra onlar da devreye girdiler. Hatta medyanın bir bölümü Boğaz Köprüsü’nün güvenlik nedeniyle kapatıldığını, terör ihbarları olduğunu söylediler. Sadece Boğaz Köprüsü değildi yani bizim iş yerleri olması sebebiyle Trabzon Limanı’nı aradığımda askerlerin müdahale etmek istediklerini ama içeri sokmadıklarını söylediler. Konya’daki TÜMOSAN traktör fabrikasında da hareketlilik oldu. Daha sonra Bursa’da bir arkadaşımızı aradım, İstanbul’daki arkadaşlarla ve Ankara’daki Hüseyin Bey’le ortak arkadaşlarımızla görüşme neticesinde hızlı bir başlangıç oldu bizim için.</p><h2>15 Temmuz’un bedeli daha ağır olurdu</h2><p><strong> Albayrak Grubu olarak 28 Şubat sürecinde ciddi bir bedel ödediniz. Bir kıyaslama yapacak olursanız 15 Temmuz’u yaşadığınız bu darbe girişimlerinde nereye koyarsınız? </strong></p><p>Diğer darbelerle kıyaslarsak diğerleri daha hafif geçti. 15 Temmuz onlarla mukayese edilemez. Çünkü planlanmış, programlanmış ve dışarıdan güç almış, dışarıyla organize edilen başarılı olacaklarını göze alarak hatta uçakları uçurup tankla tüfekle sokaklara dökülüp vatandaşına silah çekip devlet kurumlarını bombalayan böyle bir darbe görmedik. Bu darbenin insanlık dışına çıkışıydı. Başarılı olsa büyük bir felaket olacaktı. Suriye’deki gibi iç savaş çıkaracaklardı. Milleti birbirine kırdıracaktılar. Allah müsaade etmedi, daha da etmez inşallah.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/de57562b-ldjs028dvpkosznpy6m4fh.jpeg" data-card-width="793" data-card-height="708" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/de57562b-ldjs028dvpkosznpy6m4fh.jpeg"></p><h2>FETÖ’nün iç yüzünü anlatmamız lazım</h2><p><strong> O gecenin sabahında 16 Temmuz’da da FETÖ’nün nerede etkin olduğu, nerelerde direnç gösterdikleri yönündeki haberleriniz 20 Temmuz’a kadar devam etti. Yeni Şafak o süreçte de çok etkili yayınlar yaptı. </strong></p><p>Biz, 15 Temmuz 20 Temmuz ve ondan sonrada durmadık şu anda da devam ediyoruz. Hâlâ sağda solda varlardır ama Allah bunlara fırsat vermeyecek. Bir de şu var; Türkiye’de bu FETÖ’yü tam anlatamadık hâlâ anlatılamıyor. Şu an bu gidişatta Cumhurbaşkanımızın bunları üçe böldüğü ibadet, ihanet, ticaret kısımlarından ihanet ve ticaret bölümlerinin hâlâ çalıştığını görüyorum. İbadettekileri ise saf, kandırılmış vatandaşlarımız olarak görüyorum. Bunları ikna edici bir çalışmaya girmek lazım, bunlar da bir şekilde vatanın evlatları. Kandırılmışlar kandırılınca geri dönmekte çok zorlanıyor. Hâlâ bir ümitleri var, ama bunlar vatanın evlatlarıdır bunlara bir şekilde sahip çıkmak lazım. Burada Diyanet’e ve çeşitli kurumlara büyük görev düşüyor.</p><h2>Sürekli gündemde tutmalıyız</h2><p><strong> Dini konular çok istismar ediliyor. İnsanları hep oradan kandırdılar ve ibadet diyerek amellerini kullandılar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? </strong></p><p>Türkiye, o konuda şu anda gerçekten zayıf. Bunların tam manasıyla millet ne olduğunu biliyor. Ama bu işi bir sefer iki sefer anlatmakla değil, sürekli gündemde tutmak lazım. İbadet takımı dediklerimize bu gerçekleri anlatmamız lazım. Ama ihanet ve ticaret grubunun üstüne gitmek lazım. Benim şöyle bir tespitim oldu. İbadet grubundan çeşitli nedenlerden herhangi bir olaya karışmamış insanlar hapislerde yatıyor. İhanet grubundaki ve ticaret grubu bir de gizli gruptakilerin yüzde 80’i çok öne çıkmayanları pişmanlık yasasından faydalanıp dışarı çıkıyor. Ama bu ibadet grubundaki insanları tehdit ederek, “Sakın bu yasadan faydalanmayın” ne kadar fazla mağdur olursa o kadar daha menfaatlerinin olduğu düşüncesiyle onları bu yasadan faydalandırtmıyorlar.</p><h2>Başarılı olacaklarını hiç düşünmedim</h2><p><strong>Darbenin başarılı olabileceğinizi düşündünüz mü?</strong></p><p>Darbeden önce Ankara’da bir albay arkadaşla görüştüğümde o dönemde Hava Kuvvetleri’ndeki paşaların 41 tanesinin paralelci olduğunu ve subay kadrosundakilerin de oranını söyleyince bunların bayağı bir güçlendiğini gördüm ama bu darbe girişimini başaracaklarını düşünmedim. O arkadaşıma “Sen hiç merak etme, bunlar böyle bir harekete kalktıklarında Allah bize yardım edecek. Allah’ın yardımıyla bu işi başaracağız ve Türkiye için insanımız için geleceğimiz için çok büyük bir başarı olacak’’dedim. Ben hiçbir zaman bunların başarılı olacağına kanaat getirmedim. Devamlı bunların temizlenmesine bir vesile olacağını düşündüm ve gerçekten de öyle oldu.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/korku-o-gece-hic-yanimiza-ugramadi-4727793</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/3c294e67-niktxya3angzd5dpob5aln.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İhanetin faturası 500 milyar dolar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/ihanetin-faturasi-500-milyar-dolar-4727794</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/ihanetin-faturasi-500-milyar-dolar-4727794" rel="standout" />
      <description>FETÖ’nün ağır faturalarından birisi de ekonomiye çıktı. Büyümeden turizme, yabancı sermaye girişinden ihracata kadar her alanda derin bir etki bırakan kalkışmanın doğrudan ve dolaylı maliyeti 500 milyar dolar. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geride acılı aileler, psikolojik travmalar ve hasarlı bir kamu düzeni bırakın 15 Temmuz ihanetinin bir diğer etkisi da ekonomi alanında oldu. Millet tarafından bir gecede bastırılsa da büyüme hızı yavaşladı, turizm baltalandı, yabancı yatırımcılar Türkiye’yi terk etti. İhanet girişiminin etkilerini araştıran İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Sefer Şener, kalkışmanın kişi başına doğrudan etkisinin yaklaşık 2 bin 821 dolar olduğunu belirtiyor. Şener, şu ifadeleri kullanıyor: </p><h2>BÜYÜK YÜK GETİRDİ</h2><p>“15 Temmuz girişiminin ekonomi üzerine çok ciddi etkileri oldu. Sadece yaptığımız hesaplamalara göre kişi başına doğrudan etkisinin yaklaşık olarak 2 bin 821 dolara tekabül ettiğini görüyoruz. Toplamda 234 milyar dolarlık doğrudan etkisinin olduğunu söylemek mümkün. Dolaylı etkilerini de kattığımızda bu işin içerisine yaklaşık olarak 460 milyar doları bulan Türkiye ekonomisi üzerine bir yük getirmiş oldu. Aslında bu hain darbe girişimi olmasaydı bugün Türkiye’nin kişi başına gelirinin 15 bin doların üzerinde olması çok rahatlıkla sağlanabilecek bir unsurdu.” Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nün 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik paneline sunulan bir bildiride kalkışmanın ekonomide yarattığı izi gözler önüne seriyor. Prof. Dr. Ercan Taşkın’ın çalışmasında etkiler şöyle özetleniyor:</p><h2>DÖVİZ ÇIKTI, NOT DÜŞTÜ</h2><p>Darbe girişimi sonrası süreç Dünya Bankası, IMF ve ilgili kredi derecelendirme kuruluşlarınca yakından izlenmiştir. Girişimin hemen akabinde siyasi belirsizlik nedeniyle döviz kurları üzerinde olumsuz etkiler meydana gelmiş ve kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin notunu düşürmesiyle birlikte borsa verilerinde düşüş kaydedilmiştir. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimini izleyen 3 aylık zaman periyodunda döviz kurlarındaki yatay eğilim devam etmiştir. Eylül ayı dolar kuru ortalaması 2,96 ve Euro kuru 3,32 seviyesindedir. Kasım ayından itibaren daha belirgin artış sürecine giren döviz kurları, Ocak 2017 sonu itibariyle ortalama bazda dolar kuru açısından %26,04 ve Euro kuru için %19,38 oranında yükselmiş ve dolar/TL kuru 3,74 seviyesine, Euro/TL kuru 3,97 seviyesine çıkmıştır. Darbe girişimini takip eden ilk iki ayda S&amp;P ve Moody’s’in, Türkiye’nin kredi notunu aşağı çekmesiyle birlikte BIST 100 endeksinin ABD Doları bazında değer kaybetmesi söz konusu olmuştur.</p><h2>YABANCI YATIRIMCI ÇIKTI</h2><p>&nbsp;Derecelendirme kuruluşlarının ülkemizin kredi notunu düşürmesi borsadan yabancı yatırımcıların kısmen de olsa çıkışına neden olmuştur. Grafik 2’ye bakıldığında, darbe ile beraber sert bir düşüş gözlemlense de görülmektedir ki Türk milleti, ülkemizin şirketlerine olan güven ve desteğini sürdürmüştür.</p><h2>Sermaye girişi azaldı</h2><p>Diğer önemli bir gösterge ise doğrudan yabancı sermaye girişidir. Türkiye’de sağlanan ekonomik ve siyasal istikrarın ardından 2005 yılından itibaren doğrudan sermaye girişlerinde önemli artışlar meydana gelmiştir. Doğrudan yabancı sermaye girişindeki artış veya azalışların yatırımcıların duyduğu güvene ve yatırım iklimine bağlı olduğu düşünülürse darbe girişiminin bu konudaki etkisinin sınırlı kaldığı söylenebilir. 2015 yılına göre 2016 yılında doğrudan yabancı sermaye girişleri azalmış olsa da halen önemli bir seviyede bulunmaktadır.</p><h2>Turizm ağır darbe aldı</h2><ol><li data-list="bullet">Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminin en ağır faturası turizm sektöründe gözlemlenmiştir. Oluşturulan sun’i algı sonucu 2016 yılının Temmuz ayında ülkemize giriş yapan turist sayısı %36,7 oranına gerilemiştir. Temmuz sonrasından yıl sonuna kadar geçen dönemde ise turist sayısındaki gerileme aylık ortalama %26 oranında gerçekleşmiştir. 15 Temmuz’da yaşanan ve başarısız olan hain darbe girişiminin turizme etkisini şöyle de değerlendirebiliriz: 15 Temmuz’dan önceki 10 aylık dönemde ülkemize gelen turist sayısı 24,2 milyon iken darbe girişimi sonrasındaki 10 aylık dönemde ise bu sayı 19,9 milyon kişiye gerilemiştir. Ortalama bir turistin harcama miktarının 700 dolar olduğu değerlendirilirse 15 Temmuz hain darbe girişimi ile beraber turizm gelirlerindeki gerilemenin yaklaşık 3 milyar dolar (yaklaşık 11 milyar TL) olduğu değerlendirilebilir.</li></ol><h2>REKABET GÜCÜ ETKİLENDİ</h2><ol><li data-list="bullet">Türkiye’nin yıllar itibariyle rekabet endeksi sıralaması (2006 -2019 ) incelendiğinde görülmektedir ki 2006 yılından 2008 sürecine doğru Türkiye önemli bir sıralamaya sahip olarak olumlu yönde ilerlemeler kaydetmiştir. Bilindiği üzere 2008 yılında ortaya çıkan global ekonomik kriz nedeni ile gelişmekte olan ülkeler için ciddi anlamda rekabet edebilme sorunu ortaya çıkmıştır. Buna rağmen Türkiye bir miktar gerilese de 63. sıradan önce 61. sıraya ve daha sonrasında ise hızlı bir toparlanma eğilimi ile 59. sıraya ve daha sonrasında ise çok başarılı bir ilerleme ile 43. sıraya kadar yükselmiştir. Ancak hain darbe girişiminin ayak izleri niteliğinde olan 17-25 Aralık 2013 hadiselerinin de etkisi ile elde edilen sıralama başarısı önce yerini 43 ve 45.liğe ve devam eden süreçte ise darbe girişimi hadisesi ile de tekrardan 2008 kriz sonrası dönemdeki sıralamalara yani 61.liğe geriletmiştir. Bu yönü ile de değerlendirildiğinde darbenin ekonomik anlamda Türkiye’nin rekabet gücüne verdiği zarar alenen görülüp değerlendirilebilmektedir.</li></ol><h2>Esnaf kredi kullanmadı</h2><ol><li data-list="bullet">Darbenin esnaf ve sanatkarlar üzerindeki etkileri de dikkat çekiyor. 2016 yılı içerisinde faiz indirim desteği ile esnaf ve sanatkârlara kredi ve kefalet kooperatifleri aracılığıyla kullandırılan toplam 12 milyar lirayı aşan meblağ bulunmaktadır. Kullanılan krediler bakımından yıl içindeki en büyük düşüş&nbsp;temmuz ayında gerçekleşmiştir. Bu aydan sonra yıl boyunca hiçbir ayda&nbsp;haziran ayı kullandırım rakamı (1 milyar 92 milyon TL) yakalana-mamıştır. Bu durum&nbsp;temmuz ayı sonrasında esnaf ve sanatkârların bir müddet yatırım amaçlı kredi kullanmaktan ve ticari faaliyetlerinde riske girmekten kaçındıklarını göstermektedir. &nbsp;</li><li data-list="bullet">15 Temmuz darbe girişimi, esnaf ve sanatkârlar için ekonomik olumsuzlukları beraberinde getirse de oturmuş kredi ve kefalet kooperatifçiliği ekonomimizin kılcal damarlarına vurulmak istenen bu darbeyi emmiş, esnaf ve sanatkârlarımızı korumuştur.</li></ol><h2>Ekonomi küçüldü</h2><ol><li data-list="bullet">Türkiye’de yaşanan darbe ve darbe girişimlerini temel alan ekonometrik bir analizde, darbe dönemlerinde ekonominin yüzde 26 küçüldüğü saptanmıştır. Dolayısıyla bu tarz olayların ekonominin en önemli performans göstergesi olan milli gelir üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söylemek mümkündür. Türkiye 2010 yılından itibaren yaklaşık 25 çeyrek dönem ekonomik büyüme kaydetmiştir. 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği 2016 yılının son çeyreğinde ise 6 yılın ardından yüzde 1,8 oranında küçülmüştür.</li></ol><h2>İşsizlik de arttı</h2><ol><li data-list="bullet">2002 sonrası süreçte ekonomik büyümedeki iyileşmelerin yanı sıra, işsizlik ve enflasyon oranları da düşmüştür. Bununla birlikte 2015 yılı sona erdiğinde 3,2 milyon kişi seviyesinde olan işsiz sayısı 2016 yılının ilk beş ayı sonunda 2,9 milyon kişiye, işsizlik oranı ise yüzde 9,4’e kadar gerilemiştir. Hatta Türkiye’deki işsizlik oranı, 2015 ’in ikinci çeyreğinde Avrupa Birliğindeki işsizlik oranına eşit olmuştur. Ancak darbe girişimi öncesinde %9,4’lere kadar gerileyen işsizlik oranı yüzde 11, 1’e kadar yükselmiştir. 2016 yılı Mayıs ayı sonu itibariyle 2,9 milyon kişi olan işsiz sayısı 2016 yılı sonu itibarıyla 3,9 milyona kadar yükselmiş, istihdam edilen kişi sayısı ise yaklaşık olarak 1 milyon gerilemiştir.</li></ol><h2>Doğrudan ekonomi hedef</h2><ol><li data-list="bullet">15 Temmuz darbe girişiminin etkilerinin incelenmesi gereken bir diğer alan ise kurulan ve kapanan şirket sayılarıdır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından açıklanan aylara göre açılan ve kapanan şirket sayılarına bakıldığında Türkiye ekonomisini doğrudan hedef alan darbe girişiminin kurulan şirket sayısında kayda değer bir azalmaya yol açamadığı ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte darbe öncesi kapanan şirket sayısı, darbe sonrası kapanan şirket sayısına göre daha azdır. Buradan da anlaşılacağı üzere, milletin her alanda Türkiye ekonomisi, siyasi istikrarı ve kamu maliyesine güveni tamdır. Dolayısıyla yatırımcıların yastık altına yönelmek yerine her alanda ekonomiye katılma istekleri ortaya çıkmaktadır.</li></ol>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/ihanetin-faturasi-500-milyar-dolar-4727794</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/26948675-s7i2ivgz65e3wo96qebwmm.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gelirde çok uluslu şirketleri solladı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/gelirde-cok-uluslu-sirketleri-solladi-4727798</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/gelirde-cok-uluslu-sirketleri-solladi-4727798" rel="standout" />
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Darbe girişimi ülke ekonomisinin verimliliğini düşürürken, üst aklın proje örgüt olarak tasarladığı FETÖ, on binlerce kişiyi heba eden ağını yarım asra dayanan mazisinde ilmek ilmek ördü. FETÖ’nün darbe yılında ise sadece Türkiye’deki geliri 11 milyar doları buldu.&nbsp;Her adımı para kazanmak ve eleman devşirmek üzere kurulu olan örgütün saymakla bitmeyen gelir kaynakları İçişleri Bakanlığının bir çalışmasında özetlendi. İşte o himmetten, okullara uzanan FETÖ’nün para olukları:</p><h2>KAMU KAYNAĞINA ÇÖKTÜ</h2><p>* Kamu ihalelerinin örgütle bağlantılı firmalara verilmesi.</p><p>* Örgütle ilişkili firmaların rakipleri hakkında adli ve idari işlemler yapılarak piyasanın örgüt firmalarına teslim edilmesi.</p><p>* Kurumların gizli kalması gereken finansal ve yatırım planlamaları bilgilerinin ilişkili firmalara sızdırılması.</p><p>* Kamu arazi tahsislerinin örgütle ilişkili vakıf, dernek veya eğitim kurumlarına bedelsiz devredilmesi.</p><p>* Belediyelerce yapılan imar değişikliklerinin örgütle ilişkili vakıf, dernek veya şirketler lehine yapılması.</p><p>* Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı’na sızdırılmış örgüt üyeleri vasıtasıyla iş adamlarının yurt dışı iş bağlantılarını sağlama karşılığında örgüt adına kendilerinden para alınması.</p><p>* Kamu hibe, destekleme ve teşviklerinin takibi ve proje kabullerinde FETÖ/PDY firmalarının kayrılması.</p><h2>İŞ ADAMLARINDAN SAĞLANAN GELİRLER</h2><p>* İş adamlarından adli ve idari süreçlerdeki işlemlerini kendileri lehine sonuçlandırma karşılığı alınan paralar.</p><p>* İş adamlarının özel hayatları ile ilgili çeşitli zafiyetlerini “ses ve görüntü” kaydına alarak tehdit ve şantaj yoluyla alınan paralar.</p><p>* İş adamlarından, iş bağlantılarını sağlama karşılığı alınan paralar.</p><h2>&nbsp;STK’LARDAN SAĞLANAN GELİRLER</h2><p>* TUSKON ve bağlı federasyon, dernek, şirket ile vakıflardan toplanan aidatlar.&nbsp;</p><p>* Yazılı ve görsel medya sektöründen sağlanan gelirle.&nbsp;</p><p>* “Kimse Yok Mu?” benzeri bağlı STK’lar aracılığı ile yardım adı altında vatandaşlardan toplanan paralar.</p><p>* Ticaret Odası yönetimlerinin ele geçirilerek, kamu hizmet alımlarındaki rayiç bedel belirlemelerinde örgütle ilişkili vakıf, dernek ve firmalar lehine hareket edilmesi yoluyla sağlanan menfaatler</p><h2>KURBANI DA ALET ETTİLER&nbsp;</h2><p>* Gönüllülük Esaslı Sağlanan Gelirler. Kurban Bayramı öncesi iş adamlarından, firmalardan ve esnaftan adlarına kurban kesileceğini belirterek “Kurban” adı altında toplanan paralar.</p><p>* İl ve ilçelerde iş adamlarının katıldığı mütevelli heyetleri oluşturarak zekât ve burs adı altında toplanan paralar.</p><p>* Memur ve maaş ödüllendirmelerinden “Himmet” adı altında yapılan kesintilerden toplanan paralar.</p><p>* Devlet kurumlarına yerleştirilen örgüt mensuplarının ilk maaşlarını örgüte vermeleri ile elde edilen paralar.</p><h2>EĞİTİM VAZGEÇİLMEZ</h2><p>* Eğitim Faaliyetleri Gelirleri. Yurt dışında bulunan örgütle ilişkili eğitim kurumlarında okuyan öğrencilerden alınan paralar.</p><p>* Yurt içinde faaliyet gösteren örgütle ilişkili eğitim kurumlarında okuyan öğrencilerden alınan paralar.</p><p>* Eğitim kurumlarında “burs” adı altında toplanan paralardan oluşmaktadır.</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/gelirde-cok-uluslu-sirketleri-solladi-4727798</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Nur Banu Aras</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/803b1ab7-beduqn0b56indy0ob8lsd.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hâlâ ‘rüya’ görüyorlar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/hala-ruya-goruyorlar-4727800</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/hala-ruya-goruyorlar-4727800" rel="standout" />
      <description>FETÖ, örgütsel itaati sağlamak ve lider kültünü pekiştirmek için rüyaları sistematik biçimde kullandı. Rüyalar, hem bireysel sorgulamayı bastıran hem de ilahi meşruiyet algısı yaratan bir propaganda aracına dönüştü. Özellikle cezaevindeki örgüt mensupları arasında “manevi moral takviyesi” olarak işlev gören bu anlatılar, çözülmeyi engellemek için el yazısıyla çoğaltılıp paylaşıldı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de dini duyguları istismar ederek kendine bağlı bir yapı inşa eden FETÖ, sadece örgütsel hiyerarşisiyle değil, aynı zamanda kullandığı metaforik dil ve sembollerle de dikkat çeken bir yapılanma olarak öne çıktı. Bu sembollerden en çarpıcısı ise rüya oldu. Rüya, örgüt içinde sadece bireysel bir deneyim değil; itaatin, meşruiyetin ve görev bilincinin örgütsel düzlemde yeniden üretildiği güçlü bir araçtı.</p><h2>MANEVİ HABERLEŞME</h2><p>Rüya olgusu örgüt tarafından bilinçli bir biçimde mutlaklaştırıldı. Rüyalar, FETÖ elebaşının kutsallaştırılmasında merkezi bir rol üstlendi. Örgüt içerisinde “manevi haberleşme aracı” gibi görülen bu rüyalar, çoğunlukla Peygamber figürü üzerinden güçlendirildi ve elebaşının aldığı kararlar bu yolla ilahi irade gibi sunuldu.</p><h2>DİNİ MEŞRUİYET</h2><p>Rüyada Peygamberle görüştüğünü iddia eden üst kademe mensupları, bu görüşmelerde örgüt adına alınan kararların onaylandığını ya da talimatlandırıldığını ifade ederek, her türlü eylemi dini meşruiyet zeminine oturttu. Bu bağlamda, siyasi gelişmelerden eğitim yatırımlarına, sosyal medya paylaşımlarından oy tercihlerine kadar pek çok konu “rüyada verilen mesajlar” üzerinden yönlendirildi.</p><h2>İTAAT MEKANİZMASI</h2><p>Örgüt içindeki bireyler, bu rüya kültürünün sistematik bir parçası haline getirildi. Rüya anlatıları, aidiyet duygusunu güçlendirmek ve bireysel sorgulamayı baskılamak amacıyla kullanıldı. Rüya gören kişi, hem örgüt içinde manevi bir statü kazanıyor hem de mesajın “göksel” niteliği karşısında herhangi bir itiraz ya da sorgu lüksü kalmıyordu.</p><h2>RÜYA İLE DİRENİŞİN DEVAMI</h2><p>Darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından tutuklanan örgüt mensupları, cezaevlerinde rüya temelli anlatılara daha da sıkı sarıldı. Cezaevi koşullarında yaşanan belirsizlik, travma ve çözümsüzlük duygusu, rüyaları bir çıkış yolu olarak konumlandırdı. Rüyalarda Hz. Peygamber’in cezaevlerine geldiği, namaz kıldırdığı, mahkumları teselli ettiği gibi anlatılar hızla örgüt içinde yayıldı.</p><h2>CEZAEVİ, “MANEVİ MEDRESE”</h2><p>Bazı rüyalarda cezaevleri “manevi medreseye” dönüştürülürken, bazılarında yabancı siyasi figürler kurtarıcı olarak belirdi. Bu durum, hem örgüt içindeki bağlılık ilişkilerinin boyutunu, hem de gerçeklikten kopuşun derecesini gözler önüne serdi. </p><h2>RÜYA İLE UMUT KURGUSU</h2><p>İlginç biçimde, bazı rüyalarda örgüt mensuplarına yardım eden figürler arasında Batılı siyasetçiler de yer aldı. Rüyada görülen Amerikan liderleri ya da Batılı devlet temsilcileri, cezaevindekilere umut dağıtan figürler olarak sunuldu.</p><h2>İlahi görevlendirme algısı</h2><p>Rüyaların sadece psikolojik değil, ideolojik bir işlevi de vardı. FETÖ elebaşının olağanüstü niteliklerle donatılması, bu rüyalar sayesinde kurumsallaştı. Liderin rüyada Peygamber ile konuştuğu, hatta bazen ondan “övgü aldığı” anlatıları sık sık dile getirildi. Bu tür anlatılar örgüt mensuplarında, liderlerinin Allah katında seçilmiş özel bir kişi olduğuna dair mutlak bir inanç yarattı Bu şekilde rüya, örgüt elebaşının “yanılmazlığı”nı kutsayan bir araç oldu. Kararlarının sorgulanması ya da alternatif bir bakış geliştirilmesi, doğrudan ilahi iradeye karşı çıkmakla eşdeğer tutuldu.</p><h2>Cezaevi sözde direniş alanı</h2><p>FETÖ mensuplarının cezaevindeki çözülmesini engellemek için rüyalar stratejik bir araç olarak kullanıldı. Hz. Peygamber’in cezaevine gelip mahkûmlarla bayram namazı kıldığı gibi semboller içeren rüyalar, moral kaynağı haline getirildi. Bu rüyalar örgüt içinde el yazısıyla çoğaltılıp sistematik şekilde yayılırken, mahkûmlara “Medrese-i Yusufiye” ve “ilahi görev” gibi kavramlarla kutsal bir misyon duygusu aşılandı. Böylece cezaevleri, örgüt için bir direniş alanına dönüştürüldü.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/hala-ruya-goruyorlar-4727800</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Merve Safa Akıntürk</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/3342f9e5-l3tb1y000uol4h08mi4plo.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hainin hezeyanları</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/hainin-hezeyanlari-4727801</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/hainin-hezeyanlari-4727801" rel="standout" />
      <description>FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in geçmiş yıllarda camilerde yaptığı vaazlar ve kitaplarında dile getirdiği ifadeler, İslam’ın temel inanç esaslarını sarsacak düzeyde. Kendisini Allah’tan vahiy alan, Resûlullah ile doğrudan görüşen bir “özel kişi” gibi konumlandıran Gülen’in bu söylemleri, dinî hakikatlerin nasıl bir örgütsel araca dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in, geçmiş yıllarda çeşitli camilerde yaptığı vaazlar ve kitaplarında yer verdiği açıklamalar, İslam inancının temel esaslarına aykırı ifadeler içeriyor. Allah ile konuştuğunu, Hz. Peygamber’den doğrudan talimat aldığını ve ilahî tecelliye mazhar olduğunu öne süren Gülen’in bu sözleri, dinî söylemlerin nasıl istismar edildiğini gözler önüne seriyor.</p><h2>“KÜRSÜDE ALLAH VAR&nbsp;“</h2><p>Gülen’in 1989 yılında İzmir Hisar Camii’nde verdiği bir vaazda, “Caminin kürsüsünde Allah var, saflar arasında ise Hz. Muhammed Mustafa dolaşıyor” ifadelerini kullanmış.</p><h2>“ALLAH BANA SESLENDİ” DEDİ</h2><p>1990 tarihli başka bir konuşmasında Gülen, “Felekler burcuna çıktım, melekten merhaba gördüm, Hak’tan nida geldi” sözleriyle Allah’tan doğrudan ses aldığını öne sürdü.</p><h2>“&nbsp;ALLAH ADINA KONUŞUYORUM”</h2><p>Gülen, 1979’da yine Hisar Camii’nde yaptığı konuşmada bu kez daha ileri giderek “Ben şu anda Allah’ın rahmeti adına konuşuyorum” ifadelerini kullandı.</p><h2>“ALLAH’I BU DÜNYADA GÖREBİLİRİM”</h2><p>Gülen’in kitaplarında da benzer iddialar dikkat çekiyor. “Yol Mülahazaları” isimli eserinde “Cenab-ı Hakk’ı bu dünyada da müşahede etmek mümkündür” ifadesi yer alıyor.</p><h2>PEYGAMBER’DEN&nbsp;EMİR ALDIĞINI İMA ETTİ</h2><p>“Sohbet-i Canan” ve “Kalbin Zümrüt Tepeleri” isimli kitaplarında zaman-mekân üstü bir konuma ulaştığını iddia eden Gülen, doğrudan Hz. Peygamber’den talimat aldığını da ima ediyor.</p><h2>ALLAH İLE ARAMDAKİ SIRRI SÖYLEYEMEM</h2><p>1990’da Süleymaniye Camii’nde yaptığı bir vaazda, “Allah ile aramdaki sırrı bana söyletmeyin” diyen Gülen, kendisini âdeta Allah tarafından seçilmiş bir kişi gibi lanse etti. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/hainin-hezeyanlari-4727801</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/99313605-8f9bz8wegutxvgxqfvruk.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ekonomiyi hedef aldı iş dünyası yıkılmadı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/ekonomiyi-hedef-aldi-is-dunyasi-yikilmadi-4727803</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/ekonomiyi-hedef-aldi-is-dunyasi-yikilmadi-4727803" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen kalkışmanın Türkiye ekonomisi ve toplumsal hafızasında bıraktığı izler hâlâ taze. Devletin tüm kademelerine sızan FETÖ’nün hedefi yalnızca demokratik düzeni değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığı da sekteye uğratmaktı. Türkiye’nin iş dünyası temsilcileri; hem milli iradenin hem de ekonomik istikrarın savunulmasında öncü bir duruş sergiledi. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Aradan geçen zamana rağmen, bu kalkışmanın Türkiye ekonomisi ve toplumsal hafızasında bıraktığı izler hâlâ taze. Devletin tüm kademelerine sızan FETÖ’nün hedefi yalnızca demokratik düzeni değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığı ve kalkınma hamlelerini de sekteye uğratmaktı. Bu karanlık gecede ortaya konan direnişin ardından, Türkiye’nin iş dünyası temsilcileri; hem milli iradenin hem de ekonomik istikrarın savunulmasında öncü bir duruş sergiledi. MÜSİAD, ASKON, İTO, ATO, DEİK, İSTİB ve TÜMSİAD başkanları, darbenin ülkeye maliyetini, küresel dengelere etkisini ve ekonomi cephesindeki direnci bu yıl da detaylı bir şekilde değerlendirdi. Birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/c8addfb1-b7ee6kypqj87ghifdkn234.jpeg" data-card-width="800" data-card-height="604" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/c8addfb1-b7ee6kypqj87ghifdkn234.jpeg" data-card-caption="Burhan Özdemir"></p><h2>HEDEF 27 ÇEYREKTİR BÜYÜYEN EKONOMİYDİ</h2><p>Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir: 15 Temmuz’da hedef alınan: 2013 yılında IMF’ye olan borcunu ödeyen, 27 çeyrektir pozitif büyüme kaydeden, finansal ve mali disiplinini sağlamlaştıran ve birçok büyük projeyi hayata geçirmeye hazırlanan bir Türkiye ekonomisiydi. Her ne kadar 15 Temmuz’un hemen ardından ekonomi yönetiminin başarılı politikalarıyla piyasalar normale dönmüşse de bu girişimin ciddi maliyetleri olmuştur. İlk belirlemelere göre yaklaşık 300 milyar lira olan bu maliyetin, alt sektörlere olan etkisi de göz önüne alındığında daha da arttığını tahmin edebiliriz. Bugün geldiğimiz noktada, tüm bu maliyetlerin son 20 yılda elde edilen ekonomik kazanımları gölgeleyemediğini görmekteyiz. Bu bağlamda 15 Temmuz’da iradesine sahip çıkan Türk milletinin koruduğu şey yalnızca demokrasi değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisidir. MÜSİAD, her zaman millî iradenin yanında yer almış, darbelerle ve darbecilerle; FETÖ ve benzeri terör örgütleriyle ve uzantılarıyla mücadele etmiştir. Bundan sonra da duruşumuz, demokrasiden ve millî iradeden yana olmaya devam edecektir. </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/9ddfea54-d8s425nl64wtvhv33b8g6d.jpeg" data-card-width="961" data-card-height="640" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/9ddfea54-d8s425nl64wtvhv33b8g6d.jpeg" data-card-caption="Orhan Aydın "></p><h2>DARBE BAŞARILI OLSAYDI TÜRKİYE UYDU ÜLKEYE DÖNÜŞÜRDÜ</h2><p>Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın: 15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye’nin anayasal düzenini ortadan kaldırarak, FETÖ’nün devlet mekanizmasını tamamen ele geçirmesini amaçlıyordu. FETÖ’nün arkasında İsrail başta olmak üzere ABD gibi Batılı güçler de vardı. Bunu NATO Müttefikimiz olmalarına rağmen darbe sürecinde sözde müttefiklerimizin tavırlarından ve duruşlarından rahatça gözlemleyebiliriz. Darbe başarılı olsaydı, Türkiye›nin bağımsız dış politikası sona erecek, ABD ve İsrail güdümünde bir ülke konumuna düşecektik. İran benzeri arka planda devleti yöneten sözde dini bir lider olacak, bu yönetim bölgesine tehdit saçıyor gözükecek ABD, İsrail ve müttefikleri tarafından dönemsel olarak saldırılarla zayıflatılacaktı. Unutmayalım ki darbenin olduğu 2016 tarihinin üçüncü çeyreğinde ekonomi %0,8 daralmış, sanayi üretim endeksi Temmuz 2016›da 20 puan düşerek 86,9›a gerilemiş, İhracat aynı dönemde %11,5, ithalat ise %19,4 azalmıştı. Darbenin sıcak ortamında bu hakim güçlerin yönetimindeki Standard &amp; Poor’s, Fitch ve Moody’s çok hızlı hareket ederek ülkemizin kredi notunu düşürmüşlerdi. Ülkemizin CDS (kredi risk primi) yükselmiş ve yabancı sermaye çıkışları hızlanmıştı. Bu süreçte darbenin ülkemize maliyeti yüksek oldu. Ancak çok şükür ki, Rabbimizin takdiri, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ve isimleri ile var olsunlar şehitlerimizin dirayeti, halkımızın ve sadık güvenlik güçlerimizin direnişi sayesinde bu girişim püskürtüldü ve ülkemizin demokratik düzeni korundu. Şu an malum yapı serseri mayın gibi. Truva atı içerisinde çeşitli ülkelerin himayesinde pusuya yatmış fırsat kollamaktadırlar. Her daim bu ve benzeri yapılara karşı dikkatli olmalı, güçler ayrılığını ve liyakati öncelemeliyiz. </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/92c978c8-bda6pel1fa7h6fjy9hxf4.jpeg" data-card-width="959" data-card-height="617" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/92c978c8-bda6pel1fa7h6fjy9hxf4.jpeg" data-card-caption="Şekib  Avdagiç"></p><h2>TÜCCAR MİLLETİ TESLİM OLMADI</h2><ol><li data-list="bullet">İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç: 15 Temmuz gecesi Türk halkı, kendi oylarıyla seçtiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan etrafında kenetlenerek, demokrasimize sahip çıktı. Kahraman ordumuzun içine sızan bir avuç hainin, yurt dışındaki elebaşlarından emir alarak başlattıkları darbeyi, başlarına geçirerek, Türkiye’de darbeler dönemini ebediyen kapattı. FETÖ’cü hainlerin ele geçirdiği tankın topun karşısında farklı siyasi görüşlerden yüzbinlerce insanımız dimdik durdu. Mehmed Akif Ersoy’un “Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez” dediği gibi hiçbir top, hiçbir sonik patlama, hiçbir tüfek milletimizi sindiremedi. Türkiye’nin darbelerle sıkıştırılıp iç savaşa sürüklenmek istediği o günlerde Devletimiz ve Milletimiz dimdik ayakta durmasaydı, ülkemizi nelerin beklediğini 9 yıl sonra bugün daha iyi anlıyoruz: Milletimiz bu çapulculara hadlerini bildirmeseydi, Gazze’nin, İran’ın, Suriye’nin yanına Türkiye’yi eklemek isteyenlerin önünde kim durabilirdi? Eğer 15 Temmuz’da hainler başarılı olsaydı; Türkiye’yi, tarihi coğrafyamızı ve Ortadoğu’yu şekillendirmek isteyenlerin insafına bırakılan aciz bir ülke konumuna düşmekten kim kurtarabilirdi? 15 Temmuz’da milletimiz darbecileri püskürtmeseydi, Gazze için kim sesini yükseltecekti, Suriye’ye el uzatanlara kim dur diyecekti, İsrail’in İran’ı bombalamasına kim karşı çıkabilecekti? Dünya mazlumlarının umudu hangi ülke olabilecekti? İstanbullu tüccarlar olarak, ticaretin ve ekonominin çarklarının vatan toprağını şenlendiren özgürlük rüzgarıyla döneceğine inandık. Bu inancımız üretimimizin en büyük itici gücü oldu. </li></ol><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/231c1cfe-sh3hhfkihp45v3zgp5x.jpeg" data-card-width="1101" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/231c1cfe-sh3hhfkihp45v3zgp5x.jpeg" data-card-caption="Yaşar Doğan"></p><h2>ÜRETEN TÜRKİYE’YE DARBE İNDİRMEK İSTEDİLER</h2><ol><li data-list="bullet">Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Yaşar Doğan: 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden yıllar geçse de, o gece yaşananlar milletimizin hafızasında asla silinmeyecek şekilde yer etmiş, aziz milletimiz vatanın bekası, milletimizin birliği ve devletimizin bütünlüğü söz konusu olduğunda her zaman olduğu gibi tek yumruk halinde kararlı duruşunu ortaya koymuştur. 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizin ortaya koyduğu irade, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkışın en somut göstergesi olmuştur. Bugün bölgemizde yaşanan savaşlar ve İsrail terör devletinin katliamları, aslında 15 Temmuz’un bekamıza kasteden çok büyük bir kalkışma olduğunu ve buna karşı milletimizin ve devletimizin basiret ve ferasetini bir kez daha kanıtlamıştır. Bugün bizler iş dünyasının temsilcileri, ülkemizin üreten, istihdam sağlayan, katma değer oluşturan insanları olarak, daha büyük bir Türkiye’nin güçlü ekonomi ile mümkün olduğu bilinciyle, ülkemizi birlik ve beraberlik ruhuyla, alın terimizle, üretimimizle, istihdamımızla, ihracatımızla yüceltmek için milli ve manevi değerlerimizden taviz vermeden çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.</li></ol><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/f2ca196f-tbxuh0plvrgz4k38xg7f8.jpeg" data-card-width="987" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/f2ca196f-tbxuh0plvrgz4k38xg7f8.jpeg" data-card-caption="Ali Kopuz"></p><h2>DEMOKRASİ NÖBETİ BİTMEDİ </h2><ol><li data-list="bullet">İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz: Milletimiz, bundan 9 sene önce 15 Temmuz gecesi tarihin en zorlu sınavlarından birini verdi. Devletimizi, demokrasimizi ve ortak geleceğimizi hedef alan hain kalkışmaya karşı, vatanına ve iradesine sahip çıkan bir millet olarak dimdik ayakta durduk. Bu millet, iradesine zincir vurulmasına asla izin vermeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Çünkü biz mayasında bağımsızlık olan bir halkız. Bu değerler uğruna gözünü kırpmadan can verilir, destan yazılır. O günden bu yana çok şey değişti ama milletimizin demokrasiye olan inancı ve bağımsızlığına olan bağlılığı hep aynı kaldı. Bugün de aynı inanç ve kararlılıkla milli iradeye sahip çıkmaya devam ediyoruz. Rehavete kapılmadan, milli iradeyi korumamız gerektiğini hiç unutmadan her an teyakkuzda kalıyoruz ve demokrasi nöbetini sürdürüyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; 15 Temmuz gecesi canını ortaya koyarak şehadete yürüyen kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyor, milletimizin Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nü kutluyorum.</li></ol><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/72523817-bo3qpyh7qtpfpjih7obgm.jpeg" data-card-width="931" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/72523817-bo3qpyh7qtpfpjih7obgm.jpeg" data-card-caption="Nail Olpak"></p><h2>KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE’NİN SESİ SUSTURULAMADI</h2><ol><li data-list="bullet">Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak: Ülkemizin köklü demokrasisi, milli iradesi ve istikbaline göz diken kirli ellerin emellerine ulaşamadığı 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen hafızalarımızda bıraktığı derin izleri unutmadık ve unutmayacağız. Ülkesinin birliği ve bütünlüğüne sahip çıkan milletimiz, devletiyle tek vücut olarak hain darbe girişimine engel oldu. Bu duruşla, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu bir kez daha ispatlayarak Türkiye’nin geleceğine ipotek koymaya çalışanlara geçit vermedik. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle, ülkesi ve milleti için gözünü kırpmadan canını ortaya koyan tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyor; milletimize şükranlarımızı sunuyor, ülkemizin bir daha böyle acı hadiseler yaşamamasını diliyoruz. İş dünyası olarak milletimizden aldığımız güçle; üretime, ihracata, yatırımlarımıza ve ülkemize sahip çıktık ve çıkmaya devam ediyoruz. Türk iş dünyamızın Kuzey Yıldızı Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) olarak, 40 yıldır olduğu gibi bugün de ortak paydamız Türkiye’nin güçlü ve aydınlık yarınları için Ticari Diplomasi faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Dünyanın dört bir yanına yayılmış 153 İş Konseyimiz ile küresel ticaretin kalbinin attığı her coğrafyada bayrağımızı gururla dalgalandırmaya devam edeceğiz.</li></ol><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/69206b31-s7abqaewkxrotlefmdt6.jpeg" data-card-width="800" data-card-height="1202" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/69206b31-s7abqaewkxrotlefmdt6.jpeg" data-card-caption="Gürsel Baran"></p><h2>EKONOMİK BAĞIMSIZLIK İÇİN ÜRETMEYE DEVAM</h2><ol><li data-list="bullet">Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran: 15 Temmuz 2016, milletimizin iradesine, demokrasimize ve bağımsızlığımıza yönelik hain darbe girişiminin, yine milletimizin iradesiyle bertaraf edilerek, birlik ve beraberliğimizin gücünü tüm dünyaya gösterdiğimiz bir gün olarak tarihe geçti. Aziz milletimiz, 15 Temmuz gecesi güçlü ve büyük Türkiye hedefine ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıktı, Türk demokrasisinin olgunluk düzeyini tüm dünyaya gösterdi. Ankara Ticaret Odası olarak, siyasi ve ekonomik bağımsızlığımız için, milletimizin iradesini ekonomiyle daha güçlü kılmak için, birlik ve beraberlik içinde çalışmaya, üretmeye, ticaretimizi, ihracatımızı, istihdamımızı artırarak, kalkınmamıza katkı sağlamak için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nü bir kez daha milletçe gururla anıyor, birlik ve beraberliğimizin daim olmasını diliyoruz.</li></ol>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/ekonomiyi-hedef-aldi-is-dunyasi-yikilmadi-4727803</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Mehmet Ali Parto</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/e2168300-fihmbailrye5psybg5jh1p.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Selalar direnişin sesi oldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/selalar-direnisin-sesi-oldu-4727805</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/selalar-direnisin-sesi-oldu-4727805" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz gecesi minarelerden yükselen selalar, milletin direnişinin sesi oldu. Din görevlileri, ölüm tehditlerine rağmen geri adım atmadı. O gecenin üzerinden geçen 9 yılda, her 15 Temmuz gecesi, camilerden sela sesleri yükselmesi bir gelenek haline dönüştü.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz gecesi FETÖ’nün hain darbe girişimi yalnızca tanklarla, silahlarla değil; milletin iradesiyle, dualarla ve selalarla durduruldu. O gecenin üzerinden geçen 9 yılda, her 15 Temmuz gecesi, camilerden sela sesleri yükselmesi bir gelenek haline dönüştü. </p><p>Direnişin manevi gücünü simgeleyen selalar, minarelerden yükselerek halkı kıyama kaldırdı. Din görevlileri, o gece yalnızca sela okumadı; aynı zamanda cesaretin, kararlılığın ve millet iradesinin sesi oldu. Kimisi saldırıya uğradı, kimisi ölümle tehdit edildi. Ancak hiçbir tehdit onları görevlerinden alıkoymadı.</p><h2>SELANIN İLHAMI: BARIŞ HAREKÂTI</h2><p>Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, sela okuma kararının çocukluğunda şahit olduğu bir anıya dayandığını anlattı. “Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında babam bana sela okutmuştu. Millet camilere toplanıp sabaha kadar Kur’ân okuyarak ordumuza dua etmişti. Bu manzara zihnimde iz bırakmıştı. O gece de aynı ruhu diriltmek istedik” sözleriyle o tarihi kararın arka planını paylaştı.</p><h2>İSTANBUL’DA SELALAR GÜVEN VERDİ</h2><p>Zeytinburnu Tepebağ Dutluk Camii İmamı İbrahim Köse ve Seyitnizam Camii Müezzini Şaban Kızılkaya, o gece selaları ilk okuyan isimler arasındaydı. Köse, sabaha kadar sela okumaya devam ettiklerini söyledi. </p><h2>Darbeye karşı hedef oldular</h2><p>O gece Türkiye genelinde 60’tan fazla imam ve müezzin saldırıya uğradı. Bunlardan biri de kaldırım taşıyla darbedilen müezzin Mehmet Kuzgun’du. “Selaları verdik, darbe olmayacak dedik. Bize taşla saldırdılar. Vatan için kanımı son damlasına kadar vermeye hazırım” sözleriyle yaşadıklarını aktardı.</p><h2>“SELA VERİN” DEDİM, “KAFASINA SIKIN” EMRİ GELDİ</h2><p>Kars Fethiye Camii İmam Hatibi Âdem Aktaş ise anons yaparak halkı sokağa çağıran din görevlilerindendi. Cami hoparlöründen yaptığı çağrı sonrasında dönemin 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı olan darbeci Yarbay Serkan Polat’ın, “Bunu susturamadınız mı? Girin, kafasına sıkın” talimatı verdiği ortaya çıktı. Aktaş, “Askerler üzerimize geldi ama en ufak bir korku yaşamadım. Milletin üzerine Allah o gece bir fazilet indirdi. Tereddüt etmeden görevimi yaptım” diye konuştu. 15 Temmuz gecesi minarelerden yükselen selalar, yalnızca bir çağrı değil; bir milletin imanla direnişiydi. Sözün bittiği yerde ezanla sela konuştu, tankların sesi sustu.</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/selalar-direnisin-sesi-oldu-4727805</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/5ec8a4a3-ovh7qkgetw0vaceyi63ifl.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Devletin kalbine kurşun</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/devletin-kalbine-kursun-4727809</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/devletin-kalbine-kursun-4727809" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz gecesi FETÖ, darbe planını devletin kalbindeki kurumları ele geçirme hedefiyle kurguladı. Cumhurbaşkanlığı, Meclis, Genelkurmay, Emniyet ve TRT gibi stratejik yapılar doğrudan hedef alındı. Ankara ve İstanbul’da yürütülen saldırılarda siviller, kurumlar ve iletişim kanalları bombalandı. Ancak halkın, emniyetin ve yargının direnişiyle plan çöktü, darbeciler hezimete uğradı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yarım asırdır devleti ele geçirme hedefiyle sızmalarını sürdüren FETÖ, 15 Temmuz 2016 gecesi düğmeye bastığında saldırı planını en stratejik kurumlara göre kurguladı. Ankara merkezli saldırılarda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, TBMM, Genelkurmay, MİT, Ankara Emniyet Müdürlüğü, TÜRKSAT, TRT, Özel Harekât Daire Başkanlığı gibi kritik kurumlar doğrudan hedef alındı. İstanbul’da ise 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, İstanbul Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve AK Parti İl Başkanlığı’na yönelik girişimler dikkat çekti.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/74ffd1f1-v37sd940lcmo8mjo3ympe.jpeg" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/74ffd1f1-v37sd940lcmo8mjo3ympe.jpeg"></p><h2>DİRENİŞİN MERKEZİNE BASKIN</h2><p>Genelkurmay’daki olağan dışı hareketliliğin erken fark edilmesi üzerine darbe planını 16 Temmuz 03.00’ten 15 Temmuz 20.30’a çeken FETÖ, baskıyı artırmak için Ankara’daki Akıncı Üssü’nden havalanan F-16’larla harekete geçti. Direnişin odağındaki emniyet birimleri, hedef tahtasındaki ilk kurumlardan oldu. Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne iki kez bomba atıldı. Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Başkanlığı’na düzenlenen saldırıda 17 personel şehit oldu. Emniyet binasını vuran helikopter ise daha sonra düşürüldü.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/de03f48a-gj0zqvasvpl8fl4mkyntgn.jpeg" data-card-width="1005" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/de03f48a-gj0zqvasvpl8fl4mkyntgn.jpeg"></p><h2>YASAMA VE YÜRÜTMEYE HAVA SALDIRISI</h2><p>Darbe girişiminin diğer önemli hedefi ise yasama ve yürütmenin merkeziydi. TBMM, tarihte ilk kez savaş uçağıyla bombalandı. Buna rağmen milletvekilleri sabaha kadar Genel Kurul’da kalarak darbeye karşı ortak duruş sergiledi. Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi de tanklar ve helikopterlerle hedef alındı. Çatışmalar, hemen yanındaki Jandarma Genel Komutanlığı’na kadar uzandı. FETÖ’nün planı, tüm bu kurumların hızla kontrol altına alınarak Türkiye’de anayasal düzeni askıya almak ve halk iradesini bastırmak üzerine kuruluydu. Ancak halkın, emniyetin, yargının ve ordunun büyük kısmının direnci sayesinde bu saldırılar başarısızlığa uğradı. 15 Temmuz gecesi, devletin kalbine atılan kurşunların milletin sinesinden geri döndüğü bir direnişe dönüştü.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/5e4c14b8-ze23tz188gnnvaeskybxb.jpeg" data-card-width="1239" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/11/5e4c14b8-ze23tz188gnnvaeskybxb.jpeg"></p><h2>GENELKURMAY’I KAN GÖLÜNE ÇEVİRDİLER</h2><p>FETÖ’cü askerler, Genelkurmay Başkanlığı’nı kontrol altına almak için harekete geçti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları rehin alınarak Akıncı Üssü’ne götürüldü. Genelkurmay çevresi, sivil direnişçilere karşı açılan ateş nedeniyle adeta kan gölüne döndü. Tanklar ve ağır silahlarla yapılan müdahaleler büyük can kayıplarına yol açtı.</p><h2>İLETİŞİM NOKTALARI HEDEFTEYDİ</h2><p>FETÖ, darbe planında geçmişteki cuntalardan ilham alarak iletişim kanallarını susturmayı hedefledi. TRT Genel Müdürlüğü binası basıldı, darbeciler sözde Yurtta Sulh Konseyi adına bildiri okuttu. TÜRKSAT’ın Gölbaşı Yerleşkesi Sikorsky tipi askeri helikopterle bombalandı. Yerleşkeye dört MK-82 bombası atılarak yayınlar kesilmeye çalışıldı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/devletin-kalbine-kursun-4727809</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/bc0cb93f-jvya1ri0ocb33eiuyorscb.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Külliye 3 Meclis 11 kez bombalandı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/kulliye-3-meclis-11-kez-bombalandi-4727810</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/kulliye-3-meclis-11-kez-bombalandi-4727810" rel="standout" />
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FETÖ, 15 Temmuz gecesi TSK’ya sızdırdığı militanları aracılığıyla halkın silahını halka doğrulttu. Uçaklar, tanklar, helikopterler amacı dışında kullanılarak FETÖ’cü mankurtların elinde millete ölüm kusan birer makinaya dönüştürüldü.</p><p>Hain örgüt kalkışmada kara, deniz ve hava araçlarını çekinmeden kullandı. Darbe girişiminde FETÖ, 35 askeri uçak, 74 tank, 246 zırhlı araç, 3 askeri gemi, 3 bin 992 silah, 37 askeri helikopter kullandı.</p><h2>10 BİN HAİN SAHADA&nbsp;</h2><p>10 binden fazla FETÖ mensubu asker ve sivilin bastırılan darbe girişimi sonrasında yapılan tespitlerde kalkışmada rol oynadığı tespit edildi.&nbsp; Cumhurbaş-kanlığınca hazırlanan “10 soruda Darbe Girişimi ve Fetullahçı Terör Örgütü” başlıklı İngilizce ve Türkçe hazırlanan çalışmada 15 Temmuz darbe girişimi günü yaşanan gelişmeler ve FETÖ’nün gerçek yüzü anlatıldı. </p><h2>ERDOĞAN’IN EVİNİ BASMAK İSTEDİLER KÜLLİYE 3, MECLİS 11 KEZ BOMBALANDI&nbsp;</h2><p>&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bir F-16 ile 3 kere bombalandı. Külliye önünde bekleyen halk hedef alınırken, 29 şehit verildi.&nbsp; Üç F-16 ile Türkiye Büyük Millet Meclisi, içinde parlamenterler varken 11 kere bombalandı.&nbsp;Boğaziçi Köprüsü 136 darbeci asker tarafından 3 tank ve tır ile kapatıldı. 30 sivil, darbeci askerlerin açtığı ateşle şehit oldu.&nbsp; Ankara Emniyet binası 6 kez helikopterlerle ve bir kez de F-16 ile vuruldu.&nbsp; Genelkurmay Başkanlığı darbeciler tarafından basıldı. Genelkurmay Başkanlığı önünde toplanan göstericilere helikopterler tarafından ateş açıldı. İnternet ve medya yayınını kesmek isteyen darbeciler TÜRKSAT’ı hedef aldı. TÜRKSAT dört F-16 ile bombalandı. 2 kobra helikopteri çevresindeki sivilleri vurdu. İnternet bağlantısının kesilmemesi için direnen iki çalışan şehit edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast düzenlemek amacıyla Marmaris’te kaldığı otel 27 asker ve 2 komando tarafından basıldı. Otel askerî helikopterle bombalandı. 2 polis memuru şehit oldu.&nbsp;Erdoğan’ın İstanbul Kısıklı’daki evi darbeci askerler tarafından basılmaya çalışıldı, evine giden yollar tanklarla kapatıldı.&nbsp; Ankara Gölbaşı’daki Özel Harekât Merkezi iki kere F-16’lar ile bombalandı ve 56 kişi şehit oldu. </p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/kulliye-3-meclis-11-kez-bombalandi-4727810</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Nur Banu Aras</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/6feeab01-9zqpi2ffy7ehs2fv650pxq.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yargıda '22.30' ruhu ilk günkü gibi: Hesap veriyorlar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/yargida-2230-ruhu-ilk-gunku-gibi-hesap-veriyorlar-4727814</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/yargida-2230-ruhu-ilk-gunku-gibi-hesap-veriyorlar-4727814" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz’da darbecilere karşı ilk soruşturma saat 22.30’da dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak tarafından açıldı. Aradan geçen 9 yıl içinde yargı eliyle de hain örgütle mücadele sürüyor. Yargı, hem kendini hem de devleti FETÖ’den ayıklama konusunda önemli görevler üstlendi. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz’un üzerinden 9 yıl geçti. Ancak milletin iradesine kurşun sıkan ihanet şebekesiyle hesaplaşma bitmedi.</p><p>Adalet Bakanlığı ve Yargıtay kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 2025 yılı itibarıyla FETÖ davalarında toplam 68 bin 606 kişi yargılandı. Bu kapsamda, bin 206 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, bin 54 sanığa müebbet, bin 404 sanığa süreli hapis cezası verildi. Ayrıca, delil yetersizliği veya örgüt üyeliği bağı kurulamayan 2 bin 609 kişi beraat etti.</p><h2>YARGIDA FETÖ’YE BLOKAJ: 9 BİNE YAKIN İHRAÇ</h2><p>Örgüt ile mücadele kapsamında Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar toplam 9 bine yakın personel kamu görevinden çıkarıldı. İhraçlar, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından başlatılan kapsamlı soruşturmaların neticesinde gerçekleştirildi. Hâkim ve savcılar arasında da önemli sayıda ihraç gerçekleşti. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) verilerine göre, Örgüt bağlantısı nedeniyle 3 bin 715 hâkim ve savcı meslekten çıkarıldı. Ayrıca HSK bünyesindeki 22 personel de görevden alındı. Merkez teşkilatından 3, taşra teşkilatından ise 30 kişi olmak üzere toplam 33 personelin daha ihraç edildiği bilgisi paylaşıldı.</p><p>Adalet Bakanlığı’ndan elde edilen verilere göre, bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlar dâhil olmak üzere bakanlık personel birimlerinden toplam 5 bin 559 kişi kamu görevinden çıkarıldı. Bu kapsamda en yüksek ihraç, 2 bin 897 kişi ile Personel Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşti. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 2 bin 294, İcra İşleri Dairesi Başkanlığı’ndan 236, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan ise 128 personel ihraç edildi.</p><h2>YARGI CAMİASINA SIZMALARA ÖNLEM ADALET AKADEMİSİ FETÖ’YE SET ÇEKTİ</h2><p>FETÖ’nün yargı içindeki sızma girişimlerine karşı Adalet Akademisi, son yıllarda önleyici bir bariyer işlevi görüyor. 15 Temmuz sonrasında kurumun eğitim müfredatına örgütün yapılanma yöntemlerini, kripto haberleşme ağlarını ve yargıya sızma stratejilerini anlatan özel modüller eklendi. Hakim ve savcı adaylarına yönelik eğitimlerde, örgüt üyelerinin sınav sistemini nasıl istismar ettikleri örneklerle aktarılıyor. Öte yandan, geçmişte örgütün fişleme merkezine dönüştürdüğü akademi bünyesinde yapısal temizlik yapıldı. Kurum içinde güvenlik soruşturmaları ve sosyal geçmiş analizleri sıkılaştırılırken, oryantasyon sürecinde adayların örgütsel aidiyet izleri dikkatle inceleniyor. Adalet Akademisi artık yalnızca hâkim-savcı yetiştiren bir kurum değil, yargının bağımsızlığı ve liyakate dayalı işleyişini koruyan stratejik bir güvenlik filtresi olarak da görev yapıyor.</p><h2>TEMYİZ VE YENİDEN YARGILAMA: HUKUK DEVLETİ GEREĞİ&nbsp;</h2><p>FETÖ yargılamalarında adil yargılanma hakkı da titizlikle korunuyor. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu, son yıllarda verdiği bozma kararlarıyla, bireysel savunma hakkına vurgu yaparak bazı dosyaların yeniden görülmesinin önünü açtı. En çarpıcı örneklerden biri, Genelkurmay Çatı Davası oldu. Darbe teşebbüsünün merkezinde yer alan “Genelkurmay Çatı Davası”nda yer alan şüphelilerin bir kısmı için yargılamalar bu yıl tekrar başladı.</p><p>Yargıtay’ın 2025 Nisan’ında verdiği bozma kararı sonrası, aralarında eski general ve kurmayların da bulunduğu 149 sanık, 15’i tutuklu olmak üzere yeniden hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Bu durum, hem yargılamaların şeffaf ve adil yürütüldüğünü hem de her bireyin hakkının gözetildiğini gösteriyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/yargida-2230-ruhu-ilk-gunku-gibi-hesap-veriyorlar-4727814</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Oğuzhan Ürüşan </editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/8b8e4a1f-0odckc67zx4c08b6j4y4vttu.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hainler FETÖ’ye sınır boyunu açtı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/hainler-fetoye-sinir-boyunu-acti-4727816</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/hainler-fetoye-sinir-boyunu-acti-4727816" rel="standout" />
      <description>FETÖ, 15 Temmuz’da faturası ağır olabilecek bir ihanete imza attı. İhanet girişiminin yaşandığı gece sınır boylarındaki FETÖ’cü komutanlar, hudut boyundaki askerleri çekerek vatan topraklarını örgütlerin istilasına açtı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FETÖ’nün 15 Temmuz ihaneti sadece darbe kalkışmasından ibaret değildi. O gece sınır hattında görev yapan FETÖ’cü komutanlar, hudutlar güvenliğini gevşeterek başta PKK olmak üzere terör örgütlerine açık davetiye çıkardı. Darbeyi meşrulaştırmak için teröristler üzerinden kaos planları yapan komutanlardan birisi de kalkışmaya katılan 5. Zırhlı Tugay Komutanı eski Tuğgeneral Murat Soysal oldu. </p><h2>KARAKOLLARA BOŞALTTI</h2><p>Suriye boyundaki sınır birliklerine komuta eden Tuğgeneral Soysal, darbe girişimine destek olmak için sıfır noktasındaki askerleri geri çekti. FETÖ’nün listesinde Gaziantep’teki sıkıyönetim komutanı olarak adı geçen Soysal, Türkiye-Suriye sınır hattındaki en kritik bölgeler olan Karkamış, Elbeyli, Öncüpınar ve Tahta Köprü Barajı bölgesinde bulunan birliklere, ‘Karakollara çekilin’ talimatını verdi. </p><h2>“DEVİR TESLİM VAR…”</h2><p>Askerlere ‘Hiç bir şartta sınır ötesine top atışı yapmayın’ diye talimat veren Soysal darbe başarısız olunca Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin’i arayarak, “Emrinizdeyiz” dedi. Yine sınır hattında görev yapan 200 asker ile 10’a yakın zırhlı aracın FETÖ’cü subayların emri ile 15 Temmuz günü “devir teslim töreni var” bahanesiyle Hatay’daki Hudut Alay Komutanlığı’na çektiği de tespit edildi. </p><h2>ÖRGÜT EVİNDE PKK DOKÜMANI </h2><p>FETÖ’nün diğer örgütlerle yakın ilişkisi darbe girişiminden sonra da devam etti. Örgüt diğer terör örgütleri ile Türkiye’ye karşı iş birliği yaptı. Terör saldırıları, istihbari çalışmalar ve raporlar kirli ortaklığı deşifre etti. Devlet içinde yuvalanan FETÖ mensupları, istikrarsızlık için teröre alan açtı. FETÖ operasyonlarında ele geçirilen bombalar ile PKK’nın terör saldırılarında kullandığı bombaların aynı seri numarasını taşıdığı tespit edildi. 15 Temmuz sonrasında düzenlenen FETÖ operasyonlarında gaybubet evlerinden PKK ile ilgili örgütsel dokümanlar ele geçirildi. </p><h2>SALDIRI PLANLARI FETÖ İLE PAYLAŞILDI</h2><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Darbeleri Araştırma Komisyonuna gönderilen raporlarda, darbe girişimine katılan FETÖ mensuplarının güvenlik kuvvetlerine yakalanmamak maksadıyla DEAŞ ve PKK üyelerinin yardımıyla bazı bölgelere geçecekleri ve Türkiye’ye karşı yeni faaliyetler için örgütlenecekleri belirtildi. Yakalanan DEAŞ’lı bir terörist, ifadesinde Türkiye’ye yönelik saldırı planları ile ilgili bilgileri, FETÖ’den ihraç edilen eski bir asker ile paylaştığını söyledi. </p><p>İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan, bir FETÖ mahrem imamının itirafları da terör örgütleri arasındaki ittifakı gözler önüne serdi.  </p><p>FETÖ’nün Türkiye’de ciddi bir kaybettiğini vurgulayan mahrem imam, örgütlerin yurt dışında yaptıkları iş birliğini şöyle özetledi: </p><h2>MAHREM İMAM İHANETİ ANLATTI </h2><p>“Örgüt özellikle yurt dışı menşeili faaliyetlerini daha da yoğunlaştırdı Avrupa ve Amerika üzerinden. Rahat hareket edebilecekleri ülkelere gidip, demokrasinin nimetlerinden faydalanıp, faaliyetlerini daha rahat yürütüyorlar. Yurt dışında hala çok ciddi aktifler. Burada da şöyle bir olay var hala kendileri gibi mağdur olduklarını düşündükleri yurt dışındaki PKK ile iş birliği yapma gibi bir yöntem de uygulanıyor. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Özellikle sosyal medya üzerinden faaliyetlerde bulunuyorlar. Mağdur olduklarını ve kendileri gibi mağdur olan gruplarla iş birliği içinde olurlarsa daha güçlü olacaklarını, seslerini daha iyi duyuracaklarını düşünüyorlar. Bu şekilde kendilerine yeni ittifaklar, paydaşlar bulma gibi yöntemler uyguluyorlar.” </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/hainler-fetoye-sinir-boyunu-acti-4727816</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/866682bf-ld21ovbnrrqx8lhx5tz2ss.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhur İttifakı o gece doğdu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/cumhur-ittifaki-o-gece-dogdu-4727819</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/cumhur-ittifaki-o-gece-dogdu-4727819" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz beraberinde birçok değişim ve kazanım getirdi. Kalkışma gecesi darbecilere karşı verilen ortak mücadele Cumhur İttifakı’nın temeli oldu. Vesayete kapı aralayan istikrarsız Parlamenter Sistem’in yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirilmesi, Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanması, 15 Temmuz’un ardından atılan adımlardan bazıları oldu.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her büyük siyasal ve toplumsal olay gibi 15 Temmuz ihanet girişiminin ardından da Türkiye’de büyük değişimler yaşandı, kazanımlar elde edildi. İlk büyük kazanım ‘Cumhur İttifakı’nın kurulması oldu. MHP lideri Devlet Bahçeli 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte aynı cephede mücadele verdi. Kalkışmanın ilk anlarında yazılı bir açıklama yayınlayan Bahçeli, darbecilere meydan okudu. Bahçeli tarihe geçen açıklamasında özetle şu ifadeleri kullandı: </p><h2>TÜM DARBECİLER HUKUKA TESLİM OLSUN </h2><p>“Türkiye Cumhuriyeti olağanüstü ve gayri meşru bir durumla karşı karşıyadır. Türk Silahlı Kuvvetleri içinden bir grubun askeri müdahalede bulunmak, yönetimi devralmak istediği iddia edilmektedir. Demokrasiyi askıya alma, millet iradesini yok sayma teşebbüsünün ülkemize yapılacak büyük bir hata olacağı açık ve meydandadır. Türkiye yakın tarihinde defalarca askeri darbe girişim ve tecrübesini yaşamıştır. Türk milleti her seferinde darbelerin yıkım ve acı sonuçlarına muhatap kalmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi her türlü demokrasi dışı arayışa tavırlı ve karşıdır. Bu itibarla geleceğimizi karartacak, milli birlik ve bütünlüğümüzü sabote edecek her türlü müdahaleye milletçe mesafeli durmamız şarttır ve tarihi bir sorumluluktur. Nitekim hiçbir kalkışma kabul edilemeyecektir. Askeri darbe teşebbüsünde bulunanların derhal hukuka teslim olmaları en samimi beklentim ve tavsiyemdir.”</p><h2>TEMELİ YENİKAPI’DA ATILDI</h2><p>O gece sergilenen bu tavrın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 7 Ağustos’ta İstanbul Yenikapı’da düzenlenen “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”nde 5 milyon kişinin huzurunda bu ittifakın temellerini attı. “Yenikapı Ruhu” olarak anılan bu buluşma, Türkiye için kader birliğine dönüşerek “Cumhur İttifakı” adıyla bugüne kadar taşındı. </p><h2>HÜKÜMET SİSTEMİ DEĞİŞTİ</h2><p>Zayıf ve istikrarsız iktidarlarla vesayete kapı aralayan parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş süreci de 15 Temmuz darbe girişimin ardından hızlandı. MHP Genel Başkanı Bahçeli Ekim 2016’da, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için hazırlanan değişiklik teklifinin meclise getirilmesi için hükümete çağrı yaptı. AK Parti ve MHP’nin birlikte şeklini verdiği “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” adlı başkanlık sistemi iki partinin oylarıyla Ocak 2017’de Meclis’te kabul edildi. Sistem değişikliğine 16 Nisan 2017’de gerçekleşen anayasa referandumunda yüzde 51,2’ye karşılık yüzde 48,8 ile halktan onay çıktı.</p><h2>VESAYETE ÖLDÜRÜCÜ DARBE </h2><p>15 Temmuz darbe girişimin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nde başlayan arınma harekatı yaklaşık 26 bin FETÖ’cü askerin ihracı ile sonuçlandı. Milli irade üzerindeki vesayet gölgesinin kalkması için Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı. Kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanına bağlılığını düzenleyen yasa maddesinde değişikliğe gidilerek maddeye Genelkurmay Başkanlığı da eklendi. Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanına bağlandı. Bu kapsamda, Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanına ayrı ayrı bağlı ve sorumlu oldu. Genelkurmay Başkanlığı ile kuvvet komutanlıklarının teşkilatı Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda gösterildi. </p><h2>TERÖRLE MÜCADELE KONSEPTİ DEĞİŞTİ </h2><p>15 Temmuz Türkiye’nin terörle mücadele konseptini de değiştirdi; Terörle mücadelede savunma yerine ara, bul, kaynağında yok et anlayışına geçildi. Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyindeki DAEŞ, PKK/YPG terör hedeflerine yönelik askeri harekatlar düzenlendi.</p><h2>FETÖ ÜYELERİ TASFİYE EDİLDİ</h2><p>FETÖ’nün örgüt yapısı ve üyelerinin tespiti ile örgütle mücadele ve örgüt üyelerinin kamudan tasfiye süreci başlatıldı. Ordudan, emniyetten, yargıdan ve diğer kurumlardan yüz binlerce örgüt üyesi tasfiye edildi. Örgütün yurt içi ve yurt dışındaki örgüt şeması da deşifre edildi. Finans kaynakları da kurutuldu. Yurt dışında da terör örgütüne yönelik sayısız operasyonlar düzenlendi.</p><h2>BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA </h2><p>Darbe girişimi ile dış gelişmelere kapatılmak istenen Türkiye, püskürttüğü darbe girişiminin ardından dış politikada da önemli adımlar attı. Yürütülen aktif ve bağımsız dış politika ile Türkiye, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya kadar farklı coğrafyalarda varlık gösterir duruma geldi. Türkiye, Libya’da, Suriye’de, Irak’ta, Karabağ’da, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta, Ege’de, Afrika’da milli çıkarlarını savunduğu bölgesel ve küresel bir aktör konumuna yükseldi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/cumhur-ittifaki-o-gece-dogdu-4727819</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/11/a97145b5-8m0ch13k10con7gbma7sjj.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sapkın yapıya karşı manevi siper</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/sapkin-yapiya-karsi-manevi-siper-4727822</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/sapkin-yapiya-karsi-manevi-siper-4727822" rel="standout" />
      <description>FETÖ’nün yıllarca din kisvesi altında kurguladığı sapkın kavramlara karşı Diyanet İşleri Başkanlığı topyekûn bir mücadele yürütüyor. Son dönemde vaazlardan yayınlara, eğitim programlarından dijital içeriklere kadar birçok alanda halkı bilinçlendirme çalışmaları hız kazandı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimiyle gerçek yüzü açığa çıkan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), uzun yıllar boyunca dini kavramları istismar ederek halkın inanç duygularını suistimal etti. Dinî söylemleri araçsallaştıran örgüt, İslam’ın temel değerlerini çarpıtarak kendine özgü sapkın bir “din anlayışı” inşa etti.</p><h2>SİSTEMATİK KAVRAMLAR ÜRETTİ</h2><p>FETÖ, kendine has bir “din dili” oluşturarak “mehdiyet”, “imamlar hiyerarşisi”, “rüya ile yönlendirme”, “himmetin ibadet sayılması” gibi İslam dışı kavramları yıllarca meşrulaştırdı. Bu kavramlarla bireylerin itaatini örgüte yönlendiren yapı, dini öğretileri araçsallaştırarak inanç üzerinden manipülasyon gerçekleştirdi.</p><h2>KAVRAM TEMİZLİĞİ BAŞLATILDI</h2><p>FETÖ’nün oluşturduğu sahte dinî referansların toplumda yeniden zemin bulmaması adına Diyanet İşleri Başkanlığı, 15 Temmuz sonrasında olduğu gibi son bir yılda da bu alanda kapsamlı bir mücadele yürütüyor. Diyanet, özellikle şu başlıklarda yoğun çalışmalar yürütüyor:</p><h2>VAAZ VE HUTBELERDE FETÖ UYARILARI</h2><p>80 bini aşkın camide verilen hutbe ve vaazlarda, “din istismarı”, “bidat ve hurafeler”, “manevi sömürü” gibi konular işleniyor. Cuma hutbelerinde sık sık FETÖ’nün inanç sömürüsü anlatılarak halk uyarılıyor.</p><h2>AKADEMİK TEMİZLİK</h2><p>Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü ve Din İşleri Yüksek Kurulu, FETÖ’nün oluşturduğu sahte kavramlara karşı teolojik raporlar, akademik yayınlar ve kitapçıklar yayımlıyor. “Din İstismarıyla Mücadele El Kitabı” gibi yayınlar, imamlar ve vaizler için başvuru kaynağı haline geldi.</p><h2>GENÇLİK MERKEZLERİNDE DİNİ EĞİTİM</h2><p>Özellikle üniversite gençliğini yeniden etkilemeye çalışan FETÖ’ye karşı Diyanet, Gençlik Koordinatörlükleri aracılığıyla gençlerle yüz yüze buluşmalar gerçekleştiriyor. «Gençliğe Değer» projesi kapsamında binlerce gence doğru dini bilgi aktarılıyor, sahte cemaat ve yapılar konusunda farkındalık kazandırılıyor.</p><h2>DİJİTAL İÇERİKLER VE SOSYAL MEDYA ATAĞI</h2><p>Diyanet TV, Diyanet Radyo ve sosyal medya kanalları üzerinden hazırlanan kısa filmler, grafikler ve uzman anlatımlarıyla FETÖ’nün istismar ettiği dini kavramlar halkın anlayacağı dilde anlatılıyor. “Doğru Bilinen Yanlışlar” gibi içerikler büyük ilgi görüyor. </p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/sapkin-yapiya-karsi-manevi-siper-4727822</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Resul Ekrem Şahan</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/12/75c804a9-43nxl6jdnqan06alz3i2xs.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FETÖ için her yol mübah</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/feto-icin-her-yol-mubah-4727824</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/feto-icin-her-yol-mubah-4727824" rel="standout" />
      <description>FETÖ, yıllar boyunca istihbarat örgütü gibi çalışarak kamuya sinsice sızdı; her yalanı, her taktiği mübah gördü. Sahte sağlık raporlarından usulsüz dinlemelere, sosyal medya kumpaslarından sahte itirafçılığa kadar uzanan yöntemlerle devletin en kritik kurumlarını hedef aldı. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tipik bir istihbarat örgütü olarak dizayn edilen FETÖ, gerek kamuya sızmada gerekse 15 Temmuz sonrası kamu ve toplumdan ayıklanma esnasında en iyi bildiği şey ‘yalanı’ kullandı. İftira ve inkar kendini gizlemek yakayı ele vermemek için en büyük silahı olan FETÖ, yine bunları kullanarak toparlanmaya çalışıyor.&nbsp;</p><p>Elebaşı Fetullah Gülen tarafından örgüt mensuplarına, “Gözaltına alınacağınızı, hapse atılacağınızı da bilseniz kurumlara girme konusunda ısrarcı olun. Hapse girmeyi göze alın, deşifre olduysanız pişmanmış gibi davranın, kritik olmayan bilgiler vererek itirafçı olun, örgüt aleyhine konuşun” denilerek deşifre olmamaları dikte edildi. Farklı STK’lara ve dini gruplara girerek onlar gibi davranıp kimliklerini gizlemeleri, hatta FETÖ aleyhinde söylem ve eylemlerde bulunmaları istendi. Özellikle 15 Temmuz sonrası deşifre olmamak ve takibata uğramamak için FETÖ lideri Gülen’e küfür ve hakaret etmeleri ve başka yapılara sızarak renklenmeleri bizzat Gülen tarafından talimatlandırıldı.</p><p>&nbsp;Onlarca yıl mobing, soru hırsızlığı, sahte rapor, şantajla kritik kurumlara sızan FETÖ’nün bu doğrultuda taktikleri itirafçı beyanlarında şöyle özetleniyor.</p><p><br></p><ol><li data-list="bullet"> FETÖ 1980’lerden itibaren özel mahrem alanlar olarak kabul ettiği TSK ve Emniyet gibi teşkilatlara öğrenci yetiştiren eğitim kurumlarını hedef almıştır.</li><li data-list="bullet"> Eğitim kurumlarına kendi yetiştirdiği öğrencileri yerleştirmeyi hedefleyen FETÖ deşifre oldukça yeni yöntemler belirlemiş, sınav sorularını çalarak dağıtma yoluna gitmiştir.</li></ol><h2>TASFİYE ET ELEMAN YERLEŞTİR</h2><ol><li data-list="bullet"> FETÖ’nün sızma stratejilerinden bir diğeri personelini baskı ve şantaj ile tasfiye ettiği kurumlara kendi yetiştirdiği “parlak” elemanlarını yerleştirmesidir.</li><li data-list="bullet"> Tasfiye süreçlerinde FETÖ başta Twitter olmak üzere sosyal medya araçlarını kullanmış, karalama ve aleyhte propaganda ile yıprattığı isimler yerine kendi mensuplarını yerleştirmiştir.</li></ol><h2>SAHTE SAĞLIK RAPORLARI</h2><ol><li data-list="bullet"> Örgüt TSK’ya sızma sürecinde Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) kazandığı araçları da manipüle etmiştir. Sahte sağlık raporları hazırlama gibi yöntemlerle mensuplarının askeriyeye sızmasını sağlamıştır.</li><li data-list="bullet"> FETÖ sivil ve askeri mahkemelere sızdırdığı mensupları aracığıyla çeşitli kumpas davaları yürütmüş, devlete sızmada yargının gücü önemli bir araç olarak kullanılmıştır. Ayrıca FETÖ kendisine karşı başlatılan hukuki süreçleri bu yapılanması ile bertaraf edebilmiştir.</li></ol><h2>USULSÜZ DİNLEMELER, SAHTE DELİLLER&nbsp;</h2><ol><li data-list="bullet"> FETÖ için stratejik kurumlar öncelikli sızılması gereken özel mahrem alanlardır. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve TÜRKSAT gibi kurumlar taşıdıkları kritik anlamlardan dolayı örgüt tarafından hedef olarak seçilmiştir. Bu kurumlar aracılığıyla sınav soruları çalınmış, sahte deliller üretilmiş ve usulsüz dinlemeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bu kurumların sahip olduğu araçlar ile diğer kamu kurumlarına sızma daha kolay hale getirilmiştir.</li></ol><h2>O NOKTALAR ÖRGÜTÜN GÖZDESİ</h2><ol><li data-list="bullet">FETÖ için her kamu kurum ve kuruluşu sızılması ve ele geçirilmesi gereken hedeflerdir. Bunun için ilk olarak kurumların hayati ve stratejik noktalarına (personel, muhasebe, özel kalem, istihbarat, bilişim vb.) mensuplarını yerleştirmiş, akabinde de tüm kurumu kontrol altına almaya çalışmıştır. </li></ol><p><br></p><h2>Tıpkı gaz sızıntısı gibi</h2><p>FETÖ’nün sızma taktiği birçok uzman tarafından ‘gaz sızıntısına’ benzetiliyor. Gülen›in örgüt mensuplarına «Hava gibi olacaksınız, sizin varlığınızı bilecekler ama yakalayamayacaklar» talimatı 15 Temmuz gecesine kadar karşılık buldu.&nbsp;Örgütün söz konusu talimat doğrultusunda tıpkı bir gaz sızıntısı gibi kamuyu hedef aldığı ve birer birer kurumları bu süreçte zehirlediği dikkat çekiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/feto-icin-her-yol-mubah-4727824</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Nazife Bardak</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/12/17cdf027-ols9twj0rvydap5quyo2.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Zaferin adı Türkiye</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/zaferin-adi-turkiye-4727825</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/zaferin-adi-turkiye-4727825" rel="standout" />
      <description>Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, 15 Temmuz’un Türk milletinin birlik ruhunu yeniden canlandırdığını vurguladı. Güngör, gençlerin hem akademik hem de milli değerlerle yetiştirilmesinin en büyük sorumlulukları olduğunu ifade etti.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, 15 Temmuz’un, Türk milletinin yeniden ayağa kalktığı, iradesine sahip çıktığı ve vatan toprağını canı pahasına savunduğu bir gece olduğunu belirtti. Güngör, “15 Temmuz, karanlığa karşı yakılan bir meşaledir. Bu meşale sadece bir kalkışmayı değil; bin yıllık birlikteliğe yapılan saldırıyı bozguna uğratmıştır. Camilerden yükselen salâlar, meydanlara akan dualar, tek yürek olmuş bir milletin tarihe yazdığı çağrıdır: Biz buradayız ve bu vatan burada kalacak!”</p><h2>BU TOPRAKLARIN GELECEĞİ FİKRİ HÜR NESİLLERLE MÜMKÜN</h2><p>Pamukkale Üniversitesi olarak bizler, kendilerinin de bu emaneti taşımayı bir görev, bir şeref olarak gördüğünün altını çizen Mahmud Güngör, “Gençlerimizi akademik bilgiyle donatırken, onları aynı zamanda vatan, bayrak, ezan ve adalet duygusuyla yoğrulmuş bireyler olarak yetiştirmeye kararlıyız. Çünkü bu toprakların geleceği hem fikri hem vicdani olarak uyanık nesillerle mümkündür” açıklamasında bulundu.</p><h2>15 TEMMUZ’U ANLAMAK HAKİKATIN YANINDA DURMAKTIR</h2><p>Gençlere seslenen Güngör, şu ifadeleri kullandı: “Aziz gençler,15 Temmuz’u anlamak, sadece geçmişe bakmak değildir. Bu mücadeleyi yürekte taşımak, her alanda adaletle yürümek, hakikatin tarafında durmaktır. Sizler bu milletin şimdiki duası gelecekteki umudusunuz. Bu vesileyle, 15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Milletimizin iradesi, Allah’ın izniyle ilelebet payidar kalacaktır.”</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/zaferin-adi-turkiye-4727825</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/12/d6b7dfc3-uoghfuk53iz0ec6nmkeek.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İç hukuk bir araç asıl hedef AİHM</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/ic-hukuk-bir-arac-asil-hedef-aihm-4727826</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/ic-hukuk-bir-arac-asil-hedef-aihm-4727826" rel="standout" />
      <description>FETÖ, iç hukuk yollarını araç olarak kullanıp, AİHM üzerinden uluslararası alanda meşruiyet devşirme stratejisi yürütüyor. Özellikle ByLock ve Bank Asya gibi somut delillere rağmen yapılan bireysel başvurular, örgütsel taktiğin parçası haline geldi. Türkiye ise Adalet Bakanlığı öncülüğünde AİHM’deki dosyalara karşı delil bazlı yeni bir hukuk diplomasisi süreci başlattı. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FETÖ, Türkiye’deki iç hukuk yollarını sistematik biçimde istismar ederek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınan dosyalar üzerinden uluslararası alanda meşruiyet devşirme çabasına girişti. Özellikle ByLock kullanımı ve Bank Asya hesap hareketleri gibi somut delillere dayanan yargılamaları “hak ihlali” göstermek isteyen örgüt üyeleri, bireysel başvuru hakkını suiistimal ederek iç hukuku araç, AİHM’yi ise hedef haline getiriyor.</p><h2>YENİ BİR BOYUT</h2><p>Adalet Bakanlığı, FETÖ’nün yargı kurumlarını tıkamaya yönelik faaliyetleri keşfeder keşfetmez yeni bir yol haritası belirledi. Bunun ardından, AYM’nin gerekçeli kararlarının uluslararası standartlara daha da uygun hale getirilmesi için gerekli altyapı oluşturuldu.  Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı, AİHM’deki FETÖ dosyalarına karşı yeni bir hukuk diplomasisi süreci başlattı. Özellikle delillerin teknik geçerliliği, dijital izler, örgüt emir zinciri ve finansal bağlantılarla ilgili somut veriler AİHM nezdinde daha güçlü şekilde kabul görmeye başladı. Bu konuda FETÖ aleyhine verilmiş pekçok karar bulunuyor.</p><h2>AYM BASAMAK</h2><p>Türkiye’de 2012 yılından itibaren uygulamaya alınan bireysel başvuru hakkı, hak arama özgürlüğünün teminatı olarak görülse de örgüt mensupları tarafından bir “siyasi kampanya” aracına dönüştürüldü. Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvurularla iç hukuk yollarının tüketildiği algısı oluşturulup, AİHM’ye taşınan dosyalar üzerinden Türkiye aleyhine kararlar alınmaya çalışılıyor. Yüksek Mahkeme’den elde edilen verilerine göre, 2024 sonu itibarıyla AYM’ye yapılan toplam bireysel başvuru sayısı 600 bini aştı. Bunlardan 73 bin civarında başvuruda en az bir hak ihlali tespit edildi. Ancak bu rakamın önemli bir kısmını FETÖ iltisaklı şahısların başvuruları oluşturuyor.</p><h2>‘ARKA KAPI YARGISI’ GİBİ</h2><p>Sadece ByLock verisiyle ilgili AİHM önünde bekleyen başvuru sayısı 8 bin 500’ü geçti. Bu başvuruların yaklaşık bin kadarı, 2023 yılı sonunda Türkiye’ye resmi olarak tebliğ edildi. Mahkeme, ihlal kararı verdiği bazı dosyalarda 15 bin avroya kadar tazminat ödenmesine hükmetti.</p><h2>MAKSAT PROPAGANDA</h2><p>Yargı kaynaklarına göre, örgüt mensuplarının amacı sadece tazminat almak değil. Asıl hedef, Türkiye’yi “hukuk devleti olmayan” bir ülke gibi göstermek, kamuoyunu ve uluslararası çevreleri manipüle ederek meşruiyet devşirmek. Ayrıca, AİHM kararları üzerinden örgüt üyeleri için iade taleplerine karşı koruma kalkanı oluşturulması amaçlanıyor. FETÖ üzerine hazırlanan istihbarat raporlarında, “FETÖ’nün hukuku istismar etme pratiği, 40 yılı aşkın süredir biliniyor. Bu yapı, mahkemeleri bir hak arama zemini olarak değil, taktik bir araç olarak görüyor. Türkiye’nin iç hukuk sistemini sabote etmeye çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulunuyor.</p><h2>HUKUK DİPLOMASİSİ</h2><p>Adalet Bakanlığı, FETÖ’nün bireysel başvurularla yürüttüğü kara propagandaya karşı uluslararası hukuk platformlarında daha etkin mücadele yürütmeye hazırlanıyor. Özellikle AİHM önündeki FETÖ bağlantılı dosyalarda Türkiye’nin görüşleri daha teknik ve delil bazlı şekilde sunulacak. Ayrıca, örgütün dijital haberleşme sistemleri, mali kayıtları ve emir-komuta zinciri içindeki hiyerarşik yapı kanıtları AİHM’ye taşınacak.</p><h2>BYLOCK’A REKOR TEBLİĞ</h2><p>AİHM, 2024 yılı içinde Türkiye sadece ByLock bağlantılı 3 bin başvuruyu tebliğ ederek savunma istedi. FETÖ bağlantılı dava başvurularının toplam sayısı yaklaşık 18 bin civarında. Bu başvurular, AİHM’nin 2025’te en yoğun mesai harcadığı alanlardan biri olmaya devam ediyor.</p><h2>FETÖ’NÜN ALGI SÜRECİ</h2><p>Türkiye’de darbeye teşebbüs etmiş bir örgüt olan FETÖ, kumpas davalarıyla ve yaptığı kanunsuz kadrolaşma eylemleriyle yüz binlerce mağduriyetin sorumlusuyken Avrupa’da hak arayıcı bir yapı gibi kendini pazarlıyor. Hukuk çevreleri, FETÖ’nün iç hukuku itibarsızlaştırma, AİHM’yi ise karar mekanizması olarak kullanma niyetine karşı etkili bir ulusal duruşun şart olduğunu vurguluyor. </p><h2>AİHM: HUKUKA UYGUN</h2><p>AİHM, FETÖ üyeliğinden mahkûm edilen Şaban Yasak’ın başvurusuna ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesi kapsamında “suç ve cezaların yasallığı” ilkesinin ihlal edilmediğine hükmetti. Kararda, ulusal mahkemelerin verdiği mahkûmiyet kararında yeterli delil bulunduğu ve örgüt üyeliği suçunun öngörülebilir bir yasal çerçevede uygulandığı vurgulandı. AİHM, bu suçun hem yasal hem de pratik açıdan öngörülebilir biçimde yorumlandığını belirterek, Türkiye’nin sözleşmeyle uyumlu olduğunu teyit etti.</p><h2>Hedef delillerin itibarsızlaştırılması</h2><p>FETÖ üyeliğine dair somut deliller sayılan ByLock kullanımı, Bank Asya işlemleri ve sendika/dernek üyelikleri, AİHM ve AYM kararlarıyla tartışmalı hale geldi. Hukukçular, bu kararların FETÖ’nün Avrupa’daki mağduriyet propagandasını desteklediğini ve Türkiye’nin yargı yetkisini zayıflatmayı amaçladığını savunuyor. </p><h2>İstatistikler ele verdi</h2><ol><li data-list="bullet">AİHM’nin 2024 verileri, FETÖ’nün yeni stratejisini ele vermeye yetti. Aralık 2024 itibarıyla mahkeme önünde 60 bin 350 bireysel başvuru bulunduğu belirtilirken, bunların 21 bin 600’ünün Türkiye’den geldiği bildirildi. Türkiye, AİHM’nin iş yükünün yüzde 35,8’ini tek başına oluşturdu.</li></ol><h2>FETÖ aleyhine emsal kararlar yolda</h2><ol><li data-list="bullet">AİHM’nin 2025 yılı sonuna kadar, FETÖ üyeliği suçlamasıyla yargılanan ve mahkûm edilen isimlerden gelen başvuruları da ele alması bekleniyor. Mahkeme, geçen yıl Şaban Yasak davasında emsal niteliğinde bir karara imza atarak, yalnızca ByLock kullanımıyla değil, somut örgütsel faaliyetlerle ilişkilendirilen başvuruları farklı değerlendireceğini ortaya koymuştu. Kararda, “başvuranın gizli yapıda yönetici konumda olduğu, delillerin somut ve bireyselleştirilmiş olduğu” vurgulanmıştı. Bu dosya Mayıs 2025’te Büyük Daire’de yeniden değerlendirilecek. Büyük Daire’nin kararı, Avrupa’daki örgüt üyeliği yargılamalarında belirleyici olabilir.</li></ol><h2>Formalite başvurular</h2><ol><li data-list="bullet">Örgüt mensupları, AYM’de reddedileceklerini bildikleri başvuruları dahi sırf AİHM’ye dosya taşıyabilmek için formalite olarak yapıyor. AİHM, FETÖ ile irtibatı nedeniyle açığa alınan ve ardından tutuklanan eski hâkim Z.M.’nın yaptığı bireysel başvuruyu kabul edilemez buldu. Mahkeme, başvurucunun iç hukuk yollarını tüketmeden AİHM’e başvurduğunu, dolayısıyla dosyanın esasına girilmesinin mümkün olmadığını belirtti.</li></ol>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/ic-hukuk-bir-arac-asil-hedef-aihm-4727826</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Oğuzhan Ürüşan </editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/12/81ca57ad-kxw6lcvp7tebrl48gfzu8r.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FETÖ’nün 2071 avuntusu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/fetonun-2071-avuntusu-4727830</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/fetonun-2071-avuntusu-4727830" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz’daki ağır yenilginin ardından FETÖ, sempatizanlarını elde tutmak için yeni bir “manevi motivasyon” üretmeye çalışıyor. Örgüt üst yönetimi, üyelerine 2071 yılında İsa Mesih’in yeryüzüne ineceğini vadederek başarısızlığı zamana yayılmış bir plan olarak göstermeye çalışıyor. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Örgütünü istihbarat teşkilatı gibi çalışan bir tarikat olarak kuran Fetullah Gülen›in ölümünün ardından FETÖ’nün üst yönetimi, sempatizanların ve dünya genelindeki oluşumun dağılmaması için İsa Mesih’in 2071’de geri döneceği vaadini daha da güçlendirdi. Kuruluşundan itibaren Yahudiliğin ve Hristiyanlığın mistik öğretilerini İslam’a uyarlayarak bâtıni bir tarikat kuran,&nbsp;ardından da bu yapılanmayı devleti ele geçirecek bir örgüte dönüştüren Gülen, sağlığında bu yalanı sempatizanlarına gerek sosyal medya üzerinden gerekse diğer kanallar aracılığıyla iletiyordu. Ölümünün ardından bu yalan, dağılmanın eşiğine sürüklenen FETÖ yapılanmasını bir arada tutmak için kullanıldı.</p><h2>ELDE KALANLARI KURTARMAK</h2><p>FETÖ 15 Temmuz kalkışmasında ağır bir yenilgi aldı. Ülke içindeki gücünü büyük ölçüde kaybetti. Elinde kalanı savunabilmek içinse örgüt üyelerine göremeyecekleri bir tarihte başarılı olacakları yalanını söyledi. İsa Mesih’in 2071’de geri döneceği vaat edilerek örgütün dağılmasının önüne geçilmek istendi. Buna göre, Gülen ve örgütü her ne kadar bugün başarısız olmuş gibi görünse de yakın zamanda Allah’ın vadettiği zafere ulaşılacaktı. Dolayısıyla mevcut kötü durum başarısızlık değil, başarıya giden yolda bir aşama olarak algılanmalıydı. Aslında FETÖ mensupları bu düşünceye yabancı değil. Zira Gülen, uzun yıllar önce bu düşüncenin teolojisini kurmuştu.</p><h2>BİR 2071 YALANI</h2><p>15 Temmuz sonrası süreçte FETÖ’nün yapısında ve vizyonunda ortaya çıkan değişimleri anlamak için örgütün tarihinde kırılma noktalarından olan 17-25 Aralık operasyonlarına kadar gitmek gerekiyor. Örgüt bu tarihten sonra yaşanılan her başarısızlığın ardında ileri bir tarih belirleyerek, üyelerinin motivasyonu yüksek tutmaya çalıştı. Ancak 15 Temmuz sonrasında örgüt öngörülebilir tarihler sunamaz hale geldi. Üyelerini kaybetme noktasına sürüklenen FETÖ, bu noktada 2071’de İsa Mesih’in yeryüzüne ineceği yalanına sığınarak, bir kez daha dini suiistimal etti. Özellikle 25-17 Aralık 2013 tarihi öncesinde son derece diyalogcu ve adeta karıncayı bile ezmekten çekinen bir dini grup görüntüsü veren FETÖ, bu tarihlerden itibaren diğer yüzünü göstermeye başladı. 15 Temmuz 2016 tarihinde açık bir darbe teşebbüsünde bulunmaları ile birlikte ise FETÖ asıl niyetini beyan etti. </p><h2>YENİ BİR BAHAR</h2><ol><li data-list="bullet">Darbe girişiminin ardından tutuklanan bazı örgüt mensuplarının “14 Ağustos’ta görüşmek üzere” şeklindeki ifadeleri ve sosyal medyada bu tarihe yönelik “yeni bir bahar” vurgusu, geleceğe dair ilk somut beklentinin 14 Ağustos olduğunu gösterdi. Ancak bu tarihte herhangi bir gelişme yaşanmaması, örgüt içinde hayal kırıklığına yol açtı. Bunun üzerine üyelerin ulaşamayacağı bir tarih olarak 2071 gündeme getirildi. İsa Mesih’in bu tarihte yeryüzüne döneceği vaadiyle beklentiler belirsiz bir geleceğe ertelendi. </li></ol>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/fetonun-2071-avuntusu-4727830</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Uğur Duyan</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/12/78248edc-1x6mnlan6npicxh0x1p89da.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Büyük temizlik 9. yılında</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/buyuk-temizlik-9-yilinda-4727831</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/buyuk-temizlik-9-yilinda-4727831" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz gecesi FETÖ’cü kalkışma bastırılırken kamu ve sivil toplum ayakları da ayıklanmaya başladı. Örgütle iltisaklı medya ve sivil toplum örgütlerine kilit vurulurken, 125 bini aşkın kişi de kamudaki görevlerinden ihraç edildi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Darbe girişimi bastırılırken FETÖ’nün temizlenmesi için de düğmeye basıldı. 20 Temmuz’da ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında 42 tane Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile FETÖ’cüler kamu kurumlarından temizlendi. 20 Temmuz 2016 ila 12 Ocak 2018 tarihleri arasında çıkarılan KHK’larla örgütün kamudaki eleman kaynağı ile medya, ekonomi ve sivil toplum yapılanmaları KHK’larla tasfiye edildi.</p><h2>İLK İHRAÇ 20 TEMMUZ’DA</h2><p>15 Temmuz’dan beş gün sonra çıkarılan ilk KHK ile örgüt üyeleri için temizlik operasyonu başladı. 20 Temmuz 2016’da yayımlanan ilk 677 sayılı KHK’da 15 Temmuz darbe girişimi ve Fetullahçı Terör Örgütü ile mücadele kapsamında alınması gereken tedbirler sıralandı. Söz konusu KHK ile örgüt ile bağı bulunan özel eğitim kurumları, sağlık kurumları, özel öğrenci yurtları, sendika ve vakıflar kapatıldı. Kamu kurumlarından ilk ihraçlar başladı. İlk KHK ile yaklaşık 6 bin kişi kamudan ihraç edildi.</p><h2>YAPILANMASINA DARBE</h2><p>668 Sayılı KHK ile de TSK’da temizlik başladı. FETÖ’ye destek olan yayın organlarının faaliyetlerine son verildi. 2016 Ağustos’ta yapılması beklenen Yüksek Askeri Şura’nın tarihi değiştirildi. Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığının teşkilat yapısı yeniden düzenlenerek sivil otoriteye bağlandı. OHAL sürecinde iflas erteleme yasağının da yer aldığı 669 Sayılı KHK ile Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatılarak Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Milli Savunma Üniversitesi kuruldu. Askeri hastaneler Sağlık Bakanlığına bağlandı. YAŞ’ın yapısı değiştirildi.</p><h2>MAL VARLIKLARI HAZİNE’YE</h2><p>KHK’larla örgütün ekonomik yapısına da darbe vuruldu. Kapatılan FETÖ kurumlarının mal varlıkları 670 Sayılı KHK ile hazineye devredildi. OHAL kapsamında soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlara ait kişisel verilerin soruşturma ve incelemeyi yürüten kurumlarla paylaşılması düzenlendi.&nbsp;672 sayılı KHK ile TBMM, Sayıştay ve Başbakanlık Merkez Teşkilatı gibi birçok kamu kurumundan örgüt üyeleri ihraç edildi. 673 Sayılı KHK ile FETÖ bağlantısı olduğu tespit edilenlerin yetki belgeleri iptal edildi. 674 sayılı KHK ile Adli Tıp Kurumu’nun görev ve yetkileri yeniden düzenlendi. 675 Sayılı KHK’da ise OHAL kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar ile bunların sahibi gerçek ve tüzel kişilere karşı 17 Ağustos 2016 tarihinden önce davaların düşmesine yönelik düzenlemeler yer aldı.</p><h2>YENİ SIZMALARA SET GÜVENLİK SORUŞTURMASI GETİRİLDİ</h2><p>FETÖ üyelerinin sızma girişimine karşı da önlemler alındı. 676 Sayılı KHK ile terör örgütlerinin gelecekte devlette yapılanmasını önlemek için memuriyet girişlerinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması zorunlu hale getirildi. Devlet üniversitelerinde rektörlerin atanmasında uygulanan seçim yönetimi devre dışı bırakıldı. 22 Kasım 2016’da çıkarılan 678 Sayılı KHK ile de 15 Temmuz darbe girişimi esnasında şehit olanların yakınları zorunlu askerlikten muaf tutuldu. Kayyum atanan belediyelerde, belediye hizmetinin başka bir belediye tarafından yerine getirilmesine olanak sağlandı.&nbsp;</p><h2>OHAL İNCELEME KOMİSYONU KURULDU</h2><p>İhraç KHK’larının yanı sıra göreve iade KHK’ları da çıkarıldı. 679 Sayılı KHK ile göreve iadeler gerçekleştirildi. Daha önce kapatılan bazı derneklerin açılmasına olanak sağlandı. 680 Sayılı KHK ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayanların Türk vatandaşlığından çıkarılmasına yönelik düzenleme yapıldı. 685 Sayılı KHK ile de Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kuruldu.</p><p>15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında yayımlanan KHK’lerle 131 bin 922 tedbir işlemi uygulandı. Bu kapsamda 125 bin 678 kişi kamu görevinden çıkarıldı, 3 bin 213 kişinin rütbeleri alındı, 2 bin 761 kurum ve kuruluşun kapatılmasına karar verildi ve yurt dışında eğitim gören 270 kişinin de öğrencilikle ilişiği kesildi.&nbsp;OHAL Komisyonuna görev süresi boyunca 127 bin 292 başvuru yapıldı. Başvurulardan 17 bin 960’ında kabul kararı veren Komisyon, 109 bin 332 dosyada da ret kararı aldı. Böylece Komisyon, görev süresi içerisinde başvuruların tamamını karara bağladı.</p><h2>EĞİTİM AYAĞINA KİLİT</h2><p>Eğitim sisteminde de örgütlenen FETÖ’nün eğitim ağına da darbe vuruldu. Örgütün eğitim alanında yapılanmasında önemli bir aracı olan dershanelere yönelik düzenlemeler getirildi. 687 Sayılı KHK ile öğrenci etüt eğitim merkezleri özel öğretim kurumları arasından çıkarıldı. Belediyeler tarafından kurulan sosyal etkinlik merkezleri yeni bir özel öğretim kurumu olarak hayata geçirildi. Süreç içerisinde göreve iadeler de sürerken 689 Sayılı KHK ile örgüt ile iltisaklı STK’lar kapatıldı.</p><h2>RÜTBELERİ SÖKÜLDÜ</h2><p>Örgüt üyelerinin yurt dışına kaçmaları önlemek için de KHK çıkarıldı. 691 Sayılı KHK ile izinli olduğu durumlar hariç, ülke sınırları dışında üç günü geçiren askerler, yabancı ülkeye kaçmış sayıldı. 692 Sayılı KHK ile de FETÖ sanıkları Hakan Şükür ve Arif Erdem’e verilen madalyalar geri alındı. Bir sonra yayınlanan KHK ile emekli askerlerin rütbeleri alındı, kapatılan bazı STK’lar yeniden açıldı.</p><h2>FETÖ MAĞDURLARINA İADE&nbsp;</h2><p>697 Sayılı KHK ile de FETÖ’nün geliştirip kullandığı Mor Beyin yazılımı sonucu görevlerinden ihraç edilen 2 bin 168 kamu görevlisinden bin 823’ü görevlerine iade edildi.</p><h2>OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR</h2><p>15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’in sonlandırılması ile birlikte FETÖ’nün kamuya sızdırdığı elemanlarının temizlenmesine bakanlıklar bünyesinde oluşturulan komisyonlar vasıtasıyla devam ediyor. Bunun yanı sıra jandarma ve emniyetin operasyonları da aralıksız sürüyor. Son olarak İstanbul ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 41 ilde FETÖ silahlı terör örgütünün iletişim modeline uygun irtibat sağladıkları ve örgüt mensubu tespit edilen 174’ü muvazzaf, 176 askeri personele yönelik dev bir operasyon düzenlendi.&nbsp; Soruşturma kapsamında 65 örgüt mensubu asker tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/buyuk-temizlik-9-yilinda-4727831</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/12/d5892307-fuvu1yd2ico3l4y27ygfjl.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kimi muhalif kimi itirafçı oldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/kimi-muhalif-kimi-itirafci-oldu-4727837</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/kimi-muhalif-kimi-itirafci-oldu-4727837" rel="standout" />
      <description>FETÖ’nün kurucu kadrosunda yer alan isimler, zamanla güç savaşları ve liderlik hırsı nedeniyle dışlandı. Latif Erdoğan, Nurettin Veren, Kemalettin Özdemir ve Hüseyin Gülerce, bir dönem örgütün en mahrem bilgilerine sahipti. Sonrasında örgüte karşı kamuoyunda en sert açıklamaları yapan isimler haline geldiler. Kimi kitap yazdı, kimi itirafçı oldu, kimiyse mahkemelerde ifade verdi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FETÖ’nün kurucu kadrosunda yer alan, örgütü ideolojik ve kurumsal olarak büyüten, yıllarca en mahrem bilgilere vakıf olan isimler zamanla güç hırsı, liderlik arzusu ve örgüt içi rekabet yüzünden sistem dışına itildi.</p><p>Latif Erdoğan, Nurettin Veren ve Kemalettin Özdemir, bir dönem örgütün elebaşı Fethullah Gülen’in en yakınındaydı. Sonrasında ise muhalifleri oldular. FETÖ’nün iç yüzünü ifşa eden ilk sesler arasında yer alan Latif Erdoğan, Nurettin Veren ve Kemalettin Özdemir aslında bir dönem örgütün temellerini atan ve büyümesinde kilit rol oynayan isimlerdi.&nbsp; Gülen’in en yakınındaki kadroda görev alan bu figürler, yıllarca örgütün ideolojik ve ekonomik yapılanmasının mimarları arasında sayıldı. Ancak zamanla koltuk hırsı, güç savaşı ve liderlik ihtirası nedeniyle örgütten tasfiye edildiler.&nbsp;</p><h2>SAPKINLĞIN KATİBİ&nbsp;</h2><p>FETÖ’nün kurucu kadrosunda yer alan ve uzun yıllar örgüt elebaşı Fethullah Gülen’in en yakınındaki isimlerden biri olarak tanınan Latif Erdoğan, yalnızca örgütün karanlık yapısına değil, dini söylemlerine de yön veren figürlerden biriydi. Bugün FETÖ’ye karşı sert açıklamalarda bulunan Erdoğan, geçmişte Gülen’in kitaplarını kaleme alan, vaaz metinlerini düzenleyen ve onu “manevi lider” olarak meşrulaştıran en etkili propagandacılarından biri olarak hafızalarda yer ediyor. Latif Erdoğan, Gülen’in biyografik kitaplarını yazan ve onu “hocaefendi” kisvesiyle kutsayan ilk kişilerdendi. Örgütten tasfiye edildikten sonra kamuoyuna açıklamalarda bulunan Latif Erdoğan, Gülen’in perde arkasında mehdiyet iddialarına zemin hazırladığını, örgüt içindeki “manevi liderlik” anlatısının bilinçli bir manipülasyon olduğunu söyledi. FETÖ’nün dinî duyguları nasıl istismar ettiğini ve “cemaat” görüntüsü altında nasıl bir vesayet ağı kurduğunu açıkça anlattı. Gülen’le yollarını ayırdıktan sonra “Şeytanın Gülen Yüzü” isimli bir kitap kaleme alan Latif Erdoğan, geçmişte yaptığı tüm propagandaları inkâr etmese de bunların arka planını açıklamakla yetindi.</p><h2>KURUCUYDU ŞİMDİ İTİRAFÇI</h2><p>FETÖ’nün ilk dönem kadrolarından olan Nurettin Veren, yıllar boyunca Paralel Devlet Yapılanması’nın büyümesi ve devlet kadrolarına sızması için aktif rol üstlenen isimlerden biri olarak biliniyor. Özellikle örgütün askerî okullardaki kadrolaşması ve mahrem hizmetler yapılanmasında oynadığı rolle dikkat çeken Veren, daha sonra örgütten ayrılarak çok sayıda itirafta bulundu.&nbsp; Veren’in örgüt içindeki en kritik rolleri ise mahrem hizmetler yapılanmasının temellerini atmak oldu. Asker, polis, yargı ve MİT gibi devletin stratejik kurumlarına yerleştirilecek örgüt mensuplarının gizlilik içinde yönlendirilmesi, denetlenmesi ve raporlanması amacıyla kurulan bu yapı, FETÖ’nün devleti içeriden ele geçirme planının merkezindeydi. Veren, bu sistemin ilk organizatörlerinden biri olarak, “ışık evlerinde” kalacak öğrencilere nasıl davranacaklarını öğreten ve onları hangi alanlara yönlendireceğini belirleyen hücre yapılanmalarını şekillendirdi. &nbsp;FETÖ’den 2004 yılında ayrılan Nurettin Veren, ayrılışının ardından medya ve güvenlik birimleriyle yaptığı açıklamalarda örgütün iç yüzüne dair çok sayıda önemli bilgiyi kamuoyuyla paylaştı.</p><h2>&nbsp;EMNİYET YAPILANMASININ MİMARIYDI</h2><p>Kemalettin Özdemir’in ismi, Türkiye’nin yakın dönem siyasi ve hukuki tarihinde FETÖ’ye dair en çok tartışılan figürlerden biri olmaya devam ediyor. Örgütün kuruluş yıllarında önemli görevler üstlenen ve yıllarca “emniyet yapılanmasının mimarı” olarak anılan Özdemir, örgütün 2007 sonrası dönüşüm sürecinde güç ve ihtiras beklentileri ile FETÖ ile yollarını ayırdı. Özdemir’in ifadeleri, çatı davalardan bireysel soruşturmalara kadar birçok dosyada belirleyici rol oynadı. Özdemir, 1990’lı yıllardan itibaren FETÖ’nün Türkiye’deki en kritik yapılanmalarından biri olan mahrem emniyet yapılanmasının kurucusu ve yöneticisi olarak biliniyor. Hatta Gülen ile yollarını ayırdığında emir ve etkisi altındaki yapılanmayı elinde tutmaya gayret etti. Bu grup daha sonra kamuoyunda ve hazırlanan iddianameler ile de KÖZ’cüler grubu olarak tescillendi.&nbsp; Özdemir’in örgüt içinden koparak verdiği bilgiler, FETÖ’nün 17-25 Aralık kumpasları başta olmak üzere örgütün mahrem yapısına ilişkin çok sayıda davanın iddianamesinde yer aldı. Özdemir hakkında 2024 yılı sonuna kadar herhangi bir yakalama kararı ya da ceza soruşturması açılmadı. Ancak Özdemir hakkında 2025 yılında yapılan yargılama sonucunda karar çıktı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen tutuksuz sanık Özdemir, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.</p><h2>17-25 ARALIK KOMPLOSUYLA KOPTU</h2><p>Hüseyin Gülerce, 1980’li yıllardan itibaren Fethullah Gülen’in etrafında şekillenen örgüt yapılanmasının medya ayağında etkili bir isim olarak öne çıktı. Özellikle Zaman gazetesinde köşe yazarlığı yaparken kaleme aldığı metinlerle, Gülen’in düşüncelerini tabana yaymakla kalmadı, aynı zamanda örgütün söylemini Türkiye›nin merkez sağ seçmeni nezdinde meşrulaştıran ideolojik formu kurdu. Aynı zamanda Gülen’in konuşmalarını yorumlayan, onun siyasetle ilişkisinin “mütevazı ve demokratik” olduğunu savunan açıklamalarıyla örgütün gerçek yüzünü perdeleyen bir işlev gördü. 2013 yılında gerçekleştirilen 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi, Gülerce ile FETÖ arasındaki ilişkiyi dönülmez biçimde koparan dönemeç oldu. Hüseyin Gülerce, bu süreçte FETÖ’nün devlete karşı bir vesayet operasyonu yürüttüğünü fark ettiğini belirterek kendi deyimiyle “cemaatten” ayrıldığını açıkladı. Daha sonra katıldığı programlarda örgütün yargı ve emniyet içindeki yapılanmasına dair itiraflarda bulundu. Gülerce, örgütten ayrıldıktan sonra özellikle televizyon programlarında yaptığı açıklamalarda, FETÖ’nün iç işleyişine, medyadaki manipülasyonlarına ve lider kadrosunun kibirli tutumlarına dair önemli bilgiler verdi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/kimi-muhalif-kimi-itirafci-oldu-4727837</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/12/08b1875b-r1pokl4ytb3ea316zn3dw.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>En küçük kahramanlar: 15 Temmuz’un çocuk şehitleri</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/en-kucuk-kahramanlar-15-temmuzun-cocuk-sehitleri-4728770</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/en-kucuk-kahramanlar-15-temmuzun-cocuk-sehitleri-4728770" rel="standout" />
      <description>Henüz gençliğe adım atmışlardı, kimisi liseye gidiyor, kimisi gelecekle ilgili hayal kuruyordu. Ama 15 Temmuz gecesi, vatan söz konusu olunca yaşlarını değil cesaretlerini konuşturdular. Çocuk yaşta sokağa çıkan bu kahramanlar, darbenin karşısında durarak hem demokrasiyi hem de milletin onurunu savundular. Onlar, Türkiye’nin en genç şehitleri olarak tarihe geçtiler.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016’da Türkiye’nin yaşadığı kara gecede, henüz çocuk ya da genç olan onlarca kişi, vatan savunusu için canlarını feda etti. Bu kahramanlar arasında, 14–17 yaşları arasındaki gençler ve çocuklar da yer alıyor; yaşları hayalleriyle örtüşen bu evlatlar, darbe girişimini durdurmak için sokağa çıkarak tarihe adlarını altın harflerle yazdırdı.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/dd3709fe-5seewiqh3m399qdw2qk9b.jpeg" data-card-width="660" data-card-height="758" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/dd3709fe-5seewiqh3m399qdw2qk9b.jpeg"></p><h2>ENGİN TİLBAÇ – 16 YAŞINDAYDI</h2><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına kulak verip tankları durdurmak için Baştabya önüne giden Engin Tilbaç, o tarihi gecede tankın altında kalarak şehit oldu. Ailesi, üç gün süren tedirgin bekleyişten sonra cenazesine kavuştu.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/ea6f3566-bbxijalic987gnsvi2t5e.jpeg" data-card-width="317" data-card-height="650" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/ea6f3566-bbxijalic987gnsvi2t5e.jpeg"></p><h2>ÖZGÜR MUSTAFA KARASAKAL – 17 YAŞINDAYDI</h2><p>17 yaşındaki Özgür Mustafa Karasakal, Genelkurmay Başkanlığı’nın önünde helikopterden açılan ateş sonucu şehit oldu. Vurulduktan sonra 40 dakika ambulans bekleyen Karasakal, babası ve iki kardeşinin gözleri önünde şehit oldu.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/2e49c04e-8stn593mysk0g44beaoofwb.jpeg" data-card-width="800" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/2e49c04e-8stn593mysk0g44beaoofwb.jpeg"></p><h2>RÜSTEM RESUL PERÇİN – 17 YAŞINDAYDI</h2><p>Kalkışmasıy televizyon ekranlarından öğrenen henüz 17 yaşındaki Rüstem Resul Perçin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısını beklemeden Beştepe’ye koştu ve orada kurşunların hedefi olarak şehit oldu.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/5d14c2b6-pr871400w4hx4o43rtgyd.jpeg" data-card-width="1068" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/5d14c2b6-pr871400w4hx4o43rtgyd.jpeg"></p><h2>MUTLU CAN – 17 YAŞINDAYDI</h2><p>Darbe girişiminin yaşandığı gece İstanbul’da sokağa çıkan Mutlu Can, henüz 17 yaşındaydı. Bayrampaşa’da bulunan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde vatanını savunurken darbecilerin açtığı ateşle şehit düştü. Lise öğrencisiydi, arkadaşları onu güler yüzlü, yardımsever bir genç olarak hatırlıyor. Genç yaşında gösterdiği cesaretle, 15 Temmuz’un unutulmaz simgeleri arasında yerini aldı.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/1439de82-tbwi0rq6s2dr354w0my8ue.jpeg" data-card-width="600" data-card-height="489" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/1439de82-tbwi0rq6s2dr354w0my8ue.jpeg"></p><h2>UHUD KADİR IŞIK – 17 YAŞINDAYDI</h2><p>Sabah Kara Harp Okulu sınavını kazandıktan sonra akşama kadar bekleyen Uhud Kadir, Meclis önünde yaralılara yardım için gitti. Sırtını siper ederek insanları korumaya çalışırken helikopter ateşiyle şehit düştü.</p><p><br></p><h2>H. İBRAHİM YILDIRIM – 15 YAŞINDAYDI</h2><p>Bayrampaşa Emniyet Müdürlüğü önünde, babasıyla birlikte sokağa çıkan Halil İbrahim, yaşanan çatışma sırasında başına isabet eden kurşunla şehit oldu. Daha o gün tamamlayamadığı hayalleri vardı: “İleride başka ülkelere gezmeye giderdik” diyen kardeşinin bugünü hâlâ özlemle hatırladığı bu küçük kahraman, Türkiye’nin en genç şehitlerinden biri oldu.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/a812b4c6-jzob3ngg5b9iiz483n0zx.jpeg" data-card-width="750" data-card-height="457" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/a812b4c6-jzob3ngg5b9iiz483n0zx.jpeg"></p><h2>ABDULLAH TAYYİP OLÇOK – 16 YAŞINDAYDI</h2><p>15 Temmuz gecesi vatanına, milletine ve bayrağına sahip çıkmak için babası Erol Olçok’la birlikte köprüye koşan Abdullah Tayyip Olçok, 2 mermiyle vuruldu ve henüz 16 yaşında şehadete kavuştu.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/3193211b-fc3nqrklldkqivbz0evid.jpeg" data-card-width="800" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/3193211b-fc3nqrklldkqivbz0evid.jpeg"></p><h2>MAHİR AYABAK – 17 YAŞINDAYDI</h2><p>Lise öğrencisi Mahir Ayabak, İstanbul Bayrampaşa’daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde darbecilere karşı direnirken şehit oldu. Geleceğe dair birçok hayali vardı; o gece babasının uyarılarına rağmen “Ben de gidiyorum” diyerek evden çıkmıştı. Henüz 17 yaşındaydı ama vatan sevgisi yüreğinde çok büyüktü. Kurşunların hedefi olan Mahir, Türkiye’nin en genç demokrasi şehitlerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4728703" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2025/7/14/03ff7db2-l2whiv9nrhy3mem2c10ef.jpeg" data-title="Nallıhan’da 15 Temmuz ruhu yaşatıldı" data-url="/gundem/nallihanda-15-temmuz-ruhu-yasatildi-4728703" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Nallıhan’da 15 Temmuz ruhu yaşatıldı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4728573" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2025/7/14/b60d0fc5-8pp8zaoysma5a6abbk3ru.jpeg" data-title="Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz şehit ailelerini ziyaret etti" data-url="/gundem/cumhurbaskani-erdogan-15-temmuz-sehit-ailelerini-ziyaret-etti-4728573" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz şehit ailelerini ziyaret etti</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4728653" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2025/7/14/6e460776-sos37jzmzf7ulg87mb6sxq.jpeg" data-title="&quot;15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Treni&quot; yola çıktı" data-url="/gundem/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-treni-yola-cikti-4728653" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">"15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Treni" yola çıktı</span></span></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/en-kucuk-kahramanlar-15-temmuzun-cocuk-sehitleri-4728770</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/e819d630-24gro6g4qbdw02tyk4thli.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>O gün gazi olduk, bugün şehit olmaya hazırız</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/o-gun-gazi-olduk-bugun-sehit-olmaya-haziriz-4728771</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/o-gun-gazi-olduk-bugun-sehit-olmaya-haziriz-4728771" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz’da milletin direnişiyle bastırılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. “O gün gazi olduk, bugün şehit olmaya hazırız” diyen kahramanlar, hem acılarını hem de dayanışma ruhunu bugüne taşıdı. Vücuduna birden fazla kurşun isabet eden Cafer Akın, “O gece, o karanlıktan korkmadık, çok şükür aydınlığa ulaştık” derken; gazi Ömer Kütük, şehit aileleri ve gazilerle bağlarını koparmadan dayanışma ruhunu yaşatmaya devam ettiklerini vurguladı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi, Türk milletinin direnişi ile bertaraf edildi. Devlet kurumlarını ve milleti hedef alan hain bir kalkışma niteliğindeki bu darbe girişiminde, 253 vatandaşımız şehadet mertebesine ulaşırken 2 bin 740 vatandaşımız ise yaralanarak gazi oldu.</p><p>15 Temmuz gazileri, darbe girişiminin 9. yıl dönümünde duygularını dile getirdi, “O gün gazi olduk bugün şehit olmaya hazırız” diye konuştu.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/a4df611f-jme3auuk7312wagrnzbvhk.jpeg" data-card-width="1119" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/a4df611f-jme3auuk7312wagrnzbvhk.jpeg" data-card-caption="Cafer Akın"></p><h2>KARANLIKTAN KORKMADIK, AYDINLIĞA ULAŞTIK</h2><p>Vücuduna birden fazla kurşun isabet eden Kahramankazan 15 Temmuz Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Cafer Akın, darbe girişiminin ardından ilçede bulunan gaziler ve şehit yakınlarıyla bir aile olduklarını aktardı. Akıncı Üssü önünde vurulduktan sonra yaşadıklarını aktaran Akın, “Orada biz yerde yatıyoruz. Asker görünümlü hainlerden birisi gelerek ayağıyla beni itekleyerek neyin var, dedi. Ayağımdan vurulduğumu söyledim. Yardım et dedim. ‘Bir şey olmaz, gebermezsin’ dedi. Böyle deyince, eyvah bunlar kim, bizim askerimiz böyle olabilir mi, dedim” sözleriyle o gece ordu içine sızmış hainlerin nasıl gözünün döndüğünü anlattı. Birçok vatandaşın şehit olduğu anlara şahit olduğunu söyleyen Akın, “O gece, o karanlıktan korkmadık. Çok şükür aydınlığa ulaştık” dedi.</p><p>FETÖ elebaşı Fetulah Gülen’in ölüm haberini aldıktan sonra 15 Temmuz gazileri olarak dernekte lokma dağıttıklarını söylen Akın, “Fetullah Gülen geberdi gitti, inşallah bu zihniyette onunla birlikte yok olur gider” şeklinde konuştu. Akın, “Biz gazi olduk 15 Temmuz’da böyle bir şey atlattık ama biz her zaman göreve hazırız. Bugün gazi olduk yarın Allah nasip ederse şehit oluruz ama bir karış toprağımızı hainlere vermeyiz” sözleriyle vatan sevgisini bir kez daha ifade etti.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/a979ade0-fvgfarr4pb3uu5quhv5z4.jpeg" data-card-width="1129" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/a979ade0-fvgfarr4pb3uu5quhv5z4.jpeg" data-card-caption="Ömer Kütük"></p><h2>DAYANIŞMA RUHU BUGÜNE TAŞINDI</h2><p>Darbe girişiminin merkez üslerinden olan Kahramankazan’da bulunan Akıncı Üssü’nde uçakların kalkmasına engel olmak üzere giden ve o esnada açılan ateş sonucunda gazi olan Ömer Kütük, “Biz o gece ne mutlu Türk’üm derken kurşun sıktılar üzerimize. Bir buçuk iki sene hastanelerde tedavimiz sürdü” dedi. Darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen hala çok üzüldüğünü söyleyen Kütük, “Şu an 58 tane gazimiz vefat etti. Onlara üzülüyoruz. Bayramlarda biz onlara gitmeye çalışıyoruz. Biz şehitlerimizle gazilerimizle hepimiz bir aileyiz. Şehit ailelerimizin evine gidip bir çay içebiliyoruz, bir gazimizin evine gidip yemek yiyebiliyoruz. Sevgimiz var, kopukluğumuz yok. Oradaki dayanışma ruhunu sonrasında da yaşattık. Hepimiz kardeş olduk” diyerek meydanlardaki dayanışma ruhunu bugün de yaşattıklarını anlattı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/o-gun-gazi-olduk-bugun-sehit-olmaya-haziriz-4728771</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Nazife Bardak</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/d04cd545-tjktnpd4zqk3d43p2455pf.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Destan yazanların ağzından o gece: Biz ölmeye geldik</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/destan-yazanlarin-agzindan-o-gece-biz-olmeye-geldik-4728774</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/destan-yazanlarin-agzindan-o-gece-biz-olmeye-geldik-4728774" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz gecesi vatanı için sokağa çıkan yüzlerce gazi, bedenlerini tanklara, kurşunlara, bombalara siper etti. Kimi şarapnel yedi, kimi kardeşini kaybetti, kimi ölümle yüzleşti ama hepsi “Vatan sağ olsun” dedi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016. Saatler gece yarısına yaklaşırken Türkiye, tarihinin en karanlık gecelerinden birine uyandı. Ancak bu karanlık, milletin cesaretiyle aydınlandı. FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı bedenlerini siper eden yüzlerce vatandaş, o gece şehit düştü, yüzlercesi ise gazi oldu. O anlara tanıklık eden gaziler, yaşadıklarını kimi zaman titreyen bir sesle, kimi zaman gözyaşlarıyla, ama her defasında büyük bir gururla anlatıyor. Yaralanan her bir insanın hikayesi, bu toprakların hangi bedellerle savunulduğunu gözler önüne seriyor.</p><p>15 Temmuz gazilerinin yaralanma anı ve o dakikalarda ilk hissettiklerini şu cümlelerle kayda geçirdiler:</p><p>* Yine olsa yine giderim.</p><p>* Korkmadım ve eşimi de arayıp onun da Samsun’da sokağa çıkmasını söyledim.</p><p>* Yaralandığımda sürekli “Vatan sağ olsun” dedim.</p><p>* “Biz ölmeye geldik” dedik.</p><p>* Rütbeliler bize ateş etmeye başladı, direndik. Tehdit ettiler korkmadık. Vurulduğumu anlayamadım. Plastik mermi zannetmiştim, çok kan kaybettim.</p><p>* Tanklara müdahale ettik. Tankları durdurup üzerlerine brandaları çektik.</p><p>* Yine söylüyorum “Vatan sağ olsun”.</p><p>* Yanımdaki arkadaşım şehit oldu. Babamı arayıp helallik aldım.</p><p>* Komutandan silah istedim. Benim amacım şehit olmaktı. Tanklar insanları eziyordu. Kafası kopan insanlar yanımdaydı. Tepemden yağmur gibi mermi yağdı. Etrafımda çok kişi öldü, en hafif yarayı ben aldım. Bu yüzden yaralıları taşımak için arabayı getirdim. Bagaja dahi adam doldurdum.</p><p>* Hastanede hiçbir şey yapmadılar. Sizi sokağa salanlar gelsin tedavi etsin dediler.</p><p>* Külliyeye bomba atıldı, bomba ayağıma düştü ayağım parçalandı. Abim de yaralanmıştı. Yaralı yaralı beni sırtına aldı.</p><p>* Ama vatan için bacağıma aldırış etmeden sabah 6-7’ye kadar görevimin başındaydım.</p><p>* Sabaha yakın tekbir getirirken, elimi kaldırdığımda karnımda yanma hissettim. İki kurşun yarası aldığımı öğrendim.</p><p>* Kardeşimi hastaneye götürürken yaralandığımı fark ettim. “Ama dava bizim davamız” diyerek yine döndüm.</p><p>* Tankın üzerindeki askerlere yalvardık ama dinlemediler ve sıktılar.</p><p>* Keskin nişancı sonucu göğsümden vuruldum.</p><p>* Beştepe’de Millet Camii’nin orada üzerimize ateş açıyorlardı. Ambulansı aradım, tam kapatırken sol el ve boğazımdan vuruldum.</p><p>* Zaten ölmeye gittim, yaralandığımı hissetmedim.</p><p>* İl Emniyet’in önünde askerlerle konuşmaya çıktım. Rütbeli askerlere emir verildi ateş edin diye, ilk ateşte yaralanmadım. Yine konuşurken ateş ettiler orada yaralandım.</p><p>* Şehit olacağım diye duygulandım, abimi aradım, hakkınızı helal edin diye helallik istedim.</p><p>* Yanımda ölenler vardı, arkadaşlarımla helalleştim ve rütbeliler tarafından içeri alınıp darp edildim.</p><p>* Genelkurmay’ın önüne gittik ve içeri girmeye çalışırken alnıma 7 parça şarapnel isabet etti.</p><p>* Kendimi tankın altına attım.</p><p>* Helikopterden ateş açıldı ve insanlar vuruldu. Tanklar insanları ezerek ilerledi. Genelkurmayın çitlerinden içeri atladık, tekbir getirdim. Patlama oldu, askerler ateş açtı.</p><p>* Dalağım parçalandı, akciğer ve bağırsaklarım parçalandı.</p><p><br></p><h2>TANKLARIN PEŞİNDEN KOŞANLAR</h2><p>* Garaj vardı ve onun üstüne çıktım. Sonra tankın üstüne atladım, tankın camını kırıp elimi içine soktum ve biber gazı sıkarken elime ne yaptılar anlamadım. Elim kan içindeydi ve hastaneye gittik.</p><p>* Tankların peşinden koştum. Askerler ile tartışmaya başladım, asker namluyu bana doğrulttu.</p><p>* Genelkurmay Başkanlığı’nın orada tankların araçları köprüden attığı anda araçların altında kaldım.</p><p>* Kulelinin olduğu bölgede binbaşı ile sözlü tartışmaya girdim. Daha sonra bizi tehdit etti, biz yürümeye devam ettik ve binbaşının vur emri ile yaralandım.</p><p>* Genelkurmay’a girdiğimde askerler teslim ol dedi. Ellerimi kaldırdım.</p><p>Vurun emri geldi ve asker ateş etti. Öldüğümü zannedip “Atın it… dışarı”</p><p>diye subayların bağrıştığını duydum.</p><p><br></p><h2>ÖNCE BACAĞINDAN SONRA KOLUNDAN</h2><p>* Genelkurmay’ın merdivenlerini çıkarken açılan ateş sonucu bacağımdan yaralandım. Nöbetçi kulübesine geçip gömleğimle bacağıma tampon yaptım. Tekrar çıktım bu sefer de kolumdan vuruldum.</p><p>* Helikopterin ateş açması sonucu kardeşim ile beraber yaralandık. Gazi olduk, vatan millet için kanımız döküldü, sevinerek vurulduğumuz yerden kalktık.</p><p>* Sağ gözümün elime geldiğini gördüm.</p><p>* Yerden seken bir kurşun oğlumun bileğini isabet aldı. Oğluma bakarken seken başka bir kurşun göğsümden</p><p>girip koltukaltımdan çıktı.</p><p>* Cumhurbaşkanımızı karşılamak için otobandan havaalanına doğru yürürken arkamızdan gelen tank yanımızdaki birini ezdi. Onun parçalarını topladım.</p><p>* Aracımla tankın önünü kesmek istedim. Tankı üzerime sürdü, aracımı bariyerlere kadar sürükledi ve kafa darbesi aldım.</p><p><br></p><h2>KİMİ KANA, KİMİ ZİFTE BULANDI</h2><p>Orhanlı gişelerinde askerler ateş etmeye başladı. Biz siper aldık, arkamızdaki zift tankeri isabet alınca içindeki sıcak zift üstümüze döküldü.</p><p>* Cumhurbaşkanlığı’na atılan son bombayla yaralandım. Ayaklarımın koptuğunu düşündüm. Ortalık can pazarı, parçalanmış bedenler, şehit olmuş insanlar, yaralılar. İnilti yok, ağlama yok. Hep bir ağızdan Allah Allah Allah nidaları vardı.</p><p>* Askerler uyarı yapmadan ateş ettiler. Arkadaşlarım şehit düştü ben de 6 yerimden kurşun yedim. O an önemsemedim yalnızca vatan vardı aklımızda. Durum içler acısıydı.</p><p>* İBB Saraçhane’ye gittik. 23.00 sıralarında yaralandım. Kalçamda 3 kurşun ve 5 adet şarapnel parçası var. Ölene kadar kalacak. Gururluyum.</p><p>* Ordu karargâhı önünde hareketlenme olduğunu fark ettim, kardeşimle gittim. Askerlerin tahrikleri sonucu ortam hareketlendi, kardeşimle kamyonun üzerine çıktık. Askerler ateş açtı ve yaralandım.</p><p>* Askerler insanları taramaya başlamıştı. Ben de bacağımdan tarandım.</p><p>* ORAN TRT binasında yaralandım. O an dışarda bulunan darbeciler ile iletişim kurmaya çalıştım. Uzman Çavuş cinnet geçirdi. Rastgele ateş açıldı. Bina içerisine girdim. Cam parçalarının yüzümü kestiğini daha sonra fark ettim.</p><p>* Valilikte rütbeli bir askerle karşı karşıya geldim. Kafama ani bir dipçik darbesiyle beni yaraladı. Durmadım karşılık verdim, kendimle gurur duydum.</p><p>* Helikopterlerin uçuşundan tedirgin olup dışarı çıktım. Halkla beraber Genelkurmaya yürüdük. Kapıyı kırıp içeri girdik. Bize ateş ettiler. Neyin peşindesiniz dedim bana küfür ettiler.</p><p>* Ağaç kovuklarını alarak tanklara doğru koştuk. Polisler rehin alacaklarını söyledi ve defolun gidin dediler.</p><p>* Konu vatansa gidelim dedim, yanımdakiler şehit oldu.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/destan-yazanlarin-agzindan-o-gece-biz-olmeye-geldik-4728774</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Merve Safa Akıntürk</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/ff78bfe7-7y5sje5tkgrymvv3ixu54n.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>253 fidan 300 bin ağaç oldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/253-fidan-300-bin-agac-oldu-4728775</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/253-fidan-300-bin-agac-oldu-4728775" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz’da şehit düşen 253 kahramanın anısı, 81 ilde kurulan hatıra ormanlarında yaşatılıyor. Bugüne kadar 300 binden fazla fidan toprakla buluştu, binlerce dekar alan yeşerdi. Demokrasi uğruna toprağa düşenler, şimdi “Yeşil Vatan”da kök salıyor.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Demokrasiyi cansiperane koruyan 253 şehidin anılarını yaşatmak için 81 ilde kurulan ‘15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Hatıra Ormanlarına’ dikilen fidanlar kök tuttu, büyüdü. Kuşların, böceklerin barındığı; insanların gölgesinden, meyvesinden, yeşilinden faydalandığı ormanlar bir demokrasi mücadelesinin nişanesi. </p><p><br></p><h2>300 BİN FİDAN BÜYÜYOR </h2><p>İlk fidanın 1 Ekim 2016 tarihinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla toprakla buluşturulmasının üzerinden tam 9 yıl geçti. 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Hatıra Ormanları kısa zamanda ülke geneline yayılarak sayıları her geçen gün arttı. 15 Temmuz şehitlerinin anısı “Yeşil Vatan”da yaşatıldı. Demokrasi gibi bu vatanın topraklarına kök saldı. Ormanlarla 15 Temmuz şehitleri yâd edilirken yeni yeşil alanlar da kazandırılmış oldu. Bugüne kadar yaklaşık 5 bin dekar alan ağaçlandırılarak 300 binden fazla fidan toprakla buluşturuldu. </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/3179e938-fhlrixh0trm8xxsjqaudo.jpeg" data-card-width="800" data-card-height="1121" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/3179e938-fhlrixh0trm8xxsjqaudo.jpeg"></p><p><br></p><h2>MERKEZİ YERLER SEÇİLDİ </h2><p>Orman Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen hatıra ormanları vatandaşların rahatça ziyaret edebilmesi için şehre yakın yerlerden seçildi. Törenlerde halkın rahat ulaşım sağlayabileceği lokasyonlar tercih edildi. Her yıl 15 Temmuz anmalarında şehitler yad edilirken yeni fidanlar da dikildi. Bugüne kadar 5 bin dekar alan ağaçlandırılarak, 300 bin fidan toprakla buluşturuldu. Halkın, kendi iradesine sahip çıkarak ortaya koyduğu mücadele ve köklü düşüncenin kahramanları fidanlarla kök saldı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/253-fidan-300-bin-agac-oldu-4728775</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Nazife Bardak</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/ba91cf12-a2h7janiclrny9pwba1qk.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Onlar şehitlerin emaneti</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/onlar-sehitlerin-emaneti-4728777</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/onlar-sehitlerin-emaneti-4728777" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz gecesi canını ihanete siper eden 253 şehit, ardında 378 yetim bıraktı. Onlar, acı-tatlı günlerinde sığınacak anne şefkati, soluklanacak baba gölgesi arasalar da kalplerinde “şehit çocuğu” olmanın gururunu taşıyor…</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz gecesi elinde kahvesiyle televizyon karşısına geçerken, kimisi de sağına ve soluna bakmadan ihanet girişimine engel olmak için sokaklara çıktı. İste onlardan bazıları darbeci askerlerin kurşunlarıyla vurularak ya da tankların altında ezilerek şehadete, bazıları da gazilik mertebesine ulaştı. Türk siyaset tarihine kara bir leke olarak kazınan 15 Temmuz darbe girişimi, birçok insanı ailesinden, çocuklarından, annelerinden, babalarından ve eşlerinden kopardı.</p><p>O gece, cuntacılara karşı sokağa çıkıp tank paletlerine ve helikopterlerden atılan hain kurşunlara karşı bedenlerini siper eden 11’i kadın 253 vatandaş şehadete uğurlandı.</p><p><br></p><h2>BABASIZ-ANNESİZ BÜYÜDÜLER</h2><p>FETÖ’nün Türkiye’yi kana buladığı gecenin en çok acı çeken ve mağdur olan kesimlerinden biri de hiç şüphesiz, darbeci askerlere karşı direnen anne ya da babasını şehit veren çocuklar oldu. Kimi henüz bebekken kimi ebeveynlerine en çok ihtiyacı olduğu çocukluk çağında, kimi de başarılarını, mutluluklarını ve hüzünlerini onlarla paylaşmaya ihtiyaç duyduğu genç yaşlarında, anne babasına veda etmek zorunda kaldı. Kimi şehit çocukları da vardı ki henüz annesinin karnındayken yetim kalarak, babası olmadan dünyaya gözlerini açtı.</p><p><br></p><h2>ACILARI DİNMİYOR</h2><p>TSK’ya sızan FETÖ üyeleri tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin üzerinden sekiz yıl geçmesine rağmen, o gece asker üniforması giyen terör örgütü üyelerinin kurşunlarıyla anne babaları şehit olan çocukların acısı dinmiyor. Şehitlerin emaneti kanadı kırık yetim çocuklar, 9 yıldır büyük bir acı, özlem ve gururla hayatlarını sürdürüyor.</p><p><br></p><h2>BİR GECEDE YETİM KALDILAR</h2><p>İstanbul’da en büyük can kaybının yaşandığı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Çengelköy, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önü ve Atatürk Havalimanı ile birçok noktada 3’ü kadın 99 vatandaş şehit oldu. Hain kalkışmada 155 çocuk yetim kaldı. Çocukların 9’u annesine, 146’sı da babasına en zor vedasını gerçekleştirdi. Çengelköy Karakolu yakınlarında, darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Yeni Şafak Gazetesi Foto Muhabiri Mustafa Cambaz’ın oğlu Alpaslan Cambaz, Prof. Dr. İlhan Varank’ın oğlu Yusuf ve Eslem, Halil Kantarcı’nın oğulları Ali Cihat, Ömer Tarık ve kızı Zeynep de millete emanet edilen şehit çocukları.</p><p>Ankara’da da en yoğun saldırının yaşandığı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile kentin birçok noktasında 8’i kadın 149 vatandaş şehadete yürüdü. Evlat sahibi 101 şehidin 220 çocuğu anne ya da babasını kaybetti. Çocukların 4’ü annesiz, 216’sı da babasız hayatını sürdürmek zorunda kaldı.</p><p><br></p><h2>13’Ü ANNESİNİ, 365’İ BABASINI KAYBETTİ</h2><p>Muğla’da da FETÖ suikastçıları tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele yapılan saldırıda 2 polis şehit edildi,</p><p>2 çocuk da yetim kaldı. Balıkesir’de ise darbeci askerlerce valiliğin önünde vurulan bir vatandaşın çocuğu babasız kaldı. FETÖ, hain darbe girişimiyle 378 çocuğun 13’ünün annesini, 365’inin de babasını hayattan kopardı. Kimi okudukları okullardan mezun oldu, kimi de dünyaevine girdi.</p><p><br></p><h2>HER BİRİ TÜRK MİLLETİNE EMANET</h2><p>Aynı gece şehit olan Tahsin Gerekli ve Ümit Güder 5, Ayşe Aykaç 4, Adil Büyükcengiz ve Tevhit Akkan 3, Ayhan Keleş, Erol İnce, Mehmet Çetin ve Sevgi Yeşilyurt 2, Ahmet Oruç, Murat Akdemir, Münir Kalkan ve Yasin Yılmaz 1 çocuğunu Türk milletine emanet etti.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/522dd48a-gkgv7b2guntdpgv7uv5s95.jpeg" data-card-width="600" data-card-height="450" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/522dd48a-gkgv7b2guntdpgv7uv5s95.jpeg"></p><h2>VATAN NÖBETI EVLATLARINDA</h2><p>Darbe girişimi sırasında Özel Harekat’a yapılan bombalı saldırıda şehit olan polis memuru Demet Sezen, minik oğlu Hüseyin Alp Sezen’i babasına bırakıp göreve koşmuştu. Hüseyin Alp şu an</p><p>12 yaşında. Darbenin seyrini değiştiren kahraman astsubay Ömer Halisdemir, geride evlatları Doğan Ertuğrul ile Elifnur’u bıraktı.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/e65f34b9-eojyp5ls94rvei6v9b0k3n.jpeg" data-card-width="780" data-card-height="488" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/e65f34b9-eojyp5ls94rvei6v9b0k3n.jpeg"></p><h2>KEREM VE NUR BABALARINI HATIRLAMIYOR</h2><p>O gece Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde şehit olan Emniyet Amiri Cüneyt Bursa’nın çocukları 13 yaşındaki Ceylin ve 5 yaşındaki Kerem Cüneyt de baba özlemi ile yaşıyorlar. Ceylin, 8 yaşındayken babasının yokluğuyla mücadele etmeye başlarken, Kerem Cüneyt ise o zaman henüz 2 aylık olduğundan babasını hiç hatırlamıyor. Darbe girişimine tepki göstermek için gittiği Genelkurmay Başkanlığı önünde başına şarapnel parçası isabet etmesi sonucu şehit olan 42 yaşındaki mobilyacı Murat İnci geride 4 kızını bıraktı. 17 yaşındaki Hümeyra, 13 yaşındaki Melike, 7 yaşındaki Melisa ve 11 Mira Nur baba özlemi ile hayatlarına devam ediyorlar.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/onlar-sehitlerin-emaneti-4728777</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/55f2b685-o0vf5q45gdebp5tinj5n5g.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sürekli o geceyi sayıkladı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/surekli-o-geceyi-sayikladi-4728779</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/surekli-o-geceyi-sayikladi-4728779" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz gecesi Kahramankazan’da F-16’lara karşı koyarken yaralanan Mustafa Zorova, aldığı ağır yara nedeniyle 9 yıl boyunca 56 ameliyat geçirdi. Eşinin son nefesine kadar o geceyi sayıkladığını anlatan Sevim Zorova, “Çok acı çekti. Başından bir saniye ayrılmadım. Kollarımda can verdi” dedi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz gecesi Kahramankazan’da F-16’ları engellemeye çalışırken vurularak yaralanan ve geçtiğimiz aylarda Hakk’a yürüyen Mustafa Zorova’nın eşi Sevim Zorova, eşinin sürekli o geceyi sayıkladığını anlattı.</p><p><br></p><h2>SON GÜNLERİNDE EVDE OLMAK İSTEDİ</h2><p>FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde ayağından yaralanıp gazi olan darbe gecesinin kahramanlarından Mustafa Zorova hayatını kaybettiği 23 Şubat gününe kadar 56 operasyon geçirdi. Bu süreçte en büyük destekçisi eşi Sevim Zorova oldu. Sevim Zorova, “Son günlerini evinde geçirmek istedi. Beni eve götürün diye ısrar etti. Hastanelerde sandalye üzerinde uyudum. Son zamanlarında beni yanından hiç ayırmadı. Mutfağa su almaya gidiyordum. ‘Gitme gitme, yanımda dur’ diyordu. Mutfağa bile göndermezdi beni” sözleriyle son günlerini anlattı.</p><p><br></p><h2>BU SÜREÇTE YALNIZ BIRAKMADILAR</h2><p>Sevim Zorova, eşinin son günlerinde, “Bacağımı gördüğümde yeni vurulmuşum gibi oluyorum. Orayı görüyorum” dediğini aktardı. Son zamanlarında 1 ay hastanede yatan gazinin bir ay boyunca o geceyi sayıkladığını ifade etti. Sevim Zorova, “Beni öldürecekler derdi. Bir ay orayı sayıkladı. Sürekli gelen giden ziyaret edene anlatırdı ama kendi kendine konuşmazdı. Son günlerinde kendi kendine sürekli orayı konuştu” dedi.</p><p>Sevim Zorova, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara İl Başkanı, Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız hiç bırakmadılar bizi. Halen daha çok arayan var. Başka memleketlerden öldüğünü yeni duyup arayanlar da var. Devamlı arayıp baş sağlığı diliyorlar. Mezarına ziyaret çok gelen oluyor” diyerek süreçte hiç yalnız bırakılmadıklarını belirtti. Sevim Zorova, “Çok acı çekti. Başından bir saniye ayrılmadım. Ben iğne bilmezdim. Yıllarca hastanelerde iğne vurmayı öğrendim. Kollarımda can verdi. Konuşa konuşa öldü, benimle helalleşti. Kaymakamımızdan Allah razı olsun, devlet büyüklerimiz, vatandaşlarımız bizi bu süreçte hiç yalnız bırakmadılar” ifadelerini kullandı.</p><p><br></p><h2>EŞİM ÇOCUKLUK AŞKIMDI</h2><p>Sevim Zorova eşini, “Benim eşim hiç dışarı çıkmazdı, abdestinde namazında camisinde bir insandı. Eşim bulunmayacak bir insandı” sözleriyle anlattı. Eşiyle çocukluk aşkı olduğunu anlatan Sevim Zorova, “Eşim de teyzemin teyze torunu, o 16 yaşındaydı ben 13 yaşındaydım. İkimizin annesi de üveydi. Annesi öldüğünde o 6 yaşındaydı. Babam beni vermedi ona. O başkasıyla evlendi ben başkasıyla evlendim. Benim eşim öldü, onun karısı öldü. Geldi benim evime oturdu. Ölürüm de vaz geçmem, çocukluk aşkımsın dedi. Allah da yazmış evlendik” ifadeleriyle hikayelerini aktardı.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/f8918dd1-lo01ibq0kqo5wlt12lpv.jpeg" data-card-width="1203" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/f8918dd1-lo01ibq0kqo5wlt12lpv.jpeg"></p><h2>9 YILDA 58 KAHRAMANA VEDA</h2><p>Türkiye’nin yakın tarihinde kara bir leke olarak yer eden 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde 253 vatandaş şehit oldu, 2 bin 740 kişi ise yaralanarak gazi unvanı aldı. Bu gazilerden birçoğu felç kaldı, sakatlandı ya da konuşma yetisini kaybetti. O günden bu yana geçen 9 yılda, 58 gazi tedavi süreçlerinin ardından hayatını kaybetti.</p><p>Sadece 2025 yılında dört 15 Temmuz gazisi daha ebediyete uğurlandı. Bu yıl vefat eden Ramazan Kayabaş Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü’nde, Mehmet Akbuğa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, Mustafa Zorova ve Osman Aydın ise Akıncı Üssü’nde yaralanmıştı.</p><p><br></p><h3>EBEDİYETE İNTİKAL EDEN GAZİLER</h3><p>Hain darbe girişiminin ardından geçen 9 yılda ebediyete intikal eden gazilerimizin isimleri ise şöyle: İhsan Kamış, Abdullah Ünal Kutdemirel, Hasan Hüseyin Çakır, Metin Uzun, Hasan Hüseyin Bayar, Hüseyin Demir, Muammer Uzun, Ali Gül, Tolga Altaş, Münir Bağcı, Hüseyin Erdoğan, Mehmet Akbuğa, Asim Akhoroz, Adnan Yılmaz, Yusuf Kızılçim, Uğur Şahan, Nurettin Göksu, Çetin Sayın, Mustafa Uludağ, Bayram Ertubay, Ahmet Çağlar, Recep Halil Gültekin, Faruk Cesur, Kerim Can Çörtebaşı, Arif Ünver, Ramazan Kayabaş, Mert Can Üçpınar, Hakan Kara, Hüseyin Akça, Osman Aydın, Çetin Şahan, Serkan Tartan, Mazlum Murat Özfen, Nihat Şahin, Ali Erduğan, Samet Tenbel, Fatih Orhan, Yılmaz Mutal, Güven Şağban, Burak Kılıçaslan, Mustafa Öz, Alpay Kaynakçı, Kadri Hakan Büyükdemirtaş, Erdinç Süresoy, Erhan Karabulut, Osman Şimşek, Nihat Altın, Halil Alğan, Sait Taşçı, Selahittin Dalkılıç, Ahmed Elhıdır, İsmail Mustafa Birol, Ramazan Alipaşaoğlu, Remzi Baş, Emre Demir, Muhittin Örnek, Asım Adakul, Mustafa Zorova.</p><p><br></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/52b177f4-ffx5p3q5xsdvxj7ouirkq.jpeg" data-card-width="1203" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/52b177f4-ffx5p3q5xsdvxj7ouirkq.jpeg"></p><h2>Oğlum sana geliyorum</h2><p>15 Temmuz günü darbecileri durdurmak için Akıncı 4’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda şehit olan Lokman Biçinci’nin ailesi darbe girişimin 9. yıl dönümünde konuştu. Şehidin ablası Ayten Doğulu, bu sene vefat eden babası Recep Biçinci’nin son anlarında hep oğlunu hatırladığını, “Ölmeden önce babamla hep ilgilendik, hep karşısında Lokman’ı görüyordu. Lokman gelmiş bayraklarla karşımda duruyor, dedi.</p><p>En son ‘Oğlum sana geliyorum’ dedi” sözleriyle anlattı.</p><p><br></p><h3>DAHA 25 YAŞINDAYDI</h3><p>15 Temmuz’un en kritik noktalarından olan Akıncı 4’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı darbe girişiminin karargâhı olarak kullanıldı. Darbe girişiminden bir gün önce memleketleri Erzurum’da yaşayan kız kardeşinin cenazesinden dönen 25 yaşındaki Lokman Biçinci darbe girişimini öğrenir öğrenmez Akıncı Üssü’ne gitti. Sabahın ilk saatlerine kadar darbeci hainlerine direnen Biçinci’nin şehit olduğu haberi sabah saat 06.00’da ailesine verildi. Şehidin ablası Ayten Doğulu, o gece Şehit Biçinci’nin evden çıkmadan önce kendilerine “Siz çayı demleyin, ben hemen gidip geliyorum, vatan elden gidiyor” diyerek el sallayarak gittiğini anlattı. Doğulu, “Bizim için acısı ilk günkü gibi, Allah razı olsun bizi yalnız bırakmıyorlar, soruyorlar” dedi.</p><p><br></p><h3>ACISI HÂLÂ İLK GÜNKÜ GİBİ</h3><p>Şehit annesi Güldalı Biçinci ise acılarının hala ilk günkü gibi taze olduğunu, oğlunu özlediğini söylerken göz yaşlarına hâkim olamadı. Anne Biçinci, “Elimi öptü çıktı gitti. Zaten bizim o zaman cenazemiz de vardı. Kızım vefat etti. Ağlıyorduk, kalabalıktı. Çıktı gitti” dedi. FETÖ elebaşı Gülen’in ölümü hakkında konuşan acılı anne, “Fetullah Gülen öldüğü gün biz bayram ettik” sözleriyle öfkesini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/surekli-o-geceyi-sayikladi-4728779</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Nazife Bardak</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/27680ee7-r4c6qqqvn7ydf9zla3big.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Milletin kahramanlık destanı: 15 Temmuz</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/milletin-kahramanlik-destani-15-temmuz-4728782</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/milletin-kahramanlik-destani-15-temmuz-4728782" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz’un 9. yıl dönümünde, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, anlamlı bir mesaj yayımladı. O gece gösterilen kararlılığın demokrasi tarihine altın harflerle yazıldığını vurgulayan Gülçin, şehitleri rahmetle anarak 15 Temmuz ruhunu genç nesillere aktarmaya devam edeceklerini söyledi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, 15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ mensubu hainlerin darbe girişimiyle büyük bir sınavdan geçti. Milletin iradesine yönelen bu alçak saldırı, halkın cesareti, kararlılığı ve demokrasiye sahip çıkışıyla bozguna uğratıldı. Hain darbe girişiminin yıl dönümünde Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 15 Temmuz 2016’da yaşanan hain darbe girişiminin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokaklara çıkan milyonların kararlı direnişiyle engellendiğini hatırlatan Rektör Gülçin, o gece gösterilen mücadeleyi “demokrasi tarihine altın harflerle yazılan bir destan” olarak nitelendirdi.</p><h2>15 TEMMUZ KUTLU BİR DİRENİŞİN ADIDIR</h2><p>Milletin, vatanı ve bağımsızlığı uğruna canını ortaya koyduğunu vurgulayan Gülçin, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz, sadece bir hain darbe teşebbüsünün bastırılması değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve bağımsızlık uğruna canından vazgeçerek, tüm dünyaya gösterdiği kutlu bir direnişin ve kahramanlığın adıdır. O gece, milletimizin her bir ferdi; vatanı, bayrağı, istiklali ve istikbali için canını ortaya koymuş, darbecilere karşı göğsünü siper etmiştir.”</p><h2>ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ ŞEHİTLERİMİZE BORÇLUYUZ</h2><p>Rektör Gülçin, şehitlerin fedakârlıkları sayesinde bugün özgür bir ülkede yaşandığını belirterek, “Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan ve bizlere emanet olan bu topraklarda, özgürce yaşayabiliyorsak; bunu, o gece gözünü kırpmadan vatanı için can veren ve ölüme yürüyen kahramanlarımıza ve tüm şehitlerimize borçluyuz. Hainlere geçit vermeyen aziz milletimiz tüm şehirlerimizde vatanını sokakta, meydanlarda, köprülerde, havaalanlarında savunarak büyük bir demokrasi zaferine imza atmıştır” dedi.</p><h2>ÜNİVERSİTE OLARAK 15 TEMMUZ RUHUNU YAŞATACAĞIZ</h2><p>Üniversite olarak 15 Temmuz ruhunu yaşatmaya ve milli değerleri genç kuşaklara aktarmaya kararlı olduklarını söyleyen Gülçin, mesajını şu sözlerle tamamladı: “15 Temmuz ruhu, bizlere her zaman yol gösteren bir meşale olmaya devam edecektir. Bu vesileyle, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor; demokrasimize sahip çıkan, vatanına ve bayrağına bağlı aziz milletimizin bu anlamlı gününü yürekten kutluyorum.”</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/285d8092-ns21vaqdtzkkxc1hbqgpg.jpeg" data-card-width="1192" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/285d8092-ns21vaqdtzkkxc1hbqgpg.jpeg"></p><h2>AİÇÜ’de “Direniş! Bedir’den Çanakkale’ye! 15 Temmuz’dan Gazze’ye” konferansı düzenlendi</h2><p>Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde (AİÇÜ) Araştırmacı-Yazar Seyfullah Şenel’in konuşmacı olarak yer aldığı “Direniş! Bedir’den Çanakkale’ye! 15 Temmuz’dan Gazze’ye” konferansı düzenlendi.</p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/milletin-kahramanlik-destani-15-temmuz-4728782</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/00abed5b-6ckzwpuky47p4o4c1vfmj.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yardım paralarını örgüte akıttılar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/yardim-paralarini-orgute-akittilar-4728783</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/yardim-paralarini-orgute-akittilar-4728783" rel="standout" />
      <description>FETÖ’nün, sözde  ‘Kimse yok mu? diye feryat eden mazlumlara, ‘Biz ne güne duruyoruz!’ cevabını vermek için kurduğu Kimse Yok Mu Derneği vurgun aracına dönüştü. Dernek yöneticileri, Afrika’da açlıktan ölen insanlar için yapılan bağışları bile örgüte aktardı. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Devletin kılcal damarlarına kadar sızan FETÖ, her alanda olduğu gibi vatandaşların insani yardım kuruluşlarına olan güvenini de kırdı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele kapsamında Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edildi. Bu kapsamda 667 sayılı, 23 Temmuz tarihli Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 104 vakıf ve 1125 dernek hakkında kapatma kararı alındı. Bunlar yerel düzeyde FETÖ’nün sivil toplum yapılanmalarıydı. FETÖ’nün kapatılan sözde insani yardım kuruluşlarının başında “Kimse Yok Mu Derneği” vardı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, FETÖ’ye müzahir olduğu için kapatılan Kimse Yok Mu Derneği’nin çalışanlarına yönelik soruşturmanın ortaya koyduğu gerçek korkunçtu. Dernek, topladığı bağışları örgüte aktarmıştı. </p><p>51’i tutuklu yargılanan 57 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, toplanan bağışların FETÖ’ye nasıl aktarıldığı anlatıldı.</p><h2>MİLYON DOLARLAR YURT DIŞINA GİTTİ</h2><p>Sanıkların “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak”, “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçlarından hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, derneğin faaliyetlerine ilişkin hazırlanan MASAK raporu dikkat çekti. Rapordaki tespitlere göre, yapılan incelemede, Kimse Yok Mu Derneği’nin 2011-2013 yılları arasında 9,5 milyon doları, yurt dışına çıkartmak için “iş avansı” adı altında çalışanları ve gönüllülerine gönderdiği tespit edildi. 9,5 milyon dolar, 33 kişi üzerinden 114 işlemde yurt dışına kaçırıldı.</p><h2>KAĞIT ÜSTÜNDE YARDIM</h2><p>Kayıt dışı olarak yurt dışına çıkarılan 9,5 milyon dolara ilişkin hazırlanan, derneğin hesaplarındaki tutarsızlık ve usulsüzlüklerle ilgili detaylara yer verilen MASAK raporunda şu ifadeler yer aldı: “Yurt dışındayken banka hesabına gönderilen ancak başkası tarafından çekilen ‘Somali iş avansları’, iade edilmiş olmasına rağmen Somali’de harcanmış gibi gösterildi. Somali iş avansları, henüz havale edilmeden, hesaptan nakit olarak çekilmeden veya fiilen yurt dışına çıkmadan Somali’de teslim edilmiş ve harcanmış gibi gösterildi. Dernek personeli ve gönüllülere gönderildiği halde başkasına aktarılan Somali iş avanslarına ilişkin işlemlerin muhasebe hesaplarına yansıtılmadığı tespit edildi.”</p><h2>1 MİLYON 800 BİN KURBAN HİÇ KESİLMEDİ </h2><p>Toplanan kurban bağışları da örgütün amaçları için kullanıldı. Sadece 2011 yılında bağışlanan 1 milyon 800 bin küçükbaş hayvanın aslında hiç kesilmediği ortaya çıktı. Toplanan paranın FETÖ’nün kasasına aktarıldığı tespit edildi. Bu işlemleri yapan kişiler, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in derneğe ihtimamla yerleştirdiği isimlerdi. Ayrıca yine bu işlem için talimat FETÖ elebaşından geliyordu. İddianamenin sonuç bölümünde şu tespit yapıldı: “Kimse Yok Mu Derneği’nin tüzel kişiliği araç olarak kullanılarak, yardım yapan kişilerin dini inanç ve duygularının istismar edilmesi suretiyle, suçtan elde edilen gelirin, aklanması ve bu yolla aklanan paranın da terör örgütünün finansı açısından kullanıldığı değerlendirilmiştir.”</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/yardim-paralarini-orgute-akittilar-4728783</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/0a4ceea0-eg8pfq9vh6flbtjmtwpr3g.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>15 Temmuz’un izleri burada canlı kalıyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/15-temmuzun-izleri-burada-canli-kaliyor-4728784</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/15-temmuzun-izleri-burada-canli-kaliyor-4728784" rel="standout" />
      <description>15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün Anadolu Yakası’nda yer alan Hafıza 15 Temmuz Müzesi, sadece bir sergi değil, bir hafıza mekânı. Darbe girişiminin yıl dönümünde ziyaretçi yoğunluğu artan müze, o gece yaşananları nesilden nesle aktarmayı hedefliyor. Gerçek görüntüler, şehitlere ait eşyalar ve duygusal anlatımlarla hazırlanan alan, ziyaretçilerine unutulmaz bir yüzleşme sunuyor.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. FETÖ’nün silahlı kalkışmasına karşı gösterilen direnişin en sıcak yaşandığı noktalardan biri olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün hemen Anadolu Yakası çıkışında yer alan Hafıza 15 Temmuz Müzesi, o gecenin tüm izlerini taşıyor. 2019’da ziyarete açılan müze, bugüne kadar yaklaşık 3 milyonu aşkın kişiyi ağırladı. Mekâna giden yol boyunca her biri bir şehidi simgeleyen 253 servi ağacının gölgesinden geçiliyor. Sürekli okunan selalar eşliğinde Şehitler Makamı’nda dualar ediliyor, ardından ziyaretçiler müzeye yöneliyor. Girişte karşılaşılan tank altında ezilmiş otomobil, şehitlere ait eşyalar ve darbe gecesinden kalan görüntüler, ziyaretçiyi o geceye götürüyor. </p><p><br></p><h2>AYAKKABISINI ÇIKARIP NOT BIRAKANLAR VAR </h2><p>Müze, klasik sergi anlayışından farklı olarak hem anlatı hem mimari açısından bütünsel bir hafıza deneyimi sunuyor. Darbe gecesi yaşananlar kronolojik sırayla aktarılırken, kullanılan dil hamasetten uzak, gerçeklere dayalı ve etkileyici. Ziyaretçilerin duygusal tepkileri bunun en açık göstergesi. İçeride şiir bırakan, ağlayarak çıkan ya da ayakkabısının içine “Aziz şehitlerim, ruhunuz şad olsun” notu bırakarak yürüyenler oluyor. Darbe girişimini daha önce bir kurgu gibi düşünen birçok kişi, burada gördükleriyle gerçeği fark ediyor. Müze, hafızaları tazelemenin yanı sıra, ilk kez o geceyle bu kadar yakından temas kuranlar için bir tür yüzleşme alanı işlevi görüyor. </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/5563af8b-oj8dioyf6gj6q17qd1qn.jpeg" data-card-width="1410" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/5563af8b-oj8dioyf6gj6q17qd1qn.jpeg"></p><p><br></p><h2>HER YAŞTAN ZİYARETÇİYE DOKUNAN HİKÂYELER </h2><p>Müze özellikle okulların yoğun ilgi gösterdiği bir eğitim mekânı. Genç ziyaretçilerin verdiği tepkiler çarpıcı. 10 yaşındaki bir çocuğun gezinin ardından “Bundan önceki hayatımla bundan sonraki aynı olamaz” demesi, mekânın bıraktığı etkiyi gösteriyor. Şehit yakınları ve gaziler içinse ziyaret, zaman zaman ağır bir travma hatırlatmasına dönüşüyor. Bu nedenle bazıları hâlâ gelememiş. Ancak gelenlerin büyük kısmı, burayı yalnızca bir müze değil, bir anma ve yeniden bağ kurma yeri olarak tanımlıyor. </p><p><br></p><h2>GURBETÇİLER, KÖPRÜDEN GEÇMEDEN ÖNCE UĞRUYOR </h2><p>Yurt dışından gelen ziyaretçiler de müzenin önemli bir kitlesini oluşturuyor. Özellikle Bosna Hersek ve Avusturya’dan gelen turların ilgisi dikkat çekici. FETÖ’nün Avrupa’daki etkisini bilen ziyaretçiler için buradaki anlatım, duyduklarını somut bir gerçekliğe dönüştürüyor. Gurbetçilerin birçoğu, memleketlerine gitmeden önce köprüden geçerken ilk olarak Hafıza 15 Temmuz’a uğruyor. Müze, aynı zamanda akademisyenler, öğrenciler ve darbeler tarihi üzerine çalışan araştırmacılar için de önemli bir kaynak işlevi görüyor. </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/e505eece-9fhzhmtjwy9vu0drwmz7k.jpeg" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2025/7/15/e505eece-9fhzhmtjwy9vu0drwmz7k.jpeg"></p><p><br></p><h2>DARBELER, SÖMÜRGECİLİK VE KÜRESEL SİSTEMİN HAFIZASI </h2><p>Müze sadece 15 Temmuz gecesine odaklanmıyor. Türkiye’deki ve dünyadaki darbeler tarihine, sömürgeciliğe ve küresel müdahalelere dair kapsamlı bir anlatı da sunuluyor. “Sömürgecilik Koridoru” adı verilen bölümde, 1492’den itibaren başlayan kolonyal döneme ve modern emperyalizme dair bilgi ve belgeler sunuluyor. Silah endüstrisi, işgal mekanizmaları ve küresel sömürü düzeniyle ilgili içerikler, ziyaretçiye bugünkü olayların kökenine dair fikir veriyor. </p><p><br></p><h2>TÜRKİYE’DEKİ İLK HAFIZA MEKÂNI </h2><p>Hafıza 15 Temmuz, yalnızca bir müze değil; Türkiye’de bu konseptte oluşturulan ilk “hafıza mekânı” olma özelliği taşıyor. Şehit yakınlarının ve gazilerin anlatıları, mekânın canlı bir anlatıya dönüşmesini sağlıyor. Özellikle “Çağrı ve Zafer” isimli kısa video, her ziyaretçide derin bir duygusal etki bırakıyor. Bu nedenle burası izlenen değil, yaşanan bir müze haline geliyor. </p><p><br></p><h2>TOPLUMSAL BELLEĞİN DİRİ KALMASI İÇİN </h2><p>Her yıl farklı etkinliklerin düzenlendiği Hafıza 15 Temmuz’da sergiler, şiir dinletileri, söyleşiler ve anma programları yapılıyor. Geçtiğimiz yıl, Dünya Şehitler Günü’nde 15 Temmuz ve Gazze şehitleri anısına balonlar gökyüzüne bırakıldı. Çocuklar için hazırlanan etkinlik kitapları, kahramanlık ruhunu pekiştirmek amacıyla dağıtılıyor. KADEM iş birliğiyle yürütülen “BİZ81İZ” dijital hafıza projesiyle de 81 ilden vatandaşların 15 Temmuz anıları kayıt altına alınarak kalıcı bir dijital arşiv oluşturuluyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/15-temmuzun-izleri-burada-canli-kaliyor-4728784</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/38602664-jdd51q5fay97o97fhho7j7.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>15 Temmuz kuşatması direnme sosyolojisi ve öğrettikleri</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/15-temmuz-kusatmasi-direnme-sosyolojisi-ve-ogrettikleri-4728785</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/15-temmuz-kusatmasi-direnme-sosyolojisi-ve-ogrettikleri-4728785" rel="standout" />
      <description>Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ve sosyolojik boyutlarını Yeni Şafak için değerlendirdi. Karakaş’ın kaleme aldığı analiz şu şekilde;</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet tarihinin yaklaşık 75 yıllık dönemini ifade eden demokratikleşme sürecinde, pek çok darbe ve darbe girişimleriyle sandıkta tezahür eden millet iradesi vesayet altına alınarak demokrasi kesintiye uğratılmıştır. Sözünü ettiğimiz muhtıra ve darbeler zincirinin son halkası ise yüzünü, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) eliyle 15 Temmuz 2016 tarihinde göstermiştir. Esasında 15 Temmuz, darbe pratiği itibarıyla Fetullahçı bir darbe girişimiydi. Ancak Atatürkçü bir darbe olarak duyuruldu ve önceki girişimlerde görülen retorik, 15 Temmuz darbe girişiminde de kendini gösterdi. </p><p>FETÖ, yaklaşık 50-60 yıllık bir dönemde farklı aşamalardan geçerek 15 Temmuz 2016’daki yapısına ulaşmış bir örgüttür. Bu süre zarfında çeşitli dini söylemleri kullanarak gizli hedefler içinde devletin tüm kurumlarına adeta sızmıştır. “Dini cemaat” görüntüsüyle sahneye çıkan ve iddialarının propagandasını bu temelde yapan Fethullah Gülen’in önderliğindeki bu oluşum, önce “hizmet” adıyla bir büyüme ve başkalaşma süreci yaşararak; daha sonra yargı, emniyet ve TSK’daki üyeleri üzerinden siyaset sahnesindeki yerini almıştır. Ergenekon davaları gibi birçok konuda hem devlet kurumundaki adamları hem de siyaset ve medya dünyasındaki temsilcileri üzerinden açık pozisyon üretmeye başlayan “cemaat”, “örgüt” görünümü vermeye başlayınca iktidarla karşı karşıya gelmek durumunda kaldı ve hızlı bir şekilde 15 Temmuz’a giden yol şekillendi. Mit tırları meselesi, 17-25 Aralık yargı operasyonları, iktidarın dershaneleri kapatma davası ve devlet kurumlarındaki Fethullahçıların tasfiyesi gibi girişimler, 15 Temmuz’a giden yolda önemli gelişmeler oldu. Nitekim TSK içerisinde yapılanmış olan Fethullahçılar, 15 Temmuz gecesi harekete geçerek bir darbe teşebbüsünde bulundu. Ağırlıklı olarak Ankara ve İstanbul merkezli olan bu kalkışmanın neticesinde; 252 şehit, 2.740 gazi verildi, 104 darbeci asker öldürüldü, 10 binlerce gözaltı gerçekleşti ve çok sayıda iltisaklı kamu görevlisi görevlerinden uzaklaştırıldı. Farklı bir darbe girişimiydi ve daha öncekilerden farklı olarak milletin tepkisi de farklı oldu. Bir gece içerisinde ihanet, direniş ve diriliş birlikte yaşandı.</p><h2>Küresel Emperyalist Kuşatma</h2><p>FETÖ’nün özellikle 2013 yılından itibaren Türkiye’de ve dünyadaki faaliyetleri, Batı emperyalizmiyle iş tuttuğuna işaret etmekteydi. Gelişmeler, FETÖ yapılanmasının Ortadoğu’da yaşananlarla ilgili adeta Türkiye’yi köşeye sıkıştıran, yalnızlaştıran politikanın Türkiye’deki ayağı gibi çalıştığını gösterdi. Dolayısıyla 15 Temmuz, FETÖ maşası kullanılarak emperyalizmin bir işgal politikası olduğu değerlendirmesini yapmamıza imkân veren gelişmelerin adeta zirve noktasıydı. Ancak haince darbe planlayarak Türkiye’ye yönelik felaket kaderi yazanlar ve onların doğrudan ya da dolaylı işbirlikçileri halkın cesaretini, imanını ve iradesine güçlü bir şekilde sahip çıkma azmini hesaba katmamışlardı. </p><h2>Direniş Ruhu ve Sosyolojisi</h2><p>Daha önceki darbe girişimlerinin başarılı olması açısından 15 Temmuz, geleneğin bozulması anlamına geliyordu. O gece darbe girişimini püskürten çok sayıda faktör devreye girdi ancak, etkisi açısından en büyüğü ‘halk direnişidir.’ Darbeciler için direnç noktası olarak görülmeyen ve bu bağlamda çok da dikkate alınmayan ‘millet’, darbeyi püskürten ana güç oldu. ‘Korkak’ denilerek ciddiye alınmayan halk; tankın, tüfeğin, helikopterin, uçağın karşısına bedenleriyle çıktı ve adeta darbecileri moral bakımından çökerterek başarısızlığa mahkûm etti. </p><p>Direnişin örgütlenmesinde ve direniş sosyolojisinin şekillenmesinde en etkili faktörlerden biri de kuşkusuz liderlikti. 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın millete yönelik yaptığı çağrının içeriği ve bulduğu karşılık, ortaya koyduğu liderliğin bir göstergesidir. Halkın, darbecilere karşı güçlü direniş göstermesi ve liderliğin çağrısına verdiği olumlu cevap, tam anlamıyla devrimci bir tavır olarak şekillendi siyasi tarihteki önemli yerini almış oldu. </p><h2>15 Temmuz Ne Öğretti?</h2><p>15 Temmuz sürecinde yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, emperyalistler darbe girişimi üzerinden Türkiye’ye tam anlamıyla bir felaket senaryosu yazmışlar ve bu senaryoyu, heretik ve ezoterik bir grup olan, aynı zamanda da bir casusluk şebekesi olarak çalışan Fetöcüler üzerinden hayata geçirmek istemişlerdir. Darbe girişimi, millet olarak kardeş olmak, iç cepheyi sağlam tutmak ve diri olmak gibi pozitif nitelikleri öğretti. Sürekli uyanık olmamız gereken bir jeo-stratejik değeri olan coğrafyada yaşadığımızı hatırlattı. Siyasi kültürümüzde var olan darbe geleneğini hiç aklımızdan çıkarmamız gerektiğini gösterdi. En önemlisi de siyasi kültürümüzde olmayan, darbelere karşı nasıl direneceğimizi de öğreten bir gelişme oldu. Bugünden baktığımızda Türkiye için tehlike geçmiş midir? Ya da girişim sonrasında yaşanılanlar tehlikenin atlatıldığını göstermekte midir? Sorularının cevapları, 15 Temmuz’un bugüne ne mesaj taşıdığını da söyleyecektir.</p><p>FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in ölümüyle örgüt sarsılma yaşayarak dağılma görünümü verse de hala belirli düzeyde örgütlü bir yapıya sahip oldukları bilinmektedir. Esas önemli olan ise bu heretik ve ezoterik kült yapının sahip olduğu zihniyete ilişkin örgüt içerisinde çok güçlü bir eleştiri ortaya çıkmamış olmasıdır. Dolayısıyla tedbiri elden bırakmamak ve bu yapının Türkiye karşıtı faaliyetlerine ve yeniden yurt içerisinde örgütlenme faaliyetlerine karşı önlemler almak elzemdir. Ayrıca bu tür yapıları ortaya çıkaran şartların ve imkânların da kontrol altında tutulması önem arz etmektedir. </p><p>Birlikte bağımsız ve barış içerisinde yaşamak, millet olarak hepimizin temel ülküsü olmalıdır. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/15-temmuz-kusatmasi-direnme-sosyolojisi-ve-ogrettikleri-4728785</link>
      <subcategory>15 Temmuz Darbe Girişimi </subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/7/15/b44af685-wfpgh9i83bhaze79y36th8.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>