<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="https://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>Yeni Şafak - Sağlık</title>
    <link>https://www.yenisafak.com/saglik</link>
    <atom:link href="https://www.yenisafak.com/rss-feeds?category=saglik" rel="self" type="application/rss+xml" />
    <description>Türkiye'nin Birikimi</description>
    <copyright>(c) 2026, Yeni Şafak</copyright>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 13:37:22 GMT+3</lastBuildDate>
    <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:37:22 GMT+3</pubDate>
    <language>tr-TR</language>
    <image>
      <title>Yeni Şafak</title>
      <url>https://www.yenisafak.com/assetsNew/img/logorss.png</url>
      <link>https://www.yenisafak.com/</link>
    </image>
    <item>
      <title>Türkiye'de hantavirüs riski var mı? Bakan Memişoğlu 'Her türlü krize hazırız' diyerek açıkladı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/turkiyede-hantavirus-riski-var-mi-bakan-memisoglu-her-turlu-krize-haziriz-diyerek-acikladi-4823919</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/turkiyede-hantavirus-riski-var-mi-bakan-memisoglu-her-turlu-krize-haziriz-diyerek-acikladi-4823919" rel="standout" />
      <description>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu TVNET'te canlı yayında Sevban Durmaz'ın sorularını yanıtladı. Türkiye'de hantavirüs riski var mı? sorusuna cevap veren Bakan Memişoğlu, "Toplumumuz bu konuda müsterih olsun, şu anda herhangi bir salgın riski yok. Bizim bilim kurulumuz da bizleri bilgilendiriyor ve onların bilgilendirmesi doğrultusunda hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. </description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, TVNET'te canlı yayında kamuoyunda endişeye neden olan hantavirüs iddialarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. </p><p>Tedbir amaçlı karantina süreçlerinin titizlikle sürdürüldüğünü belirten Memişoğlu, test sonuçlarının negatif çıktığını ifade ederek, “Şu anda herhangi bir salgın riski yok” dedi. Türkiye’nin sağlık altyapısının olası krizlere karşı hazır olduğunu söyleyen Memişoğlu, vatandaşlara “müsterih olun” çağrısı yaptı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/5/14/6d716426-fykphorgu5dtsg66vil6f.webp" data-card-width="1422" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/5/14/6d716426-fykphorgu5dtsg66vil6f.webp"></p><p><strong><u>Bakan Memişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;</u></strong></p><p>"2 Türk vatandaşımız gemiden daha önce ayrıldığı için onları da karantinaya aldık. 3 vatandaşımızı da gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla izole ettik. Test sonuçları negatif çıktı üçünün de ancak 42 günlük karantina izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün klinik anlamında bulgusu olup olmadığını takip ediyoruz. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun, şu anda herhangi bir salgın riski yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bizleri bilgilendiriyor ve onların bilgilendirmesi doğrultusunda hareket ediyoruz. Ancak herkes bilsin ki şu an için herhangi bir salgın riski yok. Olduğu durumda da her türlü krizi yönetebilecek müdahale edebilecek kapasiteye sahibiz. Yani her türlü pandemi ve salgın için eylem planımız hazır. Zaten covid-19'da da bunu herkese gösterdik. Şimdi de her şekilde takip ediyoruz.</p><p>Bu kadar entegre bu kadar hareketli bir dünyada bu tür bulaşların lokal de olsa olabileceğini herkesin bilmesinde fayda var. Bİr gün o virüs çıkacak bir gün başka bir virüs biz bunların hepsini takip ediyoruz bir risk olması durumunda Sağlık Bakanlığı'nın verilerini dikkate almalarını istirham ediyoruz. </p><p>Ayrıntılar geliyor...</p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4823415" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/12/d9a5182c-8pnp5uq62q41i3i49lt2d8.webp" data-title="Hantavirüs için aşı var mı? Andes hantavirüsü insandan insana bulaşabiliyor mu? Hantavirüs vakaları sonrası kritik açıklama" data-url="/foto-galeri/ozgun/hantavirus-icin-asi-var-mi-andes-hantavirusu-insandan-insana-bulasabiliyor-mu-hantavirus-vakalari-sonrasi-kritik-aciklama-4823415" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false">Hantavirüs için aşı var mı? Andes hantavirüsü insandan insana bulaşabiliyor mu? Hantavirüs vakaları sonrası kritik açıklama</span></span></span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4823204" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/12/e58f1b56-yp6jqo93e3j4n6ajedgxh4.webp" data-title="Gemi tahliye edildi, akıllarda tek soru: Hantavirüs yeni bir pandemi olabilir mi?" data-url="/foto-galeri/dunya/gemi-tahliye-edildi-akillarda-tek-soru-hantavirus-yeni-bir-pandemi-olabilir-mi-4823204" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false">Gemi tahliye edildi, akıllarda tek soru: Hantavirüs yeni bir pandemi olabilir mi?</span></span></span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4823033" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/11/7a808186-4vu58qlso9ohsl7ebinekg.webp" data-title="Sağlık Bakanlığı açıkladı: Gemiden getirilen vatandaşların test sonuçları belli oldu" data-url="/gundem/saglik-bakanligi-acikladi-gemiden-getirilen-vatandaslarin-test-sonuclari-belli-oldu-4823033" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false">Sağlık Bakanlığı açıkladı: Gemiden getirilen vatandaşların test sonuçları belli oldu</span></span></span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/turkiyede-hantavirus-riski-var-mi-bakan-memisoglu-her-turlu-krize-haziriz-diyerek-acikladi-4823919</link>
      <subcategory>Gündem</subcategory>
      <editor>Seda Ekinci</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/14/a195aac2-ju6sbtsujyj92qs1g8rw3l.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:37:22 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İki hastanın mesanesinden 27 taş çıkarıldı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/iki-hastanin-mesanesinden-27-tas-cikarildi-4823840</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/iki-hastanin-mesanesinden-27-tas-cikarildi-4823840" rel="standout" />
      <description>Bayburt Devlet Hastanesi Üroloji Polikliniğine idrar şikayetleriyle başvuran 72 ve 79 yaşındaki 2 erkek hastanın mesanesinden açık ameliyatla toplam 27 taş çıkarıldı.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneye, sık idrara gitme, idrarını tam boşaltamama, idrar yapmada zorluk ve idrarda kanama şikayetleriyle başvuran 2 hastaya, yapılan tetkiklerin ardından ameliyat kararı verildi.</p><p>Üroloji Uzmanı Op. Dr. Niyazi Perolli tarafından yapılan açık mesane taşı operasyonunda, 72 yaşındaki hastanın mesanesinden 1,5 santimetre boyutunda 16 adet taş çıkarıldı.</p><p>İdrar yapmada zorluk ve hematüri şikayeti bulunan 79 yaşındaki diğer hastada ise 1 adet 4 santimetre, 10 adet 1,5 santimetre boyutunda taş tespit edildi. Açık mesane taşı ameliyatıyla hastanın mesanesindeki taşlar başarılı operasyonla temizlendi.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816611" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/19/3fbbbafc-kf16qtv916l309r8o1kcsh.webp" data-title="Dayanılmaz ağrıyla her gün acile gidiyordu: Gerçek sebep ameliyatta ortaya çıktı" data-url="/foto-galeri/hayat/dayanilmaz-agriyla-her-gun-acile-gidiyordu-gercek-sebep-ameliyatta-ortaya-cikti-4816611" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Dayanılmaz ağrıyla her gün acile gidiyordu: Gerçek sebep ameliyatta ortaya çıktı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815125" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/14/1c203412-hn2n7r4gs8lo86xu7fdmk.webp" data-title="Bingöl'de şaşırtan operasyon: Safra kesesinden 2 bin 67 taş çıkarıldı" data-url="/hayat/bingolde-sasirtan-operasyon-safra-kesesinden-2-bin-67-tas-cikarildi-4815125" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Bingöl'de şaşırtan operasyon: Safra kesesinden 2 bin 67 taş çıkarıldı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4795854" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/2/9/e5955eb9-hvtxacmzmfnr3ztefkhsx.webp" data-title="Karın ağrısıyla gitti içinden tam binlerce çıktı! Manisa'daki ameliyatta görülen manzara doktorları bile hayrete düşürdü" data-url="/foto-galeri/gundem/karin-agrisiyla-gitti-icinden-tam-binlerce-cikti-manisadaki-ameliyatta-gorulen-manzara-doktorlari-bile-hayrete-dusurdu-4795854" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Karın ağrısıyla gitti içinden tam binlerce çıktı! Manisa'daki ameliyatta görülen manzara doktorları bile hayrete düşürdü</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/iki-hastanin-mesanesinden-27-tas-cikarildi-4823840</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/14/a78ceb83-x0zvns6ofta8u4hh48ixbr.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:01:13 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Takviye edici gıdalara çifte denetim geliyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/takviye-edici-gidalara-cifte-denetim-geliyor-4823808</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/takviye-edici-gidalara-cifte-denetim-geliyor-4823808" rel="standout" />
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Takviye edici gıdalarda denetim sistemi yeniden düzenleniyor. Sağlık Bakanlığının hazırladığı yasa teklifi taslağıyla, ürünlerin üretiminden satışına kadar tüm süreçlerde daha sıkı ve kapsamlı bir kontrol mekanizması kurulması hedefleniyor. Taslağa göre, takviye edici gıdaların hangi bakanlığın yetki ve onay alanına gireceğini belirlemek amacıyla “Takviye Edici Gıda Değerlendirme ve Belirleme Komisyonu” oluşturulacak. Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının eşit temsil edileceği komisyonun sekretaryasını Sağlık Bakanlığı yürütecek. Komisyon, ürünlerdeki etken maddelerin halk sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek denetim yetkisinin hangi bakanlıkta olacağına karar verecek. Düzenleme yürürlüğe girdikten sonra onay verilmeyen ürünler toplatılacak.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4823107" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/11/b3e1d97c-ne6d618df2gy6tipw76fyg.webp" data-title="Çocuklar sınav baskısı altında: Uzmanı aileleri bu konuda uyardı" data-url="/hayat/cocuklar-sinav-baskisi-altinda-uzmani-aileleri-bu-konuda-uyardi-4823107" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Çocuklar sınav baskısı altında: Uzmanı aileleri bu konuda uyardı</span></span></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/takviye-edici-gidalara-cifte-denetim-geliyor-4823808</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Uğur Duyan</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/14/594311e4-1y22yk6kglv6pnjra8hi62.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dünyanın en sağlıklı sebzesi seçildi: 100 üzerinden 100 tam puan aldı kendiğinden yetişiyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/dunyanin-en-saglikli-sebzesi-secildi-100-uzerinden-100-tam-puan-aldi-kendiginden-yetisiyor-4817184</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/dunyanin-en-saglikli-sebzesi-secildi-100-uzerinden-100-tam-puan-aldi-kendiginden-yetisiyor-4817184" rel="standout" />
      <description>“En sağlıklı sebze hangisi?” sorusuna bilimsel yanıt geldi. Centers for Disease Control and Prevention tarafından yapılan kapsamlı araştırmada 47 meyve ve sebze incelendi. Vitamin ve mineral yoğunluğuna göre yapılan değerlendirmede zirveye yerleşen besin ise şaşırttı: Su teresi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/dunyanin-en-saglikli-sebzesi-secildi-100-uzerinden-100-tam-puan-aldi-kendiginden-yetisiyor-4817184</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/21/a9fbd5a8-f6cktlus4f5ae4czlpiklv.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:31:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yıllarca vücudunda taşıdı, gerçeği hastanede öğrendi: Tam 7 kilo 750 gram ağırlığında</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/yillarca-vucudunda-tasidi-gercegi-hastanede-ogrendi-tam-7-kilo-750-gram-agirliginda-4823392</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/yillarca-vucudunda-tasidi-gercegi-hastanede-ogrendi-tam-7-kilo-750-gram-agirliginda-4823392" rel="standout" />
      <description>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen ameliyat ile Saniye Elmalı'nın (77) göğsünden 7 kilo 750 gram ağırlığında kitle çıkarıldı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/yillarca-vucudunda-tasidi-gercegi-hastanede-ogrendi-tam-7-kilo-750-gram-agirliginda-4823392</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/12/8af0f57b-yxms7uqextof0kopnaac1p.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 18:19:25 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hantavirüs vakasının yaşandığı 'MV Hondius' gemisinde tahliye tamamlandı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/gundem/hantavirus-vakasinin-yasandigi-mv-hondius-gemisinde-tahliye-tamamlandi-4823100</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/gundem/hantavirus-vakasinin-yasandigi-mv-hondius-gemisinde-tahliye-tamamlandi-4823100" rel="standout" />
      <description>Arjantin'den yola çıktıktan sonra içinde Hantavirüs vakaları tespit edilen ve 3 kişinin hayatını kaybettiği lüks yolcu gemisi MV Hondius’taki tüm yolcular, İspanya'nın Tenerife şehrinde tahliye edildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) denetiminde özel koruyucu kıyafetlerle gerçekleştirilen operasyonun ardından yolcular ülkelerine gönderilirken, temaslı kişiler için 42 günlük karantina süreci başlatıldı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/gundem/hantavirus-vakasinin-yasandigi-mv-hondius-gemisinde-tahliye-tamamlandi-4823100</link>
      <subcategory>Gündem</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/11/ba251118-em92sv2yxwamt82c0sjwn.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 22:53:58 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pestisit kalıntıları insan sağlığını nasıl etkiliyor? Uzmanından önemli uyarılar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/pestisit-kalintilari-insan-sagligini-nasil-etkiliyor-uzmanindan-onemli-uyarilar-4823109</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/pestisit-kalintilari-insan-sagligini-nasil-etkiliyor-uzmanindan-onemli-uyarilar-4823109" rel="standout" />
      <description>Biruni Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Aslı Muslu Can, gıdalardaki pestisit kalıntılarının uzun vadede insan sağlığı üzerinde çeşitli riskler oluşturabileceğini belirtti. Can, özellikle çocuklar, yaşlılar ve hamile bireylerin pestisit etkilerine karşı daha hassas olduğuna dikkat çekti.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biruni Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aslı Muslu Can, pestisit kalıntılarının insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Can, artan nüfus ve yükselen gıda talebinin tarımsal üretimde verimlilik baskısını artırdığını söyledi.</p><p>Pestisitlerin tarımsal üretimde zararlılarla mücadelede kullanılan kimyasal veya biyolojik maddeler olduğunu belirten Can, bu ürünlerin doğru kullanılmadığında sağlık ve çevre açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.</p><p><strong>“Uzun süreli maruziyet çeşitli hastalıklarla ilişkilendiriliyor”</strong></p><p>Aslı Muslu Can, pestisitlerin farklı kullanım alanlarına göre sınıflandırıldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:</p><p>İnsektisitler böceklerle mücadelede kullanılıyor.</p><p>Herbisitler yabancı otları kontrol etmeyi amaçlıyor.</p><p>Fungisitler ise mantar kaynaklı sorunlara karşı tercih ediliyor.</p><p>Can, bu maddelerin tarımsal üretimde verim kaybını azaltmak ve ürün kalitesini artırmak amacıyla yaygın şekilde kullanıldığını söyledi.</p><p>Pestisit kalıntılarının gıdalar yoluyla insan vücuduna geçebildiğini kaydeden Can, uygun doz ve kullanım talimatlarına uyulmaması halinde bu kalıntıların birikim gösterebileceğini ifade etti. Uzun süreli maruziyetin hormon dengesizlikleri, sinir sistemi bozuklukları, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve bazı kanser türleriyle ilişkilendirildiğini aktaran Can, çocuklar, yaşlılar ve hamile bireylerin daha hassas grupta yer aldığını belirtti.</p><p><strong>“Ekosistem dengesini de etkileyebiliyor”</strong></p><p>Pestisitlerin yalnızca hedef zararlıları değil, faydalı böcekleri ve doğal yaşamı da etkileyebildiğini vurgulayan Can, toprak mikroorganizmalarının zarar görebileceğini söyledi.</p><p>Can, pestisitlerin su kaynaklarına karışmasının uzun vadeli çevre kirliliğine neden olabileceğini belirterek, bu durumun biyolojik çeşitlilik kaybına ve ekosistem dengesinin bozulmasına yol açabileceğini ifade etti.</p><p><strong>Tüketicilere pestisit maruziyetini azaltma önerileri</strong></p><p>Türkiye’de pestisit kullanımının Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen maksimum kalıntı limitleri çerçevesinde denetlendiğini aktaran Can, zaman zaman yapılan analizlerde limit üstü kalıntılara rastlanmasının konunun önemini ortaya koyduğunu kaydetti.</p><p>Can, tüketicilerin pestisit maruziyetini azaltmak için şu önlemleri uygulayabileceğini belirtti:</p><p>Sebze ve meyveleri bol suyla yıkamak</p><p>Mümkünse ürünlerin kabuklarını soymak</p><p>Mevsiminde ve yerel ürünleri tercih etmek</p><p>Güvenilir üreticilerden alışveriş yapmak</p><p>Organik veya iyi tarım uygulamaları sertifikalı ürünlere yönelmek</p><p>Pestisit kullanımının kısa vadede tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını ifade eden Can, entegre zararlı yönetimi, biyolojik mücadele yöntemleri ve doğru doz uygulamalarıyla risklerin azaltılabileceğini söyledi. Can, daha güvenli ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/pestisit-kalintilari-insan-sagligini-nasil-etkiliyor-uzmanindan-onemli-uyarilar-4823109</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/11/5f647703-j8yjx5cmio9w7q9f2nywd.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 22:03:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuklar sınav baskısı altında: Uzmanı aileleri bu konuda uyardı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/cocuklar-sinav-baskisi-altinda-uzmani-aileleri-bu-konuda-uyardi-4823107</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/cocuklar-sinav-baskisi-altinda-uzmani-aileleri-bu-konuda-uyardi-4823107" rel="standout" />
      <description>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Doç. Dr. Alperen Bıkmazer, sınav dönemlerinin çocuklar için önemli bir stres kaynağı olduğunu belirterek ebeveynlere destekleyici yaklaşım çağrısı yaptı. Bıkmazer, dijital dünyanın ve kontrolsüz bilgi akışının da çocukların psikolojisini olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Alperen Bıkmazer, sınav stresi nedeniyle çocukların yoğun baskı altında hissettiğini belirterek ailelerin destekleyici tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Türk Psikofarmakoloji Derneği tarafından düzenlenen sağlık kongresi için Antalya’da bulunan Bıkmazer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların yalnızca sınav süreçlerinden değil, dijital bağımlılık, yoğun bilgi akışı ve dünyadaki savaşlar gibi gelişmelerden de etkilendiğini ifade etti.</p><p>Bıkmazer, çocuk ve ergenlerin gelişim sürecinde olduklarını belirterek, olumsuz deneyimlerden yetişkinlere kıyasla daha fazla etkilenebildiklerini kaydetti. Çocukların nörobiyolojik ve psikososyal açıdan hassas bireyler olduğunu vurgulayan Bıkmazer, gelişim sürecindeki bireylerin kırılgan yapısına dikkati çekti.</p><h2>“Çocuklar kontrolsüz bilgiye maruz kalıyor”</h2><p>Dijital dünyanın çocuklar üzerinde oluşturduğu etkilere değinen Bıkmazer, özellikle kontrolsüz bilgi akışının çocuklarda bunaltıya yol açabileceğini söyledi.</p><p>Bilgi işleme kapasitesinin geçmiş yıllara göre değişmediğini ancak çocukların bugün çok daha yoğun bir bilgi bombardımanıyla karşı karşıya kaldığını belirten Bıkmazer, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>Çocuklar dijital ortamda denetimsiz bilgi akışına maruz kalabiliyor.</p><p>Yoğun bilgi trafiği zaman zaman psikolojik baskı oluşturabiliyor.</p><p>Dijital bağımlılık çocuk ve ergen ruh sağlığını etkileyebiliyor.</p><p>Ebeveyn denetimi ve takibinin önemli olduğu vurgulanıyor.</p><p>Bıkmazer, ailelerin çocuklarının kimlerle ve hangi ortamlarda zaman geçirdiğini bilmesinin önemli olduğunu ifade etti. Dijital mecraları “kara delik” benzetmesiyle değerlendiren Bıkmazer, çocukların zihinsel gelişiminin korunması için ebeveynlerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p><h2>“Çocuklar zaten baskı hissediyor”</h2><p>Sınavların çocuklar açısından başlı başına stres kaynağı olduğunu belirten Bıkmazer, sınav sistemindeki rekabet ortamının da baskıyı artırdığını ifade etti.</p><p>Sadece bilgi sahibi olmanın yeterli olmadığını, öğrencilerin bilgiyi belirli süre içinde doğru şekilde kullanmasının beklendiğini kaydeden Bıkmazer, çocukların mümkün olduğunca sakin kalmasının önemli olduğunu söyledi.</p><p>Ebeveynlere çağrıda bulunan Bıkmazer, çocukların zaten yoğun baskı hissettiğini belirterek ailelerin bu baskıyı artırmak yerine daha destekleyici bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/cocuklar-sinav-baskisi-altinda-uzmani-aileleri-bu-konuda-uyardi-4823107</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/11/b3e1d97c-ne6d618df2gy6tipw76fyg.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 21:12:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aşırı tuz tüketimi hangi hastalıklara yol açıyor? Uzmanından uyarılar</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/asiri-tuz-tuketimi-hangi-hastaliklara-yol-aciyor-uzmanindan-uyarilar-4823127</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/asiri-tuz-tuketimi-hangi-hastaliklara-yol-aciyor-uzmanindan-uyarilar-4823127" rel="standout" />
      <description>Türkiye’de günlük tuz tüketiminin Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği seviyenin 2-3 katına çıktığı belirtildi. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sünbül, aşırı tuz tüketiminin hipertansiyon başta olmak üzere kalp, böbrek ve damar hastalıkları riskini artırdığını söyledi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Liv Hospital Topkapı Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sünbül, Türkiye’de tuz tüketiminin önerilen sınırların üzerinde seyrettiğini belirterek, aşırı tuz alımının özellikle kalp ve damar sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü’nün erişkin bireyler için günlük 5 gramın altında tuz tüketimi önerdiğini hatırlatan Prof. Dr. Sünbül, Türkiye’de yapılan çalışmalara göre günlük ortalama tüketimin 10-15 gram seviyesinde olduğunu söyledi. Sünbül, bu durumun önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturduğunu kaydetti.</p><h2>Aşırı tuz tüketimi hangi hastalıklara yol açıyor?</h2><p>Prof. Dr. Murat Sünbül’e göre yüksek tuz tüketimi vücutta sodyum ve su tutulmasına neden oluyor. Bu durum damar içi hacmi artırarak kan basıncının yükselmesine yol açıyor.</p><p>Prof. Dr. Sünbül, uzun vadede ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarını şöyle sıraladı:</p><p>Hipertansiyon</p><p>Koroner arter hastalığı</p><p>Kalp yetersizliği</p><p>İnme</p><p>Kronik böbrek hastalığı</p><p>Sünbül ayrıca yüksek tuz tüketiminin osteoporoz ve mide kanseriyle de ilişkili olabileceğini belirtti.</p><p><strong>Gizli tuz kaynaklarına dikkat çekildi</strong></p><p>Toplumda tuz tüketiminin çoğunlukla sofrada kullanılan tuzla ilişkilendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Sünbül, toplam tuz alımının büyük bölümünün işlenmiş ve paketli gıdalardan kaynaklandığını söyledi.</p><p>Prof. Dr. Sünbül’e göre gizli tuz kaynakları arasında şu ürünler yer alıyor:</p><p>Ekmek</p><p>Peynir</p><p>Zeytin</p><p>Şarküteri ürünleri</p><p>Hazır çorbalar</p><p>Soslar</p><p>Fast-food ürünleri</p><p>Sünbül, yalnızca sofradaki tuzluğu kaldırmanın yeterli olmayacağını, gıda tercihlerinin de gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p><strong>Çocuklukta başlayan alışkanlıklar risk oluşturuyor</strong></p><p>Çocukluk döneminde yüksek tuz tüketiminin ilerleyen yaşlarda sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Sünbül, erken yaşta fazla tuz tüketiminin kan basıncını yükselttiğini ve erişkin dönemde hipertansiyon riskini artırdığını ifade etti.</p><p>Ayrıca çocuklarda tuzlu ve işlenmiş gıdalara yönelik tat alışkanlığının gelişebileceğini kaydeden Sünbül, bunun obezite, damar sertliği ve böbrek hastalıkları riskini artırabileceğini söyledi.</p><p><strong>“Tuzun türü değil, miktarı önemli”</strong></p><p>Kaya tuzu, deniz tuzu veya Himalaya tuzu gibi alternatiflerin daha sağlıklı olduğu yönündeki yaygın görüşe de değinen Prof. Dr. Sünbül, bu tuzların büyük bölümünün sodyum klorür içerdiğini belirtti.</p><p>Sünbül, kardiyovasküler açıdan belirleyici unsurun tuzun türü değil miktarı olduğunu ifade ederken, iyot eksikliğinin önlenmesi açısından iyotlu tuz kullanımının önem taşıdığını söyledi.</p><p><strong>Tuz tüketimini azaltmak için öneriler</strong></p><p>Prof. Dr. Murat Sünbül, günlük yaşamda uygulanabilecek bazı alışkanlık değişiklikleriyle tuz tüketiminin azaltılabileceğini belirtti.</p><p>Sünbül’ün önerileri şöyle:</p><p>İşlenmiş gıda tüketimini azaltmak</p><p>Düşük sodyumlu ürünleri tercih etmek</p><p>Yemeklerde tuzu kademeli azaltmak</p><p>Baharat ve doğal aromaları kullanmak</p><p>Tuzluk kullanımını bırakmak</p><p><strong>Dışarıda yemek yerken az tuzlu tercih yapmak</strong></p><p>Prof. Dr. Sünbül, kalp ve böbrek sağlığını korumak için en etkili adımlardan birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu belirterek, sürdürülebilir alışkanlıkların uzun vadede önemli sağlık kazanımları sağlayacağını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/asiri-tuz-tuketimi-hangi-hastaliklara-yol-aciyor-uzmanindan-uyarilar-4823127</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/11/22ed2467-975ycytl97qw456yz9gi.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 20:48:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Merdiven altı güzellik merkezleri tehlike saçıyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/merdiven-alti-guzellik-merkezleri-tehlike-saciyor-4822989</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/merdiven-alti-guzellik-merkezleri-tehlike-saciyor-4822989" rel="standout" />
      <description>Merdiven altı güzellik merkezlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, "Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan ’estetisyen’ ünvanını verdikleri insanlarla, ’seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz’ vaatleri ile kesip doğruyorlar" dedi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denetimden uzak olan güzellik merkezlerinde sağlık işlemleri yapıldığını söyleyen Başkan Şahin, "Merdiven altı sistem diye tabir ettiğimiz güzellik merkezleri gözümüzün önünde yüzlerce adeta. Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan estetisyen ünvanını verdikleri insanlarla, seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz vaatleri ile kesip doğruyorlar. Hiçbir yasal denetimi yok, hiçbir takip sistemi yok, başıboş bırakılmış bir alan. Bu durumun en acı tarafı, bu sisteme çantacılık yapan doktorların da bulunması. Bazı malzemeleri yalnızca doktorlar kendi kodları ile alabiliyorlar. Bu kodla malzemeleri alıp, çantacılık yaparak bu güzellik merkezlerine satıyorlar. Daha da kötüsü, hiçbir denetime tabi tutulmadan, merdiven altı üretimle her tarafta satılabiliyor. Bu durum insan sağlığını ilgilendiriyor. İnsanımızın sağlığı bu kadar ucuz olmamalı. Biz Uganda değiliz, bu tür vaatler rahat rahat yapılamamalı. Eğer devletten çekinmeleri olmazsa, bu insanların bizim sağlığımıza da bir kıymeti olmaz. Burada sağlık işlemi yapılıyor. İnsanların kör olmasını, burunlarının üzerini kaybetmesini, kulağını duyacağını engelleyici işler yapılıyor, bunlar sağlıkla alakalı" şeklinde konuştu.</p><h2>"Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar?"</h2><p>Laboratuvarda yapılması gerek işlemlerin, güzellik merkezleri kendileri yapıyormuş gibi lanse ettiklerini belirten Şahin, "Mezoterapi dediğimiz işlem bir laboratuvarda yapılması gereken bir işlem. İnsanların gerek selülitleri gerekse saçlarıyla alakalı vaatlerde bulunarak, ’Biz laboratuvarda kanlarınızı ayrıştırıyoruz, bunu da enjekte edip sağlıklı olmanızı sağlıyoruz’ diyorlar. Bir kere bunun laboratuvarda yapılması lazım. Burada laboratuvar olmadığı gibi olsa bile işleyecek bir yetkili yok. Bunun eğitimini almış birisi yok. Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar? Dalga geçer gibi insanların kanlarını alıyorlar, ayrıştırma yapar gibi yapıp insanların vücuduna su enjekte ediyorlar. Bunu da parayla satıyorlar. Bu kadar başıboş bir sistemin denetlenmemesi bu ülkenin yasal olarak bir ayıbı. Tüketicilere çağrımız da her halükarda kim yaparsa yapsın, sağlığınızı etkileyen bu işlem sizi güzelleştirmez. Yüz güzelliğine değil, gönül ve ahlak güzelliğine odaklanın" ifadelerini kullandı.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822825" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/11/406df4f6-ca9g6m8uc98qccvtd4162l.webp" data-title="Evdeki bu alışkanlık alerjenlerin çoğalmasına neden olabiliyor" data-url="/hayat/polen-alerjisinin-belirtileri-neler-uzmani-acikladi-4822825" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Evdeki bu alışkanlık alerjenlerin çoğalmasına neden olabiliyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822647" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/10/6981d65c-fzmg5vxvsxdxasjub5q2a.webp" data-title="Bel ağrısını sadece fıtığa bağlamayın: Gerçek çok daha ağır olabilir" data-url="/hayat/bel-agrisini-sadece-fitiga-baglamayin-gercek-cok-daha-agir-olabilir-4822647" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Bel ağrısını sadece fıtığa bağlamayın: Gerçek çok daha ağır olabilir</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822562" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/9/66732f8a-e46aphsamu8673n2ry4njh.webp" data-title="Sağlık Bakanlığı'ndan yeni açıklama: Hantavirüs tespit edilen gemideki üç kişi Türkiye'ye getiriliyor" data-url="/hayat/saglik-bakanligindan-yeni-aciklama-hantavirus-tespit-edilen-gemideki-uc-kisi-turkiyeye-getiriliyor-4822562" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sağlık Bakanlığı'ndan yeni açıklama: Hantavirüs tespit edilen gemideki üç kişi Türkiye'ye getiriliyor</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/merdiven-alti-guzellik-merkezleri-tehlike-saciyor-4822989</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:49:12 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Evdeki bu alışkanlık alerjenlerin çoğalmasına neden olabiliyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/polen-alerjisinin-belirtileri-neler-uzmani-acikladi-4822825</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/polen-alerjisinin-belirtileri-neler-uzmani-acikladi-4822825" rel="standout" />
      <description>Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Cansever, ev ortamındaki nem oranının gereğinden fazla artırılmasının küf mantarı ve ev tozu akarları gibi alerjenlerin çoğalmasına zemin hazırlayabileceğini söyledi. Uzmanlar, özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde gereksiz nemlendirici kullanımına karşı uyarıyor.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cansever, AA muhabirine, ev tozu akarları (evlerde özellikle yatak, halı ve perdelerde yaşayan, insan derisi döküntüleriyle beslenen mikroskobik böcekler) ve polen gibi alerjenlere karşı duyarlılıkların yetişkinler ve çocukların günlük yaşamını olumsuz etkilediğini söyledi.</p><p><strong>Polen ve nem alerji şikayetlerini artırabiliyor</strong></p><p>Cansever, hava koşulları ve atmosferik değişkenlerin polen yoğunluğu üzerinde etkili olduğunu ifade ederek, ot, çayır ve ağaç polenlerinin özellikle nisan ayından ekime kadar doğada yoğun şekilde bulunduğunu söyledi.</p><p>Yoğun yağışların atmosferdeki polen miktarını geçici olarak azaltabildiğini belirten Cansever, yağış sonrası artan ot büyümesinin yeni polen salınımına neden olabileceğini kaydetti.</p><p><strong>Polen alerjisinin belirtileri neler?</strong></p><p>Doç. Dr. Murat Cansever, çocuklarda görülen bazı belirtilerin polen alerjisine işaret edebileceğini belirtti.</p><p>Polen alerjisinde öne çıkan belirtiler şöyle sıralandı:</p><p>Burun akıntısı</p><p>Hapşırık</p><p>Burun tıkanıklığı</p><p>Gözlerde yanma ve sulanma</p><p>Kaşıntı</p><p>Cansever, bu tabloya “alerjik nezle” adı verildiğini belirterek, gribal enfeksiyondan farklı olarak ateş, halsizlik ve kırgınlık gibi bulguların eşlik etmediğini söyledi.</p><p><strong>“Gereksiz nemlendirici kullanımı uygun değil”</strong></p><p>Evdeki küf mantarı ve ev tozu akarlarının nemli ve rutubetli ortamlarda çoğaldığına dikkat çeken Cansever, özellikle yağışlı dönemlerde ev ortamındaki nem seviyesinin kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Cansever, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Evde gereksiz nemlendirici kullanmak, sürekli pencereleri açık bırakmak ve evin nem oranını alışılmış seviyelerin üzerine çıkarmak uygun değil. Nemli ortamlar, küf mantarı ve ev tozu akarları gibi inhalan alerjenlerin çoğalmasını kolaylaştırabiliyor.”</p><p><strong>Çocuklarda polen alerjisine aşı tedavisi uygulanabiliyor</strong></p><p>Yoğun alerji şikayetlerinin çocukların uyku düzenini, okul başarısını ve sosyal yaşamını etkileyebildiğini belirten Cansever, bazı hastalarda immünoterapi yöntemine başvurduklarını söyledi.</p><p>Tedavi sürecinde öncelikle çocuğun hangi polene karşı alerjisi olduğunun tespit edildiğini ifade eden Cansever, daha sonra ilgili polen özütüyle aşı tedavisi uygulandığını aktardı.</p><p>Aşı tedavisine ilişkin bilgiler şöyle paylaşıldı:</p><p>Tedavi yaklaşık 3 ila 5 yıl sürebiliyor</p><p>İlk aşamada düşük doz uygulanıyor</p><p>İdame doza ulaşıldığında tedavi aylık devam ediyor</p><p>Tedavinin etkisinin genellikle ilk yıl sonunda daha belirgin hale geldiği ifade ediliyor</p><p>Cansever, Kayseri Şehir Hastanesi’nde bu tedaviyi uyguladıkları bazı hastalarda olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi.</p><p><strong>Mevsim geçişlerinde nem dengesi önem taşıyor</strong></p><p>Uzmanlar, özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde hem polen yoğunluğunun hem de nem kaynaklı alerjenlerin artabileceğine dikkat çekiyor. Ev ortamındaki nem seviyesinin dengeli tutulması, küf ve ev tozu akarlarının çoğalmasını azaltmada önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/polen-alerjisinin-belirtileri-neler-uzmani-acikladi-4822825</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/11/406df4f6-ca9g6m8uc98qccvtd4162l.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 21:26:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bel ağrısını sadece fıtığa bağlamayın: Gerçek çok daha ağır olabilir</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/bel-agrisini-sadece-fitiga-baglamayin-gercek-cok-daha-agir-olabilir-4822647</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/bel-agrisini-sadece-fitiga-baglamayin-gercek-cok-daha-agir-olabilir-4822647" rel="standout" />
      <description>Belde oluşan ağrı genellikle fıtık olarak değerlendirilebilir. Ancak her bel ağrısını sadece ‘fıtık’ veya ‘yorgunluk’ sanmak, bazı önemli hastalıkların teşhisinde geç kalınmasına neden olabiliyor. Bel ağrılarını ciddiye almak gerektiğinin altını çizen Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, özellikle istirahat halindeyken artan ve gece uykudan uyandıran ağrıların; iltihaplı romatizmadan kanser metastazına kadar pek çok ciddi hastalığın habercisi olabileceğini açıkladı.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda çoğu kişiden duyduğumuz bel ağrısı şikayeti, genellikle ‘ağır kaldırdım’ ya da ‘fıtığım azdı’ denilerek geçiştiriliyor. Ancak tıp dünyası, bel ağrısının bir hastalık değil, vücudun verdiği bir semptom olduğunun altını çiziyor. Yaklaşık 50 farklı nedene dayanan bu ağrılar, basit bir kas tutulmasından ibaret olabileceği gibi; prostat, meme veya kolon kanserinin ilk belirtisi olarak da karşımıza çıkabiliyor. Bel ağrılarına ciddiyetle yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Bel ağrılarının spektrumu oldukça geniştir. Yaklaşık 40-50 farklı tanıdan söz edilebilir. Bu tanılar arasında çok hafif seyreden durumlar olduğu gibi, oldukça ciddi hastalıklar da bel ağrısına neden olabilir. Bel ağrısı bir hastalık değil, bir semptomdur. Basit bir kas incinmesi bel ağrısına yol açabileceği gibi, prostat kanserinin bele yansıması da ağrı şeklinde kendini gösterebilir. Bu nedenle bel ağrısı şikâyetiyle başvuran hastalarda dikkatli ve özenli bir muayene yapılması, gerekirse radyolojik görüntülemeye başvurulması son derece önemlidir. Çünkü basit gibi görünen bir bel ağrısı, bazı durumlarda meme veya kolon kanseri gibi ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Öte yandan, kötü bir yatakta yatmak gibi basit nedenler de bel ağrısına yol açabilir" ifadelerini kullandı.</p><p><br></p><h2>Erken tanı alınmazsa sakatlığa neden olabilir</h2><p><br></p><p>Bel ağrısı semptomuyla kendini gösteren iltihaplı romatizmal hastalıklara dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle genç erkeklerde görülen bu hastalıklar fark edilmez, tanı konulmaz ve tedavi edilmezse ömür boyu sakatlığa yol açabilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilir. Ankilozan spondilit, iltihaplı romatizma türlerinden biridir ve erken tanı konulmadığında ciddi sakatlıklara neden olabilir. Bu nedenle bel ağrıları mutlaka dikkatle değerlendirilmelidir. Öte yandan bel fıtığı, omurgalar arasında yer alan disklerle ilişkilidir. Bu diskler, omurganın sağlıklı hareket etmesini sağlayan, bir aracın amortisörleri gibi görev yapan yapılardır. Disklerin zamanla aşınması ve fıtıklaşması sonucu, omurilikten çıkan sinirler sıkışabilir ve bu da fıtığa yol açar. Ancak bu durum kas ağrısıyla karıştırılabilir. Kas kaynaklı bel ağrısı genellikle kalça veya bacağa yayılmaz. Oysa fıtıkta, sinire baskı olduğu için ağrı belden başlayarak topuğa kadar inebilir. Bu iki durum dikkatli bir muayene ile kolaylıkla ayırt edilebilir."</p><p><br></p><h2>Devam eden ağrılarda ileri tetkik şart</h2><p><br></p><p>Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, Belden bacağa kadar yayılan ve sinir boyunca hissedilen ağrılarda mutlaka görüntüleme yapılması gerektiğini söyledi, "Böylece hangi sinirin, hangi tarafta ve ne ölçüde baskı altında olduğu belirlenerek doğru tedavi planlanabilir" dedi. Bel ağrılarının önem derecesinin belirlenmesinde hastayla yapılan anamnezin çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Örneğin, hastanın ağrısı yürürken veya otururken ortaya çıkıyor ancak yatarken geçiyorsa, bu durum genellikle dejeneratif nedenlere işaret eder. Buna karşılık, gece ortaya çıkan ya da istirahat sırasında devam eden ağrılar; iltihaplı romatizma veya kanser gibi daha ciddi durumları düşündürmelidir. Bu nedenle hastalara yöneltilen en kritik sorulardan biri, ağrının gece veya istirahat halinde olup olmadığıdır. Bu tür durumlarda mutlaka ileri tetkik yapılmalıdır. Cerrahi gerekliliği ise belirli kriterlere göre değerlendirilir. Tüm konservatif yöntemler (ilaç tedavisi, fizik tedavi, enjeksiyonlar, istirahat vb.) uygulanmasına rağmen ağrı devam ediyorsa, bu önemli bir cerrahi nedenidir. Ayrıca nörolojik bozuklukların ortaya çıkması, örneğin ayakta kuvvet kaybı gelişmesi ya da duyu kaybının devam etmesi ve ilerlemesi durumunda hasta cerrahiye yönlendirilir" diye konuştu.</p><p><br></p><h2>Tedavi yaklaşımı hastalığa göre değişir</h2><p><br></p><p>Omurgayı nasıl korumak gerektiğini ve bel ağrılarının nasıl tedavi edildiğine ilişkin konuşan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, şöyle konuştu: "Omurga, vücudun yükünü taşıyan bir binanın ana kolonu gibidir. Ayakta dururken vücut ağırlığı bacaklar aracılığıyla aşağıya iletilir. Ancak otururken bu yük doğrudan omurga ve kuyruk sokumuna biner. Bu nedenle bel fıtığı olan hastalara uzun süre oturmamaları önerilir. Tedavi yaklaşımı hastalığa göre değişir. Örneğin, bel fıtığında ilk birkaç gün egzersiz önerilmez; öncelikle ağrının azaltılması ve kasların gevşetilmesi hedeflenir. Ağrı azaldıktan ve ödem geriledikten sonra, omurganın stabilitesini sağlamak için özel egzersizler uygulanır. Bu egzersizlerle karın, kalça ve bel kaslarının güçlendirilmesi amaçlanır. Ancak iltihaplı romatizmal hastalıklarda veya kanser metastazı bulunan durumlarda egzersiz ağrıyı artırabilir. Bu nedenle hasta egzersiz sırasında ağrısının arttığını ifade ediyorsa, durum dikkatle değerlendirilmelidir."</p><p><br></p><p>Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, hastaların uzun süre oturması ya da uzun süre ayakta kalması gibi durumların bel ağrısına neden olabileceğini hatırlatarak, dengeli egzersiz ve dengeli aktivitenin önemine dikkat çekti.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822642" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/10/c608493e-hqua5qh7elu95zk28bfs5u.webp" data-title="TRT1'in sevilen dizisinde beklenmeyen ayrılık kararı: 3 yıldır kadrodaydı" data-url="/foto-galeri/hayat/trt1in-sevilen-dizisinde-beklenmeyen-ayrilik-karari-3-yildir-kadrodaydi-4822642" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">TRT1'in sevilen dizisinde beklenmeyen ayrılık kararı: 3 yıldır kadrodaydı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822617" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/10/a3cd6270-fkvhaxfv0fhqiq8czdieh.webp" data-title="ABD: İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında 62 gemiyi engelledik" data-url="/dunya/abd-irana-yonelik-deniz-ablukasi-kapsaminda-62-gemiyi-engelledik-4822617" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">ABD: İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında 62 gemiyi engelledik</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/bel-agrisini-sadece-fitiga-baglamayin-gercek-cok-daha-agir-olabilir-4822647</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/10/6981d65c-fzmg5vxvsxdxasjub5q2a.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:02:40 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlık Bakanlığı'ndan yeni açıklama: Hantavirüs tespit edilen gemideki üç kişi Türkiye'ye getiriliyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakanligindan-yeni-aciklama-hantavirus-tespit-edilen-gemideki-uc-kisi-turkiyeye-getiriliyor-4822562</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakanligindan-yeni-aciklama-hantavirus-tespit-edilen-gemideki-uc-kisi-turkiyeye-getiriliyor-4822562" rel="standout" />
      <description>Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, gemide bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 Türk vatandaşının yarın Türkiye'ye getirileceğini duyurdu.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nın, içinde Türk vatandaşlarının da bulunduğu uluslararası bir seyahat gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edilmesine ilişkin sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, <strong>"Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir. İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir. Ülkemize ulaştıkları andan itibaren, karantinaya alınacak ve sağlık süreçleri Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir"</strong> denildi. </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/5/9/3df40b9b-zlw59y4o9a9x8o8g6rhi6e.webp" data-card-width="592" data-card-height="810" data-card-path="/piri/upload/3/2026/5/9/3df40b9b-zlw59y4o9a9x8o8g6rhi6e.webp"></p><p><br></p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822433" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/9/4627bc87-ktbu0ejgqhhr8r8r6zhyk.webp" data-title="DSÖ’den yeni Hantavirüs açıklaması: Riski düşük olarak değerlendiriyoruz" data-url="/dunya/dsoden-yeni-hantavirus-aciklamasi-riski-dusuk-olarak-degerlendiriyoruz-4822433" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">DSÖ’den yeni Hantavirüs açıklaması: Riski düşük olarak değerlendiriyoruz</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822413" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/9/de9e2dc7-65x4ukrgdwatyeovjjjstr.webp" data-title="Hantavirüs vakası görülen gemi: ABD vatandaşlarının tahliyesi için uçak gönderecek" data-url="/dunya/hantavirus-vakasi-gorulen-gemi-abd-vatandaslarinin-tahliyesi-icin-ucak-gonderecek-4822413" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Hantavirüs vakası görülen gemi: ABD vatandaşlarının tahliyesi için uçak gönderecek</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822396" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/9/bf5773bd-mxzn7mo9us2ygr83felc1.webp" data-title="Hantavirüs Kovid gibi yayılmıyor" data-url="/gundem/hantavirus-kovid-gibi-yayilmiyor-4822396" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Hantavirüs Kovid gibi yayılmıyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822284" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/8/c5ccbfaf-ux16pozdzamfkb9mrxdv16.webp" data-title="Hantavirüs için kritik uyarı: Belirtileri bulaş yöntemleri ve riskli gruplar açıklandı" data-url="/hayat/hantavirus-icin-kritik-uyari-belirtileri-bulas-yontemleri-ve-riskli-gruplar-aciklandi-4822284" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Hantavirüs için kritik uyarı: Belirtileri bulaş yöntemleri ve riskli gruplar açıklandı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822232" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/8/96aedfd2-a78zw7kwauayogke680o3l.webp" data-title="Sağlık Bakanlığından 'hantavirüs' açıklaması: Türkiye'de görüldü mü?" data-url="/hayat/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi-turkiyede-goruldu-mu-4822232" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sağlık Bakanlığından 'hantavirüs' açıklaması: Türkiye'de görüldü mü?</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakanligindan-yeni-aciklama-hantavirus-tespit-edilen-gemideki-uc-kisi-turkiyeye-getiriliyor-4822562</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/9/66732f8a-e46aphsamu8673n2ry4njh.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 23:04:02 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlık Bakanlığından 'hantavirüs' açıklaması: Türkiye'de görüldü mü?</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi-turkiyede-goruldu-mu-4822232</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi-turkiyede-goruldu-mu-4822232" rel="standout" />
      <description>Sağlık Bakanlığı, hantavirüs vakalarına ilişkin sürecin bilimsel esaslar doğrultusunda titizlikle takip edildiğini belirterek, doğrulanmamış bilgilere karşı vatandaşları uyardı. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık, son günlerde kamuoyunda gündeme gelen hantavirüs vakalarına dair yazılı bir açıklama yayımladı.</p><p>Açıklamada, virüsle ilgili sürecin yakından izlendiği ve Türkiye genelinde herhangi bir bulguya rastlanmadığı vurgulandı.</p><h2>"Süreç titizlikle takip ediliyor"</h2><p>Hantavirüs vakalarına ilişkin iddiaların bilimsel veriler ışığında incelendiği belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:</p><ol><li data-list="bullet">"Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmî makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir. Bakanlığımız; halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı; tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir."</li></ol><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822115" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/8/d21edd12-eww2iktsywjliluatkoc9m.webp" data-title="Hantavirüs pandemiye dönüşecek mi?" data-url="/foto-galeri/hayat/hantavirus-pandemiye-donusecek-mi-4822115" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false">Hantavirüs pandemiye dönüşecek mi?</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi-turkiyede-goruldu-mu-4822232</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/8/96aedfd2-a78zw7kwauayogke680o3l.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:39:55 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DSÖ'den rahatlatan açıklama: Hantavirüs enfekte olan kişi için tehlikeli genel nüfus için risk kesinlikle düşük</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/dsoden-rahatlatan-aciklama-hantavirus-enfekte-olan-kisi-icin-tehlikeli-genel-nufus-icin-risk-kesinlikle-dusuk-4822212</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/dsoden-rahatlatan-aciklama-hantavirus-enfekte-olan-kisi-icin-tehlikeli-genel-nufus-icin-risk-kesinlikle-dusuk-4822212" rel="standout" />
      <description>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Christian Lindmeier, hantavirüsün enfekte olan kişi için tehlikeli ancak genel nüfus için riskin kesinlikle düşük olduğunu bildirdi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lindmeier, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye (Yeşil Burun Adaları) giden Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmesi sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Temas sonucu hantavirüs şüphesiyle Amsterdam'da hastaneye kaldırılan Hollanda Kraliyet Havayollarında (KLM) çalışan bir uçuş görevlisinin testinin negatif çıktığını belirten Lindmeier, bunun iyi bir gelişme olduğunu kaydetti.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822187" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/8/9c7a304d-yufyzm9srgjrk8mi5vjmec.webp" data-title="İngiltere’de hantavirüs şüphesi: Bir vaka daha inceleme altında" data-url="/dunya/ingilterede-hantavirus-suphesi-bir-vaka-daha-inceleme-altinda-4822187" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">İngiltere’de hantavirüs şüphesi: Bir vaka daha inceleme altında</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822141" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/8/d5149941-bhx3d1akz65lzmss22dnrp.webp" data-title="ABD’de hantavirüs alarmı: En düşük acil durum seviyesi devreye alındı" data-url="/dunya/abdde-hantavirus-alarmi-en-dusuk-acil-durum-seviyesi-devreye-alindi-4822141" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">ABD’de hantavirüs alarmı: En düşük acil durum seviyesi devreye alındı</span></span></p><p><br></p><p><strong>HOLLANDA'DAN GELEN 2 DOKTOR GEMİYE BİNECEK</strong></p><p>Lindmeier, "(Hantavirüsün) Genel nüfus için riski düşük. İnsanların artık daha az endişelendiğini hissediyorum çünkü bunun Kovid-19 gibi yayılmadığını fark ediyorlar. Temas takibi etkili çünkü (enfekte hastalarla) yakın temasta bulunanları izliyor. Bu tehlikeli bir virüs ancak sadece gerçekten enfekte olan kişi için tehlikeli ve genel nüfus için risk kesinlikle düşük." dedi.</p><p>Kanarya Adaları'na doğru yolda olan MV Hondius isimli geminin tam olarak ne zaman varacağını bilmediğini söyleyen Lindmeier, bunun operatör ve ev sahibi ülke arasındaki bir konu olduğuna değindi.</p><p>Lindmeier, geminin Hollanda'dan 2 doktorun gelmesi ve gemiye binmesi için bir süre Cabo Verde'de beklediğini de söyledi.</p><p><strong>Hantavirüs</strong></p><p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.</p><p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p><p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822138" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/8/2d3e32fa-20frb9sj43ezsz2n8nho8.webp" data-title="Hantavirüs Türkiye'ye geldi mi?" data-url="/video-galeri/gundem/hantavirus-turkiyeye-geldi-mi-4822138" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Hantavirüs Türkiye'ye geldi mi?</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4822115" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/8/d21edd12-eww2iktsywjliluatkoc9m.webp" data-title="Hantavirüs pandemiye dönüşecek mi?" data-url="/foto-galeri/hayat/hantavirus-pandemiye-donusecek-mi-4822115" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Hantavirüs pandemiye dönüşecek mi?</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/dsoden-rahatlatan-aciklama-hantavirus-enfekte-olan-kisi-icin-tehlikeli-genel-nufus-icin-risk-kesinlikle-dusuk-4822212</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/8/978e170c-runfd6qg1n8cb0tn4gdoj.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:21:09 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Glütensiz yaşama güvenilir destek</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/glutensiz-yasama-guvenilir-destek-4822203</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/glutensiz-yasama-guvenilir-destek-4822203" rel="standout" />
      <description>9 Mayıs Dünya Çölyak Günü kapsamında glütensiz beslenmeye dikkat çeken Sinangil, Türkiye’de paketli glütensiz un üretimini başlatan marka olarak çölyaklı bireylerin güvenilir ve ulaşılabilir ürüne erişimini destekliyor. 2006 yılından bu yana glütensiz un üretimi gerçekleştiren marka, unun yanı sıra glütensiz ekmek ve atıştırmalık ‘Sinangil Gluten YOK’ ürünleriyle de çölyaklıların günlük yaşamını kolaylaştırıyor.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çölyak hastalığında glütensiz beslenme, gündelik hayatın her alanını etkileyen kalıcı bir düzen gerektiriyor. Türkiye’nin önde gelen un markalarından Sinangil, glütensiz ürün çeşitleriyle bu ihtiyacı karşılarken, glütensiz yaşamı daha pratik hale getiren çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Sinangil Gluten YOK ürünleri yaygın perakende ve online satış kanallarının yanı sıra indirim marketleri de dahil olmak üzere farklı satış noktalarında tüketicilerle buluşuyor.</p><h2>Glütensiz ürünlere erişim temel bir ihtiyaç</h2><p>Dünya Çölyak Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, şunları söyledi:</p><p>“Çölyaklı bireyler için glütensiz ürün temel bir ihtiyaç niteliği taşıyor. Sinangil markamızla 2006 yılında Türkiye’de paketli glütensiz un üretimini başlatırken bu ihtiyacı merkeze alan bir adım attık. Bugün geldiğimiz noktada 20 yıllık deneyimimizle çölyaklıların güvenle tercih edebileceği, ulaşılabilir ve ekonomik ürünler sunmaya odaklanıyoruz. Bu ürünlerle evlerinde, okullarında, iş yerlerinde ve sosyal hayatlarında daha rahat hareket edebilmelerine katkı sağlıyoruz.”</p><h2>“Çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz”</h2><p>Sinangil, ürün yaklaşımının yanı sıra çölyak farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara da destek veriyor. “Çölyaklı bireylerin mücadelesini kolaylaştırmak için yalnızca ürün geliştirmekle yetinemeyiz” diyen Hasan Abdullah Özkan, “Bu alanda farkındalığın artması, doğru bilginin yaygınlaşması ve glütensiz ürünlere erişimin hayatın doğal bir parçası haline gelmesi gerekiyor. Bu anlayışla geçtiğimiz yıllarda Çölyak Vakfı’yla birlikte Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirveleri gerçekleştirdik. Doktorlardan beslenme uzmanlarına, sivil toplum paydaşlarından sektör temsilcilerine kadar farklı alanlardan isimlerle çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıracak başlıkları ele aldık. Önümüzdeki dönemde Sinangil Gluten YOK ürünlerimizle glütensiz beslenme ihtiyacına yanıt verirken, STK iş birliklerimizle de doğru bilginin yaygınlaşmasına ve çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/5/8/78cf6898-43qqwcdja111vkyyn49alu.webp" data-card-width="1000" data-card-height="450" data-card-path="/piri/upload/3/2026/5/8/78cf6898-43qqwcdja111vkyyn49alu.webp"></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/glutensiz-yasama-guvenilir-destek-4822203</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/8/fb8df96a-iraiiw4wb1hu6ssn8gmmj.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:47:17 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hantavirüs pandemiye dönüşecek mi?</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/hantavirus-pandemiye-donusecek-mi-4822115</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/hantavirus-pandemiye-donusecek-mi-4822115" rel="standout" />
      <description>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bir yolcu gemisinde patlak veren hantavirüs salgınının yeni bir küresel pandemi anlamına gelmediğini açıkladı. DSÖ yetkilileri, virüsün yayılma şeklinin COVID-19'dan farklı olduğunu ve riskin düşük seviyede kalacağını duyurdu. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/hantavirus-pandemiye-donusecek-mi-4822115</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/8/d21edd12-eww2iktsywjliluatkoc9m.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 08:10:27 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dünyaya yayılıyor: İsrail'de ilk hantavirüs vakası teşhis edildi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/dunya/dunyaya-yayiliyor-israilde-ilk-hantavirus-vakasi-teshis-edildi-4822019</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/dunya/dunyaya-yayiliyor-israilde-ilk-hantavirus-vakasi-teshis-edildi-4822019" rel="standout" />
      <description>MV Hondius isimli yolcu gemisinde bulunan üç kişinin ölümüne neden olan hantavirüsün Singapur ve İsviçre'de görülmesinin ardından İsrail'de de ilk vakanın tespit edildiği bildirildi. Salgının merkezinde yer alan yolcu gemisinde ölümler yaşanırken, farklı ülkelerde temaslı kişiler karantina altına alındı ve hastanelerde izlem sürüyor. Avrupa, Asya ve Afrika’ya yayılan şüpheli vakalar küresel alarmı tetiklerken, uzmanlar virüsün kuluçka süresinin uzunluğuna dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü ise riskin düşük olduğunu belirtse de temaslı takibinin kritik önem taşıdığını vurguluyor.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye (Yeşil Burun Adaları) giden ve hantavirüs vakalarının tespit edildiği MV Hondius isimli yolcu gemisinin, şüpheli 3 hastanın tahliye edilmesinin ardından Kanarya Adaları'na ulaşmak üzere buradan ayrıldığı bildirildi.</p><p>Tahliye edilen 3 kişinin İngiltere, Hollanda ve Almanya uyruklu oldukları açıklandı.</p><p>İçinde hala yaklaşık 150 yolcu bulunan geminin 3 gün içinde Kanarya Adaları'na ulaşması öngörülüyor.</p><h2>Hollanda ve Almanya'da alarm</h2><p>Hollanda medyasında yer alan haberlere göre de Hollanda Kraliyet Havayollarında (KLM) çalışan bir uçuş görevlisi, hantavirüs belirtileriyle Amsterdam'daki bir hastaneye kaldırıldı.</p><p>Hollandalı uçuş görevlisinin, hantavirüs nedeniyle Johannesburg'da ölen 69 yaşındaki Hollandalı kadınla temasının olduğu ve hafif semptomlarla hastanede izole edildiği belirtildi.</p><p>Alman basını ise yolcu gemisinde yaşanan salgın sırasında hantavirüse maruz kalmış olabileceği düşünülen bir Alman kadının, ihtiyati testler yapılması için Düsseldorf'ta hastaneye yatırıldığını duyurdu.</p><p>65 yaşındaki kadın, sıkı enfeksiyon kontrol önlemleri altında Düsseldorf Üniversite Hastanesi'ne sevk edildi ve burada gözlem altına alınmak üzere enfeksiyon hastalıkları servisine kabul edildi.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamada, hastanın durumunun stabil olduğu belirtilerek "Şu ana kadar aktif bir enfeksiyona dair herhangi bir bulguya rastlanmadı ancak virüsün kuluçka süresinin oldukça değişken olması nedeniyle, hastanın izlenmesine ve testlerin sürdürülmesine ihtiyaç duyulmaktadır." denildi.​​​​​​​</p><h2>Singapur’da 2 kişi hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı</h2><p>Hantavirüse bağlı ölümlerin yaşandığı Hollanda bayraklı MV Hondius yolcu gemisinde bulunan 2 kişi, Singapur’da virüs şüphesiyle karantinaya alındı.</p><p>Arjantin’den Afrika’nın batısındaki Cabo Verde’ye gittiği sırada hantavirüse bağlı ölümlerin yaşandığı Hollanda bayraklı MV Hondius yolcu gemisinde bulunan 2 kişi, Singapur’da Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi’nde (NCID) virüs şüphesiyle karantinaya alındı.</p><h2>İsviçre'de hantavirüs tespit edilen bir hasta Zürih'te tedavi altına alındı</h2><p>İsviçre Federal Halk Sağlığı Dairesi (FOPH), hantavirüs bulaşmış bir hastanın Zürih Üniversite Hastanesinde tedavi gördüğünü bildirdi.</p><p>İsviçre'nin kamu yayın kuruluşu SRF'nin haberinde, Atlas Okyanusu'nun güneyindeki Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye giden ve hantavirüs vakalarının doğrulandığı yolcu gemisinde bulunan bir kişide virüs tespit edildiği belirtildi.</p><p>Haberde, nisan sonunda Güney Amerika gezisinden dönen hastanın ilk belirtileri göstermesinin ardından hastaneye gittiği ve orada acilen izole edildiği bilgisine yer verildi.</p><p>Cenevre Üniversitesi Hastaneleri (HUG) laboratuvarında yapılan testin hantavirüs enfeksiyonunu doğruladığına işaret edilen haberde, hastada, Güney Amerika'da yaygın olan hantavirüsün bir varyantı olan Andes virüsünün tespit edildiği bildirildi.</p><h2>İsrail'de de ilk vaka teşhis edildi</h2><p>Dünyayı alarma geçiren hantavirüs bir ülke daha görüldü. İsrail medyası, ülkede ilk hantavirüs vakasının teşhis edildiğini duyurdu. İsrail basınına göre hastanın birkaç ay önce Doğu Avrupa'da kaldığı süre boyunca enfekte olduğu ve hastalığa bağlı belirtiler geliştirdikten sonra tıbbi yardım aldığı düşünülüyor.</p><p>Haberde, hastada semptomlar ortaya çıktıktan sonra antikor testi yapıldığı ve hantavirüse maruz kaldığı tespit edildiği belirtildi. Daha sonra hastaya, virüsün genetik materyalini tespit etmek için PCR (polimeraz zincir reaksiyonu) testi yapıldığı ve enfeksiyonun doğrulandığı bilgisine de yer verildi.</p><h2>Gemide üç kişi öldü</h2><p>Arjantin’den 1 Nisan’da yola çıkan ve 3 Mayıs’ta Yeşil Burun Adaları açıklarına ulaşan gemide 23 ülkeden 88 yolcu ve 59 mürettebat bulunuyordu. Gemide şu ana kadar 8 kişide virüs tespit edilirken, 3 kişi hayatını kaybetti. Üç vaka ise 'şüpheli' olarak nitelendirildi.</p><p>İlk vaka olan Hollandalı erkek yolcu, 11 Nisan’da gemide hayatını kaybederken, cenazesi 24 Nisan’a kadar gemide kaldı. Ardından eşi, cenazeyle birlikte Saint Helena’da karaya çıkarıldı. Tahliye sırasında hafif belirtiler gösteren kadın, Güney Afrika’nın Johannesburg kentine uçtu. Hollanda’ya giden uçağı bindirilmeyen kadın, bir gün sonra 26 Nisan’da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Gemideki 1 Almanya vatandaşı ise 2 Mayıs’ta yaşamını yitirdi.</p><p>Geminin İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları’nın Tenerife Limanı’na demirlemesi ve sağlık durumları müsaade ettiği takdirde yabancı yolcuların buradan kendi ülkelerine gönderilmesi planlanıyor. Gemiden şu ana kadar 3 kişi tahliye edilerek, Hollanda’ya sevk edildi.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, DSÖ’nün yolcularla temas etmiş olabilecek ve semptom gösteren başka kişiler bulunduğu iddialarından haberdar olduğunu ve ilgili makamlarla temas halinde olduklarını açıkladı. DSÖ Genel Direktörü, hastalığın kuluçka süresinin altı haftaya kadar çıkabildiğini ifade ederek ilerleyen dönemde daha fazla vaka ortaya çıkabileceğine işaret etti.</p><p>Ghebreyesus, hastalığın ciddi olmasına rağmen "halk sağlığı açısından risk seviyesinin düşük" olarak değerlendirildiğini de sözlerine ekledi.</p><p>Ghebreyesus, önceki hantavirüs salgınlarında insandan insana bulaşmanın yalnızca "uzun süreli yakın temas" durumlarında görüldüğünü ve bu vakada da durumun böyle olduğunu söyledi. Ghebreyesus, "İlk vaka, 6 Nisan’da belirti göstermeye başlayan ve 11 Nisan’da gemide hayatını kaybeden bir erkekti. Numune alınmadı ve belirtiler, diğer solunum yolu hastalıklarına benzediği için başlangıçta hantavirüsten şüphelenilmedi" şeklinde konuştu.</p><h2>Hantavirüs</h2><p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.</p><p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor. Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4821989" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/7/ac950081-rixaeg6auvocazm6ngvm4f.webp" data-title="Yolcu gemisi MV Hondius'ta 5 hantavirüs vakası doğrulandı" data-url="/dunya/yolcu-gemisi-mv-hondiusta-5-hantavirus-vakasi-dogrulandi-4821989" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Yolcu gemisi MV Hondius'ta 5 hantavirüs vakası doğrulandı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4821942" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/7/da9a3308-ngpc4tr1y7dxyt3s3sme6n.webp" data-title="AB'den hantavirüs açıklaması: Avrupalılar için endişeye neden olacak bir durum yok" data-url="/dunya/abden-hantavirus-aciklamasi-avrupalilar-icin-endiseye-neden-olacak-bir-durum-yok-4821942" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">AB'den hantavirüs açıklaması: Avrupalılar için endişeye neden olacak bir durum yok</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4821917" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/7/a163290d-t59odjudfmy0481meuyfb.webp" data-title="Gemide ortaya çıkan Hantavirüs dünyayı tedirgin etti: 3 kişi hayatını kaybetti gemiden tahliyeler başladı" data-url="/dunya/gemide-ortaya-cikan-hantavirus-dunyayi-tedirgin-etti-3-kisi-hayatini-kaybetti-gemiden-tahliyeler-basladi-4821917" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Gemide ortaya çıkan Hantavirüs dünyayı tedirgin etti: 3 kişi hayatını kaybetti gemiden tahliyeler başladı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4821741" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/6/706f6b25-ofzfzxz698mckhbrz4jq5.webp" data-title="Hantavirüs vakalarının tespit edildiği geminin yolcuları Kanarya Adaları'ndan ülkelerine gönderilecek" data-url="/hayat/hantavirus-vakalarinin-tespit-edildigi-geminin-yolculari-kanarya-adalarindan-ulkelerine-gonderilecek-4821741" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Hantavirüs vakalarının tespit edildiği geminin yolcuları Kanarya Adaları'ndan ülkelerine gönderilecek</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4821527" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/6/2f61684e-43vhk1ayj9gmdxjgje419.webp" data-title="Hantavirüs nedir, nasıl bulaşır? Hantavirüs belirtileri neler, hangi ülkelerde görüldü?" data-url="/foto-galeri/ozgun/hantavirus-nedir-nasil-bulasir-hantavirus-belirtileri-neler-hangi-ulkelerde-goruldu-4821527" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Hantavirüs nedir, nasıl bulaşır? Hantavirüs belirtileri neler, hangi ülkelerde görüldü?</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/dunya/dunyaya-yayiliyor-israilde-ilk-hantavirus-vakasi-teshis-edildi-4822019</link>
      <subcategory>Gündem</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/7/23bead83-xemul93m6ic32zevlqag6q.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 20:10:19 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Vitamin takviyeleri kalbinizi yorabilir</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/vitamin-takviyeleri-kalbinizi-yorabilir-4821760</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/vitamin-takviyeleri-kalbinizi-yorabilir-4821760" rel="standout" />
      <description>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara kullanımı, aşırı kilo ve bilinçsiz vitamin tüketimi kalp hastalıklarının artışında etkili oluyor. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de her 3 kişiden biri kalp kaynaklı nedenlerle hayatını kaybediyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde düzenlenen “Kalbin İçin Harekete Geç” söyleşisinde hekimler kalp sağlığını korumak için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.</p><p>KALP HASTALIKLARI ŞİKAYETSİZ İLERLİYOR</p><p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen, kalp hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek, “Kalp ve damar hastalıklarının yüzde 50’si hiçbir şikayete yol açmadan ilerliyor” dedi. Sosyal medyada önerilen ürünlerin doktor tavsiyesi olmadan kullanılmaması gerektiğini söyleyen Dağdelen, bilinçsiz vitamin kullanımının da ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. “Televizyon veya sosyal medyada duyulan hiçbir şey doktor önerisi olmadan kullanılmamalı. Sirke ya da sarımsak ancak besin olarak faydalıdır; tedavi amacıyla kullanıldığında zarar verebilir” diye konuştu. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Alhan ise sigara ve diyabetin kalbi en çok yıpratan iki temel etken olduğunu belirterek, kontrolsüz diyabetin kalp krizi riskini iki kat artırdığını söyledi. Alhan, düzenli yürüyüş, Akdeniz tipi beslenme, güçlü sosyal bağlar ve düşük stresin kalp sağlığını olumlu etkilediğini vurguladı.</p><p><br></p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4820744" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/4/53dbb1a2-nhckt14221plkurf82zqy.webp" data-title="Uzmanı uyardı: Evdeki gizli tehlike akciğerlere zarar veriyor" data-url="/hayat/uzmani-uyardi-evdeki-gizli-tehlike-akcigerlere-zarar-veriyor-4820744" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Uzmanı uyardı: Evdeki gizli tehlike akciğerlere zarar veriyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4820886" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/4/68fef242-lul7qswyga7xl3d8xbhfk.webp" data-title="Uzmanı açıkladı: &quot;Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı&quot;" data-url="/hayat/uzmani-acikladi-keneler-hep-vardi-2002den-sonra-kkka-ortaya-cikti-4820886" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Uzmanı açıkladı: "Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı"</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4821054" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/4/f1dd35c6-86fvckiuoflt588fgyzii.webp" data-title="Elektromanyetik kirlilik sağlık sorunlarına yol açıyor" data-url="/hayat/elektromanyetik-kirlilik-saglik-sorunlarina-yol-aciyor-4821054" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Elektromanyetik kirlilik sağlık sorunlarına yol açıyor</span></span></p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/vitamin-takviyeleri-kalbinizi-yorabilir-4821760</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/7/afd7a854-bwaj7hdszbqdi1t2g32624.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uzmanı uyardı: Akciğer kanseri, yüzde 85 sigarayla ilişkili</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-akciger-kanseri-yuzde-85-sigarayla-iliskili-4821743</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-akciger-kanseri-yuzde-85-sigarayla-iliskili-4821743" rel="standout" />
      <description>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Karalezli, akciğer kanserinin yüzde 85 oranında sigarayla ilişkili olduğunu söyledi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Karalezli, akciğer kanserinin nedenin yüzde 85 oranında sigara olduğunu belirterek, "'Yüzde 85 oranında birbiriyle ilişkili' diyoruz. Ama tabii çevresel, mesleksel diğer faktörler de söz konusu olabilir. Sigara kullanması nedeniyle ilaç etkileşimleri, ilacın daha az cevap veriyor olması, radyoterapinin daha az cevap veriyor olması gibi sorunlar olabilir bu hastalarda. Tabii sigaraya devam ettiği sürece ikinci bir kanser gelişme riski beklediğimiz şeyler. Zaten sigarayı bırakmış kişilerde bile akciğer kanseri riski devam ediyor ne yazık ki. Sigaraya başladıktan sonra meydana gelen yapısal değişikliklerin bazılarının geriye dönmesi ne yazık ki çok mümkün olmuyor" dedi.</p><p>Prof. Dr. Karalezli, bazı hastaların sigarayı bırakmakta zorlandığını belirterek, "Sigara bırakma kliniklerimiz aracılığı ile yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ama kişinin kendinin istemesi gerekli. İstemediği sürece bizim onlara yardım etme şansımız ne yazık ki olmuyor. Erkeklerde de kadınlarda da birinci sırada akciğer kanseri ölüm nedeni. Erkeklerde prostattan sonra görülme sıklığı en fazla olan kanser. Kadınlarda da 4'üncü sırada görülme sıklığı; ama ölüm sıklığı her iki cinste de 1'inci sırada. Yani ortaya çıktıktan sonra ölümcül olma oranı artıyor" diye konuştu. </p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-akciger-kanseri-yuzde-85-sigarayla-iliskili-4821743</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/6/47a2fb93-fgz8iu0kgoq5yp8p5zvws.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 22:47:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hantavirüs vakalarının tespit edildiği geminin yolcuları Kanarya Adaları'ndan ülkelerine gönderilecek</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/hantavirus-vakalarinin-tespit-edildigi-geminin-yolculari-kanarya-adalarindan-ulkelerine-gonderilecek-4821741</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/hantavirus-vakalarinin-tespit-edildigi-geminin-yolculari-kanarya-adalarindan-ulkelerine-gonderilecek-4821741" rel="standout" />
      <description>İspanya hükümeti, Afrika'nın batısındaki Cabo Verde açıklarında bulunan ve hantavirüs vakalarının tespit edildiği geminin Kanarya Adaları'na getirileceğini ve yolcularının buradan uçakla ülkelerine gönderileceğini açıkladı.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya'da azınlık sol koalisyon hükümetinde bazı bakanlar Başbakan Pedro Sanchez başkanlığında bugün acil bir toplantı yaparak, MV Hondius adlı Hollanda bandıralı, 170 yolcu ve 70 mürettebatın olduğu, hantavirüs vakalarının çıktığı lüks yolcu gemisindeki durumu değerlendirdi.</p><p>Sağlık Bakanı Monica Garcia Gomez ve İçişleri Bakanı Fernando Grande Marlaska, toplantının ardından düzenledikleri basın toplantısında, söz konusu geminin 9 Mayıs'ta Kanarya Adaları'nın Tenerife kentindeki Granadilla de Abona Limanı'na demirlemesinin öngörüldüğünü açıkladı.</p><p>Bakan Garcia, gemideki yabancı yolcuların uçakla ülkelerine gönderileceğini, 14 İspanyol'un da Madrid'deki bir hastaneye tahliye edileceğini duyurdu.</p><p>"Güvenlik konusunda özellikle dikkatli olacağız, sadece gelenleri değil, aynı zamanda gerekli halk sağlığı önlemlerini de alacağız. Böylece herhangi bir semptom gösteren kişi bunu halka bulaştıramayacak." diyen Garcia, Madrid'e gidecek 14 İspanyol'un da Gomez Ulla Askeri Hastanesi'nde karantinaya alınacağını kaydetti.</p><p>Garcia, mevcut durumda Cabo Verde açıklarında demir atan gemide, hantavirüs tespit edilen üç kişinin ve gemi doktorunun tahliye edileceğini, diğer tüm yolcuların şu anda asemptomatik olduğunu açıkladı.</p><p>İspanyol bakanlar ayrıca, gemideki yolcularla ilgili tüm çalışmaların Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile işbirliği halinde yürütüldüğünü vurguladı.</p><p>DSÖ bugün itibarıyla yolcu gemisinde hantavirüs olduklarından şüphelenilen 8 kişi bulunduğunu belirterek, bu kişilere yapılan laboratuvar testleriyle 3'ünün hantavirüs olduğunun doğrulandığını açıklamıştı.</p><p>Yolcu gemisinde bugüne kadar hantavirüsten etkilenen 3 kişi hayatını kaybetmiş, bir kişi de Güney Afrika'da yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.</p><p>Öte yandan İsviçre Federal Halk Sağlığı Dairesi (FOPH) de gemide seyahat eden ve hantavirüs bulaşmış bir hastanın Zürih Üniversite Hastanesi'nde tedavi gördüğünü belirtmişti.</p><p><strong>- Hantavirüs</strong></p><p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.</p><p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor. Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/hantavirus-vakalarinin-tespit-edildigi-geminin-yolculari-kanarya-adalarindan-ulkelerine-gonderilecek-4821741</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/6/706f6b25-ofzfzxz698mckhbrz4jq5.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 22:27:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gençlik ve Spor Bakanlığı diyabetli gençlere yönelik kamp düzenleyecek</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/genclik-ve-spor-bakanligi-diyabetli-genclere-yonelik-kamp-duzenleyecek-4821740</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/genclik-ve-spor-bakanligi-diyabetli-genclere-yonelik-kamp-duzenleyecek-4821740" rel="standout" />
      <description>Gençlik ve Spor Bakanlığı, diyabetle yaşayan gençlerin sosyal uyumlarını güçlendirmek, öz bakım becerilerini geliştirmek ve ailelerini bilinçlendirmek amacıyla Ankara'da "Diyabetli Çocuklar ve Aile Kampı" düzenleyecek. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilecek programda gençler ve aileleri, eş zamanlı eğitim süreçlerine dahil olacak.</p><p>Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından uygulanacak "Diyabetli Çocuklar ve Aile Kampı" ile diyabetle yaşayan gençlerin kendi yaşamlarını bağımsız ve aktif bir şekilde sürdürebilmelerini destekleyen bir öğrenme ve etkileşim ortamı sunulması hedefleniyor.</p><p>Ankara Gölbaşı Gençlik Konukevi'nde 12-15 Haziran tarihlerinde düzenlenecek kamp için son başvuru tarihi, 10 Mayıs olarak belirlendi. </p><p><strong>Gençler ve aileleri eş zamanlı eğitim sürecinde olacak</strong></p><p>Kamp boyunca gençler, alanında uzman isimler eşliğinde diyabet yönetimine ilişkin bilgi ve becerilerini geliştirecek, aileler ise çocuklarına doğru ve sürdürülebilir destek sunabilmeleri için eş zamanlı eğitim süreçlerine dahil edilecek. Bu yönüyle kamp, yalnızca bireysel değil, aile temelli bir destek modeli sunacak.</p><p>Katılımcılara diyabet yönetimi ve teknolojileri, sağlıklı beslenme, mutfak uygulamaları, psikososyal destek, fiziksel aktivite ve egzersiz gibi başlıklarda kapsamlı eğitimler sunulacak. </p><p>Rehberlik çalışmalarıyla desteklenecek programda, gençlerin hem fiziksel hem de duygusal dayanıklılıklarının artırılması hedeflenecek.</p><p>Kampa, 12-17 yaş aralığında diyabet tanısı almış gençler ile bakımından sorumlu bir aile üyesinin birlikte katılımı esas alınacak.</p><p>Katılımcıların eğitim, konaklama ve yemek giderleri Bakanlık tarafından karşılanacak, ulaşım planlaması ve masrafları ise katılımcılara ait olacak.</p><p>Kampa Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü resmi internet sitesi olan https://genclikhizmetleri.gov.tr/ adresi üzerinden başvuru alınacak.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/genclik-ve-spor-bakanligi-diyabetli-genclere-yonelik-kamp-duzenleyecek-4821740</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/6/43a8db07-kc1c2nrqm9buuf76nmsoxl.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 21:12:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Her evde var ama kimse bilmiyor: Vücudu baştan sona yeniliyor her gün bir iki kaşık yetiyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/her-evde-var-ama-kimse-bilmiyor-vucudu-bastan-sona-yeniliyor-her-gun-bir-iki-kasik-yetiyor-iste-tuketmek-icin-10-buyuk-neden-4741181</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/her-evde-var-ama-kimse-bilmiyor-vucudu-bastan-sona-yeniliyor-her-gun-bir-iki-kasik-yetiyor-iste-tuketmek-icin-10-buyuk-neden-4741181" rel="standout" />
      <description>Binlerce yıldır mutfaklarda kullanılan susam, sadece lezzetiyle değil sağlığa sunduğu katkılarla da öne çıkıyor. İçeriğindeki zengin vitamin, mineral ve sağlıklı yağlar sayesinde kalpten kemiklere kadar birçok noktada koruma sağlıyor. Susamın özellikle E vitamini ve lignanlar bakımından güçlü bir antioksidan kaynağı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu sayede hücre yaşlanmasının yavaşladığını ve bağışıklık sisteminin güçlendiğini belirtiyor.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/her-evde-var-ama-kimse-bilmiyor-vucudu-bastan-sona-yeniliyor-her-gun-bir-iki-kasik-yetiyor-iste-tuketmek-icin-10-buyuk-neden-4741181</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Seda Ekinci</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2025/8/20/90bb3351-oifxylaw09gf4qx6m70cvl.jpeg</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 17:01:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Diş eti hastalıkları Alzheimer’a neden olabiliyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/dis-eti-hastaliklari-alzheimera-neden-olabiliyor-4821478</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/dis-eti-hastaliklari-alzheimera-neden-olabiliyor-4821478" rel="standout" />
      <description>Ağız ve diş sağlığının tüm vücut için büyük önem taşıdığını belirten Dr. Dt. Candan Pelin Güneş, yapılan son çalışmalara göre diş eti hastalıklarına neden olan bakterilerin Alzheimer riskini de artırabildiğini ifade etti.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş fırçalamak ve doğru ağız bakımı sadece ağız sağlığını değil tüm vücudu etkiliyor. Ağız sağlığı konusunda uyarılarda bulunan uzmanlar, diş ve diş eti hastalıklarının bazı hastalıkları da beraberinde getirebileceğini söylüyor. Son yapılan klinik çalışmalara göre, diş eti hastalıkları ve Alzheimer arasında bir ilişki olabileceğini belirten Bahçeşehir Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nden Dr. Dt. Candan Pelin Güneş, Louisville Üniversitesi’nde yapılan araştırmanın sonuçlarını değerlendirdi.</p><h2>Kalp ve solunum rahatsızlıklarını da olumsuz etkiliyor</h2><p>Periodontoloji uzmanı Güneş, "Ağızda oluşan bakteriler zamanla kan dolaşımına girebiliyor. Bu durum, vücuttaki kronik rahatsızlıkları, şeker hastalığını, kalp ve solunum rahatsızlıkları gibi hastalıkları tetikleyebiliyor. Aynı zamanda son yapılan çalışmalarda diş eti hastalıklarını etkileyen bakterilerin Alzheimer’ın ilerleme sürecinde de etkili olduğu bulunmuştur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda diş eti hastalığına sebep olan bakterilerin kan beyin bariyerini geçerek nöroinflamasyona sebep olduğu ve diş eti hastalığının Alzheimer riskini artırabildiği gözlemlenmiştir" dedi.</p><h2>Diş ipi ve arayüz fırçası da kullanılmalı</h2><p>Diş fırçalarken en çok yapılan hataları da anlatan Güneş, "Diş fırçalarken ağzın tüm bölgelerinin fırçalanmaması ya da çok yüksek basınçla diş minelerini aşındıracak şekilde sert fırçalamalar genelde karşılaştığımız en büyük hatalar. Bizim tercihimiz genelde orta yumuşak fırçalar. Çünkü bazen insanların günlük stres seviyesinden kaynaklı olarak ya da dişlerin daha temiz olacağı düşüncesiyle yapılan sert fırçalamalar diş minelerine zarar veriyor" ifadelerini kullandı. Diş fırçasıyla fırçalamanın yeterli olmadığını söyleyen Güneş, ara yüzeylerin temizliği için arayüz fırçası ve diş ipi kullanımının önemine dikkat çekti.</p><h2>"Diş eti çekilmesi olanlar elektrikli fırça kullanırken dikkat etmeli"</h2><p>Elektrikli diş fırçalarının plak temizlemede daha etkili olduğunu belirten Dr. Dt. Candan Pelin Güneş, diş eti çekilmesi sorunu yaşayanların elektrikli diş fırçası kullanırken daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. "Elektrikli diş fırçaları normal fırçalamaya göre yüzde 60-70 daha fazla plak kaldırma potansiyeline sahiptir. Elektrikli diş fırçasını çok fazla bastırmadan, süpürme hareketleriyle fırçalamak daha etkin bir temizlik sağlayacaktır. Genelde biz 2 çarpı 2, yani günde 2 kere ve 2 dakika olacak şekilde toplam 4 dakikalık fırçalamanın günlük rutinde uygulanmasını tavsiye ediyoruz" diyen Güneş, şu uyarılarda bulundu:</p><p>"Elektrikli fırçalar diş eti çekilmesi olan hastalarda sert basınçla uygulandığı zaman diş eti çekilmesini artırabiliyor. O bölgeye zarar verme potansiyeline sahip ama biz genelde basınç ayarlanabilir ve daha yumuşak fırçalama metotlarıyla fırçalamayı hastalarımıza öneriyoruz."</p><p>Güneş, son zamanlarda popüler olan ve dişleri basınçlı suyla temizleyen ağız duşu kullanımının ise özellikle implant tedavisi geçirmiş kişilere önerildiğini belirtti.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4821408" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/6/34e207ce-gwde88axh8tl8kqps6b1rt.webp" data-title="Ruhi Çenet'in hantavirüs tespit edilen gemide olduğu ortaya çıktı: 'Çok ucuz kurtuldum'" data-url="/foto-galeri/hayat/ruhi-cenet-kimdir-hantavirus-nedir-nasil-bulasir-ruhi-cenet-hantaviruse-yakalandi-mi-karantinada-mi-4821408" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Ruhi Çenet'in hantavirüs tespit edilen gemide olduğu ortaya çıktı: 'Çok ucuz kurtuldum'</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4821054" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/4/f1dd35c6-86fvckiuoflt588fgyzii.webp" data-title="Elektromanyetik kirlilik sağlık sorunlarına yol açıyor" data-url="/hayat/elektromanyetik-kirlilik-saglik-sorunlarina-yol-aciyor-4821054" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Elektromanyetik kirlilik sağlık sorunlarına yol açıyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4820886" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/4/68fef242-lul7qswyga7xl3d8xbhfk.webp" data-title="Uzmanı açıkladı: &quot;Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı&quot;" data-url="/hayat/uzmani-acikladi-keneler-hep-vardi-2002den-sonra-kkka-ortaya-cikti-4820886" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Uzmanı açıkladı: "Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı"</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/dis-eti-hastaliklari-alzheimera-neden-olabiliyor-4821478</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/6/34186c9b-0rdgt9mf5qhupm1jkxaza.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:45:29 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ruhi Çenet'in hantavirüs tespit edilen gemide olduğu ortaya çıktı: 'Çok ucuz kurtuldum'</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/ruhi-cenet-kimdir-hantavirus-nedir-nasil-bulasir-ruhi-cenet-hantaviruse-yakalandi-mi-karantinada-mi-4821408</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/ruhi-cenet-kimdir-hantavirus-nedir-nasil-bulasir-ruhi-cenet-hantaviruse-yakalandi-mi-karantinada-mi-4821408" rel="standout" />
      <description>İçerik üreticisi Ruhi Çenet'in, hantavirüs alarmı verilen gemide olduğu ortaya çıktı. Başından geçenleri anlatan ve önlemlerin yetersiz kaldığını söyleyen Çenet, "Çok ucuz kurtuldum" diyerek yaşanan ihmallere dikkat çekti.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/ruhi-cenet-kimdir-hantavirus-nedir-nasil-bulasir-ruhi-cenet-hantaviruse-yakalandi-mi-karantinada-mi-4821408</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/6/34e207ce-gwde88axh8tl8kqps6b1rt.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 00:17:48 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Elektromanyetik kirlilik sağlık sorunlarına yol açıyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/elektromanyetik-kirlilik-saglik-sorunlarina-yol-aciyor-4821054</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/elektromanyetik-kirlilik-saglik-sorunlarina-yol-aciyor-4821054" rel="standout" />
      <description>İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Daşdağ, elektromanyetik kirlilik ve mavi ışık maruziyetinin uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini bildirdi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Daşdağ, Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi'nde düzenlenen “Elektromanyetik kirlilik ve sağlık” konulu konferansta yaptığı konuşmada, modern yaşamla birlikte insanların günün büyük bölümünde elektromanyetik alanlara maruz kaldığını ifade etti.</p><p>Cep telefonu, tablet, bilgisayar, Wi-Fi ve bluetooth cihazlarının yoğun kullanımına dikkati çeken Daşdağ, bu maruziyetin özellikle uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu kaydetti.</p><h2>"Mavi ışık biyolojik saati bozuyor"</h2><p>Güneşten alınan mavi ışığın gün içinde motivasyon ve enerji açısından gerekli olduğunu belirten Daşdağ, bu ışığın doğal döngü dışında gece saatlerinde de ekranlar aracılığıyla alınmasının risk oluşturduğunu vurguladı.</p><p>Akşam saatlerinden sonra telefon, tablet ve televizyon kullanımının arttığını dile getiren Daşdağ, "Bu durum, normalde sınırlı olması gereken mavi ışık maruziyetinin uzamasına neden oluyor. Biyolojik saat sapıyor ve melatonin hormonu olumsuz etkileniyor. Cep telefonu, tablet ve televizyon gibi elektronik cihazlar nedeniyle sürekli mavi ışığa maruz kalıyoruz. Bu durum, kanser başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor. Bugünkü yaşam tarzı, 30 yıl sonra karşılaşılabilecek kanser vakalarının nedeni olabilir." diye konuştu.</p><p>Özellikle gençlerin gece geç saatlere kadar ekran karşısında kaldığını ifade eden Daşdağ, bunun bağışıklık sistemini zayıflattığını kaydetti.</p><p>Konferansa akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/elektromanyetik-kirlilik-saglik-sorunlarina-yol-aciyor-4821054</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/4/f1dd35c6-86fvckiuoflt588fgyzii.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 21:47:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uzmanı açıkladı: "Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı"</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-acikladi-keneler-hep-vardi-2002den-sonra-kkka-ortaya-cikti-4820886</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-acikladi-keneler-hep-vardi-2002den-sonra-kkka-ortaya-cikti-4820886" rel="standout" />
      <description>Kene vakalarındaki artışın doğal süreçlerle ilişkili olduğunu belirten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Şahin, virüsün zamanla hastalık yapıcı özelliğinde değişiklik gösterebildiğini ifade etti. Şahin, kenenin ‘uçakla atıldı’ ve ‘gemiyle getirildi’ gibi söylemlerin bilimsel bir temele dayanmadığını söyledi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla kene vakalarında artış görülmeye başlandı. Özellikle ilkbahar ve yaz ayları ile birlikte doğada daha fazla vakit geçirilmesi, kene ile temas riskini artırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Klinik Öncesi Bilimleri Bölümü Veterinerlik Parazitolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Şahin, Türkiye’de 2002 yılından itibaren kene kaynaklı vakaların, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ile birlikte görülmeye başlandığı, bu süreçten bugüne kadar dönemsel olarak vaka artışları ve ölümler yaşandığı söyledi. Şahin, kene artışının biyolojik bir müdahale sonucu ortaya çıktığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve bu durumun doğal bir süreç olduğu belirterek, "Virüsün o yıllardan bugüne kadar virülentinin, yani hastalık yapıcı özelliğinin değiştiğini söyleyebiliriz. Geçmişte öldürmüyordu, artık öldürmeye başladı işte ‘uçakla atıldı’, ‘gemiyle getirildi’, farklı yöntemlerle ülkemize ulaştırıldı’ şeklindeki algıların önüne geçmeliyiz. Bu tür gerçek dışı söylemler yerine, geçmişte de var olan bir canlının taşıdığı hastalığın, yapısal olarak değişiklik gösterebildiğini ifade etmek daha doğru olacaktır" dedi.</p><h2>"Farklı algıların önüne geçmeliyiz"</h2><p>Ömer Faruk Şahin, kenenin ekosistemin bir parçası olduğunu söyleyerek, "Kene vakalarında dönem bazlı periyodik bir artış söz konusudur. Ancak bu artışın, vaka nezdinde toplumda infial etkisi ve panik oluşturacak bir duruma dönüşmemesi gerekir. Keneler geçmişte vardı, bugün de var ve gelecekte de var olacaktır. En başta bunun bilincinde olmalıyız. Bu, panik havası oluşturulmaması gereken durumlardan biridir. Bu canlı, ekosistemin bir parçasıdır. 2002 yılı itibarıyla ülkemizde kene kaynaklı vakaların, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ortaya çıktığını ve bugüne kadar periyodik şekilde vaka artışları ya da ölümler görüldüğünü biliyoruz. Virüsün o yıllardan bugüne kadar virülentinin, yani hastalık yapıcı özelliğinin değiştiğini söyleyebiliriz. Geçmişte öldürmüyordu, artık öldürmeye başladı işte ‘uçakla atıldı’, ‘gemiyle getirildi’, farklı yöntemlerle ülkemize ulaştırıldı’ şeklindeki algıların önüne geçmeliyiz. Bu tür gerçek dışı söylemler yerine, geçmişte de var olan bir canlının taşıdığı hastalığın, yapısal olarak değişiklik gösterebildiğini ifade etmek daha doğru olacaktır" dedi.</p><h2>"Kene küçüktür, etkisi büyüktür"</h2><p>Şahin, havaların ısınmasıyla birlikte bu canlıların aktive olmaya başladığını belirterek, "Uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi, açık renkli giysilerin kullanılması, doğayla temas hâlinde uzun boğazlı çizmelerin giyilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması ve piknik gibi durumlarda açık renkli örtülerin tercih edilmesi kene ile temas hâlinde onu fark etmeyi, takip etmeyi ve uzaklaştırmayı kolaylaştırır. Hayvancılık sektöründe de benzer önlemlerle birlikte kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Özellikle büyükbaş hayvanlarda dökme tarzı preparatlar evcil hayvanlarda damla şeklindeki preparatlar ya da kas içi ve deri altı enjeksiyonlar, koruma ve kontrol açısından etkili stratejiler sunar. Havaların ısınmasıyla birlikte bu canlılar aktive olmaya başlar. Küresel ısınmanın etkisiyle kenelerdeki aktivite süresi de uzayabilmektedir. Özellikle toprağın 10-14 derece civarında ısınmasıyla yüksek oranda hareketlilik kazanırlar. Kene küçüktür, etkisi büyüktür. Bu nedenle bilinçli olmak, varlığını kabul etmek gerekir. Geçmişte de olan, bugün de varlığını sürdüren ve gelecekte de olacak olan bu canlı, ekosistemin bir parçasıdır. Bireysel olarak alınacak koruyucu önlemler oldukça basittir. Bunları uygulamayı ihmal etmemek gerekir" diye konuştu.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4820744" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/4/53dbb1a2-nhckt14221plkurf82zqy.webp" data-title="Uzmanı uyardı: Evdeki gizli tehlike akciğerlere zarar veriyor" data-url="/hayat/uzmani-uyardi-evdeki-gizli-tehlike-akcigerlere-zarar-veriyor-4820744" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Uzmanı uyardı: Evdeki gizli tehlike akciğerlere zarar veriyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4820743" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/5/4/f0c49c4c-n84dyo8o19en431qe333n.webp" data-title="Dondurulmuş gıdayı çözdürürken nelere dikkat etmek gerekir? Uzmanı açıkladı" data-url="/hayat/dondurulmus-gidayi-cozdururken-nelere-dikkat-etmek-gerekir-uzmani-acikladi-4820743" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Dondurulmuş gıdayı çözdürürken nelere dikkat etmek gerekir? Uzmanı açıkladı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4819812" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/30/5009860c-qr0xcnm6sflz3ltk7kzy9.webp" data-title="10 gün içinde ölüme yol açabilir! Vaka sayısı artacak, işte riskli bölgeler" data-url="/foto-galeri/hayat/10-gun-icinde-olume-yol-acabilir-vaka-sayisi-artacak-iste-riskli-bolgeler-4819812" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">10 gün içinde ölüme yol açabilir! Vaka sayısı artacak, işte riskli bölgeler</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-acikladi-keneler-hep-vardi-2002den-sonra-kkka-ortaya-cikti-4820886</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/5/4/68fef242-lul7qswyga7xl3d8xbhfk.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:46 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uzmanı uyardı: Evdeki gizli tehlike akciğerlere zarar veriyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-evdeki-gizli-tehlike-akcigerlere-zarar-veriyor-4820744</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-evdeki-gizli-tehlike-akcigerlere-zarar-veriyor-4820744" rel="standout" />
      <description>Medipol Sağlık Grubu’ndan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah, sigara dumanından bakımsız klimalara, iç ortamda çamaşır kurutmaktan yoğun kimyasal kullanımına kadar pek çok etkenin akciğerlerde kalıcı hasara yol açabileceği uyarısında bulundu.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Akciğer sağlığı, yalnızca enfeksiyonlardan değil, günlük yaşamda maruz kalınan çevresel faktörlerden de doğrudan etkileniyor. Akciğerlerin vücudun hayati organlarından biri olduğunu vurgulayan Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah, oksijen alımı ve karbondioksitin vücuttan uzaklaştırılması gibi temel yaşamsal fonksiyonların akciğerler sayesinde gerçekleştiğini söyledi. Hem sağlıklı bireylerin hem de solunum hastalığı bulunan kişilerin akciğer sağlığı konusunda bilinçli olması gerektiğini belirten Dr. Külah, yalnızca virüs ve bakterilerin değil, günlük yaşamda fark edilmeyen birçok çevresel faktörün de akciğerleri olumsuz etkilediğini ifade etti.</p><p><strong> ‘SİGARA DUMANI VE PASİF İÇİCİLİK BÜYÜK RİSK’</strong></p><p>Sigara dumanına maruz kalmanın ister aktif ister pasif içicilik şeklinde olsun, hava yollarında ciddi tahribata yol açtığını belirten Dr. Külah, “Sigara dumanı astım ve KOAH gibi kronik hastalıkların gelişimine zemin hazırlıyor. Öte yandanyaz aylarında yoğun kullanılan klimaların düzenli bakımının yapılmaması ve filtrelerinin temizlenmemesi de ciddi sağlık sorunları oluşturuyor. Yine uygun nem oranının sağlanmaması durumunda toz ve küf mantarlarına bağlı akciğer hastalıklarıortaya çıkıyor. İç ortamın yeterince havalandırılmaması isevirüs, bakteri, toz ve kimyasalların solunum yollarına daha kolay ulaşmasına sebep oluyor” dedi. </p><p><strong>‘EV İÇİNDE ÇAMAŞIR KURUTMAK KÜF RİSKİNİ ARTIRIYOR’</strong></p><p>Ev ortamında çamaşır kurutmanın nem oranını artırarak küf oluşumuna zemin hazırladığını belirten Dr. Külah, gözle görülmeyen küf sporlarının solunum yoluyla akciğerlere ulaşarak ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini söyledi. Çamaşır suyu, tuz ruhu ve yoğun deterjanların kontrolsüz kullanımının akciğerlerde tahrişe neden olabileceğini vurgulayan Dr. Külah, özellikle alerji ve astım hastalarında bu maddelerin hastalığın alevlenmesine yol açabileceğini ifade etti.</p><p><strong> ‘YETERSİZ SU TÜKETİMİ AKCİĞERLERİ ZAYIFLATIYOR’</strong></p><p>Dr. Külah, “Günlük yeterli su tüketimi akciğer sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Su, bronşların içindeki mukusu daha akışkan hale getirerek solunum yollarının nemli kalmasını sağlar ve enfeksiyon riskini azaltır. Ancak yeterli su tüketilmediğinde mukus yoğunlaşır, solunum yollarında kuruluk artar ve bu durum enfeksiyon riskini yükseltir. Ayrıca tozlu ortamlarda çalışan kişilerin mutlaka koruyucu ekipman kullanması gerekir. Aksi halde mesleki akciğer hastalıkları ortaya çıkabilir. Düzenli egzersiz de akciğer kapasitesini artırır. Hareketsiz bir yaşam ise kapasite kaybına yol açar. Bu nedenle günde en az 40 dakika yürüyüş yapılmasını öneriyoruz” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-evdeki-gizli-tehlike-akcigerlere-zarar-veriyor-4820744</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 22:09:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dondurulmuş gıdayı çözdürürken nelere dikkat etmek gerekir? Uzmanı açıkladı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/dondurulmus-gidayi-cozdururken-nelere-dikkat-etmek-gerekir-uzmani-acikladi-4820743</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/dondurulmus-gidayi-cozdururken-nelere-dikkat-etmek-gerekir-uzmani-acikladi-4820743" rel="standout" />
      <description>Dondurulmuş gıdaların pratiklik sayesinde mutfakların vazgeçilmezi olsa da yanlış taşınma ve hatalı çözündürme yöntemlerinin sinsi sağlık risklerini beraberinde getirdiğini söyleyen Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. Hale Handan Sarıkaya, soğuk zincirin kırılmasıyla ortaya çıkan bakteriyel toksin tehlikesine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dondurulmuş gıdaların taşınmasında soğuk zincirin mutlaka korunması gerektiğini belirten Medipol Sağlık Grubu'ndan Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, “Market alışverişinde dondurulmuş ürünler en son alınmalı ve mümkünse yalıtımlı çantalarda, buz aküleriyle birlikte en kısa sürede eve ulaştırılmalıdır. Özellikle çözünmeye başlayan gıdalarda hızlı bakteri oluşumu için çok uygun bir zemin hazırlanıyor" dedi.</p><p><strong> 'EN SAĞLIKLI ÇÖZÜNDÜRME YÖNTEMİ BUZDOLABI'</strong></p><p>Dondurulmuş gıdaların çözündürülmesinde en güvenli yöntemin buzdolabı olduğunu aktaran Dr. Sarıkaya, “Eksi 18 dereceden çıkarılan gıdanın, buzdolabında artı 4 derecede yaklaşık 24 saat içinde yavaşça çözülmesi en sağlıklı yöntemdir. Daha hızlı çözündürme gerektiğinde ise su geçirmez ambalaj içinde soğuk su yöntemi kullanılabilir. Mikrodalga kullanımı ise son seçenek olmalı. Bu yöntemde çözünen gıdanın hemen pişirilmesi gerekir" diye konuştu.</p><p><strong> ODA SICAKLIĞI UYARISI</strong></p><p> En sık yapılan hatalardan birinin gıdaların oda sıcaklığında çözündürülmesi olduğunu söyleyen Dr. Sarıkaya, “Gıdanın dış yüzeyi hızla çözünürken bakteriyel çoğalma başlar. Bu durum ciddi sağlık riskleri oluşturabilir. Özellikle sıcak suyla çözündürme de benzer şekilde risklidir. Gıdalarda yalnızca bakteri değil, bakterilerin oluşturduğu toksinler de risk taşıyor. Pişirme işlemi bakterilerin çoğunu yok etse de bakteriyel toksinler kalabilir. Bu toksinler uzun vadede vücutta inflamasyona, hücre hasarına ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir" ifadelerini kullandı.</p><p><strong> 'ÇÖZÜNEN GIDA TEKRAR DONDURULMAMALI'</strong></p><p>Çözündürülmüş gıdaların tekrar dondurulmasının önerilmediğini belirten Dr. Sarıkaya, “Sağlıklı koşullarda buzdolabında çözünen gıdalar teorik olarak yeniden dondurulabilir ancak bu durum gıdanın besin değerini düşürür. Oda sıcaklığında çözünen gıdalar ise kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır. Sağlıklı ve güvenli beslenme için dondurulmuş gıdaların doğru yöntemlerle çözündürülmesi gerekir. En doğru yaklaşım, gıdayı kontrollü şekilde çözdürüp kısa sürede tüketmektir" diyerek sözlerini tamamladı.</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/dondurulmus-gidayi-cozdururken-nelere-dikkat-etmek-gerekir-uzmani-acikladi-4820743</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 21:27:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Abdullah Emre Güner verdiği örnekle şaşırtan tabloyu özetledi: İstanbul'da bir yılda 300 kez hastaneye giden hastalar var</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/abdullah-emre-guner-verdigi-ornekle-sasirtan-tabloyu-ozetledi-istanbulda-bir-yilda-300-kez-hastaneye-giden-hastalar-var-4819839</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/abdullah-emre-guner-verdigi-ornekle-sasirtan-tabloyu-ozetledi-istanbulda-bir-yilda-300-kez-hastaneye-giden-hastalar-var-4819839" rel="standout" />
      <description>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, İstanbul’daki yoğun muayene grafiğine dikkat çeken çarpıcı bir örnek paylaştı. Güner, bir vatandaşın bir yıl içinde yüzlerce kez hastaneye başvurduğunu belirterek sistemde oluşan yükün altını çizdi.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>‘BİR YILDA 300 KEZ DOKTORA GİTMİŞ’</h2><p>Kocamustafapaşa’da yaşayan bir kadının bir yıl içinde yaklaşık 300 kez doktora gittiğini anlatan Güner, durumu bizzat kendisinin sorduğunu ifade etti. Güner, <strong>“Neden bu kadar sık geliyorsunuz diye sordum, ‘Alışkanlığım böyle’ dedi” </strong>sözleriyle yaşanan tabloyu aktardı.</p><h2>‘YOLDAN GEÇERKEN ACİLE UĞRUYORLAR’</h2><p>Bazı vatandaşların sağlık kuruluşlarını ihtiyaç dışında da kullandığını belirten Güner, <strong>“Yoldan geçerken ‘bir acile uğrayayım’, ‘pazara indim gelmişken gideyim’ gibi yaklaşımlarla karşılaşıyoruz”</strong> dedi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/abdullah-emre-guner-verdigi-ornekle-sasirtan-tabloyu-ozetledi-istanbulda-bir-yilda-300-kez-hastaneye-giden-hastalar-var-4819839</link>
      <subcategory>Türkiye</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/30/df8d76f1-j54x3t2xo7cu5x0lh5v24.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 13:51:50 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>10 gün içinde ölüme yol açabilir! Vaka sayısı artacak, işte riskli bölgeler</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/10-gun-icinde-olume-yol-acabilir-vaka-sayisi-artacak-iste-riskli-bolgeler-4819812</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/10-gun-icinde-olume-yol-acabilir-vaka-sayisi-artacak-iste-riskli-bolgeler-4819812" rel="standout" />
      <description>Havaların ısınmasıyla birlikte kene kaynaklı hastalıklarda artış riski yeniden gündeme geldi. Kene temasının ardından ilk günlerde belirti görülmeyebileceğini vurgulayan uzmanlar, kritik 10 günlük sürece dikkat çekerek "İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, daha dikkatli olmamız gerekiyor" dedi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/10-gun-icinde-olume-yol-acabilir-vaka-sayisi-artacak-iste-riskli-bolgeler-4819812</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/30/5009860c-qr0xcnm6sflz3ltk7kzy9.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:30:14 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aç kalmadan da zayıflamak mümkün</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/ac-kalmadan-da-zayiflamak-mumkun-4819749</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/ac-kalmadan-da-zayiflamak-mumkun-4819749" rel="standout" />
      <description>Toplumda yaygın olan ‘aç kalmadan zayıflanmaz’ inanışının yanlış olduğunu belirten Diyetisyen Banu Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji almak gerekir. Doğru şekilde kalori açığı oluşturulduğunda aç kalmadan da kilo verilebilir. Uzun süre aç kalmak ve çok düşük kalorili beslenmek metabolizmayı yavaşlatır. Bu durum sonrasında kontrolsüz yeme ataklarına ve tatlı krizlerine neden olabilir” dedi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Park TEM Hastanesi’nden Diyetisyen Banu Doğanlar, kilo vermek isteyen birçok kişinin yaptığı hatalara dikkat çekerek, 'aç kalmadan zayıflanmaz' algısının doğru olmadığını söyledi.</p><p>Toplumda yaygın olan bu inanışın yanlış olduğunu vurgulayan Dyt. Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji almak gerekir. Doğru şekilde kalori açığı oluşturulduğunda aç kalmadan da kilo verilebilir” diye konuştu.</p><p>Uzun süre aç kalmanın ve tek tip beslenmenin süreci olumsuz etkilediğini belirten Dyt. Doğanlar, “Uzun süre aç kalmak ve çok düşük kalorili beslenmek metabolizmayı yavaşlatır. Bu durum sonrasında kontrolsüz yeme ataklarına ve tatlı krizlerine neden olabilir” ifadelerini kullandı. </p><h2>‘KÜÇÜK HATALAR KİLO VERMEYİ ZORLAŞTIRIYOR’</h2><p>Günlük hayatta fark edilmeyen bazı alışkanlıkların kilo verme sürecini olumsuz etkilediğini ifade eden Dyt. Doğanlar, “Kahve veya çay yanında tüketilen küçük atıştırmalıkların göz ardı edilmesi, yetersiz su tüketimi, hareketsizlik ve porsiyon kontrolü yapılmadan tüketilen meyveler kilo verme hızını düşürebilir” dedi.</p><h2>‘SÜREKLİ AÇLIK HİSSİNE DİKKAT’</h2><p>Sık acıkmanın çoğu zaman yanlış beslenme düzeninden kaynaklandığını belirten Dyt. Doğanlar, “Yetersiz protein ve lif alımı ile rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenme, kan şekerinde dalgalanmalara yol açarak açlık hissini artırır. Öğün atlama da bu durumu tetikler. İnsülin direnci, uyku eksikliği ve stres de açlık hissinin artmasına neden olabilir” açıklamasında bulundu.</p><h2>'DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER METABOLİZMAYI YAVAŞLATIYOR'</h2><p>Çok düşük kalorili diyetlerin kısa vadede kilo kaybı sağlasa da uzun vadede süreci zorlaştırdığını aktaran Dyt. Doğanlar, “Vücut bir süre sonra kendini korumaya alır. Metabolizma yavaşlar, enerji harcaması azalır ve kilo kaybı durur. Bu durum halk arasında ‘direnç’ olarak bilinir. Uzun süre düşük kaloriyle beslenmeye rağmen kilo verememek, sürekli yorgunluk, egzersiz performansında düşüş, üşüme hissi ve kabızlık bu duruma işaret edebilir” dedi.</p><h2>'BAZI HASTALIKLAR SÜRECİ ZORLAŞTIRABİLİR'</h2><p>İnsülin direnci ve tiroit hastalıklarının kilo vermeyi zorlaştırabileceğini kaydeden Dyt. Doğanlar, “Ancak bu durum kilo vermeyi imkânsız hale getirmez. Uzman desteği ve gerekli durumlarda tıbbi tedavi ile süreç yönetilebilir” diye konuştu. </p><p>Diyet sürecinde yapılan hatalara dikkat çeken Dyt. Doğanlar, şu bilgileri paylaştı:</p><p>“Çok düşük kalorili diyetler uygulamak, yetersiz protein almak, başkalarının diyet listelerini uygulamak, sıvı kalorilerini göz ardı etmek, hafta sonu kaçamaklarını kontrolsüz yapmak, sağlıklı olarak bilinen bazı gıdaların fazla tüketilmesi, yetersiz uyku ve hareketsiz yaşam en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor.”</p><h2>‘TOK KALMANIN YOLU DENGELİ BESLENMEDEN GEÇİYOR’</h2><p>Gün boyu tokluk hissi için dengeli beslenmenin önemine vurgu yapan Dyt. Doğanlar, “Her öğünde protein, lif ve sağlıklı yağ içeren dengeli tabaklar oluşturulmalı. Sebze, tam tahıllar ve kaliteli protein kaynakları bu noktada önemli rol oynar. Yetersiz su tüketimi de açlık hissiyle karıştırılabilir. Günde en az 1,5 litre su tüketilmesini öneriyoruz” ifadelerini kullandı.</p><h2>'TATLI KRİZLERİNİN NEDENİ YANLIŞ BESLENME OLABİLİR'</h2><p>Tatlı krizleri ve gece yeme isteğinin nedenlerine değinen Dyt. Doğanlar, “Gün içinde yeterli ve dengeli beslenmeyen kişilerde akşam saatlerinde tatlı isteği artar. Katı diyetler, stres, duygusal yeme ve uykusuzluk da bu durumu tetikler. Akşam öğünlerinde protein tüketimi önemlidir. Protein içeriği yüksek besinler tokluk süresini uzatarak gece yeme isteğini azaltabilir” dedi.</p><h2>'AÇLIKLA GELEN KİLO GİDER, DENGEYLE GELEN KALIR'</h2><p>Sağlıklı kilo vermenin sürdürülebilir olması gerektiğini söyleyen Dyt. Doğanlar, “Açlıkla gelen kilo kaybı geri döner, dengeyle gelen kalır” diye konuştu. </p><p>Doğanlar, sağlıklı kilo kaybı için önerilerini ise şöyle sıraladı:</p><p>“Doğru bir kalori açığı oluşturmak, yeterli protein tüketmek, liften zengin beslenmek, düzenli hareket etmek, yeterli uyumak ve katı kurallar yerine esnek bir beslenme planı uygulamak gerekir.”</p><p>Kilo verme sürecinin yalnızca diyetle değil yaşam tarzı değişikliğiyle mümkün olduğunu belirten Dyt. Doğanlar, bu sürecin doğru planlandığında sürdürülebilir ve sağlıklı şekilde yönetilebileceğini sözlerine ekledi.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4819331" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/28/af26b6c2-wjp8c3nr2pdxhxf0dftk5n.webp" data-title="Mevsim geçişlerinde beslenme düzeni bağışıklık sistemini etkileyebilir" data-url="/hayat/mevsim-gecislerinde-beslenme-duzeni-bagisiklik-sistemini-etkileyebilir-4819331" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Mevsim geçişlerinde beslenme düzeni bağışıklık sistemini etkileyebilir</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4819329" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/28/a3cf2123-cpn8igneerhgm0j1p6vqe.webp" data-title="Uzmanı uyardı: Ciltteki kaşıntı ve kuruluk, hastalıkların ilk sinyali olabilir" data-url="/hayat/uzmani-uyardi-ciltteki-kasinti-ve-kuruluk-hastaliklarin-ilk-sinyali-olabilir-4819329" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Uzmanı uyardı: Ciltteki kaşıntı ve kuruluk, hastalıkların ilk sinyali olabilir</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4819047" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/28/07c1cf1d-sop152c03u5ga4zxdx364.webp" data-title="Çocuklar aslında neye ağlıyor? " data-url="/hayat/cocuklar-aslinda-neye-agliyor-4819047" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Çocuklar aslında neye ağlıyor? </span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/ac-kalmadan-da-zayiflamak-mumkun-4819749</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:36:49 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mevsim geçişlerinde beslenme düzeni bağışıklık sistemini etkileyebilir</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/mevsim-gecislerinde-beslenme-duzeni-bagisiklik-sistemini-etkileyebilir-4819331</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/mevsim-gecislerinde-beslenme-duzeni-bagisiklik-sistemini-etkileyebilir-4819331" rel="standout" />
      <description>Mevsim geçişlerinin vücudun bağışıklık sistemi üzerinde etkili olabileceğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Melike Gençay, bu süreçte dengeli ve düzenli beslenmenin önemine dikkat çekti. Hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimlerin vücudun adaptasyon sürecini etkileyebileceğini ifade eden Gençay, bu durumun bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabileceğini dile getirdi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençay, "Yetersiz ve düzensiz beslenme, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin karşılanmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle özellikle mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini destekleyen besinlerin tüketilmesi önem taşır" dedi.</p><p>Günlük beslenme düzeninde taze sebze ve meyvelere yer verilmesinin önemine değinen Gençay, yeterli protein alımı ve sıvı tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Gençay, "İşlenmiş gıdaların fazla tüketimi, düzensiz öğün alışkanlıkları ve yetersiz sıvı alımı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir. Dengeli beslenme alışkanlığı, bu sürecin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayabilir" ifadelerini kullandı.</p><p>Uzm. Dyt. Gençay, bireylerin yaş, yaşam tarzı ve sağlık durumlarına uygun beslenme planlarının oluşturulmasının önem taşıdığını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/mevsim-gecislerinde-beslenme-duzeni-bagisiklik-sistemini-etkileyebilir-4819331</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/28/af26b6c2-wjp8c3nr2pdxhxf0dftk5n.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 22:24:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uzmanı uyardı: Ciltteki kaşıntı ve kuruluk, hastalıkların ilk sinyali olabilir</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-ciltteki-kasinti-ve-kuruluk-hastaliklarin-ilk-sinyali-olabilir-4819329</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-ciltteki-kasinti-ve-kuruluk-hastaliklarin-ilk-sinyali-olabilir-4819329" rel="standout" />
      <description>Medicana International İstanbul Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, ciltte meydana gelen kaşıntı, kuruluk, renk değişikliği ve döküntü gibi belirtilerin birçok hastalığın ilk sinyallerini verebildiğini belirtti.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Elmas, ciltte ortaya çıkan değişimlerin çoğu zaman geçici olarak yorumlanmasına rağmen bazı durumlarda altta yatan önemli dermatolojik hastalıkların ilk göstergesi olabileceğini, uzun süre devam eden kaşıntı, geçmeyen kızarıklıklar, kabuklanma ya da ani gelişen döküntülerin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Cilt hastalıklarının erken dönemde bazı küçük değişimlerle kendini gösterebildiğine değinen Elmas, özellikle mevsim geçişlerinde artan cilt hassasiyetine dikkati çekerek, "Ciltte kuruluk, pullanma, hassasiyet artışı ve kaşıntı gibi belirtiler erken dönemde ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda renk değişiklikleri, lekelenme ya da güneşe karşı hassasiyet gelişebilir. Bu belirtiler, çoğu zaman basit görülse de ilerleyen süreçte egzama, alerjik reaksiyonlar veya farklı dermatolojik hastalıkların başlangıcı olabilir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"Cilt tipine uygun bakım ürünleri kullanılmalı"</strong></p><p>Elmas, cilt sağlığının yalnızca genetik faktörlere bağlı olmadığını, çevresel etkenlerin de önemli rol oynadığına değinerek, yanlış kozmetik ürün kullanımının, yetersiz nemlendirme, düzensiz beslenme ve stresin cilt bariyerini zayıflatabileceğini aktardı.</p><p>Özellikle sıcak suyla uzun süreli duş almanın ve cildi kurutan ürün kullanımının cilt problemlerini artırabileceğine işaret eden Elmas, cilt tipine uygun bakımın önemine dikkati çekti.</p><p>Toplumda en sık görülen dermatolojik şikayetlerden birinin kaşıntı olduğunu aktaran Elmas, şunları kaydetti:</p><p>"Kaşıntı tek başına bir hastalık değil, altta yatan farklı sorunların belirtisi olabilir. Alerjik reaksiyonlar, egzama, mantar enfeksiyonları ya da sistemik hastalıklar kaşıntıya neden olabilir. Özellikle gece artan kaşıntı, yaygın döküntüler veya uzun süre geçmeyen şikayetler mutlaka değerlendirilmeli. Cilt hastalıklarında erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Ciltte ortaya çıkan değişiklikleri göz ardı etmemek ve erken dönemde değerlendirmek, hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de ilerleyebilecek sorunların önüne geçer. Basit önlemler, doğru cilt bakımı ve gerektiğinde uzman desteğiyle cilt sağlığını korumak mümkün." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/uzmani-uyardi-ciltteki-kasinti-ve-kuruluk-hastaliklarin-ilk-sinyali-olabilir-4819329</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/28/a3cf2123-cpn8igneerhgm0j1p6vqe.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 21:49:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuklar aslında neye ağlıyor? </title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/cocuklar-aslinda-neye-agliyor-4819047</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/cocuklar-aslinda-neye-agliyor-4819047" rel="standout" />
      <description>Mutfakta yemek yaparken içeriden yükselen o çığlık sesiyle irkiliyorsunuz. Koşarak yanına gittiğinizde çocuğunuzu elinde ikiye bölünmüş bir kurabiyeyle hıçkıra hıçkıra ağladığına tanık oluyorsunuz. Pek çok ebeveyn bu anlarda refleks olarak, 'Bu kadar küçük şeye de ağlanmaz ki' diyor. Yaşanan öfke nöbetinin göründüğünden çok daha derin bir anlam taşıdığını belirten Uzman Çocuk Gelişimci Büşra Yüksel, “Burada asıl mesele kurabiye değil, biriken duyguların çıkış yolu bulmasıdır" dedi. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırık Kurabiye Sendromu, ebeveynlerin sıkça rastladığı ancak adı konulmamış öfke anlatım yolu. </p><p>Çocukların sıkça kullandığı bu yöntemi zaman zaman ebeveynler anlamakta zorlanıyor. </p><p>Mesela mutfakta yemek yapan bi anne, aniden ağlamaya başlayan çocuğuna bir şey mi oldu diye endişe ederken,  minik ellerin arasında ikiye bölünmüş bir kurabiyeyle karşılaşabiliyor. Çocuk gözyaşları içinde kurabiyeyi gösterirken, anne ise, bu durumda ‘alt tarafı bir kurabiye, bu kadar küçük şeye de ağlanmaz ki’ şeklinde tepki veriyor. Çocukların o an kurabiyeye ağlamadığını belirten Uzman Çocuk Gelişimci Büşra Yüksel, gözyaşlarının görünenden çok daha derin bir anlam taşığını söyledi. Yüksel, "Çocuk o an kurabiyeye ağlamıyor. Yaşanan şey çocuğun içinde biriken duyguların bir çıkış yolu bulması" dedi. </p><h2>SUSTURULMUŞ DUYGULARA AĞLIYORLAR </h2><p>Çocukların bir anda yaşadığı öfke nöbetlerine dikkat çeken Yüksel, “Çocuk o an kurabiyenin kırılmasına değil, gün içinde biriktirdiği hayal kırıklıklarına, yorgunluğa ya da susturulmuş duygularına ağlıyor. Kurabiye, bu süreçte son damla, yani bir nevi bahane oluyor” diye konuştu. </p><h2>DUYGUSAL TOLERANS DÜŞÜYOR </h2><p>Duyguları sürekli bastırılan veya susturulan çocuklar başta olmak üzere her ağladığında dikkati başka yöne çekilerek oyalanan çocukların kırık kurabiye krizlerini daha sık yaşadığına dikkat çeken Yüksel, “Ebeveyninin her sorununu çözdüğü, hayal kırıklığıyla hiç baş başa kalmayan çocukların en belirgin özelliği, duygusal toleranslarının düşük olması. Yetişkinler için önemsiz görünen küçük aksilikler, o duyguyla kalmayı öğrenememiş çocuk için devasa bir sorun oluyor” şeklinde anlattı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/28/382a0ff7-qa8mhqan6bpfm31391kge.webp" data-card-width="800" data-card-height="899" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/28/382a0ff7-qa8mhqan6bpfm31391kge.webp" data-card-caption="Büşra Yüksel"></p><h2>KRİZİ ÇÖZECEK ALTIN ÖNERİLER</h2><p>Bu tablonun şımarıklık olmadığını vurgulayan Yüksel, çocukların da duygularını boşaltma ihtiyacı duyduğunu belirterek, kriz anları için şu tavsiyelerde bulundu:  “Sorunu çözmeyin. Üzüldüğünü anlıyorum demek, sorunu çözmeye çalışmaktan çok daha değerli. Küçümsemeyin, sizin için küçük olan çocukların dünyasında çok büyük olabiliyor. Çocukların duygularını kendi ölçülerinizle yargılamayın. Kurtarıcı olmayın, bazen bırakın o duygunun içinde kalsın. Her sorunu onun yerine çözmek zorunda değilsiniz. Güven verin, ağlayabilirsin ben buradayım cümlesi, çocuğu zayıf değil, duygularını yönetebilen güçlü bir birey yapar” değerlendirmesi yaptı. Yüksel, ebeveynlerin kriz anlarında denge kurması gerektiğini vurgulayarak, “Empati kurmak, her dediğini yapmak değildir. Hem anlayan hem de sınır koyan ebeveyn olun."</p><h2>O sesi susturmayın!</h2><ol><li data-list="bullet"> Çocukların sadece anlaşılmak değil, aynı zamanda o yoğun duyguları yaşarken elinden tutulmak istediğini anlatan Yüksel şöyle konuştu: “Bir gün çocuğunuz bir kurabiye için ağlarsa, susturmak için acele etmeyin. Bir adım geri çekilin. Size anlatamadığı bir duygunun o seste saklı olduğunu unutmayın. O sesi duyduğunuzda, çocuğunuz gerçekten büyümeye başlayacak.”</li></ol><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818960" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/27/72f260f8-2qdbxou1ys1zyo8kobff8r.webp" data-title="İngiltere'nin ömrü kısalıyor: Sağlıklı yaşam beklentisi son 10 yılda 61 yaşın altına geriledi" data-url="/dunya/ingilterenin-omru-kisaliyor-saglikli-yasam-beklentisi-son-10-yilda-61-yasin-altina-geriledi-4818960" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">İngiltere'nin ömrü kısalıyor: Sağlıklı yaşam beklentisi son 10 yılda 61 yaşın altına geriledi</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818866" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/27/fb2f9659-fcus2j94ufma0tbd8a5z05.webp" data-title="Harcamalar iyiliğe dönüşüyor: Ziraat Katılım ve Yeşilay’dan “Bağımsız Kart” hamlesi" data-url="/hayat/harcamalar-iyilige-donusuyor-ziraat-katilim-ve-yesilaydan-bagimsiz-kart-hamlesi-4818866" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Harcamalar iyiliğe dönüşüyor: Ziraat Katılım ve Yeşilay’dan “Bağımsız Kart” hamlesi</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818859" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/27/f55300c8-5yz10tlfo0lcf7gu357f8q.webp" data-title="Samsun Şehir Hastanesi’ne taşınma sürüyor: Yeni birimler hizmette" data-url="/hayat/samsun-sehir-hastanesine-tasinma-suruyor-yeni-birimler-hizmette-4818859" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Samsun Şehir Hastanesi’ne taşınma sürüyor: Yeni birimler hizmette</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818707" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/26/8a3c60ba-3b8ht55o8kzgdenonqtqkc.webp" data-title="Diş ağrısı şikayetiyle hastaneye gitti, implant çetesinin eline düştü: 36 çeyrek altın harcadı, 25 dişinden birden oldu" data-url="/hayat/dis-agrisi-sikayetiyle-hastaneye-gitti-implant-cetesinin-eline-dustu-36-ceyrek-altin-harcadi-25-disinden-birden-oldu-4818707" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Diş ağrısı şikayetiyle hastaneye gitti, implant çetesinin eline düştü: 36 çeyrek altın harcadı, 25 dişinden birden oldu</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/cocuklar-aslinda-neye-agliyor-4819047</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Aybike Eroğlu</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/28/07c1cf1d-sop152c03u5ga4zxdx364.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İngiltere'nin ömrü kısalıyor: Sağlıklı yaşam beklentisi son 10 yılda 61 yaşın altına geriledi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/dunya/ingilterenin-omru-kisaliyor-saglikli-yasam-beklentisi-son-10-yilda-61-yasin-altina-geriledi-4818960</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/dunya/ingilterenin-omru-kisaliyor-saglikli-yasam-beklentisi-son-10-yilda-61-yasin-altina-geriledi-4818960" rel="standout" />
      <description>İngiltere’de sağlıklı yaşam beklentisi son 10 yılda yaklaşık 2 yıl azalarak 61 yaşın altına geriledi. BBC'nin yayımladığı bir haberde yer alan raporda, düşüşte yoksulluk, kötü yaşam koşulları, obezite ve Kovid-19’un etkili olduğu belirtildi.</description>
      <category>Dünya</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'de yayımlanan yeni bir rapor, insanların sağlıklı yaşam beklentisinin son 10 yılda 2 yıl azalarak 61 yaşın altına gerilediğini ortaya koydu.</p><p>İngiliz kamu yayıncısı BBC'nin haberine göre, son 10 yılda sağlıklı yaşam beklentisi, hem erkeklerde hem de kadınlarda yaklaşık 2 yıl düşerek 61 yaşın altına geriledi.</p><p>İngiltere, karşılaştırmaya alınan 21 yüksek gelirli ülke arasında sağlıklı yaşam beklentisinin gerilediği 5 ülkeden biri olurken, bu düşüş "en sert 2'nci gerileme" olarak kaydedildi.</p><p>Raporu hazırlayan Health Foundation, bu eğilimin önemli bir ekonomik maliyet doğurduğunu belirterek, bulguların bir dönüm noktası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Kuruluş, yoksulluk, kötü konut koşulları, obezite gibi yaşam tarzı etkenleri ve Kovid-19 salgınının etkisinin bu gerilemede rol oynadığını belirtti.</p><p>Ulusal İstatistik Ofisinin 2012-2014 ile 2022-2024 dönemlerine ait verilerine dayanan rapor, en varlıklı yüzde 10'luk bölgelerde yaşayanların, en yoksul bölgelerde yaşayanlara kıyasla yaklaşık 20 yıl daha fazla sağlıklı yaşam süresi bekleyebildiğini ortaya koydu.</p><p><br></p><h2>Richmond, "en yüksek sağlıklı yaşam beklentisine sahip bölge" oldu</h2><p>İngiltere'de Londra'nın Richmond semti; erkeklerde 69, kadınlarda 70 yıl ile "en yüksek sağlıklı yaşam beklentisine sahip bölge" oldu. Buna karşılık Blackpool'da erkekler için bu süre 51, Hartlepool'da kadınlar için 51 yıl olarak hesaplandı. İncelenen dönemde sağlıklı yaşam beklentisinde artış sadece Londra’da görüldü.</p><p>Health Foundation, bulguların, ülke genelindeki sağlık durumunda keskin bir bozulmayı ortaya koyduğunu ve bunun politika yapıcılar için bir uyarı niteliğinde olması gerektiğini belirtti.</p><p>Kuruluş, sağlıklı yaşam beklentisindeki düşüşe karşın, genel yaşam beklentisinin ise büyük ölçüde sabit kaldığını tespit etti.</p><p>Kuruluşun baş veri analisti Andrew Mooney, “İngiltere, Batı Avrupa'da en yüksek obezite oranlarına sahip ülke ve özellikle gençler arasında ruh sağlığı sorunlarında ciddi artış yaşandı.” dedi.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818467" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/26/23cbbd27-go97u1iq1z5gl16wiefmjm.webp" data-title="Sigaraya başlama yaşı 12'ye düştü" data-url="/hayat/sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-4818467" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sigaraya başlama yaşı 12'ye düştü</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816323" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/18/8df52ed3-ou8xayy6qrlas4wmsxo2v.webp" data-title="Nöroloji uzmanından uyarı: &quot;Sanal ortamdaki öldürme eylemleri zamanla gerçek hayata yansıyabiliyor&quot;" data-url="/hayat/noroloji-uzmanindan-uyari-sanal-ortamdaki-oldurme-eylemleri-zamanla-gercek-hayata-yansiyabiliyor-4816323" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Nöroloji uzmanından uyarı: "Sanal ortamdaki öldürme eylemleri zamanla gerçek hayata yansıyabiliyor"</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4814671" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/13/e5e38e88-b2m4dxksdopwxklhv4xt2e.webp" data-title="Çocuklarda dikkat süresi kısalıyor, bağımlılık riski artıyor" data-url="/hayat/cocuklarda-dikkat-suresi-kisaliyor-bagimlilik-riski-artiyor-4814671" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Çocuklarda dikkat süresi kısalıyor, bağımlılık riski artıyor</span></span></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/dunya/ingilterenin-omru-kisaliyor-saglikli-yasam-beklentisi-son-10-yilda-61-yasin-altina-geriledi-4818960</link>
      <subcategory>Dünya</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/27/72f260f8-2qdbxou1ys1zyo8kobff8r.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 20:49:29 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Harcamalar iyiliğe dönüşüyor: Ziraat Katılım ve Yeşilay’dan “Bağımsız Kart” hamlesi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/harcamalar-iyilige-donusuyor-ziraat-katilim-ve-yesilaydan-bagimsiz-kart-hamlesi-4818866</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/harcamalar-iyilige-donusuyor-ziraat-katilim-ve-yesilaydan-bagimsiz-kart-hamlesi-4818866" rel="standout" />
      <description>Ziraat Katılım ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti, finans dünyasında bir ilke imza atarak "Bağımsız Kart"ı kamuoyuna tanıttı. 2026 "Bağımsızlık Yılı" vizyonuyla hayata geçirilen kart, kullanıcıların günlük harcamalarının bir kısmını doğrudan bağımlılıkla mücadeleye aktarırken; kumar, alkol ve tütün harcamalarına kapalı yapısıyla dikkat çekiyor.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziraat Katılım ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında imzalanan stratejik iş birliği protokolü, sosyal sorumluluk bilincini finansal bir enstrümanla birleştirdi. İstanbul’da gerçekleştirilen tanıtımla duyurulan Bağımsız Kart, sadece bir ödeme aracı değil, aynı zamanda bağımlılıkla mücadelede sürdürülebilir bir finansman modeli olarak tasarlandı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/27/2021b8f5-a1dqb6yidrcl0cnnca30b.webp" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/27/2021b8f5-a1dqb6yidrcl0cnnca30b.webp" data-card-caption="Bağımsız Kart"></p><h1>Her alışverişte toplumsal fayda</h1><p>Bağımsız Kart’ın çalışma prensibi, "tüketirken üretmek" felsefesine dayanıyor. Kart sahiplerinin yaptığı her harcamanın belirli bir oranı, kullanıcıya ek bir yük getirmeksizin Ziraat Katılım tarafından doğrudan Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadele faaliyetlerine bağış olarak aktarılıyor. Bu sayede bireysel harcamalar, sistematik bir sosyal katkı mekanizmasına dönüşüyor.</p><h1>Bu kart ile tütün ve alkol alınamıyor</h1><p>Kartın en ayırt edici özelliği ise dijital altyapısında gizli. Bağımsız Kart, temsil ettiği değerlerle çelişmemek adına belirli sektörlerde kullanıma kapalı olarak yapılandırıldı.</p><p><span style="background-color: rgb(230, 0, 0); color: rgb(255, 255, 255);">Kumar ve bahis siteleri, alkol ve tütün ürünleri satışı yapan noktalar, Bağımsız Kart ile işlem yapılamayacak alanlar olarak belirlendi. Bu kısıtlama, özellikle gençleri ve risk grubundaki bireyleri korumayı hedefleyen "bütüncül bir koruma kalkanı" niteliği taşıyor.</span></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/27/46b8e909-9z4e8t0ib56d47cpdy0cpb.webp" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/27/46b8e909-9z4e8t0ib56d47cpdy0cpb.webp" data-card-caption="AK Parti Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu"></p><h1>2026 Bağımsızlık Yılı ilan edildi</h1><p>Projenin mimarlarından AK Parti Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2026 yılının bu alanda bir milat olacağını vurguladı. Akbaşoğlu, “Bağımsız Kart, Türkiye’nin bağımlılıkla mücadeledeki kararlı duruşunun somut bir yansımasıdır. Hedefimiz, başta gençlerimiz olmak üzere toplumun her kesiminde bu bilinci kökleştirmektir” ifadelerini kullandı.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/27/830358e9-dr4e6pq56t0mg58einvodp.webp" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/27/830358e9-dr4e6pq56t0mg58einvodp.webp" data-card-caption="Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir"></p><h1>"Sorumluluk bizim için bir gerekliliktir"</h1><p>İş birliğine dair açıklamalarda bulunan Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, katılım bankacılığı prensiplerinin toplumsal fayda ile doğrudan örtüştüğünü belirtti. Özdemir, “Toplumun geleceğini ilgilendiren bu projede yer almak bizim için bir tercih değil, bir gereklilikti” diyerek kartın stratejik önemine dikkat çekti.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/27/0d417cf5-xkk1ijatfjkxqiqwec73ef.webp" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/27/0d417cf5-xkk1ijatfjkxqiqwec73ef.webp" data-card-caption="Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ve Ziraat Katılım Bankası'nın Genel Müdürü, Metin Özdemir."></p><p><strong>Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç</strong> ise kartın, Yeşilay’ın "bağımsız yaşam" vizyonunu mutfağa, markete ve sokağa, yani hayatın tam merkezine taşıdığını ifade etti.</p><p><br></p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4805041" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/3/11/c72ea40f-366ggbbeh1qh828dj9nmxj.webp" data-title="Sosyal medya algoritmaları dijital bağımlılığı artırıyor" data-url="/teknoloji/sosyal-medya-algoritmalari-dijital-bagimliligi-artiriyor-4805041" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sosyal medya algoritmaları dijital bağımlılığı artırıyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4813560" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/9/f47919c7-sluyngna1bvq8e6o4t89.webp" data-title="Ünlülere operasyonlar sürerken uzmanlardan ‘uyuşturucu’ uyarısı: &quot;Bir kereden çok şey olur&quot;" data-url="/hayat/unlulere-operasyonlar-surerken-uzmanlardan-uyusturucu-uyarisi-bir-kereden-cok-sey-olur-4813560" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Ünlülere operasyonlar sürerken uzmanlardan ‘uyuşturucu’ uyarısı: "Bir kereden çok şey olur"</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4803118" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/3/5/69061b49-yz1g14g2mxpok6ti80tndb.webp" data-title="Yeşilay haftası mesajları ve sözleri" data-url="/foto-galeri/ozgun/yesilay-haftasi-mesajlari-ve-sozleri-4803118" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Yeşilay haftası mesajları ve sözleri</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/harcamalar-iyilige-donusuyor-ziraat-katilim-ve-yesilaydan-bagimsiz-kart-hamlesi-4818866</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Yeni Şafak</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/27/fb2f9659-fcus2j94ufma0tbd8a5z05.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:09:29 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun Şehir Hastanesi’ne taşınma sürüyor: Yeni birimler hizmette</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/samsun-sehir-hastanesine-tasinma-suruyor-yeni-birimler-hizmette-4818859</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/samsun-sehir-hastanesine-tasinma-suruyor-yeni-birimler-hizmette-4818859" rel="standout" />
      <description>Samsun Şehir Hastanesi’nde taşınma süreci devam ederken hematoloji, kulak burun boğaz (KBB) ve nefroloji bölümleri 27 Nisan itibarıyla hasta kabulüne başladı.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da sağlık hizmetlerinin daha modern ve kapsamlı bir yapıya kavuşması amacıyla yürütülen Samsun Şehir Hastanesi’ne taşınma süreci planlı şekilde devam ediyor. Yetkililerden yapılan açıklamaya göre, 27 Nisan Pazartesi günü itibarıyla bazı bölümler yeni yerleşkede hasta kabulüne başladı. Yeni hizmet binasında faaliyet göstermeye başlayan bölümler arasında hematoloji ve KBB ile nefroloji yer aldı. Söz konusu birimlerin, modern donanım ve geniş kapasiteyle vatandaşlara hizmet vermeye başladığı bildirildi. Yetkililer, taşınma sürecinin kademeli olarak sürdüğünü belirterek, vatandaşların randevu alırken hastane seçimine dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve ALO 182 üzerinden randevu oluşturulurken "Samsun Şehir Hastanesi" seçeneğinin kontrol edilmesi istendi.</p><p>Canik ilçesinde bulunan yeni yerleşkenin, ilerleyen süreçte tüm birimleriyle tam kapasite hizmet vermesi hedefleniyor.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818467" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/26/23cbbd27-go97u1iq1z5gl16wiefmjm.webp" data-title="Sigaraya başlama yaşı 12'ye düştü" data-url="/hayat/sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-4818467" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sigaraya başlama yaşı 12'ye düştü</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818427" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/25/20cb77ab-0o2utbpdhiv9aq8mm0xayl.webp" data-title="Sağlık Bakanı Memişoğlu: 12 yeni şehir hastanesi geliyor" data-url="/hayat/saglik-bakani-memisoglu-12-yeni-sehir-hastanesi-geliyor-4818427" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sağlık Bakanı Memişoğlu: 12 yeni şehir hastanesi geliyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4817474" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/22/7263a01c-odvdut9mw29hm42gm10caj.webp" data-title="Kızamık Avrupa’yı sarstı 10 kişiden 9’una bulaşıyor: Peki Türkiye’de son durum ne?" data-url="/hayat/kizamik-avrupayi-sarsti-10-kisiden-9una-bulasiyor-peki-turkiyede-son-durum-ne-4817474" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Kızamık Avrupa’yı sarstı 10 kişiden 9’una bulaşıyor: Peki Türkiye’de son durum ne?</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816773" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/20/b78e5a79-hnhnf7pultvdk512m0xwxh.webp" data-title="Tokat'ta ambulans uçak 18 günlük bebek için havalandı" data-url="/video-galeri/gundem/tokatta-ambulans-ucak-18-gunluk-bebek-icin-havalandi-4816773" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Tokat'ta ambulans uçak 18 günlük bebek için havalandı</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/samsun-sehir-hastanesine-tasinma-suruyor-yeni-birimler-hizmette-4818859</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/27/f55300c8-5yz10tlfo0lcf7gu357f8q.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:51:53 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Diş ağrısı şikayetiyle hastaneye gitti, implant çetesinin eline düştü: 36 çeyrek altın harcadı, 25 dişinden birden oldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/dis-agrisi-sikayetiyle-hastaneye-gitti-implant-cetesinin-eline-dustu-36-ceyrek-altin-harcadi-25-disinden-birden-oldu-4818707</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/dis-agrisi-sikayetiyle-hastaneye-gitti-implant-cetesinin-eline-dustu-36-ceyrek-altin-harcadi-25-disinden-birden-oldu-4818707" rel="standout" />
      <description>Sivas'ta diş ağrısı şikayetiyle hastaneye giden Gülbeyaz Çelikdemir, 'işlemlerin daha hızlı biteceği' vaadiyle özel bir kliniğe yönlendirildi. Tedavi için tam 36 çeyrek altın harcayan kadının 25 dişi birden çekildi. Doktor sandığı kişinin aslında bir implant satıcısı olduğunu öğrenen talihsiz kadın, hem sağlığından hem de dişlerinden oldu.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas’ta yaşayan iki çocuk annesi Gülbeyaz Çelikdemir’in hayatı, iki yıl önce yaşadığı bir olaydan dolayı adeta karardı. Diş ağrısı şikayetiyle Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hastanesi'ne giden Çelikdemir, doktor olduğunu düşündüğü bir kişi tarafından, <strong>"Burada işler uzar, dışarıda daha hızlı halledebiliriz"</strong> vaadi ile özel bir diş kliniğine yönlendirildi. Çelikdemir, hasta sandalyesinde kendisi ile temas kuran Y.İ.’nin doktor değil de implant satıcısı olduğunu sonradan öğrendi.</p><p><strong>Çelikdemir’in gittiği A.D.’ye ait özel klinikte 25 dişi birden çekildi. Çelikdemir’in hastane doktorlarından H.Ö. tarafından ağzına 8 implant çakıldı. İmplantlar çakıldıktan sora Çelikdemir’in sağlık sorunları hiç bitmedi. Çenesinde iltihap oluştu, çene etleri çekildi, ağzından iki farklı operasyon geçirdi. </strong></p><p><em>İki yıl boyunca sürekli sıvı gıdalar tüketmek zorunda kaldığı için bağırsaklarında sağlık sorunları baş gösterdi. İmplantların sökülmesi için özel diş kliniğine gittiğinde ise, hiç kullanamadığı, üzerlerine diş takılamayan implantların sökülmesi için kendisinden ayrıca ücret istendi.</em></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/26/5e30cbe6-z4ju6nm7inbc2t46d90j1w.webp" data-card-width="1201" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/26/5e30cbe6-z4ju6nm7inbc2t46d90j1w.webp"></p><h2>KONUYU YARGIYA TAŞINDI</h2><p>Diş ağrısı ile başlayan tedavi sürecinde hem tüm dişlerinden hem de sağlığından olan Gülbeyaz Çelikdemir konuyu yargıya taşıdı. Çelikdemir Ankara 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davada Y.İ., A.D. ve H.Ö.’den şikayetçi oldu. </p><p><strong>Çelikdemir, mahkeme sürecinde delillerin yok olmaması için ağzına çakılı ve üzerinde diş olmayan implantlar ile hayatını sürdürüyor.</strong></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/26/6332574a-0h5ckx15sjsaxey4mbzyh6m.webp" data-card-width="1201" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/26/6332574a-0h5ckx15sjsaxey4mbzyh6m.webp"></p><h2>"İmplant çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadım"</h2><p>Çelikdemir, implantlar çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadığını ifade ederek, <strong>"Sorunum 2024 Yılında başladı. Diş rahatsızlığım nedeniyle Cumhuriyet Üniversitesi’ne başvurdum. Orda muayene sırasında implant teklif edildi. Muayene olduktan sonra implant yapılmasına karar verildi. Belirli bir gün sonra ben üniversitede yaptıracağım diye düşünürken ismini sonradan öğrendiğim şahıs tarafından üniversitenin bahçesinde ikna edilerek özel bir kliniğe yönlendirildim. Bu kişiyle üniversite hastanesinde tanıştım ve kendisine doktor olarak tanıdım. Kendilerinin dışarıda kliniği olduğunu, üniversitede işlerin uzun süreceğini söyleyerek beni ikna etti. Gün belirlendikten sonra aradılar ve kliniğe gittim. Kliniğe gittikten sonra bir gün içerisinde tüm dişlerim, 25 tane dişim çekildi. İmplant kondu. Normalde üç tane dişim ağrıyordu. 25’i çekildi. İmplantlar konulduğu günden itibaren şu ana kadar sorun yaşıyorum ve sağlık sorunlarım da arttı. Yemek ve nefes borum arasında kitle oluştu. Hipertiroidi hastası oldum. Bağırsak sorunları yaşıyorum. Sürekli alt çenemde enfeksiyon oluşuyor" </strong>dedi.</p><h2>"Sorunların psikolojik dediler"</h2><p>Çelikdemir, yaşadığı problemlerle ilgili özel diş kliniğine başvurduğunda problemlerinin psikolojik olduğunun söylendiğini ifade edip, <em>"Kendilerine hata olduğunu, implantlarda sorun olduğunu söylediğimde bana psikolojik olarak öyle hissettiğimi söylediler. Üç ay beklememi söylediler, üç ay bekledim, tekrar gittim. Bu sefer de üst çenede üst damaktan et alıp alt çeneye yama yaptılar, yamada tutmadı. Kendilerine yanlış giden işlem olduğunu söyledim. Paramı iade etmelerini söyledim. Kendilerine güvenim olmadığını söyledim. Ne paramı iade ettiler ne de sorunu giderdiler"</em> şeklinde konuştu.</p><h2>"Bilirkişi muayene etmeden rapor hazırladı"</h2><p>Yargı sürecinde ikinci bir mağduriyetle karşı karşıya olduğunu belirten Çelikdemir,<strong> "Konu yargıya taşıdım. Bu aşamada şahıslar beni yorduğu gibi yargı da beni yordu. Rapor istedik, bilirkişi olan meslektaşları rapor vermekte direndi. Bilirkişi heyeti istedik, heyet beni muayene etmeden gıyabıma rapor verdi. En büyük delil burada, en büyük delil benim perişan haldeki çenem, beni görmeden nasıl rapor veriyor"</strong> şeklinde konuştu.</p><p><strong>Zor günler geçiren kadın, implantları çaktırmak için 36 çeyrek altın harcadığını, söktürmek için gittiğinde ise kendisinden 12 bin TL ek ücret talep edildiğini belirtip, adaletin yerini bulmasını beklediğini ifade etti.</strong> Çelikdemir, deliller kararmasın diye ağzında farklı bir işlem yaptıramadığını, yargı süreci boyunca ağzında hiç diş olmadan, sıvı gıdalarla beslenmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4777213" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2025/12/10/12fbde1e-uzoujdjp6rltv1kf82g4sp.webp" data-title="Milyonları ilgilendiren teklif: Diş tedavisinde yeni dönem başlıyor" data-url="/gundem/milyonlari-ilgilendiren-teklif-dis-tedavisinde-yeni-donem-basliyor-4777213" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Milyonları ilgilendiren teklif: Diş tedavisinde yeni dönem başlıyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4775770" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2025/12/5/2da88274-eftqji0nq45st4i5ui2mk.webp" data-title="Milyonları ilgilendiren teklif Meclis'e sunuldu: İmplant tedavisini SSK karşılayacak" data-url="/gundem/milyonlari-ilgilendiren-teklif-meclise-sunuldu-implant-tedavisini-ssk-karsilayacak-4775770" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Milyonları ilgilendiren teklif Meclis'e sunuldu: İmplant tedavisini SSK karşılayacak</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4773460" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2025/11/28/59843cf6-mt86ezjyb59kr6ih8d4ju.webp" data-title="Sivaslı doktor implantı tarihe gömdü: Diş tedavisinde devrim yaratacak proje geliştirdi" data-url="/foto-galeri/hayat/sivasli-doktor-implanti-tarihe-gomdu-dis-tedavisinde-devrim-yaratacak-proje-gelistirdi-4773460" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sivaslı doktor implantı tarihe gömdü: Diş tedavisinde devrim yaratacak proje geliştirdi</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4772160" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2025/11/25/e5c85104-azv8n1jkltc30yygilwzq2.webp" data-title="İlerleyen diş çürüğü sistemik hastalıkları tetikleyebilir" data-url="/hayat/ilerleyen-dis-curugu-sistemik-hastaliklari-tetikleyebilir-4772160" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">İlerleyen diş çürüğü sistemik hastalıkları tetikleyebilir</span></span></p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/dis-agrisi-sikayetiyle-hastaneye-gitti-implant-cetesinin-eline-dustu-36-ceyrek-altin-harcadi-25-disinden-birden-oldu-4818707</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/26/8a3c60ba-3b8ht55o8kzgdenonqtqkc.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 23:20:01 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Nobel ödüllü Meldal'dan kanser tedavisine umut olacak çalışma: Yan etkisiz tedavi </title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/nobel-odullu-meldaldan-kanser-tedavisine-umut-olacak-calisma-yan-etkisiz-tedavi-4818630</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/nobel-odullu-meldaldan-kanser-tedavisine-umut-olacak-calisma-yan-etkisiz-tedavi-4818630" rel="standout" />
      <description>Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Morten Meldal, kanser tedavisinde yan etkileri ortadan kaldıran bir yöntem üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Hayalimiz, kanserin diğer hastalıklar gibi, tercihen mevcut kanser tedavisinde görülen yan etkileri olmayan bir ilaçla tedavi edilmesidir." dedi. Meldal yaptığı açıklamada "Şu anda onkoloji üzerine çalışıyoruz, kanserde hedefe yönelik tedavilerin yeni yollarını bulmaya çalışıyoruz. Bence orada çok iyi sonuçlar elde ediyoruz ve gelecek için çok güzel planlarımız var" ifadelerini kullandı.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Danimarkalı Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Morten Meldal, moleküllerin birbirine hızlı ve verimli bir şekilde kenetlenmesini sağlayan "klik kimyası"nın temelini atan ve bu reaksiyonların canlı hücreler içinde doğal süreçleri bozmadan gerçekleşmesine imkan tanıyan "biyoortogonal kimya" alanındaki buluşlarıyla 2022'de Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü.</p><p><em>Meldal, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) bir dizi etkinliğe katılmak üzere geldiği Türkiye'de, klik kimyasının kanser ve Alzheimer tedavisindeki potansiyeli, ilaç üretimindeki zehirli atık oluşumunu engelleyen su bazlı sentezleme yöntemleri, yapay zekanın bilimsel keşif süreçlerindeki geleceği ve Nobel sonrası değişen özel yaşantısını anlattı.</em></p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/26/ef8b8238-su9t7yv7mhrsz6lnckrm.webp" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/26/ef8b8238-su9t7yv7mhrsz6lnckrm.webp"></p><h2>"Hayatımı bir gecede değiştirdi"</h2><p><strong>Soru: Türkiye'de üniversite öğrencileriyle bir araya geldiniz. Bu ziyaretten edindiğiniz başlıca izlenimler neler?</strong></p><p>Meldal: ODTÜ'deki birçok genç yetenekle tanışma ayrıcalığına sahip olduğum için çok mutluyum. Hem üniversitenin araştırma olanaklarından hem de buradaki eğitim yapısından, tüm müfredattan çok etkilendim. ODTÜ'nün sahip olduğu yüksek kaliteli eğitimin sürdürülmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.</p><p>Öğrencilerle yaptığım soru-cevap bölümünde yönelttikleri sorular gerçekten mükemmeldi, onlar da kıvılcımı arıyor, bu ilk adım. Bu kıvılcımı nasıl bulacağımızı, nasıl ulaşacağımızı ve sorunlardan nasıl kaçınacağımızı tartıştık, sanırım söylediklerime çok katıldılar. Bilimdeki birçok sorun, başarısızlıkla ve tasarlandığı gibi çalışmayan projelerle ilişkilidir. Öğrenciler de sorun yaşıyorlar ve bunun üstesinden gelmek zorundalar. Benim çözümüm, ilerideki hedef molekülden ziyade eldeki molekülle ve anla ilgilenmektir. Yani süreçle ilgilenirsiniz, son adıma giden yolda küçük başarılar yaratır ve bunların her birini gerçekten iyi başarılar olarak görürsünüz. Bu yüzden öğrencilerin yaptıkları işe gerçekten çok ilgi duyduklarını görüyorum. Bizim yarattığımız çevre krizi nedeniyle gelecekleri konusunda endişeliler, bunu gelecekleri için gerçek bir sorun olarak görüyorlar. Araştırmalarıyla bu konuyu takip etmek ve yardımcı olup olamayacaklarını görmek istiyorlar. Genç neslin daha az değil, daha fazla eğitim alması çok önemli. Daha fazla eğitim son derece önemli çünkü eğitim, bütün yatırımlardan daha yüksek getiri sağlıyor. Bir toplumda, uzun vadede en yüksek getiriyi eğitim sağlar.</p><p><strong>Soru: Kimileri klik kimyası kavramını "moleküler bir lego seti" olarak açıklıyor. Bu benzetmeye katılıyor musunuz? Siz klik kimyasını basit bir benzetmeyle açıklayacak olsaydınız bu ne olurdu?</strong></p><p>Meldal: Legoya da benzetebilirsiniz ama bence cırtcırta daha çok benziyor. Cırtcırt birbirine uyan iki bileşenden oluşur, çevredeki diğer malzemelere yapışmaz ama birbirlerine yapıştırıldığında tutar. Klik kimyası da aynı şekilde ve aslında bu çok karmaşık yeni moleküler yapılar oluşturmamızı sağladı. Genellikle ilaçlarda olduğu gibi, molekülün tek bir işlevinin olduğu moleküler oluşumlarımız vardı. Mesela bir proteinle etkileşime girerek anksiyeteyi gideren bir molekül veya ağrıyı gideren bir molekül gibi. Ama şimdi, adeta küçük moleküler robotlar gibi birkaç farklı işlevi yerine getirebilen moleküller oluşturabiliyoruz. Bu da işlevsel molekülleri tek tek birbirine bağlayabilmemizle mümkün oluyor. Çok daha doğru, hızlı ve sürecin tamamı suda gerçekleştiği için bir bakıma daha çevreci şekilde yapılıyor.</p><p><strong>Soru: Bu çalışmanızın Nobel ödülü ile sonuçlanacağını tahmin etmiş miydiniz, ödülü aldığınızı ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?</strong></p><p>Meldal: Çok yoğun duygular yaşadım çünkü Nobel ödülü bilimde elde edebileceğiniz en yüksek takdir ve onur. Elbette çok mutluydum. Hatta hayatımı bir gecede değiştirdi çünkü bir bilim insanı olarak neler yapabileceğiniz ve nerelere davet edildiğiniz konusunda çok etkili. Araştırmalarım da Nobel ödülü sayesinde mümkün oldu. Araştırmalarıma devam edebiliyorum, şu an 72 yaşındayım ve hala çok aktif bir şekilde araştırma yapıyorum. Bunun gerçek bir ayrıcalık olduğunu ve muhtemelen Nobel ödülü sayesinde gerçekleştiğini düşünüyorum.</p><p>Çalışmamın Nobel ödülü kazanacağını tahmin etmedim, çünkü asıl niyetim hiçbir zaman bu olmadı. Niyetim anı yaşamak. Şu anda yaptığım araştırmalarla tamamen anda kalarak çalışıyorum. Gelecekteki uygulamalara pek kafa yormuyorum. Bu reaksiyonun önemini de ancak 4 yıl sonra, birincil çalışmamıza yapılan atıflar katlanarak artmaya başlayınca keşfettim. Bu da elbette özel bir şey olduğunun iyi bir göstergesi. Dolayısıyla keşiften hemen sonra bu araçtan faydalanmaya başladık, her türlü moleküler yapı ve sentezde kullandık. Klik kimyasının bu kadar ilgi görmesinin nedeni, birçok farklı alanda çok faydalı olması. Tıpta, vücuttaki diğer hücreleri etkilemeden, belirli bir hastalığa karşı daha yüksek özgüllüğe, daha yüksek seçiciliğe sahip yeni ilaç türleri üretebilirsiniz. İlaç sentezlemek için klik kimyasını kullanabilir ve bunu çevre dostu şekilde gerçekleştirebilirsiniz, çünkü bu reaksiyonlar suda yapılıyor. Klik kimyasını, iletken malzemelerin yüzeyindeki moleküller aracılığıyla güneş ışığını yakalayabilen malzemeler gibi tamamen yeni malzemeler üretmek için de kullanabilirsiniz. Çeşitli alanlarda kullanılabiliyor, bu yüzden bu kadar popüler hale geldi.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/26/05fff5dc-xruuo83k95afuwhj130td.webp" data-card-width="1199" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/26/05fff5dc-xruuo83k95afuwhj130td.webp"></p><h2>"Bununla alakadar olmazsak önümüzdeki yıllarda dramatik şekilde artacak"</h2><p><strong>Soru: Evrimsel Kimyasal Biyoloji Merkezi'ndeki mevcut araştırmalarınızın temel odak noktası nedir? Bilimsel literatüre önemli katkı sağlayacak yeni bulgular elde ettiniz mi?</strong></p><p>Meldal: Ettiğimizi düşünüyorum, son zamanlarda peptit alanında çok iyi sonuçlar aldık. Peptitler, proteinlerin küçük parçalarıdır. Peptitleri suda sentezleme yöntemi geliştirdik, yani bunları tamamen suda üretebiliyoruz. Ayrıca şu anda onkoloji üzerine de çalışıyoruz, kanserde hedefe yönelik tedavilerin yeni yollarını bulmaya çalışıyoruz. Bence orada da çok iyi sonuçlar elde ediyoruz ve gelecek için çok güzel planlarımız var.</p><p><strong>Soru: Onkoloji alanında, özellikle kanser üzerine çalıştığınızı belirttiniz, bunu detaylandırabilir misiniz?</strong></p><p>Meldal: Detay vermeme taraftarıyım, çünkü bu oldukça yeni bir konu ve yayınlamadan önce haberi ifşa etmek istemeyiz. Ancak size söyleyebileceğim şey, kanser hücrelerini öldüren ilacı, çok seçici şekilde kanser hücrelerine ulaştırmanın yeni bir yolunu bulduğumuzu düşünüyoruz. Hayalim, kanserin diğer hastalıklar gibi, tercihen mevcut kanser tedavisinde görülen yan etkileri olmayan bir ilaçla tedavi edilmesidir. Yani hayattaki diğer tüm süreçlerle uyumlu olup saç dökülmesine ve bununla ilişkili diğer şeylere yol açmayan bir kanser ilacı.</p><p><strong>Soru: Yan etkileri ortadan kaldırmayı mı kastediyorsunuz?</strong></p><p>Meldal: Yan etkileri ortadan kaldırmak ve hastanın kesin tedavisini sağlamak. Tercihen birçok kanser türüne genellenebilecek bir yöntemle bunu yapmak. Çünkü kanser tek bir hastalık değil, çok farklı hastalıklardan oluşuyor. Kanserde hedef alabileceğiniz bazı ortak etkenler var. Modern toplumdaki diğer büyük engel ise kardiyovasküler hastalıklar, Alzheimer, bunama ve diğer nörodejeneratif hastalıklar. Bence bu çok önemli bir alan, çünkü bununla alakadar olmazsak önümüzdeki yıllarda dramatik şekilde artacak. 2050'de dünyada 150 milyon insanın Alzheimer'dan etkileneceği tahmin ediliyor. Şu anda bunun neredeyse yarısına ulaştık, yani gerçekten ciddi bir sorun ve sürekli artıyor.</p><p><strong>Soru: Yani Alzheimer ve bunamayı da mı tedavi etmek istiyorsunuz?</strong></p><p>Meldal: Bunu başarabilir miyim bilmiyorum ama kesinlikle bu yönde çalışmak istiyorum. Beyindeki plaklardan ve plaklarda üretilen toksik maddelerden kurtulmaya çalışıyoruz. Bu amaçla, beyindeki plakları oluşturan lifleri çözebilen bazı moleküllerimiz var ancak bu molekülleri beyne ulaştırmak ve aktif hale getirmek çok zor. Bu nedenle, kan-beyin bariyerini geçip hücrelere ulaşmasını sağlamaya da çalışıyoruz. Bu da çok aktif olduğumuz bir diğer alan.</p><h2>"İnternetteki yanlış bilgiler, bir yapay zeka için çok yetersiz bir öğrenme kümesi"</h2><p><strong>Soru: Yapay zeka günümüzde her alanı dönüştürüyor, bu konudaki düşünceleriniz neler? Sizce yapay zeka, Nobel ödülüne layık araştırma ve keşifler için gereken zamanı kısaltabilir mi?</strong></p><p>Meldal: Tıpkı bilgisayarı elde ettiğimiz zamanki gibi, yapay zeka da araştırmayı hızlandıracak, toplumdaki birçok farklı süreci hızlandıracak. Bu bir araç, bağımsız bir varlık değil. İnsanlar olarak kullandığımız bir araç ancak gerçekten rekabetçi, insan sezgisiyle ve benzeri şeylerle de rekabet edebilecek bir yapay zekaya sahip olmak için bilinç oluşturmak gerek. Bu da muhtemelen yapay zekanın bir sonraki adımı. Farklı bir bilgisayar türünde, beyin ağını taklit eden bir bilinç oluşturursanız, insanın araştırma süreciyle gerçekten rekabet edebilecek bir şey başarabilirsiniz.</p><p>Yapay zeka doğası gereği tüm bilgiyi içinde barındırır. Yani yapay zekayı doğru bilgiyle beslerseniz, size çok iyi sonuçlar verir. Ancak internetteki yanlış bilgiler, bir yapay zeka için çok yetersiz bir öğrenme kümesi. Çok büyük miktarda bilgi var ancak yapay zeka, kendi kendine yanlış bilgi üreterek bunu yok ediyor. İnternette eğitilen bu yapay zeka modelleriyle ilgili durum gitgide daha çok halüsinatif bir hale doğru gidiyor.</p><h2> "Araştırma yapıyorsanız Nobel ödülü için değil, yeni keşifler yapmaya ilgi duyduğunuz için olmalı"</h2><p><strong>Soru: Önceki röportajlarınızda müziğe ve farklı sanat dallarına büyük ilgi duyduğunuzu belirtmiştiniz. Bir bilim insanı olarak, sanat ve bilim arasında temel bir bağlantı olduğuna inanıyor musunuz?</strong></p><p>Meldal: Evet, madalyonun iki yüzü gibiler adeta. Tuval veya heykel üzerinde üç boyutlu bir alanı resmetmekle ilgilenen bir sanatçı, bir düşüncenin, kavramın, gerçek bir resmin üç boyutlu temsilini kullanıyor ve bunu iki boyutlu tuvalde üç boyutlu alana dönüştürüyor. Kimyada da aynısını yapıyoruz. Çocukken öğrendiğimiz kimya, kağıt yüzeyinde iki boyutlu ama aslında kimya üç boyutludur. Üç boyutlu kimya, gerçekleşen süreçleri anlamak için gereklidir.</p><p><strong>Soru: Bir rock grubunun üyesi olduğunuzu duyduk, hala müziğe devam ediyor musunuz?</strong></p><p>Meldal: Artık etmiyorum. Nobel ödülünü aldıktan sonra sürdürmek mümkün olmadı çünkü çok fazla zaman ve emek gerektiren bir iş. Alıştırma yapmak ve sürekli ilgilenmek gerekiyor.</p><p><strong>Soru: Eşinizin de bilim insanı olduğunu biliyoruz. Nobel ödüllü biri olarak, ailenizle bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz?</strong></p><p>Meldal: Arkadaşlarımızı ağırlamayı çok seviyoruz, bu yüzden çok sık davetler düzenliyoruz. Birlikte yemek hazırlamayı çok seviyoruz. Güzel akşamlar geçiriyoruz, genellikle bilimsel veya politik içerikli birçok güzel sohbetimiz oluyor. Bazen müzik açıp eğleniyoruz. Ayrıca seyahat etmeyi seviyoruz, bu yüzden Nobel ödülü ile ilgili bu durum gerçekten güzel, çünkü ortak bir noktamız var, tıpkı Türkiye'de olduğu gibi bunu paylaşıyoruz. İkimiz de gidip birer konferans veriyoruz ve bunu farklı açılardan tartışabiliyoruz. Gitmeden önce, orada bulunduktan sonra ve evde de üzerine konuşuyoruz.</p><p><strong>Soru: Türk bilim insanları, araştırmacılar, öğrenciler ve akademisyenlere kimya alanında ne gibi tavsiyelerde bulunurdunuz?</strong></p><p>Meldal: Bence önemli olan, merak duygusuyla ve kendinizi iyi hissederek bir şeyler yapmak. Yani araştırma yapıyorsanız, konumunuzla ilgili kaygılarınız yüzünden ya da Nobel ödülü kazanmak istediğiniz için değil, alanınızda yeni keşifler yapmaya ilgi duyduğunuz için olmalı. Alanınız ister kimya ister fizik olsun ister öğrenci ister proje yöneticisi olun bu süreç aynıdır. Merak, faaliyetlerinizde başrol oyuncunuz olsun ve harika şeyler size gelsin. Ayrıca kendiniz için en önemli olanı yapın, başkalarının önemli olduğunu düşündüğü şeyleri değil. Önemin gerçek anahtarını kendi içinizde bulun.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818427" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/25/20cb77ab-0o2utbpdhiv9aq8mm0xayl.webp" data-title="Sağlık Bakanı Memişoğlu: 12 yeni şehir hastanesi geliyor" data-url="/hayat/saglik-bakani-memisoglu-12-yeni-sehir-hastanesi-geliyor-4818427" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sağlık Bakanı Memişoğlu: 12 yeni şehir hastanesi geliyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818467" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/26/23cbbd27-go97u1iq1z5gl16wiefmjm.webp" data-title="Sigaraya başlama yaşı 12'ye düştü" data-url="/hayat/sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-4818467" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sigaraya başlama yaşı 12'ye düştü</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/nobel-odullu-meldaldan-kanser-tedavisine-umut-olacak-calisma-yan-etkisiz-tedavi-4818630</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/26/fc678b7c-wzpjy3vub8kg1kuphjr85.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 18:30:12 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sigaraya başlama yaşı 12'ye düştü</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-4818467</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-4818467" rel="standout" />
      <description>Türk Toraks Derneği Genel Başkan Yardımcısı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, Türkiye’de sigaraya başlama yaşının 12’ye kadar düştüğünü açıkladı. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tütün ürünleri ve zararlarına ilişkin bir grup gazeteciye değerlendirmelerde bulunan Kılınç, sigara kaynaklı ölümlerin boyutuna dikkat çekti. Prof. Dr. Kılınç, “Türkiye’de tütün ve nikotin ürünleri kullanıldığı için yılda 120 bin kişi hayatını kaybediyor. Yani bu birçok sorundan daha fazla ölüme yol açan gerçek bir pandemi. Biz Kovid döneminde üç yılda 150 bin kişiyi kaybettik. Yılda sigarayla ilişkili hastalıklardan ya da nikotin nedeniyle oluşan hastalıklardan her yıl 120 bin kişinin ölümüne tanık oluyoruz. Bu da kabul edilebilir bir şey değil.” dedi. Sigara ve tütün kullanımının yalnızca sağlık değil, ekonomi üzerinde de ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Kılınç, bu ürünlere bağlı hastalıkların Türkiye’ye yıllık maliyetinin 752 milyar TL olduğunu ifade etti. Sorunun boyutunun pandemiyle kıyaslanabilecek düzeyde olduğunu vurgulayan Kılınç, daha güçlü ve kapsamlı bir mücadele gerektiğini dile getirdi. Her yıl yaklaşık 40 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulduğunu ve 25 bin kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Kılınç, “Her 4,5 dakikada bir vatandaşımız akciğer kanserinden hayatını kaybediyor” bilgisini paylaştı. </p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818427" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/25/20cb77ab-0o2utbpdhiv9aq8mm0xayl.webp" data-title="Sağlık Bakanı Memişoğlu: 12 yeni şehir hastanesi geliyor" data-url="/hayat/saglik-bakani-memisoglu-12-yeni-sehir-hastanesi-geliyor-4818427" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sağlık Bakanı Memişoğlu: 12 yeni şehir hastanesi geliyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4818110" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/24/c2b9e641-2sjwlamg2ik5u3bugij4yf.webp" data-title="Trafik kazasında sol bacağını kaybeden kadın hayalindeki proteze 38 yıl sonra kavuştu" data-url="/foto-galeri/hayat/trafik-kazasinda-sol-bacagini-kaybeden-kadin-hayalindeki-proteze-38-yil-sonra-kavustu-4818110" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Trafik kazasında sol bacağını kaybeden kadın hayalindeki proteze 38 yıl sonra kavuştu</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4817828" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/23/357309c9-s109hzuvhdevkf4gv8w1ll.webp" data-title="TÜSEB Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Kara'dan yerli aşı vurgusu: Tamamen Türkiye'de üretir hale geleceğiz" data-url="/hayat/tuseb-asi-enstitusu-baskani-prof-dr-karadan-yerli-asi-vurgusu-tamamen-turkiyede-uretir-hale-gelecegiz-4817828" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">TÜSEB Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Kara'dan yerli aşı vurgusu: Tamamen Türkiye'de üretir hale geleceğiz</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-4818467</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Nur Banu Aras</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/26/23cbbd27-go97u1iq1z5gl16wiefmjm.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: 12 yeni şehir hastanesi geliyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakani-memisoglu-12-yeni-sehir-hastanesi-geliyor-4818427</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakani-memisoglu-12-yeni-sehir-hastanesi-geliyor-4818427" rel="standout" />
      <description>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu "Şimdiye kadar 27 tane şehir hastanesi yaptık. Ordu da bitti, o da en kısa zamanda hasta kabulüne başlayacak. 12 tanesi de inşa aşamasında. Trabzon, Şanlıurfa, Samsun ve Rize'yi de bu sene içerisinde yetiştireceğiz.  Toplumda insanlar bunu doğru anlasın diye söylüyorum yoksa bir siyasi çatışma için değil. Türkiye en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuştur" dedi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu CNN Türk canlı yayınında sağlık sistemine ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.</p><p>Açıklamadan öne çıkan başlıklar şöyle:</p><p>Biz esasında Kasım ayında bir mevzuat çıkarttık ve revize ettik ve 31 bin aile hekimimiz hizmet veriyor. Ben onlara teşekkür ediyorum. Hem takip hem koruma anlamında birebir takipler var. 42 milyon insanı kronik hastalık anlamında taradık. Bunların 10 milyonunu da riskli bulduk. Bunlardan 5 milyonunu da takip ve tedavi ettik. Hastanelerin de yükünü alıyorlar. Aile hekimi bireyin geçmişini de bildiği için bunu aile hekimi üzerinden başvuru yapıldığı zaman gerekli görürse hastane ye sevk ediyor. Bunu randevusunu da kendi alıyor ve uzman doktora da bilgi veriyor. O hekim bilgilenmiş oluyor ve bunun üzerine uzmanlık gerektiren bir hastalık varsa onu tedavi ediyor. Aile hekimi de elektronik ortamda görebiliyor.</p><h2>"12 ŞEHİR HASTANESİ İNŞA AŞAMASINDA"</h2><p><strong>Şimdiye kadar 27 tane şehir hastanesi yaptık. Ordu da bitti, o da en kısa zamanda hasta kabulüne başlayacak. 12 tanesi de inşa aşamasında. Trabzon, Şanlıurfa, Samsun ve Rize'yi de bu sene içerisinde yetiştireceğiz. Bunlar bin yataklı hastaneler. </strong>Sancaktepe Şehir hastanesinin inşaatı da devam ediyor. Planladıklarımız da var. İzmir'de, Tokat'ta ve Konya'da planlıyor. Bostancı'da FSM'nin inşaatı başladı. Bakırköy Sadi Konuk'un yenilenmesi var. Baktığınız zaman 2027'de bitireceğimiz hastane sayısı 117 tane. </p><p>Türkiye, sağlıkta dönüşümde 2003'den beri AK Parti ile büyük bir yenilenme yaptı. 971 devlet hastanesinin 794'ü yeni yapıldı. 184 bin tuvaletli banyolu hasta odamız var. 270 binden fazla da yatak kapasitemiz var. Son zamanlarda 'sağlık arazileri satılıyor' iddiası var. Biz hiçbir hastanemizi satmıyoruz. Atıl kalmış, kullanılmayan yerlerle ilgili tasarrufta bulunduk. Bununla ilgili bir çalışma var. Bunların bir kısmını evet değerlendireceğiz. 2003 senesinden önce İstanbul'da 30 sene hastane yapmamışlar.</p><p><strong> Toplumda insanlar bunu doğru anlasın diye söylüyorum yoksa bir siyasi çatışma için değil. Türkiye en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuştur.</strong></p><h2>"RANDEVU BEKLEYEN HASTA SAYIMIZ 400 BİNE DÜŞTÜ"</h2><p><em>2024'ün sonundan itibaren 4 milyon kadar vatandaşımız randevu bulamıyordu. Biz hem atamalarımızı buna göre planladık, hem de cihaza bağlı polikliniklere büyük bir yatırım yaptık. Şu anda randevu bekleyen hasta sayımız 400 bine düştü. </em></p><p>Bazı branşlarda hiç yok bazı branşlarda da randevu sorunu yakında halletmiş olacağız. Randevu sorunu yok dememin sebebi yok, çünkü aile hekimine gittiğinizde gerçekten problem varsa oradan randevu alabiliyorsunuz. Ben şunu söylemek istiyorum, önce aile hekiminize gidin. Aile hekimi öncelikle gidilmesi gereken hekim olmalı.</p><h2>"SEZERYAN BİR AMELİYATTIR"</h2><p>Toplumlar refaha kavuştukça belki çalışma hayatı da oldukça doğum oranları düşüyor. Doğum oranları 2.01'in üzerinde olmalı. 2.01'in altındaysa 'nüfus yaşlanıyor' demektir. Çocuk bir ailenin en önemli parçası. Aile Bakanlığı güzel bir çalışma yaptı. İnşallah Türkiye'de de doğum oranları 2.01'in üzerine çıkacaktır. Sezeryan ihtiyaç duyulduğunda tıbbı olarak yapılması gereken bir ameliyattır. Gerekli olduğu zaman yapılabilir ama bu gereklilik dünyada bu oran yüzde 15'i geçmiyor.</p><p> Türkiye de bu şu an yüzde 59 ve bu çok yüksek bir oran. Peki biz neden normal doğumu önemsiyoruz, anne sağlığı için. Biz normal doğumu teşvik etmek istiyoruz. 3 anneden 1'i sezeryanla doğuruyor. Bizim mücadelemiz aslında ilk gebelikle alakalı. Biz dedik ki ilk bebeğini bekleyen anne adayları için son 3 ayında her anne adayına bir ebe verilecek. Ona arkadaş olacak. Riskli anneler için de özel bir uygulama yaptık. Gebe okullarının sayısını 2 katına çıkarttık. Son 1 sene de sezeryanla doğum oranları ilk defa düşüşe geçti.</p><h2>UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE </h2><p><strong>Geçen hafta Yüksek Bağlamlılık Kurulu toplantısını yaptık. 2017'den itibaren bu kurul oluşturularak 7 bakanın olduğu ve bir eylem planı oluşturduk. Biz yaklaşık bin 582 yatağımızla bağımlılık olduktan sonra tedavi veriyoruz ancak önemli olan bu maddeyle hiç karşılaşılmaması. Sağlık Bakanlığı olarak uyuşturucunun bir hastalık olduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Uyuşturucu ile mücadele aile ve ortam ile birlikte mücadele edebiliriz. Türkiye genelinde 405 merkezimiz var. Alo 191 hattımız var. Ailesine danışmanlık ve bilgi veriliyor. Aile hekimleri ve AMATEM gibi bağımlılık merkezlerinde hizmet veriliyor. Bağımlılık köyü inşa ettik, Sancaktepe Şehir hastanesinin yanında. Bağımlılıktan sonra iş ve uğraşı terapisi verilecek bir yer olacak.</strong></p><h2>SİGARA BAĞIMLILIĞI</h2><p><em>Sadece madde değil tütün bağımlılığı da var. Son 10 senede artmaya başladı. Şu an Türkiye'de 3 kişiden 1'i sigara kullanıyor. Tütün ürünleri elektronikte olsa bunlar bağımlılık ve tedavi edilmesi gereken bir durum. Sigarada ilaçlı tedavi yapılıyor. Bununla ilgili ücretsiz ilaç veriyoruz. Sigara bırakma polikliniklerini açtık. Tütün bırakma hattımız var, ALO 171. Sigarayı bırakmak isteyen herkesin aramasını istiyoruz. Bana bir şey olmaz demeyin.</em></p><h2>SAĞLIKLI YAŞAM MERKEZLERİ</h2><p>Toplumun çoğunda hastaneye gitme alışkanlığı var. Ancak biz diyoruz ki, sağlıklı hayat merkezlerimiz var. 17 tane birimi var orada ve randevu alabiliyorsunuz. Size orada 'nasıl sağlıklı yaşanacak' bu öğretiliyor. 347 tane Sağlıklı Yaşam Merkezi var. Her şehir de var, ücretsiz yararlanılabilir, lütfen bunlara gidin.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815628" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/16/caaaef52-lowbfvgxf2cvkf2x4fbl8n.webp" data-title="Kanseri yok eden tedavi Türkiye’de" data-url="/hayat/kanseri-yok-eden-tedavi-turkiyede-4815628" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Kanseri yok eden tedavi Türkiye’de</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4813679" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/9/18102351-c74196bdkavoel7kmo0bo.webp" data-title="İstanbul'daki hastanelerde yeni dönem: Kodu okutanın sorunu 7 dakikada çözülecek" data-url="/gundem/istanbuldaki-hastanelerde-yeni-donem-kodu-okutanin-sorunu-7-dakikada-cozulecek-4813679" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">İstanbul'daki hastanelerde yeni dönem: Kodu okutanın sorunu 7 dakikada çözülecek</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4813188" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/8/96f9faa2-5sqq7nfbdvyclp3ei9q71w.webp" data-title="Sağlık Bakanlığı’ndan yeni destek: İlk hamileliğe özel Her Gebeye Ebe uygulaması" data-url="/hayat/saglik-bakanligindan-yeni-destek-ilk-hamilelige-ozel-her-gebeye-ebe-uygulamasi-4813188" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Sağlık Bakanlığı’ndan yeni destek: İlk hamileliğe özel Her Gebeye Ebe uygulaması</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/saglik-bakani-memisoglu-12-yeni-sehir-hastanesi-geliyor-4818427</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/25/20cb77ab-0o2utbpdhiv9aq8mm0xayl.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 20:43:11 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Trafik kazasında sol bacağını kaybeden kadın hayalindeki proteze 38 yıl sonra kavuştu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/trafik-kazasinda-sol-bacagini-kaybeden-kadin-hayalindeki-proteze-38-yil-sonra-kavustu-4818110</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/trafik-kazasinda-sol-bacagini-kaybeden-kadin-hayalindeki-proteze-38-yil-sonra-kavustu-4818110" rel="standout" />
      <description>Çocukken geçirdiği trafik kazasında sol bacağını kaybeden 45 yaşındaki Figen Büyükdağ, 38 yıldır arzuladığı tam uyumlu proteze Hatay Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi sayesinde kavuştu.  </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded />
      <link>https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/trafik-kazasinda-sol-bacagini-kaybeden-kadin-hayalindeki-proteze-38-yil-sonra-kavustu-4818110</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/24/c2b9e641-2sjwlamg2ik5u3bugij4yf.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:51:22 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜSEB Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Kara'dan yerli aşı vurgusu: Tamamen Türkiye'de üretir hale geleceğiz</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/tuseb-asi-enstitusu-baskani-prof-dr-karadan-yerli-asi-vurgusu-tamamen-turkiyede-uretir-hale-gelecegiz-4817828</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/tuseb-asi-enstitusu-baskani-prof-dr-karadan-yerli-asi-vurgusu-tamamen-turkiyede-uretir-hale-gelecegiz-4817828" rel="standout" />
      <description>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara, "Eğer istediğimiz şekilde gidebilirsek artık ihtiyaç duyduğumuz, çocuklarda kullandığımız aşıları da büyüklerde kullandığımız aşıları da tamamen Türkiye'de üretir hale geleceğiz." dedi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşı Haftası etkinlikleri kapsamında Malatya'ya gelen Kara, aşıların çok stratejik ürünler olduğunu ve Türkiye'nin değişecek enfeksiyon ve gelişecek salgın risklerine karşı kendi aşısını kendisinin üretmesinin gerektiğini söyledi.</p><p>Aşı Enstitüsü olarak Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün alt yapısı ve laboratuvar gücünü de arkalarına alarak şu anda boğmaca aşısını farklı bir yapısıyla geliştirmeye çalıştıklarını belirten Kara, şöyle konuştu:</p><ol><li data-list="bullet">"Daha uzun süre koruma sağlaması amacıyla RSV için çocuklarda çok önemli, büyüklerimizde çok önemli o aşının üzerinde çalışıyoruz. Ama bunlar biraz daha şu anda başlangıç döneminde, hayvan çalışmalarının öncesindeki dönemde. Ama diğer taraftan baktığımızda kuduz aşısında hayvan çalışmaları düzeyine geldik, ilk uygulamalarımızı yapıyoruz. Orada oldukça başarılıyız. Yine Halk Sağlığı Genel Müdürlüğümüzün elde ettiği kaynak ve bilgiyle biz oradan hareket ettik. Şu anda belli noktalara kadar da bu aşımızı getirdik."</li></ol><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/23/2e18ef3d-p45ln1xa7reczluxkwub0m.webp" data-card-width="1200" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/23/2e18ef3d-p45ln1xa7reczluxkwub0m.webp"></p><h2>"Dünyada ilk geliştiren ülke biz olmak istiyoruz"</h2><p>Kara, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi için de aşı çalışmalarının sürdüğünü bildirerek, "Bu aşıda hayvan çalışmaları düzeyine geldik. Bunu iki koldan yürütüyoruz. Diğer aşıda da preklinik dediğimiz laboratuvardaki test sonuçları tamamlanmak üzere. Yakın dönemde o da hayvan çalışmalarına geçecek. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi için insan kaybettiğimiz, risk taşıdığımız bir hastalığın aşısını dünyada ilk geliştiren ülke biz olmak istiyoruz. O yönde de çalışıyoruz." dedi.</p><p>Teknoloji transferi aracılığıyla da çocukluk çağında ve risk gruplarında kullandıkları aşıları Türkiye'de üretmek istediklerini aktaran Kara, "Şu an için kullandığımız kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı, altılı aşı, özellikle gebelere uyguladığımız difteriden, tetanozdan, boğmacadan hem anneyi hem de doğan bebeği koruyan Tdap aşımız. Biz bu aşıların da ülkemizde üretilmesini istiyoruz ve ona yönelik çalışıyoruz. Dünyadaki en gelişmiş aşılardan birisi olan konjuge pnömokok aşısı, onun da teknoloji transferiyle Türkiye'de olmasını istiyoruz." şeklinde konuştu.</p><h2>Aşı çalışmaları sürüyor</h2><p>Hayvan çalışmalarına başladıkları aşıların gelecek iki yıl içerisinde kullanılabilir hale getirilmesinin söz konusu olacağını ifade eden Kara, şunları paylaştı:</p><ol><li data-list="bullet">"Teknoloji transferiyle başladığımız aşılar var; su çiçeği ve Hepatit A. Onda belli bir başarıyı elde ettik artık. Neredeyse dolmuş, hazırlanmış. Formülasyonu yapılmış aşılar kullanıma giriyor. Bunlar büyük başarılar ve yakında da diğer aşılarda da benzer şekilde hareket etmeyi planlıyoruz. Tabii bunların belli bir zaman ve işleyiş süresi var. Bunlar arasında öncelikle biz aşının geliştirme süreçlerinde binlerle ifade edilen, 10 binlerle mesela biz kuduz aşısında hayvan testlerine gelene kadar 10 binlerin üzerinde test uygulamıştık. Kuduz aşısı dünyada daha önce geliştirilmiş ve belli noktaları bilinen aşılar. Biz bunun üzerine koyarak ilerliyoruz. Daha iyisini yapalım diye uğraşıyoruz.</li><li data-list="bullet">Kırım Kongo Kanamalı Ateşi aşısında mesela biz tamamen yepyeni bir aşıya ve çok güvenli olmasını isteyerek ilerlediğimiz için şunu söyleyebiliriz. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde hayvan çalışmalarına başlayacağız. İkinci koldaki aşımıza da büyük olasılıkla yıl sonunda hayvan çalışmalarına başlayacağız. Ne zaman tam olarak insanlarda rahatlıkla uygulayabilirizin cevabını kesin verebilmemiz çok mümkün olmamakla beraber bizim niyetimiz 2-3 yıllık bir periyot içerisinde bu aşıları artık ülkemizde kullanılır hale getirmek."</li></ol><p>"Biz eğer istediğimiz şekilde gidebilirsek artık ihtiyaç duyduğumuz, çocuklarda kullandığımız aşıları da büyüklerde kullandığımız aşıları da tamamen Türkiye'de üretir hale geleceğiz." diyen Kara, "Bir aşının üretimine ve kullanımına gelene kadar binlerle ifade edilen testler yapıyoruz. Bu testlerin bir kısmında kullanacağımız sarf malzeme, yani test için gereken malzemeler dışarıdan gelebilir ama onun dışında aşılar tamamen bizim kendi üretimimiz olacak." bilgisini verdi.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4817537" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/22/547585ec-rly2833f0u7y362s2748h.webp" data-title="Evlenecek gençlere 250 bin lira faizsiz kredi desteği: 27 bin çift için ödemeler başladı" data-url="/ekonomi/evlenecek-genclere-250-bin-lira-faizsiz-kredi-destegi-27-bin-cift-icin-odemeler-basladi-4817537" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Evlenecek gençlere 250 bin lira faizsiz kredi desteği: 27 bin çift için ödemeler başladı</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/tuseb-asi-enstitusu-baskani-prof-dr-karadan-yerli-asi-vurgusu-tamamen-turkiyede-uretir-hale-gelecegiz-4817828</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/23/357309c9-s109hzuvhdevkf4gv8w1ll.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 12:02:31 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yumurtalık kanseri teşhisi konulan hasta 12 günde sağlığına kavuştu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/yumurtalik-kanseri-teshisi-konulan-hasta-12-gunde-sagligina-kavustu-4817572</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/yumurtalik-kanseri-teshisi-konulan-hasta-12-gunde-sagligina-kavustu-4817572" rel="standout" />
      <description>Karın ağrısı şikayetiyle Denizli Devlet Hastanesi’ne başvuran 66 yaşındaki kadına yumurtalık kanseri teşhisi konuldu. Sitoredükif Cerrahi ve karın içi sıcak kemoterapi uygulanan hasta 12 gün süren tedavinin ardından sağlığına kavuşturuldu.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizli Devlet Hastanesi jinekolojik onkoloji polikliniğine 5 ay önce karın ağrısı ve şişkinlik şikayetleriyle başvuran 66 yaşındaki Şengül Şen’e yapılan tahlil ve tetkikler neticesinde over (yumurtalık) kanseri teşhisi konuldu. Şen, başarılı bir onkolojik tedavi sürecinin ardından Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Hatice Yetkiner ve Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim gözetiminde ameliyata alındı. Ameliyatta hastaya Sitoredükif Cerrahi ve Hipec (karın içi kemoterapi) uygulandı. Hasta 12 gün süren tedavi süreci sonrasında sağlığına kavuşarak taburcu oldu.</p><p>Ameliyat süreciyle ilgili bilgi veren Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Hatice Yetkiner,  "Klinik ve radyolojik değerlendirmeler neticesinde hastamızın onkolojik tedaviye iyi yanıt verdiğini, ameliyat için uygun aşamada olduğunu tespit ettik. Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim ile hastamıza IDS (intervaldebulking cerrahisi) + HIPEC (karın içi sıcak kemoterapi) uygulama kararı aldık. Ameliyatta uluslararası kılavuzların güncel önerilerini uygulayarak karın içerisindeki tümör yükünü sıfıra indirecek şekilde cerrahi girişim gerçekleştirdikten sonra HIPEC sıcak kemoterapi uyguladık. HIPEC hastaya özel hazırlanan doz ve sürede, karın içerisine sıcak kemoterapi uygulanılması işlemidir. Damardan verilen kemoterapötik ilacın, karın içerisindeki tümöral tutulumu yok etmede istenen tedavi başarısına ulaşamadığı durumlarda, sıcak kemoterapi karın içerisine doğrudan uygulanarak gözle görülemeyen tümör hücrelerinin de yok edilmesini sağlamaktadır. Hastanemizde kanser ameliyatlarını Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Mahmut Kaan Demircioğlu ile birlikte, multidisipliner ekip anlayışıyla gerçekleştirmekteyiz. Hastamızın onkolojik tedavi aşamasından taburculuğuna kadar geçen süreçte yoğun emeği olan medikal onkoloji uzman hekimlerimize, anestezi ve yoğun bakım uzman hekimlerimize, tüm hemşire ve anestezi teknisyen ekibimize şükranlarımızı sunarım" dedi.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4817361" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/22/37b7679f-5z68awwesrbexmlc67gaer.webp" data-title="Gözünü ovuşturanlar dikkat: Şikayetleri artırabiliyor" data-url="/hayat/gozunu-ovusturanlar-dikkat-sikayetleri-artirabiliyor-4817361" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Gözünü ovuşturanlar dikkat: Şikayetleri artırabiliyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4817265" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/21/469490d4-m74i91w13lgug706m3di5.webp" data-title="Dalağı normalden 40 kat daha büyüktü: Ameliyatla iyileşti" data-url="/hayat/dalagi-normalden-40-kat-daha-buyuktu-ameliyatla-iyilesti-4817265" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Dalağı normalden 40 kat daha büyüktü: Ameliyatla iyileşti</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4817184" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/21/a9fbd5a8-f6cktlus4f5ae4czlpiklv.webp" data-title="Dünyanın en sağlıklısı seçildi: 100 üzerinden 100 tam puan aldı kendiğinden yetişiyor" data-url="/foto-galeri/hayat/dunyanin-en-sagliklisi-secildi-100-uzerinden-100-tam-puan-aldi-kendiginden-yetisiyor-4817184" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Dünyanın en sağlıklısı seçildi: 100 üzerinden 100 tam puan aldı kendiğinden yetişiyor</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/yumurtalik-kanseri-teshisi-konulan-hasta-12-gunde-sagligina-kavustu-4817572</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/22/f2db7293-szp9ardtpqq7b3ouaanjg.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:14:25 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gözünü ovuşturanlar dikkat: Şikayetleri artırabiliyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/gozunu-ovusturanlar-dikkat-sikayetleri-artirabiliyor-4817361</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/gozunu-ovusturanlar-dikkat-sikayetleri-artirabiliyor-4817361" rel="standout" />
      <description>Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Orhan Ayar, bahar aylarında artan polen miktarının, solunum yollarının yanı sıra göz sağlığını da doğrudan etkilediğini bildirdi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Ayar, özellikle alerjik bünyeye sahip bireylerde gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve hassasiyet gibi şikayetlerde belirgin artış yaşandığını kaydederek, belirtilerin çoğu zaman alerjik konjonktivit olarak adlandırılan göz alerjisinin habercisi olabileceğini belirtti.</p><p>Doç. Dr. Ayar, günlük yaşamda basit bir irritasyon gibi algılanabilen durumun, aslında bağışıklık sisteminin aşırı yanıtı sonucu geliştiğini ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğini aktardı.</p><p>Alerjik konjonktivitin en sık nedeninin bahar aylarında artan polenler olduğunu kaydeden Ayar, "Özellikle ağaç, çimen ve yabani ot polenleri rüzgarla taşınarak göz yüzeyine kolaylıkla ulaşır. Bunun yanı sıra ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve çevresel kirleticiler de alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Polen yoğunluğunun arttığı günlerde açık havada uzun süre kalmanın şikayetleri belirgin şekilde artırabiliyor. Özellikle sabah saatleri ve rüzgarlı havaların alerjen temasını artırıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Ayar, göz alerjisinde en dikkati çekici belirtinin yoğun kaşıntı olduğunu vurgulayarak, buna eşlik eden kızarıklık, yanma hissi, batma, sulanma ve berrak akıntının da sık görüldüğünün bilgisini paylaştı.</p><p>Şikayetlerin genellikle her iki gözde birden ortaya çıktığını belirten Ayar, "Bazı hastalarda ışığa hassasiyet ve göz kapaklarında şişlik gibi bulguların da tabloya eşlik edebilir. Ayrıca göz alerjisi sıklıkla burun akıntısı, hapşırık ve tıkanıklık gibi alerjik rinit belirtileriyle birlikte görülebilir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"Alerjik konjonktivitte yanlış tedavi uygulamaları süreci uzatabiliyor"</strong></p><p>Ayar, toplumda göz kaşıntısı yaşayan bireylerin refleks olarak gözlerini ovuşturduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Bu davranış şikayetleri geçici olarak hafifletiyor gibi görünse de aslında göz yüzeyinde tahrişi artırarak alerjik süreci daha da şiddetlendirebiliyor. Ayrıca temiz olmayan ellerle temas edilen gözlerde enfeksiyon riski artıyor. Bunun yanında göz kızarıklığı çoğu zaman enfeksiyonla karıştırılıyor. Bazen bu iki hastalık birlikte görülebiliyor. Alerjik konjonktivitte yanlış tedavi uygulamaları süreci uzatabiliyor."</p><p>Alerjik konjonktivitin kontrol altına alınmasında en önemli adımın alerjenlerden korunmak olduğunu aktaran Ayar, polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dışarı çıkılmamasını önerdi.</p><p>Ayar, "Eve gelindiğinde yüz ve göz çevresinin yıkanması, gözleri koruyacak önlemler alınması ve düzenli temizlik alışkanlıklarının benimsenmesi gerekiyor. Gerekli durumlarda antihistaminik damlalar ve destekleyici tedaviler şikayetleri önemli ölçüde azaltabiliyor. Doğru yaklaşım ve zamanında müdahaleyle bahar ayları göz sağlığı açısından konforlu geçirilebilir." değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/gozunu-ovusturanlar-dikkat-sikayetleri-artirabiliyor-4817361</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/22/37b7679f-5z68awwesrbexmlc67gaer.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 22:18:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dalağı normalden 40 kat daha büyüktü: Ameliyatla iyileşti</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/dalagi-normalden-40-kat-daha-buyuktu-ameliyatla-iyilesti-4817265</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/dalagi-normalden-40-kat-daha-buyuktu-ameliyatla-iyilesti-4817265" rel="standout" />
      <description>Denizli'de, hastalığı nedeniyle dalağı ileri derecede büyüyen hasta, ameliyatla sağlığına kavuştu. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Non-Hodgkin Lenfoma tanısı ile tedavi gören 67 yaşındaki Nail Kafalı'nın dalağı aşırı büyüdü.</p><p>Sağlıklı bir yetişkinde yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde, ortalama 140-180 gram ağırlığında olan dalağın, Kafalı'da normalden yaklaşık 40 kat büyüklüğe, 6 kilograma ulaştığı, karnın sol tarafında kasığa kadar yer kapladığı belirtildi.</p><p>Ameliyat kararı verilen hasta, operasyonla sağlığına kavuştu, ameliyatın onuncu gününde taburcu edildi.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen hastanede görevli genel cerrahi uzmanı Op. Dr. Ali Çeldir, meslek hayatında ilk kez bu boyutta bir dalak büyümesi ile karşılaştığını, nadir görülen bu vakanın kendileri için de önemli bir tecrübe olduğunu ifade etti.</p><p>Çeldir, lenf kanserlerinde bu gibi durumlarla sıklıkla karşılaşıldığını anlatarak, şunları kaydetti:</p><p>"Hastamız Nail Kafalı'da son zamanlarda dalak ileri derecede büyüyerek yaklaşık normalin 40 katı bir boyuta ulaşıyor. Sağlıklı bir yetişkinde dalak, yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde olup ortalama 13-14 santimetre uzunluğunda, 7-8 santimetre genişliğinde, 3-4 cm kalınlığındadır. Hastamızın ameliyatını gerçekleştirdik. Lenfoma tedavisine devam edilecek."</p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4817184" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/21/a9fbd5a8-f6cktlus4f5ae4czlpiklv.webp" data-title="Dünyanın en sağlıklısı seçildi: 100 üzerinden 100 tam puan aldı kendiğinden yetişiyor" data-url="/foto-galeri/hayat/dunyanin-en-sagliklisi-secildi-100-uzerinden-100-tam-puan-aldi-kendiginden-yetisiyor-4817184" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Dünyanın en sağlıklısı seçildi: 100 üzerinden 100 tam puan aldı kendiğinden yetişiyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816721" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/20/95730c40-oay9du9l2198veo4mh8r.webp" data-title="Alerjisi olanlar dikkat: Polen sezonu erkene kaydı" data-url="/hayat/alerjisi-olanlar-dikkat-polen-sezonu-erkene-kaydi-4816721" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Alerjisi olanlar dikkat: Polen sezonu erkene kaydı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4817063" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/21/211b3e0f-m9s6x1y2nbo0pjfvzlcxkv9.webp" data-title="Türkiye'nin alerji haritası: Marmara’da akar, Ankara’da polen Ege’de zeytin ağacı" data-url="/hayat/turkiyenin-alerji-haritasi-marmarada-akar-ankarada-polen-egede-zeytin-agaci-4817063" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Türkiye'nin alerji haritası: Marmara’da akar, Ankara’da polen Ege’de zeytin ağacı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816029" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/17/169b558a-rjs9w9xzdzde4tresdydp.webp" data-title="Gaziantep'te beyin ölümü gerçekleşen kişinin organları 3 hastaya umut oldu" data-url="/hayat/gaziantepte-beyin-olumu-gerceklesen-kisinin-organlari-3-hastaya-umut-oldu-4816029" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Gaziantep'te beyin ölümü gerçekleşen kişinin organları 3 hastaya umut oldu</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815936" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/17/964e032d-msx44ao3t496d3hoxkhnr.webp" data-title="Karaciğer yağlanması her 6 kişiden birini etkiliyor" data-url="/hayat/karaciger-yaglanmasi-her-6-kisiden-birini-etkiliyor-4815936" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Karaciğer yağlanması her 6 kişiden birini etkiliyor</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/dalagi-normalden-40-kat-daha-buyuktu-ameliyatla-iyilesti-4817265</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/21/469490d4-m74i91w13lgug706m3di5.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:16:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Esteworld saç ekiminde doğal saç çizgisi tasarımına odaklanıyor: İtalyan Çizgisi</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/esteworld-sac-ekiminde-dogal-sac-cizgisi-tasarimina-odaklaniyor-italyan-cizgisi-4817859</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/esteworld-sac-ekiminde-dogal-sac-cizgisi-tasarimina-odaklaniyor-italyan-cizgisi-4817859" rel="standout" />
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/23/9f0886b4-z90vl6ckzi2e7vsgselod.webp" data-card-width="1800" data-card-height="800" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/23/9f0886b4-z90vl6ckzi2e7vsgselod.webp"></p><p>Saç ekimi alanında hizmet veren Esteworld, saç ekimi planlamasında doğal görünümlü ön saç çizgisi tasarımına odaklanan <strong>“İtalyan Çizgisi”</strong> yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Klinik tarafından paylaşılan bilgilere göre bu yaklaşım, standart bir saç çizgisi yerine kişinin yüz yapısı, alın genişliği ve yaş faktörü dikkate alınarak yapılan kişiye özel planlama sürecini temel alıyor.</p><p>Esteworld’ün Medikal Direktörü Dr. Burak Tuncer liderliğinde geliştirilen tedavi protokollerinde, saç ekimi planlamasının yalnızca greft sayısı üzerinden değerlendirilmediği belirtiliyor. Klinik yetkilileri, doğal bir saç ekimi sonucunun elde edilmesinde saçın çıkış açısı, yoğunluk dağılımı ve saç çizgisi geometrisinin de önemli rol oynadığını ifade ediyor.</p><p>Saç ekimi yaptırmayı düşünen kişiler arasında özellikle son yıllarda doğal görünümlü saç çizgisi beklentisinin arttığı görülüyor. Bu nedenle saç ekimi planlamasında yüz hatlarıyla uyumlu, yaşa uygun ve doğal geçişler içeren saç çizgisi tasarımları daha fazla önem kazanıyor.</p><h2>Saç Ekimi Sonuçlarında Ön Saç Çizgisi Neden Önemlidir?</h2><p>Saç ekimi operasyonlarında en dikkat çeken bölge ön saç çizgisi oluyor. Çünkü bu alan yüz ile doğrudan bağlantılı olduğu için saç ekimi sonucunun doğal görünmesinde belirleyici rol oynuyor.</p><p>Esteworld’ün paylaştığı bilgilere göre İtalyan Çizgisi planlamasında saç çizgisi tasarlanırken şu unsurlar dikkate alınıyor:</p><p>●	Yüz tipi ve alın genişliği</p><p>●	Yaşa uygun saç çizgisi yüksekliği</p><p>●	Saçın doğal çıkış yönü ve açısı</p><p>●	Ön bölgede doğal görünüm sağlayan mikro düzensizlikler</p><p>Planlama sürecinde dijital görüntüleme sistemleri kullanılarak kişiye özel bir saç çizgisi taslağı hazırlanıyor.</p><h2>İtalyan Çizgisi Hangi Saç Ekimi Yöntemleriyle Uygulanıyor?</h2><p>Esteworld tarafından yapılan açıklamalara göre İtalyan Çizgisi belirli bir cihaz veya tekniğe bağlı bir yöntem değil. Daha çok saç çizgisi tasarımına odaklanan bir planlama yaklaşımı olarak tanımlanıyor.</p><p>Bu planlama modern saç ekimi yöntemleri ile uygulanabiliyor. Klinik tarafından belirtilen yöntemler arasında şunlar yer alıyor:</p><p>●	DHI (Doğrudan Saç Ekimi)</p><p>●	FUE (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu)</p><p>Hangi yöntemin kullanılacağı ise hastanın saç yapısı, donör alan kapasitesi ve planlanan saç çizgisi tasarımına göre belirleniyor.</p><h2>Doğal Görünümlü Saç Ekimi Talebi Artıyor</h2><p>Saç ekimi yaptırmayı düşünen kişiler arasında en çok merak edilen konulardan biri saç çizgisinin nasıl tasarlanacağı oluyor. Hastalar genellikle şu soruların yanıtını arıyor:</p><p>●	Saç çizgisi ne kadar aşağıda olacak?</p><p>●	Çok düz bir çizgi mi olacak?</p><p>●	Yüzümle uyumlu olacak mı?</p><p>●	İlerleyen yaşlarda doğal görünmeye devam edecek mi?</p><p>Esteworld yetkilileri, İtalyan Çizgisi planlamasında odak noktasının yalnızca greft sayısı olmadığını; saç çizgisinin yüz ile uyumu ve doğal görünümü olduğunu ifade ediyor.</p><h2>Esteworld’ün Saç Ekimi Hizmetleri</h2><p>Esteworld, saç ekimi ve estetik uygulamalar alanında hizmet veren sağlık kuruluşlarından biridir. Klinik bünyesinde <a href="https://esteworld.com.tr/sac-ekimi/" target="_blank">saç ekimi </a>operasyonları için özel olarak tasarlanmış üniteler bulunuyor.</p><p>Klinik tarafından paylaşılan bilgilere göre Esteworld, geniş bir ekip ve özel operasyon alanları ile aylık 1500’den fazla operasyon gerçekleştirme kapasitesine sahip.</p><p>Saç Ekimi Planlamasında Konsültasyonun Önemi</p><p>Uzmanlar, saç ekimi yaptırmayı düşünen kişilerin operasyon öncesinde planlama sürecini detaylı şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle konsültasyon sırasında şu konuların netleştirilmesi öneriliyor:</p><p>●	Saç çizgisinin yüz yapısına uygunluğu</p><p>●	Ön bölge ve orta bölgede greft dağılımı</p><p>●	Donör alan kapasitesi ve uzun vadeli planlama</p><p>●	Operasyon sonrası bakım süreci</p><p>Uzmanlara göre saç ekimi sonuçları yalnızca operasyon aşamasına değil, planlama ve operasyon sonrası bakım sürecine de bağlı olarak şekillenmektedir.</p><h2>İtalyan Çizgisi Yaklaşımında Dr. Burak Tuncer’in Perspektifi</h2><p>Esteworld’ün saç ekimi alanındaki planlama anlayışının temelinde, grubun Medikal Direktörü Dr. Burak Tuncer yer alıyor. İstanbul’un Fatih ilçesinde doğan Dr. Tuncer, tıp eğitimini Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. Üniversite yıllarında Esteworld bünyesinde saç sağlığı ve saç ekimi birimlerinde staj yaparak, saç ve kıl ekimi uygulamalarına ilişkin klinik süreçleri yakından tanıma fırsatı buldu.</p><p>Tıp eğitimini tamamladıktan sonra saç ekimi ve medikal estetik alanlarında hem Türkiye’de hem de yurt dışında çeşitli eğitim programlarına katılarak mesleki bilgisini geliştirdi. Uzun süredir Esteworld Saç Ekimi ve Plastik Cerrahi Sağlık Grubu’nda Medikal Direktör olarak görev yapan Dr. Burak Tuncer; saç ekimi başta olmak üzere kaş, sakal ve bıyık ekimi gibi kıl nakli işlemlerinde uygulanan klinik protokollerin oluşturulması ve kalite standartlarının güncellenmesi süreçlerinde aktif rol üstleniyor.</p><p>Esteworld’de uygulanan İtalyan Çizgisi saç ekimi planlaması da bu yaklaşımın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Dr. Tuncer’e göre saç ekiminde doğal bir sonuç elde etmek yalnızca greft sayısına bağlı değildir; saç çizgisinin tasarımı, saçın çıkış yönü ve yoğunluk dağılımı da en az ekilen kök sayısı kadar önem taşır.</p><p>Dr. Burak Tuncer, İtalyan Çizgisi yaklaşımında özellikle üç temel unsura dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor:</p><p><strong>1.	Doğal saç çizgisi tasarımı:</strong></p><p>Saç çizgisi kişinin yüz yapısıyla uyumlu olmalı ve dışarıdan bakıldığında doğal görünmelidir. Bu nedenle standart bir kalıp yerine her hasta için ayrı bir planlama yapılır.</p><p><strong>2.	Güvenli uygulama süreci:</strong></p><p>Donör bölgenin doğru belirlenmesi, köklerin zarar görmeden alınması ve işlemin steril ameliyathane koşullarında gerçekleştirilmesi başarılı sonuç için büyük önem taşır.</p><p><strong>3.	Uzun vadeli planlama:</strong></p><p>Saç ekimi operasyonu birkaç saat içinde tamamlanabilir; ancak ekilen köklerin büyümesi ve nihai sonucun ortaya çıkması aylar sürebilir. Bu nedenle operasyon sonrası takip süreci planlamanın önemli bir parçasıdır.</p><p>Esteworld’de uygulanan İtalyan Çizgisi planlaması, Dr. Burak Tuncer tarafından belirlenen saç ekimi protokollerinin bir uzantısı olarak yürütülmektedir. Bu yaklaşımda amaç, saç çizgisinin yüz ile uyumlu olduğu, doğal yoğunluk dağılımına sahip ve uzun vadede estetik görünümünü koruyan sonuçlar elde etmektir.</p><h2>Sıkça Sorulan Sorular</h2><p><strong>İtalyan Çizgisi saç ekimi nedir?</strong></p><p>İtalyan çizgisi, saç ekimi planlamasında ön saç çizgisinin yüz hatlarıyla uyumlu ve doğal görünecek şekilde tasarlanmasını hedefleyen bir yaklaşım olarak tanımlanır.</p><p><strong>İtalyan Çizgisi ayrı bir saç ekimi tekniği midir?</strong></p><p>Hayır. İtalyan çizgisi belirli bir cihaz veya teknikten ziyade saç çizgisi tasarımına odaklanan bir planlama yaklaşımıdır. Bu planlama DHI veya FUE gibi saç ekimi yöntemleriyle uygulanmaktadır.</p><p><strong>Saç ekiminde doğal saç çizgisi neden önemlidir?</strong></p><p>Ön saç çizgisi, saç ekimi sonucunun en görünür kısmıdır. Saçın çıkış yönü, yoğunluk dağılımı ve çizginin yüz hatlarıyla uyumu doğal görünüm açısından büyük önem taşır.</p><p><strong>İtalyan Çizgisi planlaması nasıl yapılır?</strong></p><p>Planlama sürecinde kişinin yüz yapısı, alın genişliği, saç yapısı ve donör alan kapasitesi değerlendirilir. Bu analizler doğrultusunda kişiye özel bir saç çizgisi tasarımı oluşturulur.</p><p><strong>Saç ekimi planlamasında hangi yöntemler kullanılabilir?</strong></p><p>Saç ekimi planlaması sonrasında operasyon genellikle DHI (Doğrudan Saç Ekimi) veya FUE (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu) yöntemleri ile gerçekleştirilebilir.</p><p><strong>Saç ekimi yaptırmadan önce nelere dikkat edilmelidir?</strong></p><p><a href="https://esteworld.com.tr/sac-ekimi/" target="_blank">Saç ekimi </a>öncesinde donör alan kapasitesi, saç çizgisi planlaması, operasyon sonrası bakım süreci ve beklentilerin gerçekçi olması gibi konuların detaylı şekilde değerlendirilmesi önemlidir.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/esteworld-sac-ekiminde-dogal-sac-cizgisi-tasarimina-odaklaniyor-italyan-cizgisi-4817859</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>iLAN</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/23/d2cdc63c-lywggbwiu10rwhtxpobw9.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin alerji haritası: Marmara’da akar, Ankara’da polen Ege’de zeytin ağacı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/turkiyenin-alerji-haritasi-marmarada-akar-ankarada-polen-egede-zeytin-agaci-4817063</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/turkiyenin-alerji-haritasi-marmarada-akar-ankarada-polen-egede-zeytin-agaci-4817063" rel="standout" />
      <description>Türkiye’nin alerji haritasına göre, Marmara ve Adana’da ev tozu akarı en önemli alerjenken, Ankara'da polen, Ege'de ise zeytin ağacı ilk sırada yer alıyor. Prof. Metin Aydoğan, besin alerjilerinde dünya genelinin aksine Türkiye’de fıstık yerine süt ve yumurtanın ön plana çıktığını söyledi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağışıklık sisteminin normal şartlarda zararsız olan maddelere karşı verdiği ‘aşırı tepki’ alerji olarak adlandırılıyor. Tozdan polene, gıdadan hayvan tüyüne kadar pek çok çevresel faktörün alerjiyi tetikleyebildiğini belirten Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Aydoğan, bu süreçte ortaya çıkan burun akıntısı, nefes darlığı ve döküntü gibi belirtilerin, yaşam kalitesini ciddi oranda düşürdüğünü söyledi. Ülkemizde çocukların yüzde 20’sinde kurdeşen görüldüğünü belirten Prof. Aydoğan, özellikle nemli bölgelerde alerjik hastalıkların daha sık görüldüğünü anlattı. Yıllardır çocuk alerji hekimliği yapan Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Aydoğan’ın anlatımlarıyla işte Türkiye’nin alerji haritası: </p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/21/bc280f3c-0j4fqutmmidwbmruc5rxgon.webp" data-card-width="544" data-card-height="507" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/21/bc280f3c-0j4fqutmmidwbmruc5rxgon.webp" data-card-caption="Prof. Dr. Metin Aydoğan"></p><p><br></p><h2>HER 5 ÇOCUKTAN BİRİNDE HIŞILTI VAR </h2><p>Türkiye’de çocukların yüzde 20-25’inde hışıltı görüldüğünü söyleyen Prof. Aydoğan, “Bu tabloda öksürük, nefes darlığı görülürken, dışarıdan müzikal bir hışıltı sesi duyuluyor. Ülkemizde hışıltı tablosunu her 5 çocuktan 1’i geçiriyor. Avrupa ve Amerika’da bu oran yüzde 30-50 civarında. Bu çocukların çoğu düzeliyor ancak yüzde 6 ile 10’luk dilimi astım oluyor. Türkiye’deki çocukların astım olma oranı yüzde 6 ila 10 arası diyebiliriz” diye konuştu. </p><p><br></p><h2>NEM ARTTIKÇA POTANSİYEL ARTIYOR </h2><p>Nem arttıkça alerji potansiyelinin arttığını vurgulayan Prof. Aydoğan, “Alerjiyi yalnızca genlerle açıklamak mümkün değil, çevresel faktörler de etkili. Bu durum bölgesel olarak da farklılık gösteriyor. Örneğin Kayseri- Niğde bölgesinde bu oran yüzde 1-2’lerde. Marmara'da yüzde 10-12 civarında olan bu oran Adana’da da oldukça yüksek. Ege Bölgesi’nde hışıltı sorunu yaşayan çocukların oranı yüzde 6 olurken, Karadeniz Bölgesi’nde de yüzde 6-10 arası benzer oran var. Bu verilere göre ülkemizde her 10 çocuktan biri astım oluyor diyebiliriz” ifadelerini kullandı. </p><p><br></p><h2>ALERJİK HASTALIKLARDA KURDEŞEN SIKLIĞI </h2><p>Ülkemizde en çok görülen alerjik hastalığın yüzde 20 oranla kurdeşen olduğunu ifade eden Prof. Aydoğan şöyle konuştu: “Bu hastalığı yine yüzde 20 oranıyla saman nezlesi, yüzde 15 ile egzama takip ediyor. Listenin devamında yüzde 10 ile astım yer alırken, besin alerjileri yüzde 4-5, inek sütü alerjisi ise yüzde 2,5." </p><p><br></p><h2>EV AKARI LİSTE BAŞI </h2><p>Türkiye’de en fazla alerjik reaksiyona sebep olan unsurun ev tozu akarı olduğunu dile getiren Prof. Aydoğan, “Özellikle nem oranının yüksek olduğu Marmara Bölgesi ve Adana 'da ev tozu akarı en önemli alerji sebebi. İkinci sırada çim poleni ve ağaç poleni yer alıyor. Üçüncü sırada kediler var. Evlerde kedi besleme oranı arttıkça vakalarda da belirgin artış oldu" vurgusu yaptı. </p><p><br></p><h2>ALERJEN BÖLGEYE GÖRE DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR </h2><p>Alerjenlerin yaşanan bölgeye göre değiştiğine dikkat çeken Prof. Aydoğan, "Ankara’da yaşıyorsanız birinci sırada çim poleni alerjeni geliyor. Ege Bölgesi’ndeyseniz zeytin ağacı en fazla alerjiye yol açan faktör olarak karşımıza çıkıyor. Bir bölgede ne kadar alerjen varsa o kadar çok çocuk ve erişkinlerin genetiğindeki alerji potansiyeli görülüyor. Eskiden sadece Penadur isimli penisilin iğnesi alerjisini görüyorduk. Şimdi ise amoksisilin klavulanat gibi ilaçlar olduğu için semisentetik penisilin alerjilerini daha sık görüyoruz. Toplumun alerji potansiyelinde dış etkenler önemli. Mesela ABD’de en çok fıstık alerjisi görülürken, Norveç’te en sık alerjiye yol açan ürün balıktır. Bizim ülkemizde süt oluyor. İkinci sırada yumurta, üçüncü sırada ise kuru yemişler geliyor. Türkiye’de bir sıralama yapılsa fıstık 10’ncu sırada yer alır” değerlendirmesi yaptı.</p><p><br></p><h2>3 YAŞ ALTINI KORUYUN</h2><p>Prof. Dr. Metin Aydoğan, özellikle yaşamın ilk 3 yılında geçirilen ağır enfeksiyonların alerjik hastalıklara ve astıma zemin hazırladığını belirterek, Rinovirüs, RSV ve bazı bakteriyel enfeksiyonların bu riski 3 ila 5 kat artırdığına dikkat çekti. Erken yaşta kreşe başlamayla birlikte yoğunlaşan enfeksiyon döngüsünün alerjik yatkınlığı tetiklediğini vurgulayan Aydoğan, özellikle 10 aydan önce geçirilen RSV enfeksiyonu gibi erken dönem hastalıklarının, çocuklarda ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek astım tablosuyla doğrudan ve güçlü bir bağı olduğunu vurguladı.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816721" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/20/95730c40-oay9du9l2198veo4mh8r.webp" data-title="Alerjisi olanlar dikkat: Polen sezonu erkene kaydı" data-url="/hayat/alerjisi-olanlar-dikkat-polen-sezonu-erkene-kaydi-4816721" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Alerjisi olanlar dikkat: Polen sezonu erkene kaydı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815936" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/17/964e032d-msx44ao3t496d3hoxkhnr.webp" data-title="Karaciğer yağlanması her 6 kişiden birini etkiliyor" data-url="/hayat/karaciger-yaglanmasi-her-6-kisiden-birini-etkiliyor-4815936" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Karaciğer yağlanması her 6 kişiden birini etkiliyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815628" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/16/caaaef52-lowbfvgxf2cvkf2x4fbl8n.webp" data-title="Kanseri yok eden tedavi Türkiye’de" data-url="/hayat/kanseri-yok-eden-tedavi-turkiyede-4815628" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Kanseri yok eden tedavi Türkiye’de</span></span></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/turkiyenin-alerji-haritasi-marmarada-akar-ankarada-polen-egede-zeytin-agaci-4817063</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Aybike Eroğlu</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/21/211b3e0f-m9s6x1y2nbo0pjfvzlcxkv9.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Alerjisi olanlar dikkat: Polen sezonu erkene kaydı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/alerjisi-olanlar-dikkat-polen-sezonu-erkene-kaydi-4816721</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/alerjisi-olanlar-dikkat-polen-sezonu-erkene-kaydi-4816721" rel="standout" />
      <description>İklim değişikliğiyle mevsimlerin 2 ila 4 hafta öne çekilmesi, polen sezonlarının uzaması ve havadaki polen yoğunluğunun artması, alerji hastalarının daha uzun süre şikayet yaşamasına yol açıyor.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nur Münevver Pınar, AA muhabirine, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki önemli etkilerinden birinin alerjik hastalıklardaki artış olduğunu söyledi.</p><p>İklim değişikliğine bağlı olarak geçmişte daha çok bahar aylarında görülen polen sezonunun artık yılın daha erken dönemlerinde başladığını belirten Pınar, normalde şubat ve martta yoğun görülen bazı ağaç polenlerinin, ocak ayının ikinci haftasında atmosferde tespit edilmeye başlandığını ifade etti.</p><p>Pınar, "İklim değişikliğine bağlı olarak mevsimler 2 ila 4 hafta öne çekildi. Aynı zamanda bitkilerin polen saçma dönemleri uzadı. Dünya çapındaki çalışmalarda polen sezonlarının yüzde 60 uzadığı, atmosferdeki polen miktarının ise yüzde 70 arttığı görülüyor. Bu da alerji hastalarının daha uzun süre ve daha yoğun alerjenle karşılaşmasına neden oluyor." diye konuştu.</p><p>Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unun önemli alerjik reaksiyonlardan etkilendiğini belirten Pınar, Türkiye'de bu oranın yüzde 25 ila 30 arasında değiştiğini, çocuklarda ise daha yüksek seviyelerde görüldüğünü söyledi.</p><p>Alerjinin çağın hastalıklarından biri olduğunu vurgulayan Pınar, "Yaşam şekilleri, çevresel etkenler ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle önümüzdeki yıllarda her dört kişiden biri alerjik hastalıklardan birinden etkilenecek." dedi.</p><p>Gök gürültülü sağanakların da alerji açısından ayrı riski oluşturduğuna dikkati çeken Pınar, yağış sırasında parçalanan polenlerin akciğerlerin en uç noktalarına kadar ulaşabilen çok küçük alerjen parçacıkları oluşturduğunu, bunun da "fırtına astımı" olarak adlandırılan tabloya yol açabildiğini belirtti.</p><p><strong>"Özellikle huş ağacı yüksek alerjik özellik taşıyor"</strong></p><p>AÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aydan Acar Şahin de şu anda polen açısından kritik bir döneme girildiğini belirterek, doğanın uyanmasıyla birlikte havadaki ağaç polenlerinin hem çeşitliliğinin hem de yoğunluğunun arttığını söyledi.</p><p>Geçen haftalarda kavak ve akçaağaç polenlerinin yoğun görüldüğünü aktaran Şahin, bu türlerin azalırken meşe, çınar ve huş ağacı polenlerinin öne çıkmaya başladığını, özellikle huş ağacının (Betula) yüksek alerjik özellik taşıdığını ifade etti.</p><p>Şahin, "Bir ağaç bir sezonda milyarlarca poleni atmosfere bırakabiliyor. Havada düşük yoğunlukta bulunan polenler bile hassas bireylerde hapşırık, burun akıntısı, gözlerde sulanma ve kaşıntıya yol açabiliyor." diye konuştu.</p><p>Huş polenlerinin çapraz reaksiyona da neden olabildiğini belirten Şahin, "Betula polenine duyarlılığı olan kişiler, kivi, şeftali, kiraz ve fındık gibi bazı gıdaları tükettiklerinde dudakta şişme, kaşıntı ve kızarıklık yaşayabiliyor. Buna oral alerji sendromu diyoruz." dedi.</p><p>Yıl boyunca farklı polen türlerinin etkili olduğunu dile getiren Şahin, "Kış aylarında servigiller, ilkbaharda ağaç polenleri, mayıs-haziranda çayır ve buğdaygil grubu, yaz sonu ile sonbaharda ise yabani ot polenleri öne çıkıyor." bilgisini verdi.</p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi işbirliğinde hazırlanan "Ankara Polen Alerji Bülteni"nde 3 günlük polen tahminlerinin paylaşıldığını hatırlatan Şahin, alerjik bireylerin günlük planlarını bu verilere göre yapabileceklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/alerjisi-olanlar-dikkat-polen-sezonu-erkene-kaydi-4816721</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/20/95730c40-oay9du9l2198veo4mh8r.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 22:13:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’ye sağlıkta stratejik atılım sağlayan CAR-T hücre tedavisi sunuldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/gundem/cumhurbaskani-erdogana-turkiyeye-saglikta-stratejik-atilim-saglayan-car-t-hucre-tedavisi-sunuldu-4816683</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/gundem/cumhurbaskani-erdogana-turkiyeye-saglikta-stratejik-atilim-saglayan-car-t-hucre-tedavisi-sunuldu-4816683" rel="standout" />
      <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul ederek Türkiye’de ilk kez üniversite bünyesinde kurulan CAR-T ve hücresel tedaviler merkezi hakkında bilgi aldı. Lösemi ve lenfoma gibi kanser türlerinde kullanılan ileri teknoloji tedavi yönteminin yerli üretim ve klinik uygulama altyapısı tanıtılırken, sistemin Türkiye’nin sağlıkta biyoteknoloji kapasitesini ileri bir aşamaya taşıyan stratejik bir eşik olduğu vurgulandı.</description>
      <category>Gündem</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etti. Rektör Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’de ilk kez Akdeniz Üniversitesi’nde hayata geçirilen CAR-T merkezi ile ilgili bilgi vererek, destekleri için teşekkür etti.</p><h2>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirildi</h2><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için bulunduğu Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etti. Görüşmede Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında bilgi verildi. Akdeniz Üniversitesi’nin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor.</p><h2>"Türkiye bu alanda önemli bir eşiği geçti"</h2><p>Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, yaptığı açıklamada göreve geldikleri ilk dönemde transplantasyon ve kanser alanındaki planlarını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anlattıklarını, Erdoğan’ın da bu projeye destek verdiğini belirtti. Prof. Dr. Özkan, CAR-T merkezinin bulunduğu binanın da Cumhurbaşkanı’nın destek verdiği projenin binası olduğunu ifade etti. Rektör Özkan, CAR-T yönteminin özellikle tedavileri başarısız olmuş hastalar için yeni bir seçenek sunduğunu, yöntemin dünyada sınırlı merkezlerde kullanıldığını ve Türkiye’nin Akdeniz Üniversitesi ile bu alanda önemli bir eşiği geçtiğini söyledi.</p><h2>Yeni bir dönemin kapısını aralıyor</h2><p>CAR-T tedavisinin hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedef alacak şekilde güçlendirilmesine dayandığını söyleyen Rektör Özkan, bu yöntemin özellikle dirençli ve nükseden kan kanserlerinde yüksek başarı oranlarıyla dikkat çektiğini, yüzde 95’e varan sonuçlardan söz edildiğini belirtti. Rektör Özkan, bu altyapının yalnızca bugünün hastaları için değil, Türkiye’nin sağlıkta ileri biyoteknoloji kapasitesi açısından da yeni bir dönemin kapısını araladığını vurguladı.</p><h2>CAR-T merkeziyle Türkiye’de bir ilk</h2><p>Bu teknolojiyi yalnızca mevcut kullanım alanlarıyla sınırlı tutmayacaklarını ifade eden Rektör Özkan, "Öncelik lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde olsa da önümüzdeki dönemde beyin kanseri başta olmak üzere farklı solid tümörlerde de CAR-T benzeri hücresel tedavilerin kullanılabilmesi için bilimsel çalışmalar yürütülecek" diye konuştu.</p><p>Mevcut tedavi yöntemlerinin yanı sıra geleceğin kanser tedavilerine yön vermeyi hedefleyen Akdeniz Üniversitesi bu merkezle Türkiye’de bir ilki hayata geçirirken, ileri tedavi teknolojilerinde yeni bir bilimsel atılımın da zeminini oluşturuyor.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815628" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/16/caaaef52-lowbfvgxf2cvkf2x4fbl8n.webp" data-title="Kanseri yok eden tedavi Türkiye’de" data-url="/hayat/kanseri-yok-eden-tedavi-turkiyede-4815628" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Kanseri yok eden tedavi Türkiye’de</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816056" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/17/a6976753-ktug78oxwn99or7k18r9k.webp" data-title="Prof. Dr. Sabahattin Destek uyardı: Mide kanserinde riskler ve korunma yolları neler?" data-url="/hayat/prof-dr-sabahattin-destek-uyardi-mide-kanserinde-riskler-ve-korunma-yollari-neler-4816056" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Prof. Dr. Sabahattin Destek uyardı: Mide kanserinde riskler ve korunma yolları neler?</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815596" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/15/7bae97ff-8srbmx1es3xwiu8oogrok.webp" data-title="Uzmanından açıkta satılan ürünler için kritik uyarı" data-url="/hayat/uzmanindan-acikta-satilan-urunler-icin-kritik-uyari-4815596" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Uzmanından açıkta satılan ürünler için kritik uyarı</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/gundem/cumhurbaskani-erdogana-turkiyeye-saglikta-stratejik-atilim-saglayan-car-t-hucre-tedavisi-sunuldu-4816683</link>
      <subcategory>Politika</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/19/d7d92a88-0zwopsoa1cwk2oy7os3e9.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 21:27:06 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Nöroloji uzmanından uyarı: "Sanal ortamdaki öldürme eylemleri zamanla gerçek hayata yansıyabiliyor"</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/noroloji-uzmanindan-uyari-sanal-ortamdaki-oldurme-eylemleri-zamanla-gercek-hayata-yansiyabiliyor-4816323</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/noroloji-uzmanindan-uyari-sanal-ortamdaki-oldurme-eylemleri-zamanla-gercek-hayata-yansiyabiliyor-4816323" rel="standout" />
      <description>Son dönemde artan okul saldırıları ve genç yaşta işlenen şiddet suçları, çocukların maruz kaldığı dijital içeriklerin etkisini yeniden gündeme taşıdı. Konuya dair aileleri uyaran ve çocuklarda bu durumun görülme nedenini açıklayan Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, "Özellikle antisosyal kişilik bozukluğu ve psikopatik yapı birleştiğinde, sanal ortamdaki öldürme eylemleri zamanla gerçek hayata yansıyabiliyor. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu tabloya bir de alkol ya da uyuşturucu kullanımı eklendiğinde durum çok daha ağır hale geliyor. İnsan, beynin dopamin döngüsüne bağlı bir ödül sistemiyle hareket eder. Bu sistem oldukça ilginçtir çünkü tolerans geliştirir. Kişi ne kadar ödül alırsa alsın bir süre sonra tatmin olmaz ve hep daha fazlasını ister. Bu nedenle bireyin öncelikle kendi sınırlarını bilmesi gerekir. Özellikle çocuklara ve gençlere sınır koymak, gerektiğinde ’hayır’ diyebilmek büyük önem taşır. ailelerin çocuklarına sınır koyması, onlara hedef göstermesi ve manevi değerlerle yetiştirmesi büyük önem taşır" dedi.</p><p>Son dönemde dünya genelinde yaşanan okul saldırıları ve genç yaşta işlenen şiddet olayları, çocukların psikolojik gelişimi üzerindeki riskleri yeniden tartışmaya açtı. Özellikle dijital oyunlarda yer alan ödül sistemleri ve sürekli tekrar eden uyarıcıların, çocuk ve gençlerin beyin gelişimi üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre, yoğun dijital maruziyet; odaklanma, muhakeme, empati ve dürtü kontrolü gibi bilişsel süreçleri olumsuz etkileyebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, bu tablonun yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir kırılma olduğuna dikkat çekerek, bilgisayar oyun bağımlılığı ile kişilik bozukluklarının birleşmesinin önemli risklerden biri olduğunu vurguladı. Özellikle antisosyal kişilik bozukluğu ve psikopatik yapıya sahip bireylerde, sanal ortamda tekrar eden öldürme ve şiddet içeriklerinin zamanla gerçek hayata yansıyabileceğini belirten uzmanlar, alkol ve uyuşturucu kullanımının da tabloyu daha ağır hale getirdiğini ifade etti.</p><h2>"Manevi açıdan güçlü bireyler olarak yetiştirmek gerekir"</h2><p>Kahramanmaraş’taki okul saldırısının arkasında birçok fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik sebep olabileceğini belirten Dr. Yavuz, "Bunların detaylı şekilde araştırılması gerekir. Hatta akla hiç gelmeyecek farklı nedenler de söz konusu olabilir. En önemli sebeplerden biri, bilgisayar oyun bağımlılığı ile kişilik bozukluklarının bir araya gelmesidir. Özellikle antisosyal kişilik bozukluğu ve psikopatik yapı birleştiğinde, sanal ortamdaki öldürme eylemleri zamanla gerçek hayata yansıyabiliyor. Bu tabloya bir de alkol ya da uyuşturucu kullanımı eklendiğinde durum çok daha ağır hale geliyor. Son dönemlerde toplumda gözlemlediğimiz anlam kaybı da önemli bir sorun. Gençler, çoğu zaman bir hedefleri ve manevi değerleri olmadan, sınır konulmadan yetişiyor. Oysa insan, beynin dopamin döngüsüne bağlı bir ödül sistemiyle hareket eder. Bu sistem oldukça ilginçtir çünkü tolerans geliştirir. Kişi ne kadar ödül alırsa alsın bir süre sonra tatmin olmaz ve hep daha fazlasını ister. Bu nedenle bireyin öncelikle kendi sınırlarını bilmesi gerekir. Özellikle çocuklara ve gençlere sınır koymak, gerektiğinde ’hayır’ diyebilmek büyük önem taşır. Aynı zamanda onlara hayatın anlamını öğretmek, hedef belirlemelerini sağlamak ve manevi açıdan güçlü bireyler olarak yetiştirmek gerekir" dedi.</p><h2>"Yalnızlaşma toplumda ciddi kırılmalar ortaya çıkabiliyor"</h2><p>Günümüzde "ev genci sendromu" olarak adlandırılan durumun yaygınlaştığını vurgulayan Dr. Yavuz, "Çocuklar ve gençler, sosyal iletişimden uzaklaşarak zamanlarını evde, sanal ortamda yalnız başına geçirmeyi tercih ediyor. Bu durum zamanla bireyin insan ilişkilerinden kopmasına ve yalnızlaşmasına neden oluyor. Sonuç olarak toplumda ciddi kırılmalar ortaya çıkabiliyor. Özellikle aksiyon içerikli bilgisayar oyunlarında ödül sistemi sürekli olarak aktive olur. Kişi her seviye geçtiğinde dopamin salgılanır ve kendini mutlu hisseder. Ancak bir süre sonra, özellikle psikopatik altyapıya sahip bireylerde, bu sistem yeterince çalışmamaya başlayabilir. Yani kişi artık tatmin olmamaya başlar. Bu noktada sanal şiddet, gerçek hayattaki şiddete dönüşebilir. Bu durum, bilgisayar oyunu oynayan herkesi kapsamaz ve aileleri gereksiz yere endişelendirmemelidir. Ancak özellikle antisosyal kişilik özelliklerine sahip bireylerde risk daha yüksektir. Bunun dışında da aşırı oyun oynama, beynin fizyolojik ve psikolojik dengesini olumsuz etkileyebilir" diye konuştu.</p><h2>"Hayatın anlamını kavrayamayan bir çocuk, yelkensiz bir gemi gibi savrulmaya mahkum olabilir"</h2><p>Sürekli aksiyon oyunlarına maruz kalmanın, beynin hızlı düşünmeye alışmasına neden olduğunu bildiren Dr. Yavuz, "Bu da zamanla yüzeysel düşünme, derin analiz yapamama ve dikkat sorunlarına yol açabilir. Bunun sonucunda akademik başarıda düşüş gözlemlenebilir. Yani mesele yalnızca dopamin değil, aynı zamanda öğrenme kapasitesiyle de ilgilidir. Ayrıca bu süreçte endorfin bağımlılığı da gelişebilir. Endorfin, haz hormonu olmasının yanı sıra güçlü bir ağrı kesicidir. Dopaminle birlikte salgılanır ve zamanla bağımlılık oluşturabilir. Kişi giderek daha yüksek dozda uyarana ihtiyaç duyar. Bir noktadan sonra ise oyunlar artık haz vermemeye başlar. Eğer bireyin altyapısında psikopatik ya da sosyopatik eğilimler varsa, bu durum gerçek hayattaki şiddet davranışlarına dönüşebilir. Üstelik bu şiddet sadece başkalarına yönelik olmayabilir; kişi kendine de zarar verebilir. Nitekim bunun örneklerini toplumda görmekteyiz. Sonuç olarak, haz sınırını aşmış, tatminsizlik yaşayan ve hayatın anlamından uzaklaşmış bireyler hem kendilerine hem de çevrelerine zarar verebilir hale gelebilir. Bu nedenle ailelerin çocuklarına sınır koyması, onlara hedef göstermesi ve manevi değerlerle yetiştirmesi büyük önem taşır. Hayata anlam yükleyen bireyler, yaşamla daha güçlü bağ kurar. Aksi halde, hayatın anlamını kavrayamayan bir çocuk, yelkensiz bir gemi gibi savrulmaya mahkum olabilir" ifadelerini kullandı.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816317" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/18/8366795a-8manz8waswis3z592b7bfa.webp" data-title="Okul saldırıları sonrası uzmandan uyarı: Oyunlardaki öldürme eylemleri gerçek hayata yansıyabiliyor" data-url="/video-galeri/gundem/okul-saldirilari-sonrasi-uzmanlar-uyardi-oyunlardaki-oldurme-eylemleri-gercek-hayata-yansiyabiliyor-4816317" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Okul saldırıları sonrası uzmandan uyarı: Oyunlardaki öldürme eylemleri gerçek hayata yansıyabiliyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816260" data-cover-image-path="/resim/imagecrop/2015/06/08/resized_a3775-85d5yasinaktay2.png" data-title="Okuldaki şiddet: Toplumsal rahatsızlığımızın semptomu" data-url="/yazarlar/yasin-aktay/okuldaki-siddet-toplumsal-rahatsizligimizin-semptomu-4816260" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Okuldaki şiddet: Toplumsal rahatsızlığımızın semptomu</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4816170" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/17/13a5eafe-if90onvgqrfooy0r1ajxg.webp" data-title="Okullara yönelik asılsız paylaşımlara operasyon: 6’sı çocuk 7 gözaltı" data-url="/gundem/okullara-yonelik-asilsiz-paylasimlara-operasyon-6si-cocuk-7-gozalti-4816170" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Okullara yönelik asılsız paylaşımlara operasyon: 6’sı çocuk 7 gözaltı</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/noroloji-uzmanindan-uyari-sanal-ortamdaki-oldurme-eylemleri-zamanla-gercek-hayata-yansiyabiliyor-4816323</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net</url>
      </image>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:00:28 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Prof. Dr. Sabahattin Destek uyardı: Mide kanserinde riskler ve korunma yolları neler?</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/prof-dr-sabahattin-destek-uyardi-mide-kanserinde-riskler-ve-korunma-yollari-neler-4816056</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/prof-dr-sabahattin-destek-uyardi-mide-kanserinde-riskler-ve-korunma-yollari-neler-4816056" rel="standout" />
      <description>Mide kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ederken, özellikle geç belirti vermesi nedeniyle “sessiz ilerleyen” hastalıklar arasında yer alıyor. Beslenme alışkanlıkları, genetik yatkınlık, sigara ve alkol kullanımı gibi pek çok faktör mide kanseri riskini artırabiliyor. Bununla birlikte erken teşhis, düzenli kontroller ve sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile hastalığın önüne geçmek ya da erken evrede yakalamak mümkün olabiliyor. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, özellikle mide sağlığını korumak için işlenmiş gıdalardan uzak durulması, taze sebze ve meyve tüketiminin artırılması ve mide şikayetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Sabahattin Destek konuyla ilgili bilgiler verdi.</p><h2>Mide kanserinin nedenleri nelerdir?</h2><p>Mide kanseri oluşumunda birçok farklı risk faktörü rol oynuyor. Bunların başında sağlıksız beslenme alışkanlıkları geliyor. Özellikle aşırı tuzlu, tütsülenmiş ve işlenmiş gıdaların sık tüketimi mide mukozasına zarar vererek kanser riskini artırabiliyor. Bunun yanı sıra Helicobacter pylori enfeksiyonu da mide kanserinin en önemli nedenleri arasında gösteriliyor.</p><p>Sigara ve alkol kullanımı, mide kanseri riskini ciddi şekilde artıran diğer etkenler arasında yer alıyor. Ayrıca ailede mide kanseri öyküsü bulunması, genetik yatkınlık açısından önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Uzun süreli mide rahatsızlıkları, reflü ve gastrit gibi hastalıkların ihmal edilmesi de zamanla kanser gelişimine zemin hazırlayabiliyor.</p><p>Prof. Dr. Sabahattin Destek, özellikle yaşam tarzının belirleyici rolüne dikkat çekerek, “Mide kanseri tek bir nedene bağlı gelişmez. Beslenme alışkanlıkları, enfeksiyonlar ve çevresel faktörler birlikte etki eder. </p><p><strong>“Özellikle Helicobacter pylori enfeksiyonunun erken dönemde tespit edilip tedavi edilmesi, riskin azaltılmasında kritik öneme sahiptir”</strong> diyor. Destek ayrıca, uzun süren mide şikayetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, <strong>“Sürekli hazımsızlık, mide ağrısı ya da iştah kaybı gibi belirtiler varsa mutlaka ileri tetkik yapılmalıdır”</strong> ifadelerini kullandı.</p><h2>Mide kanserinde tedavi seçenekleri</h2><p>Mide kanserinde tedavi, hastalığın evresine göre değişiklik gösteriyor. Erken evrede teşhis edilen vakalarda cerrahi müdahale ile tümörün tamamen çıkarılması mümkün olabiliyor. Bu durum hastanın yaşam süresi ve kalitesi açısından büyük avantaj sağlıyor.</p><p>İleri evrelerde ise tedavi süreci daha kapsamlı ilerliyor. Kemoterapi, radyoterapi ve bazı durumlarda hedefe yönelik tedaviler devreye giriyor. Son yıllarda gelişen tıbbi teknolojiler sayesinde kişiye özel tedavi yaklaşımları da uygulanabiliyor. Bu sayede hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor ve hastaların yaşam süresi uzatılabiliyor.</p><p>Prof. Dr. Sabahattin Destek, tedavi sürecinde erken teşhisin belirleyici olduğunu vurgulayarak, <strong>“Mide kanserinde en etkili tedavi yöntemi, hastalığın erken evrede yakalanmasıdır. Bu aşamada yapılan cerrahi müdahalelerle tamamen iyileşme sağlanabilir” </strong>dedi. </p><p>İleri evre hastalarda ise multidisipliner yaklaşımın önemine değinen Destek, “Onkoloji, genel cerrahi ve gastroenteroloji ekiplerinin birlikte planladığı tedavi süreci, hastanın yaşam süresini ve kalitesini artırmada büyük rol oynar” şeklinde konuştu. Ayrıca yeni nesil tedavi yöntemlerinin umut verici olduğunu belirten Destek, kişiye özel tedavilerin giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti.</p><h2>“Erken teşhis hayat kurtarır”</h2><p>Prof. Dr. Sabahattin Destek, mide kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, özellikle uzun süren mide şikayetlerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Destek, <strong>“Toplumda mide ağrısı, şişkinlik veya hazımsızlık gibi şikayetler çoğu zaman basit rahatsızlıklar olarak görülüyor. Ancak bu belirtiler uzun süre devam ediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı” </strong>dedi.</p><p>Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin önemine de değinen Destek, <strong>“Taze ve doğal gıdalarla beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak mide kanseri riskini ciddi oranda azaltır. Ayrıca düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli” </strong>ifadelerini kullandı.</p><p>Uzmanlar, mide kanseriyle mücadelede en güçlü silahın farkındalık olduğunu belirtiyor. Erken teşhis, doğru tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile bu sinsi hastalığa karşı önemli bir avantaj sağlamak mümkün.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815936" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/17/964e032d-msx44ao3t496d3hoxkhnr.webp" data-title="Karaciğer yağlanması her 6 kişiden birini etkiliyor" data-url="/hayat/karaciger-yaglanmasi-her-6-kisiden-birini-etkiliyor-4815936" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false">Karaciğer yağlanması her 6 kişiden birini etkiliyor</span></span></span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815766" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/16/75f4eaf2-yvvcbesugzc1g5rpnitmf3.webp" data-title="Şiddet aniden gelmiyor sinyal veriyor: Çocuklarınızı fark edin!" data-url="/hayat/siddet-aniden-gelmiyor-sinyal-veriyor-cocuklarinizi-fark-edin-4815766" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false">Şiddet aniden gelmiyor sinyal veriyor: Çocuklarınızı fark edin!</span></span></span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815596" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/15/7bae97ff-8srbmx1es3xwiu8oogrok.webp" data-title="Uzmanından açıkta satılan ürünler için kritik uyarı" data-url="/hayat/uzmanindan-acikta-satilan-urunler-icin-kritik-uyari-4815596" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false"><span contenteditable="false">Uzmanından açıkta satılan ürünler için kritik uyarı</span></span></span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/prof-dr-sabahattin-destek-uyardi-mide-kanserinde-riskler-ve-korunma-yollari-neler-4816056</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/17/a6976753-ktug78oxwn99or7k18r9k.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:57:12 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep'te beyin ölümü gerçekleşen kişinin organları 3 hastaya umut oldu</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/gaziantepte-beyin-olumu-gerceklesen-kisinin-organlari-3-hastaya-umut-oldu-4816029</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/gaziantepte-beyin-olumu-gerceklesen-kisinin-organlari-3-hastaya-umut-oldu-4816029" rel="standout" />
      <description>Gaziantep'te geçirdiği beyin kanamasının ardından beyin ölümü gerçekleşen kişinin organları 3 hastaya nakledildi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Şehir Hastanesinden yapılan açıklamaya göre, bilinç kaybı şikayetiyle acil servise getirilen 35 yaşındaki D.A'nın yapılan tetkiklerinde beyin kanaması geçirdiği tespit edildi.</p><p>Acil servisteki ilk müdahalenin ardından ileri tedavi ve yakın takip amacıyla Anestezi ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatırılan hastaya, yoğun bakım ekibi ve organ nakil koordinatörlüğü tarafından titizlikle yürütülen tedavi ve takip sürecinde yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucu beyin ölümü tanısı konuldu.</p><p>Hastanın ailesi, organ bağışında bulunmayı kabul etti.</p><p>Bu kararın ardından Gaziantep Şehir Hastanesi organ nakil koordinasyon ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyon kapsamında D.A'nın iki böbreği ve karaciğeri, organ nakli bekleyen 3 hastaya umut oldu.</p><p>Organların uygun hastalara ulaştırılması süreci, bölge koordinasyon ve Ulusal Organ Nakli Koordinasyon Sistemi üzerinden ilgili merkezlerle eş zamanlı yürütüldü.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4795476" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/2/8/05721558-3pajns9m65wpyvrrqrkat.webp" data-title="Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi" data-url="/foto-galeri/gundem/kolu-ve-bacagi-kopan-hastalar-10-saatte-ayni-anda-ameliyat-edildi-4795476" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4794643" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/2/5/bc036658-c8ia308l3vitspv9mbzppi.webp" data-title="Yoğun bakım sürecini atlattı: Ufuk Özkan'dan ameliyat sonrası ilk fotoğraf " data-url="/gundem/yogun-bakim-surecini-atlatti-ufuk-ozkandan-ameliyat-sonrasi-ilk-fotograf-4794643" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Yoğun bakım sürecini atlattı: Ufuk Özkan'dan ameliyat sonrası ilk fotoğraf </span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4794204" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/2/4/5f1021a2-ry1dlqjnzfgs99hwqr1myh.webp" data-title="Ufuk Özkan'ın karaciğer nakli gerçekleşti: Ameliyat sonrası kardeşinden ilk açıklama " data-url="/hayat/ufuk-ozkanin-karaciger-nakli-gerceklesti-ameliyat-sonrasi-kardesinden-ilk-aciklama-ufuk-ozkanin-saglik-durumu-nasil-4794204" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Ufuk Özkan'ın karaciğer nakli gerçekleşti: Ameliyat sonrası kardeşinden ilk açıklama </span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/gaziantepte-beyin-olumu-gerceklesen-kisinin-organlari-3-hastaya-umut-oldu-4816029</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/17/169b558a-rjs9w9xzdzde4tresdydp.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:48:53 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karaciğer yağlanması her 6 kişiden birini etkiliyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/karaciger-yaglanmasi-her-6-kisiden-birini-etkiliyor-4815936</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/karaciger-yaglanmasi-her-6-kisiden-birini-etkiliyor-4815936" rel="standout" />
      <description>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Öztürk, mevcut eğilimler devam ederse 2050'de yaklaşık 1,8 milyar kişinin karaciğer yağlanmasıyla yaşayacağının öngörüldüğünü belirtti. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, tıp dergisi "The Lancet Gastroenterology&amp;Hepatology"de yayımlanan ve "Küresel Hastalık Yükü" (GBD) 2023 verilerine dayanan bir araştırmada, metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD) vakalarının 1990-2023 döneminde yüzde 143 arttığı anlaşıldı.</p><p>Halihazırda yaklaşık 1,3 milyar kişinin hastalıkla yaşadığı tahmin edilirken, belirti vermeden ilerleyen karaciğer yağlanması her 6 kişiden 1'ini etkiliyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Öztürk, metabolik karaciğer hastalığının hızla yayıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"Mevcut eğilimler devam ederse 2050 yılında yaklaşık 1,8 milyar kişinin bu hastalıkla yaşayacağı öngörülüyor. Bu tablo, karaciğer yağlanmasının artık küresel bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini gösteriyor. Artışın en önemli nedenleri modern yaşam alışkanlıkları. Hareketsiz yaşam, yüksek kalorili beslenme, obezite ve diyabet gibi faktörler karaciğer yağlanmasının en önemli tetikleyicileri arasında yer alıyor. Özellikle insülin direnci ve yüksek kan şekeri hastalığın gelişiminde belirleyici rol oynuyor." </p><p>Öztürk, hastalığın çoğu zaman sessiz ilerlediğine dikkati çekerek, erken dönemde alınacak önlemlerle sorunun ilerlemesinin büyük ölçüde engellenebildiğini aktardı.</p><p>Karaciğer yağlanmasının basit bir durum olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, "Tedavi edilmediğinde bu hastalık karaciğerde iltihaplanma, fibrozis ve siroz gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu yüzden düzenli takip büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı. </p><p>Öztürk, kan testleri ve ultrason gibi yöntemlerle karaciğer yağlanmasının erken dönemde tespit edilebildiğine, özellikle risk grubundaki bireylerin yılda en az bir kez kontrol yaptırması gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve kan şekeri yönetiminin hastalıkla mücadelede en etkili yöntemler olduğunu vurgulayan Öztürk, toplum olarak yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini belirtti. </p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/karaciger-yaglanmasi-her-6-kisiden-birini-etkiliyor-4815936</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/17/964e032d-msx44ao3t496d3hoxkhnr.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 21:42:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şiddet aniden gelmiyor sinyal veriyor: Çocuklarınızı fark edin!</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/siddet-aniden-gelmiyor-sinyal-veriyor-cocuklarinizi-fark-edin-4815766</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/siddet-aniden-gelmiyor-sinyal-veriyor-cocuklarinizi-fark-edin-4815766" rel="standout" />
      <description>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki peş peşe meydana gelen silahlı saldırılar, gençler arasında giderek tırmanan şiddet sarmalını ve bu durumun altında yatan temel etkenleri yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Toplumda derin endişeye neden olan bu sarsıcı olaylar, şiddetin eğitim yuvalarına kadar sızmasının ardındaki sosyolojik, psikolojik ve dijital nedenlerin acilen çok boyutlu bir şekilde masaya yatırılmasını zorunlu kılıyor.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, aile içinde erken yaşta şiddetle karşılaşma, akran zorbalığı, sosyal dışlanma, medyada ve toplumsal yaşamda şiddetin normalleştirilmesi, şiddet içerikli haber ve oyunlara yoğun maruz kalma ile dijital zorbalık gibi etkenlerin gençlerde şiddeti meşrulaştırma eğilimi oluşturabildiğini, bu eğilimin azaltılmasında ise aileler ile okulların eşgüdüm içinde hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p><p>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, gençler arasında şiddet eğiliminin artmasına neden olan etkenleri gündeme getirdi.</p><p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önceden sinyaller veren bir süreç olduğunu belirterek, şiddeti önlemede sosyal ve duygusal beceri eğitimlerinin hayati önem taşıdığını söyledi.</p><h2>'SALDIRGANLAR ÖNCEDEN SİNYAL VERİR'</h2><p>Okul şiddetinin tamamen sıfırlanamasa da büyük oranda önlenebilir bir olgu olduğunu kaydeden Tarhan, "Çünkü okul şiddeti ani patlama değil, önceden gelişen bir süreçtir, bu yüzden erken fark edilirse önlenebilir. Çünkü araştırmalar şunu gösteriyor, saldırganların yüzde 70-80'i önceden sinyal verir. Çoğunda sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışı vardır. Şiddet görünmez değil, erken evrede fark edilebilir." ifadelerini kullandı.</p><p>ABD'deki okul şiddeti verilerine değinen Tarhan, 2013-2023 yılları arasında silahlı olaylardaki yüzde 324'lük devasa artışın ardından okullarda bilinçli farkındalık, empati, dürtü kontrolü ve sosyal-duygusal beceri (SEL) eğitimlerinin başlatıldığını hatırlattı. Bu çalışmaların sonuç verdiğini aktaran Tarhan, 2024'te 336 olan olay sayısının 2025'te yaklaşık yüzde 22 azalarak 254'e gerilediğini ifade etti.</p><p><strong>Prof. Dr. Tarhan, şiddeti durdurmak için şu üç stratejiyi önerdi:</strong></p><p>"Birincil önleme, tüm öğrencilere yönelik empati, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerileri kazandırılmalı. İkincil önleme, riskli, sessizleşen veya alışılmışın dışında davranan öğrencilerin erken tespiti ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine yönlendirilmesi. Üçüncül önleme, yüksek risk durumlarında kriz müdahale ekiplerinin kurulması ve aile-okul-uzman işbirliğinin sağlanması."</p><p>Dijitalleşmenin sosyal izolasyonu artırdığına dikkati çeken Prof. Dr. Tarhan, "Mafya lideri gibi bazı rol modeller şiddeti estetikleştiriyor. Modern önleme çalışmaları sadece okul duvarları arasında kalmamalı, dijital yaşamı da kapsamalıdır. Genç 'kimse beni anlamıyor' diyorsa orada bir risk vardır." diyerek sözlerini tamamladı. </p><h2>'ÇOCUĞUN SESSİZ OLMASI PROBLEM OLMADIĞI ANLAMINA GELMİYOR'</h2><p>Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Gökşin Karaman, ergenler üzerinde ebeveyn, sosyal medya, akran gibi birçok yük ve talebin olduğunu söyledi.</p><p>Ergenlerin bu taleplerle başa çıkmak gibi bir donanımı olmadığını aktaran Karaman, "İzolasyonun agresyonu artırdığını biliyoruz. Yani dışarıda kalmak öyle ya da böyle teknik olarak saldırgan davranışı artırıyor. Dışarıda bırakırsan ve rehabilite etmezsen, bir formül bulmazsan, ergenin gözünde 'Bu çocuk gözden çıkarıldı.' şeklinde yazılıyor. İstenmeyen davranışlar artabiliyor. Bireysel sorunlar yok mu? Ergenlerin tek tek mutlaka bireysel problemleri var ama ortam da buna, onları gözden çıkararak bence zemin hazırlıyor. Yani kazanmak üzerinden değil de sistem elemek ve diskalifiye etmek üzerinden gidince böyle oluyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Karaman, dışarıda bırakılmanın çok ciddi bir tehdit olduğunu belirterek, "Tıbbi kanaatim, bunların psikopatolojisi tabii ki var ama pimi çeken dışarıda bırakılmak. Çocuğun sessiz olması problem olmadığı anlamına gelmiyor, ilişkinin olmadığı anlamına geliyor. Çocuğun problem vermemiş olması, vermeyeceği anlamına gelmiyor." dedi.</p><p>Olayların peş peşe yaşanmasını "kopyalamak" olarak yorumlayan Karaman, "Bu kadar sık ve peşinden olması kopyalanmış anlamına geliyor. 'Bu iş böyle oluyormuş. Buna da böyle infial şeklinde tepki veriliyormuş.' deniliyor ve bu öğreniliyor. Medyanın da her şeyi olduğu gibi yayınlaması yasaklanmalı. Haber dili çok belirleyici, özendirebilir de. Olayı aksiyon filmi gibi anlatmak çok yanlış." diye konuştu.</p><p>Karaman, "Psikolojiden önce her zaman güvenlik gelir, önce güvenliğin sağlanması gerekir. Herkes evladına bir şey olmayacağını bilecek, öğretmenler, öğrenciler kendini güvende hissedecek." dedi.</p><h2>'GÖNÜNÜR OLMAK' İÇİN ŞİDDETE BAŞVURABİLİYOR</h2><p>Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, okullarda artış gösteren şiddet vakalarının arkasında yatan bireysel, ailesel ve toplumsal faktörlere dikkati çekerek, erken uyarı işaretleri konusunda aileleri ve eğitimcileri uyardı.</p><p><strong>Erdoğan, şiddet eğilimi gösteren gençlerin önceden fark edilebileceğini belirterek, kritik belirtileri şöyle sıraladı:</strong></p><p>"Bunlar davranışsal değişimler olarak görülebilir, ani öfke patlamaları, küçük olaylara aşırı tepki verme, kurallara karşı isyan, otoritelerle sürekli çatışma, fiziksel kavgalara karışma ya da tehditkar davranışlar sergileme. Yine sürekli kızgınlık, kin ya da intikam düşünceleri, yoğun hayal kırıklığı ve değersizlik hissi, aile ve arkadaşlarından uzaklaşma, daha agresif ve riskli davranışları olan grupla yakınlaşma şeklinde görebiliriz."</p><p>Bu profildeki gençlerin şiddet içerikli materyallere ilgi duymalarının da erken uyarı belirtileri olarak görülebileceğini kaydeden Erdoğan, "Sosyal dışlanma yaşayan genç, aidiyet duygusunu kaybettiğinde 'görünür olmak' için şiddete başvurabiliyor. Medyada, siyasette veya toplumsal hayatta şiddetin normalleşmesi de gençlerin bu davranışları model almasına neden oluyor. Şiddet içerikli haberlerin ve oyunların yoğunluğu gençlerde duyarsızlaşma ve şiddeti meşrulaştırma eğilimi yaratabilir. Dijital ortamda yaşanan zorbalık, okul içi şiddete psikolojik zemin hazırlayabilir veya fiziksel saldırılara dönüşebilir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Şiddet olayları sonrasında izlenmesi gereken yol haritasına değinen Erdoğan, okul ortamının hızla güvenli ve öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Günlük rutinlere kontrollü dönüşün önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi, okul psikolojik danışmanlarıyla işbirliği yapılması ve gerekli hallerde uzman desteğine başvurulması gerektiğini ifade etti.</p><h2>SOSYAL MEDYA VE DİJİTAL KÜLTÜRÜN ETKİSİ</h2><p>Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Hastanesi'nde görevli Çocuk ve Ergen Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım da son günlerde okullarda yaşanan şiddet olaylarının çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. </p><p>Yıldırım, "Aslında olay tek başına toplumda okul saldırıları artıyor demek, çok da uygun değil. Bireysel düzeyde duygusal sıkıntılar, dürtü kontrol zorluğu, geçmişte şiddete maruz kalma, aile düzeyinde sert, tutarsız ya da ihmalkar ebeveynlik, okul düzeyinde dışlanma, düşük bağlılık ve başarısızlık, toplumsal düzeyde ise eşitsizlik, umutsuzluk ve çevresel şiddet etkili." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>Sosyal medya ve dijital kültürün etkisine de değinen Yıldırım, şöyle devam etti:</strong></p><p>"Aslında mesele sadece 'Kapıda güvenlik görevlisi var mı, dedektör çalışıyor mu?' meselesi değil. Olayın özü o riskli süreci erken fark etmek, sağlıklı bir ilişki kurmak ve krizi daha büyümeden doğru yönlendirmek. Fiziksel güvenliğin ötesine geçip, şiddetin altındaki sosyal ve psikolojik nedenlere inmek zorundayız. Çünkü günümüzde dijital kültür ve sosyal medyanın etkisiyle bu tablo iyice karmaşıklaştı. En büyük tehlike de şiddetin bir şekilde estetik bir kılıfa sokulması ya da bir popülerlik aracına dönüştürülmesi."</p><p>Yıldırım, bu tür olayların ardından psikolojik desteğin önemine değinerek, "Öğrenci ve öğretmenlerin psikolojik desteğe ciddi ihtiyacı var. Herkesin travma tepkisi aynı olmayabilir, bu nedenle ilk aşamada doğru yaklaşım çok kıymetli. Sonrasında yas ve travma süreçlerinde bireysel desteklerin sürdürülmesi gerekiyor. Her çocuk için tek başına terapi yeterli olmayabilir, farklı destek mekanizmaları da devreye girmeli. Okullarda psikolojik dayanıklılığı artıran çalışmalar önemli. Akran zorbalığına ise kesinlikle tolerans gösterilmemeli, çocukların öfke kontrolü ve çatışma çözme becerileri güçlendirilmeli. Öğretmenlerde erken uyarı sistemlerinin etkin olması ve ailelerle güçlü işbirliği kurulması da büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı. </p><h2>AİLE İÇİ İLETİŞİM</h2><p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden Dr. Berat Dağ, özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede bir yoğunluk olduğunu söyledi.</p><p>Dağ, aile içi iletişimde yaşanan sorunların çocukların davranışlarına doğrudan yansıdığını belirterek, çocukların şiddet eğiliminin azaltılmasında ailelerin ve okulların koordineli hareket etmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.</p><p>Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisine değinen Dağ, toplumsal düzeyde belirginleşen kutuplaşmanın bireyleri ve grupları birçok konuda uzlaşmaz taraflar haline getirdiğini, bunun da güvensizlik, korku ve öfke gibi duygular üzerinden şiddet eğilimlerini beslediğini ifade etti.</p><p>Dağ, "Okullardaki yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet üzerine inşa edilmesi elbette ki çok önemlidir. Öğrencilerin eğitim-öğretim süreci boyunca güven, sevgi, saygı ve adalet gibi değerleri tam anlamıyla içselleştirmesi gereklidir." dedi.</p><p>Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasının şiddetin önlenmesinde kritik rol oynadığını aktaran Dağ, "Ayrıca eğitimin temel bir toplumsal kurum olması hasebiyle bu birimlerin okulda eğitim alanında uzmanlaşmış sosyologlarla çalışması ihtiyacı da gündeme gelmelidir. İşbirliği bağlamında ilgilenilen öğrenci sayısını azaltacak atamalar yapıldığında okuldaki şiddet temelli sorunlar azalabilir." değerlendirmesinde bulundu. </p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815744" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/16/eb0e47a9-v0q62tcuidqnk3uubswa7r.webp" data-title="Okul saldırılarında dikkat çeken detay: Kan dökmeden önce aynı oyunu oynamışlar" data-url="/foto-galeri/gundem/okul-saldirilarinda-dikkat-ceken-detay-kan-dokmeden-once-ayni-oyunu-oynamislar-4815744" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Okul saldırılarında dikkat çeken detay: Kan dökmeden önce aynı oyunu oynamışlar</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815743" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/16/ffec0563-95bzgymnuf8q5ge6ur0un.webp" data-title="Kahramanmaraş'taki korkunç olayda yeni detaylar ortaya çıktı: Okul saldırganı Mersinli ABD'li katili kendine 'idol' seçmiş" data-url="/video-galeri/gundem/kahramanmarastaki-korkunc-olayda-yeni-detaylar-ortaya-cikti-okul-saldirgani-mersinli-abdli-katili-kendine-idol-secmis-4815743" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Kahramanmaraş'taki korkunç olayda yeni detaylar ortaya çıktı: Okul saldırganı Mersinli ABD'li katili kendine 'idol' seçmiş</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815739" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/16/dc323c5e-11gyyodwl4rjb22c50fojnm.webp" data-title="100 bin üyeli dijital terör yuvası: C31K'nın kan donduran yazışmaları ile işkence ve katliam planları ortaya çıktı " data-url="/foto-galeri/gundem/100-bin-uyeli-dijital-teror-yuvasi-c31knin-kan-donduran-yazismalari-ile-iskence-ve-katliam-planlari-ortaya-cikti-4815739" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">100 bin üyeli dijital terör yuvası: C31K'nın kan donduran yazışmaları ile işkence ve katliam planları ortaya çıktı </span></span></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/siddet-aniden-gelmiyor-sinyal-veriyor-cocuklarinizi-fark-edin-4815766</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/16/75f4eaf2-yvvcbesugzc1g5rpnitmf3.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:51:19 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kanseri yok eden tedavi Türkiye’de</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/kanseri-yok-eden-tedavi-turkiyede-4815628</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/kanseri-yok-eden-tedavi-turkiyede-4815628" rel="standout" />
      <description>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kan kanserine karşı kullanılan CAR-T hücre tedavisinin Türkiye'de uygulanmaya başlandığını açıkladı. İlk sonuçların umut verici olduğunu söyleyen Memişoğlu, "Etlik Şehir Hastanemizde 10 hastaya bunu uyguladılar. Hastaların birçoğu neredeyse iyileşmiş durumda" dedi. </description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kan kanserlerinin tedavisinde kullanılan ve bir süredir klinik çalışmaları devam eden CAR-T hücre tedavisinin Türkiye'de uygulanmaya başladığını ve ilk sonuçların hastalar açısından umut verici olduğunu bildirdi. Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık ve biyoteknoloji alanında önemli bir eşiği geride bıraktığını belirterek, bu tedavinin artık yerli imkanlarla hastalara sunulabildiğini söyledi.</p><h2>BİRKAÇ ÜLKEDE UYGULANIYOR</h2><p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde kurulan Hücre ve Gen Tedavileri Üretim ve Klinik Uygulama Merkezi'nin (HÜGEM) Ankara'daki Etlik Şehir Hastanesi çatısı altında faaliyet gösterdiğine işaret eden Memişoğlu, bu çalışmalar sonucunda dünyada yalnızca birkaç ülkede uygulanabilen ve yüksek maliyetli bir tedavi olan CAR-T'nin Türkiye'de yapılabilir hale geldiğini anlattı. Bakan Memişoğlu, "CAR-T dediğimiz kan kanserleriyle ilgili dünyanın birkaç ülkesinin yapabildiği ve çok büyük maliyetlerle yaptığı tedavileri Türkiye'de yapabilir hale geldik. Etlik Şehir Hastanemizde hekimlerimiz şu anda yaklaşık 10 hastaya bunu uyguladılar. Hastaların birçoğu neredeyse iyileşmiş durumda" dedi. Türkiye'de ilk olarak Etlik Şehir Hastanesi'nde uygulanan bu tedavinin Akdeniz Üniversitesi'nde de başladığını bildiren Memişoğlu, "Başka laboratuvarlarımızda hastanelerimiz de başlayacak" şeklinde konuştu. Türkiye'de ilk kez Etlik Şehir Hastanesi'nde uygulanan tedaviyle ilgili konuşan Merkez ve Hematoloji Kliniği ve Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Ahmet Kürşad Güneş, tedavinin hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin yeniden programlanmasına dayandığını anlattı.</p><h2>AKILLI İLAÇLARIN BİR ÜST AŞAMASI</h2><p>Bu yöntemde hastadan alınan T hücrelerinin laboratuvarda genetik olarak değiştirilerek kanser hücrelerini tanıyıp yok edecek hale getirildiğini ve tekrar hastaya verildiğini aktaran Güneş, "Hedefe yönelik tedaviler ya da bu akıllı ilaçların bir üst basamağı diyebiliriz. Burada tedavi amaçlı kullandığımız hastamızın kendi hücreleri, bu hücreleri tümöre özgü programlayarak tekrar hastaya verdiğimiz bir tedavi yöntemi" bilgisini paylaştı. Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Fatma Duygu Özel Demiralp de "Hücrelerinizi bir akıllı ilaç gibi 'akıllı hücre' haline getirerek kan kanseri dediğimiz kanserlerde kullanılacak bir tedavi unsuru yapıyoruz" açıklamasını yaptı.</p><p><br></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815596" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/15/7bae97ff-8srbmx1es3xwiu8oogrok.webp" data-title="Uzmanından açıkta satılan ürünler için kritik uyarı" data-url="/hayat/uzmanindan-acikta-satilan-urunler-icin-kritik-uyari-4815596" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Uzmanından açıkta satılan ürünler için kritik uyarı</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815377" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/15/c00ac89c-i1nn4mo4rjwv7za1hwss.webp" data-title="Göz sağlığında hastalar rakama değil uzmanlığa bakıyor" data-url="/hayat/goz-sagliginda-hastalar-rakama-degil-uzmanliga-bakiyor-4815377" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Göz sağlığında hastalar rakama değil uzmanlığa bakıyor</span></span></p><p><span class="pho-related-content-card" data-card-content-id="4815257" data-cover-image-path="/piri/upload/3/2026/4/15/b306afe7-e4j9ed3itlqf8gr9nhcsvt.webp" data-title="Motosiklet sürücülerine hayati tavsiye: Sadece kask yeterli değil" data-url="/hayat/motosiklet-suruculerine-hayati-tavsiye-sadece-kask-yeterli-degil-4815257" contenteditable="false" style="background-color: black; font-size: 32px; color: white;"><span contenteditable="false">Motosiklet sürücülerine hayati tavsiye: Sadece kask yeterli değil</span></span></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/kanseri-yok-eden-tedavi-turkiyede-4815628</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/16/caaaef52-lowbfvgxf2cvkf2x4fbl8n.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 04:00:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uzmanından açıkta satılan ürünler için kritik uyarı</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/uzmanindan-acikta-satilan-urunler-icin-kritik-uyari-4815596</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/uzmanindan-acikta-satilan-urunler-icin-kritik-uyari-4815596" rel="standout" />
      <description>Yıldız Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Arıcı, "doğal" adı altında satılan her ürünün güvenli olmayabileceğini belirterek, özellikle açıkta satılan gıdaların risk taşıyabileceği uyarısında bulundu.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arıcı, "5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi" için geldiği Antalya'da AA muhabirine yaptığı açıklamada, "doğal" denilerek pazarlanan gıdaların her zaman sağlıklı olmayabileceğini, belirleyici unsurun üretim ve saklama koşulları olduğunu söyledi.</p><p>Açıkta satılan ürünlerin çoğu zaman denetim ve kayıt sistemine tabi olmadan tüketiciye ulaştığına dikkati çeken Arıcı, bu durumun üretim ve dağıtım süreçlerine ilişkin belirsizlikleri artırdığını kaydetti.</p><p>Arıcı, bu tür gıdalarda özellikle mikrobiyolojik risklerin öne çıktığını vurguladı.</p><p>Birçok ürünün ısıl işlem veya fermantasyon gibi yöntemlerle işlenmesinin, riskleri azaltarak gıdanın daha güvenli hale gelmesini sağladığının bilimsel olarak kabul edildiğini anlatan Arıcı, bu süreçlerin gıda güvenliğinde önemli rol oynadığını belirtti.</p><p>Açıkta satılan baharat ve çiğ süt gibi gıdaların kontrollü şekilde üretilmesinin önemine işaret eden Arıcı, "Gıdanın açık olması elbette dışarıdan bulaşabilecek safsızlıklara da açık demektir ancak bunların kontrol edilememesi durumunda özellikle mikotoksin, aflatoksin gibi riskleri aklımıza getirir. Onun için elbette paketli gıda diyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Arıcı, gıda kaynaklı risklerin çoğunlukla kısa vadeli etkilerden ziyade zamanla vücutta biriken mikotoksinler aracılığıyla ortaya çıktığını, bu maddelerin bazı organlarda birikerek uzun vadede toksik etki ve kanser gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini dile getirdi.</p><p><strong>Yoğun dumana maruz kalan gıdalar sağlık risklerini artırabiliyor</strong></p><p>Gıda güvenliğinde yalnızca ürün seçiminin değil, hazırlama yöntemlerinin de önemli olduğunu vurgulayan Arıcı, yüksek ısı ve yoğun dumana maruz kalan gıdalarda zararlı bileşiklerin oluşabileceğine dikkati çekti.</p><p>Mangal gibi pişirme yöntemlerinde kontrollü olunması gerektiğini anlatan Arıcı, "Mangalın üstünde, bol ateşle, ateşe yakın pişirildiği zaman et bol dumana maruz kalır. O duman yağın dumanıdır. Buradan da PAH denilen maddeler ızgara edilen etlere geçer ve sağlık riski taşır." dedi.</p><p><strong>Gıda güvenliğinde izlenebilirlik ve şeffaflık öne çıkıyor</strong></p><p>Gıda güvenliğinde şeffaflık ve izlenebilirliğin önemine değinen Arıcı, bu imkanın özellikle ambalajlı ve işlenmiş gıdalarda güvenilirlik açısından önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti.</p><p>Kökeni bilinen gıdaların önemine işaret eden Arıcı, devletin izlenebilirlik sistemlerini yaygınlaştırdığını söyledi.</p><p>Barkod sistemi sayesinde ürünün cep telefonlarıyla taranarak menşeine ve üretim sürecine kadar ulaşılabildiğini belirten Arıcı, izlenebilirliği olan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Tüketicilerin ürün seçiminde temel kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini kaydeden Arıcı, ambalajı deforme olmuş, paslı, çarpık veya şişmiş konservelerin kesinlikle alınmaması ve tüketilmemesi, şüpheli ürünlerin tadına dahi bakılmadan imha edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/uzmanindan-acikta-satilan-urunler-icin-kritik-uyari-4815596</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/15/7bae97ff-8srbmx1es3xwiu8oogrok.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 21:19:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Göz sağlığında hastalar rakama değil uzmanlığa bakıyor</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/goz-sagliginda-hastalar-rakama-degil-uzmanliga-bakiyor-4815377</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/goz-sagliginda-hastalar-rakama-degil-uzmanliga-bakiyor-4815377" rel="standout" />
      <description>Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun FutureBright Group iş birliğiyle gerçekleştirdiği göz sağlığı araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 89’u göz operasyonu kararı için en kritik faktörün “cerrahın deneyimi” olduğunu söylüyor.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göz sağlığı alanında lazer ve akıllı lens operasyonlarına yönelik talep artarken, tüketici kararlarının merkezinde maliyet değil güven yer alıyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun FutureBright Group iş birliğiyle pazar araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 89’u için göz operasyonuna karar verme aşamasında en kritik faktör cerrahın deneyimi olarak ortaya çıkıyor. </p><p>Operasyon sürecinde tasarruf arayışı var olsa da nihai karar; cerrah deneyimi, uzmanlık, referans ve şeffaflık ekseninde şekilleniyor. Veriler, günümüzde “fiyat değil güven odaklı” bir karar mekanizmasının öne çıktığını ortaya koyuyor. Bu durum, sektördeki rekabetin artık güven ve deneyim odaklı yürüdüğüne işaret ediyor.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/15/da3fd088-b5njaradylmqkatacgnmp.webp" data-card-width="1038" data-card-height="231" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/15/da3fd088-b5njaradylmqkatacgnmp.webp"></p><h2>Gözde bilgi kaynağı yakın çevre</h2><p>Göz sağlığında hastanın yolculuğu genellikle çevreden gelen uyarılar ve görme kalitesindeki belirgin düşüşün bariz şekilde fark edilmesi ile başlıyor. Bu noktada hastalar için en etkili yönlendiriciler; aile üyeleri, iş arkadaşları ve komşular olarak dikkat çekiyor. Hasta için yakın çevre, bilinmezlik karşısındaki endişesini azaltıcı bir filtre görevi üstleniyor.</p><h2>Branş hastaneleri tercih nedeni</h2><p>Katılımcıların %65’i, yalnızca ilgili alanda uzmanlaşmış doktor veya kuruma güvendiğini belirtiyor. Bu durum, göz gibi kritik bir organda geri dönüşü olmayan hata korkusunun karar mekanizmasında belirleyici olduğunu ortaya koyarken, branş hastaneciliğinin önemine referans veriyor.</p><h2>Cerrahide özel hastane tercih ediliyor</h2><p>Söz konusu cerrahi bir operasyon olduğunda her 10 kişiden 6’sı önemli operasyonlar için özel hastaneyi tercih edeceğini, yalnızca 2’si devlet hastanelerine yöneleceğini ifade ediyor. Yüksek maliyetler, her 10 kişiden sadece 1’i için tedaviden vazgeçme sebebi sayılıyor. Bu veriler, göz sağlığı için bütçeden tasarruf etmek yerine 'en güvenli ve en doğru' sonuca odaklanıldığını kanıtlar nitelikte. Özel hastane tercihi hasta deneyimi, hız, konfor ve iletişim ekseninde yoğunlaşırken, devlet hastanesi tercihi ise maliyet olarak göze çarpıyor.</p><p><img class="pho-card-image" contenteditable="false" src="https://image.piri.net/piri/upload/3/2026/4/16/87c8c9e0-lg2ie3vv5r9hsjtp1a8jcp.webp" data-card-width="800" data-card-height="1199" data-card-path="/piri/upload/3/2026/4/16/87c8c9e0-lg2ie3vv5r9hsjtp1a8jcp.webp"></p><h2>Hastanenin fiziki yapısı güveni pekiştiriyor</h2><p>Operasyon geçirmek üzere hastaneye adım atan her 10 kişiden 4’ü, hastanenin fiziksel koşullarının ferah, aydınlık ve düzenli olmasını bekliyor. Hastanede bekleme süreci söz konusu olduğunda ise ortamın konforu belirleyici olmakla birlikte ferah alanlar, ergonomik oturma düzeni ve ikramlar beklemeyi daha kabul edilebilir kıldığı ifade ediliyor.</p><p>Araştırma sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulunan Dünyagöz Hastaneler Grubu CEO’su Güçlü Batkın şunları söyledi:</p><p>"Bu araştırma, toplumun göz sağlığına bakışı noktasında stratejik bir önem taşıyor. Günümüzde hastaların karar mekanizmasının merkezine 'fiyat' yerine 'güven ve uzmanlığı' koymuş olması, branş hastaneciliğinin ve tecrübeli hekim kadrosunun hayati değerini bir kez daha kanıtlıyor. Araştırma sonuçları, onlara sunduğumuz güven odaklı hizmet standartlarını daha da yukarı taşıma noktasında bizim için kıymetli bir yol haritası oldu"</p><p>FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, araştırma sonuçları hakkında açıklamalarda bulundu:</p><p>“Bu araştırma bize sadece insanların neye baktığını değil, nasıl karar verdiğini de anlattı. Karar anında güçlü bir gerilim var. İnsanlar göz sağlığı için kuruma gittiklerinde sadece tedavi olmuyor, aynı zamanda ‘hasta mıyım müşteri mi?’ sorusunu da yaşıyor. Bu yüzden cerrah ya da teknoloji ne kadar belirleyici ise, sürecin ne kadar şeffaf olduğu da bir o kadar belirleyici. Asıl kırılma ise kararın kendisinde. Cerrah deneyimi deniyor ama mesele aslında ‘kime kendimi emanet ediyorum’ sorusu. Bu cerrah gerçekten bu kurumun parçası mı, teknoloji gerçekten söylendiği gibi mi, süreç bana açıkça anlatılıyor mu… Bu sorular belirleyici oluyor. Referans arayışı, ikinci görüş ihtiyacı, detaylı açıklama beklentisi. Hepsi aynı ihtiyaca çıkıyor. Bugün sağlıkta farkı yaratan, en iyi hizmeti sunan kadar, süreçler konusunda en açık ve en dürüst olan kurumlar”</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/goz-sagliginda-hastalar-rakama-degil-uzmanliga-bakiyor-4815377</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/15/c00ac89c-i1nn4mo4rjwv7za1hwss.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:58:17 GMT+3</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Motosiklet sürücülerine hayati tavsiye: Sadece kask yeterli değil</title>
      <guid isPermaLink="true">https://www.yenisafak.com/hayat/motosiklet-suruculerine-hayati-tavsiye-sadece-kask-yeterli-degil-4815257</guid>
      <atom:link href="https://www.yenisafak.com/hayat/motosiklet-suruculerine-hayati-tavsiye-sadece-kask-yeterli-degil-4815257" rel="standout" />
      <description>İki tekerlekli araçların, yanlış kullanım ve eksik ekipmanla kalıcı sakatlıkların baş sorumlusu haline geldiğini ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Azboy, hastanelere ağır travmalarla gelen genç sürücü sayısındaki artışa dikkat çekerek uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Azboy, “Motosiklet kazalarında ekipman kullanımı hayati önem taşıyor. Sadece kask takmak yeterli değil. ‘Kısa mesafe gideceğim’ düşüncesi çok yanlış. Eldiven, dizlik, ayak bileğini, sırtı ve omurgayı koruyan ekipmanlar mutlaka kullanılmalı” dedi.</description>
      <category>Hayat</category>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük şehirlerde artan trafik yoğunluğuyla birlikte motosiklet kazalarının, genç yaşta kalıcı sakatlığın en büyük nedenlerinden biri haline geldiğini belirten Medipol Sağlık Grubu’ndan Prof. Dr. İbrahim Azboy, motosiklet kazalarında ayak bileği, diz ve kalça çevresinde ciddi kırıklarla sıkça karşılaştıklarını belirterek sürücülere hayati uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Azboy, motosiklet kazaları sonrası hastanelere ağır travmalarla başvuran gençlerin sayısında ciddi oranda artış yaşandığını söyledi.</p><p><strong>‘GENÇ HASTALARIMIZ CİDDİ KIRIKLARLA GELİYOR’</strong></p><p>Motosiklet kazalarının ortopedi kliniklerinde en sık karşılaşılan travmalar arasında yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Azboy, “Özellikle İstanbul gibi trafiğin yoğun ve zeminin engebeli olduğu şehirlerde motosiklet kazaları daha sık görülüyor. Aşırı hız nedeniyle hastalarımız bize ciddi travmalarla geliyor. Çoğu genç olan sürücülerde ayak bileği, diz ve kalça çevresinde parçalı ve eklem içi kırıklarla karşılaşıyoruz. Bazı kırıklar uzun vadeli sakatlık riski taşıyor. Kalça yuvasının kırılıp femur başının yuvadan çıktığı asetabulum kırıklarıyla sık karşılaşıyoruz. Bu kırıkların tedavisi oldukça zor. Eklem içi kırıklarda ilerleyen yıllarda hareket kısıtlılığı ve kalıcı sakatlıklar görülebiliyor. Genç yaşta yaşanan bu kazalar, hastalarımızın hem iş hem de sosyal hayatını ciddi şekilde etkiliyor” ifadelerini kullandı. </p><p><strong> ‘SADECE KASK YETERLİ DEĞİL’</strong></p><p>Kazaları önlemenin en etkili yolunun trafik kurallarına uymak olduğunu vurgulayan Prof. Azboy, “Ekipman kullanımı hayati önem taşıyor. Sadece kask takmak yeterli değil. ‘Kısa mesafe gideceğim’ düşüncesi çok yanlış. Eldiven, dizlik, ayak bileğini, sırtı ve omurgayı koruyan ekipmanlar mutlaka kullanılmalı. Motosiklet kazalarının ne kadar ciddi travmalara yol açtığını unutmamak gerekiyor. Motosiklet kazaları sonrası yapılan yanlış müdahaleler de hasarı artırabiliyor. Boyun kırıkları, omurga kırıkları, kalça kırıklı çıkıkları gibi hayati risk taşıyan durumlar görülebiliyor. Acil ekipler gelene kadar hastanın hareket ettirilmemesi, ‘Bir şeyin yok, kalk yürü’ denmemesi gerekir. Hastanın travma tahtasına alınarak en yakın sağlık merkezine doğru şekilde transfer edilmesi çok önemlidir” diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <link>https://www.yenisafak.com/hayat/motosiklet-suruculerine-hayati-tavsiye-sadece-kask-yeterli-degil-4815257</link>
      <subcategory>Sağlık</subcategory>
      <editor>Haber Merkezi</editor>
      <image>
        <url>https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/4/15/b306afe7-e4j9ed3itlqf8gr9nhcsvt.webp</url>
      </image>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 22:12:00 GMT+3</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>