Yazarlar Çankaya için yol haritası

Çankaya için yol haritası

Abdülkadir Selvi
Abdülkadir Selvi Gazete Yazarı

2007"deki Cumhurbaşkanlığı sürecinde, Başbakan, "Cumhurbaşkanı kim olsun" sorusunu balıkçılara dahi sormuştu.

Bu kez de kebapçılara sormasını bekliyoruz. Ama taksiciler olmazsa olmaz. Çünkü halkın nabzını en iyi onlar tutar.

Daha önceki dönemlerde kimin Cumhurbaşkanı olması gerektiği konusu büyük bir esrar perdesi altında konuşulurdu.

Balıkçıyı, kebapçıyı düşünen yoktu. Askere sormadan olmazdı. Zaten sormazsanız o sizin hatırınızı sorardı.

Süleyman Demirel, AP"nin çiçeği burnunda genel başkanıydı. Cemal Gürsel, iş göremez" raporuyla görevden uzaklaştırılınca, Cumhurbaşkanının kim olacağını belirleme görevi çiçeği burnundaki Başbakan Süleyman Demirel"in omuzuna yüklenmişti.

Süleyman Demirel o sıralar Başbakanlığın hemen arkasındaki Saraçoğlu Mahallesi"nde oturuyordu. Bir gece yarısı evin arka kapısından çıktı, korumalarını atlatıp, az ilerideki Genelkurmay Başkanlığı konutuna girdi. Orada Cevdet Sunay"a Cumhurbaşkanlığı önerisinde bulundu.

Demirel"in Cumhurbaşkanı seçtirdiği Cevdet Sunay 12 Mart muhtırası verildiğinde Demirel"in telefonlarına çıkmadı.

Ahmet Necdet Sezer"in Cumhurbaşkanı seçilmesini ise Başbakan Ecevit sağladı. Ancak MGK toplantısında Ecevit"in önüne Anayasa kitapçığı fırlatan Sezer, Ecevit"in siyasi hayatının finalini ağır bir ekonomik ve siyasi krizle yapmasını sağlayan sürecin düğmesine basmış oldu.

Bu iki örneği hatırlatmakla yetineceğim.

Bu iki örneğin Abdullah Gül- Recep Tayyip Erdoğan ilişkisini yansıtmadığının da altını çizeceğim.

Abdullah Bey ne bir generaldi ne de Anayasa Mahkemesi Başkanı. Siyasetin her kademesinden süzülerek gelmiş, AK Parti"yi kurup, Başbakanlık gibi görevler üstlenmiş bir isimdi.

Cumhurbaşkanı Gül, Ahmet Necdet Sezer olmadığı gibi Başbakan Erdoğan da Ecevit değildi.

Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ilişkisi Türkiye açısından farklı bir model oldu.

Erdoğan-Gül ilişkisi daha önce aynı partiden Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık yapan Özal-Yılmaz ve Demirel-Çiller örneğinde olduğu gibi de cereyan etmedi.

Krizlerde, demokrasi gemisinin sahili selamete ulaşması için işbirliği yapan bir Cumhurbaşkanı ve Başbakan modeline tanık olduk.

Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner, Kuvvet Komutanları ile topluca istifa ettiğinde daha önceki dönemlerde olsa, Başbakan"ın ne kadar kısa süre içerisinde istifasını sunacağını tartışırdık. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ döneminde yaşanan YAŞ krizinde de hükümetin ne zaman devrileceğini ölçmek için kronometremizi çalıştırırdık.

Cumhurbaşkanı Gül- Başbakan Erdoğan modelinde ise tam tersi oldu. Demokrasimiz bu krizlerin içinden güçlenerek çıktı.

Türkiye yeni bir Çankaya sürecinin içine girdi.

Cumhurbaşkanı"nı halkın seçeceği bir dönem olacak. Türkiye tarihinde bir örneği olmayan, Başkanlık sistemi desen Başkanlık sistemine benzemeyen, parlamenter sistem desen parlamenter sisteme oturmayan yeni bir durum.

Demokrasi gelenekleriyle yaşayan bir sistem.

Halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı aynı zamanda yeni Cumhurbaşkanlığı modelinin de şeklini belirleyecek, geleneğini oluşturacak.

Turgut Özal, 27 Mayıs darbesiyle devrilen Celal Bayar"dan sonra ilk sivil Cumhurbaşkanı"ydı. Özal"dan sonra kim Cumhurbaşkanı olacak sorusuna cevap aranırken, ilk sırada, "Sivil Cumhurbaşkanı" şartı geliyordu.

Bir anekdotu paylaşmak istiyorum. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı adayı olmak için BBP"lilerden de destek istemişti. BBP heyeti görüşme sırasında, "Yeni Cumhurbaşkanı sivil olmalı, alnı secdeye değmeli" diye şartlarını sıralamaya başlayınca Süleyman Bey ayağa kalkıp, "Beni tarif ediyorsunuz" demişti.

Yerel seçimlerden yüzde 45.5 oy çıkınca Tayyip Bey, "Millet beni tarif ediyor" dedi mi bilmiyorum ama siyasetin navigasyon cihazı Başbakan Erdoğan"ın adım adım Çankaya"ya doğru ilerlediğini gösteriyor.

Bu noktada zihinlerdeki soru işareti şu?

AK Parti geçmişte ANAP ve DYP"nin yaşadığı sıkıntıyı yaşar mı?

Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa, Başbakan olan kişi partiye seçim kazandırır mı?

AK Parti en yüksek oyu elbette ki Tayyip Bey"le alır. Ama her zaman Tayyip Bey mi olacak? AK Parti kendi ayaklarının üstünde duracaksa, Erdoğan güçlü bir halk desteğiyle Çankaya"ya çıktığı zaman bunun test edilmesi daha sağlıklı olmaz mı?

Eski örneklerle kıyaslanmayacak, yeni bir durum söz konusu.

Bir başka soru; halkın seçtiği Cumhurbaşkanı ile Başbakan ilişkisi nasıl olur? Peki Erdoğan Başbakan olarak kalsa, bir başkası Cumhurbaşkanı olsa bu sorun yaşanmayacak mı? Bu sistemden kaynaklanan bir sorun.

AK Parti şimdi bu sorunları sistem içinde çözmenin yol haritasını hazırlıyor. Dar bölge seçim sistemiyle ilgili yasa Mayıs ayında Meclis"ten geçirilecek. Böylece 2015 seçimleriyle Anayasal çoğunluk elde edilerek, Türkiye"nin sistem krizlerine yuvarlanmasının önü alınacak. Çankaya"dan yönetimin Anayasal güvencesi hazırlanacak.

Cumhurbaşkanı Gül"ün pozisyonu mu?

Gül, AK Parti için çok önemli bir değer. AK Parti bir ANAP ya da DYP değil. Bir davanın, inancın partisi. Davanın geleceği açısından Gül"e nerede ihtiyaç duyulursa, o pozisyon açılacak. Gül de dava kendisinden nerede hizmet beklerse, orada olacak bir değer.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.