YazarlarAmerikada silah tartışmaları

Amerika’da silah tartışmaları…

Abdullah Muradoğlu
AbdullahMuradoğluGazete Yazarı

Ekim ayı başlarında, ‘Beyaz’ bir Amerikalı, 64 yaşındaki Stephen Paddock,  Las Vegas’ta 59 kişiyi katlettiğinde de sivillerin ateşli silahlara erişimiyle ilgili tartışmalar yaşanmıştı. Her katliam sonrasında yoğunluk kazanan tartışmalar kısa sürede sönümleniyor ve silah erişimine kısıtlama içeren yasal değişiklik önerileri akamete uğruyor. Yine ‘Beyaz’ bir Amerikalı, 26 yaşındaki Devin Patrick Kelley, Teksas’taki bir kilisede pazar ayini yapan topluluğa ateş açarak 26’sını katletti. Kendisi de silahlı bir sivil tarafından öldürülen saldırgan geride not bırakmamış ise motivasyonunu öğrenemeyeceğiz. Las Vegas’ta da tam olarak aynı şey oldu.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Abdullah Muradoğlu : Amerika’da silah tartışmaları…
Haber Merkezi 31 Ağustos 2017, Perşembe Yeni Şafak
Amerika’da silah tartışmaları… yazısının sesli anlatımı ve tüm Abdullah Muradoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Bireysel silahlanma ” Cumhuriyetçiler” ve “Demokratlar” arasında uzun süredir polemik konusu. Cumhuriyetçiler sözde silah haklarını adeta ‘ulusal’ ve ‘dinsel’ hak gibi görüyorlar. Hatta Amerika’nın kurucu değerleri arasında sayıyorlar. Bu yüzden kişisel silah erişimine sınırlama getirilmesine şiddetle karşı çıkıyorlar. Elbette “Cumhuriyetçiler” içinde sınırlamayı savunanlar olduğu kadar, “Demokratlar” içinde de sınırlamaya itiraz edenler var.  Öyle olmasaydı, Demokratların “Kongre”de çoğunluğu ellerinde tuttukları dönemlerde mesele çözüme bağlanırdı. Nitekim Obama çok istediği halde silah lobisi engelini aşamadı.

ABD’deki etkili silah lobilerinden “NRA(Ulusal Silah Birliği)”, Trump’ın 2016’daki seçim kampanyasının bağışçıları arasındaydı. Bireysel silahsızlanmaya ilişkin tartışmalar sırasında Trump’ın sessiz kalmasının sebebi bu. Teksas’taki katliamı Tokyo’da haber alan Trump yaptığı açıklamada saldırganın ‘çok dengesiz, çok sorunlu bir kişi’ olduğunu belirterek “Bu silahlarla ilgili bir konu değil. Neyse ki karşı tarafta da elinde silah olan biri vardı” dedi.

ABD kişisel silah sahipliği ve askeri harcamalarda dünya birincisi. 2016’da ABD’nin askerî bütçesi 600 milyar doları geçti. ABD’yi 215 milyar ile Çin, 69.2 milyar dolar ile Rusya takip ediyor. ABD’de 100 kişiden 88.8’inde silah var. Ülkede 300 milyondan fazla silah var. ABD, küresel nüfusun yüzde 4.4’ü’nü teşkil ediyor, ancak dünyada sivillerin sahip olduğu silahların yüzde 42’si Amerikalıların elinde. Araştırmalara göre silahlanma oranları daha fazla olan eyaletlerde daha fazla cinayet işleniyor. Silahlı eyaletlerde daha fazla polis görev başında can veriyor. Silaha erişimin sınırlandığı gelişmiş ülkelerde ise cinayet ve intihar vakaları azalıyor.

PEW”in yaptığı bir araştırmaya göre ABD’de silah sahiplerinin yüzde 41’i Cumhuriyetçi,  yüzde 16’sı Demokrat. Öte yandan “elektrikli otomobil” kullananların yüzde 86’sı Demokrat, yüzde 14’ü Cumhuriyetçi. Bu rakamlar Cumhuriyetçiler’in neden küresel ısınmayı reddeden politikaları desteklediklerini de açıklıyor tabii. ABD’nin muhafazakâr politikaları üzerinde muazzam bir üstünlüğü olan “NRA” seçimlerde adayları silah haklarına sadakatleriyle ölçerek destekliyor. Cumhuriyetçi politikacılar da silahla poz vermeyi seviyorlar. NRA, daha yakın zamanda, Alabama’da boşalan senato koltuğu için yarışan Cumhuriyetçi aday adaylarından Roy Moore için, ”Silah haklarınızı tam olarak desteklemez, O’na oy vermeyin” broşürleri dağıttı. “Amerika Silah Sahipleri(GOA)” ise Moore’u destekledi. Moore da kovboy şapkası ve silahla poz vererek, “rakibimden daha fazla silahım var” demek mecburiyeti hissetti.

ABD’de bir diğer tartışmaysa, katillerin etnik ve dini kimlikleriyle ilgili. Katiller ‘Siyah’ veya ‘Müslüman’ iseler, özellikle Cumhuriyetçi politikacılar ve yazarlar hızlı şekilde analizler yapıyorlar. Bu analizlerde ‘göçmenler’ ve ‘Müslümanlar” günah keçisi oluyorlar. Trump’ın Teksas canisini ‘zihinsel olarak hasta biri” diye nitelemesi alışılageldik bir yaklaşım. Katil ‘Müslüman’ olsaydı, zihinsel sağlığı hiç konu edilmeyerek anında ‘terörist’ ilan edilirdi.