YazarlarTrump, taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı

Trump, taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı!

Abdullah Muradoğlu
AbdullahMuradoğluGazete Yazarı

Suriye’ye yönelik hava saldırısının sembolik bir müdahale olduğu konusunda herkes ittifak halinde. Amerikan medyasına göre saldırı bir havai fişek gösterisi. Saldırının sonuçlarından Esed’in hoşnut kaldığı söyleniyor. Rus ziyaretçileri Esed’in ruh halinin çok iyi olduğunu aktardılar. ABD ile Rusya arasında sıcak bir çatışma çıkmasından korkuluyordu. Korkulan olmadı, akıllı füzeler Ruslar’ın bulunduğu üsleri es geçtiler.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Abdullah Muradoğlu : Trump, taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı!
Haber Merkezi 10 Nisan 2018, Salı Yeni Şafak
Trump, taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı! yazısının sesli anlatımı ve tüm Abdullah Muradoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Batı medyasındaki yorumlara bakarsak ABD ve ortaklarının düzenlediği saldırılar, sahada hiçbir değişikliğe yol açmayan ‘kozmetik’ bir müdahale. Müdahalenin ‘kozmetik’ olarak kalmasında, ABD’nin Rusya ve İran ile doğrudan çatışmaya girmesini istemeyen Savunma Bakanı James Mattis rol oynamış. Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ise kapsamlı, yıkıcı bir saldırı istiyormuş.

Trump Clinton’u, Bush’u ve Obama’yı ABD’ye trilyonlarca dolara mal olan aptalca savaşlara soktukları için eleştirmişti. Bu yüzden Trump’ın “Suriye’deki askerlerimizi çekeceğiz” açıklamasının ardından saldırının gerçekleşmesi Trumpçı muhafazâkârları hayal kırıklığına uğrattı. Yazar Ann Coulter, Trump’ın eski mesajlarını sıralarken, Lucian B. Wintrich ise “Trump ilk yılını doldurduktan sonra: 1.3 trilyon dolar bütçe, Meksika duvarı yok, Suriye’de savaş var. Clinton gizli Başkan mı?” diye yazıyordu. Trump’ın tescilli şahinlerden Bolton’u Ulusal Güvenlik Danışmanlığına getirmesi, CIA Başkanı Mike Pompeo’yu ise Dış İşleri Bakanlığına önermesi 2016’daki portresiyle taban tabana zıt. Trump’ın ek gümrük tarifelerini sadece Çin’e hasretmesi, iptal ettiği “Trans-Pasifik Anlaşması”na geri dönmeye hazırlanması, Rusya ile ilişkilerin gerginleşmesi de Trumpçılar’ı rahatsız etti. Öyle ki Trump’ın ‘Derin Devlet’ tarafından rehin alındığını savunanlar oldu.

ABD askerlerinin Suriye’de kalmaya devam edeceği anlaşılıyor. ABD’nin BM Büyükelçisi Nikki Haley Pazar günü, Suriye’de ABD askeri varlığının uzun süreli olarak kalacağını açıkladı. Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Trump’ı bu konuda ikna ettiğini bildirdi. Beyaz Saray, Trump’ın Suriye’den çekilme konusunda fikir değiştirmediğini belirterek Macron’un açıklamasını reddettiyse de çekilme konusunda bir takvim vermedi.

Dışişleri Bakanlığına önerilen CIA Başkanı Pompeo’nun Senato onay süreci Perşembe günü başladı. Pompeo, geçen yıl CIA Başkanı olarak atanırken 14 Demokratın desteğini alarak 66’ya 32 oyla genel kuruldan onay almıştı. Şimdi durum o kadar kolay gözükmüyor. Senato Dış İşleri Komitesi’ndeki Cumhuriyetçi Rand Paul, Pompeo’ya onay vermeyeceğini ilân etmişti. Komite önündeki sorgulanmasında Pompeo, İran’da rejim değişikliği, Kuzey Kore, Suriye, Rusya gibi birçok başlıkta zor sorularla karşılaştı. Demokrat senatörler Pompeo’yu, Trump’ın savaş dürtülerini bastıracak nitelikte görmüyorlar. Pompeo ise diplomasiyi savaşa yeğleyeceği izlenimi vermeye çalıştı. Komiteden onay çıkmaması halinde Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnel, Pompeo’yu doğrudan Genel Kurul’a taşıyabiliyor. Ay sonuna kadar onay sürecinin tamamlanması bekleniyor. Her halükarda Pompeo Bakan koltuğuna oturacak.

Önümüzdeki günlerde Washington gündemine FBI eski Başkanı James Comey’in kitabı damgasını vuracak gibi görünüyor. Trump’ın özel avukatı Michael Cohen hakkındaki ceza soruşturmasının da dallanıp budaklanması bekleniyor. Bazı duyumlara göre Trump’ın hukuk danışmanları, ‘Cohen soruşturması’nın Trump için “Rusya Soruşturması”ndan daha büyük bir tehlike arzettiğini düşünüyorlar. 12 Mayıs’da “İran Nükleer Anlaşması”nın akıbeti belli olacak. Trump’ın Mayıs’ta Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un ile bir araya gelmesi bekleniyor. Bolton ve Pompeo’nun İran’a ve Kuzey Kore’yle şahince baktıkları biliniyor. Bu yüzden İran anlaşmasının bitirileceği ve Jong-Un ile görüşmenin de akamete uğrayabileceği konuşuluyor.