YazarlarTrumpın dili başının belası

Trump’ın dili başının belası..

Abdullah Muradoğlu
AbdullahMuradoğluGazete Yazarı

Michael Wolff’un “Gazap ve Öfke: Trump’ın Beyaz Sarayı’nın İçinden” başlıklı kitabında yer alan iddialar sebebiyle Washington’daki durumu Roma’nın son günlerine benzetmiştim. Trump’la birlikte Washington’da kaos yaşandığını herkes kabul ediyor. Beyaz Saray’da “Ulusalcılar” ve “Küreselciler” arasındaki güç savaşı, Trump’ın ideologlarından Steve Bannon’ın Cumhuriyetçi Parti liderliğine başkaldırması, Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında daha önce görülmemiş ölçülerdeki cepheleşme, yanı sıra “kültür savaşları” formuna bürünen ‘cinsel taciz’ iddiaları, kaosu yeteri kadar gözler önüne seriyordu. Trump’ın “Trans-Pasifik Anlaşması(TPP)” , “NAFTA”, “Paris İklim Anlaşması” gibi başlıklarda sergilediği tutumun  ABD’nin küresel sistem içindeki müttefikleriyle ilişkisini zayıflattığı da bir vakıa.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Abdullah Muradoğlu : Trump’ın dili başının belası..
Haber Merkezi 07 Ocak 2018, Pazar Yeni Şafak
Trump’ın dili başının belası.. yazısının sesli anlatımı ve tüm Abdullah Muradoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


ABD medyasında Trump’ı Roma İmparatoru Nero’ya benzetenler oldu. Nero, sözde yüceliğini Romalılara ispat etmek için korkunç yollara başvuran bir imparator. Nero’nun yazdığı bir şiire kıvam vermesi için veya daha görkemli şekilde yeniden inşa etmek için Roma’yı yaktırdığı rivayet edilir. Nero, Roma’yı özel zevklerinin nesnesi haline getirmekle suçlanır. Kendisini deviren hasımlarının eline geçmemek için intiharı seçen Nero, bu son anında bile “Ne yazık! Dünya benim gibi bir sanatçıyı kaybediyor” demiş. Trump’ı mizaç olarak Nero’ya benzeten David Remnick,New Yorker” dergisindeki yazısında “Birleşik Devletler Başkanı, Birleşik Devletler için bir güvenlik tehdidi haline geldi” diyordu.

Geçen yıl ABD’nin 27 ünlü psikiyatristi Trump’ın akıl sağlığını tartışmaya açan bir kitaba imza atmıştı. Wolff’un kitabında öne sürülen iddiaları bir tweet’le reddeden Trump kendisinin ‘dahî’ olduğunu vurgulayan ibareler kullandı. 27 psikiyatristten Bandy X. Lee ile Leonard L. Glass ise “Politico”da “Biz psikiyatrlarız. Başkan’ın Zihinsel Durumunu Sorgulamak Görevimiz” başlığıyla kaleme aldıkları yazıda Trump’ın tweet’inin endişelerini doğruladığını vurguluyorlardı.  Trump cephesine göreyse bu iddialar, Anayasa’nın ABD Başkanlarının azledilmesiyle ilgili 25.maddesini işletmeye dönük politik bir karşı-saldırıdan ibarettir.

Trump’ın iç ve dış politikayla ilgili kurumları boşa düşüren tveet’leri medyada geniş yer buluyor. Trump’ın kabinesinden veya iç kabinesinden birçok isim bu tweetleri telâfi etmek için çoğu zaman devreye girmek zorunda kalıyorlar. Trump’ın Kuzey Kore ilgili tweet’leri Tillerson’ı çok zor durumda bırakmıştı. Wolff’un kitabındaki iddiaları yorumlayan yazarlara göre Trump eylemlerinin psikolojik sonuçlarını düşünmeyen bir kişiliğe sahip. Yazarlar, Trump’ın karar alma tarzını korkutucu ve tutarsız buluyorlar. Mesela “Vox” yazarı Zack Beauchamp, “Kitabın onda biri bile doğruysa, gerçekten endişeli olmalıyız” diyordu.

Trump ile 50 yıllık arkadaşlığı olan, “Dünya Yahudi Kongresi(WJC)” Başkanı Ronald Lauder ise eski siyasi kalıplar içinde konuşmayı tercih etmediği için Trump’ın yanlış anlaşıldığı kanaatindedir. Lauder’a göre inanılmaz bir içgörü ve zekâya sahip olan Trump’ı sıradan Amerikalılar anlıyor ve takdir ediyorlar. Bu nokta Trump’ın, “Amerikan Siyonist Organizasyonu(ZOA)” tarafından “gelmiş geçmiş başkanlar arasında en İsrail yanlısı” olarak ilan edildiğini hatırlatalım. Demek ki Trump’ı ‘en iyi’ anlayan, “İsrail Lobisi” oluyor

Wolff’un kitabı tartışılırken, Trump bir grup Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörle “Çocuk Göçmenlere İstisnai Muamele (DACA)” konusunu müzakere etmek için bir araya geldi. Bu toplantıda Trump’ın Afrika ülkelerini, El Salvador’u ve Haiti’yi kastederek sarfettiği ibarelerin aşağılama, küçümseme ve ırkçılık koktuğu tartışılıyor şimdi de. Trump’ın dili başının belası. Hazreti Ali(R.A)kişi, dilinin altında saklıdır” diye boşuna söylememiş.