Yazarlar Kalkınma yerine taşınmaya odaklanan banka

Kalkınma yerine taşınmaya odaklanan banka

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. (TKB), kalkınma bankacılığı yapan kamu kaynaklı tek banka.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin çoğunda kalkınma bankacılığı çok ciddi görevler üstlenirken, ülkemizin kamu kaynaklı kalkınma bankası TKB reel sektörün çok zor süreçten geçtiği, finansmana ulaşmakta zorlandığı şu günlerde farklı gündemle meşgul.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ahmet Ulusoy : Kalkınma yerine taşınmaya odaklanan banka
Haber Merkezi 12 Mayıs 2019, Pazar Yeni Şafak
Kalkınma yerine taşınmaya odaklanan banka yazısının sesli anlatımı ve tüm Ahmet Ulusoy yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


“Koyun can derdine kasap et derdine” misali, ülkemizin başkentinde, yatırımcıların kolaylıkla ulaşabildiği ve iletişime geçebildiği Ankara’da yerleşik kurumu bir el ille de İstanbul’a taşımaya çalışıyor.

Bunun mantıksal ve rasyonel hiçbir gerekçesinin olmadığı, sadece kaynak israfı anlamına geldiği ve vazgeçilmesi gerektiği yazının konusu.

**

TKB şu an doğrudan yenilenebilir enerji, imalat sanayi, turizm, eğitim ve sağlık sektörlerindeki yatırımları kredilendirmektedir. Ayrıca küçük işletmelere, aracı diğer finansman kuruluşları üzerinden, Apex yoluyla kredi kullandırmaktadır.

Ankara, Kalkınma Bankasından yatırım amaçlı kredi almak isteyen firmaların en kolay (düşük zaman ve para maliyetiyle) ulaşabildiği bir kent.

Değerlendirme kriterleri yazılı, ölçülebilir ve yerleşik bir kültür disiplini içinde yapılmaktadır. Bu özelliği ile uzun yıllara dayalı bir yönetsel kültür oluşmuş.

Projelerin değerlendirilmesi; mühendis, işletmeci ve iktisatçılardan oluşan uzman çalışanlar tarafından yapılmaktadır. Bu kişilerin kuruma yarışma sınavı ile girip meslekte yükselme kriterleri çerçevesinde uzman olduklarını söyleyelim.

**

Bankanın yeniden yapılanma çalışması kapsamında Ekim 2018’de 7147 sayılı kanun ile adı; Tür­kiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş. ola­rak değiştirildi.

Yeniden yapılandırma ile kuruma yeni görev alanları tanımlandı, yapısı piyasa taleplerine daha hızlı ve doğru cevap verecek şekilde güncellendi.

Yapılan bir başka düzenleme ise bankanın finans merkezi kurgusuyla İstanbul’a taşınma gayretidir. Ama bunun hiçbir mantıklı, tutarlı, fizibl izahı yoktur.

Günümüz bilişim teknolojisi ile mekanın bir anlamı olmadığı bilinmektedir.

**

Doğru dürüst araştırma ve fizibilite yapmadan kurumu İstanbul’a taşıma, maliyeti yüksek bir fanteziden öte anlam ifade etmemektedir.

İstanbul’a taşınma; ben yaptım oldubitti mantığıyla, kökleşmiş bir kurumu, kazanılmış hafızayı-tecrübeyi-yapıyı, bir çırpıda çöpe atma anlamına gelecektir.

Bir kurumun fonksiyonelliği şehrin ya da çok katlı plazaların özelliğinden kaynaklanmıyor. Asıl olan bilgi, liyakat, iyi niyet ve çalışma ruhudur. Ya da ortaya koyduğu çıktılardır.

Bu eylem aynı zamanda kamu kaynaklarının israfı demektir.

Yönetimler niteliksiz bürokratların insafına bırakılmamalıdır. Sonuçta kurumların fonksiyonel olmamasının maliyeti bütün topluma yüklenmekte, hesabı da iktidardan sorulmaktadır.

**

Az gelişmiş toplumlarda değişen bürokrat ya da bakanların ilk iş olarak makam odalarını ve araçlarını yenilemeleri gibi, Kalkınma Bankası’nın İstanbul’a taşınması sadece görselliğe hitap eden, israfı artıran, pratikte hiçbir değer üretmeyen bir hamledir.

Asıl olan yeni bir anlayışla reel sektörün daha iyi şartlarda, sonuç odaklı ve üretkenliği artırıcı finansal desteğin nasıl realize edileceği, reel sektör üretim kapasitesi ve istihdam artışına nasıl katkı konulabileceği olması gerekirken, taşınmanın yolları aranması düşündürücü.

**

Bankanın Yönetim Kurulu üyelerinin tamamı Ankara’da (üst düzey bürokrat olarak başka işleri de var) ama Banka İstanbul’a taşınıyor.

Bankanın mevcut çalışanlarının yaklaşık %90’ı İstanbul’a gitmiyor. Gitmeyen ya da gidemeyen uzman kadro önemli bir değer-emek kaybı değil mi?

Bir anlamda kurum sil baştan tanzim ediliyor.

Yeni genel müdürün geldiği ekol (ekolün temsilcilerini ve anlayışı taşımaya çalışıyor) İstanbul’da yerleşik.

İstanbul için yeni elemanlar alınmaya başlandı. İlk kriter İngilizce bilmesi. Hatta İngilizce bilmesi de yeterli değil, belli birkaç üniversiteden mezun olmuş olması. Kendini yetiştirmiş ama Anadolu’daki bir üniversite mezunu ise şansı yok gibi.

“Öz yurdunda garip, öz vatanında parya” muamelesi görme.

Bu kompleksli anlayış; eğitim-öğretim dilinin Türkçe olması gerektiğini, “Türkçe giderse, Türkiye gider!” cümlesiyle özetleyen dünya çapında ünlü bilim adamımız Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun fikriyatının neresine düşer.

**

Dedik ya yeni Genel Müdürle çok pahalı yeni bir ekol-anlayış yerleştirilmeye çalışılıyor.

Sosyal medyada Genel müdür, genel müdür yardımcılarının maaşlarının astronomik olduğu konuşuluyor.

Doğrusu devletin finansmanını vergileriyle yapan Türk halkı, modern ülkelerde söylenen şekliyle, şeffaflık adına devlet kurumunda (Kalkınma Bankası) hizmetçi olarak istihdam edilenlerin maaşlarını bilme hakkının olduğunu düşünüyorum.

Birileri, Kalkınma Bankasının İstanbul’a taşınma fantezisiyle neden olunacak büyük kaynak israfına dur demeli. Sosyal sorumluluk gereği biz uyaralım istedik.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.