Yazarlar Ödemeler bilançosu verileri ne ifade ediyor?

Ödemeler bilançosu verileri ne ifade ediyor?

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

Ödemeler bilançosu, bir ekonomide yerleşik kişilerin diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurtdışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarının tutulduğu bir belgedir.

Burada esas önemli alt ana kalem; mal ve hizmet ticareti ile birincil ve ikincil gelir hesaplarını kapsayan cari işlemler hesabıdır. Cari işlemler hesabı ile sermaye hesabı toplamı her zaman finans hesabına eşit olması gerekir.

Finans hesaplarındaki hareketlerin içerisinde portföy yatırımı ve doğrudan yabancı sermaye yatırımı var.

Cari işlem açıklarının finansman kalitesini ve sürdürülebilirliğini ortaya koyma bakımından nasıl finanse edildiği önemlidir.

**

Bu genel bilgiler ışığında, kasım ayı verilerini kapsayan son ödemeler bilançosu tablosunu kısaca değerlendirelim.

Cari işlemler dengesinin uzun yıllardır açık verdiği, bunun iç tasarruf yetersizliği anlamına geldiği ve dış borç stokunu bir hayli büyüttüğü bilinmektedir.

Bu yıl cari denge (kasım ayı itibariyle 518 milyon dolar açık verse de) yıllık olarak 2,72 milyar dolar civarında fazla verdiğini görmekteyiz.

Verilen cari işlemler fazlasının hem iyi hem de kötü tarafı var.

İyi tarafı, bir dönem 70 milyar dolar civarında seyreden bir cari açığın, bir borçlanma ihtiyacının (döviz ve faiz baskısı dolayısıyla istikrarsızlığı olmayacak), en azından bu yıl sıfırlanmış olmasıdır.

Bir başka iyi taraf da Merkez Bankası döviz rezervlerini artırıcı etkisidir.

**

Cari fazla verilirken bunun nerden kaynaklandığına da bakmak gerekiyor. Çünkü cari fazlanın nedeni ve sürdürülebilirliği olayın olumlu-olumsuz tarafını gösterecektir.

Evet, ihracat gelirlerimiz arttı, ithalat giderlerimiz çok daha hızlı bir şekilde azaldı. Dış ticaret açıkları oldukça düştü (dış ticaret açığı 11 ayda yüzde 48,8 azalmış), diğer cari işlem gelirleriyle (turizm gelirleri v.s.) aradaki fark kapatılıp pozitife dönüştü.

Bu tablo iyi gibi ama derine indiğimizde karşımıza birtakım olumsuz görüntüler de çıkmaktadır.

Bir olumsuzluk; ihracatta kur artışıyla yakalanan fiyat avantajının çok iyi değerlendirilemediği konusu. İhraç mallarının ağırlığı artmış (miktar endeksi), değeri azalmış. Yani daha çok satıp daha az gelir elde etmişiz. Toplamda ihracat geliri 2019’un 11 ayında sadece yüzde 1,8 artmış.

Bir başka olumsuz görüntü ise ithalattaki büyük ölçekli daralmadır (içeriğine ve etkilerine bakmadan ithalattaki her daralmaya iyi diyemiyoruz). Cari açığın fazlaya dönüşmesinin önemli nedeni de budur. Özellikle ara ve yatırım malları ithalatı ile ilgili bir daralmayı yansıtmaktadır.

Bunun anlamı şudur; Türkiye ekonomisi ithal ara ve yatırım mallarına bağımlı bir ekonomidir ve ithalattaki bu aşırı daralma içerideki üretimin azalması anlamına gelmektedir. Son büyüme rakamları da bunu teyit etmektedir.

İthalattaki azalmaya karşılıkbüyüme hızları eski yüksek seviyesini devam ettirseydi, cari fazla verme çok daha anlamlı ve sürdürülebilir olabilirdi. Ama bugünkü yapıda cari işlem fazlası vermek sadece geçici rahatlık sağlar; büyüme ve istihdam için sürdürülebilir bir durum değildir.

**

Sanayi üretimindeki artış, ekonomi güven endekslerindeki iyileşme, kur ve faiz istikrarı ekonominin toparlanma sürecine girdiğinin başlıca göstergeleri.

Bir ülkede yatırım iklimi; bir ekonominin gelişmesi, beklentilerin iyimsere dönmesi ile bağlantılı. Yine, Türkiye’de yabancı yatırımlar ile ilgili bir artışının söz konusu olması, Türkiye’nin geleceği ile ilgili beklentilerin olumluya dönmesi anlamına gelmektedir. CDS primlerinin düşmesi de bunu net olarak yansıtmaktadır.

Bu tablo aynı zamanda iç piyasadaki yatırımcılara da güven verecektir.

O nedenle 2020 ve sonrasında beklentilerin üzerinde bir iyileşme, ekonomik performans olacağını, olağanüstü gelişme olmadığında bir döviz sorunu yaşanmayacağını, ödemeler dengesinin alt kalemlerindeki rakamlar açık olarak göstermektedir.

Burada, işler biraz düzelmişken (iç ve dış finans çevreleri ve jeopolitik ortam) yukarıda bahsettiğimiz, yıllarca üzerinde konuşulan sanayideki yapısal değişmeyi, ithalata bağımlılığı azaltan üretim yapısını ve verimlilik artışını gerçekleştirmek için somut adımlar atmalıyız. Bu ülkenin başka çıkışı, ekonomik sıçrama hamlesi yapması, kurtuluşu yok.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.