YazarlarGücü ve ederi kadar

Gücü ve ederi kadar

Ali Kemal Yazıcı
AliKemal YazıcıGazete Yazarı

Bir tarafta lige tutunabilmek için çaba gösteren Osmanlıspor, diğer tarafta UEFA Avrupa Ligi”ni hedefleyen Trabzonspor.

Bu maçta iki takımın hedefinden daha önemli olan, futbolcu kapasiteleri ile futbolcu değerleri. Bu iki önemli kritere baktığımızda Trabzonspor’un bariz üstünlüğü görünse de oyun içindeki hareketlilik ve bireysel yeteneklerin ön plana çıkması oyun olarak olmasa da skor olarak heyecan yaşattı.

Maçın ilk bölümünde Serdar Gürler ve Umar Aminu’nun koşu yollarını kapatıp, her iki futbolcunun pas bağlantılarını kesince oyun Trabzonspor için kolay bir hal aldı ve bordo-mavili takım, Sosa, Kuçka, Yusuf ve Abdülkadir ile ağırlığını koyduğu oyunun ilk çeyreğinde iki farklı üstünlük sağladı.

İlk yarının kalan bölümünde Musa ve Ceyhun ile ikinci bölgeyi savunmakta sıkıntı yaşayan ev sahibi ekip, Trabzonspor’un zorunluluktan yaptığı Abdülkadir-Pereira değişikliğini iyi değerlendirdi.

Bir oyuncu değişikliğiyle çok şey değişir mi? Şayet Abdülkadir gibi etkili bir hücum oyuncusu çıkartıp yerine sağ bek Pereira’yı alırsan değişir.

İlk yarıda pozisyon bulmakta sıkıntı yaşayan Osmanlıspor ikinci yarıda önce farkı bire indirdi, sonrasında da oyuna tutundu. Lumanza’nın oyuna girmesinin yanı sıra Serdar Gürler ve Musa ile Trabzonspor savunmasını zorlayan ev sahibi ekip, üçüncü golü yemesine rağmen anlayışını değiştirmedi. Kenarlardan getirdiği toplarda Trabzonspor’u geriye koşmak zorunda kaldığı gibi, bordo-mavili takımın topu önde tutamamasının avantajını iyi kullandı.

Bu arada Trabzonspor ne yaptı?

Koca bir hiç. İki kez iki farklı öne geçtiğin bir maçı böyle sonuçlandırmaman gerekirken, tek bir oyuncu değişikliğiyle hem oyun yapın değişiyor, hem de direncin kırılıyor, yetmedi oyunu tutamadığın gibi skoru da koruyamıyorsun.

Bunun açıklaması Abdülkadir ve Kucka’nın sakatlanıp çıkması olarak basitçe açıklanamaz.

Çünkü her iki takımın hedefi, kalitesi ve ederi buna izin vermez…