Yazarlar Binali Yıldırım seçilirken

Binali Yıldırım seçilirken...

Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu Gazete Yazarı
AK Parti'nin yeni Genel
Başkanı açıklandı. Bayrağı, beklenen isim Binali Yıldırım devralacak. Binali Yıldırım bir cumhurbaşkanının belirlediği ilk parti başkanı olacak. Ve ardından başbakanlık koltuğuna oturacak.

Aslında benzer bir durum, tersi bir akışla, Özal'ın ANAP'ında da yaşanmıştı. 1989'da Özal cumhurbaşkanlığına seçildiği zaman partide onun yerini alacak isim, ANAP'ın yeni genel başkanı henüz belli değildi. AK Parti'nin eğilim yoklamalarına benzer bir şekilde, Özal da 18 ayrı isim üzerinde anket yaptırmış, ancak sonucu açıklamamıştı. Ağırlığını cumhurbaşkanı olduktan sonra parti içinden başbakan olacak ismi belirleyerek koydu. Seçtiği isim, Akbulut, önce başbakanlık koltuğuna oturdu, ardından ANAP Kongresi'nde tek aday olarak genel başkanlığa seçildi.

Akbulut atanışını daha sonra şöyle anlatır:

“Özal Meclis'e geldiğinde merasim kıtasını selamladıktan sonra birlikte merdivenlerden çıkarken bana 'hükümeti sen kuracaksın' dedi. Birlikte genel kurul salonuna girdik. O yemin ederken ben de hem Meclis Başkanı hem Başbakan olarak yanında durup yemin etmesini izledim. Ama herkes benim Meclis Başkanı olarak yemini izlediğimi düşünüyordu. Yeminden sonra istifamı verdim ve Bakanlar Kurulu listesini hazırlayarak hemen onaylattım...”

Daha sonra ANAP'ta muhafazakar-liberal ayrışması yaşanacak, rekabet başlayacak, iki yıl sonra yapılan kongrede, genel başkanlığa Mesut Yılmaz seçilecekti. Akbulut, ertesi yıl 1992'de Özal'ın isteği üzerine 17 arkadaşıyla partiden ayrılacak ve zamanla Özal'ın parti üzerinde gücü azalacaktı.

Bu kez böyle olmayacağı, siyasi öykünün böyle gelişmeyeceği açık.

Genel başkanlık için Binali Yıldırım'ın tercih edilmesi, genel başkanın belirlenme süreci, bir önceki genel başkan-başbakanın görevi bırakma şekli, hepsi bir bütün olarak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın AK Parti üzerindeki tartışmasız, rakipsiz ve tahkim edilmiş gücüne işaret ediyor.

Erdoğan'a muhalefet yapan ve yapma potansiyeli taşıyan isimlerin de siyasi alanın dışına gittikleri, itildikleri ve siyaset yapma araçları üretemedikleri tüm çıplaklığıyla ortada.

Böyle bakıldığında Erdoğan liderliğinde yeni bir siyasi işletme modelinin adım adım oluşacağı bir evreye girdiğimiz açıktır.

Bir kaç gün önce genel başkanlık için üç ayrı aday kategorisinden söz etmiştim.

Binali Yıldırım simgelediği “sadık kurucular”, Bekir Bozdağ simgelediği AK Parti içinde çıkan “güvenilir yönetici elitler”, Berat Albayrak'ın simgelediği yeni siyasi denge ve vurguların taşıyıcısı “genç nesil” kategorileri arasından, tercih edilen birinci kategoriden yana oldu.

Bu tercih AK Parti için ve AK Parti dengeleri açısından en rasyonel tercihti.

Binali Yıldırım'ın kurucu niteliği ve siyasi kıdemi, cumhurbaşkanına yakınlığı, uyumlu, uygulamacı, kalkınmacı siyasi renk taşıması, hizmet-siyaset ilişkisinin simge isimlerinden birisi olması, parti teşkilatı tarafından kolay ve çabuk benimsenme ihtimali onu tercih listesinin birinci sırasına açık ara yerleştiriyordu.

Ancak diğer iki kategorinin üyeleri de parti organlarında ve hükümette dengeli ve etkili biçimde yer alacaklardır. Erdoğan'ın kapsayıcı şemsiyeyi oluşturması böyle sağlanacaktır.

Bu evrenin ilk adımı atıldı.

İkinci adım Pazar günü gelecek...

Üçüncüsü ise hükümet listesiyle atılmış olacak.



Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.