Yazarlar Güç kirlenmesini önlemek için

Güç kirlenmesini önlemek için...

Ali Saydam
Ali Saydam Gazete Yazarı

Cumartesi günü medya izleme şirketi MTM (Medya Takip Merkezi) Ekonomi Gazetecileri Derneği için hazırladığı bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı.
Araştırma, MTM'nin Mayıs 2016'da 4 bini aşkın gazete, dergi, TV kanalı ve 10 bini aşkın internet medyasında yaptığı haber takibi sonucunda ortaya çıkmış.
İletişimde, 'güç kirlenmesi' ve 'yüz eskimesi' gibi konular, fazla konuşulmaktan dolayı hedef kitlede oluşabilecek 'bıkkınlık' nedeniyle 'toksik etki' yaratacağı varsayımından hareketle pek çok kuram içinde 'fazla olan yanlıştır' tespitinden yola çıkılarak ele alınır… Aşağıdaki tabloları biraz da bu boyutta değerlendirip tarafların ona göre iletişim stratejilerini gözden geçirip kurgulamalarında yarar olabilir.
Mayıs ayında ekonomide öne çıkan konu başlıkları şu şekilde çıkmış.
1. Dolar Kuru, 2. İstihdam, 3. İhracat, 4. Vergi, 5. Altın, 6.Büyüme, 7. Faiz, 8. İşsizlik, 9.T.C. Merkez Bankası, 10. Enflasyon, 11.Borsa İstanbul, 12.İthalat, 13. FED Amerika Merkez Bankası, 14. Asgari Ücret, 15. Türk Lirası, 16. IMF- Dünya Bankası.
Ekonomide en çok konuşulan 4 bakan şöyle sıralanmış:
1. Mehmet Şimşek, 2. Naci Ağbal, 3. Nihat Zeybekçi, 4. Cevdet Yılmaz.
En çok konuşulan iş insanları ilk 10'da şu sırayla yer almışlar:
1. Cansen Başaran Symes, 2. Ali Ağaoğlu, 3.Aydın Doğan, 4. Hacı Boydak, 5. Kaan Terzioğlu, 6. Rahmi Koç, 7. Memduh Boydak, 8. Gökhan Öğüt, 9. Murat Ülker, 10. Akın İpek
En çok konuşulan STK (Bize sorarsanız bütün dünyanın kabul ettiği ölçütlere göre; 'çıkar gruplarına') başkanlarına gelince:
1. Rıfat Hisarcıklıoğlu, 2.Mehmet Büyükekşi, 3. Bendevi Palandöken, 4. Şemsi Bayraktar, 5.İbrahim Burkay.
Mayıs ayının en çok konuşulan kurum ve kuruluşlarını MTM şöyle vermiş:
1. TOBB, 2. KOSGEB, 3. MÜSİAD, 4. TÜSİAD, 5. TİM, 6. ATO 7. TZOB, 8. TÜMSİAD, 9. ASKON, 10. TÜRKONFED, 11. TÜGİAD.
İtibar, kârlılık, büyüme, ölçek ekonomisi içinde belli bir hızlı gelişme kaydetme (örneğin istihdam) gibi alanlarda tabii ki her zaman zirveyi hizalamak en doğrusudur. Ancak medyadagörünürlük ile ticari başarıyla doğrudan ilişkili olan 'itibar'ın birbirine karıştırılmaması gerekir. Bu twitter'de top trend olmaya benzer. Top trend olmak her zaman olumlu sonuç vermeyebilir. Bir zamanlar yüksek görünürlüğe ulaşmalarına rağmen sonradan sönüp giden Rahmetli Ciguli, Ata Türk'ü ve durduk yerde parlatılan Bayhan'ı unutmamak gerekir. Yani medyada görünürlükle siyasî ya da ticarî başarı – itibar – medyada görünürlük arasında dolaysız bir bağlantı yoktur.
O nedenle kuruluş ve kişilerin taktik değil stratejik iletişim yönetimine ihtiyaçları vardır.
Peki medyada görünürlükle ilgili ne yapmak gerekir? Önerebileceğimiz 5 madde var:
1. Sürekli ölçmek gerekir. Neyi? İletişimimizle ilgili her şeyi? Görünürlüğümüzün diğer algı parametreleriyle korelasyonunu içinde izlemek…
2. Rekabetle aramızdaki mesafeyi sürekli kontrol altında tutmak.
3. Görünürlükte sürekli ilk üçte yer almaya çalışmamak…
4. Medyada görünürlüğünün Barselona İlkeleri 2.0 ile değerlendirildiğinden emin olmak…
5. İçerik kraldır (Content is the King) ilkesini unutmamak…
OECD'nin 2015 Raporu'ndan çıkarılacak dersler var
Dr. Yılmaz Argüden aradı ve çok ilginç bir çalışmanın sunulacağı bir toplantıya davet etti. Konu ve konu arkasındaki kurumların adını duyunca TÜSİAD'ın alt katındaki salonda düzenlenen etkinliğe katılmaya karar verdim: “Kamuda Karar Alma Süreçleri”, 2015 OECD Değerlendirme Raporu
Faaliyetlerini Boğaziçi Üniversitesi Vakfı çatısı altında yürüten ve kâr amacı gütmeyen Argüden Yönetişim Akademisi, sponsorları Tırsan, Garanti Bankası ve ARGE'nin desteği ile düzenlediği etkinlikte OECD'nin Düzenleyici Politikalar Bölüm Başkanı Nick Malyshev'i konuk konuşmacı olarak davet etmiş.
TÜSİAD Y. K. Bşk. Cansen Başaran-Symes'ın açılış konuşması yaptığı ve dinleyiciler arasında bulunan iki eski AK Partili parlamenterin de katkı verdiği toplantıda Sabancı Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Dr. Erkin Erimez, Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Muhittin Acar, TEPAV'dan Dr. Emin Dedeoğlu ve TÜSİAD Ankara'dan Eray Akdağ, raporun temelinde Türkiye'den de örnekler vererek konuya açıklık getirdiler.
Sayın Cumhurbaşkanı'nın daha AK Parti iktidara gelmeden sözünü ettiği 'Bürokratik Oligarşi' kavramının izlerine ve çıkış noktalarına bu raporda rastlamak mümkün. Türkiye'nin Kamu Düzenleme Kalitesi ve Yaşam Düzeyi konularında kat etmesi gereken yola da ışık tutan rapor, 1.500 soruluk bir devasa soru seti ile 34 OECD ülkesinde yürütülmüş araştırma sonucunda ortaya çıkmış…
Her zaman altını çizdiğimiz gibi Türkiye'nin Yumuşak Güç Endeksi 'Soft Power Index' konularında eksikliği dünyadaki genel algısını olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Burada da durum farklı değil. 34 ülke arasında genelde 29'uncu sıraya yerleşmişiz…
OECD Düzenleme Politikaları 2015 Görünüm Raporu Özeti'ne ve ilgili tablolara şu adresten erişilmesi mümkün: http://goo.gl/TCn292

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.