Yazarlar FETÖnün Berberoğlu olayında en büyük korkusu

FETÖ’nün Berberoğlu olayında en büyük korkusu

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı

Kılıçdaroğlu'nun, geçtiğimiz hafta içinde bazı gazetelerin Ankara temsilcilerini toplaması yazılı ve görsel medyada hakkındaki FETÖ ile ilgili iddialara cevap vereceği beklentisini yaratmıştı. Ancak Kılıçdaroğlu’nun yalnızca tutuklu CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile kendisi arasında bir bağlantı çıkabileceği iddiasına verdiği ‘’belgesini ortaya koyun’’ cevabı doğrusu ilginç ama oldukça riskli bir hamleydi. Kılıçdaroğlu herhalde, Enis Berberoğlu, Can Dündar ve FETÖ üçgeninde ihanet kumpas görüntülerinin bulunduğu ‘Flash Disk’ ile gerçeklerin ortaya çıkmayacağı inancıyla özellikle Enis Berberoğlu’nun itirafçı olmayacağına güvenerek bu açıklamaları yapmıştı. Ancak ben Enis Berberoğlu’nun itirafçı olacağına neredeyse kesin gözü ile bakıyorum. Zira kaçak Can Dündar’a ihanet görüntülerini servis etmekle suçlanan Berberoğlu davanın başlangıcında bu suçlamalardan hayli memnun görünüyordu. Kahramanlık taslayarak, güya siyasetçi ve eski gazeteci kimliğiyle ihanet görüntülerinin tüm sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğunu medyaya deklare ediyordu. Ta ki yargıda ceza alana dek! Berberoğlu Yargıtay sürecinde davanın bozulacağına inandırıldığı için itirafçı olmayacağını açıklamış zannımca. Kılıçdaroğlu da Ankara’da gazeteciler ile yaptığı toplantıda yargının mahkumiyet kararına rağmen, Enis Berberoğlu’nun suçsuz olduğunu kendince telaşlı bir şekilde detayları ile açıklaması, Berberoğlu davasının ERGENEKON BALYOZ gibi kumpas bir dava olduğunu iddia etmesi tezimizin doğruluğuna işaret ediyor şüphesiz. Kılıçdaroğlu FETÖ ile ilgili diğer iddialar üzerinden kendisine ve CHP’ye operasyon yapıldığını kendisinin tasfiye edilmek istendiğini ancak buna asla boyun eğmeyeceğini söylemişti. Ortadoğu’da PKK/PYD’yi, SDG örtüsü altında 1200 TIR yeni nesil modern silah ve mühimmatlarla donatan ABD ve BATI’ya Kılıçdaroğlu’nun bir tek eleştiri getirdiğini duydunuz mu, ben duymadım ? Kılıçdaroğlu, neden Amerika’ya Almanya’ya CHP olarak Türkiye’nin ulusal güvenliği ve toprak bütünlüğünü tehdit ettikleri için boyun eğmeyeceğini açıklamıyor veya açıklayamıyor. İşte işin püf noktası burada. Zira Kılıçdaroğlu Amerika’nın etki ve nüfuz ajanları olan FETÖ’nün psikolojik harp Jargonlarını kullanarak Türkiye aleyhindeki algı operasyonlarına alet oluyor. Bu durumun en tipik örneğini de ’’Kontrollü darbe’’ söylemi oluşturuyor. FETÖ’nün başarısız darbe girişiminin ardından ordudan tasfiye edilen NATO’da görevli firari FETÖ’cü subaylar tarafından kaleme alınan 138 sayfalık rapor Türkiye hakkındaki asparagas iddiaları nedeniyle içerik ve bütün olarak kara propaganda niteliğinde görünüyor. Kendilerine ‘Purged NATO Officer’ (tasfiye edilmiş NATO subayı) ismini veren bir grup tarafından CIA Ve Alman Federal İstihbarat birimlerinin örtülü kontrolünde yazıldığı güvenilir kaynaklarca ifade edilen ihanet raporunun temelini de kontrollü darbe yalanı ve iftirası oluşturuyor. Raporda, Türkiye’yi BATI çizgisinden uzaklaştığı iddiasıyla ’’uluslar arası güçler’’ Türkiye’de düzeni sağlamak için müdahaleye çağrılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘’ Savaş Suçlusu’’ olarak lanse edilmeye çalışılıyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
: FETÖ’nün Berberoğlu olayında en büyük korkusu
Haber Merkezi 14 Ağustos 2017, Pazartesi Yeni Şafak
FETÖ’nün Berberoğlu olayında en büyük korkusu yazısının sesli anlatımı ve tüm yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

NATO istihbarat birimlerin kontrolünde NATO’da görevli firari FETÖ’cüler tarafından hazırlanan ’’15 Temmuz 2016 Belgeseli’’ adı verilen rapor ilk olarak 16 Mayıs 2017’de ‘Purged Nato’ isimli sitede İngilizce olarak yayımlandı. 19 Haziran’da da Türkçe olarak yayımlanan raporu Pentagon’un psikolojik savaş elemanı Michael Rubin de sosyal medya hesapları üzerinde paylaşmıştı. Purged NATO adıyla faaliyet yürüten internert sitesi TSK’yı hedef alan FETÖ’nün firari subayları ve profesyonellerin (gizli servisler) elinden çıktığı belli olan görsel ve yazılı psikolojik harp materyalleri ile Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı kara propaganda savaşı yürütüyor.

Kılıçdaroğlu’nun MİT TIR’ları kumpas ihanet görüntülerini kapsayan flasch disk ile ilgili Ankara’da gazetecilere yaptığı açıklamaları hiç inandırıcı değil. Zira Enis Berberoğlu’nun ismini veren kişi Can Dündar. Bu durum mahkemenin gerekçeli kararında da açıkça belirtiliyor. Üstelik Amerika ve Batı’daki FETÖ medyası tetikçileri, Can Dündar’ı haber kaynağını deşifre ettiği için kıyasıya eleştirirken, Berberoğlu’na güzellemeler yapılması dikkatlerden kaçmıyor. FETÖ tetikçileri tarafından Berberoğlu kendisine ihanet görüntülerini veren kişiyi ihbar etmemesi için gerçek gazeteci olarak lanse edilirken aba altında sopa gösterilmesi de ihmal edilmiyor.

Kılıçdaroğlu’nun şu soruya samimiyetle cevap vermesi gerekiyor. Madem ki Enis Berberoğlu’na ihanet görüntülerini içeren flash disk ile ilgili olarak ilgisi olmadığını iddia ediyor. O halde firari Can Dündar ile bu konuda hiç telefon görüşmesi yaptı mı? Yani konuyu araştırma gereğini duydu mu? Zira Can Dündar görüntüleri kendisine getiren kişinin Enis Berberoğlu olduğuna emin olmasa herhalde göz göre göre Berberoğlu’nu yakmaz. Zaten konu bu değil. Asıl konu, Berberoğlu’na bu görüntüleri veren kişinin Kılıçdaroğlu olup olmadığı sanırım. FETÖ tetikçisi medyanın en büyük korkusu casusluk olayında FETÖ’nün rolünün orta çıkması değil herhalde. Berberoğlu’na diski veren kişinin deşifre olmasının önümüzdeki günlerde Türkiye’deki kurguladıkları kaos senaryolarını da deşifre etme korkusu! Ne dersiniz?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.