Yazarlar Pentagon darbe merkezi nasıl deşifre edildi?

Pentagon darbe merkezi nasıl deşifre edildi?

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı

Küresel Sorunlar Platformu Direktörü İdris Kardaş’ın, Amerika’da Reza Zarrap ile başlayıp Halkbank’a uzanan kumpas dava ile ilgili çarpıcı ayrıntıları içeren yazısındaki önemli bilgileri, İran’da darbe yapmaya yönelik planlı bir istihbarat operasyonu olarak başlatılan PENTAGON kontrol’ündeki bazı kişiler ve bir vakıf statüsündeki kurum ile birlikte değerlendirdiğimizde çarpıcı gerçeğe ulaşıyoruz. Reza Zarrap kumpası, Türkiye ve İran’da darbe faaliyetlerini yürüten aynı vakfa?

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Bülent Orakoğlu : Pentagon darbe merkezi nasıl deşifre edildi?
Haber Merkezi 20 Aralık 2017, Çarşamba Yeni Şafak
Pentagon darbe merkezi nasıl deşifre edildi? yazısının sesli anlatımı ve tüm Bülent Orakoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Önce İdris Kardaş’ın konu ile ilgili yazısındaki önemli bölümlere kısaca bir göz atalım. ’’Abu Dabi Prensi Bin Zayed, danışmanı Muhammed Dahlan ve Washington Büyükelçisi Uteybe ile birlikte bölgeyi KAOS, darbe politika ve stratejileriyle Dizayn etmeye çalışırken, Uteybe ayrıca Veliahd Selman’ın Suudi Arabistan Kral koltuğuna oturtulmasında bölgede ve ABD’de yıldızını parlatmak için tüm imkanlarını seferber eden biri. Büyükelçi Uteybe, Washington DC’deki en etkili büyükelçi olarak tanımlanıyor. ABD yönetimi ve düşünce kuruluşları ile çok iyi ilişkileri var. Özellikle PENTAGON ile. Ayrıca Trump’ın damadı Kushner ile telefonda konuşacak kadar da yakın. Yani Veliahd Selman’ın kral koltuğuna oturması sürecinde bin Zayed adına Uteybe, Trump adına da Kushner’in  birlikte hareket ettiğini görüyoruz.

FDD DEMOKRASİYİ SAVUNMA VAKFI MI PENTAGON DARBE MERKEZİ Mİ?

Uteybe, Kushner aracılığıyla Trump’a, diğer ilişkileriyle Pentagon’a ve medyaya ulaşarak bu süreci yürütüyordu. Bu güçleri ikna mı ediyordu ya da onların stratejilerini mi hayata geçiriyordu orası çok net değil ama sonuç değişmiyordu. Uteybe bu değişimlerin tam merkezinde duruyordu. Arkasında da FDD (Demokrasiyi Savunma Vakfı) isminin ve düşünce kuruluşunun maske olarak kullanıldığı PENTAGON darbe merkezi bulunuyordu. Uteybe’nin bir süre önce sızan e-maillerinde bu kuruluşun yöneticileri ile Mısır, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye konularında nasıl birlikte hareket ettiklerini çok açık görüyoruz.

 Washington merkezli  FDD’nin finansmanı, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun sıkı dostu ve Trump’ın seçim kampanyasının en büyük destekçilerinden milyarder Sheldon Adelson tarafından sağlanıyor. Başkanı ve yardımcısı ise ABD’de devam eden Sarraf kumpasının hakimi Berman tarafından atanan bilirkişiler; Mark Dubowitz ile Jonathan Schanzer. Bu iki isim BAE Büyükelçisi Uteybe ile Ortadoğu ve özellikle  Körfez ülkelerinde çok yakın çalışıyorlar. Bunun dışında ucu Sarraf davasına çıkan diğer FDD çalışanı ise bir Türk. Türkiye’den ABD’deki Zarrab kumpasına sahte delil ve belge götürdüğü iddiasıyla hakkında yakalama kararı çıkarılan eski CHP Milletvekili Aykan Erdemir de FDD içinde yer alıyor. Resim tamamlanıyor böylece.  Sarraf kumpasında bilirkişi olarak atanan FDD yetkilisi bu isimlerin, Mısır’daki darbeye, 15 Temmuz’daki işgal ve darbe girişimine, Katar’daki ablukaya, Suriye’deki savaşa ve diğer tüm bölgesel meselelere dahli olduğu, fikirsel katkı sunduğu, strateji belirleyenlerden olduğu çok açık.

İRAN’A YÖNELİK DARBE SENARYOSU DA FDD’DE HAZIRLANDI

28 Aralık’ta İran’da ekonomik taleplerle başlayan kısa zamanda birçok ile sıçrayan sokak terörü kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Ortadoğu’da Tahran’ı tehdit olarak gören ABD Başkan’ı Trump vakit kaybetmeden göstericilere destek çağrısı yaptı. Zaten ABD’nin İran’da darbe planlandığına yönelik güçlü ipuçları ABD’li diplomatların ve Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın iki ay önce “Çatışma bize gelmeden biz çatışmayı İran’a taşıyacağız, bunun için kartlarımız var” açıklamasından anlaşılıyordu. FDD Başkanı Mark Dubowiz tarafından hazırlanan 7 sayfalık darbe raporu maskelenerek ‘Özgür ve demokratik İran için atılacak adımları içeren Tahran raporu’’ adıyla Trump’a sunulmuştu. Rapor’da Rejim karşıtları Halkın Mücahitleri (MEK) örgütü ve eski İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu Reza Pehlevi ile yani Rejim karşıtı muhalif gruplarla temas ve rejimi devirmek için silah ve para yardımı başta olmak üzere her türlü açık ve örtülü istihbarat desteğin verilmesi isteniyordu. Her iki muhalif grupla Senatör John McCain görüşmüştü. Rapor gereği İran içindeki farklı  etnik kimlikler (Arap, Azeri ve Beluşlar) ile İslam Cumhuriyeti arasındaki gerilimlerin kaşınma işi de istihbarat birimlerinin psikolojik harp metotlarıyla sağlanması öngörülmüştü. 

İran’da bu darbe teşebbüsünün başarılı olmaması en büyük temennimiz. Zira 15 Temmuz Türkiye’yi işgal ve iç savaş çıkarmaya yönelik darbe teşebbüsü de bu merkez ve merkezle ilişkili kişi ve devletlerce planlanmış. Kanaatimce İran’da bu saldırıyı atlatır. En büyük tesellimiz PENTAGON’un darbe merkezi  FDD  ve darbeci ülkelerin deşifre olması sanırım.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.