Yazarlar Saygıyı hak etmek

Saygıyı hak etmek

Ergin  Aslan
Ergin Aslan İnternet Yazarı

Brad Pitt'in başrolünde oynadığı Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi'ni bilirsiniz. Hastane odasında ölüm döşeğinde yatan Daisy Williams yanındaki kızı Caroline'den Benjamin Button’ın günlüğünü yüksek sesle okumasını ister. Button ile Williams'ın hikayesi izlenesidir. Hayatını yaş olarak tersten yaşayan bir adamın hikayesi. Saatçilik yapan bir adam, oğlunu Birinci Dünya Savaşı sırasında kaybeder. Kör Saatçi, tren istasyonu için yaptığı saatin geriye doğru işlemesini sağlar. Bunu yaparken, gidenlerin bir gün geriye dönme ihtimallerini düşünmüştür. Belki oğlu bir gün geri döner umudu vardır içinde... Savaşın sona erdiği gün Button doğar ve hikaye başlar... Hala izlemeyenler varsa ısrarla tavsiye ederim.

Kör saatçi, neredeyse hepimizin bir hayalini hayata geçirmiş. Düşünsenize; kim zamanı geri almak istemez ki... Kim yiten yıllarını, gidip dönmeyenleri, ötelere göçen sevdiklerini, hayatının en güzel dönemlerini geri getirmek istemez ki?

Maçın ardından Şenol Güneş'e Atiba'yı sorarken Benjamin Button benzetmesi yaptım. Button ile Atiba benzeşmesi sadece ilerlemiş yaşına rağmen çok gençmiş gibi mücadele etmesiyle sınırlı değil. Bu hikayenin Kör Saatçisi de Beşiktaş taraftarıdır. Düşünsenize, hangi Beşiktaşlı zamanı geriye doğru sarıp 10 yaş daha gençleşmiş bir Atiba'yı geri getirmek istemez ki.

Atiba, Daisy Williams'ın kızı Caroline ile yaptığı gibi, yıllar sonra Beşiktaşlı yaşlı babalar ile çocukları arasında konuşulan, hikayesi anlatılacak bir adam. Beşiktaş'ın en fazla forma giyen yabancı oyuncusu. Yabancı kavramı statü gereği tabi. Yoksa o, ailesiyle birlikte artık bizden biri. Hangi takımı tutarsa tutsun, Atiba ile ilgili “Sevmiyorum” diyen 1 (bir) kişi bile bulamazsın. Bu saygı durup dururken oluşmuyor. Bunu hak etmek gerek elbette... Atiba Hutchinson ise ziyadesiyle hak ediyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.