Yazarlar Milli Mutabakat yeni yol haritamız olsun

Milli Mutabakat yeni yol haritamız olsun

Ergün Yıldırım
Ergün Yıldırım Gazete Yazarı

Mili Mutabakat, Türkiye’nin yeni yol haritası olmalı. Önemli bir konjonktürde ortaya çıktığını hatırlayalım. Darbeye maruz kalan, terörle kuşatılan, bölünme ile yüz yüze kalan ve yeni bir sisteme geçmek isteyen bir siyasal sosyolojide ortaya çıktı. Bu açıdan anlamı büyük bir tezdir. Sadece siyasal bir proje değildir. Böyle de sınırlanmamalı. Ak Parti iktidarı ve MHP’nin 2019 yılındaki seçimler için yaptığı bir politik ittifak olarak da kalmamalı. İki parti arasında yapılan geçici, pragmatik ve konjonktürel bir anlaşma olmamalı. Bunu aşan bir ruh inşa projesine dönüşmeli.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ergün Yıldırım : Milli Mutabakat yeni yol haritamız olsun
Haber Merkezi 04 Şubat 2018, Pazar Yeni Şafak
Milli Mutabakat yeni yol haritamız olsun yazısının sesli anlatımı ve tüm Ergün Yıldırım yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Milli Mutabakat, yeni sözleşmemiz olmalı. Türkiye’yi buhranlara gark edenlere karşı verilen bir cevap olmalı. Bu açıdan öncelikle yeni uluslararası perspektifimiz olmalı. Tam bağımsız, milli kimliği benimseyen, insanlık için adalet ve ahlak ilkelerine dayanan bir Türkiye dış politikasının tezlerini içermelidir. Bölgesel düzeyde, Ortadoğu’da isyancılar ve diktatörler diyalektiğini aşarak bölge toplumlarını bir arada tutan ve halkların refah ve katılımını teşvik eden bir siyaseti temsil etmelidir. İsyancıların yıkıcı umudu ve Baas askeri rejimlerin insanı yok eden kolektivist yapılarına karşı yapıcı umudu yükseltmelidir. Bu yapıcı umut ile İslam toplumları kendi varlıklarıyla insanca var olsunlar, siyasete katılsınlar ve adil ekonomik paylaşımla yaşama umutlarını taşısınlar. Ortadoğu Milli Mutabakatı olsun.

Milli Mutabakat, Anadolu’dan yükselerek bölgesine yayılan bir umut, ışık, ses ve dalga olmalıdır. Müslüman toplumların ellerini açarak dualar edip beklediği bir kurtuluş yolu… Acılarını dindirecek, yaralarını saracak, insan yerine koyacak, adaleti temsil edecek bir kurtuluş yolu. Ağlayan annelerin gözyaşlarını silecek, yıkılan evleri imar edecek, zalime karşı mazlumun sesi olacak bir kurtuluş yolu. Müslümanların her yüzyılda bir beklediği aktörlerin siyasal tezi olarak görecek bir kurtuluş yolu.

Milli Mutabakat, dalga dalga bütün Anadolu’ya yayılmalı önce. Bütün toplum kesimlerinde yankılanmalı. Gönüllerde yankılanmalı. Bilinçlerden bilinçlere akmalı. Salonlarda, siyasetçiler arasında, protokollerde, profesyonel insanlarda, lüks mekanlarda, beş yıldızlı otel salonlarından taşmalı. Sokaklara, kahvehanelere, kafelere, avlulara, kerpiçli evlerin toprak dam altı odalarına, Hakkari’nin dağ köylerine, Edirne’nin şarap içen meyhanelerine akmalıdır.

Milli Mutabakat ne Ak Partinin ne de MHP’nin sınırlarına sıkışmalı. Topluma mal olmalı: Toplumu kapsamalı, toplumu kucaklamalı, toplumu sarmalı, topluma umut ve gelecek, topluma ışık olmalı. İşçiler, esnaf, akademisyenler, öğretmenler, memurlar, köylüler, iş adamları hep birlikte buna koşmalı. Toplum yeniden bütün kesimler ve kimliklerle milli mutabakat etrafında seferber olmalı. Orada kendilerini bulmalı ve kendilerini görmeliler.

Milli Mutabakat, toplumu yeniden millet yapmanın ruhunu taşımalı. Milleti yeniden tarihinin büyüklüğü içinde var olmasının yol haritasını göstermeli. İki yüzyıldır Batı karşısında bocalayan bir kimlik bunalımına bir kimlik sunmalı. Yüzyıldır oluşan yaralı benliğini onarmalı. Yüzyıldır, milleti millet olmaktan çıkaran bütün zihniyet ve pratiklerden kurtarmalı. Toplumu saygın bir millet varlığına ulaştırmalı yeniden. Bin yıllık millet varlığını ret üzerine kurulan zihniyetten kurtularak bin yılla buluşan bir zihniyeti içermeli.

Milli Mutabakat son barış ve son birlik önermeli. Somut suç işleyenlerin dışında herkese barış sunmalı. PKK adına kurşun sıkmayan ve FETÖ adına bomba atmayan dışında herkes yeniden millet olma çağrısıyla affedilmeli. Şüpheden ve şüphelilerden vazgeçelim. Öfke ve öcü bırakalım. Affedelim. Affeden bir siyaset üretelim. Affetmek büyüklüktür der cedlerimiz. Affetmek, acıları unuttur der ünlü sosyal psikolog Herbert Mead. Biz her zaman zaferlerimizle öğünen ve affeden bir milletiz. Ne Yahudiler gibi ne Ermeniler gibi ne de Farisiler gibi seçilmiş travmalarımız var. Zaferlerimiz var. Acılarımızı kaşımaz, zamana bırakarak unutur, affeder ve geleceğe bakarız. Yine öyle yapalım. Milli Mutabakat ile herkesi kucaklayan, herkese yer veren ve herkesi saadete götüren yeni bir Türkiye inşa edelim. İhya ve ıslah ile değişelim. Kanatlanalım!..

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.