Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Futbolcuların iftarlarına saygı duyulmayan Müslüman ülke

Futbolcuların iftarlarına saygı duyulmayan Müslüman ülke

Ersin Çelik
Ersin Çelik Gazete Yazarı

Bu Ramazan ayında oruç üzerinden yeni ve gereksiz bir gündem oluşturulmaz herhalde demiştim. Oruç tutanları sabote edecek malzemeler geçtiğimiz Ramazanlarda tükenmişti. Yanılmışım. Geçtiğimiz günlerde Ankara Keçiörengücü’nün oruç tutan futbolcuları, oyun sakatlık nedeni ile durunca saha kenarında su ve hurma ile oruçlarını açtılar. Yayıncı kuruluş da bu sahneleri sosyal medyadan paylaştı. Bu paylaşım bir haftada 5 milyon kez izlenmiş. Binlerce de yorum ve beğeni var. Kamuoyu ölçümü yerine geçecek yorumların da bir kısmını okudum. Toplum, genel olarak futbolcuların işlerini yaparken üzerlerine farz olan ibadetlerini yapmalarını memnuniyetle karşılıyor. Tabii eleştirenler de çok. “Profesyonel futbolcu oruç tutmaz” diyenler mesela. Madende çalışan bir emekçinin yanıtı çok iyiydi: “Profesyonel madencilere de bir kolaylık ihsan etseniz.”

Bir zamanlar da antrenörler fetvalar veriyordu. Fatih Terim, ‘hocalığı’ karıştırıp “biz onların yerine tutarız” demişti. Mustafa Denizli, Fenerbahçe’yi çalıştırdığı dönemde oruç yasağı getirip maç günü sandviç testi dahi yapmıştı. Futbol bir performans oyunu. Beslenme ve sıvı alımı mutlak ihtiyaç. Profesyonel oynamasam da kıran kırana geçen amatör sezonlarda oruçlu çıktım maçlara. Zorlanıyorsun evet. Oruç da kolay bir ibadet değil zaten. Fedakârlık istiyor. Ancak lezzeti de burada. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, geçtiğimiz yıllarda bir fetva yayınladı. Özet cümlesi şöyleydi: “Eğer performanslarını çok etkiliyorsa sporcular maç günlerinde oruç tutmayabilir.” Bu fetvayı, “kendini iyi hisseden, maç esnasında gücünü kuvvetini kaybetmeyen futbolcu dilerse orucunu tutabilir” diye okumak da mümkün. Tutmak istemeyen tutmaz. Fetva da var ortada. Tutmak isteyeni engellemek ise futbolcuyu sahadan koparabilir. Sporcu hekimleri de oruç tutmak isteyen bir futbolcunun, ‘ibadet etmesi yasaklanınca’ kendini huzursuz hissedeceğine ve bunun, performansını etkileyeceğine dikkat çekiyorlar.

Hal böyle iken bu Ramazan ayının gereksiz tartışmasını CHP’li Barış Yarkadaş başlattı. Önceki gün oynanan Samsunspor-Bursaspor maçında iftarlarını açan futbolcuları ‘gösteriş’ yapmakla suçladı. Oyun durunca yere çömelip su içen Bursasporlu genç futbolcuların fotoğrafını paylaşarak, “Bu nedir şimdi? Kime gösteriş yapıyorsunuz?” dedi. Bir soru cümlesi ama hedef gösterme, itibarsızlaştırma var. Bu arada sorunun yanıtı da var. O futbolcular direkt Allah’a ‘gösteriş’ yapıyorlar. Zira farz olan ibadetin gösterişi olmaz. İftar saati gelir, herkes bulunduğu yerde orucunu açar. Madenci madende, yolcu yolda, futbolcu sahada… Barış Yarkadaş’ın da Ankara’da Maçka Parkı’nda partililerle iftar saatini beklediği anlar var. Fotoğrafını da kendisi paylaşmıştı. Daha geçtiğimiz hafta “Efendim kitabım çıktı, mimarı sizsiniz” diyerek canlı yayında kendini belediye başkanının önüne atarak gösterişin âlâsını sergileyen Yarkadaş’ın bu gereksiz tartışmayı çıkarma sebebine gelince… 28 Şubat refleksleri bunlar. Müslümanlığını yaşayan insanlardan, namaz kılan çocuklardan, oruç tutan gençlerden nefret ediyorlar. ‘Türkiye dindarlaşıyor’ korkusunun tezahürü bunlar. Bazen de böyle bir tweetle orta yere düşüyorlar.

Aslında bugün TFF’nin maçlara iftar saati düzenlemesi yapmamasının bu görüntülerin asıl mimarı olmasını yazacaktım. Federasyon, Noel’de maç oynatmıyor. Yahudi futbolcular ‘Kefaret Günü’ (Yom Kippur) maça çıkmaz. Mesela Sivasspor’un İsrailli futbolcusu Balili için maç günü değiştirilmişti. Daha dün, Fransa liginde Nice-Monaco maçı oynanırken Fransız hakem, Cezayirli futbolcu Attal’ın orucunu açabilmesi için maçı durdurdu. Ramazanda da iftar-maç saati düzenlemesi yapılması artık şart. Müslüman futbolcuların kendi ülkelerinde farz bir ibadeti yaparken böyle görüntüler sergilemesi içimizi acıtıyor. Önümüzdeki yıllarda da saat 19.00’da oynanan maçların tümü iftar saatine denk gelecek. Oruç tutan futbolculara, idarecilere bu zulmü yapmaya hakkınız yok. TFF bu saygıyı duymazsa Barış Yarkadaş ve onun gibi düşünenler hiç duymaz. Her oruç tutan futbolcuyu linç etmeye kalkar, oruç açanı gösteriş yapmakla suçlar ve yine inanç özgürlüğü, ibadet özgürlüğü diye konuşmaya devam ederiz...

Not: Yazıyı gönderirken TFF önümüzdeki haftadan sonra 19.00’daki maçları 20.30’a aldığını duyurdu. Geç oldu ama nihayetinde alınması gereken bir karardı. Açıkçası tebrik edecek bir durum yok. Ortada TFF’nin iki haftalık ihmali var. Umarız önümüzdeki sezonlarda maç takvimleri yapılırken Ramazan ayı hesaba katılır. Türkiye’de Noel tatilini öngörenler, birileri söylemeden Ramazan ayını da takvimlerine eklesinler.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.