Yazarlar Vaadden sonra çok ıssız dünya

Vaad'den sonra çok ıssız dünya

Fadime Özkan
Fadime Özkan Gazete Yazarı

İsrail'in henüz on günlükken annesinin kucağında öldürdüğü Vaad'i gördünüz değil mi? Hani süt kokan minicik bedeni zıbınını bile doldurmayan, yumuk elleriyle hayata sarılmak isterken meleklerin kanatlarına tutunup geldiği yere, cennete giden Vaad'i?

Dünyaya geldiğinde cennet kokusu vardı üzerinde. Cennete giderken ise altında insanlığın kaldığı enkazdan bulaşan toz toprak.

Ona verebildiğimiz bu oldu ey İnsanlar! O bize hayat getirmişti oysa. Umut getirmişti. Varlığıyla şenlendirmişti gönlümüzü. Gözünü açmış gülmüştü ihtimal, yüzü gamzelerle dolmuştu.

Ama gitti! İşgalin üzerinden bir ay geçti ve katil İsrail'in öldürdüğü bini aşkın kardeşimizden sonra o da gitti! Dünya iyice yaşanmaz bir yer oldu. Issızlaştı. Hayat bir şey vaad etmiyor artık.

* * *

Ve bu topraklardan depdebe ile bir Suudi Arabistan Kralı geçti! 17 uçakla geldi Kral. Gelirken aşçısını, terzini, doktorunu, şununu bununu, her türlü konforunu yanında getirdi. Kutsal şehirlerimiz Mekke'nin ve Medine'nin Emiriydi. O öyle bir Emirdi ki, Vaad'in kanatlanıp terk ettiği topraklarda masum insanlar kalleşçe öldürülürken, o kalacak diye, otelin kral daireleri yeni baştan dizayn ediliyordu. Odasındaki eşyaların yönü kıbleye göre yeniden yerleştiriliyor, 82 yaşındaki Kralımız aman düşer de nazenin bedeni incinir diye, metal aksamı altından olan banyosu bile halıyla kaplanıyordu.

O, yıllarca İran'a karşı Saddam'ı beslemiş, Saddam haddini aşıp Kuveyt'e girince de Amerika lütfedip Irak'ı işgal etsin diye yollarına petrol yeşili dolarlar sermiş bir ülkenin kralıydı.

Geldi, kaldığı otellerin personeline 1100 dolar bahşiş, devlet adamlarımıza 7 ila 10 milyar dolar arası yatırım yapacağı sözünü verdi ve gitti. Sözünü tutarsa İstanbul'a, örnekleri Amerika'da bulunan alışveriş ve spor merkezleri, güney illerimize golf sahası da içeren tatil köyleri yapacak.

* * *

Kral Abdullah'ın paşa gönlü hoş edilirken bir yandan Vaad'i öldüren Amerikan yapımı bombalar açılan hava koridorundan İsrail'e transfer ediliyor, öte yandan Türk medyasının amiral gemisi Hürriyet, Lübnanlıların canını onurunu ve hürriyetini hiçe sayan İsrail vahşetini canla başla gizlemeye çalışıyordu. Türk kamuoyu olup bitenin Sünni-Şii çatışmasından ibaret olduğuna inansın, bunun bir özgürlük savaşı olduğunu unutsun istiyordu. Cüneyt Ülsever "Ben İsrail'e inanıyorum" diye yazabiliyordu mesela.

* * *

Utanç duyuyorum! Vaad seni ve senin vaad ettiklerini çok özlüyorum. Yemin ederim.

Sen gittin, biz kirli bir dünyada, elimiz bağrımızda kalakaldık. İnsanlığın bin bir güçlükle oluşturduğu, biat etmeleri halinde dünya halklarına refah ve huzur vaad eden siyasi hukuki ekonomik yapılanmalar ve ortak değerler yerle bir oldu. Zenginler kulübü G-8, kerameti gücünün yettiğinden menkul BM, devlet başkanları olup biteni tatilde takip eden AB ülkeleri, İsrail'i bu vahşetten dolayı kınayamadı bile. Arap ülkeleri ise Lübnan'a heyet göndermeyi işgalin üzerinden bir ay geçtikten, binin üzerinde insan öldükten sonra lütfedip ancak akledebildi. Türkiye kardeşleri için ağlıyor, yardım götürüyor ve ateşkes için çabalıyor olsa da, İsrail'le askeri anlaşmalarını iptal etmediği, işbirliğini devam ettirdiği için Vaad'in kanı var üzerinde. Hepimizde!

* * *

Şimdi bize düşen susmamak. Bu vahşete elimizden geldiğince engel olmak. Bunun için Müslüman Hıristiyan Yahudi, hangi dinden olursa olsun akıl ve vicdan sahibi İnsanlar; ses verin, itiraz edin. İsrail Amerikan ve İngiliz mallarını boykot edin. Evliya menkıbesi izlemek için TGRT'nin karşısına oturanlar, izlediğiniz kanalı Yahudi medya patronu Rupert Murdoch'ın satın aldığını bilin, bilmeyenlere duyurun ve vakit geçirmeden zap yapın!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.