Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Seni kurnaz tilki
Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00

Seni kurnaz tilki!...

Faruk Aksoy
Faruk Aksoy Gazete Yazarı
Türkiye, Fırat'ın batısına kalkanını koydu, tanklarını sürdü, Cerablus'u, DAEŞ'ten temizledi, birden bire Suriye'de, ateşkes ilan edildi.

Şu uyanığa bak, tam nakavt olacakken maçı durduruyor.

Hayırdır, ne oldu da “Ateş kesss!” dedi, büyük şef?

“Savaşalım, kan aksın, mülteciler sınırlarımıza dayansın, cehennem kargaşası devam etsin!” diyen yok.

Yok da, Türkiye, en başından beri Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunurken, demokratik seçim derken, sınır güvenliğinden endişeliyken, silahsız bölge önerirken, herkes kulağının üstüne yatıyordu ama.

Bu herkesler neden kulağının üstüne yatıyordu ki?...

Çünkü Türkiye'nin söyledikleri, Suriye'de toplanan bütün işgalcileri bahanesiz bırakıyordu da ondan.



Ateşkesi Türkiye de istemiş olabilir, “Bayram dolayısıyla Halep'e, insani yardım ulaştırılsın, halk, güvenli alanlarda tutulsun” demiş olabilir.

Türkiye'nin, insani ve vicdani taleplerini haklı bulmak başka, Fırat Kalkanı'nı durdurmak için ateşkesi bahane etmek başka.



Milyonlarca Suriyeli, Türkiye topraklarında yaşıyor, her sabah Karkamış'tan Cerablus'a sıcak ekmek taşınıyor, su veriliyor, beş yıldır viraneye dönen Cerablus köyleri şenleniyor.

Türk askerinin müdahale ettiği yerlere Suriye bayrağı asılıyor, bölge gerçek sahiplerine iade ediliyor.

Bu gidişat işgalcileri rahatsız etmiş gibi görünüyor.

Şimdi tekrar soruyorum, “Suriye'de ne değişti de Amerika ve Rusya, ateşkes konusunda anlaştı?”

Beş yıldır, Suriye halkını kurban eden Allahsızlar, Kurban Bayramı'ndan etkilenip ateşkes ilan ederler mi hiç?



Türkiye, oyunbozan olmasın, vicdanlı olsun, kanı durduran taraf olsun fakat anlamsız ateşkes çağrıları da yapmasın.

Tam da bu aşamada 'ateşkes' demek, şarjörü boşalan düşmana hazırlanması için fırsat vermek demek…

Olmaz öyle şey, ateşkes istense bile Fırat Kalkanı sekteye uğramamalı, o şekilde götürmeli işi, Türkiye.



Suriye'de savaşı bitirmek istemeyenlerin oyunudur ateşkes, namlu kısa, savaş uzun olsun istiyorlar.

Kim neresi için istiyor bilmiyorum, ama Türkiye, baştan koyduğu hedeflere ulaşana kadar ateşi kesmemelidir, sonuç almadan asla ve asla cepheyi terk etmemelidir.

Tilkiden bozma Amerikan büyükelçisi, bazı gelişmelerden rahatsız oluyormuş, olsun!

TSK, tarihin akışını değiştiriyor, terör koridorunu kapatıyor, illegal yapıların gırtlağını sıkıyor, nefeslerini kesiyor, Amerikalı tilki rahatsız oluyor!

Tilkinin bahanesi hazır, “Nasıl olur da halkın seçtiği HDP'li belediyelere kayyım atarsınız?” diyor.

Atarız ulan, sana ne, atarız da tutarız da, hesap mı vereceğiz!...

Biz sana sorabiliyor muyuz, “Bugünlerde 38 milyar dolarlık askeri yardımı, İsrail'e ne karşılığında veriyorsun?” diye.

Baktın ki PKK/PYD ile olmuyor, DAEŞ'in maskesi de erken düştü, eski oyuna dönüş yaptın, İsrail üzerinden vuracaksın da vuracaksın, İslam coğrafyasını, değil mi!

Dünyada kimse sorabiliyor mu sana, “Ortadoğu'yu, barut fıçısına çevirdin, önüne gelen birbirini öldürüyor, bunu niçin yapıyorsun, doymuyor musun kan içmeye, kitapsız Amerika?!...” diye sorabiliyor mu, kimse?

Bakın,

Türk askerinin, Suriye'ye girdiğini gören PKK ve HDP, yeni provokasyonlara girişti, Doğu'da halkı sokağa çağırdı, kimse bu çapulcuları sallamayınca, Amerikalı tilki birden rahatsızlandı.

Doğu'da ve Güneydoğu'da isyan çıksaydı, millet birbirini kırsaydı Amerikalı tilki nefes alacaktı, huzur bulacaktı.

Halk, teröre oy vermemişti zaten, baştan siyasi parti olduğunu söyleyen sahtekarlara oy vermişti, onlar da halkın oyunu hendeklerde patlattı, halk da yüz çevirdi, mesele bu kadar basit.

Amerikalı tilki, beklediği ganimeti elde edemeyince, avucu boş kalınca, Kürtler oyuna gelmeyince çok sinirlendi, “Bu iş olmadı” dedi.

Alelacele gitti, tekrar İsrail'e yaslandı, kesenin ağzını açtı.

Nihayetinde İsrail bir devlet, İsrail üzerinden işi halletmek biraz pahalıya mal oluyor ama garanti oluyor.

Eroin tüccarının eczacı diploması kiralaması gibi bir şey bunların yaptığı.

Devlet diplomasıyla terör üretiyorlar, katliam yapıyorlar, halkları birbirlerine düşman ediyorlar…



Son olarak şunu da söylemek istiyorum;

Çavuşoğlu'nun, “Adam gibi büyükelçilik yapacaksa yapacak, yoksa işine bakacak!” çıkışını ayakta alkışlıyorum, helal olsun.

Tayyip Erdoğan'ı seversiniz sevmezsiniz bilemem, ama hakkını teslim edin, şu devletin ağzını burnunu, dilini lisanını değiştirdi.

Kendine güvenerek konuşuyor devlet adamı, söylediğinden emin, haklıysa alttan almıyor, bu çok iyi bir gelişme…

Bırakın içeriyi, dışarıdan da egemenlere karşı dik sesler yükselmeye başladı.

Bu iş oluyor, olacak galiba…



Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.