Yazarlar İhsan, itkan ve kurban

İhsan, itkan ve kurban

Faruk Beşer
Faruk Beşer Gazete Yazarı

İhsan kavramı beni çok etkilediği için ona zaman zaman değiniyorum. Bugün bir kez daha ihsandan söz edeceğim.

İhsan, ‘hüsün’ yani güzellik kökünden gelir. Hasen de güzel olan şey demektir. Kavram olarak ihsan doğru ve güzel bir işi en güzel şekliyle yapmak demektir. Mesela namaz güzel bir iştir, onu Allah’ı görür gibi kılmak ihsandır. Resulüllah (sa), ‘Allah her şeyin ihsan ile yapılmasını emretmiştir. Hatta öldürürken de ihsan ile öldürün, boğazlarken de ihsan ile boğazlayın. Mesela hayvanınızı rahat ettirin ve bıçağınızı iyi bileyin’ yani bunları dahi en güzel şekliyle yapın buyurmuştur.

Kısaca hem yaptığınız iş güzel olacak hem de onu, yapılabilecek yolların en güzeliyle yapacaksınız. Bu iki şarta bir de niyeti ekleyebiliriz ve güzel bir işi, en güzel şekilde ve güzel bir niyetle yapmak ihsandır diyebiliriz. Kötü görülen ama yapmak zorunda kaldığınız işler bile ihsan ile olmalıdır. Mesela savaşta öldürmek zorunda kalırsanız hunharca öldürmeyeceksiniz.

İhsan Kuranıkerim’de iki şekilde kullanılır: Ehsenehü, gibi nesnesini/mefulünü doğrudan alırsa, işte söylediğimiz gibi, bir işi güzel yapmak demek olur. Nesnesini ‘ehsene ileyhi’, gibi dolaylı alırsa, ona iyilikte bulundu anlamına gelir. Birisinin ihtiyacını görmek de ona ihsanda bulunmaktır. Çünkü bunun güzel bir şey olduğunda şüphe yoktur. Ama insan bunu ancak iyi bir niyetle ve en güzel şekliyle yaparsa ihsan tamamlanmış olur. Yoksa her verme ihsanda bulunma değildir. Bozuk bir niyet, ya da kalp kırıcı bir tavır vermeyi bile ihsan olmaktan çıkarır.

Herkese hakkını vermek adalettir, bazen hakkı olmayanı da vermek ihsandır (Ebulbeka). İhsan imanın güzel amellerle bir derece daha yükseltilmesidir. Bunu başarabilene ‘muhsin’ denir. ‘Allah muhsinlerle beraberdir’. ‘Allah muhsinleri, yani ihsan ile davrananları sever’.

Kuranı Kerim önce ‘bütün insanlar için hidayettir’. Sonra ‘takvalı olanlar için hidayettir’. Sonra da ‘muhsinler için hidayettir’. Yani ihsan, takvanın da ileri derecesidir ve Kuranıkerim’in anlaşılması ve yol gösterici olması, kişinin ihsana doğru ilerlemesiyle daha da artar. Ondan sıradan bir insanın anladığı ile takvalı, sonra da muhsin bir insanın anladığı farklıdır.

Allah’ı görür gibi namaz kılmak hadisinden de anlaşılacağı gibi, ihsan’da murakabe/Allah’ın rızasını ve beğenisini gözetme anlamı da vardır. Doğru ve güzel bir işin, Allah beni gözetliyor bilinciyle en güzel şekilde yapılması ihsan’dır. Resulüllah (sa): ‘sizden biriniz bir iş yaptığı zaman onu en mükemmel şekliyle yapmasını Allah (cc) sever’, buyurur. Bu hadisi şerifte ‘ihsan’ yerine ‘itkan’ kullanılır. İhsan güzel yapma, itkan ise sağlam ve muhkem yapma demektir.

‘İnsan ihsanın kuludur’, ‘el-insan abdü’l-ihsan’ diye bir söz vardır. Kalbiniz iyilik gördüğünüze meyleder. Böyle olduğu için işi bilenler şöyle dua ederlermiş: ‘Allah’ım, bana kötü bir insanın iyiliğini nasip etme ki, kalbim onu sevmesin’.

Birbirini tamamlayan bu iki kavram, fakire göre İslam’ın sanat anlayışının esasıdır.

İhsan ve itkan özelliklerini kaybedenler her şeylerini kaybederler. Muvaffak olmanın ana sebeplerinden biri işlerinde ihsan ve itkan ile davranmaktır. Bütün değerli markalar bunun eseridir.

Kurban ve ihsan

İhsana en muhtaç olduğumuz konulardan biri kurban kesimidir. Çünkü Resulüllah onda ihsanı özellikle zikrediyor. Kurban kesenin Allah’ın rızasını arama niyetiyle işe başlaması, boğazlarken hayvana hiç eziyet etmemesi, etrafı kirletmemesi, muhtaçlara ikramda bulunması kurbanın ihsanıdır. Çünkü kurban kesilmese de et için bu kadar hayvan zaten kesilmektedir. Kurbanın bir gayesi de yılda bir kez hayvanlara karşı unutulan merhamet duygularının tazelenmesidir, ihsandır.

Şu kanaatimi bir kez daha söyleyeyim: Hayvana eziyet etmeden kurban kesemeyeceğini bilenlerin hiç kesmemeleri daha iyidir. Çünkü hayvana eziyet haramdır, kurban kesmek ise cumhura göre sünnettir. Haramı terk etme, sünneti yapmadan evladır. Hem ihsan ile davranır hem kurban keserse aliyyülâlâ olur, iki kat sevap alır.

Bu sıcak günlerde hayvanların kamyonlarla taşınması çoğu zaman onlara zulüm yapılmasına sebep oluyor. Canlı tavuk taşımalarında da aynı manzaralara şahit oluyoruz. Bunlar İslam ahlakının ve medeniyetinin tanımadığı gaddarlıklardır. Özellikle dilsiz hayvanlara zulüm yapmak Allah’ın arşını titretir, umumi gazaba sebep olur. Çünkü bundan toplumun tamamı sorumludur. Kurban konusunda vaizlerin asıl üzerinde durmaları gereken nokta işin bu ihsan yönüdür. Oysa vaazlar gereksiz teferruatlarla doldurulur.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.